281.
6 şubat 2023 tarihinde, sabaha karşı saat 04.20'de olan ve doğu anadolu fayının kırılması nedeniyle oluşan depremdir. şiddeti 7.8dir. antalya'da bile tüm şiddetiyle hissedilmiştir.
düzenleme1: merkez üssü maraş'ın pazarcık ilçesidir. ilk aldığım habere göre tahribat çok büyükmüş.
düzenleme 2: deprem bölgesinde, maraş'ta çok yakın akrabam var. geçici bir süre buraya yanıma gelmişti. eşi oradaydı. kurtulmuş. ama tüm ev gitmiş. 4ncü kattaki ev 2nci kat olmuş.
düzenleme 3:depremin telaşıyla anadolu yerine anadou yazmışım. modlar düzeltebilir mi lütfen.
devamını gör...
282.
sözün bittiği yer....
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
283.
kayıplarının artık ölü kabul edildiği tarihe geldiğimiz depremlerdir. 'burada devlet yok.' çığlıklarıyla, kesilen internetle, bir türlü gönderilmeyen orduyla, bir tane bile olmayan istifayla, gönderilen yardımlarla reklam yapılma çabasıyla**, araba/bisiklet ile taşınan ve toplu gömülen* cenazelerle, yanında feryat eden vatandaş sanki yokmuş gibi yüzsüzce telefonu ile ilgilenen nurettin canikliyle, çeşitli ülkelerin reddedilen yardım talepleriyle, yardım önerisinde bulunan madencilerden izin sorulmasıyla, enkaz altındakilerin sesini duymaya çalışan görevlinin elinden telefonu kapıp kameralara şov yapan p.. kurusu bakanla*,iktidara oy vermeyen hatay'ın tehdit edilmesiyle, koca 1 yılın ardından 'ek kat çıkma izni'nin hâlâ bir vaat olarak verilebiliyor olmasıyla ve daha nice rezillik ile hatırlanacaktır.

gayet de tabiidir ki başımıza gelen her felakette olduğu gibi bir gram ders alınmayacaktır.

allah'tan dileğim, bu depremlerden maddi manevi zarar gören çocukların bir gün bu memleketin başına gelmesi yahut savcı falan olmalarıdır. inşallah bu mümkün olduğunda bu felâkette parmağı olanlar hâlâ sağ olurlar, ciğerleri ancak bu şekilde layığı ile sökülebilecektir. başka herhangi bir kişinin soracağı hesabın samimiyetine inanmıyorum ben.
devamını gör...
284.
buraya yazıp yazmamak için çok düşündüm ama belki dillendirirsem bu gece ki ağlamam diner diye yazacağım.
depremde bir çok arkadaşımı ve bir çok akrabamı kaybettim. aralarından sadece bir tek kuzenim hayatta kaldı onada saatler sonra ulaştık. şuan durumu iyi ama nasıl iyi annesini babasını ve kardeşlerini kaybetti, tek o kaldı o aileden onunda maalesef iki bacağı ve bir kolu ampüte edilmek zorunda kaldı. yaşadığı şeyi anlamak çok zor anlamaya çalışmak ise yetersiz. psikolojik olarak hala çok zorlanıyor ancak elimizden geleni yapıyoruz o da ne kadar yeterli geliyor bilinmez.
arkadaşlarım bir çok sınıf arkadaşım artık yok, gülüp eğlendiğimiz o sıralar boş anılar acı verici ve hepsini çok özledim. gittiğiniz yer umarım çok güzelliklerle doludur.
o gün o sabah uyuyamayıp haberleri izlerken gelen son dakika bilgisiyle ulaşmaya çalışmıştım ancak maalesef vefatlarını bile günler sonra öğrene bildik.
ne desem boş, insanın en büyük çaresizlik anı.

bunu burada hiç söylemedim ama benim depremzede iki çocuğum var her ay elimden geldiğince ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığım, manevi olarak yanlarında olmaya çalıştığım, ablalık abilik yapmaya çalıştığım. biri şuan 10 yalında bir diğeri 15 iki güzel çocuk.
üzerinden ne kadar zaman geçsede her şey hala aynı. demek istrdiğim eğer sizlerinde imkanınız varsa mutlaka sizlerde birilerine ulaşabilir, birine abilik ablalık yapabilirsiniz en azından yüklerini hafiflete bilirsiniz. eliniz geliyorsa mutlaka birine uzatın çünkü hala yaralar açık ve hiçbir zaman kapanmayacak.
devamını gör...
285.
işin siyasetini aşağıda bir yana bırakarak, herkesin tekrar başı sağolsun diyorum. özellikle hemşerilerime çok çok sarılıyorum, onlar kendilerini bilirler..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
286.
sabah 4 sularında ders çalışmak için kalmıştım. yarı uyanik yarı uykulu halde doğruldum. bir anda ayaklarımın titremeye başlamasıyla eşyaların devrilmesi lambanın yerinden cikarcasina birbirine vurması arasında donup sadece izleyebildiğim üstünden 1 yıl geçmiş olan ağır bir olaydı. halen en ufak bir titreşimde kasılıp kalıyorum aniden tetik haline geçiyorum. vefat edenlerin mekanı cennet olsun.
devamını gör...
287.
hayatımıza anlam katan insanları ölüme teslim ettikçe insan bir durup düşünmüyor değil. ölümü hatırlamak, gidenlerin yerini dolduramasak da ayakta durmaya çalışmak gerçekten zor oluyor.

"hayatımıza anlam katan insanları ölüme teslim ettikçe..." demiştim. ya o insanları aynı anda ya da kısa bir zaman aralığında teslim ettiğimizde? mesela bir yıl evvelki akılalmaz depremlerde kendisi dışında ailesinin tamamını ya da tamamına yakınını kaybedenler; depreme evin farklı yerlerinde yakalanıp gün geçtikçe açlığa, susuzluğa ve soğuğa dayanamayan çocuklarını birer birer kaybeden ebeveynler; çocukluğunu birlikte geçirdiği arkadaşlarının artık bu hayatta olmadığına kendisini bir türlü inandıramayanlar; ailesinin yarısından fazlasını toğrağa verdiği halde depremde aşırı derecede susuz kaldığı ve vücudu bu yüzden gözyaşı üretemediği için ağlayamayanlar ve daha nicesi... bu tarif edilemez acılar içindeki insanlara metanet diliyorum. keşke metanetli olabilmelerini sağlayabilsem, sağlayabilsek...

depremdeki ihmallere, ihmallere sebep olanlara ve bundan en ufak derecede rahatsızlık duymayanlara bir şey demiyorum. insanların ölümüyle prim kasan, bu işlere bile siyaseti karıştıranlara ne desek boş.
devamını gör...
288.
daha bir kaç saat önce hatay'a kamyon göndermek için yazışıyorduk.
gıda, kıyafet, ayakkabı ve bebek eşyası toparlayıp haftaya çarşamba kamyonu yola çıkaracağız inşallah.
bir yıldır her gün ilimize yerleşen depremden etkilenmiş ailelerin eksiklerini gidermeye çalışıyoruz.
kimi zaman ampute edilmiş bacağın acısına ortak olmaya, kimi zaman psikolojisi çok bozulmuş bir teyzenin yanında olmaya çalışıyoruz.
365 hatta 366 gün geçti üzerinden, görünen o ki acıları ilk günkü kadar taze, eksikleri ilk günkü kadar çok ve çevreleri her gün daha küçülüyor.
unutmayacağız diye tweet atanlar, post paylaşanlar çoktan unuttu bilesiniz. köhne evini, işine yaramayan eşyasını verdiği için kendini aziz ilan edenler sessizce uzaklaştılar. orada kalanlar zaten yalnızdı da başka şehirlere göçmek zorunda kalanların da yanında kimseler kalmadı.
burs vereceğim diye söz verenler, tedavisini ben üstleniyorum diye hava atanlar, eşyasını alacağım, evini bulacağım diyenler buhar oldu uçtu.
kusura bakmayın, bunları bilmenizi istiyorum çünkü 7 şubat'tan bu yana depremden etkilenenlerle iç içeyim ve durum böyle.
artık para elime gelmeden bursa, eşya eve yerleşmeden vaade, tedavi başlamadan verilen söze inanmayacak kadar çok kandırıldım.
bir avuç insan kaldık, her gün biz de azalıyoruz üstelik.
bahsi geçen deprem öyle büyük, öyle şiddetliydi ki kmlerce uzaktaki evlerde duvarları çatlattı. o sarsıntıyı yaşamayana anlatmak mümkün değil, ateş düştüğü yeri yakıyor elbette ama ne olur depremi bire bir yaşamış kimselere destek olmaktan vazgeçmeyin.
maddi, manevi yanlarında olun. bir kitap, bir papuç, bir gıda kolisi de onlar için diye bütçenizde yer açın. düzenli bağışçı olmasanız bile gönlünüzden kopanı bu bölge için ayırın.
depremden 12 ay sonra bile ayakkabısı olmayan bir çocuğun vebali hepimizin boynunadır bilesiniz.
devamını gör...
289.
görünüşüne göre bu depremden kimse ders çıkarmamış yine unutulup gitti ama türkiye bir deprem ülkesidir. ülkenin her an her yerde büyük bir deprem olursa bu şiddette aşağı yukarı yine bu sayılarda insan vefat edecektir.
devamını gör...
290.
kahramanmaraş'ta yaşıyorum.
anlatsam da anlayabileceğiniz bir şey değil.
90 saniye boyunca "şurada ölsem beni daha rahat bulurlar" diye düşünerek geçiyor.
devamını gör...
291.
off tepede görünce yine mi dedim. allahım gittim geldim fayın üstünde hissettim.
devamını gör...
292.

antakya'da depremden sonra kaç kişinin intihar etmeye kalkıştığını kaç kişinin başardığını bilseniz haberlerde gördüğünüz şehri ayağa kaldırdık yalanlarının ne kadar acizce olduğunu bizi nasıl bir psikolojiye soktuğunu anlardınız. hala deprem ağlağımız geçmedi evet siz dinlemeyin

yeğenim afad bünyesinde çalışıyor. geçen bayram gittiğimde, her gün en az 1 intihar vakası var dedi. bazen günde 2-3 intihar bilgisi geliyormuş.

elbistan’da da pek farklı değil durum. asla antakya gibi kaderine terk edilmiş durumda değil ama buna rağmen intihar olayı o kadar çok ve o kadar sessiz kalıyor ki medya

4 gün önce arkadaşımızı defnettik dayanamadı intihar etti. çok çabaladık ama bir türlü hayata baglayamadik adamı
devamını gör...
293.
az önce sözlükte yazılan ilk birkaç sayfayı okurken sözlük yazarlarının tam olarak neyin olup olmadığını kavrayamayislarini, ancak ilerleyen entrylerde durumun vehametiyle yüzyüze olduklarını gösteren entryleri okuduğum süre içerisinde, sanırım üzüntü ve ürpertinin aynı anda etkisi olsa gerek, vücudumda durduramadığım bir titreme, tetiklenme yaratmış, tahmin ettiğimden de fazla derin bir toplumsal travma bıraktığını düşündüğüm, son yılların en ama en korkunç rezil rüsva olayı.
devamını gör...
294.
acının tarihi.

ayrıca hazır büyük depremin yıldönümü gelmişken, deprem zamanı, deprem dışı konularda tanım girerek sözlüğe ve yazarlara istemeden verdiğim rahatsızlıktan dolayı başta depremi yaşayan, yakınını kaybedenler olmak üzere bütün yazarlardan tüm samimiyetimle özür dilerim. yemin ederim ki isteyerek yapmadım ve çok pişmanım. şimdiki aklım olsa o gün hiç yazmaz / sadece gerekli konularda yazardım. zaten artık bu tür konularda daha hassasım. o dönemlerde bu konudan bağımsız psikolojik olarak sorunlu bir dönemdeydim ve sözlüğü de kendimi rahatlatmak amacıyla kullanıyordum. maalesef istemeden bunun etkisi oldu. bir daha böyle büyük bir afet olsa (ki allah korusun, umarım olmaz, kendimi göstermektense böyle bir felaketin tekrar yaşanmamasını isterim) emin olun ki daha dikkatli ve hassas olacağım. hatamın farkındayım, olanlar için gerçekten çok pişmanım ve üzgünüm.

başta deprem bölgesinde yaşayanlar olmak üzere herkese geçmiş olsun dilemek isterim. tam 2 yıl önce ülkemizde yaşadığımız üzücü deprem felaketinde hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, depremi yaşayan ve hissedenlere de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
devamını gör...
295.
2 kuzenimi kaybettiğim, 3 amcamın da aileleriyle birlikte evsiz kaldığı ve köyümüzün yok olduğu bir felaket.
aynı zamanda 100binlerce insanımızın vefat ettiği bir facia.

