son av
jean christophe grange ‘ın doğan kitabevi tarafından şubat 2020 tarihinde yayınlanan kitabı. ilk olarak yayınlanan kızıl nehirler kitabının ana karakteri dedektif neimans’ın tekrar ana karakter olduğu roman. yazarın daha önce yayımlanan kitaplarına göre oldukça ince, bilgiden ziyade olay ve aksiyona odaklanmış kitabı.
avcılık, kardeşlik, intikam, ırkçılık gibi konulara değinilmiş. grange'ın kitaplarında aşina olduğumuz adli tıp, cinayetin işlenme şekli, cinayet mahalli , katilin psikolojisi gibi konulara çok az yer verilmiş.
yazar "o kadar kitap yazdım, hepsinde defalarca anlattım, daha öğrenemediniz mi?" demek istemiş olabilir.
ilk kez grange romanı ya da ilk kez polisiye gerilim okuyacak olanlar için iyi bir başlangıç eseri olabilir ancak yazarın çok çok daha iyi kitapları mevcut. kızıl nehirler ve leyleklerin uçuşu gibi.
avcılık, kardeşlik, intikam, ırkçılık gibi konulara değinilmiş. grange'ın kitaplarında aşina olduğumuz adli tıp, cinayetin işlenme şekli, cinayet mahalli , katilin psikolojisi gibi konulara çok az yer verilmiş.
yazar "o kadar kitap yazdım, hepsinde defalarca anlattım, daha öğrenemediniz mi?" demek istemiş olabilir.
ilk kez grange romanı ya da ilk kez polisiye gerilim okuyacak olanlar için iyi bir başlangıç eseri olabilir ancak yazarın çok çok daha iyi kitapları mevcut. kızıl nehirler ve leyleklerin uçuşu gibi.
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
kendi halinde olması.
kimseye kendini beğendirmeye çalışmaması.
gece hayatı olmaması.
çok fazla ve boş arkadaşları olmaması.
yanında kendisine yavşadığını bildiği kızları arkadaş olarak dolandırmaması.
aldatmaması. dürüst olunması bir erdem değildir olması gerekendir.
ailesine özellikle de annesine değer vermesi.
...
kimseye kendini beğendirmeye çalışmaması.
gece hayatı olmaması.
çok fazla ve boş arkadaşları olmaması.
yanında kendisine yavşadığını bildiği kızları arkadaş olarak dolandırmaması.
aldatmaması. dürüst olunması bir erdem değildir olması gerekendir.
ailesine özellikle de annesine değer vermesi.
...
devamını gör...
iskenderiye kütüphanesi
"eğer zamanda geriye gidebilseydik, ilk geleceğim yer burası olurdu."
carl sagan
900.000 kadar esere ev sahipliği yapmış iskenderiye kütüphanesi, antik çağın en büyük kütüphanesidir. içinde o devirde bilinen bütün bitki ve hayvan türlerinin birer örneğinin bulunduğu bir müzeye, anatomi salonuna, tercüme bölümüne, rasathaneye, ve aynı anda 2500 kişiye çalışma imkanı veren bu kütüphane adeta devrinin bilim merkezi olmuştur. ne yazık ki yobazlık ve savaşlar bu insanlık mirasının sonunu getirmiştir.

iskenderiye şehri, büyük iskender tarafından kurulmuştur. iskender, burada geçirdiği zamanda gün batımından çok etkilenmiş ve mimarlarına buraya bir şehir kurulmasını emretmiştir. önceleri küçük bir balıkçı kasabası olan iskenderiye, daha sonraları döneminin bilim ve kültür merkezi olacaktır. iskender'in ölümünden sonra şehir ptolemaios'un eline geçmiştir. ptolemaios, iskender'in kumandanlarından lagus'un oğludur. ptolemaios, savaştan hoşlanmamaktadır ve hiçbir zaman ülkesinin sınırlarını genişletme çabasında olmamıştır. o savaşa değil bilime ve edebiyata düşkün bir kral olarak hüküm sürmüştür. ptolemaios, mısır'ın gelenek ve göreneklerini benimsemiş, eski kanunları ve dini törenleri korumuştur. hatta bununla kalmayıp kendisine firavun unvanını da alarak halkın sevgisini kazanmıştır.
firavun, iskenderiye şehrini onarıp, geliştirerek devrin en meşhur başkenti haline getirmiştir. bu başkentin en önemli eseri ise iskenderiye kütüphanesi'dir. saraya yakın bir konuma yapılmış olan kütüphane içinde, müze, rasathane, botanik bahçesi ve anatomi salonu da bulundurmaktadır. sahip olduğu 900 bin eser ile antik çağın en büyük kütüphanesi unvanını da elde etmiştir. bu kütüphane, bulabileceği her yazılı eseri alma yetkisine sahiptir. hatta şöyle ki, mısır'a giren her kitap önce kütüphaneye getirilir bir örneği alındıktan sonra sahibine teslim edilirdi. döneminin bilim ve kültür merkezi olan bu kütüphane, devrin en önemli bilim insanlarını da ağırlamıştır. matematik bilgini öklid, mekanik bilimci arşimet, tıp bilimci herofilos, gök bilimci batlamyus ve daha niceleri. filozof, matematikçi ve astronom hypatia da bu kütüphanede dersler vermiştir.
kütüphanenin sonu ise maalesef ki oldukça hüzünlü olmuştur. kütüphane ilk olarak sezar şehri kuşattığında ortaya çıkan bir yangın ile zarar görmüştür. kütüphanenin sonunu getiren olay ise dini yobazlıktır. iskenderiye'de bir dönem halkın bir bölümü pagan inancına sahip iken çoğunluk ise hristiyandı. bu iki grup arasında sürekli devam eden bir çatışma söz konusuydu. bir gün hristiyanların, pagan inancına ait bir dini metinle alay etmesi üzerine büyük bir ayaklanma ortaya çıktı. iki taraftan da insanlar kılıçtan geçirildi. bu durum üzerine imparator ı. theodosius, iskenderiye'de pagan inancın neden bu kadar yaygın olduğunu öğrenmek istedi. valinin, kütüphanedeki metinleri hedef olarak göstermesi üzerine imparator kütüphanenin yok edilmesini emretti. kütüphanedeki tüm eserler şehrin hamamlarına dağıtılarak yakılmıştır. bu öylesine büyük bir hazinedir ki hamamlarda günlerce sadece metinler yanmıştır. ve insanlık tarihinin bilim ve kültür hazinesi böylesine bir yobazlık ile yok olmuştur. araştırmacıların, eğer bu metinlere ulaşabilseydik şu an insanlık olarak bambaşka bir noktada olurduk diye bahsettiği bu eserler, işte böyle kaybolup gitmiştir. cehaletin ve yobazlığın bu dünyadaki en büyük hastalık, en zorlu düşman olduğunu bu olay ile bir kez daha görmüş oluyoruz. bizler sahip olduğumuz bir kitabın bir yaprağını katlamaktan çekinirken, insanlık din adı altında bu mirasları yok etmiştir. bağdat, bergama, iskenderiye ve nicesi. o metinlere şu an sahip olsaydık belki de insanlık olarak hayal bile edemeyeceğimiz bir noktada olacaktık.
carl sagan
900.000 kadar esere ev sahipliği yapmış iskenderiye kütüphanesi, antik çağın en büyük kütüphanesidir. içinde o devirde bilinen bütün bitki ve hayvan türlerinin birer örneğinin bulunduğu bir müzeye, anatomi salonuna, tercüme bölümüne, rasathaneye, ve aynı anda 2500 kişiye çalışma imkanı veren bu kütüphane adeta devrinin bilim merkezi olmuştur. ne yazık ki yobazlık ve savaşlar bu insanlık mirasının sonunu getirmiştir.

iskenderiye şehri, büyük iskender tarafından kurulmuştur. iskender, burada geçirdiği zamanda gün batımından çok etkilenmiş ve mimarlarına buraya bir şehir kurulmasını emretmiştir. önceleri küçük bir balıkçı kasabası olan iskenderiye, daha sonraları döneminin bilim ve kültür merkezi olacaktır. iskender'in ölümünden sonra şehir ptolemaios'un eline geçmiştir. ptolemaios, iskender'in kumandanlarından lagus'un oğludur. ptolemaios, savaştan hoşlanmamaktadır ve hiçbir zaman ülkesinin sınırlarını genişletme çabasında olmamıştır. o savaşa değil bilime ve edebiyata düşkün bir kral olarak hüküm sürmüştür. ptolemaios, mısır'ın gelenek ve göreneklerini benimsemiş, eski kanunları ve dini törenleri korumuştur. hatta bununla kalmayıp kendisine firavun unvanını da alarak halkın sevgisini kazanmıştır.
