441.
özlemediğimi söylesem kim inanır
bizim hayatımız bu.
bizim hayatımız bu.
devamını gör...
442.
birini bir sürü öpmektir.
devamını gör...
443.
bugun biraz eski esimi ozledim.
yemeklerime tapardı.
bu da bende her gun cesit cesit yemek pişirme sevki yaratırdı.
mahrem hayatımızda da tarzıma tapardı. onla sevişmekten hic sıkılmazdım.
tatillerimizde de cok eglenceli oldugumu, cok eglendigini soylerdi.
bizim tek eksigimiz muhabbetti. cok az konusurdu ki hayatta en cok benle konustugunu soylerdi.
yemeklerime tapardı.
bu da bende her gun cesit cesit yemek pişirme sevki yaratırdı.
mahrem hayatımızda da tarzıma tapardı. onla sevişmekten hic sıkılmazdım.
tatillerimizde de cok eglenceli oldugumu, cok eglendigini soylerdi.
bizim tek eksigimiz muhabbetti. cok az konusurdu ki hayatta en cok benle konustugunu soylerdi.
devamını gör...
444.
özlemek bazen bizi ağlatır
devamını gör...
445.
çok uzaklarda çok düşündüğümüz bir şey solar, solar, solardı..
devamını gör...
446.
sadece gece gelen bir his ise duygusal bosluktur o. sevişin geçer.
gündüz de geliyor ve odaklanmanızı bozuyor ise takıntı veya saplantı da olabilir bilemedim şimdi.
ama sevişmek isterseniz yine de aklınızda bulunsun bir dm uzağınızdayım.
dipçe: hetero erkeğim i..ler siz yazmayin.
gündüz de geliyor ve odaklanmanızı bozuyor ise takıntı veya saplantı da olabilir bilemedim şimdi.
ama sevişmek isterseniz yine de aklınızda bulunsun bir dm uzağınızdayım.
dipçe: hetero erkeğim i..ler siz yazmayin.
devamını gör...
447.
özlediğim değil de güzel hatırladığım anlar var. eeee hayat bu, yaşamımız iyisi ve kötüsüyle olan akış manzumesı ile geçiyor. güzel hatıralar mesela çanakkale kampında dedemın kredı kartının elımde olmasının avantajını kullanarak sanırım 16-17 yaşımda 35 lık rakı alıp, iskelede ay ışığı altında kendıme masa açtırmamdı. bizimkiler gazınoda kafa olmuştu, cengiz kurtoğlu konser veriyordu. sanırım oğlu orada askerlık yapıyormuş ve denk gelmiştik.
1-rakıyı veren astsubayın yüzünü unutamıyorum.
2- iki duble içip rakıyı masada bırakmamı:)
ama o iskelede keyif guzeldı. çok aşırı ışıklandırma yoktu. kendımı level atlamış bir delikanlı gibi hissetmiştim.
hayat işte yenı güzel hatıralar eklemedıkçe güzel geçmez. 17 yıl öncesı görüntüden çok his aklımda. insan olan hissi hatırlar ancak hisler o ana aittir. bu vefasızlığa yenı vefasızlıklar eklemek lazım. en son vefasızlık kötü bir his ancak. ölüm ile yolcu abbas.
ölene kadar iyi hislerınızın vefasızlığını çoğaltmanız dileğiyle.
1-rakıyı veren astsubayın yüzünü unutamıyorum.
2- iki duble içip rakıyı masada bırakmamı:)
ama o iskelede keyif guzeldı. çok aşırı ışıklandırma yoktu. kendımı level atlamış bir delikanlı gibi hissetmiştim.
hayat işte yenı güzel hatıralar eklemedıkçe güzel geçmez. 17 yıl öncesı görüntüden çok his aklımda. insan olan hissi hatırlar ancak hisler o ana aittir. bu vefasızlığa yenı vefasızlıklar eklemek lazım. en son vefasızlık kötü bir his ancak. ölüm ile yolcu abbas.
ölene kadar iyi hislerınızın vefasızlığını çoğaltmanız dileğiyle.
devamını gör...
448.
dayanılması en zor his. var olana duyulan ayrı, yitip gidene duyulan ayrı derecede yakar insanı.
devamını gör...
449.
sanki acı ile eş değer bu duygu. özlemenin acıtmayanı var mı ki? hiç bir koku ile darmadağın oldunuz mu mesela? seneler sonra, kalabalıklar içinde yanınızdan alelade geçip giden ve hiç tanımadığınız bir tenin bıraktığı o tanıdık kokuyu duyduğunuzda paramparça hissettiniz mi? bazen küçük bir hatıra, eşya, koku, tat nasıl da insanı acıtıyor. birine hissedilen bir şey değil bu, vakti zamanında hissedilen kuvvetli duygulara karşı tamamen. bir de zamanı geri getirememenin yaşattığı çaresizlik. belki de hayat özlemek ve umut etmekten ibarettir.
devamını gör...
450.
insanın doğası gereği en saf duygulardandır bu. ama uzun zamandır birini özlemiyorum sanırım. birini özlemekten kavrulduğunuz zamanlar olur ya hani, onu kastediyorum tabii.
devamını gör...
451.
özlemek ve "seni özledim" demek farklı şeyler galiba.
şöyle ki... bu durum dizilerde sıkça geçen sarılma repliği ile aklıma düşmüştü çok önceden. sarılırken seni çok özledim diyorlar. yani ? sadece sevişmeyi mi bundan sonrası için ???
adam nihayet kavuşmuşken geçmişteki özlemlerini mi şikayet ediyor yoksa ?
sadece telde konuşabilirken özledim der isen o ne ? birlikte "konuşmak dışında" yapabildiklerinizi mi ?
kısacası "özledim" demek özlemenin neresinde ?
ve
niye kabızsın da buluşamadın ? kavuşamadın ? konuşamadın... !!! ben değilim valla.
beni her özleyene açığım şahsen ama hepsi karşılıklı mı bilemem.
şöyle ki... bu durum dizilerde sıkça geçen sarılma repliği ile aklıma düşmüştü çok önceden. sarılırken seni çok özledim diyorlar. yani ? sadece sevişmeyi mi bundan sonrası için ???
adam nihayet kavuşmuşken geçmişteki özlemlerini mi şikayet ediyor yoksa ?
sadece telde konuşabilirken özledim der isen o ne ? birlikte "konuşmak dışında" yapabildiklerinizi mi ?
kısacası "özledim" demek özlemenin neresinde ?
ve
niye kabızsın da buluşamadın ? kavuşamadın ? konuşamadın... !!! ben değilim valla.
beni her özleyene açığım şahsen ama hepsi karşılıklı mı bilemem.
devamını gör...
452.
beynimizin bize oynadığı büyük bir oyundur.tüm kusurlarını yok sayarak özlenen kişiyi sütten çıkmış ak kaşık konumuna çıkarır ve bizi kandırır.*
devamını gör...
453.
sıkıntılı bir duygu ya
devamını gör...
454.
bu kelime aklıma dj akman'ı getiriyor hep niyeyse.
devamını gör...
455.
özlüyorum yalan yok.
devamını gör...
456.
kadıköy bekliyor...
iskelede martılar var, benim cebimde sana anlatamadıklarım...
izlenecek maçlar var,
bağırılacak goller,
kaçırılacak pozisyonlar...
“offf yine mi kayboldum ben, gel beni bul”
kahkahaların çınlıyor kulaklarımda...
gülüyorum...
sokaklar bekliyor...
caddeler...
vitrinler…
“ama ama şu mağazaya da girmem gerek”
bakışın hâlâ gözlerimde...
saçlarını uçuracak rüzgarlar hakim bugünlerde buralarda ve yine o sahne...
yeditepenin herhangi birinde rüzgar saçlarına karışıyordu,
ben hiçbir şey yapmadan
dünyanın en doğru yerinde duruyordum...
özlem dedikleri bir can acısıymış...
istanbul bekler...
ben beklerim...
kadıköy biraz daha fazla bekler...
bil istedim...
iskelede martılar var, benim cebimde sana anlatamadıklarım...
izlenecek maçlar var,
bağırılacak goller,
kaçırılacak pozisyonlar...
“offf yine mi kayboldum ben, gel beni bul”
kahkahaların çınlıyor kulaklarımda...
gülüyorum...
sokaklar bekliyor...
caddeler...
vitrinler…
“ama ama şu mağazaya da girmem gerek”
bakışın hâlâ gözlerimde...
saçlarını uçuracak rüzgarlar hakim bugünlerde buralarda ve yine o sahne...
yeditepenin herhangi birinde rüzgar saçlarına karışıyordu,
ben hiçbir şey yapmadan
dünyanın en doğru yerinde duruyordum...
özlem dedikleri bir can acısıymış...
istanbul bekler...
ben beklerim...
kadıköy biraz daha fazla bekler...
bil istedim...
devamını gör...