341.
6 şubat 2023 tarihinde, sabaha karşı saat 04.20'de olan ve doğu anadolu fayının kırılması nedeniyle oluşan depremdir. şiddeti 7.8dir. antalya'da bile tüm şiddetiyle hissedilmiştir.
düzenleme1: merkez üssü maraş'ın pazarcık ilçesidir. ilk aldığım habere göre tahribat çok büyükmüş.
düzenleme 2: deprem bölgesinde, maraş'ta çok yakın akrabam var. geçici bir süre buraya yanıma gelmişti. eşi oradaydı. kurtulmuş. ama tüm ev gitmiş. 4ncü kattaki ev 2nci kat olmuş.
düzenleme 3:depremin telaşıyla anadolu yerine anadou yazmışım. modlar düzeltebilir mi lütfen.
devamını gör...
342.
milyonlarca insanı bir ömür boyu asla unutamayacağı travmalara maruz bırakan çok ama çok acı bir olay.

hiçbir zaman akıllanmayacağız.
her seferinde bunu tekrar ve tekrar kanıtlıyorlar.
allah gani gani rahmet eylesin vefat edenlere.
devamını gör...
343.
aslında biz ne yaşadık söyleyeyim mi?
biz aslında nükleer bir saldırı yaşadık! hem de iki kere.
neden mi?
yıkılan binalardaki asbest yüzünden. eski binaların yapı malzemesinde kullanılan bu kanserojen madde tozla birlikte solunduğunda kansere neden oluyor. yani önümüzde enkazdan sağ kurtulan vatandaşlarımızda kanser vakaları patlayabilir.
bu yüzden sözlüğe sesleniyorum. aramızda depremde enkazdan sağ kurtulan varsa ya da arama kurtarma ekiplerinde çalışmışlarsa derhal kanser taraması yaptırmalarını rica ediyorum. çünkü erken tanı hayat kurtarır.
yaşadığımız yıkımın dehşetini anlayın diye tekrar söylüyorum: biz aslında nükleer bir saldırı yaşadık.
devamını gör...
344.
köyümüzü yok eden deprem. geriye hiç bir anı bırakmadı bizlere. şu 2 görselin arasında bir felaket var. o ayakta kalan ne varsa onlar da zaten ağır hasarlı olduğundan yıktılar. allah bir daha yaşatmasın böylesini.

sene 2021
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sene 2024
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
345.
evet yine o yıldönümü geldi. o korkunç gecenin bugün yıldönümü.
benim için, 2 kuzenimi kaybettiğim, köyümün dümdüz olduğu bir felaketti. aradan geçen 3 senede halâ eksikler var maalesef. halâ konteynerden çıkamayanlar var.

ölenlere tekrar rahmet diliyorum, geride kalanlara da bu zor hayatta sabır ve kolaylıklar. bu acı unutulacak gibi bir acı değil, buna hakkımız yok çünkü. yok olanların sayısı, ölü olarak kayda geçenlerin belki de 5 katı çünkü...
devamını gör...
346.
yaşamayan, içinde olanlar kadar bilemez elbette, büyük yara açtı ülkemizde. aileler paramparça oldu hatta yok oldu nesiller boyu hüzünle gözyaşıyla hatırlanacak izleri taşıyacak halkımız.

yetmemiş gibi üstüne;
kızılay gibi tertemiz ve şeffaflar şeffafı olması gereken bir kurumdaki kokuşmuşluğu gördük . insanlar kan vermez oldu. kızılay' ın çadırını değil sırf, içimizdeki iyiliği sattılar.

