evden dışarı çıkmayı istememek
evde kalınca sıkılıyor, dışarıya çıkmaya üşeniyorum.
devamını gör...
schindler’s list
filmin her şeyi gibi müzikleri de çok güzel olup efsane john williams'a aittir. orjinal kayıtta kemanı dünyaca meşhur virtüöz itzhak perlman çalar. her dinlendiğinde tüylerinizi diken diken eder, çekilen acıları keman size birebir aktarır.
pek çok yorumu mevcuttur. ancak aşağıda anlatacağım yorum tüm bunların içerisinde özel bir yere sahiptir.
ingiliz kornosu çalan davida scheffers, bir müzisyen olarak kariyerini sekteye uğratan ağrılı bir nöromasküler rahatsızlığa* sahiptir. hastalığı nedeniyle bir daha profesyonel bir orkestra ile çalamayacağını düşünmektedir. davida’nın hayali hollanda senfoni orkestrası ile çalmaktır. bunun için seçmelere katılır, canlı performansta keman çalan simone lamsma * performansından çok etkilendiği için davida ile çalmak ister. davida sonunda amacına ulaşır ve gözyaşları içerisinde performansını bitirir. (videoda 03:15 ve 04:00 dan sonra). bir başka güzel olayda seyirciler arasında o gün 18 yaşına yeni giren kızının da olması (sarışın genç kız)
belki bu güzel film müziğin en iyi yorumu değil ama en duygusal yorumu diyebiliriz.
performansı buradan seyredebilirsiniz.
pek çok yorumu mevcuttur. ancak aşağıda anlatacağım yorum tüm bunların içerisinde özel bir yere sahiptir.
ingiliz kornosu çalan davida scheffers, bir müzisyen olarak kariyerini sekteye uğratan ağrılı bir nöromasküler rahatsızlığa* sahiptir. hastalığı nedeniyle bir daha profesyonel bir orkestra ile çalamayacağını düşünmektedir. davida’nın hayali hollanda senfoni orkestrası ile çalmaktır. bunun için seçmelere katılır, canlı performansta keman çalan simone lamsma * performansından çok etkilendiği için davida ile çalmak ister. davida sonunda amacına ulaşır ve gözyaşları içerisinde performansını bitirir. (videoda 03:15 ve 04:00 dan sonra). bir başka güzel olayda seyirciler arasında o gün 18 yaşına yeni giren kızının da olması (sarışın genç kız)
belki bu güzel film müziğin en iyi yorumu değil ama en duygusal yorumu diyebiliriz.
performansı buradan seyredebilirsiniz.
devamını gör...
kızılgerdan
dünya tatlısı bir kuş o: kızılgerdan. turuncusu yüzünden bu adı alan göğsü beyaz açık kahverengi kuş, robin olarak biliniyor avrupa’da.

genç bireylerde boyundaki bu kızıllık henüz ortaya çıkmamıştır.ülkemizin karadeniz,marmara ve ege bölgelerinde sıklıkla görülür.
anaç bir kuştur; kendi türü dışındaki minik kuşları bile beslemeye meyillidir.
12-14 cm boyu ve 20 gr civarı ağırlığına ve 20 cm kadar kanat açıklığına sahiptir. bir yıl kadar yaşayabilir.
elden mamalar yiyecek kadar da cana bu yakın kuşumuz.

ötüş agresifleşmiş tüyler kabartılmışsa etrafta tehdit edici başka bir kızılgerdan var demektir.minicik kışlar bu yüzden kavgaya tutuşur ve on kuştan biri bu şekilde hayatını kaybeder.
sesini burdan dinleyebilirsiniz
iskandinav mitolojisinde şimşek tanrısı thor'un kutsal kuşu, hristiyanlık'ta ise isa'ya destek olan kuş olduğuna inanılırmış.
buraya kadar olan bilgileri internette benzer şekilde ya da kopyala yapıştır tarzda ifadelerle bulabilirsiniz.
sosyal medyada kuşları fotoğraflayan kimseleri takip ettiğimden güzelliği cezbetti elbette ama, bu yazıyı yazmamdaki asıl neden her canlı gibi bu miniciğin de ‘sıradan’ olmayışı.
(bkz: kuantum sınırında yaşam) adlı kitapta anlatıldığı kadarıyla bu hayvancık göçe hazırlanmak üzere tıka basa doldurup mideyi iki katı ağırlığına ulaşıyor.soğuk iklimi terkederek daha sıcak yerlere doğru yola çıkacak,kısacık ömrünün önemli bir kısmı bu seyahat ile geçecek: günde on saat sürecek ve güneyin 15 derece batısına doğru olacak bu kanat çırpma.
peki, bu kuşcağız bir pusula mı yutmuş acaba, nereden biliyor ne yöne gideceğini?sonbaharda minik gövdesiyle üç bin iki yüz kilometrelik yol bu, dile kolay!
kızılgerdan dünyanın manyetik alanının yönünü ve kuvvetini algılayabiliyor: bu manyetizma kuvveti buzdolabı mıknatısının yüzde biri kadar olmasına karşın.uçuş bilgisi ona atalarından aktarılan dna sında saklı.
‘
…ancak dünyanın manyetik alanının canlı hücrelerindeki moleküllerle olan etkileşiminden açığa çıkan enerji miktarı, bir kimyasal bağı kırmak ya da kurmak için gereken enerjinin milyarda birinden bile azdır. o halde bu manyetik alan kızılgerdan tarafından nasıl algılanabilir?’
bu da dünyanın manyetik alanını gösteren çizgiler:

kızılgerdan ile ilgili yankı uyandıran çalışma science dergisinde yayınlandığında yıllardan 1976’ydı.ve o zamanlar bu pusulacığın minik bedende nasıl çalıştığı anlaşılamamıştı. sonra sonra kuantum mekaniğinin penceresinden bakıldığında göç anlamlandırılabildi. organizmaların üzerinde fizik ve kimyanın etkisi elbette kaçınılmaz.
(bkz: kuantum mekaniği) çok detaylı ve uzmanlık isteyen bir konu.henüz bunu ‘altı yaşında bir çocuğa anlatabilecek gibi’ (einstein’in betimlediği üzere)bilmiyorum. dolasıyla tam anlamış da sayılmam.
merak etmek ve araştırmak çok güzel: hayranlık duymak her seferinde doğaya.

genç bireylerde boyundaki bu kızıllık henüz ortaya çıkmamıştır.ülkemizin karadeniz,marmara ve ege bölgelerinde sıklıkla görülür.
anaç bir kuştur; kendi türü dışındaki minik kuşları bile beslemeye meyillidir.
12-14 cm boyu ve 20 gr civarı ağırlığına ve 20 cm kadar kanat açıklığına sahiptir. bir yıl kadar yaşayabilir.
elden mamalar yiyecek kadar da cana bu yakın kuşumuz.

ötüş agresifleşmiş tüyler kabartılmışsa etrafta tehdit edici başka bir kızılgerdan var demektir.minicik kışlar bu yüzden kavgaya tutuşur ve on kuştan biri bu şekilde hayatını kaybeder.
sesini burdan dinleyebilirsiniz
iskandinav mitolojisinde şimşek tanrısı thor'un kutsal kuşu, hristiyanlık'ta ise isa'ya destek olan kuş olduğuna inanılırmış.
buraya kadar olan bilgileri internette benzer şekilde ya da kopyala yapıştır tarzda ifadelerle bulabilirsiniz.
sosyal medyada kuşları fotoğraflayan kimseleri takip ettiğimden güzelliği cezbetti elbette ama, bu yazıyı yazmamdaki asıl neden her canlı gibi bu miniciğin de ‘sıradan’ olmayışı.
(bkz: kuantum sınırında yaşam) adlı kitapta anlatıldığı kadarıyla bu hayvancık göçe hazırlanmak üzere tıka basa doldurup mideyi iki katı ağırlığına ulaşıyor.soğuk iklimi terkederek daha sıcak yerlere doğru yola çıkacak,kısacık ömrünün önemli bir kısmı bu seyahat ile geçecek: günde on saat sürecek ve güneyin 15 derece batısına doğru olacak bu kanat çırpma.
peki, bu kuşcağız bir pusula mı yutmuş acaba, nereden biliyor ne yöne gideceğini?sonbaharda minik gövdesiyle üç bin iki yüz kilometrelik yol bu, dile kolay!
kızılgerdan dünyanın manyetik alanının yönünü ve kuvvetini algılayabiliyor: bu manyetizma kuvveti buzdolabı mıknatısının yüzde biri kadar olmasına karşın.uçuş bilgisi ona atalarından aktarılan dna sında saklı.
‘
…ancak dünyanın manyetik alanının canlı hücrelerindeki moleküllerle olan etkileşiminden açığa çıkan enerji miktarı, bir kimyasal bağı kırmak ya da kurmak için gereken enerjinin milyarda birinden bile azdır. o halde bu manyetik alan kızılgerdan tarafından nasıl algılanabilir?’
bu da dünyanın manyetik alanını gösteren çizgiler:

kızılgerdan ile ilgili yankı uyandıran çalışma science dergisinde yayınlandığında yıllardan 1976’ydı.ve o zamanlar bu pusulacığın minik bedende nasıl çalıştığı anlaşılamamıştı. sonra sonra kuantum mekaniğinin penceresinden bakıldığında göç anlamlandırılabildi. organizmaların üzerinde fizik ve kimyanın etkisi elbette kaçınılmaz.
(bkz: kuantum mekaniği) çok detaylı ve uzmanlık isteyen bir konu.henüz bunu ‘altı yaşında bir çocuğa anlatabilecek gibi’ (einstein’in betimlediği üzere)bilmiyorum. dolasıyla tam anlamış da sayılmam.
merak etmek ve araştırmak çok güzel: hayranlık duymak her seferinde doğaya.
devamını gör...
random gülmek
sanal dünyanın son yıllarda gelen akımı. smiley yetmedi emoji cıktı o da yetmedi random gülüş çıktı bundan sonrası nereye gider bilmiyorum.
ben sayısalcı olduğum için rakamlı random gülüyorum mesela 324235.
ben sayısalcı olduğum için rakamlı random gülüyorum mesela 324235.
devamını gör...
lennykereviz
tanımlarını da okusam mesajlarını da okusam yüzümde mutlaka bir gülümseme oluşturan yazardır. güzel insandır. kısa yazdığı için asla madalya alamayacağına inansa da ben kendi içimden tanımlarına birer madalya bırakıyorum.
var olsun...
var olsun...
devamını gör...
hacamat yaptıran basur hastasının anüsüne bardak kaçması
şaşırmamak lazım. tomografide çalışıyorum, soda şişeleri , kavanozlar üff daha neler neler * artık şaşıramıyorum bu tarz olaylara
devamını gör...
dinleyenin ruh halini yükselten müzikler
devamını gör...
tayyip erdoğan'ı sevmeyip ülkesinde gezmek
turist miyiz lan biz ne gezmesi? tayyip erdoğan'ın cumhurbaşkanı olduğu bir ülkede hayatta kalmaya çalışmak olmalıydı başlık.
burası mustafa kemal atatürk'ün ve yüz binlerce şehidimizin kurtuluş mücadelesi vererek kurduğu bir ülke; ve ben bu ülkede yaşıyorum.
burası mustafa kemal atatürk'ün ve yüz binlerce şehidimizin kurtuluş mücadelesi vererek kurduğu bir ülke; ve ben bu ülkede yaşıyorum.
devamını gör...
gözlerde sevişmek
“onunla ben hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.” *
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.” *
devamını gör...
iki haneli iq ile yapılabilecekler
orta doğu’da çok büyük mevkilerde makam sahibi olabilir hatta biraz zorlarsanız ülke bile yönetebilirsiniz.*
devamını gör...
coldboy
çok üzgünüm.. sağlık, sıhhat, mutlulukla dönüşünü bekleyeceğim..
devamını gör...
kendi gündemini koruyabilmek
demet akalın'ın yıllardır başarıyla geliştirip devam ettirdiği nitelik...
kimi vakit bir kahvenin türünü yanlış yazar, kimi zaman konser yerine komiser yazar... kimi zaman da, bir hayranına hediye ettiği çizmeyi, hayranının satışa sunmasından dolayı olayı, büyük bir ustalıkla, magazin malzemesi haline getirir.
yakın arkadaşlarıyla küsüp barışma güncellerini ise saymıyorum bile.. .*
kimi vakit bir kahvenin türünü yanlış yazar, kimi zaman konser yerine komiser yazar... kimi zaman da, bir hayranına hediye ettiği çizmeyi, hayranının satışa sunmasından dolayı olayı, büyük bir ustalıkla, magazin malzemesi haline getirir.
yakın arkadaşlarıyla küsüp barışma güncellerini ise saymıyorum bile.. .*
devamını gör...
en sevilen dizi çifti
ayrılsak da beraberiz dizisindeki berna ve teoman.
devamını gör...
5 nisan avukatlar günü
ne zamanki bir avukat mesleki sıkıntıları yüzünden intihar etmez, ne zamanki bir avukat mesleğinin icrası esnasında öldürülmez, ne zamanki bir avukat düşünceleri yüzünden tutuklanmaz ve ne zamanki bir avukat hukuk devletinde, adil yargılanma kurallarına uygun bir şekilde savunma hakkını kullanabilir; işte o zaman "avukatlar günümüz kutlu olur" !!
devamını gör...
boğaziçi üniversitesi öğrencilerinin keyfi bir biçimde gözaltına alınması
tacizciye tecavüzcüye çekmedikleri muameleyi sırf muhalif diye gencecik çocuklara çekiyorlar. insanlar zaten yürüyor, sen kafana göre terbiyesiz falan diyemezsin. tutuklarsın, teslim edersin, varsa bir cezaları yargı karar verir. laf atarsan tahrik edersin.
ayrıca aşağı bakma olayını da anlamadım. zaten sessiz sedasız yürüyorlar. gözaltına alınınca önüne bakarak yürümek yasak da ben mi bilmiyorum? hadi onu da söyledin bağıra çağıra, direkt iteklemek ne oluyor?
sadece bu olay üzerinden söylemiyorum ama polislerin yarısından çoğu egolu, kibirli, yaptığı işin bilincinde olmayan, yetkisini ve üniformasını bir koz olarak kullanan şiddete meyilli tipler. hükümetin polisleri bu tutumuyla, polise karşı nefreti kendileri yaratıyor/besliyorlar. bu uzun vadede hiç iyi bir şey değil. polis bir kolluk kuvvetidir. vatandaş polisi görünce kendini güvende hissetmeli, korku ve endişe içinde değil.
ayrıca aşağı bakma olayını da anlamadım. zaten sessiz sedasız yürüyorlar. gözaltına alınınca önüne bakarak yürümek yasak da ben mi bilmiyorum? hadi onu da söyledin bağıra çağıra, direkt iteklemek ne oluyor?
sadece bu olay üzerinden söylemiyorum ama polislerin yarısından çoğu egolu, kibirli, yaptığı işin bilincinde olmayan, yetkisini ve üniformasını bir koz olarak kullanan şiddete meyilli tipler. hükümetin polisleri bu tutumuyla, polise karşı nefreti kendileri yaratıyor/besliyorlar. bu uzun vadede hiç iyi bir şey değil. polis bir kolluk kuvvetidir. vatandaş polisi görünce kendini güvende hissetmeli, korku ve endişe içinde değil.
devamını gör...
down sendromu
1866 yılında dr. john langdon down tarafından tarif edilmiş bir sendrom olduğundan down sendromu ismi buradan gelir. ayrıca mongolizm olarak da bilinir. bunun sebebi ise down sendromlu bireylerin gözlerinin çekik olması ve moğollar'a benzemesidir.
devamını gör...
kalanlar
''bu sabah yağmuru neden bu kadar çok sevdiğimi anladım.
ağlayan bir yüreğe benzediği için..''
sözlerinden sonra okumaya karar verdim bu kitabı. bu yüzden araştırma yapmamıştım, yazarın son kitabı olduğunu, ondan kalanlarla böyle bir kitap oluşturulduğunu bilmiyordum.
tezer özlü'den kalanlar var bu kitapta, ardında bıraktıkları var. ''yaşanan an da anı olacak'' diyen kişinin anıları var, yayınlanmayan ama yayınlanmak için yazılan notları var.
dedim ya, ben yanlış bir şey yaptım ve tezer özlü ile ilk ''kalanlar'' kitabıyla tanıştım. belki başka bir kitap sayesinde tanışsaydım kendisiyle, içimi bu kadar yakmazdı yazdıkları. bilemiyorum.
tezer özlü o kadar önemli şeylere değiniyor, o kadar ince düşünüp kelimelerini konuşturuyor ki, etkilenmemek elde değil. yine de içimde büyük bir hüzün duyuyorum kendisine karşı. bu kadar kırıldığı için.
kendini bir başkasına anlatabilmek bazen öyle güç oluyor ki. anlatamıyorsun, ya da anlaşılmıyorsun. insan iletişimi, sevgisi, saygısı işte bu gibi durumlarda çok önemli bir hal alıyor. olmayınca insan yıpranıyor. hatta belki ölmeyi bile düşünüyor. nitekim edebiyatımızın gamlı prensesi için de öyle olmuş. umarım huzurlusundur artık.
--- alıntı ---
"insanın başkalarına söyledikleri kendi duymak istedikleridir. yazdıkları, okumak istedikleridir. sevmesi, sevilmeyi istediği biçimdedir."
ağlayan bir yüreğe benzediği için..''
sözlerinden sonra okumaya karar verdim bu kitabı. bu yüzden araştırma yapmamıştım, yazarın son kitabı olduğunu, ondan kalanlarla böyle bir kitap oluşturulduğunu bilmiyordum.
tezer özlü'den kalanlar var bu kitapta, ardında bıraktıkları var. ''yaşanan an da anı olacak'' diyen kişinin anıları var, yayınlanmayan ama yayınlanmak için yazılan notları var.
dedim ya, ben yanlış bir şey yaptım ve tezer özlü ile ilk ''kalanlar'' kitabıyla tanıştım. belki başka bir kitap sayesinde tanışsaydım kendisiyle, içimi bu kadar yakmazdı yazdıkları. bilemiyorum.
tezer özlü o kadar önemli şeylere değiniyor, o kadar ince düşünüp kelimelerini konuşturuyor ki, etkilenmemek elde değil. yine de içimde büyük bir hüzün duyuyorum kendisine karşı. bu kadar kırıldığı için.
kendini bir başkasına anlatabilmek bazen öyle güç oluyor ki. anlatamıyorsun, ya da anlaşılmıyorsun. insan iletişimi, sevgisi, saygısı işte bu gibi durumlarda çok önemli bir hal alıyor. olmayınca insan yıpranıyor. hatta belki ölmeyi bile düşünüyor. nitekim edebiyatımızın gamlı prensesi için de öyle olmuş. umarım huzurlusundur artık.
--- alıntı ---
"insanın başkalarına söyledikleri kendi duymak istedikleridir. yazdıkları, okumak istedikleridir. sevmesi, sevilmeyi istediği biçimdedir."
devamını gör...
arthur friedenreich
babası alman, annesi siyahi olup 1892 yılında brezilyada doğan arthur friedenreich, resmi olmayan kayıtlara göre 1329 gol ile tarihin en golcü futbolcusudur.

arthur friedenreich'in yaşadığı dönemde brezilya'da ırkçılık en üst seviyedeydi. öyle ki siyahilerin beyazlara dokunması bile yasaktı. arthur friedenreich bu yüzden, futbol oynayabilmek için maçlardan önce cildini beyazlatmak amacıyla pirinç lapası sürerdi ve saçlarını düzleştirirdi. arthur friedenreich, beyaz tenli olmasa da üstün yeteneği sayesinde zamanla kendini kabul ettirmiştir. ancak resmi olmayan kayıtlara göre tarihin en golcü futbolcusu olan arthur friedenreich'in pek çok golü de siyahi olduğu için sayılmamıştır ve brezilya liginde hiç para almadan futbol oynamıştır.
bu ve benzeri pek çok zorlukla karşı karşıya kalan arthur friedenreich, mücadelesiyle diğer siyahilere de örnek olmuştur. arthur friedenreich'den sonra futbol sahalarında, beyazların yetenekli bulup oynamasına göz yumduğu tek tük siyahi futbolcular da görülmeye başlanmıştır. o dönemde insandan bile sayılmayan siyahiler, futbolcuların lisans çıkarma gerekliliği sayesinde soyadı ve imza kullanma hakkına erişmiş ve devlet tarafından varlıkları kabul edilmiştir.
arthur friedenreich bu mücadelesiyle hem ülkedeki ırkçı tutumun değişmeye başlamasına sebep olmuş hem de siyahilerin futbol oynamaya başlamasıyla birlikte değişen ve gelişen futbolun bu hale gelmesine öncülük etmiştir.

arthur friedenreich'in yaşadığı dönemde brezilya'da ırkçılık en üst seviyedeydi. öyle ki siyahilerin beyazlara dokunması bile yasaktı. arthur friedenreich bu yüzden, futbol oynayabilmek için maçlardan önce cildini beyazlatmak amacıyla pirinç lapası sürerdi ve saçlarını düzleştirirdi. arthur friedenreich, beyaz tenli olmasa da üstün yeteneği sayesinde zamanla kendini kabul ettirmiştir. ancak resmi olmayan kayıtlara göre tarihin en golcü futbolcusu olan arthur friedenreich'in pek çok golü de siyahi olduğu için sayılmamıştır ve brezilya liginde hiç para almadan futbol oynamıştır.
bu ve benzeri pek çok zorlukla karşı karşıya kalan arthur friedenreich, mücadelesiyle diğer siyahilere de örnek olmuştur. arthur friedenreich'den sonra futbol sahalarında, beyazların yetenekli bulup oynamasına göz yumduğu tek tük siyahi futbolcular da görülmeye başlanmıştır. o dönemde insandan bile sayılmayan siyahiler, futbolcuların lisans çıkarma gerekliliği sayesinde soyadı ve imza kullanma hakkına erişmiş ve devlet tarafından varlıkları kabul edilmiştir.
arthur friedenreich bu mücadelesiyle hem ülkedeki ırkçı tutumun değişmeye başlamasına sebep olmuş hem de siyahilerin futbol oynamaya başlamasıyla birlikte değişen ve gelişen futbolun bu hale gelmesine öncülük etmiştir.
devamını gör...
psikologların aşırı ücret talep etmesi
arzu kaynağını yaratır. bir şey için istekliyseniz onun için gerekli zamanı da parayı da yaratabilirsiniz. ücret konusu değişkenlik göstermekle birlikte kendi bütçenize göre görüşebileceğiniz birçok psikolog bulabilirsiniz. başlığın altında terapi sürecini 5 cümle ezberlemek olarak gören bilgin yazar arkadaşları da görmek şaşırtmadı aslında. ülkede herkes her şey olabildiği için her alan hakkında bilgimiz var rahatça sallayabiliyoruz. verilen hizmetin kalitesine göre herkes kendisine göre bir ücret belirleyebiliyor. bu konu tartışılabilir veya belirli bir standart oluşturulabilir. ruh sağlığına önem veren herkesin dönemsel olarak duyduğu bir ihtiyaçtır terapi. ancak karnımızı doyurmaya bile zorlandığımız ve yeterli alım gücüne sahip olamadığımız bir ülkede lüks gibi görünmektedir psikoloğa gitmek.
devamını gör...
