6 yasindayken hardal cenneti zannedip kiremitlere atlayarak omzumu kirmistim.
devamını gör...
sabaha doğru karın ağrısı ile tuvalete kalkmıştım. başım feci dönüyordu.
kendime geldiğimde annem beni ayıltmaya çalışıyordu.
tuvalette bayılmışım ve eşiğe kafamı vurduğum için başım yarılmış.
devamını gör...
(bkz: anlıyorum demek sonradan böyle oldunuz)
devamını gör...
dikenli gülün üzerine düşme
ısırgan otlarının olduğu yere yuvarlanma
koltuğun köşesine kafayı gömmek( dikiş atıldı)
devamını gör...
tahmin ediyordum

sözlükte kafayı kırmamış pek kimse yok

ben mi? eh işte ööle gibi
devamını gör...
yılını tam hatırlamıyorum ama 5-6 yaşlarındaydim sanırım. bir gün ablamla odada tatlı tatlı atışıyorduk sonra bu atışma ittirmeli vurmalı bir kavgaya dönüştü. ve ablamın itmesiyle benim kafam şu eski çıkıntılı kalorifer peteği olur ya ona saplandı. bildiğin kafamda bir yarık oluştu. hiçbir beyin fonksiyonuma zarar gelmemesi tam bir mucize. o kazayla ilgili en net hatırladığım şey ablamın ağlamaktan sesinin kısılması ve bana yaklaşmaktan uzun bir süre korkması.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yer: bakırköy
tarih: 1996
bu komando merdiveni denen spor aletini yaşımı bilmediğim bir dönemde üstünde yürümek suretiyle yanlış kullanıp iki demir çubuğun arasından düşerek kafayı demire vurup yardım. sonrası zaten malum...
devamını gör...
bisikletle benden yaşça büyük biriyle kafa kafaya çarpışmıştık kaşım patlamış muhtelif yerlerimde yara bere olmuştu. aslında buraya kadar standart bir kazaydı. asıl caf caflı tarafı bundan sonra başlıyor. ben yaralı bir şekilde eve gidince babam bunu kimin yaptığını sordu bende söyle böyle böyle oldu bisikletle çarpıp kaçtı dedim. çarpıp kaçtığını duyunca babam deliye döndü çocuğu bulup sokak ortasında dövmüş bunun üzerine çocuğun babası ve abisi geldi. babam babası ve abisini de dövdü. arada birilerine daha vurduğunu hatırlıyorum. bir anda şöyle bir ortam oldu



finalde olay karakolda bitti. basit bir kaza adli vakaya döndü bir anda.
devamını gör...
bisiklet kazası geçirdim.
kaydırağın sivri demirleri bacaklarımı kesti.
salıncaktan düştüm.
birçok kere boğulma tehlikesi geçirdim.
devamını gör...
canım anamı kurtarayım derken boğulup ölmenin eşiğinden dönmüştüm ve ilk bisikletimin sevinciyle ne yaptığımı bilmezken taşlı yolda ayağa kalkıp bir de ellerimi bırakmıştım sonrası bol yaralarla ve birkaç gün yatmakla geçti. bir de ilkokulda bir arkadaşımla kovalamaca oynarken yüzüstü yere kapaklandım,yüzüm her tarafı yara bere içindeydi.
devamını gör...
küçük abimle yarışıyorduk. ben koşarken o bisiklet sürüyordu, bu nedenle ben önden başlamıştım koşmaya. yarışı kazanmak istediğim için abim nereye geçerse onun önünden koşuyordum. ikimiz de küçüktük, o çekilirim diye düşünerek durmadı sanırım, ben de koşmaya devam ettim derken bisikletle ayağımı ezmişti yanlışlıkla. kendisi de uçmuştu beton yola, kolları soyulmuştu hep. asıl olan bana olmuştu tabi, ayağım yarılmıştı. canımın acısına değil de annemin bana bağırma ihtimaline ağlamıştım. köy ortamı malûm, büyük abim beni el arabasına koyup sağlık ocağına koşmuştu. o günden hatıra dikiş izim kaldı bana.
devamını gör...
ben sokakta oynamam gereken yaşlarda çok çocuk olamadım açıkçası. biraz hastanede geçti çocukluk, sonra da bir tık erken -bayağı erken- ayrıldık aile yanından falan. sokakta olduğum zamanlarda da sokağa karşı hiç tecrübem olmadığı için -abartmıyorum- 6-7 kez araba çarpmıştır. (bkz: malsak ne yapmalıyız) en son çarpan şey ise bir vidanjördü. önündeki kocaman hortumuyla fil gibi olan kamyon. epey bi yatırmıştı beni yatakta. "ulan zaten yeni indik dünyaya, iner inmez çarpan araba bok içindeydi" diye düşünüyorum şimdilerde.
devamını gör...
futbol oynarken araba bana çarpmıştı ama aynası çarptı millet de abartıyor iyimisin iyimisin diye bende bişe yokken durduk yere korku oluşmuştu hahahaha
devamını gör...
yaşımı hatırlamıyorum ama beş altı yaş olabilir.

sağa bakmak sola bakmak bilmediğimiz için karşıdan karşıya geçerken koşa koşa geçiyorduk.

işte ne güzel geçmiştik, meğersem kardeşim arkamızdan ağlarmış. onun için geri döndüğümde araba çarpmıştı. yuvarlandığımı hatırlıyorum. gerisini hatırlamıyorum. bir şey olmadı öyle kırık dökük çatlak falan ama yok ben de gerisi.


bir kerede erik sevdasına iki yerden kolumu kırmıştım. başka bir entryde anlatırım.
devamını gör...
1-) 6 yaşındayıdım kısacık boyumdan görünmüyordum, o dönem herkesin arabası yoktu, ama dayımın vardı, bir düğüne gelmişlerdi, geri geri gelirken o eski metal yığını arabanın tamponuyla bana vurunca tökezledim düştüm yere, üzerimden geçecekken birisi kolumdan tuttu çekti çıkardı beni kim olduğunu hatırlamıyorum. o gün bu gün arabaların arkasından geçerken ya da arabayla geri giderken hep dikkat ederim.
2-) 7 yaşlarındaydım dedemlerin memleketlerinde 2 katlı müstakil küçük bahçeli evleri vardı merdivenle üst kata yaşadıkları yere çıkılıyordu, alt katı depo, kömürlük, erzak için kullanıyorlardı. üst katın kapısının önünde bir sofa vardı yaklaşık altı metrekare. ben tam oranın köşesine oturmuştum. arkamda sırtımı dayayacak yer olduğunu düşünerek arkama yaslanınca ilk yüksekten düşme deneyimine orada mazhar oldum.
3-) yine 6-7 yaşlarındaydım. ankaranın en güzel ilçesinin, en güzel gecekondu mahallesinde, bahçesinde aynı çatının altında 2 gecekondu olan kiralık bir evde oturuyorduk. bahçeye yağmur yağmuş, ayakla her yerine basılmaktan sertleşmiş toprağa keserle çivi ve tahta çakıyordu abim, ben de onu izliyordum. bir ara abimin arkasına geçtim, abim keseri kaldırdı arkaya doğru, onun keseri hafiflemiş ama benim kafam ağırlaşmıştı. sonra annemim çığlıkları. evet keserin ucu kafama girmişti. levent kırcanın "olacak o kadar" ındaki skeçinde oluğu gibi.

bende anı çok anlatsam bu da ayrı bir kitap olur.
devamını gör...
kaşım yarık. doğal olarak 3 kaşım var.

çocukken aşık olduğum kızı salıncakta sallarken bir anlık dalgınlık sonucu salıncak yüzüme çarptı.

kaşım yarılsa da o hemen yanıma gelmişti, bi hoş hissetmiştim. ilk romantik rezalet denemem böyle oldu sanırım. o zamanlar da bol bol yeşilçam filmleri izlerdik belki de onun etkisidir.
devamını gör...
acaba hangisini anlatsam.
bisiklet sürmeyi yeni öğrendiğim günlerde bir köpeğe çarpıp bisikletten fırlamıştım. ufak tefek birkaç sıyrık yanında bir de diz kapağımı çatlatmıştım. görgü şahitlerine göre köpek de olay yerinden topallayarak uzaklaşmış. akibetini bilmiyorum.
devamını gör...
araba bana bir koydu yerde süperman gibi uçtuydum.
devamını gör...
büyük çaplı kaza yok çok şükür,ama onlar da teğet geçti araba çarpması olacaktı son anda kurtuldum.

onun dışında balkonda düşmem sonucu kaşımın üstü yarıldı,izi hâlâ duruyor ve sokakta oynarken terliğin kopmasıyla düşüp kaval kemiğimin olduğu yeri kaldırımın kenarına vurmuştum o da iz kaldı. *

şimdi geriye dönüp baktığımda cidden şanslı addediyorum kendimi,çocukken inanılmaz zıpırdım kalıcı hasar kalmadığına şükrediyorum.
devamını gör...
motosikletten uçmuşluğum vardır. neyseki sadece ufak tefek sıyrıklarla atlattık. moturu halamın kocası sürüyordu.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların çocukken yaşadıkları kazalar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim