(bkz: şirince).
devamını gör...

planlarını hiçbir insana anlatmaman gerektiğidir.
devamını gör...

eğitime boston'da 1865 yılında başlayan, kısaca mit olarak bilinen ve özellikle mühendislik alanındaki başarılarıyla tanınmış olan kurum. dünya çapında 1. sırada yer alıyor.

bünyesinde 5 adet fakülte ve 1 adet sağlık bilimleri ve teknolojisi koleji var. 2018 yılı itibarıyla bu kurumdan çıkan kişilerden bazıları toplam 91 nobel ödülü, 25 turing ödülü, 8 fields madalyası kazanmış

bir dönem harvard üniversitesi ile birleştirilmesi düşünülmüş. ancak mezunlarının buna karşı çıkması nedeniyle bu fikirden vazgeçilmiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu yaz birebir başıma gelmiş bir ölümden dönme anısıdır:
aylardan haziran , bir gece saat 2 gibi kuzenimle parklardaki çardakların birisinde oturuyoruz. termosta çay yapmışız içip laflıyoruz. o sirada yanımızdan iki tane bizim yaşlarımızda çocuk geçti. s.a dediler , aleykümselam dedik sonra yürümeye devam ettiler. az ileride durup geri geldiler. “ allah’ın selamını veriyoruz , niye ayağınızı indirmiyorsunuz lan “ dedi bir tanesi. tabi ben biradan başımıza gelecekleri az çok anladım ve içimden ( hadi bakalım al bir de burdan yak şimdi ) diyorum. ben “ tamam dostum kusura bakma , uzatmayın hadi salça olmayın bize” dedim. sana mı sorucam lan dedi birtanesi ve kuzenimin yakasına yapıştı. biz de onlar gelmeden önce jbl bluetooth hoparlör ile müzik dinliyorduk. daha onun hamle yapmasına izin vermeden hemen hoparlörü kaptığım gibi çaktım bu dallamanın kafasına. tabi ben ona çakınca yanındaki de bana çaktı ve böylece ikiye iki kavga başlamış oldu. ( bu arada alkol almışlar kokusu leş gibi geliyordu). allahtan sağlam çocuklar değillermiş de ben anında patakladım çocuğu. sonra aşşağı doğru bir baktım ki benim kuzenin üstünde 3 kişi var. ( allah allah lan diyorum bu kavga ikiye iki başladı , bunlar ne ara çoğaldı?). hemen koşarak uçan tekme attım ve dağıttım orayı ama 2 saniye falan geçmedi arkadan birisi de bana çaktı uçan tekmeyi. neyse ben kendimi açığa aldım , daldılar bana 3 kişi. allahtan aktif spor yapıyoruz da direncimiz var . bun 3 kişiyle ben cebelleşirken , parkın üst tarafından da 5-6 kişi bize doğru koşmaya başladı. lan ben de içimden seviniyorum oh kurtulduk diye, ve bağırıyorum bunlara ayırın ! ayırın ! diye. hay şansımıza meğerse bunlar da bizi dövmeye geliyormuş. bu 6 kişi 3-3 ayrılıp kuzenimle bana daldılar. o çocuklar da bize daldı ya aha dedim şimdi öldürdüler bizi burda , pertimiz çıkacak kesin. tabi artık yıkıldım ve yerde tekme yemeye başladım. o sırada bir mucize oldu ve yukarıdan aşşağı bekçiler koşmaya başladı. hemen ayırdılar ve açıkçası beklediğimden çok daha sert müdahale ettiler. polis olsa bu kadar sert olmazdı yani öyle söyleyim. sonra sabahın 5 inde bizi karakola götürdüler ve orada ifade verilirken öğrendik ki , bekçiler bu çocukları ters kelepçeye alırken içlerinden bir tanesi bekçinin belindeki silahı almaya çalışmış. mahkeme sürecini anlatmayacağım çünkü ülkeye olan inancınız kaybolur.
sözün özü arkadaşlar bizim o gün çok büyük 2 şansımız vardı.
1. si : çocuklarda bıçak , sopa vs. bir yaralayıcı şey olamaması ( ki kesin öldürürlerdi )
2. si : o parkta bekçilerin olmasıydı ( 2 kişiye 10 kişi girdiler kesin pert ederlerdi bizi orada).
bu anımdan çıkarılacak ders ve size tavsiyem de şudur sevgili sözlük yazarları :
- nerede olursanız olun , siz düzgün bir insan olsanız bile bela gelir sizi bulur böyle. çok ama çok dikkatli olmalısınız , her an ufakta olsa tetikte olmalısınız. kendinize dikkat edin arkadaşlar .
devamını gör...

takıntı değil de böyle bir arzum var evet. kızıma bırakabileceğim en güzel miras olduğunu düşünüyorum..
devamını gör...

hayatta bazı şeyler, herhangi bir dilde açıklamak için çok karışıktır...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yapayım derken göz çıkarılmaması gereken vücut bölümüdür. (bkz: kaş yapayım derken göz çıkarmak).
devamını gör...

lastik tamir spreyi de denir.

aracınızla yolculuk sırasında birçok sorunla karşılaşabilirsiniz. en sık rastlanan ise lastik patlamalarıdır. bu yaz benim başıma geldi. olayı değil ama çözümünü anlatayım. dünyanın hangi ülkesinde acaba bizdeki gibi kaldırımlar var? tövbe ve tövbe! neyse konumuza dönelim;

yeni araçlarda stepne ve kriko yok. bunun yerine lastik yaması yapabileceğiniz bir kit veya sprey vardır. biz şu spreyi kısaca anlatalım. sizi yarı yolda bırakmayalım.

içerisinde kimyasal madde olan spreydir. basınç ile beyaz köpük şeklinde olan kimyasal madde, tekerlek içerisinde kauçuk bir yapı halini alır ve lastiğin delik kısımlarını tamir eder.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

uygulaması son derece basittir. kullanmadan önce şişeyi iyice çalkalayın. lastiğinizin sibop kapağını açın, sprey şişesinde kısa bir hortum ve ucunda bir sibop kapağı benzeri bir kapak vardır. hortum ucundaki kapağı, siboba çevirerek takın. burası önemli, kapağın sıkıca yerine oturmasına dikkat edin. aksi halde işleme başladığınızda her yeri köpük içerisinde bırakırsınız. spreylerin kullanımları markalarına göre değişir. kutu üzerinde şekille açıklanır. dik veya aşağı doğru tutarak içerisindeki kimyasal bitine kadar uygulayın. tekerleğinizin şiştiğini göreceksiniz. uygulamadan sonra aracınızla kısa bir tur atın, kimyasal bu şekilde tekerleğin her tarafına eşit dağılacaktır ve tekerleğiniz bir miktar daha şişecektir. işlem bitti.

artık en yakın benzinciye veya lastikciye gidecek durumdasınız. sizlere önerim; benzinlikte lastik havasını kontrol edin. eksik basıncı tamamlayın ve yolunuza devam edin. lastiği zaten tamir ettiniz.

aracınızda bu kitten bir tane bulundurun. fiyatları 30-60 tl arasındadır. her türlü otomobil, hafif ticari araç, motorsiklet ve bisiklet lastikleri için uygundur.

bitti.
devamını gör...

beklenmedik sonuçlar doğurabilen bir durumdur. aman dikkat.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazılarında çok hoş duruyor.
devamını gör...

sevmiyordur net.. değer vermiyordur, saygısı yoktur, net.. sevgili olsa duramaz..
ama öyle olmuştur, böyle olmuştur, o öyledir diye birşey yoktur..
ilgisini çekmiyorsan neden seninle birliktedir.. genelde bu tiplerin kendisi ilgi ister hep, hemde karşılık vermedikleri halde.. ve "istedikleri zamanda" karşılık almazlarsa küserler birde.. çünkü kendi istedikleri zaman istedikleri şeyi alma hakkı vardır onun, o hakkı kendine verir..
ama sevgilisinin sevilme hakkını vermez.. büyük ihtimalle içinde birşeyde yoktur size karşı, olsa içinden gelir zaten, ama sizi seveceğine inandırır, kendi alacağı ilgi için.. bu tipler çok da romantik olurlar birde, çok duygusalım filan derler..
ama ne sevgi verirler ne ilgi verirler..
hep isterler.. aldıkça isterler..
başta yengeç burcu karın ağrısı olmak üzere, balık burcu kanserojeni birbiriyle yarışır, 3. pişkin kişiside başak burcudur, arkadaş olarakda sevgili olarakda bu burçlar.. ömrünüzü yer, bildiğiniz yer, kurutur sizi..
eğer burnunu sürttürecek kadar ketum değilseniz bulaşmayın hiç, dayanıklıysanızda bulaşmayın, kimsenin nazını çekmeye gelmediniz dünyaya.. gitsinler annelerinin kucağına yatsınlar..
burçlar yüzde bin gerçek arkadaşlar.. aman diyim bunların karakterlisi yok..
devamını gör...

sadrazam damad ibrahim paşa ve budin beylerbeyi tiryaki hasan paşanın 14 ağustos - 30 kasım 1600 tarihleri arasında süren seferidir.

ibrahim paşa 3 ay 17 gün sürecek kanije seferi için belgrad'dan ayrıldı. 22 ağustosta essek'e geldi. aynı gün budin beylerbeyi tiryaki hasan paşa emrindeki birliklerle orduya katıldı. hasan paşa, peç yakınlarında baranyavar'da bir alman ordusunu yok etmişti.
essek'te toplanan harp divanında hasan paşa kanijenin üzerine yürünmesini teklif etti. kendinden daha tecrübeli bir asker olan hasan paşanın sözünü dinleyen ibrahim paşa bu teklifi kabul etti.

ibahim paşa ve ordusu kanije üzerine yürürken karşılarına çıkan babofca kalesini 3 günlük bir muhasarnın ardından aldı. drava boyundaki bu kale birkaç sene evvel almanların eline geçmişti. tiryaki hasan paşa babofça da ordudan ayrıldı. ibrahim paşa onu budin beylerbeyi tayin etmişti. aynı zamanda rumeli beylerbeyi olan ve gelecekte sadrazam olacak olan lala mehmet paşa budin'den ayrıldı ve ibrahim paşanın ordusuna katıldı. kanijeye gelirken sınırdaki iki kaleyi daha kuşattı ve fethetti. ardından 10 gün sonra orduy-ı hümayun 10 eylül günü kanijeye ulaştılar ve 40 gün sürecek olan kanije muhasarası başladı.

türklerin "kanije", macarların "nagy-kanisza" almanların "gross-kanisa" dedikleri bu son derece müsthkem kalesiyle meşhur mühim şehir, balaton gölü ile drava nehri arasındadır. vaktiyle türkler'de iken almanların eline geçmiştir.

muhasaranın 13. gününde, 24 eylülde kanije barut mahzeninin havaya uçurulması, kalenin fethine giden yolda en önemli olaydır diyebiliriz. bu hadise türk milletinin kahramanlık destanları arasında yerini almıştır. şöyle ki: kanije'de esir tutalan 170 türk vardı. bunların içinde türk kadın ve çocuklar da bulunuyordu. almanlar, muhasara başlayınca bunları barut mahzeninin yanına toplu bir şekilde hapsetmiş ve kalede herhangi bir sabotaj ihtimalinin önüne geçmek istemişlerdir. tabi bunu yaparken doğal olarak türklerin, kendi hayatlarını ve çocuklarının hayatını dahi düşünmeden baruthaneyi patlatabileceklerini hesap etmemişlerdi.

fakat akla getirilmeyen hiç getirilmeyen o ihtimal vuku buldu. türkler mahzeni ateşe verip havaya uçurdular, tabi içlerinde kendileri de havaya uçtular. almanlar bu olayın neticesinde barutsuz kaldılar ve bütün alman topları sustu. yalnızca tüfek ateşiyle karşılık vermeye başladılar. fakat 7 ekimde 100 top taşıyan 40 bin kişilik bir alman ordusunun kanijeye gelmesi, türklerin durumunu sarstı ve kanijenin fethini geciktirdi. lorraine dukası prens emmanuel mercouer'ün kumanda ettiği bu ordu, türklere karşı taarruza geçti. yeniçeriler kaçıştılar fakat tımarlı sipahiler ve budin birlikleri şiddetle karşı koydular ve prens ağır zayiat vererek kanijeyi kaderine terk ederek kendi canını zor kurtardı.

22 ekimde kanije, teslim olmaya karar verdi. teslim şartlarına göre kalede bulunan 76 top haricinde herşeyi alabileceklerdi. alman tarihçi hammer'ın aktardığına göre almanlar, çocuk beşiklerine ve tavuk kafeslerine kadar her şeylerini aldılar ve sukunetle kendilerini seyreden türk ordusunun arasından geçip gittilerç yine hammer'a göre türkler eşyalarını taşıyabilsinler diye almanlar'a birkaç tane deve hediye ettiler.

kanijenin düşmesi üzerine civardaki birkaç kale de kendiliğinden teslim oldu. bu suretle almanlardan eğri ve kanije gibi iki kale fethedilmiş fakat estergon ve yanık gibi iki mühim kale de kaybedilmişti. ibrahm paşa kanijeyi eyalet merkezi yaptı. peç, sigetvar, osiek ve sikloş sancakları, budin eyaletinden alınıp, kanije eyaletine bağlandı. köstendil sancak beyi arnavut hasan bey ilk kanije beylerbeyi oldu. kanije'ye 5 bin askerden oluşan bir garnizon tahsis edildi. daha sonra ibrahim paşa bu eyalete daha tecrübeli birini getirmek istedi ve budin beylerbeyi tiryaki hasan paşa kanije beylerbeyi olarak buraya verildi.

kanije'de büyük bir camii inşa edildi. bu mühim fetih, istanbul'da ve diğer eyaletlerde üç gün üç gece şenlik yapılarak kutlandı.
devamını gör...

birkaç tanım girdim. daha ne yapayım ki? biraz saçma bir başlık olmuş bu.
devamını gör...

hemen her konuda sayılara takıntım var sözlük.
bu takıntı dürtüsellik yapıyor bende.
mesela, uyumak için alarm kuruyorum, normal insanlar güzel güzel saatlere kurarlar yarımlı, tamlı, çeyrekli değil mi? ben ne yapıyorum arasında ilişki olan iki sayının saatine kuruyorum. en basitinden bugün 18.30 civarında uyanmam gerekiyor ama yok! 18.81 diye bir saat olmadığına göre 18.36'ya kuruyorum, neden çünkü iki katı. ertelenme saati kaç bilin bakalım? evet 18.54, neden çünkü üç katı.
yine başka bir örnek, sözlükteki başlıklarda tanım girerken yuvarlanması gereken bir sayı var mı diye bakıyorum önce. mesela 9 tanım girildiyse 10. tanıma, 98 tanım girildiyse 100. tanıma yetişmeye çalışıyorum. çoğu zaman başarılı olamıyorum ama önemli olan niyet sözlük. evet biliyorum, sağlıklı bir düşünce tarzı değil. ama huy dedik garip dedik, daha ne olabilir ki?
siz bırakmadan ben kendi butonumu bırakayım aşağıya.*
(bkz: derdini seveyim butonu)
devamını gör...

serseri ve badass seven tüm kızlar ıslandı şuan kanka.
parmaklarını emip seni arzuluyorlardır eminim.
devamını gör...

nedense bana izlediğim eski bir filmi anımsatan mahlas. tatlı, hoş, güzel duygular geliyor akla. ayrıca türkçe meali : fısıltı olan yazar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bilinen ve bulunan ilk otoportredir.
amerikalı fotoğrafçı robert corneliusin ekim 1830’da ailesinin dükkanı önünde çektiği kendine ait olan fotoğrafıdır.
devamını gör...

bu görüşe göre; tanrı tektir ve tek kaynaktır. herkes ve her şey bu kaynaktan başlayarak var olmuştur ve var olmaktadır. yaradılış bu kaynaktan olduğu için tanrı zaten herkesin ve her şeyin içindedir.

baruch spinoza'nın ortaya attığı bu teolojik görüş, bir nevi tanrının kişiselleştirilmesine karşı olan görüştür.
yani; sevmemek, hoşuna gitmemek veya sevmesi, hoşlanması gibi duygular insana aittir ve bu tür duygular tanrıya atfedilemez.
bu da onu monizmle alâkalı bir görüş yapar.

(bkz: monizm)

ayrıca insanların ne yaptığıyla ilgilenen bir tanrı değildir. yani insanların nefret ettiği bir şeyden tanrı etmiyor olabilir, insanların hoşuna giden bir şey onun da hoşlandığı bir şey değildir. o'nda doğa üstü duygular vardır. mesela kulun merhametli davranması tanrının rahmet göstermesi gibi...
devamını gör...

ben yolda midemi bozmuşum sen bana sadece yoğurtla çorba getir.
mercedes'in benim olduğunu bilse hemen altıma yatar.
benzin de bitti burada da avrupası pek bulunmaz.
yıldız gitti, olağan şeymiş.içine ederim böyle olağan şeyin.
bayram'ın karaktersizliği ve iki yüzlülüğünü özetler bu cümleler.
devamını gör...

şu an farkına vardığım durum. tüm hayatıma zarar veren boş arkadaşlarımı çıkartıyorum ama hiç arkadaşım kalmadığını hissediyorum sizce doğru mu yapıyorum çok düşünüyorum bu konuyu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim