821.
birinci basamakta takılı kaldık ae. maslow'da da böyle oldu. ilk basamaklarla derdim var. ikiye çıksam arkası gelecek gibi ama.
devamını gör...
822.
"var olmayan ideale duyulan arzu"
yalın alpay
yalın alpay
devamını gör...
823.
varlığına bir dönem körü körüne inandığım ama aslında bizim uydurmamız olan hissimsi bir şey. sanki hiç vazgeçemeyecek gibi gelen insanlar bile vazgeçebilir hiç vazgeçilemeyecek gibi olan insanlardan vazgeçilir. en kalbinize dokunan insanlar bile gün gelir sizi nerden yaralayabileceğini bilir ve yaralar. o yüzden tecrübe etmek acı verir ama yaşamak güzeldir. çokta şey yapmamak lazım yine de.
devamını gör...
824.
sertab erener şarkısıdır canlı performansını tamamen aynı yapan efsane bir sese sahiptir kendileri
devamını gör...
825.
sevdamın gözleri,
görmez olmuş beni,
kalbim ne eylesin?
yarim sevmedikçe beni.
görmez olmuş beni,
kalbim ne eylesin?
yarim sevmedikçe beni.
devamını gör...
826.
varlığına inanmadığım ama ayaklarımı yerden kesen, midemde kelebekler uçuracak bir şeyi de merak etmiyor değilim.
devamını gör...
827.
insanı aptala çeviren duyguya denir.
devamını gör...
828.
öğrendim ki. bazen tek ihtiyacım olan bir el ve
beni anlayacak bir yürektir. öğrendim ki. inkar edip içimde sakladığım
seyler gerçekliğini yitirmiyor .öğrendimki her yaramı saran zaman değil
sensin *
beni anlayacak bir yürektir. öğrendim ki. inkar edip içimde sakladığım
seyler gerçekliğini yitirmiyor .öğrendimki her yaramı saran zaman değil
sensin *
devamını gör...
829.
عشق. arapça kökenli. ilkel bir dürtü, kısa süreli heyecan senfonisi. ayaktakımı fazla anlam yükler.
devamını gör...
830.
korkunç güzel bir hikaye ama bana ait değil.
devamını gör...
831.
tesadüfen eline aldığın bir kitabın güzel çıkması gibi. bitmesin istersin ama bir sayfa sonrasını da merak edersin.
sonra ne olur?
harika bir kitap okumuş olursun ama kitap bitmiştir.
sonra ne olur?
harika bir kitap okumuş olursun ama kitap bitmiştir.
devamını gör...
832.
gördüğüm düşlerin ömrü benden uzun.
kendi olarak sana gelen
sana gereksinimi olmadan seni isteyen,
sensiz de olabilecekken senin ile olmayı seçen,
kendi olmasını seninle olmaya bağlayan.. işte odur aşk.
keskini ovalleştiriyor,
realiteyi masallaştırıyor,
rengi yumuşatıyor.
suç masumiyet kazanıyor.
sanki metal yoğurulabilir,
ahşap daha da sepia.
sanki su bal kıvamında akışkan,
kar daha ılık.
‘yıldızlı gece’ biraz açıklayabiliyor gibi baktığımda aşkı bana..
hem arsızdır, bi de üstüne dengesizdir aşk..
yaşamın birkaç net döngüsüden biri, var eden, yok eden, yaşama nedeni olan, yaşamdan soğutan, reddedilen, varlığını kanıtlamak için kılıktan kılığa girilen, şiirin, şarkının, nefret ve özlemin ana teması, varlığı kadar yokluğu da hasta eden, hastalık sayılan, tanrı gibi varlığından şüphe edilse de yine de inanılan o kimyadır aşk.
yine de var olsun diyerek, şiirlere sığındığım insan olma halidir.
en güzel tılsımlı kelimeleri hak eden kavramın adıdır.
kokusu olsa leylak olurdu,
rengi olsa uçuk mavi olurdu,
sesi olsu en davudi ses olurdu,
elle tutulur bir şey olsa yumuşacık bir şey olurdu ve bir tadı olsa en leziz şeyin tadı olurdu.
en fazla tövbe edilen, en sık tövbe bozdurandır aşk.
bozulan tövbelerin en anlamlısı, en olmaz denilen anlarda tanrının dünyaya uzanan elidir aşk.
bittikten sonra bir daha yürümem denilen yol, yolculukların en keyiflisidir aşk.
hayatı anlamlı kılan tarçın kokusudur aşk.
her bedende farklı ortaya çıkan, her dilde ayrı anlam bulan, dünyadaki kelimelerin en evrenselidir aşk.
kendi olarak sana gelen
sana gereksinimi olmadan seni isteyen,
sensiz de olabilecekken senin ile olmayı seçen,
kendi olmasını seninle olmaya bağlayan.. işte odur aşk.
keskini ovalleştiriyor,
realiteyi masallaştırıyor,
rengi yumuşatıyor.
suç masumiyet kazanıyor.
sanki metal yoğurulabilir,
ahşap daha da sepia.
sanki su bal kıvamında akışkan,
kar daha ılık.
‘yıldızlı gece’ biraz açıklayabiliyor gibi baktığımda aşkı bana..
hem arsızdır, bi de üstüne dengesizdir aşk..
yaşamın birkaç net döngüsüden biri, var eden, yok eden, yaşama nedeni olan, yaşamdan soğutan, reddedilen, varlığını kanıtlamak için kılıktan kılığa girilen, şiirin, şarkının, nefret ve özlemin ana teması, varlığı kadar yokluğu da hasta eden, hastalık sayılan, tanrı gibi varlığından şüphe edilse de yine de inanılan o kimyadır aşk.
yine de var olsun diyerek, şiirlere sığındığım insan olma halidir.
en güzel tılsımlı kelimeleri hak eden kavramın adıdır.
kokusu olsa leylak olurdu,
rengi olsa uçuk mavi olurdu,
sesi olsu en davudi ses olurdu,
elle tutulur bir şey olsa yumuşacık bir şey olurdu ve bir tadı olsa en leziz şeyin tadı olurdu.
en fazla tövbe edilen, en sık tövbe bozdurandır aşk.
bozulan tövbelerin en anlamlısı, en olmaz denilen anlarda tanrının dünyaya uzanan elidir aşk.
bittikten sonra bir daha yürümem denilen yol, yolculukların en keyiflisidir aşk.
hayatı anlamlı kılan tarçın kokusudur aşk.
her bedende farklı ortaya çıkan, her dilde ayrı anlam bulan, dünyadaki kelimelerin en evrenselidir aşk.
devamını gör...
833.
"tanrı'nın insana zalim bir şakası."
devamını gör...
834.
aşk hala yüreğime denk düşmedi.
bu yıl aşka dair umudum oldu biriyle ve hiç düşünmeden adımlar attım lakin istediğim huzuru bulamadım aşkıda bulamacayaktım. aşkı onda bulamadım ama bende bulabileceğini düşünüyordu diye tahmin ediyorum . bu yüzden onuda ikna ettim bizden olmayacağına çünkü ayrılacak cesaretim hiç yoktu neyse ki onda varmış korkuyordum , onu kırmaktan incitmekten hala düşünüyorum acaba diye sonunda daha yıkıcı olurdu başta daha kolay oldu .
ama hala *
bulana kadar devam ;)
bu yıl aşka dair umudum oldu biriyle ve hiç düşünmeden adımlar attım lakin istediğim huzuru bulamadım aşkıda bulamacayaktım. aşkı onda bulamadım ama bende bulabileceğini düşünüyordu diye tahmin ediyorum . bu yüzden onuda ikna ettim bizden olmayacağına çünkü ayrılacak cesaretim hiç yoktu neyse ki onda varmış korkuyordum , onu kırmaktan incitmekten hala düşünüyorum acaba diye sonunda daha yıkıcı olurdu başta daha kolay oldu .
ama hala *
bulana kadar devam ;)
devamını gör...
835.
sokrates'e göre aşk, güzelliğin aracılığıyla çoğalma arzusudur.
devamını gör...
836.
her sokak başında
çöplerin arasında
yaşanmışlıkların gözü önünde
umut yeşeren her yerde
gözlüyorum seni
çöplerin arasında
yaşanmışlıkların gözü önünde
umut yeşeren her yerde
gözlüyorum seni
devamını gör...
837.
aşk ilacı ve çaresi olmayan bi hastalıktır. ilaç olarak bi insanı seçerseniz kendinize o zaman yan etkilerini de göze almanız gerekir...
devamını gör...
838.
"aşk" kesinlikle ve kesinlikle "felsefe"dir.
alıntılamayın lütfen, kurduğum değerli cümlelerden biri olduğunu düşünüyorum.
alıntılamayın lütfen, kurduğum değerli cümlelerden biri olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
839.
aşk, aşık olunan kişiyi, yaralarından öpmektir... bu yüzden tensel ve münzevi olmanın ötesinde, ruhsaldır...
belki de aşka, gereksiz özellikler atfediyoruz. bu yüzden yaralanmalarımız ya da koşup durulmalarımız...
kişiye göre değişir aşkın tanımı belki. ancak bendeki anlamı, tam olarak bu'dur: yaralarını öpmek...
belki de aşka, gereksiz özellikler atfediyoruz. bu yüzden yaralanmalarımız ya da koşup durulmalarımız...
kişiye göre değişir aşkın tanımı belki. ancak bendeki anlamı, tam olarak bu'dur: yaralarını öpmek...
devamını gör...
840.
konumuz bugün aşk efendim
öyle ne konuşacağımı bilmiyorum bugün.
nedir bu aşk yere göğe sığdırılamayan veya gömüp gömüp toprağının atılmadığı...
öyle farklı yerlere çekilmiş ve çok başka anlamlar yüklenmiş ki bu kelimenin altına.
elbette her kim bunun tanımını yapmya kalksa kendinden yola çıkarak başlar satırlarını yazmaya uzun uzun veya tek bir kelimeyle noktalayıveriyorlar hiç uzatmadan bilinir ki acı verir. kime göre peki ? öyle tutup da her duyguyu aşk ile karıştırmamak lazım peki nasıl anlaşılır? inanın ki ben de bilmiyorum. insan her eksik hissettiğinde tamamlanır mı bir bakışla eksikliği ? aşk bu mudur?
" aşk budur diyemem ben aşk sensin! öyle tutup bir sürü şey anlatacağıma sen desem olur mu? "
artık benimsediğimiz parkımızda otururken zamanın ne kadar da çabuk geçtiğini fark ettik ikimiz de beni durdurup sana bir japon hikayesi anlatmamı ister misin diye sordu. ne bir hikaye oturup ömrümün sonuna kadar sen sus ben sana anlatırım her şeyi desen yine susarım ki. çok seviyorum özellikle sen tarafından bilgilenince .
(bkz: urashima taro) nun masalını bilir misiniz bilmem. bilmiyorsanız mutlaka 5 dakikanızı ayırmanızı isterim. zamanın sevdiklerimizle ne kadar çabuk geçtiğini anlatan çok güzel bir japon masalı kendisi .
bu gözlerimi dolduran masalı mutlaka bilinmesi isterim herkes tarafından.
velhasıl kelam demek istediğim öyle aşkın bir tanımı yoktur. maşukun hisleri neyse tanım odur. aşktan büyük acılar çekmişse aşk insana başta mutluluk verip sonra acı veren bir şey iken; aşk sayesinde kopmuş olduğu hayatına yeniden bağlanan biri için aşkın tanımı çok başkadır nitekim aşk hayattır onlar için ömür bağıdır.*)
kişisel not: çok daha hızlı bir şekilde urashima taro'nun hikayesine ulaşmak isterseniz hemen burda #1720099
öyle ne konuşacağımı bilmiyorum bugün.
nedir bu aşk yere göğe sığdırılamayan veya gömüp gömüp toprağının atılmadığı...
öyle farklı yerlere çekilmiş ve çok başka anlamlar yüklenmiş ki bu kelimenin altına.
elbette her kim bunun tanımını yapmya kalksa kendinden yola çıkarak başlar satırlarını yazmaya uzun uzun veya tek bir kelimeyle noktalayıveriyorlar hiç uzatmadan bilinir ki acı verir. kime göre peki ? öyle tutup da her duyguyu aşk ile karıştırmamak lazım peki nasıl anlaşılır? inanın ki ben de bilmiyorum. insan her eksik hissettiğinde tamamlanır mı bir bakışla eksikliği ? aşk bu mudur?
" aşk budur diyemem ben aşk sensin! öyle tutup bir sürü şey anlatacağıma sen desem olur mu? "
artık benimsediğimiz parkımızda otururken zamanın ne kadar da çabuk geçtiğini fark ettik ikimiz de beni durdurup sana bir japon hikayesi anlatmamı ister misin diye sordu. ne bir hikaye oturup ömrümün sonuna kadar sen sus ben sana anlatırım her şeyi desen yine susarım ki. çok seviyorum özellikle sen tarafından bilgilenince .
(bkz: urashima taro) nun masalını bilir misiniz bilmem. bilmiyorsanız mutlaka 5 dakikanızı ayırmanızı isterim. zamanın sevdiklerimizle ne kadar çabuk geçtiğini anlatan çok güzel bir japon masalı kendisi .
bu gözlerimi dolduran masalı mutlaka bilinmesi isterim herkes tarafından.
velhasıl kelam demek istediğim öyle aşkın bir tanımı yoktur. maşukun hisleri neyse tanım odur. aşktan büyük acılar çekmişse aşk insana başta mutluluk verip sonra acı veren bir şey iken; aşk sayesinde kopmuş olduğu hayatına yeniden bağlanan biri için aşkın tanımı çok başkadır nitekim aşk hayattır onlar için ömür bağıdır.*)
kişisel not: çok daha hızlı bir şekilde urashima taro'nun hikayesine ulaşmak isterseniz hemen burda #1720099
devamını gör...