301.
aslında bir daha göremeyeceğimize olan yas duygusudur.
çünkü kimse bir daha görebilme şansı olan kişiyi özlemez.
özlem duygusu görememekten ve göremeyecek olduğunu idrak etmekten doğar.
çünkü kimse bir daha görebilme şansı olan kişiyi özlemez.
özlem duygusu görememekten ve göremeyecek olduğunu idrak etmekten doğar.
devamını gör...
302.
"özlemek kelimesi çok önemli. öz ile ilgili... insanın özünü tekrar hatırlaması ile ilgili. özünde olanı hatırlayıp özlediği zaman özledik diyoruz. özleşmek gibi... insan sevdiğini özler ya sevdiği de özünün bir parçası, özü ne ise onu seviyor, neyi seviyorsa özü ona dönüşüyor. insan neyi seviyorsa; vatanını, ailesini, sevdiğini, dostunu, bir muhabbeti, kahveyi, çayı, bir yeri, bir mekanı, bir ortamı, kitapları, yazmayı... onların hepsi aynı zamanda bizim özümüzü oluşturan şeyler. bunlar birer amel, birer faaliyet gibi görünüyor ama bunların totali bizim özümüzü şekillendiriyor. özlemek demek aslında özümüzü tekrar inşaa etmek için o şeye kavuşmaya çalışmak demek, onu tekrar arzulamak demek çünkü özünden bir şey eksiliyor ya o eksiği tamamlamak için diyorsun; özledim... bir şey eksik. ona tekrar kavuşmak için hareket ettiğinde özlemiş oluyorsun" dedi ibrahim kalın.
velhasılıkelam özledik ama yapacak bir şey de yok.
velhasılıkelam özledik ama yapacak bir şey de yok.
devamını gör...
303.
kendi kanaatime göre en gerçek duygulardan biridir. özlemek, diri diri gömülmektir.
devamını gör...
304.
özlemek hadi öldürür diyelim. özleyip de soramamak süründürür.
her türlü dünya başına yıkılır.
her türlü dünya başına yıkılır.
devamını gör...
305.
bu kelime canımı yakıyor. sevmiyorum ben bu kelimeyi. zamk gibi yapışmış gittiği yok. ben bu kelimeyle denk gelmek istemiyorum. ben zararlı çıkarım. kelime içimde k'özlemek' e dönüşüyor. tırt yesin...
ayrıca o insanla beraberken de özlemek diye bir şey var. sadece bir daha görememekle oluşmuyor. ve bu lanet şey biriken bir şeymiş. lanetin başka lanetli versiyonu gibi. sevmiyorum işte...
ayrıca o insanla beraberken de özlemek diye bir şey var. sadece bir daha görememekle oluşmuyor. ve bu lanet şey biriken bir şeymiş. lanetin başka lanetli versiyonu gibi. sevmiyorum işte...
devamını gör...
306.
şurama batana demiş şair özlem demeselerdi bıçak derdim.
devamını gör...
307.
insanı en çok yoran his olabilir.
buraya yazmıştım sanırım sonradan silmiş de olabilirim.
bir gün iş yerinden bir abi sevgilisi ben barda oturmuş içiyoruz. muhabbet sohbet gırgır şamata derken saat geç oldu. yanımdaki abi sevgilisinin evinde kalacaktı bana da evin anahtarını bıraktı alkollüsün araç kullanma diye. sonra sevgilisi olan hanım abla çocuk kalmasın tek gelsin bir kahve içeriz salonda yer açarım yatar diye çağırdı. reddetmedim tabii ki. çünkü kafam güzel özel hayata, biricik abimin o akşam vurdulu kırdılı cinsel seks yapma ihtimalini hiç düşünmeden gittim. çünkü davarlık huyumda var.
özetle kahveyi yaptı ve içtik. fal bakayım sana ikarus sana dedi. inanmam ama eğlence olur diye kabul ettim.
başladı bakmaya. ailemden kimseyi tanımayan kadın önce dedi ki senin ailende adının içinde x ve y olan biri var. eşiyle arası bozuk. ayrilacaklar ama barisacaklar dedi. ben şok. la bahsettiği kişi boşanma aşamasındaydı. sonra boşandı da. geçen pazartesi tekrardan geri evlendiler bu arada.
devam etti. buradan uzakta bir koç var dedi. anladım kim olduğunu da o an ihtimal vermedim. koç burcuydu çünkü. seni dedi çok özlüyor ama geri dönemiyor belki bir kızgınlığı var sana dönmüyor dedi.
6-20 şubat araliginda yani deprem döneminde konuştuk. depremzedeydi. benim düşünmekten yemeden içmeden kesildigim dönem. öyle özlemişim ki onu. son konuşmamızda bir şey söyledim ona. sevgilisi olmasına rağmen söylediğim şeye ucu çok açık bir cevap verdi. sonra da gönderme diye düşündüğüm bir hikaye paylaştı. konuşmalarımızdan bir şeyler anladım. verdiği cevaplar üstü kapalı o yöndeydi.
falıma bakan kadın haklı çıktı yani.
işte bu özlem duygusu öyle bir şey ki kendimden çok çevreme önem veren biri olarak bana keşke burda da deprem, afet bir şey olsa da tekrar konuşsak diye dualar ettirdi. çok aptalca ve bencilce bir hareket olsa da o duygu insanı o hale getirebiliyor.
gelip dese ki ben seni özledim tekrardan deneyelim dese bir hafta konuşurum onunla. yanına giderim. ikinci hafta ise istemeye.
istediğim her şeye çok şükür sahibim ama o hislere o tutkuya değil. tüm bunları hissettiğim tek kişinin özlemi kimseye belli etmesem konusunu acmasam da beni içten içe tüketiyor.
sanırım benim de sınavım bu. derdi veren allah devayi da verir elbette.
buraya yazmıştım sanırım sonradan silmiş de olabilirim.
bir gün iş yerinden bir abi sevgilisi ben barda oturmuş içiyoruz. muhabbet sohbet gırgır şamata derken saat geç oldu. yanımdaki abi sevgilisinin evinde kalacaktı bana da evin anahtarını bıraktı alkollüsün araç kullanma diye. sonra sevgilisi olan hanım abla çocuk kalmasın tek gelsin bir kahve içeriz salonda yer açarım yatar diye çağırdı. reddetmedim tabii ki. çünkü kafam güzel özel hayata, biricik abimin o akşam vurdulu kırdılı cinsel seks yapma ihtimalini hiç düşünmeden gittim. çünkü davarlık huyumda var.
özetle kahveyi yaptı ve içtik. fal bakayım sana ikarus sana dedi. inanmam ama eğlence olur diye kabul ettim.
başladı bakmaya. ailemden kimseyi tanımayan kadın önce dedi ki senin ailende adının içinde x ve y olan biri var. eşiyle arası bozuk. ayrilacaklar ama barisacaklar dedi. ben şok. la bahsettiği kişi boşanma aşamasındaydı. sonra boşandı da. geçen pazartesi tekrardan geri evlendiler bu arada.
devam etti. buradan uzakta bir koç var dedi. anladım kim olduğunu da o an ihtimal vermedim. koç burcuydu çünkü. seni dedi çok özlüyor ama geri dönemiyor belki bir kızgınlığı var sana dönmüyor dedi.
6-20 şubat araliginda yani deprem döneminde konuştuk. depremzedeydi. benim düşünmekten yemeden içmeden kesildigim dönem. öyle özlemişim ki onu. son konuşmamızda bir şey söyledim ona. sevgilisi olmasına rağmen söylediğim şeye ucu çok açık bir cevap verdi. sonra da gönderme diye düşündüğüm bir hikaye paylaştı. konuşmalarımızdan bir şeyler anladım. verdiği cevaplar üstü kapalı o yöndeydi.
falıma bakan kadın haklı çıktı yani.
işte bu özlem duygusu öyle bir şey ki kendimden çok çevreme önem veren biri olarak bana keşke burda da deprem, afet bir şey olsa da tekrar konuşsak diye dualar ettirdi. çok aptalca ve bencilce bir hareket olsa da o duygu insanı o hale getirebiliyor.
gelip dese ki ben seni özledim tekrardan deneyelim dese bir hafta konuşurum onunla. yanına giderim. ikinci hafta ise istemeye.
istediğim her şeye çok şükür sahibim ama o hislere o tutkuya değil. tüm bunları hissettiğim tek kişinin özlemi kimseye belli etmesem konusunu acmasam da beni içten içe tüketiyor.
sanırım benim de sınavım bu. derdi veren allah devayi da verir elbette.
devamını gör...
308.
zaman ve mekân aşımına uğrayan bağların kopmasının yerini merak duygusunun alması.
öldü mü, şimdi nerede, kim oldu, hâlâ aynı mı gülüyor, hayat onu kime çevirdi gibi soruları beraberinde getiren his.
o an sonsuz sandığın ânın daha sonra geçmişte kaldığını görmek fazlasıyla ilginç.
öldü mü, şimdi nerede, kim oldu, hâlâ aynı mı gülüyor, hayat onu kime çevirdi gibi soruları beraberinde getiren his.
o an sonsuz sandığın ânın daha sonra geçmişte kaldığını görmek fazlasıyla ilginç.
devamını gör...
309.
ölümün diğer adıdır.
devamını gör...
310.
311.
312.
''şurama batan...'' diyor şair...
'' şurama batana özlem demeselerdi: bıçak derdim''
'' şurama batana özlem demeselerdi: bıçak derdim''
devamını gör...
313.
özlem öyle bir şeydir ki, seni canlı canlı bitirir. eskiye özlem duyulabilir, bir olaya yaşanmışlığa ya da bir insana. herhangi bir şeye işte. mesela benim içim gidiyor ama elimden de hiçbir şey gelmiyor.
devamını gör...
314.
öyle çok özledim ki gülüşünü, kahkahasını, heyecanlandığında yükselen sesini, gözlerinin elasını, kokusunu, ellerini.. gönlümde tütüyor. ne önüme bakabiliyorum ne de bırakıp gidebiliyorum. bıraktığı yerde bin parça kalakalmışım.
devamını gör...
315.
insan oğlunun tattığı duygulardan "belki" de en acımasız olanıdır. hele ki sonunda kavuşmak yoksa. özlenen, çoktan göçüp gittiyse ya da kavuşmalar mümkün değilse insanı yavaş yavaş tüketir.
üstüne çok fazla şey söylenebilir, yazılabilir ama cemal süreya kısacık bir cümleye sığdırmış.
özlemek, ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk...
üstüne çok fazla şey söylenebilir, yazılabilir ama cemal süreya kısacık bir cümleye sığdırmış.
özlemek, ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk...
devamını gör...
316.
üşütür, ağrıtır ve acı verir.
devamını gör...
317.
devamını gör...
318.
yaşarken öldüren bir duygu olduğu söylenebilir.
devamını gör...
319.
ikisinin de o çirpi kollarını ısırıcammmmm....çok özledim....
devamını gör...
320.
sen özlersin başkasıyla sarılır, sen sarılmayı hayal ederken başkasıyla çoktan sevişmiştir bile...
devamını gör...