atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
başlık "sivrisinek terbiyecisi" tarafından 06.12.2020 08:10 tarihinde açılmıştır.
201.
atatürk'e dinsiz diyenlerin dini nasıl yaşadığına bakınız.
kendileri dini yaymayı insanlara empoze etmeyi ve hatta zorlamayı kendilerine görev bilinmişler, uzun yoldan allah olduklarını mı iddia ediyorlar?
allahın gücü yetmiyor mu kulunu yoluna sokmaya ?
sen kimsin¿ çelimsiz beşir derler adama..
tanrı için en büyük günah neydi bakalım ; başka bir kulun hakkı.. şimdi otur bak bu müslümanlara başka kulun hakkını miras kalmışçasına çatur çutur yerler ama sorsan en müslüman bunlar veya süslüman..
bir de şirk olayı var mesela, tanrının gücü yetmiyormuş gibi herkes kendi bendinde tanrı kesilmiş, en büyük allah en çok insanı müslüman edenmiş ... zorlayarak.
atatürk gibi bir insanı hala çeşitli yerlerden vurmaya çalışıyorlar. inanıyor veya inanmıyor sanane? şahsen kuranı bayrak gibi sallayanları da gördük, ona oy verenleri de.. gerçi ekrem imamoğlu için imamın oğluymuş ona oy vereyim diyen vatandaştan ne beklersin ki ?
atatürk bu ülkenin kurucu lideridir. neye inandığı veya inanmadığı bizi bağlamaz.
din bireysel, devlet toplumsaldır.
kendileri dini yaymayı insanlara empoze etmeyi ve hatta zorlamayı kendilerine görev bilinmişler, uzun yoldan allah olduklarını mı iddia ediyorlar?
allahın gücü yetmiyor mu kulunu yoluna sokmaya ?
sen kimsin¿ çelimsiz beşir derler adama..
tanrı için en büyük günah neydi bakalım ; başka bir kulun hakkı.. şimdi otur bak bu müslümanlara başka kulun hakkını miras kalmışçasına çatur çutur yerler ama sorsan en müslüman bunlar veya süslüman..
bir de şirk olayı var mesela, tanrının gücü yetmiyormuş gibi herkes kendi bendinde tanrı kesilmiş, en büyük allah en çok insanı müslüman edenmiş ... zorlayarak.
atatürk gibi bir insanı hala çeşitli yerlerden vurmaya çalışıyorlar. inanıyor veya inanmıyor sanane? şahsen kuranı bayrak gibi sallayanları da gördük, ona oy verenleri de.. gerçi ekrem imamoğlu için imamın oğluymuş ona oy vereyim diyen vatandaştan ne beklersin ki ?
atatürk bu ülkenin kurucu lideridir. neye inandığı veya inanmadığı bizi bağlamaz.
din bireysel, devlet toplumsaldır.
devamını gör...
202.
bu kimin umurunda.
şimdi ki dindar da ne oldu.
bir kulağımızın arkası kaldı...
şimdi ki dindar da ne oldu.
bir kulağımızın arkası kaldı...
devamını gör...
203.
öncelikle dini kendini ilgilendirir bizi değil, bunun dışında isteyen o dönemde atatürk'ün izniyle okutulan resmi tarih kitaplarına ve atatürk'ün emriyle yayımlanan ve yaşarken yayımlanıp türkçeye çevrilen diğer eserlere ve bazı sözlerine bakılırsa görünen o ki deist idi.
yani ister deist ister ateist olsun kendi görüşünü halka zorlamadığı sürece sorum yok ve görünen o ki böyle bir durum yok ki kendiside zaten tc dini olmadığını ve inanç özgürlüğünün üzerinde durmuştur.
şimdi hala müslüman olduğu konusunda ısrar eden varsa,
bir kaç alıntı wikipedia dan
atatürk, 20 temmuz 1915'te madam corinne'e gönderdiği mektubunda şunları diyor:
"görüyorsunuz ya madam, benim insanlarım şehit olmayı ararken de budalaca davranmıyorlar. peygamberimiz ne kadar bilgeymiş. insanların gerçek arzularını ne kadar iyi biliyormuş. bana gelince, çok yazık ki, bu inanmış insanların, allah vergisi nitelikleri bende yok, ama bu nitelikleri desteklemeyi de hiç ihmal etmiyorum.
çok garip bulduğum bir şey var. erkeklere huriler ve başka güzel eğlenceler vadeden hazreti muhammed, kadınlar için hiçbir taahhüde girmiyor. bu duruma göre ölümden sonra erkekler, cennetteki kadınlara sahip olarak hoş vakit geçirirlerken, kadınların dayanılmaz hale düşecekleri anlaşılıyor. öyle değil mi?
gördüğünüz gibi madam, dağdağalı ve kanlı bir yaşama alıştıktan sonra da insan, cennet ve cehennemden söz etmek ve hatta yüce tanrı’yı bile eleştirmek için zaman bulabiliyor. madam, eğer tanrımızı eleştirerek günaha girmemi önlemek isterseniz, çarpışmalar dışında kalan zamanımı, hangi meşgaleyle geçirebileceğim konusunda lütfen bana yol gösteriniz."[21][22]
daha fazla kaynak isteyen varsa atatürk'ün kendi yazdığı medeni bilgiler kitabından

"...türk milletini allah için, peygamber için topraklarını, menfaatlerini, benliğini unutturacak, allah'la mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular..."
"...din hissi, dünyanın acısı duyulan tokadıyla derhal türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri, türk düşmanları olan arap çöllerine gitti. artık türk, cenneti değil, son türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu. işte dinin, din hissinin türk milletinde bıraktığı hatıra..."
"...kralların ve padişahların istibdadına dinler mesnet olmuştur..."
ayrıca
atatürk 1931 yılında türk tarih kurumu başkanı tevfik bıyıklıoğlu'na yazdığı sansürlenmiş mektubunda[33] şöyle diyor:[34]
"arabistan yarımadasının kumsal çöllerinden; (ıkre, bismi, rabbi) safsatasını esas tutmuş olan araplar, uygar dünyada, bilhassa türk zengin uygar bölgelerinde bu ilkel ve cahiliyet devrinin simgesi olan ilkeye dayanarak yapmadıkları tahrifat kalmamıştır."
"...asıl kilise yakınına gelindiği zaman deveye binmek sırası köleye geldiğinden ötürü ömer’in yürüyerek; arap ırkından başka ve yüksek ırklardan oluşan ordunun yüksek ve muhteşem huzurunda o ordunun kumandanlarına karşı yerden taş alarak atmak suretiyle gösterdiği çıplak ve çıfıt araplık malumunuzdur. bunu artık türk çocuklarına bir erdem gibi okutmakta ısrar gösteren notları göz önüne almalısınız."[35]
şimdi yabancı kaynaklara bakarsak
(kuranı türkçeye çevirmesindeki asıl neden yazmaktadır)
1932-1933 yıllarında ankara'da görev yapan abd büyükelçisi charles h. sherrill'in hazırladığı ve ilk kez toplumsal tarih dergisinde rıfat bali'nin hazırladığı yazıda yayımlanan rapor, atatürk'ün kendi ağzından dinle ilgili görüşlerini içermektedir.büyükelçi, ankara'da görev süresi boyunca atatürk ile yaptığı görüşmelere ve gözlemlere dayanarak a year's embassy to mustafa kemal adlı bir kitap hazırlamıştı. eser ilkin, 1934 yılında atatürk yaşarken, üç kez türkçeye çevrildi. kitabın atatürk'ün dine bakışını içeren bir kısmı mevcuttu. bu bölümde yazar, onunla yaptığı uzun bir mülakata yer vermiş ancak atatürk'ün sözlerinin bir kısmını kitaba almamış, bunu da "din konusundaki şahsi görüşleri hususunda söylediklerinin tamamını burada vermek hiç doğru olmaz" satırlarıyla dile getirmişti. ancak sherrill, kitaba sadece bir bölümünü aldığı görüşmeyi özetleyerek bir rapora döktü ve abd dışişleri bakanlığı'na gönderdi. raporda aktarılanlardan bazıları şunlardır:[36]
"...agnostik olduğuna dair genellikle kabul görmüş inancı, kesinlikle reddediyor, ancak dininin sadece kâinat'ın mucidi ve hâkimi tek tanrı'ya inanmak olduğunu söylüyor. ayrıca beşeriyetin böyle bir tanrı'ya inanmaya ihtiyacı olduğuna inanıyor. buna ilaveten dualarla bu tanrı'ya seslenmenin beşeriyet için iyi olduğunu belirtti..."
"...yakın tarihte olan bursa hadisesi üzerinde serbestçe konuştu. bu hadise türklerce değil üç yabancı tarafından çıkarılmıştı: bir arnavut, bir bulgar ve bir rus. hatta üçüncü enternasyonal tarafından kışkırtıldığını da ima etti. muhtemelen sıkıntı verecek bu siyasi hareketi basit bir dil meselesine, ezanın arapça yerine türkçe okunması haline dönüştürerek gösterdiği siyasi maharetten ötürü kendisine iltifatta bulundum. bu sözlerim kuran'ın arapçadan türkçeye tercüme edilmesi için nasıl ve neden telkinde bulunduğu konusunda konuşmasına sebep oldu ve bu mevzuda yepyeni bir ufuk açtı. türk halkının uzun zamandan beri ezberden okuduğu bazı arapça duaların gerçek manasını anladığı zaman tiksineceğini söylüyor. kuran'dan alınan bir arapça bölüm okudu. bu duada muhammed amcası ile amca kızının yaptıkları bir şeyden ötürü cehenneme gitmeleri için beddua eder. 'düşünen bir türk'ün böylesi bir duayı okumaktan elde edeceği dini ilhamı veya dine ilgi göstermesini tahayyül edebilir misin?'dedi. bu fikrini geliştirdikçe ben de gitgide kuran'ın türkçe okunmasını teşvik etmesinin sebebinin kuran'ın türkler arasında gözden düşmesi olduğu neticesine varıyorum. daha sonra umumi ve şaşırtıcı bir beyanda bulunarak türk halkının gerçekte hiçbir şekilde dindar olmadığını, aralarından camilere giden az sayıda kişinin alışkanlıktan veya yüksek sesle söylenen duaların cezbine kapılarak camiye gittiğini ileri sürdü..."
yani ister deist ister ateist olsun kendi görüşünü halka zorlamadığı sürece sorum yok ve görünen o ki böyle bir durum yok ki kendiside zaten tc dini olmadığını ve inanç özgürlüğünün üzerinde durmuştur.
şimdi hala müslüman olduğu konusunda ısrar eden varsa,
bir kaç alıntı wikipedia dan
atatürk, 20 temmuz 1915'te madam corinne'e gönderdiği mektubunda şunları diyor:
"görüyorsunuz ya madam, benim insanlarım şehit olmayı ararken de budalaca davranmıyorlar. peygamberimiz ne kadar bilgeymiş. insanların gerçek arzularını ne kadar iyi biliyormuş. bana gelince, çok yazık ki, bu inanmış insanların, allah vergisi nitelikleri bende yok, ama bu nitelikleri desteklemeyi de hiç ihmal etmiyorum.
çok garip bulduğum bir şey var. erkeklere huriler ve başka güzel eğlenceler vadeden hazreti muhammed, kadınlar için hiçbir taahhüde girmiyor. bu duruma göre ölümden sonra erkekler, cennetteki kadınlara sahip olarak hoş vakit geçirirlerken, kadınların dayanılmaz hale düşecekleri anlaşılıyor. öyle değil mi?
gördüğünüz gibi madam, dağdağalı ve kanlı bir yaşama alıştıktan sonra da insan, cennet ve cehennemden söz etmek ve hatta yüce tanrı’yı bile eleştirmek için zaman bulabiliyor. madam, eğer tanrımızı eleştirerek günaha girmemi önlemek isterseniz, çarpışmalar dışında kalan zamanımı, hangi meşgaleyle geçirebileceğim konusunda lütfen bana yol gösteriniz."[21][22]
daha fazla kaynak isteyen varsa atatürk'ün kendi yazdığı medeni bilgiler kitabından

"...türk milletini allah için, peygamber için topraklarını, menfaatlerini, benliğini unutturacak, allah'la mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular..."
"...din hissi, dünyanın acısı duyulan tokadıyla derhal türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri, türk düşmanları olan arap çöllerine gitti. artık türk, cenneti değil, son türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu. işte dinin, din hissinin türk milletinde bıraktığı hatıra..."
"...kralların ve padişahların istibdadına dinler mesnet olmuştur..."
ayrıca
atatürk 1931 yılında türk tarih kurumu başkanı tevfik bıyıklıoğlu'na yazdığı sansürlenmiş mektubunda[33] şöyle diyor:[34]
"arabistan yarımadasının kumsal çöllerinden; (ıkre, bismi, rabbi) safsatasını esas tutmuş olan araplar, uygar dünyada, bilhassa türk zengin uygar bölgelerinde bu ilkel ve cahiliyet devrinin simgesi olan ilkeye dayanarak yapmadıkları tahrifat kalmamıştır."
"...asıl kilise yakınına gelindiği zaman deveye binmek sırası köleye geldiğinden ötürü ömer’in yürüyerek; arap ırkından başka ve yüksek ırklardan oluşan ordunun yüksek ve muhteşem huzurunda o ordunun kumandanlarına karşı yerden taş alarak atmak suretiyle gösterdiği çıplak ve çıfıt araplık malumunuzdur. bunu artık türk çocuklarına bir erdem gibi okutmakta ısrar gösteren notları göz önüne almalısınız."[35]
şimdi yabancı kaynaklara bakarsak
(kuranı türkçeye çevirmesindeki asıl neden yazmaktadır)
1932-1933 yıllarında ankara'da görev yapan abd büyükelçisi charles h. sherrill'in hazırladığı ve ilk kez toplumsal tarih dergisinde rıfat bali'nin hazırladığı yazıda yayımlanan rapor, atatürk'ün kendi ağzından dinle ilgili görüşlerini içermektedir.büyükelçi, ankara'da görev süresi boyunca atatürk ile yaptığı görüşmelere ve gözlemlere dayanarak a year's embassy to mustafa kemal adlı bir kitap hazırlamıştı. eser ilkin, 1934 yılında atatürk yaşarken, üç kez türkçeye çevrildi. kitabın atatürk'ün dine bakışını içeren bir kısmı mevcuttu. bu bölümde yazar, onunla yaptığı uzun bir mülakata yer vermiş ancak atatürk'ün sözlerinin bir kısmını kitaba almamış, bunu da "din konusundaki şahsi görüşleri hususunda söylediklerinin tamamını burada vermek hiç doğru olmaz" satırlarıyla dile getirmişti. ancak sherrill, kitaba sadece bir bölümünü aldığı görüşmeyi özetleyerek bir rapora döktü ve abd dışişleri bakanlığı'na gönderdi. raporda aktarılanlardan bazıları şunlardır:[36]
"...agnostik olduğuna dair genellikle kabul görmüş inancı, kesinlikle reddediyor, ancak dininin sadece kâinat'ın mucidi ve hâkimi tek tanrı'ya inanmak olduğunu söylüyor. ayrıca beşeriyetin böyle bir tanrı'ya inanmaya ihtiyacı olduğuna inanıyor. buna ilaveten dualarla bu tanrı'ya seslenmenin beşeriyet için iyi olduğunu belirtti..."
"...yakın tarihte olan bursa hadisesi üzerinde serbestçe konuştu. bu hadise türklerce değil üç yabancı tarafından çıkarılmıştı: bir arnavut, bir bulgar ve bir rus. hatta üçüncü enternasyonal tarafından kışkırtıldığını da ima etti. muhtemelen sıkıntı verecek bu siyasi hareketi basit bir dil meselesine, ezanın arapça yerine türkçe okunması haline dönüştürerek gösterdiği siyasi maharetten ötürü kendisine iltifatta bulundum. bu sözlerim kuran'ın arapçadan türkçeye tercüme edilmesi için nasıl ve neden telkinde bulunduğu konusunda konuşmasına sebep oldu ve bu mevzuda yepyeni bir ufuk açtı. türk halkının uzun zamandan beri ezberden okuduğu bazı arapça duaların gerçek manasını anladığı zaman tiksineceğini söylüyor. kuran'dan alınan bir arapça bölüm okudu. bu duada muhammed amcası ile amca kızının yaptıkları bir şeyden ötürü cehenneme gitmeleri için beddua eder. 'düşünen bir türk'ün böylesi bir duayı okumaktan elde edeceği dini ilhamı veya dine ilgi göstermesini tahayyül edebilir misin?'dedi. bu fikrini geliştirdikçe ben de gitgide kuran'ın türkçe okunmasını teşvik etmesinin sebebinin kuran'ın türkler arasında gözden düşmesi olduğu neticesine varıyorum. daha sonra umumi ve şaşırtıcı bir beyanda bulunarak türk halkının gerçekte hiçbir şekilde dindar olmadığını, aralarından camilere giden az sayıda kişinin alışkanlıktan veya yüksek sesle söylenen duaların cezbine kapılarak camiye gittiğini ileri sürdü..."
devamını gör...
204.
anlamsız ve boş bir iddiadan başka bir şey değildir. banane, sanane, kime ne? tanrı ile arasında olan bir mesele bizi neden ilgilendirsin? onun siyasi görüşünün, cesaretinin, bilgi birikiminin onda birine bile sahip olmayan üç beş tane tek hücreli bunları düşünüp artık ne mastürbasyonu yapıyorsa yapabilir. bu hiçbir şeyi değiştirmez.
devamını gör...
205.
kazım karabekir'in hatıralarını okursanız, atatürk'ün din konusunda gelgitli bir düşünceye sahip olduğunu anlarsınız. o dönemki paşaların çoğu pozitivizm temelli bir eğitim almışlardı. aileden gelen etkiyi göz önüne aldığımızda bu eğitime rağmen paşaların birçoğu dine karşı bir tutum geliştirmemişlerdi. ancak atatürk'ün küçük yaşlarda babasını kaybetmesi, annesinin yeniden evlenmesi ve askeri okula giderek ailesinden uzaklaşmasının bunda bir payı olduğunu düşünüyorum. annesi son derece dindar bir kadın olsa da atatürk'le çok zaman geçiremedi.
yukarıda arkadaşlar kaynaklarıyla paylaşmışlar. atatürk'ün din ile ilgili olan olumlu sözlerinin çoğu 1930'lar öncesidir. 1930'lardan sonra atatürk dine karşı oldukça mesafelidir.
kuran-ı kerim'in (bkz: elmalılı muhammed hamdi yazır)'a çevirtmesi, öyle islam dininin milletçe anlaşılması değildi. incil'in latince'den almanca'ya çevrilmesi gibi reform hareketlerinin islam'da başlaması hedeflenmişti. nasıl ki ingiltere katolik kilisesi'nden kopup anglikan kilisesi'ni kurmuşsa ezan da türkçe'ye pekala çevrilebilirdi. halifeliğin kaldırılmasını ve diyanet işleri başkanlığı'nın kurulmasını bu çerçevede okumak lazım. yani cumhuriyet islam'ı kaldırmayı amaçlamıyordu, onu milli bir dine çevirmeye çalışıyordu. fakat hesap edilmeyen bir şey vardı, bizde avrupa'daki gibi ruhban sınıfı yoktu.
atatürk'ün deist olduğunu, müslüman olmadığını pekala söyleyebilirsiniz. bunun bir önemi yok. zira o saygı ile andığımız ve minnet duyduğumuz istiklal savaşı komutanıdır ve ülkemizin kurucusudur.
peki atatürk'ün dini görüşünün size ne faydası var? deist olması neyi değiştirir?
bunu sürekli olarak dile getirenler, atatürk'ün türk milletinin çoğunluğunun müslüman olmasından hareketle meşru olmadığını ileri sürmektedirler. bu iddiayı atatürk ülkeye hükmederken ileri sürmelilerdi. vefat ettikten sonra ileri sürmeleri oldukça absürt. diğer bir absürt taraf atatürk'ün bizatihi meşru olmadığını göstermek. meclis tarafından seçilmiş ve başkomutan olmuş ve hatta gazilik unvanı verilmiş bir liderin meşru olmadığını söylemek de cehaletten öte bir şeydir.
yukarıda arkadaşlar kaynaklarıyla paylaşmışlar. atatürk'ün din ile ilgili olan olumlu sözlerinin çoğu 1930'lar öncesidir. 1930'lardan sonra atatürk dine karşı oldukça mesafelidir.
kuran-ı kerim'in (bkz: elmalılı muhammed hamdi yazır)'a çevirtmesi, öyle islam dininin milletçe anlaşılması değildi. incil'in latince'den almanca'ya çevrilmesi gibi reform hareketlerinin islam'da başlaması hedeflenmişti. nasıl ki ingiltere katolik kilisesi'nden kopup anglikan kilisesi'ni kurmuşsa ezan da türkçe'ye pekala çevrilebilirdi. halifeliğin kaldırılmasını ve diyanet işleri başkanlığı'nın kurulmasını bu çerçevede okumak lazım. yani cumhuriyet islam'ı kaldırmayı amaçlamıyordu, onu milli bir dine çevirmeye çalışıyordu. fakat hesap edilmeyen bir şey vardı, bizde avrupa'daki gibi ruhban sınıfı yoktu.
atatürk'ün deist olduğunu, müslüman olmadığını pekala söyleyebilirsiniz. bunun bir önemi yok. zira o saygı ile andığımız ve minnet duyduğumuz istiklal savaşı komutanıdır ve ülkemizin kurucusudur.
peki atatürk'ün dini görüşünün size ne faydası var? deist olması neyi değiştirir?
bunu sürekli olarak dile getirenler, atatürk'ün türk milletinin çoğunluğunun müslüman olmasından hareketle meşru olmadığını ileri sürmektedirler. bu iddiayı atatürk ülkeye hükmederken ileri sürmelilerdi. vefat ettikten sonra ileri sürmeleri oldukça absürt. diğer bir absürt taraf atatürk'ün bizatihi meşru olmadığını göstermek. meclis tarafından seçilmiş ve başkomutan olmuş ve hatta gazilik unvanı verilmiş bir liderin meşru olmadığını söylemek de cehaletten öte bir şeydir.
devamını gör...
206.
iddia değildir. bir gerçektir. atatürk ateisttir. bu da onu daha çok sevmemi sağlamıştır. atatürk gibi zeki bir insanın kendini masallarla avutacak hali yoktu. sırf ateist olduğu için isterse herkes nefret etsin. ben yine sevmeye devam ederim paşamı.
devamını gör...
207.
#3036452 kendinize göre şekil vermeyin, dinsiz olması ateist olduğu sonucuna ulaştırmaz.ateist olabileceği gibi deist yada agnostik olduğu konusunda da görüşler ve belgeler mevcuttur. olayları objektif ele alın.
devamını gör...
208.
kemal paşa'nın dinsiz ya da dinli olduğunu bilemem; lakin sonradan, kendini tanrı, kemalizmi de din yapan ezberci bir kitlesi oluşmuş.
şekil a'da olduğu gibi. evet.
şekil a'da olduğu gibi. evet.
devamını gör...
209.
2024 yılındayız, bir çoğumuz bunun farkında değil ama yüzyıl olarakta diğer milletlerle aynı paydadayız -en azından sayısal veriler bunu söylüyor-. yeni tanıştığımız insanı tanımak adına attığımız ilk adımın memleketini sormak olduğu güzel ülkemde ölüp gitmiş, bu ülkeyi karanlıktan aydınlığa çıkartmış bir insanın inançlarına burnunu sokmaktan kimse geri duracak değil elbette.
sadece şunu merak ediyorum; atatürk’ün ateist olması ya da müslüman olması veyahut hindu olup ineği kutsal sayması kimi neden ilgilendirir? yahu konuşsanıza kaç fabrika kurmuş, konuşun hayatının kaçta kaçı asker olarak geçmiş, cephelerde ne yapmış, gözü neden şehlaymış…
dincisi ayrı dinsizi ayrı sorun bu ülkede.
sadece şunu merak ediyorum; atatürk’ün ateist olması ya da müslüman olması veyahut hindu olup ineği kutsal sayması kimi neden ilgilendirir? yahu konuşsanıza kaç fabrika kurmuş, konuşun hayatının kaçta kaçı asker olarak geçmiş, cephelerde ne yapmış, gözü neden şehlaymış…
dincisi ayrı dinsizi ayrı sorun bu ülkede.
devamını gör...
210.
dinlerin sahici olduğu sananların iddiası.
devamını gör...
211.
e bize ne?
o zaman şöyle bir başlık da açılmalı
reisin müslüman olduğu iddiası
amannnn herkesin dini kendine öğrenemediniz şunu
o zaman şöyle bir başlık da açılmalı
reisin müslüman olduğu iddiası
amannnn herkesin dini kendine öğrenemediniz şunu
devamını gör...
212.
atatürk'ün türkiye'de laikliği ve din ile devlet işlerinin ayrılmasını savunduğunu biliyoruz. atatürk'ün dindar olması ya da olmaması gerçekten de önemli mi sizin için? bu kadar mı kör, bu kadar mı cahil, bu kadar mı kötü niyetli karanlıklarsınız? gazi mustafa kemal atatürk, bizler için yaşadı, başkomutanımızdı. ama biz yolundan ilerlemeyi bile bırak,
onu anlamıyoruz bile.
onu anlamıyoruz bile.
devamını gör...
213.
atatürk'ün dini imanı bizi ilgilendirmez biz onun bu ülke için yaptıklarına bakarız. ömrü savaşlarda geçmiş elinden geldiğince, aklının yettiğince bu millet için elinden geleni yapmaya çalışmış bir insan saygıyla rahmetle yad ederiz.
ama ben merak ediyorum diyen varsa okusun (bkz: https://www.haberturk.com/y...).
m. bardakcı yazdı bir allah'ın kulu da çıkıp itiraz etmedi. chp'si dahil o yüzden boşuna kafa ütülemeyin.
burada atatürkçü, kemalist geçinen sürüyle insan var. hepsininde bir ezberi var her başlığın altına aynı şeyi yazıp duruyorlar. cehaletinizden utanıyorum atatürk'ü ben mi öğreteceğim size.
ben kim miyim?
kütüphaneci!
buraya geldiğim ilk gün bana troll dediniz. bende size boşuna ağlamayın ben doğruları yazarım dedim.
ama ben merak ediyorum diyen varsa okusun (bkz: https://www.haberturk.com/y...).
m. bardakcı yazdı bir allah'ın kulu da çıkıp itiraz etmedi. chp'si dahil o yüzden boşuna kafa ütülemeyin.
burada atatürkçü, kemalist geçinen sürüyle insan var. hepsininde bir ezberi var her başlığın altına aynı şeyi yazıp duruyorlar. cehaletinizden utanıyorum atatürk'ü ben mi öğreteceğim size.
ben kim miyim?
kütüphaneci!
buraya geldiğim ilk gün bana troll dediniz. bende size boşuna ağlamayın ben doğruları yazarım dedim.
devamını gör...
214.
bu o'nun atatürk olmasını etkiler mi: hayır.. hatta belki de asıl neden odur.. atatürk, yaptıklarıyla, yaşamıyla, yazıp söyledikleri, gösterip önerdikleriyle bir gerçeklik olarak ortada.. o gerçeklik sizin için neyse o.. gerisi dinli dinsiz olmayı sorun edenlerin problemi..
devamını gör...
215.
ıkinci dünya savaşının kazanılmasında en büyük rolü oynayan adam, enigma'nın kodlarını çözen alan turing'di. eşcinseldi!! erkeklerden hoşlanıyordu.
ıngiluzler eşcinselleri o zamanlar hiç sevmezlerdi, ona öyle psikolojik işkenceler edip sudan sebeplerle hapse falan attılar ki, sonunda dayanamayıp intihar etti!!
yıllar sonra, öldükten sonra, bizzat queen elizabeth, ondan "ingiltere adına" özür diledi!! ona en büyük ingiliz madalyası verildi.
bu, bu tür başlıklara atlayan türk ergosuna ders olsun.
ıngiluzler eşcinselleri o zamanlar hiç sevmezlerdi, ona öyle psikolojik işkenceler edip sudan sebeplerle hapse falan attılar ki, sonunda dayanamayıp intihar etti!!
yıllar sonra, öldükten sonra, bizzat queen elizabeth, ondan "ingiltere adına" özür diledi!! ona en büyük ingiliz madalyası verildi.
bu, bu tür başlıklara atlayan türk ergosuna ders olsun.
devamını gör...
216.
abraham lincoln gaydi.
olabilir.
olabilir.
devamını gör...
217.
bize ne, size ne.
devamını gör...
218.
diğer başlıkta da söylediğim üzere; atatürk çok dindar bir müslümandır.
resmi belgeler ve kayıtlar
osmanlı dönemi kayıtları: atatürk, 1881 yılında selanik’te doğduğunda, osmanlı devleti’nin nüfus kayıtlarında ailesi müslüman olarak yer almıştır. bu dönemde, bireylerin dini kimliği resmi belgelerde açıkça belirtilirdi ve atatürk’ün ailesi de müslüman hanefi mezhebine mensup olarak kaydedilmiştir.
türkiye cumhuriyeti nüfus sayımı: 1927’de gerçekleştirilen ilk resmi nüfus sayımında, atatürk’ün kimlik bilgilerinde din hanesinde “islam” ibaresi bulunmaktadır. bu, cumhuriyetin kuruluşundan sonra da onun müslüman kimliğinin resmi olarak tanındığını gösterir.
çocukluk ve eğitim hayatı
mahalle mektebi deneyimi: atatürk, annesi zübeyde hanım’ın isteğiyle kısa bir süre mahalle mektebine gitmiştir. bu okullar, kur’an öğretimi ve temel islami bilgilerin verildiği yerlerdi. bu deneyim, onun erken yaşta islam kültürüyle tanıştığını kanıtlar.
askeri eğitimdeki din dersleri: şemsi efendi mektebi ve ardından askeri okullarda eğitim alırken, müfredatta din dersleri bulunmaktaydı. bu dersler, islam’a dair temel bilgileri içermekteydi ve atatürk’ün bu eğitimden geçtiği bilinmektedir.
dini bayramlara katılım
bayram namazları: atatürk’ün, cumhuriyetin ilk yıllarında bayram namazlarına katıldığına dair çok sayıda tanıklık vardır. örneğin, 1923’te ankara’da bayram namazına katıldığı ve halkla bayramlaşma törenlerinde yer aldığı dönemin gazetelerinde yer almıştır.
kurban bayramı gelenekleri: yakın çevresinden gelen bilgilere göre, atatürk bazı yıllarda kurban kesme geleneğini sürdürmüştür. bu, islami adetlere olan bağlılığını ve saygısını ortaya koyar.
söylemleri ve islam’a bakışı
balıkesir hutbesi (7 şubat 1923): atatürk, balıkesir’de bir camide halka hitap ederken, islam dininin akılcı ve ilerici yönlerini övmüştür. şöyle demiştir: “bizim dinimiz en makul ve en tabii dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur.” bu sözler, onun islam’a duyduğu saygıyı ve dinin hurafelerden arındırılması gerektiğine olan inancını yansıtır.
nutuk’taki ifadeler: atatürk, nutuk’ta ve diğer konuşmalarında hz. muhammed’e ve islam’a saygı içeren ifadeler kullanmıştır. örneğin, “bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve zavallı olmayı tavsiye etmez. aksine allah da, peygamber de insanların ve milletlerin izzet ve şerefini korumalarını emrediyor” demiştir.
yakın çevresinin anıları
fethi okyar’ın tanıklığı: atatürk’ün yakın arkadaşı ve eski başbakan fethi okyar, anılarında onun bayram namazlarına katıldığını ve dini vecibeleri yerine getirdiğini yazmıştır.
kılıç ali’nin hatıraları: atatürk’ün korumalarından kılıç ali, onun ramazan aylarında oruç tuttuğunu ve iftar sofralarına katıldığını belirtmiştir. bu, kişisel hayatında islami uygulamalara yer verdiğini gösterir.
dini kurumlara ve ibadete desteği
diyanet işleri’nin kuruluşu: atatürk, 1924’te diyanet işleri başkanlığı’nı kurarak islam dininin doğru anlaşılmasını ve uygulanmasını desteklemiştir. bu kurum, dinin hurafelerden arındırılmış bir şekilde halka sunulmasını amaçlıyordu.
camilerin korunması: atatürk döneminde camilerin bakımına özen gösterilmiş ve yeni camiler inşa edilmiştir. örneğin, ankara’daki kocatepe camii’nin temelinin atılması onun onayıyla gerçekleşmiştir.
ve de en önemlisi kutsal kuran'ın ilk kez türkçeye tercüme edilmesini sağlayarak halkının gerçek islam'ı öğrenmesini sağlamıştır.
kişisel hayattaki dini unsurlar
kur’an ile ilişkisi: atatürk’ün, özellikle çanakkale savaşı sırasında cephede kur’an okuduğuna dair tanıklıklar bulunmaktadır. ayrıca, yakın çevresi onun zaman zaman evde kur’an okuduğunu ve dini konularda sohbet ettiğini aktarmıştır.
kütüphanesindeki dini eserler: atatürk’ün çankaya’daki kütüphanesinde islam tarihi, fıkıh ve tefsirle ilgili çok sayıda kitap bulunuyordu. bu, onun din konusuna akademik bir ilgi duyduğunu ve bilgi birikimi olduğunu kanıtlar.
laiklik ve müslüman kimliği
laiklik çerçevesi: atatürk’ün laiklik anlayışı, dinin devlet işlerinden ayrılmasını hedeflerken bireysel inanç özgürlüğünü korumuştur. bu, onun müslüman kimliğiyle çelişmez; aksine, dinin siyasallaşmasını engelleyerek bireylerin inançlarını özgürce yaşamasını sağlamayı amaçlar. müslüman kimliği, kişisel hayatında ve toplumsal geleneklere saygısında açıkça görülür.
daha önce de sürekli belirttiğimiz üzere atatürk, kutsal kuran'daki gerçek islam'ı keşfetmiş ve onu türkçeye tercüme ettirerek halkının ve tüm insanlığın gerçek dine yönelmesini istemiştir. bu yüzden hadis, mezhep ve tasavvuf öğretilerine karşı mücadele etmiştir. tarikat ve benzeri oluşumları yasaklaması da bunun parçasıdır. çünkü tarikatlar ruhçu/pagan öğretilerin tarikatlarılar.
ve tekrar belirtelim; atatürk çok dindar bir müslümandır ve islam'a hizmetleri olağanüstüdür.
ve hatırlatalım; gerçek din kuran'dadır ve dinin kaynağı sadece kuran'dır:
www.kurandakidin.com/
emre1974tr.blogspot.com/
resmi belgeler ve kayıtlar
osmanlı dönemi kayıtları: atatürk, 1881 yılında selanik’te doğduğunda, osmanlı devleti’nin nüfus kayıtlarında ailesi müslüman olarak yer almıştır. bu dönemde, bireylerin dini kimliği resmi belgelerde açıkça belirtilirdi ve atatürk’ün ailesi de müslüman hanefi mezhebine mensup olarak kaydedilmiştir.
türkiye cumhuriyeti nüfus sayımı: 1927’de gerçekleştirilen ilk resmi nüfus sayımında, atatürk’ün kimlik bilgilerinde din hanesinde “islam” ibaresi bulunmaktadır. bu, cumhuriyetin kuruluşundan sonra da onun müslüman kimliğinin resmi olarak tanındığını gösterir.
çocukluk ve eğitim hayatı
mahalle mektebi deneyimi: atatürk, annesi zübeyde hanım’ın isteğiyle kısa bir süre mahalle mektebine gitmiştir. bu okullar, kur’an öğretimi ve temel islami bilgilerin verildiği yerlerdi. bu deneyim, onun erken yaşta islam kültürüyle tanıştığını kanıtlar.
askeri eğitimdeki din dersleri: şemsi efendi mektebi ve ardından askeri okullarda eğitim alırken, müfredatta din dersleri bulunmaktaydı. bu dersler, islam’a dair temel bilgileri içermekteydi ve atatürk’ün bu eğitimden geçtiği bilinmektedir.
dini bayramlara katılım
bayram namazları: atatürk’ün, cumhuriyetin ilk yıllarında bayram namazlarına katıldığına dair çok sayıda tanıklık vardır. örneğin, 1923’te ankara’da bayram namazına katıldığı ve halkla bayramlaşma törenlerinde yer aldığı dönemin gazetelerinde yer almıştır.
kurban bayramı gelenekleri: yakın çevresinden gelen bilgilere göre, atatürk bazı yıllarda kurban kesme geleneğini sürdürmüştür. bu, islami adetlere olan bağlılığını ve saygısını ortaya koyar.
söylemleri ve islam’a bakışı
balıkesir hutbesi (7 şubat 1923): atatürk, balıkesir’de bir camide halka hitap ederken, islam dininin akılcı ve ilerici yönlerini övmüştür. şöyle demiştir: “bizim dinimiz en makul ve en tabii dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur.” bu sözler, onun islam’a duyduğu saygıyı ve dinin hurafelerden arındırılması gerektiğine olan inancını yansıtır.
nutuk’taki ifadeler: atatürk, nutuk’ta ve diğer konuşmalarında hz. muhammed’e ve islam’a saygı içeren ifadeler kullanmıştır. örneğin, “bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve zavallı olmayı tavsiye etmez. aksine allah da, peygamber de insanların ve milletlerin izzet ve şerefini korumalarını emrediyor” demiştir.
yakın çevresinin anıları
fethi okyar’ın tanıklığı: atatürk’ün yakın arkadaşı ve eski başbakan fethi okyar, anılarında onun bayram namazlarına katıldığını ve dini vecibeleri yerine getirdiğini yazmıştır.
kılıç ali’nin hatıraları: atatürk’ün korumalarından kılıç ali, onun ramazan aylarında oruç tuttuğunu ve iftar sofralarına katıldığını belirtmiştir. bu, kişisel hayatında islami uygulamalara yer verdiğini gösterir.
dini kurumlara ve ibadete desteği
diyanet işleri’nin kuruluşu: atatürk, 1924’te diyanet işleri başkanlığı’nı kurarak islam dininin doğru anlaşılmasını ve uygulanmasını desteklemiştir. bu kurum, dinin hurafelerden arındırılmış bir şekilde halka sunulmasını amaçlıyordu.
camilerin korunması: atatürk döneminde camilerin bakımına özen gösterilmiş ve yeni camiler inşa edilmiştir. örneğin, ankara’daki kocatepe camii’nin temelinin atılması onun onayıyla gerçekleşmiştir.
ve de en önemlisi kutsal kuran'ın ilk kez türkçeye tercüme edilmesini sağlayarak halkının gerçek islam'ı öğrenmesini sağlamıştır.
kişisel hayattaki dini unsurlar
kur’an ile ilişkisi: atatürk’ün, özellikle çanakkale savaşı sırasında cephede kur’an okuduğuna dair tanıklıklar bulunmaktadır. ayrıca, yakın çevresi onun zaman zaman evde kur’an okuduğunu ve dini konularda sohbet ettiğini aktarmıştır.
kütüphanesindeki dini eserler: atatürk’ün çankaya’daki kütüphanesinde islam tarihi, fıkıh ve tefsirle ilgili çok sayıda kitap bulunuyordu. bu, onun din konusuna akademik bir ilgi duyduğunu ve bilgi birikimi olduğunu kanıtlar.
laiklik ve müslüman kimliği
laiklik çerçevesi: atatürk’ün laiklik anlayışı, dinin devlet işlerinden ayrılmasını hedeflerken bireysel inanç özgürlüğünü korumuştur. bu, onun müslüman kimliğiyle çelişmez; aksine, dinin siyasallaşmasını engelleyerek bireylerin inançlarını özgürce yaşamasını sağlamayı amaçlar. müslüman kimliği, kişisel hayatında ve toplumsal geleneklere saygısında açıkça görülür.
daha önce de sürekli belirttiğimiz üzere atatürk, kutsal kuran'daki gerçek islam'ı keşfetmiş ve onu türkçeye tercüme ettirerek halkının ve tüm insanlığın gerçek dine yönelmesini istemiştir. bu yüzden hadis, mezhep ve tasavvuf öğretilerine karşı mücadele etmiştir. tarikat ve benzeri oluşumları yasaklaması da bunun parçasıdır. çünkü tarikatlar ruhçu/pagan öğretilerin tarikatlarılar.
ve tekrar belirtelim; atatürk çok dindar bir müslümandır ve islam'a hizmetleri olağanüstüdür.
ve hatırlatalım; gerçek din kuran'dadır ve dinin kaynağı sadece kuran'dır:
www.kurandakidin.com/
emre1974tr.blogspot.com/
devamını gör...
219.
dinsiz olsa ne olmasa ne. atatürk öleli 100 yıl olacak nerdeyse hala tartıştığımız şeylerin bunlar olduğunu görse hayal kırıklığına uğrardı.
devamını gör...
220.
bir iddia ya da bir gerçek olması, hatta bir yalan olması sevimde olmayandır.
bu konu sadece ve sadece dincilikle * kafayı bozmuş bir kişinin * zihnini meşgul eder.
onlar da zaten şeyhlerinin dediğine inanır.
peki şeyhleri ne der ?
genellikle "atatürk dinsizdir" der.
peki bu kişi sana mı inanır şeyhine mi ?
o yüzden atatürk'ün dini konusunda birilerine bi şeyler ispatlamaya çalışmak çok saçma ve anlamsız geliyor bana.
100 sene sonra gelen 20+ senelik karanlığın içinde dahi herkesin içinde, derinlerde "biz ortadoğu batağından değiliz, bulaşmışsak bile bundan kurtulacağız" umudunun* var olmasını ona ve teşkilatına borçluyuz.
bu konu sadece ve sadece dincilikle * kafayı bozmuş bir kişinin * zihnini meşgul eder.
onlar da zaten şeyhlerinin dediğine inanır.
peki şeyhleri ne der ?
genellikle "atatürk dinsizdir" der.
peki bu kişi sana mı inanır şeyhine mi ?
o yüzden atatürk'ün dini konusunda birilerine bi şeyler ispatlamaya çalışmak çok saçma ve anlamsız geliyor bana.
100 sene sonra gelen 20+ senelik karanlığın içinde dahi herkesin içinde, derinlerde "biz ortadoğu batağından değiliz, bulaşmışsak bile bundan kurtulacağız" umudunun* var olmasını ona ve teşkilatına borçluyuz.
devamını gör...
"atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası" ile benzer başlıklar
dinsiz ahlak
57