bir simitte 781 tane susam olması
bir çay kaşığına pişmemiş 120 tane pirinç tanesinin sığmasından daha şaşırtıcı değildir. üstelik kimse oturup susam sayamayacağı için düzmece olma ihtimali de çok yüksektir.
devamını gör...
soyka
iç anadolu bölgesinde işe yaramaz anlamında kullanır anneler, teyzeler ve de nineler.
devamını gör...
her şeye rağmen neşesini kaybetmeyen insan
üst edit: başlık düzenlenmiştir.
şimdi ben diyeceğim ki "şey" her zaman ayrı yazılır, siz diyeceksiniz ki"ayy buna mı takıldın gerçekten? yazar, mis gibi başlık açmış, üstüne güzel bir tanım yapmış. ama sen kalk bir yazım hatasına takıl! olacak iş değil!"
şimdi bu tanımı yazıyorum. yazıyorum değil mi? evet. ne dedim? yazım yanlışı. şey. ayrı yazılır. ben bunu yazarken veya yazdıktan sonra moderasyon ekibi büyük ihtimal başlıktaki hatayı düzeltecekler. peki ben niye bunu yazdım? amacım ne? hiçbir şey. sadece;
(bkz: gece gelen saçmalama isteği)
iyi geceler sözlük.
t: örnek alınması ayrıca tebrik edilmesi gereken insandır.
şimdi ben diyeceğim ki "şey" her zaman ayrı yazılır, siz diyeceksiniz ki"ayy buna mı takıldın gerçekten? yazar, mis gibi başlık açmış, üstüne güzel bir tanım yapmış. ama sen kalk bir yazım hatasına takıl! olacak iş değil!"
şimdi bu tanımı yazıyorum. yazıyorum değil mi? evet. ne dedim? yazım yanlışı. şey. ayrı yazılır. ben bunu yazarken veya yazdıktan sonra moderasyon ekibi büyük ihtimal başlıktaki hatayı düzeltecekler. peki ben niye bunu yazdım? amacım ne? hiçbir şey. sadece;
(bkz: gece gelen saçmalama isteği)
iyi geceler sözlük.
t: örnek alınması ayrıca tebrik edilmesi gereken insandır.
devamını gör...
burhan altıntop replikleri
kusura bakma içerde zikir var şu an arkadaşlarla manevi yönümüzü geliştirmeye çalışıyoruz. sen mümkünse hiç uğrama sıkılursun.
devamını gör...
kişinin aşık olduğunu anladığı an
trafikte; önünüze kıran, hatalı sollama yapan hatta ve hatta kırmızıdan sarıya geçen ısıkta arkadan daaaaaartt diye kornaya basanlara, sinirlenmeyip olsun diyip, kafa sallayıp gülümsediğiniz andır:)
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
seziyorum ki kaçacaksın..
yalvaramam koşamam
ama sesini bırak bende
biliyorum ki kopacaksın
tutamam saçlarından
ama kokunu bırak bende
anlıyorum ki ayrılacaksın
cok yıkkınım yıkılamam
ama rengini bırak bende
duyumsuyorum ki yiteceksin
en büyük acım olacak
ama ısını bırak bende
ayrımsıyorum ki unutacaksın
acı kurşun bir okyanus
ama tadını bırak bende
nasıl olsa gideceksin
hakkım yok durdurmaya
ama kendini bırak bende
devamını gör...
blunted affect sendromu
blunted affect sendromu beynin kendini tamamen duygulara kapatması olarak açıkanır. çoğunlukla kişinin yaşadığı büyük duygusal travmaların veya duygusal eşiğin aşılması sonucunda oluşan duygu yıkımı ile beyin kendini koruma altına alır. bu sendromda kişi; aşk, öfke, hüzün gibi duygular karşısında hissizleşir.
nedenlerinin başında, yaşanılan önemli bir kaybın olması veya sonu gelmiş büyük bir aşk hikayesinin olduğu görülür.
nedenlerinin başında, yaşanılan önemli bir kaybın olması veya sonu gelmiş büyük bir aşk hikayesinin olduğu görülür.
devamını gör...
türkiye’de eksikliği en çok hissedilen şey
adalet ve eğitim
devamını gör...
bir idam
bir george orwell eseridir. 4 içeriği bulunan makalelerinden oluşmaktadır: yazma sebebim, sanat ve propagandanın sınırları, bir idam, aslan ile tek boynuzlu at. çoğu zaman romanlarıyla bilinen yazarın siyasi alanda yazdığı kitapları da mevcuttur( wigan iskelesi yolu gibi). romanlarında da görülen sert eleştiri dili bu kitapta da mevcuttur. benzetmeleri ve örnekleriyle, üslubuyla yine okunası bir kitap yazmıştır.
-yazma sebebim: yazarın yazma sevdasının ne zamandan beri olduğu ve yazar olmak için ne aşamalardan geçtiğini anlattığı bölümdür.
yazar, 4/5 yaşlarındayken bile yazar olduğunu bildiğini,3 kardeşten ortancası ve her kardeş arası 5’er yaş olması nedeniyle yalnızlık çektiğini, kendi kendine hayali varlıklar yaratıp onlarla sohbet edip hayali hikayeler de yazması nedeniyle de hor görülüp yalnız bırakıldığıyla başlar yolculuğuna. ilk şiirini 5 yaşlarındayken yazmış, 11 yaşındayken vatansever bir şiiri yerel gazetede yayınlanmış. sonrası sipariş yazılar ve sipariş usulü yarı komik şiirler…genç dönem hayali ise dev natüralist romanlar yazmak; betimlemesi bol,ağdalı,mutsuz sonla biten romanlar. gerçekten tamamladığı ilk romanı,30 yaşındayken, ‘burma günleri’(roman ingiliz sömürgesi altındaki hindistan/burma’da geçer).
insanları yazmaya iten 4 sebep sayar: safi egoizm, estetik merakı, tarihi içgüdü, siyasi emeller.
siyasi kitaplar yazmasının nedenini bulunduğu koşullara yoran yazar, barış döneminde olsaydı belki de hayali olan ağdalı,betimleme dolu romanları yazabileceğini belirtir.
- sanat ve propagandanın sınırları: sanat sanat için midir? eserde konu mu biçim mi önemlidir? edebiyatta estetik yaklaşımın yerini siyasi yaklaşımın almasının nedenleri nelerdir?
- bir idam: burma’da polis olarak görev yaparken, yaşadığı ve gözlemlediği hintli bir adamın idam günü anlatmaktadır.
- aslan ile tek boynuzlu at: bu bölüm 3 bölümden oluşmaktadır:
1-ingiltere sizin ingiltereniz: dönemin ingilteresinin ve insanlarının davranış, yönelim, alışkanlıklarını değerlendirdiği; dönemin sınıf farklılıklarını ve milliyetçiliğin neden işçi sınıfında daha fazla olduğu sorularına cevap verir.
emperyalizmin zayıflaması sınıflar arasında (işçi sınıfı,orta kesim, burjuvalar ve bir çok kitabında özellikle bahsettiği ve ayrı bir sınıf olarak gördüğü entelijansiya-yani bizim deyimimizle entel kesim) yarattığı düşünce ve yönelim farklılıklarına neden olmuştu. entel kesim arasında sağ yönelimli az insan kalmıştı,çünkü var olan düzenden mutsuzlardı.
alıntı:
‘’…başka türlü de olamazdı. çünkü var olan biçimiyle onlara yer yoktu. ne gelişen ne yıkılan,olduğu yerde duran bir imparatorlukta temel becerisi aptallık olan insanlarca yönetilen ingiltere’de akıllı olmak şüphe uyandırıyordu.’’
(ne kadar tanıdık değil mi?)
yazarın bu makaleyi yazdığı tarihlere (1941) gelindiğinde ,sınıflar arası ayrımın azaldığını belirtir. sosyal konut projeleri, giyimin seri üretime geçmesi ve eğitimin gelişmesi ( çoğunlukla öğretmenlerin özverisiyle der) ile zengin ve fakir arasında ayrımın azaldığından bahseder.
2-esnaf savaşta: bölümü almanların saldırısı esnasında yazmıştır. savaş döneminde özel mülkiyet kavramının nasıl işlemediğini gösterdiğini söyler. kapitalizm her zaman tüketeceğinden fazla ürettiğini , istisnasının da savaş dönemi olduğunu der:
alıntı:
‘… çünkü birileri kar edebileceğini düşünmezse hiçbir şey üretilmiyor’.
sosyalizm ile faşizm arasındaki farkı da , sosyalizmin insanların eşitliğini savunurken, faşizmin(burada nazizmi örnek veriyor) tek bir ırkın üstünlüğünü savunması olarak savunuyor.
ingiltere peki neden cephane, savaş harcamalarına para ayırmadı? üretimin özel sermayede olması ve savaş teçhizat maliyetinin halkın refahından kısılmasını gerektirmesi. ayrıca üreticinin cephaneye değil, ‘kar’a ihtiyaç duyduğundan bahsediyor.ingiltere ,almanya işgaline girmeden bazı üreticiler savaşa girileceği bilinmesine rağmen, almanya’ya kauçuk,bakır, teneke gibi ürünler satmışlar.
nedeni mi? : ‘parası iyi’.
3-ingiliz devrimi: savaş sonrası ingiltere’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey devrimdir. yazar , bu durumun elzem olduğunu ve en iyi yönetim şeklinin de sosyalizm olacağına inanmaktadır. ama sosyalizmin uygulanabilmesi için de bazı şartların eksik olduğuna inanmaktadır. ingiltere böyle bir devrime hazır mıdır?
-yazma sebebim: yazarın yazma sevdasının ne zamandan beri olduğu ve yazar olmak için ne aşamalardan geçtiğini anlattığı bölümdür.
yazar, 4/5 yaşlarındayken bile yazar olduğunu bildiğini,3 kardeşten ortancası ve her kardeş arası 5’er yaş olması nedeniyle yalnızlık çektiğini, kendi kendine hayali varlıklar yaratıp onlarla sohbet edip hayali hikayeler de yazması nedeniyle de hor görülüp yalnız bırakıldığıyla başlar yolculuğuna. ilk şiirini 5 yaşlarındayken yazmış, 11 yaşındayken vatansever bir şiiri yerel gazetede yayınlanmış. sonrası sipariş yazılar ve sipariş usulü yarı komik şiirler…genç dönem hayali ise dev natüralist romanlar yazmak; betimlemesi bol,ağdalı,mutsuz sonla biten romanlar. gerçekten tamamladığı ilk romanı,30 yaşındayken, ‘burma günleri’(roman ingiliz sömürgesi altındaki hindistan/burma’da geçer).
insanları yazmaya iten 4 sebep sayar: safi egoizm, estetik merakı, tarihi içgüdü, siyasi emeller.
siyasi kitaplar yazmasının nedenini bulunduğu koşullara yoran yazar, barış döneminde olsaydı belki de hayali olan ağdalı,betimleme dolu romanları yazabileceğini belirtir.
- sanat ve propagandanın sınırları: sanat sanat için midir? eserde konu mu biçim mi önemlidir? edebiyatta estetik yaklaşımın yerini siyasi yaklaşımın almasının nedenleri nelerdir?
- bir idam: burma’da polis olarak görev yaparken, yaşadığı ve gözlemlediği hintli bir adamın idam günü anlatmaktadır.
- aslan ile tek boynuzlu at: bu bölüm 3 bölümden oluşmaktadır:
1-ingiltere sizin ingiltereniz: dönemin ingilteresinin ve insanlarının davranış, yönelim, alışkanlıklarını değerlendirdiği; dönemin sınıf farklılıklarını ve milliyetçiliğin neden işçi sınıfında daha fazla olduğu sorularına cevap verir.
emperyalizmin zayıflaması sınıflar arasında (işçi sınıfı,orta kesim, burjuvalar ve bir çok kitabında özellikle bahsettiği ve ayrı bir sınıf olarak gördüğü entelijansiya-yani bizim deyimimizle entel kesim) yarattığı düşünce ve yönelim farklılıklarına neden olmuştu. entel kesim arasında sağ yönelimli az insan kalmıştı,çünkü var olan düzenden mutsuzlardı.
alıntı:
‘’…başka türlü de olamazdı. çünkü var olan biçimiyle onlara yer yoktu. ne gelişen ne yıkılan,olduğu yerde duran bir imparatorlukta temel becerisi aptallık olan insanlarca yönetilen ingiltere’de akıllı olmak şüphe uyandırıyordu.’’
(ne kadar tanıdık değil mi?)
yazarın bu makaleyi yazdığı tarihlere (1941) gelindiğinde ,sınıflar arası ayrımın azaldığını belirtir. sosyal konut projeleri, giyimin seri üretime geçmesi ve eğitimin gelişmesi ( çoğunlukla öğretmenlerin özverisiyle der) ile zengin ve fakir arasında ayrımın azaldığından bahseder.
2-esnaf savaşta: bölümü almanların saldırısı esnasında yazmıştır. savaş döneminde özel mülkiyet kavramının nasıl işlemediğini gösterdiğini söyler. kapitalizm her zaman tüketeceğinden fazla ürettiğini , istisnasının da savaş dönemi olduğunu der:
alıntı:
‘… çünkü birileri kar edebileceğini düşünmezse hiçbir şey üretilmiyor’.
sosyalizm ile faşizm arasındaki farkı da , sosyalizmin insanların eşitliğini savunurken, faşizmin(burada nazizmi örnek veriyor) tek bir ırkın üstünlüğünü savunması olarak savunuyor.
ingiltere peki neden cephane, savaş harcamalarına para ayırmadı? üretimin özel sermayede olması ve savaş teçhizat maliyetinin halkın refahından kısılmasını gerektirmesi. ayrıca üreticinin cephaneye değil, ‘kar’a ihtiyaç duyduğundan bahsediyor.ingiltere ,almanya işgaline girmeden bazı üreticiler savaşa girileceği bilinmesine rağmen, almanya’ya kauçuk,bakır, teneke gibi ürünler satmışlar.
nedeni mi? : ‘parası iyi’.
3-ingiliz devrimi: savaş sonrası ingiltere’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey devrimdir. yazar , bu durumun elzem olduğunu ve en iyi yönetim şeklinin de sosyalizm olacağına inanmaktadır. ama sosyalizmin uygulanabilmesi için de bazı şartların eksik olduğuna inanmaktadır. ingiltere böyle bir devrime hazır mıdır?
devamını gör...
insana kendisini sevdiren aktiviteler
t:yaptığımızda mutlu olduğumuz bize iyi gelen şeylerdir.
bana göre mutlu uyanabilmek ve cilt bakımı yapmak*.
bana göre mutlu uyanabilmek ve cilt bakımı yapmak*.
devamını gör...
uyumayan sözlük kitlesi
devamını gör...
görmeden aşık olmak
eskiden sadece mektuplarla sevmis birinin hikayesini dinlemistim. vay be diyip yutkunmustum. karşılaşcakları gün kız onu denemiş yaslı bir kadını gondermis. adam kadının kalbini kırmadığı icin kız kendini gostermeye karar vermis. bu nasıl bir denemedir. kız dişli çıktı. adamsa tam bir beyfendi. diceğim o ki görmeden de sevenler olmustur. bize de göz göre göre sevememek nasipmiş.
devamını gör...
şizofreni ile kişilik bozukluğu arasındaki fark
başlık sahibi güzel açıklamış, naçizane ben de ekleyecek olursam:
insanlar, sesli bir şekilde konuşmasa bile düşünürken içinden konuşabilir ve bu iki olayın gerçekleşmesi aynı zaman aralığında olur. fakat şizofrenide bu düşüncenin işlenmesi sürecinde zamansal bir bozukluk vardır. şizofreni hastaları içlerinde ses yaratsalar da duydukları sesin zamanlaması yanlıştır ve bu sesin, başka birisinin sesi olduğunu düşünürler. bu da beynin amygdala bölümündeki bir sorundan dolayı ortaya çıkar.
kişilik bozuklukları ise farklı nedenlerden ortaya çıkabileceği gibi kişinin günlük yaşantısını, insanlarla ilişkilerini etkileyebilecek farklı sonuçlar da doğurur.
insanlar, sesli bir şekilde konuşmasa bile düşünürken içinden konuşabilir ve bu iki olayın gerçekleşmesi aynı zaman aralığında olur. fakat şizofrenide bu düşüncenin işlenmesi sürecinde zamansal bir bozukluk vardır. şizofreni hastaları içlerinde ses yaratsalar da duydukları sesin zamanlaması yanlıştır ve bu sesin, başka birisinin sesi olduğunu düşünürler. bu da beynin amygdala bölümündeki bir sorundan dolayı ortaya çıkar.
kişilik bozuklukları ise farklı nedenlerden ortaya çıkabileceği gibi kişinin günlük yaşantısını, insanlarla ilişkilerini etkileyebilecek farklı sonuçlar da doğurur.
devamını gör...
insanlar büyüdükçe hayallerinin küçülmesi
akıllara babam ve oğlum filmini getiren durumdur. yaş arttıkça insanın gerçekliğe yaklaşmasından ve biraz da öğrenilmiş çaresizlikten dolayı olduğunu düşündüğüm durumdur aynı zamanda.
devamını gör...
işi gücü bırakıp islamla uğraşan tipler
ya kardeşim bırakın artık insanların ne yaptığını, ne ile meşgul olduklarını, sizi bağlayan nokta ne ? gelipte o insan özgürlüğüne müdahale ederse o zaman birebir çözülecek bir sorun doğar ortaya.
ama cidden sıktı, o bunu yapıyor, o şunla uğraşıyor muhabbetleri.
yapmayın birader, insanlar zaten iyi değil etmeyin birader.
ama cidden sıktı, o bunu yapıyor, o şunla uğraşıyor muhabbetleri.
yapmayın birader, insanlar zaten iyi değil etmeyin birader.
devamını gör...
kafa sözlük
iyi ki doğmuştur. malum büyük sözlüklerin hayal kırıklığı yarattığı bir dönemde içimizi ferahlatmıştır.
devamını gör...
geceye bir kadın yalanı bırak
film mi izleyelim, dizi mi?
pizza mı söyleyelim hamburger mi?
evde mi takılalım, dışarı mı çıkalım?
cevap fark etmez ise
sakın inanmayın*. elbette fark eder. hangisi olduğunu senin bulman gerek ama işin challenge burada zaten. eğer doğrh tercihi yapamazsan bütün gün itina ile surat asılır ve ikinci yalana geçilir.
bir şey yok*
erkek olmak ne zor lan
allah kolaylık versin
pizza mı söyleyelim hamburger mi?
evde mi takılalım, dışarı mı çıkalım?
cevap fark etmez ise
sakın inanmayın*. elbette fark eder. hangisi olduğunu senin bulman gerek ama işin challenge burada zaten. eğer doğrh tercihi yapamazsan bütün gün itina ile surat asılır ve ikinci yalana geçilir.
bir şey yok*
erkek olmak ne zor lan
allah kolaylık versin
devamını gör...
domestic hıyar
#1177875 ablamın dediği açıdan bakınca ben de bir anda uyandım.
* ne kimse doğum günümü kutlar
* ne ceza aldım şimdiye kadar
* adam ceza alıyor, 10 tane nickaltı giriliyor. ben de kıçımı yırtıyorum acaba görülüyor mu diye.
* ne yoldaş '' gel konuşalım '' diyor, ne diğer arkadaşlar. unuttular gittiler beni.
*adam her gün radyoda, şurada burada. ben 5 ay önce program yapayım dedim, kimsenin ruhu bile duymadı.
* adam benden 3.5 ay sonra kayıt olmuş. tam bir fonomen oldu. ben de '' ismail abi ''
ne diyim arkadaş, demek ki bende hata var.
* ne kimse doğum günümü kutlar
* ne ceza aldım şimdiye kadar
* adam ceza alıyor, 10 tane nickaltı giriliyor. ben de kıçımı yırtıyorum acaba görülüyor mu diye.
* ne yoldaş '' gel konuşalım '' diyor, ne diğer arkadaşlar. unuttular gittiler beni.
*adam her gün radyoda, şurada burada. ben 5 ay önce program yapayım dedim, kimsenin ruhu bile duymadı.
* adam benden 3.5 ay sonra kayıt olmuş. tam bir fonomen oldu. ben de '' ismail abi ''
ne diyim arkadaş, demek ki bende hata var.
devamını gör...
brad pitt vs leonardo di caprio
leonardo di caprio'nun her türlü alacağı karşılaştırma.
nasıl bir kıyaslama yaptın diye soranlara, toplanın efendim açıklıyorum.
kanlı elmas filminden leo'yu çıkar brad'i koy sırıtır.
spy game filminden bradi'i çıkar koy leo'yu gram sırıtmaz.
işte bu yüzde leonardo diyorum. o oscar ödülünü o kadar geç veren yapımcılara da burdan selam olsun, evet kulaklarınızı çınlatan bendim ağalar.*
nasıl bir kıyaslama yaptın diye soranlara, toplanın efendim açıklıyorum.
kanlı elmas filminden leo'yu çıkar brad'i koy sırıtır.
spy game filminden bradi'i çıkar koy leo'yu gram sırıtmaz.
işte bu yüzde leonardo diyorum. o oscar ödülünü o kadar geç veren yapımcılara da burdan selam olsun, evet kulaklarınızı çınlatan bendim ağalar.*
devamını gör...
