ötanazi kilisesi
kendilerini türler arası dengeyi sağlamaya adayan ve bunu sağlamak için dört ilkeye sadık kalan (kar amacı gütmeyen)kilise.
kilisenin ilk ve en önemli kuralı “ürememek”tir. diğer dört ilkeye gelecek olursak bunlar intihar, kürtaj, yamyamlık ( sadece daha önce ölmüş kişiler için geçerlidir) ve sodomi (üreme amacı taşımayan cinsel aktivite)*dir.
ayrıca kilisenin yeminli binlerce üyesi ve destekçisi bulunuyor. *
kilisenin ilk ve en önemli kuralı “ürememek”tir. diğer dört ilkeye gelecek olursak bunlar intihar, kürtaj, yamyamlık ( sadece daha önce ölmüş kişiler için geçerlidir) ve sodomi (üreme amacı taşımayan cinsel aktivite)*dir.
ayrıca kilisenin yeminli binlerce üyesi ve destekçisi bulunuyor. *
devamını gör...
ölmeden önce okunması gereken kitaplar
oblomov
suç ve ceza
uğultulu tepeler
palto
gog
dönüşüm
suç ve ceza
uğultulu tepeler
palto
gog
dönüşüm
devamını gör...
yazar mahlaslarının öteki dünya versiyonu
mevtgiriz_
merdüm insan demektir dostlar. mevt ise ölum.
merdüm insan demektir dostlar. mevt ise ölum.
devamını gör...
en sevdiğiniz şarkı en sevdiğiniz şarkı olmak için ne yaptı sorunsalı
en sevdiğim yemek en sevdiğim şarkı en sevdiğim şu en sevdiğim bu diye sıraladığım enlerim yok. duruma zamana göre enlerim değişir. en sevdiğim şarkı bu diyen insanlara her zaman şaşırım ve benim enim ne acaba diye düşüncelere dalarım. bir enim yok. bir çok enim var ve sürekli değişiyor
devamını gör...
ağzından salya saçmak
hakaret etmeden birilerinin görüşüne katılmamak değildir mesela.
bir kişi sizle aynı fikirde değilse,
görüşlerini hakaret etmeden saygı çerçevesinde ifade ediyorsa,
o kişilere ağzından salya saçıyor diyemezsiniz,
hele ki o kişiler kafa sözlük yazarıysa, hele ki o kişiler arasında çok sevdiğimiz yazarlar da varsa,
hiç diyemezsiniz!
zaten hiçbir kafa sözlük yazarı da köpekleri hatıra getiren bu benzetmeyi kullanmaz. değil mi?
ben de öyle düşünmüştüm.
varsa bir köpek,
varsa bir köpeklik,
anlatın da bilelim,
bilelim ki yapılsın gereği!
yok yere insanları itham edemezsiniz!!!
bir kişi sizle aynı fikirde değilse,
görüşlerini hakaret etmeden saygı çerçevesinde ifade ediyorsa,
o kişilere ağzından salya saçıyor diyemezsiniz,
hele ki o kişiler kafa sözlük yazarıysa, hele ki o kişiler arasında çok sevdiğimiz yazarlar da varsa,
hiç diyemezsiniz!
zaten hiçbir kafa sözlük yazarı da köpekleri hatıra getiren bu benzetmeyi kullanmaz. değil mi?
ben de öyle düşünmüştüm.
varsa bir köpek,
varsa bir köpeklik,
anlatın da bilelim,
bilelim ki yapılsın gereği!
yok yere insanları itham edemezsiniz!!!
devamını gör...
ısrarla hayal kurmanızı hayallerinizin peşinden koşmanızı istiyorum
gençliğin hayali bim a101 kasiyerliği.
devamını gör...
az kişinin bildiği muhteşem kelimeler
dem'a-riz: ağlayan.
ahlam: rüya.
serzeniş: sitem.
malihülya: kara sevda.
güzeşte: zaman bakımından geçmiş, geride kalmış.
ahlam: rüya.
serzeniş: sitem.
malihülya: kara sevda.
güzeşte: zaman bakımından geçmiş, geride kalmış.
devamını gör...
orijinalinden daha iyi olan coverlar
ayça özefe-seni dert etmeler
devamını gör...
ekmek şarap sen ve ben
ekmek şarap sen ve ben
bir de sabahın dördü
dışarda kar
odamız ılık
gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir oğlanla yattığını
aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını
kıskandım gogen’i tahitilim
terlemiş vücudunu silerken
cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
güneşi doğurmuştu ölü cisim
martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
sam yelim sahra-i kebirim
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
gogen’e,
kadere,
sana,
bana,
bir de gittiğin arabanın tekerine
ne diyordum arkadaş….
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini
sırayla olurum fatih, selim, kanuni
bazen kadın hamamında tellak….
bazen christoph colomb
napolyon’ken düşünürüm elbe’de geçen günleri
timur’ken beyazıt’ı yenişimi….
bir kere aristo’nun hocası olmuştum
ona verdiğim dersle gurur duymuştum
bazen jan dark’ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum
eğer daha da içersem
shakespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be platon…
bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu
ıslak kaldırımlarda yürürken acırım
önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
ukalalık işte derim neme lazım senin
kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş….
ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
şehrin izbe sokaklarında
yavaş yavaş kaybolur benliğim…
bir de sabahın dördü
dışarda kar
odamız ılık
gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir oğlanla yattığını
aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını
kıskandım gogen’i tahitilim
terlemiş vücudunu silerken
cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
güneşi doğurmuştu ölü cisim
martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
sam yelim sahra-i kebirim
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
gogen’e,
kadere,
sana,
bana,
bir de gittiğin arabanın tekerine
ne diyordum arkadaş….
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini
sırayla olurum fatih, selim, kanuni
bazen kadın hamamında tellak….
bazen christoph colomb
napolyon’ken düşünürüm elbe’de geçen günleri
timur’ken beyazıt’ı yenişimi….
bir kere aristo’nun hocası olmuştum
ona verdiğim dersle gurur duymuştum
bazen jan dark’ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum
eğer daha da içersem
shakespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be platon…
bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu
ıslak kaldırımlarda yürürken acırım
önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
ukalalık işte derim neme lazım senin
kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş….
ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
şehrin izbe sokaklarında
yavaş yavaş kaybolur benliğim…
devamını gör...
fransızca cümle bırak
içimden defalarca kez "fransızcaya olan ilgimi belli etmemeliyim!" dememe rağmen kendimi bulduğum yere bakar mısınız? neyse efendim, geceye ingilizce bir cümle bırak başlıklarından özenerek oluşuma sunduğum başlıktır. güzel cümleler bırakacağımdır.
“ıl n'y a pas de raccourcis pour les endroits qui valent le coup.”
“gitmeye değer yerler için hiçbir kestirme yol yoktur.”
-helen keller
“ıl n'y a pas de raccourcis pour les endroits qui valent le coup.”
“gitmeye değer yerler için hiçbir kestirme yol yoktur.”
-helen keller
devamını gör...
sevişmek isteyen kızlar
yeme-içme gibi normal bir durum olan sevişmenin, erkeğin karşı cinsi; kadın tarafından istenme durumu.
devamını gör...
normal sözlük meslek ve aylık gelir dağılımı
işsizim/ 0 tl. çorbayı kaynatmayı bırak çorbaya atacak tuz alamıyoruz. olsun. hayat güzel. kuşlar falan uçuyor.
devamını gör...
birinden soğumak için nedenler
hayvanları sevmemesi.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi kadın haklarına saygıyı getirmedi
ülkemizi tek başına idare eden zihniyetin temsilcisi bir rte beyanıdır.
tamamı şöyle : “ istanbul sözleşmesi, kadın haklarına saygıyı getirmedi; bizim dinimizde kadına şiddet haramdır.”
twitter.com/bbcturkce/statu...
bu da ülkemizin resmî din işleri sorumlusu diyanet dairesinin sitesinden: "(evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün." nisa suresi 34.
kuran.diyanet.gov.tr/tefsir...
ülkemin kadınları bir uyansanız artık. lütfen.
tamamı şöyle : “ istanbul sözleşmesi, kadın haklarına saygıyı getirmedi; bizim dinimizde kadına şiddet haramdır.”
twitter.com/bbcturkce/statu...
bu da ülkemizin resmî din işleri sorumlusu diyanet dairesinin sitesinden: "(evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün." nisa suresi 34.
kuran.diyanet.gov.tr/tefsir...
ülkemin kadınları bir uyansanız artık. lütfen.
devamını gör...
eşinin genital bölgesine demir çubuk sokarak öldüren adam
asıl kötü olan ne biliyor musunuz?
ölmeseydi bizim bundan hiç haberimizin olmayacaktı.
ölümün bu acıları yaşayan kadınların çığlığı olması.
her gün biraz daha (bkz: dicle koğacıoğlu) nun 'dayanamiyorum ne çok acı var' dediği yere sürükleniyoruz.
ölmeseydi bizim bundan hiç haberimizin olmayacaktı.
ölümün bu acıları yaşayan kadınların çığlığı olması.
her gün biraz daha (bkz: dicle koğacıoğlu) nun 'dayanamiyorum ne çok acı var' dediği yere sürükleniyoruz.
devamını gör...
moral bozukluğuna iyi gelen videolar
porno videolarıdır.
devamını gör...
moderatör olduğum halde istediğim rozeti alamamam rezaleti
53.000 karakterlik ellerimle yazdığım ve tek bir alıntı içermeyen devil may cry tanımım var sözlük bana devil may cry rozetini bile çok gördü ben bu konuda daha fazla yorum bile yapmak istemiyorum. yoldaşı da mundus'a havale ediyorum, underworld'e kadar yolun var sözlük.
edit: ayrıca dante var vergil yok. hayır neden yok mantıklı bile değil ki. adamlar ikiz zaten koy kenara mavilisini kim anlayacak. hayatınızda hiç judgement cut atmamış gibi kötüsünüz.
edit: ayrıca dante var vergil yok. hayır neden yok mantıklı bile değil ki. adamlar ikiz zaten koy kenara mavilisini kim anlayacak. hayatınızda hiç judgement cut atmamış gibi kötüsünüz.
devamını gör...
kluver bucy sendromu
iki taraflı amigdala lezyonunda görülen sendroma verilen isimdir.
bu hastalar korkusuz, aşırı meraklı ve unutkan olurlar.
akla gelebilecek her şeyi yemeye çalışırlar buna psişik körlük de denilmektedir.
ayrıca hiperseksüel özellik gösterirler.
bu hastalar korkusuz, aşırı meraklı ve unutkan olurlar.
akla gelebilecek her şeyi yemeye çalışırlar buna psişik körlük de denilmektedir.
ayrıca hiperseksüel özellik gösterirler.
devamını gör...
albastı
kuyularda yaşadığı düşünüldüğü için anadolu'nun bazı coğrafyalarında ''kuyu kızı'' olarak bilinen kötü ruhtur. albız olarak da bilinir.
erlik tarafından demir dövülerek yaratılmıştır.
albız yaptığı kötülüklerden zevk alan bir yaratıktır. yaptığı kötülüklere ise ''albasmak'' denir.
lohusa kadınlara ve çocuklara musallat olur. lohusa kadınları korumak için yastığının altına veya odasına demir eşyalar koyulur. çünkü albız demirden ve demirciden korkar. bunun nedeni ise albız'ın erlik han tarafından demir örsle dövülerek yaratılmasından kaynaklıdır.
ancak yalnızca lohusa kadınlara ve çocuklara musallat olmaz.
erkeklere, genç kızlara ve atlara musallat olan türleri de vardır.
tabii ki albız'ı yakalamak da mümkündür. göğsüne bir iğne saplandığında albız kaçamaz, insan şeklini alır.
insan şeklini alan albız kendini evin hizmetine adar.
hatta bir anlatıya göre hizmet ettiği ev için kuyuya su getirmeye giden albız, kuyunun başında oynayan çocuklardan birini göğsündeki iğneyi çıkartması için kandırır. göğsünden iğne çıkarılınca yedi yıl boyunca hizmet ettiği eve bakarak beddua eder ve kuyuya atlar. bunun üzerine suyun üstü kan ile dolar. kendi kabilesi insanlara hizmet ettiği için albız'ı öldürmüştür.
not: coğrafyamızda bazı insanlar kendisini gördüklerini anlatırlar. hatta bir arkadaşımın babaannesi şöyle anlatırdı:
arkadaşın dedesi albız'ı ahırda atın kuyruğunu örerken görmüş. onu iğne ile yakalamış ve bir daha onların sülalesine bulaşmaması için yemin ettirmiş.*
erlik tarafından demir dövülerek yaratılmıştır.
albız yaptığı kötülüklerden zevk alan bir yaratıktır. yaptığı kötülüklere ise ''albasmak'' denir.
lohusa kadınlara ve çocuklara musallat olur. lohusa kadınları korumak için yastığının altına veya odasına demir eşyalar koyulur. çünkü albız demirden ve demirciden korkar. bunun nedeni ise albız'ın erlik han tarafından demir örsle dövülerek yaratılmasından kaynaklıdır.
ancak yalnızca lohusa kadınlara ve çocuklara musallat olmaz.
erkeklere, genç kızlara ve atlara musallat olan türleri de vardır.
tabii ki albız'ı yakalamak da mümkündür. göğsüne bir iğne saplandığında albız kaçamaz, insan şeklini alır.
insan şeklini alan albız kendini evin hizmetine adar.
hatta bir anlatıya göre hizmet ettiği ev için kuyuya su getirmeye giden albız, kuyunun başında oynayan çocuklardan birini göğsündeki iğneyi çıkartması için kandırır. göğsünden iğne çıkarılınca yedi yıl boyunca hizmet ettiği eve bakarak beddua eder ve kuyuya atlar. bunun üzerine suyun üstü kan ile dolar. kendi kabilesi insanlara hizmet ettiği için albız'ı öldürmüştür.
not: coğrafyamızda bazı insanlar kendisini gördüklerini anlatırlar. hatta bir arkadaşımın babaannesi şöyle anlatırdı:
arkadaşın dedesi albız'ı ahırda atın kuyruğunu örerken görmüş. onu iğne ile yakalamış ve bir daha onların sülalesine bulaşmaması için yemin ettirmiş.*
devamını gör...