tekrar tekrar geçmiş olsun, herkesin başı sağ olsun.
bir daha yaşanmasın.
devamını gör...
347.
birebir ve topluca iletilen her geçmiş olsun dileğine teşekkür ediyorum. vefat eden herkesi ve arkadaşlarımı ömrüm boyunca anacağım. sorumlulara karşı öfkem hiçbir zaman dinmeyecek, unutturmayacağım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
348.
ne söylense eksik kalacak bir acı. ölenlerin başı sağolsun. allah ölenlerin ailesine bol sabırlar versin inşallah.
devamını gör...
349.
yatak odası sallanıyordu. uykulu gözlerle lambaya baktım. lamba da sallanıyordu. saate baktım 4 civarıydı. eşim de kaktı sarıldı bana. bir dakika kadar sürdü bu sallanma. beşinci kattaydık.
yozgat’ta deprem mi oluyordu! allah allah dedim. olamaz herhalde. haberlere baktım ve o an kanım dondu. maraş yerle bir olmuş olmalıydı. haber alınamıyor yazıyordu. allahım, nasıl bir deprem ki yüzlerce kilometre öteden yozgat da sallamıştı. bir gün sonra kızım ve annem uçakla deprem bölgesine gidecekti. ankara’da idiler. hemen aradım. kızım korkmuştu. annesi elazığdaydı(ilk eşim). sakin olmasını söyledim. sonra elazığ’daki eski eşim aradı beni. hıçkırarak ağlıyor. hakkını helal et diyor. kızım sana emanet diyor başka birmşey demiyordu. o an aradaki tüm kırgınlıklar kaybolmuştu neticede ortada bir can vardı. helal olsun dedim hakkım. iyi olacaksın merak etme deprem konutlarındasın dedim. am öyle bir sallamış ki ev yerinden oynadı yıkıldı sanmış.

o gece eşime maraş’a gitmem gerektiğini buna mecbur olduğumu insani bir sorumluluk olduğunu söyledim. lakin kendisi de hamileydi beni bırakma dedi. haklıydı da. ağladık o gece. deprem bölgesine gideceklere. battaniye elbise elektrikli ısıtıcı powerbank yiyecek vs hazırladık. anayoldan onlarca tır geçiyordu o sabah. bir kez daha ağladım. derken mesai saatinde bir daha sallandık. allahım o neydi öyle?! haberleri açmamla bir kez daha yıkıldım . artık birşeyler yapmalıydım. ama yapamadım. dua ettim. maddi manevi dualarımız oldu . inşallah yerlerine ulaşmıştır.
ekleme: benimle aynı hissi paylaşanlara çok teşekkür ediyorum. :(
devamını gör...
350.
birinci depremden dokuz saat sonra ikincinin olması... kusurlular indirilmiş. ayakta kalan daha az kusurlulara yeni kusurlar eklenmiş, sonra dışarı kaçanların içeri girmesi beklenipte yapılmış gibi...

bu çok acayip bir zamanlama. ''ince ayar paradoksu''.

çok acayip. yıllar geçti ben hala düşünür düşünür, titrerim.
devamını gör...
351.
kapkaranlık bir gün. 3 yıl geçse de acısı taptaze, yakıcı...

yabancı bir şehirde nereye gideceğimi bilmiyordum... kendi memleketim için kimse donarak ölmesin diye dua ediyordum.
devamını gör...
352.
şu yaşıma kadar vatanımda gördüğüm en ağır felaketti sanırım. biraz ağzımızın tadı kaçacak, yine kitlenip öfkeleneceğiz ama hatırlatmakta fayda var.

3 sene önce bugün insanlar betonların altındayken borsa kapatılmamış, bazı şeytansı varlıklar harıl harıl çimento, demir hisseleri satın alıyordu.

insanlarımız canlarımız beton altındayken interneti yavaşlattılar, yağmacı hırsızlar insanlara yardım etmek yerine onlardan kalanları çalmakla meşguldüler. kızılayın başkanı parayla çadır satıyordu, kendisine emniyet müdürü denen bazı şerefsizler gelen yardım tırlarını kendi depolarına yönlendiriyor ve onları sonra satıyordu. siyasiler laf ebeliğine girişmiş kendi pr ları için kavga ediyordu. ve daha niceleri, insan yazarken utanıyor ama bunların hepsi yaşandı.

yaşanan felaket mi daha ağırdı? yoksa sonrasında şahit olduklarımız mı? o gün bir kez daha anlamıştım, yalnızdık bize bizden başka bir yardımcımız da yoktu yaradandan başka.

ben hala bir yerden bisküvi bulupta bunu çocuklarıma verecektim hiçbiri çıkamadı diye ağlayan amcanın olduğu yerdeyim. değil 3 yıl 30 yıl geçse unutmam.

