221.
ruhundakileri disavurma sanati. 1 insan gazoza dahi siir yazabilir isterse. evet.
devamını gör...
222.
duymaya başladığım an bayılırım. olduğum yere.
devamını gör...
223.
duyguları kağıda dökme sanatıdır. kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerde şiirler yetişir imdadınıza.

sanma ki derdim güneşten ötürü;
ne çıkar bahar geldiyse?
bademler çiçek açtıysa?
ucunda ölüm yok ya.
hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
güneşle gelecek ölümden?
ben ki her nisan bir yaş daha genç,
her bahar biraz daha âşığım;
korkar mıyım?
ah, dostum, derdim başka...
devamını gör...
224.
çok sevdiğim, sıklıkla okurken de kendimi bulduğum edebi tür. birçok ünlü şairin şiirlerini okurum, bana kendimi iyi hissettirir. çoğu okuyucu gibi başka dünyaya giderim sanki.

bir dönem yani birkaç yıl önce çok özel şiirler yazardım. dijital günlük gibi karaladım da diyebilirim, öznesi benim için özeldi. duygusal bir bağ. yazdıkça karşımdakine itiraf edemediğim bazı şeyleri sanki rahatlıkla anlatmış oluyordum. mahcup, bazen de cesur davranamadığım yanımı o noktada attığımı hissederdim. fakat bilahare şiir yazmanın bana şifa vermediğini fark ettim. içimdekileri daha da tetiklediğini, büyüttüğünü anladım. tetiklendikçe kalbimdekini daha çok kazımışım. biraz bunlardan uzaklaşabilmek, belki de kaçmak için karalamaktan imtina etmeyi tercih ettim. bir süredir yazmamak bana iyi geldi ama iyi şairlerin kalemine tanık olmak bambaşka… o büyüye kapılmayı çok seviyorum.
devamını gör...
225.
yıllar sonra yazılır bazen. mesela ben sana (birine) yıllar sonra şiir yazdım. bakalım anlatabilecek miyim dedim kendi kendime, ülke bu kadar karışık iken seni güzel hatırlamak sana şiir yazmak lüks geldi ne yalan söyleyeyim. şiir bitti gittim sonra edip cansever duvarına çarptım. sana yazmaya duygularımı ifade etmeye çalıştığım paçavra eski bir edip cansever şiirinin yanına bile yaklaşamadı. edip abi çok güzel yazmıştı yıllar öncesinden ben yine acizliğimle kaldım.
uzak yakınlık.
devamını gör...
226.
başkalarının sesinden dinlediğimde herkesin büyülendiği gibi büyülenemiyorum. kendi iç sesim her zaman daha güzel okuyor gibi geliyor. ben başkasının sesinden o duyguyu almayı sevmiyorum sanırım.
devamını gör...
227.
hakaret olarak algılanmasın ama şiirden anlamayan insan yaşıyorum demesin. tabii şiir var şiir var her şey şiir değildir. her dörtlüğe şiir denmeyeceği gibi iki kelamdır diye de şiir değil dememek lazım. şunu da söylemek lazım bir yazı da anlam ne kadar derinde ise değeri o kadar yüksektir diye düşünüyorum. şiir olmuş şarkı olmuş fark etmez.
devamını gör...
228.
şiirden anlamam. hiç de sevmem. özellikle ahmed arif'i bi ayrı sevmem. edebiyat ile alakalı çoğu şeyi de sevmem. görsel sanatlar bana daha çok zevk veriyor.
devamını gör...
229.
seslendirilmediği sürece aramızda mesele vuku bulmayan bir edebi anlatım biçimi; fakat seslendirildiği ortamda 'ikimizden biri buraya fazla dayızade' diyerek terk-i diyar eylerim.
devamını gör...
230.
kelimelerle yapılan büyüdür..

isyanı da anlatır, aşkı da..
yetmez öfke olarak dökülür dizelere..
en yakışanı hüzündür belki de.. sessizliğine anlam kazandırır..
sonra umut olur yeşertir yeniden bir gün doğumuyla..
devamını gör...
231.
"şiir bilgeliğin sökümüdür."jacques derrida

gerçekten öyledir baktığımızda neyin ne olduğu belli değildir.güzel ve yüce olan yarin gözü,kaşı,vücudu mudur yoksa atfedilen doğa güzellikleri veya herneyse.şairler kavuşsaydı şairliği kalır mıydı?

ortada olan bir gerçeği kasıtlı gerçeğin dışına çıkartmak,bilgiyi bilgisizliğe yormak.hayatta böyle sanki.

“ger dese fuzuli ki güzellerde vefa var, aldanma ki şair sözü elbet yalandır.”
fuzuli
devamını gör...
232.
o da spor gibi, müzik gibi, araba kullanmak gibi, ip atlamak gibi. beyni de şiire elverişli hale getirmek zaman alıyor. o yüzden size metafor nedir, ironi nedir diye edebiyata giriş dersi veriyoruz. orda kalmasa iyidir.
robert frost
two roads diverged in a yellow wood
and sorry ı could not travel both

bizi temsil eden iki yanaklı bir organımız var. onun biraz kasılması gerekiyor. ama her işte olduğu gibi o yoksa şiir de olmuyor.
devamını gör...
233.
"bir mahkum nasıl tanırsa gardiyanı ayak sesiyle mazgalların ardından, öyle tanırım şiirin gelişini. aceleye yer yoktur şiirde de, hapiste de."

dedi adam ve hızlıca yürüdü gitti.
devamını gör...
234.
kazandırsaydı onu kazanırdım.
devamını gör...
235.
mesele kaybetmek zaten. boşver.
devamını gör...
236.
bir sırdır bir çözüm yeri geldi mi haykırış, kalbin doğurmasıdır duyguları..

yeri geldi mi ağlaması kelimelerin
gözyaşı denizidir şiir...

yüzünde gülümseme olsa da
kirpiklerinde hep hüzün saklı...
devamını gör...
237.
dilin estetik ve rafine hali.
devamını gör...
238.
eskiden yazabildiğim şimdi yazamadığım şey. yazdıran vardı herhalde ondan bilmiyorum.
devamını gör...
239.
sonunu getiremediğim her eylemin yazıya dökülmüş halidir. yarımı tamamlamak kelimelere mi düştü? tamamlanmıyor elbet.
devamını gör...
240.
ben deniz, sen gökyüzü, anla ne kadar ayrı düştük.
birbirimize dokunmadan geçtik yan yana belki bin kez,
sen bulut oldun, ben rüzgar, savrulduk ayrı yönlere,
sensiz mavi anlamsız, bensiz kıyı yetim şimdi.

kıyılar suskun, martılar eksik,
sensizliğin ortasında kayıp bir gemiyim,
bir damla sen, bir ufuk ben,
aynı düşte farklı hayal gibiyiz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"şiir" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim