moskovakitapcisi
tanımlarıyla ve profilindeki iddaa oynayan teyze resmiyle yüzümü gülümseten yazar arkadaşımız.
takipteyiz efendim, nice güzel tanımlara.
takipteyiz efendim, nice güzel tanımlara.
devamını gör...
normal sözlük'ün kadın yazarları
yok kadın yazarlar, yok karı kız kaynaması. erkekler kadar kadınlar da kullanıyor bu sözlüğü, gayet normal. artık alışsanız mı diyorum.
devamını gör...
lambalı radyo
1970'li yılların ortalarında televizyon yayınları başlayana kadar radyo, insanların büyük keyif cihazı olmuştu. eskiden radyo günlük hayat, saatler ve haberlere eşlik eder, koca möbleli ve lambalı radyolar, kocaman pilleri ile evlerin baş köşesinde, en değerli eşya statüsü görürmüş. önden çevrilen iki yuvarlak düğme ile yan yana tuşları olurmuş. istasyon ibresinin hareket ettiği cam panelde ankara, istanbul, sofya, moskova, varşova, paris, münih, kahire viyana, atina, prag, tel aviv gibi şehirlerin isimleri yer alır, fakat çıka çıka sadece ankara radyosu çıkarmış. düğmelerden biri ses ayarlamada kullanılırken, diğeriyle de uğultulu ve parazitli sesler arasında istasyon bulunurmuş. bu radyoların ısınması şart olurmuş, ısındıktan bir hayli sonra da hasbelkader şimdi zeki müren'den solo şarkılar dinleyeceksiniz... gibisinden anons duyulurmuş. radyo kullanımı o zamanlar sabır isteyen bir işmiş. hatta bazı radyo sahipleri evlerinin çatısına büyük antenler çekerler ve istanbul polis radyosu veya ankara uzun dalga radyosu gibi istasyonları dinlemek için çaba gösterirlermiş. lambalı radyolara, günümüzde bile müziği seven, hassas, duygulu insanların nostalji yaşatan antika bir eşyası olarak rastlanabilir.
devamını gör...
hiçbir tanımı beğenmeyen yazar
derdi nedir bilinmez. hiçbir tanımı beğenmez. üst varlık. taktikçi.
bu arada bu başlığı on defa denedim, açamadım. üstteki arkadaşa helal olsun.
bu arada bu başlığı on defa denedim, açamadım. üstteki arkadaşa helal olsun.
devamını gör...
vis a vis
ispanyol yapımı, hapishane ve suç konulu bir televizyon dizisi. netflix'in satın almasıyla orada keşfettim kendisini. sevgilisi tarafından zimmetine para geçirmesi için kandırılan ve hapse düşen masum(!) macarena'nın hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor.
ayrıca, kıvırcık sen nasıl bir afetsin öyle!
ayrıca, kıvırcık sen nasıl bir afetsin öyle!
devamını gör...
alev tahtakurusu
latince adı pyrrhocoris apterus olan, hemen hemen hepimizin gördüğü bir böcek türü.
arkadaş şu:

siyah ve kırmızı renkleriyle hemen tanıyabilirsiniz. ebegümeci olan her yerde yaşayabilirler. yemekleri de genellikle ebegümeci tohumlarıdır. gerçi bir belgeselde kırmızı ateş dikeni yediklerini de görmüştüm ama bir kaynak bulamadım. ama genelde ufak meyveleri yedikleri biliniyor.
genel kanının aksine tarım mamüllerine zararları yoktur çünkü yere düşen meyveleri yerler.
bahar aylarının ortalarından başlayarak yaza doğru toplu olarak görülebilirler. kalabalık sürüler meydana getirirler.
çiftleşmeleri 12 saat ila 1 hafta sürer. yumurta, nimf, yetişkinliğe kadar 7 aşamadan geçerler.
yetişkinler ve nimfler bir arada:

çocukken bu böceklerden pek hazzetmezdim. ne uğur böceği gibi bilinen bir şeydi, ne de karınca gibi çalışkandı. çizgifilmlerde, kitaplarda filmlerde bu böceklere rastlamazdım. meğer bu böceklerin anneleri ne kadar da cefakarmış. yavrularına sürekli meyve taşıyan anne alev tahtakurusu eğer yeteri kadar meyve bulamazsa kendini yavrularının önüne atıyor, yavrularının kendi özsuyunu içmesine izin vererek ölüyor. işte bunu öğrendikten sonra bu böceklere olan saygım arttı.
ha bu arada isim sizi yanıltmasın bu güzel böcekler tahtakurusu değil. sadece isimleri öyle.
arkadaş şu:

siyah ve kırmızı renkleriyle hemen tanıyabilirsiniz. ebegümeci olan her yerde yaşayabilirler. yemekleri de genellikle ebegümeci tohumlarıdır. gerçi bir belgeselde kırmızı ateş dikeni yediklerini de görmüştüm ama bir kaynak bulamadım. ama genelde ufak meyveleri yedikleri biliniyor.
genel kanının aksine tarım mamüllerine zararları yoktur çünkü yere düşen meyveleri yerler.
bahar aylarının ortalarından başlayarak yaza doğru toplu olarak görülebilirler. kalabalık sürüler meydana getirirler.
çiftleşmeleri 12 saat ila 1 hafta sürer. yumurta, nimf, yetişkinliğe kadar 7 aşamadan geçerler.
yetişkinler ve nimfler bir arada:

çocukken bu böceklerden pek hazzetmezdim. ne uğur böceği gibi bilinen bir şeydi, ne de karınca gibi çalışkandı. çizgifilmlerde, kitaplarda filmlerde bu böceklere rastlamazdım. meğer bu böceklerin anneleri ne kadar da cefakarmış. yavrularına sürekli meyve taşıyan anne alev tahtakurusu eğer yeteri kadar meyve bulamazsa kendini yavrularının önüne atıyor, yavrularının kendi özsuyunu içmesine izin vererek ölüyor. işte bunu öğrendikten sonra bu böceklere olan saygım arttı.
ha bu arada isim sizi yanıltmasın bu güzel böcekler tahtakurusu değil. sadece isimleri öyle.
devamını gör...
ders çalışmamak için yapılanlar
ders programı hazırlamak.
devamını gör...
ülkemizde saygı duyulan meslekler
kendi adıma garsonluk, komilik, kasiyerliktir efendim.
öyle saçma sapan davranışlara, hitaplara, tavırlara maruz kaldıklarını gördüm ki, en saygılı duruşumu onlara ayırıyorum.
nacizene tavsiyem teşekkürünüzü, güler yüzünüzü eksik etmeyin.
öyle saçma sapan davranışlara, hitaplara, tavırlara maruz kaldıklarını gördüm ki, en saygılı duruşumu onlara ayırıyorum.
nacizene tavsiyem teşekkürünüzü, güler yüzünüzü eksik etmeyin.
devamını gör...
kürtleri sevmemek
sessizce sevmeyebilirsin, kimse buna karışamaz. ancak belli bir etnik grubu sevmediğini kamusal alanda ifade edersen nefret suçu işlemiş olursun. biliyorum ergenler, böyle şeyleri anlamak zor ama hayat böyle. ne yapalım... bak yasalar da aynı şey söylüyor: kin ve nefret suçları
edit: mesela şu alttaki alenen nefret suçu işlemiş. muhtemel, hayatında herhangi bir yasaya bakmadığı için de haberi yok bundan.
edit: mesela şu alttaki alenen nefret suçu işlemiş. muhtemel, hayatında herhangi bir yasaya bakmadığı için de haberi yok bundan.
devamını gör...
onomastik
isim bilimi.
filolojinin, özel isimleri inceleyen dalına denir.
şahıs isimlerini inceleyen onomastiğe; antroponomi,
deniz, nehir, göl isimlerini inceleyen onomastiğe; hidronomi,
yerleşim birimlerinin isimlerini inceleyen onomastiğe; toponomi denir.
filolojinin, özel isimleri inceleyen dalına denir.
şahıs isimlerini inceleyen onomastiğe; antroponomi,
deniz, nehir, göl isimlerini inceleyen onomastiğe; hidronomi,
yerleşim birimlerinin isimlerini inceleyen onomastiğe; toponomi denir.
devamını gör...
kanser hastası çocuklara yardım etkinliği
vesile olduğunuz için allah sizlerden razı olsun, iştirak edeceğiz inşallah.
devamını gör...
28 nisan tam kapanma bayramı
evde şenliklerle kutlanmaya başlandı.önce cadılar bayramı gibi çılgın,ürkütücü ve gotik objelerimizi kapılarımızın bahçelerimizin önüne koyacağız sonra kendimize özgü danslarla bayramımızı taçlandıracağız.
devamını gör...
wir müssen wissen wir werden wissen
david hilbert naturerkennen und logik konuşmasını bu cümle ile sonlandırmıştır aslında ve daha sonrasında günümüzde biraz silikleşmiş olsa bile mezar taşının en alt kısmına yazılmıştır. bilmek zorundayız, bileceğiz ve bilmemiz gerek, bileceğiz olarak yapılmış çevirileri de mevcut.
devamını gör...
kafede kitap okuyan tip
kitabını okurken arada kafasını kaldırıp yanından yöresinden geçen insanlara bakmayı seviyordur. korna çalan arabayı, alışveriş poşetleriyle ellerini doldurmuş bir kadının topuklarının sesini, mağaza vitrininde gördüğü oyuncağı isteyen çocuğun ısrarcı sesini, yüksek sesli sokak satıcılarını, şehir gürültüsünü kitabıyla duymayı seviyordur. biraz erken geldiyse şehrin uyanışını, insanların telaşlı adımlarını, işine ya da okuluna yetişmek için kahvaltı etmeden çıkıp fırınlarda kuyruk oluşturan insanları seyretmeyi seviyordur. vakit geçse şehrin aydınlatmasının ne kadar yanlış olduğunu fark etmeyi, eğlence mekanlarından taşan müziğin yüksek sesini seviyordur. hiç tanımadığı insanların, araçların, kokuların okuduğu kitaba karışmasını seviyordur. bazı kitaplar sessizliği değil kendisine ortak olacak kocaman bir hayatı arar diye düşünüyordur.
devamını gör...
lucifer'in aslında benjamin olması
lucifer'ın kim olduğuyla ilgilenmiyorum, ben hala tecavüzü fantezi olarak gören kişi nasıl olur da sözlüğe geri döner onun derdindeyim.
devamını gör...
whatsapp gizlilik ilkesi değişimi
koskoca şirket sizin saçma sapan görüşmelerinizi ne yapacak ne işine yarayacak neden böyle bir riske girsin?
sadece daha güvenli bir iletişim sağlamak amacıyla yapılmış bir şey.
hayır keşke benim çirkin nude fotoğraflarımı alsalar da kullansalar dava açarım paramı alırım.
millet boşu boşuna galeyana geliyor.
sadece daha güvenli bir iletişim sağlamak amacıyla yapılmış bir şey.
hayır keşke benim çirkin nude fotoğraflarımı alsalar da kullansalar dava açarım paramı alırım.
millet boşu boşuna galeyana geliyor.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
domates aslında sebze değil, meyvedir.
devamını gör...
jesse owens
jesse owens birazda luz long'tur. evet owens hitler'in gözleri önünde büyük bir başarıya imza atmıştır ama bu başarının sac ayaklarından bir tanesi de almanların en güvendiği atletlerden birisi olan luz long olmuştur. owens uzun atlama elemelerinde ilk iki hakkında faul yapar. atlayışları geçersiz sayılmıştır. uzun atlamadaki dünya rekorları kendisine aittir ve 8 metreyi rahatlıkla atlayabilmektedir. oysa geçmesi gereken mesafe sadece 7.15'tir. ve bunu başaramaması kendisini kenardan izleyen long'un dikkatini çeker. owens'in yanına yaklaşır, kendisini tanıtır ve elindeki havluyu owens'ın sıçradığı mesafenin biraz gerisine koyar. böylece long'un hamlesi owens'in faul yapmasını engeller. çünkü owens geriden atladığı için çizgiye basma riski ortadan kalkmış, efsane atlet böylece uzun atlama elemelerini geçmiş ve uzun atlama alanında da altın madalyaya ulaşmıştır.
jessie owens o anlarla ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getirmiştir;
''orada, hitler’in önünde bana yakınlık göstermek büyük cesaret isteyen bir işti. bugüne kadar kazandığım tüm madalya ve kupaları eritseniz, o anda long’a karşı hissettiğim 24 karat dostluğun kaplaması bile etmez.''
bakın şu görüntü nazi almanyası'nın mabedinde berlin olimpiyat stadyumunda binlerce almanın önünde verilmiş bir görüntü. burada long'un yürek yediğini söyleyebiliriz sanırım.

psilosibin'in paylaştığı fotoğrafta ise owens'in arkasında hitler selamı veren sporcu da long'un ta kendisidir.
aslında luz long bu yaklaşımının bedelini ağır bir şekilde ödedi. kendisine ön cephelerde görev verildi ve san pietro'da hayatını kaybetti.

ancak faşizmin mabedinde faşizme vurulan tokadın resmi asla unutulmadı. siyahla beyazı ayıran çizgi ölümle yaşamı ayıramadı. * owens her daim long'tan minnetle bahsetti.
"en güzel hatıralarımdan biri luz long'la kurduğum dostluktu. benim en kuvvetli rakibimdi, ama bana en önemli tavsiyeyi de o verdi ve kazanmamı sağladı."
hitler'in owens'ın bu başarısından sonra onun elini sıkmadığı yönünde bir algı oluştu ve söz konusu durum gerçekmiş gibi kabul edildi. dönemin spor muhabiri siegfried mischner ise bunun tam aksini iddia etti. ''şeref tribününün arkasında owens’ı, hitler’in elini sıkarken gördüm.'' diyerek konunun iyice çetrefilli bir hale gelmesine sebep oldu. bu mevzu halen aydınlanmış değil. iddialar üzerinden tartışmalar yürüdü gitti. hatta owens'ın bile bu meselenin siyasi bir manevra olarak kullanıldığını ifade ettiği söylenir. ama net olan bir şey varsa bu büyük başarıya imza atan adamın olimpiyatların ardından beyaz saray’da ağırlanmamış ve tebrik edilmemiş olmasıdır. roosevelt’in bu davranışı sanırım hitler'e atfedilen hareketten daha vahim ve elimdir. berlin'de beyaz ırkın üstünlüğüne inananları alt eden owens kendi memleketindeki ırkçıları alt edememiştir...
jessie owens o anlarla ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getirmiştir;
''orada, hitler’in önünde bana yakınlık göstermek büyük cesaret isteyen bir işti. bugüne kadar kazandığım tüm madalya ve kupaları eritseniz, o anda long’a karşı hissettiğim 24 karat dostluğun kaplaması bile etmez.''
bakın şu görüntü nazi almanyası'nın mabedinde berlin olimpiyat stadyumunda binlerce almanın önünde verilmiş bir görüntü. burada long'un yürek yediğini söyleyebiliriz sanırım.

psilosibin'in paylaştığı fotoğrafta ise owens'in arkasında hitler selamı veren sporcu da long'un ta kendisidir.
aslında luz long bu yaklaşımının bedelini ağır bir şekilde ödedi. kendisine ön cephelerde görev verildi ve san pietro'da hayatını kaybetti.

ancak faşizmin mabedinde faşizme vurulan tokadın resmi asla unutulmadı. siyahla beyazı ayıran çizgi ölümle yaşamı ayıramadı. * owens her daim long'tan minnetle bahsetti.
"en güzel hatıralarımdan biri luz long'la kurduğum dostluktu. benim en kuvvetli rakibimdi, ama bana en önemli tavsiyeyi de o verdi ve kazanmamı sağladı."
hitler'in owens'ın bu başarısından sonra onun elini sıkmadığı yönünde bir algı oluştu ve söz konusu durum gerçekmiş gibi kabul edildi. dönemin spor muhabiri siegfried mischner ise bunun tam aksini iddia etti. ''şeref tribününün arkasında owens’ı, hitler’in elini sıkarken gördüm.'' diyerek konunun iyice çetrefilli bir hale gelmesine sebep oldu. bu mevzu halen aydınlanmış değil. iddialar üzerinden tartışmalar yürüdü gitti. hatta owens'ın bile bu meselenin siyasi bir manevra olarak kullanıldığını ifade ettiği söylenir. ama net olan bir şey varsa bu büyük başarıya imza atan adamın olimpiyatların ardından beyaz saray’da ağırlanmamış ve tebrik edilmemiş olmasıdır. roosevelt’in bu davranışı sanırım hitler'e atfedilen hareketten daha vahim ve elimdir. berlin'de beyaz ırkın üstünlüğüne inananları alt eden owens kendi memleketindeki ırkçıları alt edememiştir...
devamını gör...
uyuşturucu kullanan genci kınamak yerine ona ulaşmak gerek
adamlar yine mağdur oldu ya la.. şaka gibi valla
devamını gör...