çok da diyecek bir şeyim yok. yazsam satırlar yetmez. dolayısıyla ölenlere allah'tan rahmet diliyorum. geride kalanlarsa çok zor bir hayata mecbur kaldı maalesef.

allah bir daha böyle bir felaket göstermesin bizlere.
devamını gör...
296.
bu felaketin tam da ortasında kalıp çok acılar gördüm kendi gözlerimle , aç kaldık , evsiz kaldık sığındığımız bir konteynerda 53 kişi kaldık. şehir öldü biz sağ kaldık bu berbat bir psikolojiydi. evinin yıkılması , insanların çığlıkları , kendini kaybetmenin eşiğine gelme. umarım bir daha asla böyle bir şey yaşamayız. bir daha bu psikoloji bunu kaldırmaz.
devamını gör...
297.
2 yıl önceki kara günümüz. çok can gitti, çok acılar yaşandı. umarım bir daha yaşanmaz diyorum ama derken bile inanmıyorum. deprrm ülkesiyiz maalesef. ders çıkarmıyoruz geyiğine girmeyeceğim. bu ülkede kaçak konutlara imar affı verilirken övünülüyordu, muhalefet seçim bildirgesine koyuyordu. yönetmelikler değişti 99 depreminden sonra. o zaman koca koca yeni rezidanslar nasıl yıkıldı depremde?

ne söylesem boş bu yüzden. geride vefat etmiş kızının elini bırakamayan baba kaldı zihnimde. bu saatten sonra depreme dayanıklı bilmem ne yapsan bile boş geliyor bana. o babanın kızı geri gelmeyecek.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ajitasyon yapmak değil niyetim fakat istanbul'da olduğum halde, o bölgeden tanıdığım olmadığı halde o günlerde internetten, tv'den izlediğimiz şeyler bile üzülmeye yetiyor beni. bir şeyler yapmak istedik, elimizden yardım göndermekten başka bir şey gelmemişti.

yardımlarda da rezillikler yaşamıştık. eski üskü giyilmeyecek şeyler gönderenler, topuklu ayakkabı gönderenler, yardımı nereye bırakacağını bilemeyip yolun ortasına bırakıp gitmek zorunda kalanlar, çadırların satıldığının ortaya çıkması, yardım tırını durduran eşkiyalar ve daha neler neler.

allah hepsinin mekanını cennet etsin, geride kalanların başı sağolsun.
devamını gör...
298.
zamanın durduğu gün olarak tarihteki yerini alan deprem. allah bir daha bu acıları yaşatmasın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
299.
''yüzyılın felaketi'' denerek kadere bağlanmaya çalışılan fakat afet büyük olsa da önlem alınsaydı etkisinin bu kadar yıkıcı olmayacağı, ülkemin ve dünyadaki hiçbir yerin bir daha böyle bir afet yaşamamasını temenni ettiğim acı günün üzerinden tam 2 yıl geçti bugün.

travmatikti, bir sonraki afeti elimiz kolumuz bağlı olarak beklediğimiz için öyle olmaya da devam ediyor. deprem kader, bunu engelleyemeyiz fakat depremin yıkıcı etkisi kader değil. deprem değil; depreme dayanıksız binalar, bilinçsizlik ve hazırlıksızlık öldürüyor. dünya üzerindeki hiçkimse enkazın altında bir belirsizlik içerisinde kalmayı, eğer biraz şanslılarsa oradan kurtulsalar da yakınlarını, anılarını, evlerini, sağlıklarını kaybetmeyi, kelimenin tam anlamıyla mahşer günü gibi olan o günde yapayalnız çaresiz kalmayı, o atmosferi yaşamayı hak etmiyor. ülkemde artık paranın değil insan hayatının kıymeti olsun istiyorum. sırf birilerinin cebine daha fazla para girecek diye insanlar enkaz altında can vermesin istiyorum, suçluların artık cezasını çekip yaşanan tüm bu olaylardan o yıllardır alamadığımız dersi alıp bir an önce aksiyona geçilsin, bir sonraki depremi şansa bırakmayalım istiyorum. ülkemde insan hayatının biraz daha kıymeti olsun istiyorum, çünkü itiraf edeyim tamamıyla kıymetli olmayacağını bildiğim için 'biraz daha' demekle yetinebiliyorum, fakat gerçekleşmeyeceğini de biliyorum. bildiğim bir diğer şey ise, deprem zamanında da, depremin üzerinden 1 yıl geçtikten sonra da ve bugün de, aynı şeyleri tekrar söylemekten başka bir şey yapmadığım. evet, zerre değişiklik olmadı.

''asrın'' değil, bilinçsizliğin, hazırlıksızlığın ve insan hayatının önemsizliğinin felaketiydi. allah tekrarını yaşatmasın.
devamını gör...
300.
şu tarih yaklaşırken biraz internetten uzak kalayım dedim ama santorini yakınlarındaki aktivite beni ekşi'ye bağladı, haliyle başaramadık.

insanın düşmanına sarılıp ağlayacağı bir gün, aç ve yorgun halde betonda yatmaktan her yanım ağrıyor. şimdi de aynısı sanki, her yanım o günün ince soğuğuyla sızlıyor. antakya'daki akrabalarımın çoğunu kaybettim, halam kelimenin tam anlamıyla kayıptı. 04:17'deki ilk depremi atlatıp apartmandan çıkarken fener yerine kamerayı açtığımda çektigim fotograf başlıkta hâlâ duruyor, görünce göğsüm sıkıştı. 5 saniye, sadece 5 saniye daha sürse oradan asla çıkamazdım ve yazık ki insanların binlercesinin o kadar şansı olmadı. biri var, aklım onda ama engellemiş beni her yerden, şükür ki o da iyiydi.

o küçücük şehre istanbul'da 5.8lik depremden korkup, pandemiyi de fırsat bilip, memlekettir deyip taşındım. orada da 7.8'i, 7.5'i yaşadık iyi mi. insan hakikaten korktuğuyla sınanıyor. o küçük şehirden (aslında nüfus yoğunluğu epey yüsek) ancak 3 günde çıkabildim. yol üstünde durdurup bindiğim bir otobüste gaziantep'e giderken hayatımın en derin uykusuna, kan uykusuna dalmış, üzerinden geçilen her yarıkta uyur halde yerimden zıplıyordum.

aileyi topladım, çekip çevirdim, moral verdim, halledeceğiz dedim. takip eden aylar boyunca anormal derecede iyiydim. fazla keyifliydim, rolüme fazla kapıldım herhalde. sonraki seneden şimdiye kadar kişilik yapım çok değişti. tutamadığım yasın, ağlayamadığım günlerin hesabını bedenim aylar sonra sormaya başladı. saldırgan, agresif, anlayışsız, mazeretim var asabiyim ben moduna girdim. kırıp dökmekten çekinmedim, ezildiğim kadar ezmekten korkmadım, öfkemi çoğunlukla yanlış yerlere yönlendirerek zavallı bir intikam duygusuyla doldum. seçim oldu, o kadar kızgındım ki sonuca, yine de kendi toprağıma toz kondurmamak için ne kadar muhalif varsa kavga ettim. hep haksızdım belki ama o halde bir de haksız olmayı kabul edemedim.

şimdi içinde bulunduğum hali sevmiyorum. alemin keyfi yerinde, biraz kendime bakmam lazım artık. çevreme gösterdiğim şefkat ve korumayı kendime göstermem lazım.

kayıplarımıza allah'tan rahmet dilerim. aklı, yüreği ve kalbi ta en uzaklardan deprem bölgesinde olanlara teşekkürü de borç bilirim.
devamını gör...
301.
yıl değişti,mevsimler değişti…acı hala aynı acı...
şubat ayı hiç bitmedi.
o ışıklar bir daha hiç yanmadı.
sabah barışırım diye uyuyanlar hiç barışamadı.
hayal kuranlar hayallerine kavuşamadı.
birbirini sevenler sevdiklerini bir daha hiç göremedi.
hepsinin son görülmesi 5 şubat'ta kaldı.
çok üzgünüm... dileğim bu felaketin bir daha tekrarlanmaması...
unutmayacağız ve unutturmayacağız
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"6 şubat 2023 gaziantep-kahramanmaraş depremleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim