bütün siyasilerin bir takıma sarılması, desteklemesi, para aktarması, para aklaması skandalı...... finansal fair play*
devamını gör...

1064 yılında ani kalesinin fethi ile selçuklu türkleri doğunun kapısını ele geçirmişlerdi. fakat bu kapı onları için yeterliydi, 1069-1070 yılında birkaç akın yapıldıysa da bizans ordusu bu akınları püskürtmüştür. bilinmelidir ki alparslan'ın amcası tuğrul bey abbasi halifesinin kızı ile evliydi. abbasiler de kendilerine rakip olan fatımiler'in tasfiye edilmesini istemişlerdi. bu yüzden sultan alparslan'ın hedefi de mısırdaki fatımileri yok etmekti. bu işe de halep şehrinin kuşatılması ile başlamıştı.

üstteki yazarın dediği doğrudur. malazgirt savaşı bir savunma savaşıydı. çünkü yapılan antlaşmada selçuklu devletinin tek toprak talebi dahi yoktu. ancak bizans imparatoru'nun serbest bırakıldıktan sonra geri dönüş yolunda gözlerine mil çekilerek sürgüne yollanmasıyla antlaşma bozulmuştu. imparator hem savaş sırasında hem de savaştan sonra da ihanete uğramıştı. büyük selçuklu devleti, antlaşma bozulduktan sonra da anadolu'ya doğrudan girmedi. savaştan sonra anadolu'yu savunabilecek bir ordu kalmamıştı. büyük selçuklu devleti kendisinden toprak isteyen diğer türk beyleri'ne "anadolu'ya gidin orada toprak var" dedi. işte bu artuklular ve danişmendliler anadoluyu fethettiler. selçuklu hanedanının diğer kolundan olan ve büyük selçuklu devleti ile iyi geçinemeyen kutalmışoğlu süleyman şah ise iznik şehrini fethetti ve burayı başkent yaptı. yani büyük selçuklu devleti rey ve ısfahan'da mutluydu. anadolu onlar için çok da önemli değildi. şam ve halep'in ele geçirilmesi ile daha çok ilgilenmekteydiler.

bizans üzerine çalışan tarihçiler malazgirt savaşı için "sonun başlangıcı" derler.
devamını gör...

ıkinci dereceden denklemlerin grafikleridir . genel formülleri ax²+bx+c dir. a sıfıra eşit olamaz. parabollerin kendi icin de formülleri vardır. o formülleri ispatlarıyla öğrenince ayrı bir keyif verir . örneğin kökler toplamı, kökler çarpımı, kökler toplamının yarısı.
devamını gör...

özellikle üç haftadır her cumartesi artan sistematik troll hareketiyle dikkatimi çeken bir gerçekliktir. troll kavramı ile neden bahsettiğimin açıklığa kavuşması için bkz: #756706

söz konusu troller neden buraya üşüşmekteler, kime çalışırlar, aynı merkezden mi yönetilirler gibi komplo teorilerine hiç girmeden sebep olduklarına bakmak, amaçlarını anlamak için yeterlidir; bu başlık altında bugün tanım girmiş olan tüm güzel kalpli, iyi niyetli yazarları birbirine düşürmek.

işin bir yüzüne dönük iyimserlik mesajları, başlık altında yeterince verilmiş zaten. bu yüzden işin diğer yüzüne dikkat çekmek istiyorum ve bir süre önce sözlükten ayrılan una nocte'nin çok güzel ifade ettiği gibi "kaptana buz dağı uyarısını yapan" yazarların üzerine gidilmemesini, bütün sorunların esas kaynağının bilincinde olunup, biraz daha empati kurulmasını rica ediyorum. bu zamana kadar savunduğum sözlük yönetiminin de "cumartesi terörü"nün farkına varmış olduklarını umuyorum.
devamını gör...

olum vasat olumsuz bir kelime değil yahu yüklemeyin adama.

ayrıca başlık uçmadığına göre tanım giren dostumuzun yanıldığı başlıktır.
devamını gör...

sinir bozan, ortam geren tipler.

- gürültü yapanlar (en başta da üst komşular)
- otobüste, dolmuşta bağıra bağıra telefon görüşmesi yapanlar
- "inadına bilmem kim" diye oy verenler ve ülkesinin geleceğiyle inatlaşanlar
- dedikodudan başka muhabbeti, bir hobisi, bir ilgi alanı olmayan bomboş tipler
- okumaktan kaçanlar
...

sözlüklerde;

- bir şeyin övüldüğü her ama her başlığa "benim bu" yazanlar
- aratmadan başlık açanlar
- okumadan artı ya da eksi verenler
- yazı uzun diye eksi verenler
- kadın ve erkeklerin fiziksel özellikleri ya da huyları üzerinden başlık açıp trollük kasanlar
...

fark ettim ki bu tür listeleri sabaha kadar uzatabilirim. sinirimi bozan çok insan tipi var maalesef. insanları olduğu gibi kabul edip sevmeye çalışıyorum ama bu bazen o kadar zor oluyor ki... yani ne bileyim; gece 2'de tepemde mobilya çekip uyku hakkıma saygı duymayan birini nasıl sevebilirim ki?
devamını gör...

bilgi içerikli tanım girdikten sonra gelen " okuyana bir şeyler katabiliyorum galiba " düşüncesiyle kaybolan yorgunluktur.
devamını gör...

kibirden korkarım. iltifat duyunca ilk aklıma gelen bu oluyor ve hemen yangın alarmını çalıştırıp, en yakın acil çıkışından kaçıyorum.
devamını gör...

x mahlaslı yazar sizi kokoreç yemeye davet ediyor bildirimini dört gözle bekliyorum ben. kelle paça da olur.
devamını gör...

plevral efüzyonun sulu değil havalı olanı. viseral plevra ile parietal plevra arasına aşırı miktarda hava girerse tıpkı su fazlalığında olduğu gibi akciğere baskı yapar ve sıkıştırır. o da şöyle görünür.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
belirtiler yine benzer, nefes darlığı ve göğüs ağrısı kesin var ama bu tablo daha ciddi olabilir. akciğerleriniz delinse viseral plevra ile parietal plevra arasına su kaçağı olmaz, ama hava kaçağı olur. ki pnömotoraksın en büyük sebeplerinden biri akciğer yırtıklarıdır. başka sebeplerle de olabilir tabi ama akciğer yırtıkları ciddi sorunlardır, şakaya gelmez.

şimdi burada bir fikir yürütüp topu siz değerli okuyucularıma atacağım. sigara bildiğiniz gibi akciğerin en büyük düşmanı. alveolar formasyonu bozup bu odacıkların birbirine kaynaşmasına ve daha büyük odacıklar oluşmasına neden oluyor, bu da nefes darlığına sebep oluyor. sigaranın akciğer üstünde böyle bir etkisinin olduğunu bildiğimize göre (odacıklar arası duvarları eritme yeteneği) bunu neden dış duvarlara da uygulayamasın? akciğer dış duvarını (viseral plevra) delen sigara, akciğerden göğüs boşluğuna hava kaçağına sebep olamaz mı? bal gibi de olur bence. zaten yaralanma, kavga, darbe vs gibi bir sebep yokken durduk yere olan akut pnömotoraksın sebebi ne, ben bilmiyorum. bence bu yani, sigara. hık diye gidiverirsiniz. boş da atmıyorum hani, bakın bilim de benim yanımda.

dipnot: bu bir nastenka isteğiydi. zorla yazdırılan entry no: #xj19, case closed.
devamını gör...

2000 yılına damgasını vurmuş bir söz dalaşı, hatta neredeyse iç savaş.*

drive.google.com/file/d/0B_...

(bkz: seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım)
devamını gör...

izlemek istediğim bir türlü açmadığım film herkes çok övüyor bu başlığı gördükten sonra büyük ihtimalle izlerim sonra yorumumu yaparım . evet filmi dün gece izledim çok yorgun olduğum için sabah daha doğrusu öğlen saatlerinde tanım girme fırsatım olacak. öncelikle uzun zamandır listemdeydi izlememe vesile olduğu için başlığı açanlara teşekkür ederim. filmi izlemeyenler okumazsa daha iyi olur zaten spolier kısmını eklerim . bu film bir önyargı filmi en azından bana onu gösterdi. yağmurdan arınmış bir masayı anlattı bana. film juri masasında bir kişinin diğerlerini ikna etmeye çalışması üzerine kuruludur.
imgelerin ve metaforların kullanımı filmi bambaşka bir seviyeye çıkarmış. bunları anlamayan seyirci filmden büyük keyif alırken anlayan seyirci daha fazla keyif alıyor.

--! spoiler !--



--! spoiler !-- bilmem kaç sene önce çekilen siyah beyaz bir filmin sadece bir masada geçmesi izleyicinin de merakla takip etmesi gerçekten çok büyük iş düşünsenize bütçeleri sadece oyunculara para veriyorsunuz bir de kameraya gerisine gerek yok tek bir mekan kirala çek çünkü elinizde harika bir senaryo mükemmel bir kurgu var . keşke daha önce izleseydim deyip üzüldüm olsun geç olsun güç olmasın. herkese tavsiye ederim.
devamını gör...

ya şeydir işte.şey yav.anladın sen şey şey.

t:bi yeri yemediği için ne olduğumuzu söyleyemen yazarın açtığı başlık.
devamını gör...

izmir’in dikili ilçesi’ne bağlı bademli köyü’nde bulunan koylardan bir tanesidir. zindancık koyu olarak da bilinir. killik koyunun hemen yan tarafında yer almaktadır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

meybuz
devamını gör...

"sen bana bir kahve yap, ben de sana hayat yaşanabilir bir şeymiş gibi yapayım."
devamını gör...

bir diğer ismi pteroglossus beauharnaesii olan kuş. adını hediye paketleri üzerinde olan kurdelelere benzeyen, kıvrık tüylerden almaktadır. yaşam alanları amazon nehrinin yakınlarıdır. meyve yiyerek beslenirler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel kaynak
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


amerikalı psikolog john broadus watson etik kuralları hiçe sayıp, 8 aylık bebek albert üzerinde tarihin en utanç verici deneyini yapıyor.

“korku, insanda sonradan edinilen bir refleks mi yoksa doğuştan gelen bir dürtü mü?" sorusunun cevabını ararken, ufacık bir bebeğin hayatını karartıyor.

davranış psikolojisi ekolünün kurucusu watson ve asistanı rosalie rayner, çalıştıkları john hopkins hastanesi kreşinde oynayan çocukları uzaktan incelemeye başlarlar.

fakat, ‘korku’ hakkındaki sorularının cevapları için kesin yanıtlar alabilecekleri testler yapmaları gerekir. araştırma için izin alabilecekleri bir aile ararlar. sonuç olarak 8 aylık sağlıklı bir bebek olan albert ile bir deney tasarlamaya karar verirler.
tarihteki en önemli psikolojik deneylerden biri olarak kabul edilen little albert experiment’a başlamadan önce küçük albert’a birkaç duygusal test yapılır.

minik bebeğe sırasıyla beyaz bir fare, tavşan, yanan kağıt parçaları, peruk, maske gibi ilk kez karşılaşabileceği nesneler ve durumlar gösterilir. amaç, albert’ın bunlara koşulsuz karşı tepkisi olup olmadığını incelemektir. sonuç olarak albert, gördüğü hiçbir nesneye karşı korku göstermez; her şeye gülümser.

bu testten sonra albert'ı boş bir odaya götürürler. odada albert'ın üzerine oturduğu bez yatak haricinde hiçbir eşya bulunmaz. daha sonra watson ve asistanı rayner odadan çıkar, yalnız bıraktıkları albert'ın yanına beyaz laboratuvar faresi salarlar. albert, fareden korkmadığı gibi, tam tersi bir tepki göstererek fareyi çok sever, yakalamaya çalışıp, gülmeye başlar.

artık bir sonraki aşamaya geçmeye hazırdırlar. albert, fareye her dokunduğunda iki demir çubuğu (biri çekiç, diğeri çelik çubuk) birbirine vurarak rahatsız edici sesler çıkarmaya başlarlar. sesleri duyan küçük albert ağlamaya başlar. oda yeniden sessizleşince fareyle oynamaya devam eden albert, yine fareye dokunduğu ilk anda psikologların çıkardığı o gürültülü sese maruz kalır.
ağlaması yatışıp, aklı tekrar fareye kayan albert, dokunmaya çalıştığı an hep aynı sesi duyduğu için fareye dokunmaktan korkmaya başlar.

bu deney birkaç gün sürer ve tekrarlanır.
watson ve rayner deneyi ileri noktaya taşıyıp tavşan ve başka tüylü objeler de getirirler. çıkan sonuç: albert, özellikle beyaz renkli, tüylü bir nesne görse ondan korkup, ağlamaya başlar ve kaçmak ister.

artık albert gördüğü pamuk, beyaz tavşan ve benzer nesnelerin karşısında demir çubuklarla çıkarılan ses olmamasına rağmen korkmaya başlar.

vardıkları sonuçla yetinmeyen psikologlar, son olarak beyaz sakallı ve tüylü kostümler giyerek odaya girerler. karşısında git gide büyüyen tüylü nesneler gören zavallı albert’ın korkusu artık hafızasına tamamen kazınır.

1920’lerde yapılan bu deneyle bilim insanları koşullu korkuyu kanıtlar. fakat deney uğruna 8 aylık bir bebeğe yapılan koşullandırmayı geriye almadıkları, onu iyileştirmedikleri için büyük tepki çekerler. gerçi albert'ın ruh sağlığı için bir iyileştirmeye başlasalardı da, geçmişin derin ve karanlık izlerini ne denli silebileceklerdi bilinmez.

küçük albert’a deney sonrasında ne olduğuyla ilgili birçok rivayet var.
yazar tom bartlett’a göre, küçük albert’in annesi arvilla merritte aynı hastanede süt annelik yapıyordu. o devre göre, sosyal statüsü hastanenin diğer çalışanlarına göre daha düşüktü. maddi imkansızlıktan dolayı bebeğinin deneyde kullanılması teklifini geri çeviremedi. finding little albert kitabına göre ise, annesinin küçük albert’ın üzerinde yapılan deneylerden haberi yoktu. deneylerin farkına vardığında bebeğini alıp, ortadan kayboldu.

küçük albert'ın trajik ölümü

american psychological association verilerine göre ise küçük albert’in asıl adı douglas merritte.
kayıtlara göre, douglas 6 yaşında hidrosefali’den ( beyinde su toplanması) hayatını kaybetti.

dipnot: bebek ailesinin rızasıyla alınır ve asıl ismi kullanılmaz. albert ismi bir nevî mahlastir.
devamını gör...

hayatım kusura bakma ya, trafikteydim kızım, trip yapma. iyi küs. muhattap olmuyorum, ben içeri arkadaşlarımın yanına gidiyorum. sana da süre
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim