döneminin lise akımları
mezuniyet gününde herkesin kendi okul gömleğini hatıra defteri olarak kullanması.
her sene sonu mezun olan sınıflar mutlaka yapardı bunu. sınıftaki herkesin hatta hocaların dahi gömleklere pilot kalem ya da tahta kalemiyle naçizane bir şeyler yazması sonucu herkes şampiyon bir takımın muzaffer futbolcusu gibi bir formaya sahip olurdu. hey gidi... *
her sene sonu mezun olan sınıflar mutlaka yapardı bunu. sınıftaki herkesin hatta hocaların dahi gömleklere pilot kalem ya da tahta kalemiyle naçizane bir şeyler yazması sonucu herkes şampiyon bir takımın muzaffer futbolcusu gibi bir formaya sahip olurdu. hey gidi... *
devamını gör...
gustav klimt
avusturya'lı ressam. öpücük en sevilen resmidir. hemen tüm tablolarında kadın, hafif erotizmle birlikte vardır. model olarak aşık olup açılamadığı kadını çokça kullanmıştır. iyi ki de açılamamış, içine attığı acılardan büyük sanat eserleri kaldı bize. (gustav'ın anası mıyım babası mıyım, ben görsel zevkime bakarım)
devamını gör...
sayenizde
ercan saatçi'nin elinden çıkmış olmasına şaşırdığım efsane bir şarkıdır.
ne seveni ne de gideni
hepsinden vazgeçtim
aşklarım dillere düştü sayenizde
e buymuş aşk bestesi dedikleri
ne dünyayı yakarım ne de kırarım kadehleri
sevgiye inanmaz oldum sayenizde
tükenmiş delikanlı aşk dedikleri
ne gülerim ne de kızarım ne de arkasından ağlarım
yüreğim aşklara küstü sayenizde
e bıktım artık fahişe gönüllerden
ne okyanuslar kadar derin ne de gökyüzü kadar sakin
fikirler altüst oldu sayenizde
korktum artık çarkların dönüşünden
offf allahım offf
nedendir hep zorda sana gelişim
offf allahım offf
ofları tekerledim sayenizde
sevgiyi tükettim sayenizde
kendimi kaybettim sayenizde
nayraninininam sayenizde
ne seveni ne de gideni
hepsinden vazgeçtim
aşklarım dillere düştü sayenizde
e buymuş aşk bestesi dedikleri
ne dünyayı yakarım ne de kırarım kadehleri
sevgiye inanmaz oldum sayenizde
tükenmiş delikanlı aşk dedikleri
ne gülerim ne de kızarım ne de arkasından ağlarım
yüreğim aşklara küstü sayenizde
e bıktım artık fahişe gönüllerden
ne okyanuslar kadar derin ne de gökyüzü kadar sakin
fikirler altüst oldu sayenizde
korktum artık çarkların dönüşünden
offf allahım offf
nedendir hep zorda sana gelişim
offf allahım offf
ofları tekerledim sayenizde
sevgiyi tükettim sayenizde
kendimi kaybettim sayenizde
nayraninininam sayenizde
devamını gör...
çingene mi roman mı sorunsalı
aslında çingene demek ayıp değil, ama bir moda tutturuldu. bayan- kadın, zenci - siyahi, yahudi - musevi ikilemleri gibi çingene - roman ikilemi oluştu. bütün dünyada iki sözcük de türevleriyle anılıyor. önemli olan söylerken kullanılan üslup ve niyet. mesela eskimo sözcüğü. arktik bölge halklarının ismi. gayet de yerinde bir sözcük. ama kalkıp da seni gidi eskimo dölü derseniz niyet kötü olduğu için sözcük de kötü bir sözcükmüş gibi çıkar ağızdan.
devamını gör...
kamp yapacaklara tavsiyeler
1-dinlenmek için kamp yapılmadığını bilmek.
evet önce bu konuda anlaşalım kamp çok keyifli olmasına rağmen konforsuz ve yorucu bir aktivitedir bu yüzden kıvamını tutturmak çok önemlidir.3. gün yormaya başlar.
2-htiyaçlarınızı ve önceliklerinizi iyi belirlemek lazım.
3-kamp elçşyalarınızın olabildiğince hafif, ergonomik ve kullanışlı olmasına dikkat edin.
4-kalın bir mat iyidir ancak 2 adet kalın mat hep daha iyi olacaktır.çadır, mat ve uyku tulumu bir kombinasyon işidir. birinin iyi olması kurtarmaz.
5- çadır alacaksanız güneş ışıgı, sinek ve yağmur geçirmemesine dikkat ederek alın.
(yorumları okuyarak bütçenize en uygununu seçebilirsiniz)
6- pratik ve düzenli olmak kamp alanında hayat kurtarır.eşyalarınızı güzel organize edin.
7- 10-15 metre uzunluğunda bir kablo alın. bir başına erkek bir başına da dişi fiş taktırın. kamplarda hep lazım olur.yer kaplamayacak kadar ince fakat kopmayacak kadar kalın olsun, kampta her an her şey olabilir.
8- acemiyseniz kamp yerlerini tercih edin. bir miktar para ödersiniz ama güvenlik sorunu yaşamazsınız. oranın imkanlarından da faydalanırsınız (su,wc, elektrik)
9- çadır yeri seçerken sabah gölge olmasına, hiç değilse, sabah güneşi görmeyecek kadar olması pastırmalı yumurta olmadan uyanmanızu sağlar.
kamp alanındaysanız akşam 11-12’den sonra sesinizi kontrol edin.
tuvalet yerine sağa sola işemeyin, wc bunun için var.
yatmadan ateşi söndürün ve tüm ışıklarınızı kapatın.gitmeden önce izmaritine kadar tüm çöplerinizi toplayın.
vahşi doğada iseniz,(!)
rüzgar durumuna göre ateşi çadırdan en az 2 metre uzakta yakın ki gece çadır derdinize yapışmasın.
tuvaletinizi açtığınız çukurlara yaptıktıktan sonra muhakkak üstünü örtün hatta kamp size iyi geliyorsa seyyar wc edinebilirsiniz.
çöplerinizi toplayın.
kafa feneri,el feneri, yaşam kiti ve bir cep yağmurluğunuz muhakkak olsun. yiyeceklerinizi çadırın içinde ya da dışında muhafaza etmeyin çadıra yakın bir ağaca asabilirsiniz.
evet önce bu konuda anlaşalım kamp çok keyifli olmasına rağmen konforsuz ve yorucu bir aktivitedir bu yüzden kıvamını tutturmak çok önemlidir.3. gün yormaya başlar.
2-htiyaçlarınızı ve önceliklerinizi iyi belirlemek lazım.
3-kamp elçşyalarınızın olabildiğince hafif, ergonomik ve kullanışlı olmasına dikkat edin.
4-kalın bir mat iyidir ancak 2 adet kalın mat hep daha iyi olacaktır.çadır, mat ve uyku tulumu bir kombinasyon işidir. birinin iyi olması kurtarmaz.
5- çadır alacaksanız güneş ışıgı, sinek ve yağmur geçirmemesine dikkat ederek alın.
(yorumları okuyarak bütçenize en uygununu seçebilirsiniz)
6- pratik ve düzenli olmak kamp alanında hayat kurtarır.eşyalarınızı güzel organize edin.
7- 10-15 metre uzunluğunda bir kablo alın. bir başına erkek bir başına da dişi fiş taktırın. kamplarda hep lazım olur.yer kaplamayacak kadar ince fakat kopmayacak kadar kalın olsun, kampta her an her şey olabilir.
