felsefe temalı youtube kanalları
türkçe:
1-pandora-felsefe
buradan
2-dilozof
buradan
3- ümit gurbanov
buradan
4-filozofun yolu podcast
buradan
ingilizce
1- school of life - philosophy (tr altyazı mevcut)
buradan
2- crash course - philosophy (çoğu videoda tr altyazı)
buradan
3- ted- ed felsefe videoları (ilgili aramanın linkini bıraktım)
buradan
1-pandora-felsefe
buradan
2-dilozof
buradan
3- ümit gurbanov
buradan
4-filozofun yolu podcast
buradan
ingilizce
1- school of life - philosophy (tr altyazı mevcut)
buradan
2- crash course - philosophy (çoğu videoda tr altyazı)
buradan
3- ted- ed felsefe videoları (ilgili aramanın linkini bıraktım)
buradan
devamını gör...
pardon
sadece bir film olmayan, filmi izlemiş arkadaşlarınla eşin dostunla kurduğun muhabbetin geyiğin harcıdır, tadı tuzudur.
devamını gör...
michel foucault
entelektüel tayfanın herhangi bir konuda görüş beyan ederken adını muhakkak cümle içinde kullandığı, kullanmazsa kendini eksik hissettiği düşünür. fuko’ya şu hususta katılmıyorum. fuko’yu şu noktada haklı buluyorum. oy yavrularım benim. ne minnoşsunuz siz öyle ya. sizi tatlı entel boy’lar sizi.
devamını gör...
akp'nin gidici olması
son zamanlarda inanmaya başladığım gidişat. koronayla birlikte kötü olan ekonominin içinden çıkılmaz hale gelmesi ozellikle ; esnaf partisi olan iktidarin artik esnafida kollayamamasi, ucu herkese dokunan işsizlik ve ücretsiz izin uygulamaları, akp nin kendi icindede kazanin kaynamaya başlaması (albayrak × soylu ,soylu × peker, aa muhabiri hadisesi).sosyal kısıtlamaların gelir adeletsizliginin dahada belirginleştirmesi .şimdilik yolda sokakta bir fısıltı olsada insanlarin yavaş yavaş oy vermeyecegim demeye başlaması bana onumuzdeki şecimlerde gidici olduklarını düşündürtüyor.
devamını gör...
yayladağ lokumu
sanılanın aksine çakılı bir çalışandır. 15 günlük yıllık izninde hakkını vererek gezer. bulunduğu şehirde kampçılar, çadırcılar olsa da hafta sonunu da değerlendirebilse keşke.
devamını gör...
online sistemin öğrencileri tembelleştirdiği gerçeği
öğrenciler tüm gün evde ve tüm gün masanın başında derse odaklanmak o kadar zor ki. ilk birkaç ders takip etmeye çalışsan bile özellikle eğitim dili ingilizceyse muhakkak bir yerden sonra kopuyor. bilmediğin birkaç kelime çıksa onu araştırayım derken ders kaçıyor. odaklanmayı kaybediyorsun ve dersi takip edemiyorsun. tembellikle alakası yok yani. ha bir de aile faktörü var. pandemiden dolayı aile bireylerinin çoğu evde olduğu için ister istemez ses oluyor.
biraz da öğrencilerin psikolojilerini düşünmek gerek. dışarıda mükemmel bir doğa var fakat dışarı çıkamıyorlar, sosyalleşmek desen zaten 0 çünkü okul yok.
biraz da öğrencilerin psikolojilerini düşünmek gerek. dışarıda mükemmel bir doğa var fakat dışarı çıkamıyorlar, sosyalleşmek desen zaten 0 çünkü okul yok.
devamını gör...
cesaret beşlisi
bir michel faber romanıdır.
müzik insan doğasının ayrılmaz bir parçası. müziksiz bir hayat düşünülemez ama bu romanda o kadar fazla müzik var ki okuduktan sonra bir süre müzik dinlememeyi bile düşündüm. yoruldum müzikten. belki daha profesyonel bir müzik bilgisine sahip olsam kitap beni daha çok içine alırdı ama alamadı asla.
inziva köşesi bir evde, ormanın içinde hepsi kendi travmasını yaşayan bir beşlinin üyelerinin hikayesi bu. hepsi kendi derdine düşmüşken bir de çok zor bir parça üzerinde çalışmak ve birbirleriyle ve onlara yardım etmek üzere gelip giden insanlarla uzlaşmak zorundalar sürekli.
genlerinde intihar eğilimi olduğunu düşünen ve sürekli aklında bir urganla dolaşan bir kadın, her şeyi yönetmek için iyi niyetli bir çaba içinde olan bir adam, kendimi yemek yemeye adamış bir başka adam, cinsel geriliminin esiri olmuş bir diğeri ve sırtına sardığı bebeğiyle özgür bir kadın olan bir başkası.
belki siz okuduğunuz zaman benim aldığımdan daha büyük bir keyfi alırsınız. iyi yazılmış ama benim etkilemekten çok uzak bir romandı.