firavun, iskenderiye şehrini onarıp, geliştirerek devrin en meşhur başkenti haline getirmiştir. bu başkentin en önemli eseri ise iskenderiye kütüphanesi'dir. saraya yakın bir konuma yapılmış olan kütüphane içinde, müze, rasathane, botanik bahçesi ve anatomi salonu da bulundurmaktadır. sahip olduğu 900 bin eser ile antik çağın en büyük kütüphanesi unvanını da elde etmiştir. bu kütüphane, bulabileceği her yazılı eseri alma yetkisine sahiptir. hatta şöyle ki, mısır'a giren her kitap önce kütüphaneye getirilir bir örneği alındıktan sonra sahibine teslim edilirdi. döneminin bilim ve kültür merkezi olan bu kütüphane, devrin en önemli bilim insanlarını da ağırlamıştır. matematik bilgini öklid, mekanik bilimci arşimet, tıp bilimci herofilos, gök bilimci batlamyus ve daha niceleri. filozof, matematikçi ve astronom hypatia da bu kütüphanede dersler vermiştir.
kütüphanenin sonu ise maalesef ki oldukça hüzünlü olmuştur. kütüphane ilk olarak sezar şehri kuşattığında ortaya çıkan bir yangın ile zarar görmüştür. kütüphanenin sonunu getiren olay ise dini yobazlıktır. iskenderiye'de bir dönem halkın bir bölümü pagan inancına sahip iken çoğunluk ise hristiyandı. bu iki grup arasında sürekli devam eden bir çatışma söz konusuydu. bir gün hristiyanların, pagan inancına ait bir dini metinle alay etmesi üzerine büyük bir ayaklanma ortaya çıktı. iki taraftan da insanlar kılıçtan geçirildi. bu durum üzerine imparator ı. theodosius, iskenderiye'de pagan inancın neden bu kadar yaygın olduğunu öğrenmek istedi. valinin, kütüphanedeki metinleri hedef olarak göstermesi üzerine imparator kütüphanenin yok edilmesini emretti. kütüphanedeki tüm eserler şehrin hamamlarına dağıtılarak yakılmıştır. bu öylesine büyük bir hazinedir ki hamamlarda günlerce sadece metinler yanmıştır. ve insanlık tarihinin bilim ve kültür hazinesi böylesine bir yobazlık ile yok olmuştur. araştırmacıların, eğer bu metinlere ulaşabilseydik şu an insanlık olarak bambaşka bir noktada olurduk diye bahsettiği bu eserler, işte böyle kaybolup gitmiştir. cehaletin ve yobazlığın bu dünyadaki en büyük hastalık, en zorlu düşman olduğunu bu olay ile bir kez daha görmüş oluyoruz. bizler sahip olduğumuz bir kitabın bir yaprağını katlamaktan çekinirken, insanlık din adı altında bu mirasları yok etmiştir. bağdat, bergama, iskenderiye ve nicesi. o metinlere şu an sahip olsaydık belki de insanlık olarak hayal bile edemeyeceğimiz bir noktada olacaktık.
devamını gör...
çığlık çığlığa bir ömür geçiren komşu evin bireyleri
sürekli bir kaosun hüküm sürdüğü evin üyeleridir onlar. her an absürd bir olay olacakmış gibi hissettirirler insana. apartmanda girip çıkarken karşılaşınca pek muhattap olmak istemezsiniz, zoraki selamlaşırken gerilirsiniz, işte bunlar o insanlardır.
devamını gör...
hafta içi gayet güzel giderken hafta sonu dağıtıp boşluğa düşmek
hafta içi 5 gün,hafta sonu 2 gün artıdasınız demektir.her günü birbirinden kötü geçene ne demeli.birazcıkta boşluk hissi olsun. o kadar dan bir şey olmaz.
devamını gör...
100 sene sonrasını göremeyecek olmak
ne kadar kısa bir ömre, ne kadar unutulası bir yaşam şekline sahip olduğumu hatırlatan şeydir. bu farkındalık beni öğrenmeye ve insanları en az umursamaya itiyor.
devamını gör...
sıkıcı insanlar
ince sesli insanlar oluyor genelde, birde yavaş yavaş mıy mıy konuşuyorlar, duyduklarını anlamaları da uzun sürüyor, allahım yavaş insanlar gerçekten çok sıkıcı... sabredip dinleyince de kayda değer bir şey söylediklerini görmedim.
devamını gör...
evinde soğuktan donarak ölen yurttaş
halk fakirlikten inim inim inlerken bu sene itibardan tasarruf etmeyenler 2 saray daha yaptıracak. entry bu kadar.
devamını gör...
yaşamayı sevenleri sevmeyenler örgütü
gizli bir örgüttür, kendileri dahil olmak üzere bu örgüte üye olduklarını bilmezler. herkesin mutsuz olması gerektiğine dair bir inanç taşırlar.
yaşamak dolu olan insanları küçümsemek ve yargılamak üyeliğin şiarıdır.
mutlu olan insanların hayattaki her şeylerinin yolunda gittiğini ve hiçbir problemleri olmadığını düşünürler. onların mutlu olması ve kendi mutsuzlukları hayatın adaletsiz olmasıyla ilişkilidir. başkasının yaşama sevinci kendi mutsuzluğunu körükler.
yaşamak dolu olan insanları küçümsemek ve yargılamak üyeliğin şiarıdır.
mutlu olan insanların hayattaki her şeylerinin yolunda gittiğini ve hiçbir problemleri olmadığını düşünürler. onların mutlu olması ve kendi mutsuzlukları hayatın adaletsiz olmasıyla ilişkilidir. başkasının yaşama sevinci kendi mutsuzluğunu körükler.
devamını gör...
kiril alfabesi
rusça öğrenmeye başlayanların ilk adımı bu alfabeyi öğrenmektir. bazı harfler latin harflere benzese de okunuşları arasında büyük farklar vardır. bazı harfler ise bize tamamen yabancı göründüğü için korkutucu bakılan ve öğrenmesi zor sanılan bir alfabedir. sanılanın aksine sonradan öğrenen biri küçük tekrarlar ve yazma çalışması ile kolayca öğrenebilir. bakın burası önemli harfler yazıldığı gibi okunsa da kelime içlerinde farklı telaffuzlar mevcuttur. bu yüzden harfleri öğrenmeniz kolay olacak ama kelimeleri ve okunuşları öğrenmeniz daha detaylı ve sıkı bir çalışma gerektirecektir.
alfabe hakkında bilgi verecek olursak dilin kökeni slav kökenli ülkelerdir. yunan alfabesinden esinlenilerek oluşturulmuştur. aziz kiril ve kardeşi metodius tarafından 9. yüzyılın ilk çeyreğinde oluşturulmuştur adını da buradan almıştır. bu zamanlarda başta rusya, belarus , ukrayna, bulgaristan, kazakistan, kırgızistan, tacikistan, moğolistan, makedonya ve sırbistan'da kullanılmaktadır. günümüzdeki kiril alfabesinde 33 harf bulunuyor . bu harflerin 10 tanesi ünlü harf, 21 tanesi ünsüz harf ve 2 tanesi de tonlama işareti olarak kullanılıyor. bazı ülkelerin kullandıkları kiril alfabeleri kendi içlerinde farklılık gösterebiliyor. örnek olarak makedonların kullandığı kiril alfabesinde 31 harf bulunmakta. bazı semboller fark gösterebilmektedir. yazımın bu kısmından sonraki kısım sadece rusların kullandığı kiril alfabesi için geçerlidir. alfabe yazıldığı gibi okunuyor. eğer kiril alfabesini öğrenirseniz kiril alfabesi kullanan ülkelerde yazıları okuyabilir ve anlamları bilmeseniz dahi tahmin yürüterek bile anlayabilirsiniz. tabi güzel bir kelime dağarcığınızın olması şart. aşağıda rus kiril alfabesi ve türkçe harf karşılık ve okunuşlarını bırakıyorum.
русский алфавит---türkçe okunuş
a--------a
б--------be
в--------ve
г--------ge
д--------de
е--------ye
ё--------yo
ж--------je
з--------ze
и--------i
й--------y
к--------ka
л--------el
m--------em
н--------en
о--------o
п--------pe
р--------er
с--------es
т--------te
у--------u
ф--------ef
х--------ha
ц--------tse
ч--------çe
ш--------şa
щ--------şça
ъ---------tv'ordıy znak (harf değildir. sertleştirme işaretidir. kendinden önce gelen harf sert okunur.)
ы---------ı [küçük olduğu için karıştırılabilir buradaki l(le) harfi değil ı(ı).]
ь----------m'ahk'iy znak(harf değildir. yumuşatma işaretidir. kendinden önce gelen harf yumuşak okunur.)
э----------e
ю----------yu
я-----------ya
alfabe hakkında bilgi verecek olursak dilin kökeni slav kökenli ülkelerdir. yunan alfabesinden esinlenilerek oluşturulmuştur. aziz kiril ve kardeşi metodius tarafından 9. yüzyılın ilk çeyreğinde oluşturulmuştur adını da buradan almıştır. bu zamanlarda başta rusya, belarus , ukrayna, bulgaristan, kazakistan, kırgızistan, tacikistan, moğolistan, makedonya ve sırbistan'da kullanılmaktadır. günümüzdeki kiril alfabesinde 33 harf bulunuyor . bu harflerin 10 tanesi ünlü harf, 21 tanesi ünsüz harf ve 2 tanesi de tonlama işareti olarak kullanılıyor. bazı ülkelerin kullandıkları kiril alfabeleri kendi içlerinde farklılık gösterebiliyor. örnek olarak makedonların kullandığı kiril alfabesinde 31 harf bulunmakta. bazı semboller fark gösterebilmektedir. yazımın bu kısmından sonraki kısım sadece rusların kullandığı kiril alfabesi için geçerlidir. alfabe yazıldığı gibi okunuyor. eğer kiril alfabesini öğrenirseniz kiril alfabesi kullanan ülkelerde yazıları okuyabilir ve anlamları bilmeseniz dahi tahmin yürüterek bile anlayabilirsiniz. tabi güzel bir kelime dağarcığınızın olması şart. aşağıda rus kiril alfabesi ve türkçe harf karşılık ve okunuşlarını bırakıyorum.
русский алфавит---türkçe okunuş
a--------a
б--------be
в--------ve
г--------ge
д--------de
е--------ye
ё--------yo
ж--------je
з--------ze
и--------i
й--------y
к--------ka
л--------el
m--------em
н--------en
о--------o
п--------pe
р--------er
с--------es
т--------te
у--------u
ф--------ef
х--------ha
ц--------tse
ч--------çe
ш--------şa
щ--------şça
ъ---------tv'ordıy znak (harf değildir. sertleştirme işaretidir. kendinden önce gelen harf sert okunur.)
ы---------ı [küçük olduğu için karıştırılabilir buradaki l(le) harfi değil ı(ı).]
ь----------m'ahk'iy znak(harf değildir. yumuşatma işaretidir. kendinden önce gelen harf yumuşak okunur.)
э----------e
ю----------yu
я-----------ya
devamını gör...
minyonlar (2015)
yönetmenleri pierre coffin ve kyle balda'ın senaristi brian lynch'ın yapımcılığını ise chris meledandri ve janet healy'ın yaptığı, 2015 tarihli 3d animasyon filmidir.
çocuk filmi kategorisinde yer alsada benim gibi bir çok yetişkininde izlediği ve seriye yeni bir film eklensin de izlesek diye beklediği minyon filmleri arasındadır.
çılgın hırsız 2010, çılgın hırsız 2013, minyonlar 2015, çılgın hırsız 2017 ve sonuncu minyon filmi minyonlar 2 grunun yükselişi 2020 yılında vizyona girmiştir.
2010 yapımı film pierre coffin, chris renaud yönetmenliğinde.
2013,2015, 2017 yapımı filmleri pierre coffin, kyle balda yönetmenliğinde.
minyonların son çekilen filmi 2020 yapımı grunun yükselişi ise kyle balda'nin yönetmenliğinde çekilmiştir.
animasyon sevenler için gerçekten mükemmel bir seridir minyonlar. sadece çocuklara değil yetişkinlere de hitap eder.
minyonlar sürekli bir köyü lider arayışındalardır. minnak sevimli yaratıklar nedendir bilinmez kendilerini hep kötüye adamak ister fakat o kadar da başarılı olamazlar. tarih boyunca bir çok liderin arkasında minik adamlar olarak bulunurlar fakat hepsi göçüp gider ve minyonlar hep başsız kalır. dracula’dan, firavun’a, napolyon’dan, dinozorlara kadar birçok kişiye hizmet etmeye çalışsalar da, sonuç hep yalnızlıktır. ve kaderlerini tam kabul etmek üzereyken 3 minik antartikadan amerikaya uzanan bir yolculuğa başlar. evet arayış devam etmektedir.
bob, kevin ve stuart bu heyecanlı ekip neler neler yaşar, kimlerle tanışır kimlere hizmet etmeye niyetlenir.
benim yeğen listesi filmleri arasında 5'i de mevcut. çolukla çocukla, yeğenle izlenmelik filmlerden. bir animasyon canavarı olarak kendimde pek severim. ben tavsiye ederim karar sizlerin efem.
çocuk filmi kategorisinde yer alsada benim gibi bir çok yetişkininde izlediği ve seriye yeni bir film eklensin de izlesek diye beklediği minyon filmleri arasındadır.
çılgın hırsız 2010, çılgın hırsız 2013, minyonlar 2015, çılgın hırsız 2017 ve sonuncu minyon filmi minyonlar 2 grunun yükselişi 2020 yılında vizyona girmiştir.
2010 yapımı film pierre coffin, chris renaud yönetmenliğinde.
2013,2015, 2017 yapımı filmleri pierre coffin, kyle balda yönetmenliğinde.
minyonların son çekilen filmi 2020 yapımı grunun yükselişi ise kyle balda'nin yönetmenliğinde çekilmiştir.
animasyon sevenler için gerçekten mükemmel bir seridir minyonlar. sadece çocuklara değil yetişkinlere de hitap eder.
minyonlar sürekli bir köyü lider arayışındalardır. minnak sevimli yaratıklar nedendir bilinmez kendilerini hep kötüye adamak ister fakat o kadar da başarılı olamazlar. tarih boyunca bir çok liderin arkasında minik adamlar olarak bulunurlar fakat hepsi göçüp gider ve minyonlar hep başsız kalır. dracula’dan, firavun’a, napolyon’dan, dinozorlara kadar birçok kişiye hizmet etmeye çalışsalar da, sonuç hep yalnızlıktır. ve kaderlerini tam kabul etmek üzereyken 3 minik antartikadan amerikaya uzanan bir yolculuğa başlar. evet arayış devam etmektedir.
bob, kevin ve stuart bu heyecanlı ekip neler neler yaşar, kimlerle tanışır kimlere hizmet etmeye niyetlenir.
benim yeğen listesi filmleri arasında 5'i de mevcut. çolukla çocukla, yeğenle izlenmelik filmlerden. bir animasyon canavarı olarak kendimde pek severim. ben tavsiye ederim karar sizlerin efem.
devamını gör...
hayvan çiftliği
çocuklarda okuyabilir ama kesinlikle çocuk kitabı değildir.
"hayvanlar eşittir diğerleri daha eşittir. herkesin özgürlüğü bidir" bunlar (bkz: instagram) sözleri ve (bkz: youtube) populer video yorumlarıdır. bu kısmı geçelim.
kitap, dönemin toplumsal yapısını, insan ilişkilerini vs... anlatmamaktadır. doğru anlamak, doğru bakmak lazım. bu kitap (bkz: janjan) lı kapağı yüzünden değil yazarın hayal kırıklığına uğradığı ve tabiri caizse kırıldığı sosyalizme kızgınlığını anlattığı için baş yapıttır. büyük ses getirme sebebi aslen budur. (hele hayvanlarla faşizmi anlatmış diyenler var ki kafa sözlükten önce mutlaka türkçe sözlük okumalıdırlar.)
hayvan çiftliği (bkz: sosyalizm) ve dolayısıyla (bkz: komünizm)e yapılmış çok ağır bir eleştiridir. (bkz: sscb) (bkz: george orwell) ezilen hayvanların devrimle başa geçmesinin ardından gücü eline alan devrimcilerin nasılda kapitaliste evrildiğini gözler önüne sermektedir. birileri eşek gibi çalışmakta, birileri köpekleri eline alıp kapitalistleri mumla aratmaktadır. kitabın final sahnesinde yoldaş domuz, çizmelerini çekip insanlarla pişpirik oynamaya karar götürmektedir işi. halbuki yoldaş at dışarıda eşek gibi çalışıyor. ne ala memleket. "hani sosyalisttik. kardeş... hani eşittik. hani bizim devrimimiz eşitlik üzerineydi" diye sormadan okunan bir hayvan çiftliği okunmuş sayılmaz. hayvan çiftliği kitabına başyapıt deyipte ben sosyalistim diyenleride şaşkınlık içinde izlemekteyim.
bu tavır, "ankara havaları leş gibi, dinleyen maldır." deyip (bkz: oğuz yılmaz) -allah rahmet eylesin.- müptelası olmaktan farksızdır.
not: ankara havası candır. dinledim, dinliyorum, dinleyeceğim. teşbihte hata olmaz.
"hayvanlar eşittir diğerleri daha eşittir. herkesin özgürlüğü bidir" bunlar (bkz: instagram) sözleri ve (bkz: youtube) populer video yorumlarıdır. bu kısmı geçelim.
kitap, dönemin toplumsal yapısını, insan ilişkilerini vs... anlatmamaktadır. doğru anlamak, doğru bakmak lazım. bu kitap (bkz: janjan) lı kapağı yüzünden değil yazarın hayal kırıklığına uğradığı ve tabiri caizse kırıldığı sosyalizme kızgınlığını anlattığı için baş yapıttır. büyük ses getirme sebebi aslen budur. (hele hayvanlarla faşizmi anlatmış diyenler var ki kafa sözlükten önce mutlaka türkçe sözlük okumalıdırlar.)
hayvan çiftliği (bkz: sosyalizm) ve dolayısıyla (bkz: komünizm)e yapılmış çok ağır bir eleştiridir. (bkz: sscb) (bkz: george orwell) ezilen hayvanların devrimle başa geçmesinin ardından gücü eline alan devrimcilerin nasılda kapitaliste evrildiğini gözler önüne sermektedir. birileri eşek gibi çalışmakta, birileri köpekleri eline alıp kapitalistleri mumla aratmaktadır. kitabın final sahnesinde yoldaş domuz, çizmelerini çekip insanlarla pişpirik oynamaya karar götürmektedir işi. halbuki yoldaş at dışarıda eşek gibi çalışıyor. ne ala memleket. "hani sosyalisttik. kardeş... hani eşittik. hani bizim devrimimiz eşitlik üzerineydi" diye sormadan okunan bir hayvan çiftliği okunmuş sayılmaz. hayvan çiftliği kitabına başyapıt deyipte ben sosyalistim diyenleride şaşkınlık içinde izlemekteyim.
bu tavır, "ankara havaları leş gibi, dinleyen maldır." deyip (bkz: oğuz yılmaz) -allah rahmet eylesin.- müptelası olmaktan farksızdır.
not: ankara havası candır. dinledim, dinliyorum, dinleyeceğim. teşbihte hata olmaz.
devamını gör...
#kadinasiddetehayır
twitter’da 8 mart dünya kadınlar gününe istinaden kadına şiddetin önüne geçilmesi için açılmış ve şu ana kadar 1.4 milyon tweet atılmış hashtag.
adaleti sosyal medya da arıyor olmamız biraz hüzünlendiriyor. hashtag altında pek çok şiddet haberini görebilirsiniz.
adaleti sosyal medya da arıyor olmamız biraz hüzünlendiriyor. hashtag altında pek çok şiddet haberini görebilirsiniz.
devamını gör...
zengin olunca yapılacak ufak şımarıklıklar
eğer zengin olursam çayı, içme suyuyla demleyeceğim. hatta kahveyi de içme suyuyla yapacağım.
allah'ım nasip et o gunleri. *
allah'ım nasip et o gunleri. *
devamını gör...
mutlu bir evlilik için ilk şart
saygı, kişilerin birbirine saygı duyması. birbirine özel alan tanımaları. birbirine saygı duyan her ortam güzelleşir, aynı görüş olmayabilir, huylar birbirine uymayabilir ama çiftlerin birbirine tanıdığı özel alan ve saygı ile her şeyin üstesinden gelinir.
devamını gör...
aşılandım videosuna karşı çıkanlar cahildir
oldu olacak kollarımıza yahudilere zamanında yapılanlar gibi türk bayrağını simgeleyen bezler takalım. turistler sıkıntı çekmez böylece kim tc vatandaşı kim değil.
pes ya. türkiye cumhuriyeti vatandaşlarına aşılanmış kuduz köpek muamelesi yapılmasından rahatsız olmayıp turizmden başka hiçbir şey düşünmeyen birinin zırvası.
pes ya. türkiye cumhuriyeti vatandaşlarına aşılanmış kuduz köpek muamelesi yapılmasından rahatsız olmayıp turizmden başka hiçbir şey düşünmeyen birinin zırvası.
devamını gör...



