başarısız yemek yapma anısı
başlık "yere düşen dondurma" tarafından 06.03.2021 01:38 tarihinde açılmıştır.
141.
yaş 8 güya kek yapacağım. evde kabartma tozu kalmamıştı bende ekmek mayayla kabarıyor kafasıyla maya atmıştım keke. helvaya benzemişti tabi.
devamını gör...
142.
değişik bir şey deneyeyim diye kabaklı mabaklı bir tarif buldum internetten. kolay görünüyordu epey. yalnız bir yandan sürekli olarak "yahu şeker ne alaka! bozmaz mı tadını?" diye söyleniyordum.
bozmak o kadar hafif kaldı ki! leş gibi bir şey oldu çıktı. masrafına mı yanayım, emeğine mi yanayım, zamanına mı yanayım bilememiştim.
artık bildiklerimden şaşmamaya çalışıyorum. içinde kafama yatmayan bir malzeme görünce uzak duruyorum.
bozmak o kadar hafif kaldı ki! leş gibi bir şey oldu çıktı. masrafına mı yanayım, emeğine mi yanayım, zamanına mı yanayım bilememiştim.
artık bildiklerimden şaşmamaya çalışıyorum. içinde kafama yatmayan bir malzeme görünce uzak duruyorum.
devamını gör...
143.
squid game çılgınlığına bende katılmıştım. bir sürü sosyal medya platformunda ünlüsünden tut herkese kadar yayıldı o dalgona şekeri. merak edip yaptım. az bir kabartma tozu yazıyordu. bende dedim o kadar tozla nasıl kabaracak diye. döktüm de döktüm. sonuç: yanmış bir boğaz ve mide. bunun üstüne de kilosunun fiyatı uçmuş olan ve ziyan ettiğim şeker...
devamını gör...
144.
hiç böyle bir anım olmadı. öyle çok yemek yapan bir insan değilim. yemek yaptığımda da çok dikkat ederim. belki de o yüzden yaşamadım.
devamını gör...
145.
yemek sayılır mı bilemem ama patlamış mısıra bayılırım. çocukluğumdan beri en sevdiğim atıştırmalıktır. yatısına giderim yani ve o kadar çok yaparım ki artık zamanlaması falan içselleşti, başında beklemiyorum. son mısır tanesi patladığında ben mutfağa girmiş oluyorum o derece.
bi gece yine mısır patlatmak için mutfağa gittim, yağı, mısırı tuzu koydum sonra içeri geçtim çünkü o sırada dünyayı falan kurtarıyorum tabi. o derece mühim işlerim var bekleyemem mısırın başında beş dakika.
neyse artık olmuştur diye mutfağa girmemle yeri göğü bembeyaz bulmam bir oldu. ben geri zekalı, tencerenin kapağını kapatmayı unuttuğum için aylar sonra bile dipten köşeden, az kullanılan çanak çömleğin içinden mısır taneleri çıkmaya devam etti.
bi gece yine mısır patlatmak için mutfağa gittim, yağı, mısırı tuzu koydum sonra içeri geçtim çünkü o sırada dünyayı falan kurtarıyorum tabi. o derece mühim işlerim var bekleyemem mısırın başında beş dakika.
neyse artık olmuştur diye mutfağa girmemle yeri göğü bembeyaz bulmam bir oldu. ben geri zekalı, tencerenin kapağını kapatmayı unuttuğum için aylar sonra bile dipten köşeden, az kullanılan çanak çömleğin içinden mısır taneleri çıkmaya devam etti.
devamını gör...
146.
ilk kurabiyemi yakmıştım. üzülmeyeyim diye herkes yemişti. sonra mutfakla aram hiç düzelmedi. çok güzel kek yaparım bir de sandviç. hayatımı gelecek dönemlerde idame ettirme konusunda endişelerim var.
devamını gör...
147.
ekmek yaparken süt tozu yerine pudra kullanmıştım.
devamını gör...
148.
değişik bir pasta denemesi yapıyordum. müşteri yoğunluğu olan zamanda denemem çok kötü oldu. ortaya çıkan rezalet bir pasta olmuştu. pastayı sokak hayvanlarına ayırıp konuyu kapattım.
devamını gör...
149.
pandispanyadır. delikanlı adam yemek mi yaparmış, hadi yaparmış da ismi bile bu kadar efemine bir kek türüyle ne işi olurmuş diye tepeme çökmeden önce açıklamasını yapayım bi dinleyin.
şemdinlideyiz, çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın doğum günü hasebiyle kendi aramızda rıfkı oynarken yanında yemelik bir yaş pasta yapalım, onu da kesmeden önce bizim keresteye okutup üfletelim dedik. demez olaydık. pasta bulunmaz mı bir ilçede, bulunamaybiliyor. açtık emine beder ablamızdan bir tarif kendin pişir kendin ye usulünden bir şey olsun, hem ucuz yollu da olur doyasıya yeriz diye iştahlandık. kekini çözdük mü şantisi eşantiyondan üstüne de bir iki madlen çikolata kırarız ki yeme de yanında yat.
tabi olaylar böyle gelişmedi. yumurtasından mı fırınından mı tepsisinden mi (kesinlikle benden değil) o pofuduk pofuduk sevimli mi sevimli olması gereken kek bildiğin mısır ekmeği gibi çıktı fırından. kemirsen diş kesmez öyle bir karton. ilk raundda nakavt olmanın verdiği hüzünle işi burada bırakıp marketten alınan ülker peki ile işi kotardık kotarmasına da bu da böyle bir travmadır kaldı işte derinde.
(bu entryde ürün yerleştirme yapılmıştır)
şemdinlideyiz, çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın doğum günü hasebiyle kendi aramızda rıfkı oynarken yanında yemelik bir yaş pasta yapalım, onu da kesmeden önce bizim keresteye okutup üfletelim dedik. demez olaydık. pasta bulunmaz mı bir ilçede, bulunamaybiliyor. açtık emine beder ablamızdan bir tarif kendin pişir kendin ye usulünden bir şey olsun, hem ucuz yollu da olur doyasıya yeriz diye iştahlandık. kekini çözdük mü şantisi eşantiyondan üstüne de bir iki madlen çikolata kırarız ki yeme de yanında yat.
tabi olaylar böyle gelişmedi. yumurtasından mı fırınından mı tepsisinden mi (kesinlikle benden değil) o pofuduk pofuduk sevimli mi sevimli olması gereken kek bildiğin mısır ekmeği gibi çıktı fırından. kemirsen diş kesmez öyle bir karton. ilk raundda nakavt olmanın verdiği hüzünle işi burada bırakıp marketten alınan ülker peki ile işi kotardık kotarmasına da bu da böyle bir travmadır kaldı işte derinde.
(bu entryde ürün yerleştirme yapılmıştır)
devamını gör...
150.
sanırım daha 5. sınıftaydım ve evde o gün annemin olmadığını hatırlıyorum. canım acayip bir şekilde tatlı yemek istiyordu. evde çekmeceleri karıştırdıktan sonra bir paket çilekli puding buldum. en azından bunu yapayım dedim kendi kendime. puding’in arkasında yazan talimatları okudum ve ne diyorsa aynısını yaptım. ama biliyorsunuz kıvam olana kadar karıştırmak lazım. ben çok sabırsızdım ve karıştırıyordum karıştırıyordum hâlâ su gibi kalıyordu. en sonunda o pudingi sabırsızlığımdan sulu sulu yediğimi hatırlıyorum. zaten daha sonra yarısını “bu niye olmadı böyle!” diye, sinirlenip döktüğümü hatırlıyorum. ha, şimdi bir puding yapabilecek kadar sabrım var, o kadar da olsun.*
devamını gör...
151.
kabak böreği yapayım derken mücver yapmıştım. nasıl başardım hala bilmiyorum.
devamını gör...
152.
evlendim evimde ilk yemeğim mercimek çorbasıydı. internetten bakarak yaptım ölçülerine falan. o kadar çok yapmışım ki 3 gün çorba içtik. hala bitmedi en son dökmek zorunda kaldık. tarife baktığımda tarif 4-6 kişilik falanmış. şok oldum tabi ama iş işten geçmişti.
devamını gör...
153.
çorbanın yarısını yakmayı becermistim. hikaye bu kadar.
devamını gör...
154.
yemek sayılmaz ama mısır patlatmak isterken mısırları kömür yapmıştım. bir mısır patlatmak ne kadar zor olabilirdi ki...
devamını gör...
155.
sucuklu yumurta yaparken sucuğu önceden pişirmeyi akıl edemediğim için yağda yumurta üzerine çiğ sucuklu bir karışımım olmuştu.
devamını gör...
156.
üniversiteden tüm arkadaşları çupra yemeye davet etmiştim eve. 1 hafta boyunca şöyle güzel yapacağım söyle mükemmel anlatıyorum okulda. zaman geldi o gün balıkçılara gittim çupra ebesinin şeyi olmuş fiyatları. levrek aldım orada zaten kaybettik. eve geldim tava da leş gibiymiş balık tavaya yapıştı. paramparça oldu balıklar. gün sonunda millet aç kalacak diye arkadaş da mercimek yapayım dedi. mercimek çorba değil de mercimek pilavı oldu anasını satim. gün sonunda pizza söyledik.
devamını gör...
157.
yoktur. doğuştan yetenekli olduğum tek konu olabilir
bugünlük kendimi övme dozumu da aldım, rahatladım..*
bugünlük kendimi övme dozumu da aldım, rahatladım..*
devamını gör...
158.
159.
kekim kabarmamıştı ama merhametli kardeşim üzülmeyeyim diye dört tanesini üst üste koyup öyle yemişti.
devamını gör...
160.
yemek yapma değil de yemek bekleme anısı. hatta ekmek. pişen ekmeği bile bekleyememek ne demek. arada sırada açıp bakacaksın işte.
biz küçükken annem dışarıda çok iş yapardı. o gün de ekmeği kuzinenin fırınına atıp kollayın pişirin dedi. biz ne yaptık nereye gittik bilmiyorum. tek hatırladığım annemin eve geldiğinde fırında bulduğu kömür topağı oldu. o yıl kömüre para vermedik. tepsi biraz daha sobada kalsaydı ekmekten elmas yapmayı keşfedebilirdik.
biz küçükken annem dışarıda çok iş yapardı. o gün de ekmeği kuzinenin fırınına atıp kollayın pişirin dedi. biz ne yaptık nereye gittik bilmiyorum. tek hatırladığım annemin eve geldiğinde fırında bulduğu kömür topağı oldu. o yıl kömüre para vermedik. tepsi biraz daha sobada kalsaydı ekmekten elmas yapmayı keşfedebilirdik.
devamını gör...