müzik insan doğasının ayrılmaz bir parçası. müziksiz bir hayat düşünülemez ama bu romanda o kadar fazla müzik var ki okuduktan sonra bir süre müzik dinlememeyi bile düşündüm. yoruldum müzikten. belki daha profesyonel bir müzik bilgisine sahip olsam kitap beni daha çok içine alırdı ama alamadı asla.
inziva köşesi bir evde, ormanın içinde hepsi kendi travmasını yaşayan bir beşlinin üyelerinin hikayesi bu. hepsi kendi derdine düşmüşken bir de çok zor bir parça üzerinde çalışmak ve birbirleriyle ve onlara yardım etmek üzere gelip giden insanlarla uzlaşmak zorundalar sürekli.
genlerinde intihar eğilimi olduğunu düşünen ve sürekli aklında bir urganla dolaşan bir kadın, her şeyi yönetmek için iyi niyetli bir çaba içinde olan bir adam, kendimi yemek yemeye adamış bir başka adam, cinsel geriliminin esiri olmuş bir diğeri ve sırtına sardığı bebeğiyle özgür bir kadın olan bir başkası.
belki siz okuduğunuz zaman benim aldığımdan daha büyük bir keyfi alırsınız. iyi yazılmış ama benim etkilemekten çok uzak bir romandı.
devamını gör...
normal sözlük'ün 30 yaş üstü yazar kaynaması
bazen okuduğum yazarların yazılarında hissettiğim ve sevindiğim durum. belki çok klasik bir yorum olacak ancak gerçekten ben şimdi benim. kendini bulmak nedir bu yaşlarda anlaşılıyormuş gerçekten büyüklerimiz çok haklılarmış. asıl önemli olan bu yaşlara gelene kadar kesin kararlar almamak, tecrübelere kulak vermek. *
devamını gör...
kitap çıkarmış normal sözlük yazarları
ben çıkardım hatta hemen hemen bütün sözlük okumuştur ama anonim olduğum için bilmiyorsunuz dediğim başlıktır. *
devamını gör...
zulmü himaye edenlerin kanlı masalları
çağlar boyunca; hak yiyerek saltanat sürdürenlerin, ihtiyacından fazla mal mülk depolayıp sosyal dengeyi alt üst edenlerin, lider, sözü geçen, saygın insanlar yapıldığı toplumlarda, mutlu sonla biten hikayeler yazılmadı, yazılamazdı.
ve tarih boyunca hepimizin bildiği bin türlü belanın vaatlerle süslendiği, yüzlerce gece masalları yazıldı.
saltanat masallarının, ana hedefindeki hiçbir kurban, iştahı kabarık kurdun önündeki, kırmızı başlıklı kız kadar şanslı olamadı.
ve şimdi yine, karanlıkla aydınlığın çarpıştığı, çıvgın bir gece masalındayız.
kurgusu değişmeyen öykümüzün, bu bölümünde hürriyet ve özgürlük kısmına geldik.
mümkünse kapatın gözlerinizi ve mutlak sonu, tebessümle yaslanıp izleyin.
ve tarih boyunca hepimizin bildiği bin türlü belanın vaatlerle süslendiği, yüzlerce gece masalları yazıldı.
saltanat masallarının, ana hedefindeki hiçbir kurban, iştahı kabarık kurdun önündeki, kırmızı başlıklı kız kadar şanslı olamadı.
ve şimdi yine, karanlıkla aydınlığın çarpıştığı, çıvgın bir gece masalındayız.
kurgusu değişmeyen öykümüzün, bu bölümünde hürriyet ve özgürlük kısmına geldik.
mümkünse kapatın gözlerinizi ve mutlak sonu, tebessümle yaslanıp izleyin.
devamını gör...
chp kadar başarılı kadrolaşmış başka bir parti yok
ulan trt deki görevinle bile kadrolaşma denen lanetin canlı kanlı, vücut bulmaz halisin. hiç mi utanmanız yok be arkadaş.
devamını gör...
toplu taşımada görgü kuralları
özellikle metroda önce inenleri bekleyip sonra binmek, kapının önüne yığılıp karışıklık çıkartmamak.
devamını gör...
kapalı kadın
diğer kadınlardan hiç farklı değil. çok arkadaşım olmuştur. ailemde de çok var. hepsi insan işte. kapalı olduğu için her şeyi mükemmel ve süper ahlaklı sanmak , açık olduğu için ahlaksız ve basit diye düşünmek her ikisi de inanılmaz yanlış ve geri bir düşünce. sadece bir noktaya değineyim. küçük yerlerde zorla kapatılan çok kız çocuğu oluyor bu bir gerçek.
devamını gör...
reddedilen kızın selamı sabahı kesmesi
nolacaktı hala peşinde mi koşacaktı aslan parçası?
devamını gör...
üç kelimelik hikayeler
vardı, uçtu, gitti.
devamını gör...
kafa izninde
sevdiğim bazı yazarların profilinde yazan cümle.
sevdiğim bazı yazarlar bu cümlenin profillerinde yazmasını istiyormuş.
umarım bu fikirlerinden vazgeçerler.
ama peşin peşin söyleyeyim;
ben bu cümlenin profilimde yazmaması için elimden geleni yaparım!
yazar müsveddelerine pabuç bırakacak değiliz!
dayanaksız argümanların sahibi yazarlar size sesleniyorum,
seviliyorsunuz,
kıymetinizi bilin!
sevdiğim bazı yazarlar bu cümlenin profillerinde yazmasını istiyormuş.
umarım bu fikirlerinden vazgeçerler.
ama peşin peşin söyleyeyim;
ben bu cümlenin profilimde yazmaması için elimden geleni yaparım!
yazar müsveddelerine pabuç bırakacak değiliz!
dayanaksız argümanların sahibi yazarlar size sesleniyorum,
seviliyorsunuz,
kıymetinizi bilin!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
geçen günlerde bir arkadaşla oturmuş sohbet ediyoruz, konu mutluluğa geldi. "seni en çok ne mutlu eder?" diye sordu. kaldım öyle. sahi en çok ne mutlu eder beni?
biraz düşündüm bunu, mutluluğu, mutlu olmayı, gülümsemeyi. sonra ise gülümsememin saklı olduğu şeyleri. çok basitmiş aslında, düşünmeme bile gerek yokmuş.
anlamlı şarkılar mesela, anlamlı olduğu için hediye edilen şarkılar... şarkılarla konuşmayı seviyorum sanırım, o yüzden sevdiğim insanların bana şarkı hediye etmesi öyle mutlu ediyor ki beni, sebepsiz. hatta bu şarkıları biriktirip o kişiye özel playlist yaptığım zamanlar bile oluyor, şarkıları seviyorum, onları hediye edenleri daha çok.
şiirleri mesela, yazmak bir kenara dursun sırf "sen seversin" diye okunan 2 satır bile bütün günümün güzel geçmesini sağlıyor.
kitaplar sonra. eski, yaşlanmış, sayfalarına başka yürekler dokunmuş kitaplar. o yüzdendir sanırım bu sahaflara olan aşkım.
denizin kokusu mesela, kenarında edilen iki sohbet, mutlulukla bakan gözler ve kahve.
bir kedinin sırnaşarak benden beklediği sevgi. kucağıma gelip uzanmaları, onları beslediğimde gidip o mamaları yemeleri bile büyük bir mutluluk sebebi benim için.
son zamanlarda oldukça mutluyum, bak görüyor musun dediğim gibi nasıl da mutlu uyandım bugün *. sevmeyi seviyor ve sevdikçe de mutlu oluyormuşum aslında. formül bu kadar basitmiş. bence birçok kişide de durum pek farklı değildir. kim sevmez ki sevmeyi?
biraz düşündüm bunu, mutluluğu, mutlu olmayı, gülümsemeyi. sonra ise gülümsememin saklı olduğu şeyleri. çok basitmiş aslında, düşünmeme bile gerek yokmuş.
anlamlı şarkılar mesela, anlamlı olduğu için hediye edilen şarkılar... şarkılarla konuşmayı seviyorum sanırım, o yüzden sevdiğim insanların bana şarkı hediye etmesi öyle mutlu ediyor ki beni, sebepsiz. hatta bu şarkıları biriktirip o kişiye özel playlist yaptığım zamanlar bile oluyor, şarkıları seviyorum, onları hediye edenleri daha çok.
şiirleri mesela, yazmak bir kenara dursun sırf "sen seversin" diye okunan 2 satır bile bütün günümün güzel geçmesini sağlıyor.
kitaplar sonra. eski, yaşlanmış, sayfalarına başka yürekler dokunmuş kitaplar. o yüzdendir sanırım bu sahaflara olan aşkım.
denizin kokusu mesela, kenarında edilen iki sohbet, mutlulukla bakan gözler ve kahve.
bir kedinin sırnaşarak benden beklediği sevgi. kucağıma gelip uzanmaları, onları beslediğimde gidip o mamaları yemeleri bile büyük bir mutluluk sebebi benim için.
son zamanlarda oldukça mutluyum, bak görüyor musun dediğim gibi nasıl da mutlu uyandım bugün *. sevmeyi seviyor ve sevdikçe de mutlu oluyormuşum aslında. formül bu kadar basitmiş. bence birçok kişide de durum pek farklı değildir. kim sevmez ki sevmeyi?
devamını gör...
otobüsteyken kazaya bakmama elitizmi
cidden elitizm olabilecek kadar nadir rastlanan eylemdir. 50 kişilik yolcu otobüsünde şöför fren yaptığında dahi en an 20 kafanın dikeldiğini, bakışlarını ön cama yönlendirdiğini görebilirsiniz. çok uzattım ama bir de otobüste yolda kaza görünce çık çık çık çık korosu var o da muhteşem bak.
devamını gör...