8- acemiyseniz kamp yerlerini tercih edin. bir miktar para ödersiniz ama güvenlik sorunu yaşamazsınız. oranın imkanlarından da faydalanırsınız (su,wc, elektrik)
9- çadır yeri seçerken sabah gölge olmasına, hiç değilse, sabah güneşi görmeyecek kadar olması pastırmalı yumurta olmadan uyanmanızu sağlar.
kamp alanındaysanız akşam 11-12’den sonra sesinizi kontrol edin.
tuvalet yerine sağa sola işemeyin, wc bunun için var.
yatmadan ateşi söndürün ve tüm ışıklarınızı kapatın.gitmeden önce izmaritine kadar tüm çöplerinizi toplayın.
vahşi doğada iseniz,(!)
rüzgar durumuna göre ateşi çadırdan en az 2 metre uzakta yakın ki gece çadır derdinize yapışmasın.
tuvaletinizi açtığınız çukurlara yaptıktıktan sonra muhakkak üstünü örtün hatta kamp size iyi geliyorsa seyyar wc edinebilirsiniz.
çöplerinizi toplayın.
kafa feneri,el feneri, yaşam kiti ve bir cep yağmurluğunuz muhakkak olsun. yiyeceklerinizi çadırın içinde ya da dışında muhafaza etmeyin çadıra yakın bir ağaca asabilirsiniz.
devamını gör...
sezen aksu'nun din üzerinden linç yemesi
bindik bir alâmete
gidiyoruz kıyamete
selam söyleyin o cahil
havva ile adem'e
bu dörtlükte ilk 2 satırı belki kastedilen gibi bütün insanlığı kapsayan anlam içeriyor olabilir ama alenen son 2 satırda aynı şeyi söyleyemeyiz.
hz.adem kuranla tescilli ilk alim, ilk insan, ilk peygamber, ilk allahla konuşan insan ve melekleri bile alt edecek ilme sahipken şarkı satırlarında "cahil" kelimesiyle zikretmek kimsenin haddine değil.
"allah âdem'e esmâların (ilimlerin) hepsini öğretti."
(bakara - 31 )
hatrı sayılır bir sanatçı olmak da dini konuda hassasiyet gösteremeyeceği anlamına gelmez. eğer sanat anlayışını da dini hafif almaya, alaya almaya, ya da kötülemeye indirgemişseniz o anlayışta bir sıkıntı var demektir.
kimsenin kimsenin kutsalına sanat olarak geçtim normal cümle olarak bile bu gibi satırlar kurma hakkı yoktur.
aynı zamanda dinden çıkmaya sebep olan 4 tane unsur vardır;
1- inkâr : islam'ın kesin bir hükmünü kabul etmemek.
2- istihfaf: islam'ın hükümlerini (islamî değerleri) hafife almak.
3- istihzan: islam'ın hükümleriyle (islamiyetle) alay etmek.
4- istihlâk: kesin olan bir haramı helal saymak.
bir şarkıda "selam söyleyin o cahil isa'ya (haşa)" gibi cümleler kullansak bu dindar hıristiyan kesimin tepkisini çekmez mi? tabiki çeker. evet insanlık soyu hz. adem (as) ve havva annemizden gelmiştir. ama eğer bütün bir insanlığı kapsayacak bir cümle kuracaksan (velev ki) gidipte "cahil" kelimesini kullanamazsın daha doğrusu dil uzatıcak, alaya alacak ya da hakaret edecek bir cümle kuramazsın.
kelimeler yerin dibine mi girdi? sırf insanlığı da kapsayacak bir cümle kuralım diye ille de bu hz.adem ve havva annemize cahil demeyi mi gerektiriyor? allah aşkına bir doğruyu yanlışı görün. körü körüne savunmayı değil, yeri geldiğinde insanların yanlışı olabileceğini de görün.
sesi güzele değil, sözü güzele sanatçı denir. eğer bir sözünde sıkıntı varsa bu konuşulmalıdır.
komşuya hakaret 6 ay, idareciye hakaret 1 yıl, atatürk'e hakaret 3 yıl ama allah'a, rasulüne, peygamberlerine, islam değerlerine hakaret ise fikir özgürlüğü, sanat sayılıyor.şimdi biri dese ki "selam söyleyin o cahil atatürk'e" ve açıklama olarak ordan bütün insanlığa veya türk halkına bir söylemde bulunduk dense hangi kişi o kelimeyi yine de içine sindirebilir? kim bunu sanat olarak kabul eder? emin olun sezen aksu'ya yapılan linçten daha fazlası ortaya çıkar gerek tv kanallarında, programlarda gerekte sosyal medyada.
dini değerlerin bu kadar mı yeri var ya gerçekten? iki sanat cümlesine sığdırılabilecek kadar mı bir sorun teşkil etmiyor? din, sanat için her yolda kullanmak mübah olacak kadar değersiz değil herkes kusura da bakabilir bu cümlem için. lütfen dini değerlerimize sahip çıkalım, içinde olunmasa bile hakaret etmeden, alaya almadan saygı duymak zorunluluktur.
gidiyoruz kıyamete
selam söyleyin o cahil
havva ile adem'e
bu dörtlükte ilk 2 satırı belki kastedilen gibi bütün insanlığı kapsayan anlam içeriyor olabilir ama alenen son 2 satırda aynı şeyi söyleyemeyiz.
hz.adem kuranla tescilli ilk alim, ilk insan, ilk peygamber, ilk allahla konuşan insan ve melekleri bile alt edecek ilme sahipken şarkı satırlarında "cahil" kelimesiyle zikretmek kimsenin haddine değil.
"allah âdem'e esmâların (ilimlerin) hepsini öğretti."
(bakara - 31 )
hatrı sayılır bir sanatçı olmak da dini konuda hassasiyet gösteremeyeceği anlamına gelmez. eğer sanat anlayışını da dini hafif almaya, alaya almaya, ya da kötülemeye indirgemişseniz o anlayışta bir sıkıntı var demektir.
kimsenin kimsenin kutsalına sanat olarak geçtim normal cümle olarak bile bu gibi satırlar kurma hakkı yoktur.
aynı zamanda dinden çıkmaya sebep olan 4 tane unsur vardır;
1- inkâr : islam'ın kesin bir hükmünü kabul etmemek.
2- istihfaf: islam'ın hükümlerini (islamî değerleri) hafife almak.
3- istihzan: islam'ın hükümleriyle (islamiyetle) alay etmek.
4- istihlâk: kesin olan bir haramı helal saymak.
bir şarkıda "selam söyleyin o cahil isa'ya (haşa)" gibi cümleler kullansak bu dindar hıristiyan kesimin tepkisini çekmez mi? tabiki çeker. evet insanlık soyu hz. adem (as) ve havva annemizden gelmiştir. ama eğer bütün bir insanlığı kapsayacak bir cümle kuracaksan (velev ki) gidipte "cahil" kelimesini kullanamazsın daha doğrusu dil uzatıcak, alaya alacak ya da hakaret edecek bir cümle kuramazsın.
kelimeler yerin dibine mi girdi? sırf insanlığı da kapsayacak bir cümle kuralım diye ille de bu hz.adem ve havva annemize cahil demeyi mi gerektiriyor? allah aşkına bir doğruyu yanlışı görün. körü körüne savunmayı değil, yeri geldiğinde insanların yanlışı olabileceğini de görün.
sesi güzele değil, sözü güzele sanatçı denir. eğer bir sözünde sıkıntı varsa bu konuşulmalıdır.
komşuya hakaret 6 ay, idareciye hakaret 1 yıl, atatürk'e hakaret 3 yıl ama allah'a, rasulüne, peygamberlerine, islam değerlerine hakaret ise fikir özgürlüğü, sanat sayılıyor.şimdi biri dese ki "selam söyleyin o cahil atatürk'e" ve açıklama olarak ordan bütün insanlığa veya türk halkına bir söylemde bulunduk dense hangi kişi o kelimeyi yine de içine sindirebilir? kim bunu sanat olarak kabul eder? emin olun sezen aksu'ya yapılan linçten daha fazlası ortaya çıkar gerek tv kanallarında, programlarda gerekte sosyal medyada.
dini değerlerin bu kadar mı yeri var ya gerçekten? iki sanat cümlesine sığdırılabilecek kadar mı bir sorun teşkil etmiyor? din, sanat için her yolda kullanmak mübah olacak kadar değersiz değil herkes kusura da bakabilir bu cümlem için. lütfen dini değerlerimize sahip çıkalım, içinde olunmasa bile hakaret etmeden, alaya almadan saygı duymak zorunluluktur.
devamını gör...
aduantas
irlandaca kelime. daha önce hiç gelmediğiniz bir yerde bulunmanın veya hiç tanımadığınız insanlarla çevrili olmanın verdiği gerginlik veya rahatsızlık. advantes şekilde telaffuzu uygundur.
devamını gör...
sevgilinin annesiyle tanışmak
gereksiz olduğunu düşündüğüm eylem. sevgilinizin ailesiyle tanışmak çok da eğlenceli ya da önemli değildir. çoğunlukla kişinin fazla stres yapması ve karşı taraftan eleştirilere maruz kalmasıyla sonuçlar.
bence işler ciddiye bindiğinde bile mesafeli bir tanışma olmalıdır. ama bu ne yazık ki türk halkının çoğunluğu tarafından ayıplanacak bir düşüncedir.
bence işler ciddiye bindiğinde bile mesafeli bir tanışma olmalıdır. ama bu ne yazık ki türk halkının çoğunluğu tarafından ayıplanacak bir düşüncedir.
devamını gör...
dışarıda koca bir dünya varken odasında takılan genç
dışarı çıkma şansımız vardı da biz mi odamızda takıldık.
devamını gör...
biz büyüklerimizden böyle gördük
çok saçma bulduğum bir söz
o zaman herkes büyüklerinden nasıl gördüyse öyle davransın ,peki ya biri büyüğünden kötü bir davranış gördüyse böyle mi devam ettirecekler yani dediğim gibi aşırı saçma bir söz ,insan ne düşünüyorsa, nasıl davranmak istiyorsa öyle davranmalı .
o zaman herkes büyüklerinden nasıl gördüyse öyle davransın ,peki ya biri büyüğünden kötü bir davranış gördüyse böyle mi devam ettirecekler yani dediğim gibi aşırı saçma bir söz ,insan ne düşünüyorsa, nasıl davranmak istiyorsa öyle davranmalı .
devamını gör...
instagramını aç
telefonunu cikar diyen dayilarin ardindan sonraki levelde unlock olmus yeni turk karakteri
mobile.twitter.com/bitirdin...
mobile.twitter.com/bitirdin...
devamını gör...
tekel bayilerine gönderilen içki satan alan ve aracılık edenlere lanet edilmiştir yazılı mektuplar
chp genel başkan yardımcısı veli ağbaba'nın iddiasıdır.

--- alıntı ---
ankara, çankırı, konya başta olmak üzere birçok şehirde tekel bayilerine “içki satan, alan ve aracılık edenlere lanet edilmiştir” ifadelerinin de yer aldığı “tehdit” mektuplarının yollandığını, bu şehirlerde kimliği belirsiz kişilerin tekel bayilere giderek tebliğ yaptığını açıkladı. ağbaba, “tekel bayilerini şamar oğlanına çevirip aç-kapa yapıyorlar. bu da yetmemiş gibi esnafı tehdit eden meczupları görmezden geliyorlar” dedi.
--- alıntı ---
haber kaynağı

--- alıntı ---
ankara, çankırı, konya başta olmak üzere birçok şehirde tekel bayilerine “içki satan, alan ve aracılık edenlere lanet edilmiştir” ifadelerinin de yer aldığı “tehdit” mektuplarının yollandığını, bu şehirlerde kimliği belirsiz kişilerin tekel bayilere giderek tebliğ yaptığını açıkladı. ağbaba, “tekel bayilerini şamar oğlanına çevirip aç-kapa yapıyorlar. bu da yetmemiş gibi esnafı tehdit eden meczupları görmezden geliyorlar” dedi.
--- alıntı ---
haber kaynağı
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
bizim sözlükle gönül bağımız var, sözlük bizim bebeğimiz. o yüzden ismine cismine takılmadan yazmaya devam ediyoruz, sonuna kadar burdayız.
devamını gör...
sigmund freud
freud, bilinçaltına giden görkemli yol dediği rüyaları araştırmak için serbest çağrışım adında bir yöntem geliştirmişti; sansürlemeden ve baskılamadan aklına gelen her şeyi düşünmek. her akşam, hastalarını tedavi ettiği kanepesinde kendi rüyalarının serbest çağrışımını yapıyordu. aslında freud'un yolculuk fobisi gibi incelenmeye muhtaç birçok sorunu vardı. seyahat etmeyi çok istediği roma'nın 75 km kadar yakınına gitmiş; ama sonra geri dönmüştü. ayrıca, arkadaşlarının yanındayken bayılmak gibi bir sıkıntısı ve puroya karşı büyük bir bağımlılığı vardı.
kendini analiz ettiği bir yılın sonunda işler kötüye gitmeye başlamıştı; çünkü pislik yığını dediği bilinçaltına itilen kaygı ve utanç verici duygularını tüm çıplaklığıyla görüyordu; nefret, ensest, cinayet fantezileri ve baskılanmış diğer hisler. henüz bir çocukken babasının ölmesini istemesi ve annesini arzulaması, çocukların da cinsel duygulara sahip olduğu ve bu hisleri ebeveynlerine karşı beslediği gibi düşünceler çok radikaldi. henüz bir çocuk olarak anneyi arzulamak ve babadan nefret etmek, düşünün; bir insanın kendinde bu tür hisleri ortaya çıkarması, üstelik 1896 yılında. o tüm bunlara bilim insanı gözüyle baktı. ahlaki ölçütlerle değerlendirmedi ve birtakım radikal fikirler öne sürdü. ya bütün çocuklar anne ve babalarına karşı nefret ve aşk gibi hisler besliyorsa? ya bu duygular insanın gelişme sürecinde önemli bir role sahipse?
kendini analiz ettiği bir yılın sonunda işler kötüye gitmeye başlamıştı; çünkü pislik yığını dediği bilinçaltına itilen kaygı ve utanç verici duygularını tüm çıplaklığıyla görüyordu; nefret, ensest, cinayet fantezileri ve baskılanmış diğer hisler. henüz bir çocukken babasının ölmesini istemesi ve annesini arzulaması, çocukların da cinsel duygulara sahip olduğu ve bu hisleri ebeveynlerine karşı beslediği gibi düşünceler çok radikaldi. henüz bir çocuk olarak anneyi arzulamak ve babadan nefret etmek, düşünün; bir insanın kendinde bu tür hisleri ortaya çıkarması, üstelik 1896 yılında. o tüm bunlara bilim insanı gözüyle baktı. ahlaki ölçütlerle değerlendirmedi ve birtakım radikal fikirler öne sürdü. ya bütün çocuklar anne ve babalarına karşı nefret ve aşk gibi hisler besliyorsa? ya bu duygular insanın gelişme sürecinde önemli bir role sahipse?
devamını gör...
pudra şekeri ağızdan mı yoksa burundan mı alınır sorunsalı
çileğe batırılarak istenen yerden alınır.
devamını gör...
her şeyi kafaya takma sorunu
en ufak bir detaya bile takıldıgım icin,bazen oylesine soylenen sozleri bile kafama takarım..geceleri aklıma takılırsa uyuyamam cogunlukla..allahın cezası iğrenç bir özellik..ama nabıcan bizim de beynin dizaynı bu sekil yaani?
devamını gör...
kendini ifade edememe kaygısı
haklı bir kaygıdır. çoğu zaman anlaşılamamaktan dolayı gelir. olağan bir durumdur. sıkça yaşadığınızda kendinizi ifade etmeye de üşenirsiniz. adı üstünde "kaygı" savaş ya da kaç. kaçıyoruz işte bizi anlamayan çoğunluk yüzünden kaçıyoruz.
devamını gör...
yazarların çaldığı enstrüman
çok iyi ıslık çalarım.
devamını gör...