allah mekanınızı cennet etsin, söyleyecek bir şey bulamıyorum. ne denir ki?
devamını gör...
353.
1. kat çıkış kapısına yakın ilk evde oturmama rağmen, sallantı devam ederken 3. kattaki ailemin yanına gittim. şimdi bakınca salaklık diyorum ama insan ailesi olmadan bir hiç, maalesef.

bizim memleketimiz, yani ilçemiz, en azından deprem konusunda en az sorun yaşanacak yerlerden biri diye düşünüyorum. ancak o sallantının büyüklüğünden, daha ilk dakikadan merkezi neresiyse yerle bir olduğunu anladım.

birincinin üstüne gelen o ikinci dalgadan hiç bahsetmeye gerek bile yok. düştükleri durumdan belki çıkarılabilecek insanların birçoğu orada gitti.

o gün canlarını kaybedenleri ve acı çekenleri rahmetle anıyorum.
devamını gör...
354.
3 yıl olmuş. daha dün gibi hatırlıyorum sabah okula gitmek için 6'da kalkmıştım o gün. twitteri açtığım gibi deprem haberleriyle karşılaşmıştım. hayatımda daha korkunç az haber okuduğumu hatırlıyorum. bu sabah da aynı saatlerde uyandım twittera girmeye korktum.

hayatını kaybeden vatandaşlarımıza allah rahmet eylesin. mekanları cennet olsun.
devamını gör...
355.
hayatını kaybedenlere allah rahmet eylesin. tekrar milletçe başımız sağolsun. latin amerika ülkesi diye küçümsediğimiz şili'de bile depremlerde can kaybı olmazken bu olay deprem değil ihmal öldürür savını güçlendiriyor. 1755 lizbon depremi misali avrupa nasıl bir şeyleri sorguladıysa, eminim türkiye de lizbon depremi gibi birçok şeyi sorgulamıştır diye umut ediyorum. yalnız türkiye biraz geriden geliyor gibi. tekrar milletçe başımız sağolsun.
devamını gör...
356.
karamsarlığımı halen üzerimden atamadığım büyük felaket.
bol bol -cek ve-cak duyduk. üzerinden üç koca sene geçti halen konteyner kentlerde kalmak zorunda olanlar var.
halen konteyner kentlerde kalmak zorunda olanlara bok atan nagehan gibiler var.
bilmeyenler, anlamayanlar için tekrar yazalım: konteyner kent!
insanlar enkaz altındayken, kurtarılmayı beklerken sela okuyanlar daha da acısı okutanlar var.
o sela okutanlara üç koca yıldır resmen gollük pas verip kendini rezil ederek konuyu sulandıranlar var.
ihmal var, kast var, delil var her şey var bir de ne yok, her konuya yüksekten yüksekten sallayan ekedemik edelet seveşçeleremez yok.
bir tane bisküvinin lüks sayıldığını ama yiyemeyenin şanslı olduğunu duyduk.
çok ses etmeyelim de enkazdakiler umutlanmasın diyenleri duyduk.
o soğukta o felakette çadır satanları duyduk.
kayıp cenazeler, kesilen iletişim, kullanılamayan yollar, yardımları çalanlar, talan edenler daha neler neler...

allah hepinizin ayrı ayrı belasını versin!
bak, allah hepinizin ayrı ayrı belasını versin!!!

ilahi adalet mi dersin, karma mı yoksa evrenin dengesi mi bilmiyorum ama bir de ülkemin güzel insanının fazileti var beni ayakta tutan.
başka da bir şey yok...
sahi bak;
o sela okutanlara, savunanlara, cak cuk yapanlara ilahi adalet tecelli edecek mi, edecekse nasıl edecek merak dahi etmiyorum.
sadece bu kadar ah alanların nefes alabiliyor olmasına şaşıyorum.
bunu da anlayana yollamış olalım, bu da belgesi olsun.
devamını gör...
357.
herkes instada paylaşım yapmış. unutmadık vs diye. slaktivizmi hiç sevmem. ben unutmadım da paylaşmadım da.
unutmadınız da ne oldu tek bir hükümet sorumlusu istifa etti mi ? elli binden fazla insanin canı sadece iktidarın değil tepkisiz kalan tüm halkın ellerindedir.
hesap gönderi paylaşılmakla sorulmaz.
devamını gör...
358.
o gece herkes evindeydi.. ev dediğin şeyin güven olduğunu sanıyorduk.. ev dediğimiz şey bir anda mezar provası oldu..
o sabah kimse “ölmek” fiilini planlamamıştı..
biz o gün öğrendik
betonun da bir hafızası varmış..
kimi çürük, kimi rüşvet kokan,
kimi insan hayatını metrekareye sığdıran bir hafıza..
yıkılan sadece binalar değildi.. “bize bir şey olmaz” cümlesi de enkaz altında kaldı o gece..
sonra gün ağardı.. biz aydınlanamadık.. çünkü güneş, yıkıntının üstüne doğunca umut olmuyor, aksine her şey daha net görünüyordu..
bir ayakkabı..
bir oyuncak..
bir mutfak dolabının içinde sıkışmış bir hayat..
şehirler nefes alamadı.. bir ülke sustu...

bize “doğal afet” dediler.. bu kadar ölümün üstünü kapatmak istercesine..
doğa, rüşvet almaz..
doğa kolon kesmez..
doğa imza atmaz..
bu yıkımın eli insandı, adı da ihmaldi.. enkazdan sadece bedenler çıkmadı.. yalanlar da çıktı.. istatistikler, demeçler, süslü cümleler..
hepsi tozlu, hepsi eksik,
hepsi birinin hayatından çalınmıştı..
ölüm kaderse, bu kadar ucuz olmamalıydı..

haritada uzak olanlar kalpte yan yana durdu..
sonra insanlar geldi..
ünvanları yoktu.. hepimizdik.. sen, ben, konu komşu, ve bir ülke..
sırtlarında sadece battaniye, ellerinde termos, gözlerinde “yalnız değilsin” vardı..
birbirimizi bırakacak lüksümüz yoktu çünkü..

bir yas yazısı yazmak istemedim aslında..
o bölgede akrabam yada bir tanıdığım yok.. sadece üniversite arkadaşlarım..
o anları yaşamayan, ülkenin diğer bölgesinde yaşayan biri olarak her enkazda, her fotoğrafta, her çığlıkta ve her çaresizlikte "içim" bu felaketi gören her duyarlı insan gibi en içten yandı..

bu topraklar bir daha böyle bir felaket yaşamasın..
devamını gör...
359.
ölen vatandaşlarımızın katili olan; devlet sorumsuzlarının ve müteahhit soysuzlarının özgürce dolaşmaya devam ettiği depremlerdir. konteynır kentlerde yaşayan vatandaşların kendilerine tahsis edilen konteynırlardan bile çıkarılmaya çalışıldığını hatta onlardan kira alındığını öğrenince, insanın canı daha da yanmaya devam ediyor. ateşinin düştüğü yerleri değil tüm ülkeyi yaktığı ve yakmaya da devam ettiği depremlerdir. ülkece tekrardan başımız sağ olsun.

halk uyanmadığı, haklarını öğrenip aramadığı ve devlette yapılan işlerin bizzat kendisi denetleyicisi olup hesap sormadığı sürece, başkalarının canları da benzer şekillerde ya da olmadık sebeplerle yanmaya devam edecektir.
devamını gör...
360.
hayatımın tarihinde yaşadığım en acı dolu anlardı. o korkumu , o depremden ölmedim ama acaba donarak mı öleceğim korkumu hiç ama hiç unutmadım. bir konteyner da elli kişi sıkış tepiş nasıl bir hafta geçirdik ölsem unutmam. ilk yardımla gelen helvayı nasıl bir açlıkla göz yaşlarıyla yedik. gittiğimiz şehirde ‘bunlar depremzede’ diye aşağılandığımızı.ve bir daha evime dönemeyeceğimi asla ama asla unutmam. kimileri için o kadar önemli bir gün değilse de altı şubat benim miladım.
devamını gör...
361.
eğer bu devlet ülke kaynalarını boğazdaki aşirete ve tefeci ağababalarına aktarmayıp halkına verseydi eğitim ve hayat kalitesi artardı. hiçbirimizin hayatı, malı , sevdikleri beylesine ucuza gelmezdi.

seni asla affetmeyeceğim. çünkü her çilenin altında sem varsın tefeci, tekelci ve köleci sistem!
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"6 şubat 2023 gaziantep-kahramanmaraş depremleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim