sözlük yazarlarının bugün hissettikleri
başlık "sekülerlesen çılgın hafız" tarafından 29.03.2021 22:29 tarihinde açılmıştır.
461.
bomboş hissetmekteyim saygılar sevgiler
devamını gör...
462.
aşık hissediyorum.
sevgilime aşığım, sevgiler.
sevgilime aşığım, sevgiler.
devamını gör...
463.
yapılacak işlerim var ve deli kovalamış gibi sözlükte takılmaya devam ediyorum. kendime fazla mı yükleniyorum yoksa sorumsuz muyum çözemedim. jupiter bana akıl fikir versin.
devamını gör...
464.
tuhaf hissediyorum, tuhaf 1 sekilde guzel.
devamını gör...
465.
recep ivedik'in "sana bahlava nah. nah sana bahlava." dediği noktadayım.
devamını gör...
466.
öfke.
yıllardır değersizlik hissiyle mücadele eden biri olarak kendimi düşürdüğüm durumlara çok öfkeliyim. bazı gerçekleri idrak etmeye, daha ziyade kabullenmeye nasıl bu kadar direnç gösterebilirim aklım almıyor.
bazı turnusol hareketler belirledim ve bunları yapan kişi kim olursa olsun hayatımdan çıkaracağım.
insanı aptal yerine koymak, bundan onur duymak, bunları marifet saymak, bunlar çok alçakça şeyler. insanın bunu kendine yakıştırıyor olması da ne bileyim... hiç mi kendinize saygınız yok?
yüzleyip, çirkeflik yapmıyoruz diye anlamadık da yanınıza kar mı kaldı sanıyorsunuz?
yıllardır değersizlik hissiyle mücadele eden biri olarak kendimi düşürdüğüm durumlara çok öfkeliyim. bazı gerçekleri idrak etmeye, daha ziyade kabullenmeye nasıl bu kadar direnç gösterebilirim aklım almıyor.
bazı turnusol hareketler belirledim ve bunları yapan kişi kim olursa olsun hayatımdan çıkaracağım.
insanı aptal yerine koymak, bundan onur duymak, bunları marifet saymak, bunlar çok alçakça şeyler. insanın bunu kendine yakıştırıyor olması da ne bileyim... hiç mi kendinize saygınız yok?
yüzleyip, çirkeflik yapmıyoruz diye anlamadık da yanınıza kar mı kaldı sanıyorsunuz?
devamını gör...
467.
bugün baya güzel bi çıldırdım, öfke patlaması yaşadım, şuan gayet sakin ve huzurluyum.
devamını gör...
468.
biraz sözlüğü bayayım.
bugün benim kontrol günümdü. sabah 8.00' de çıktım ve saat 14.30' a kadar hastanedeydim.
normal şartlar altında genel bir değerlendirmenin ardından yeni 3 aylık ilaç tedavimin takvimini belirleyecekti doktorum.
bu 3 ayda bir yaptırdığım ilaç uygulaması yan etkileri olan biraz sıkıntılı bir süreç oluyor açıkçası.
ben nefret söylemini pek dilime dolamam ama bu ilaç periyodu gerçekten nefret ettiğim bir şey.
neden mi nefret? detaya girmesem daha iyi.
doktorumu beklerken daldım gittim evet bunu fark ettim yani dalıp gittiğimi ta uzaklara ve derinlere.
şöyle ifade edeyim , hani tuttuğun takım 1-0 öndeyken o maç bir türlü bitmez,
o 90 dakika 90 saat gibi gelir ya,
işte bir de bunun tersi var hani, 1-0 yeniksindir 1 gole ihtiyaç vardır zaman bir anda tükenir.
öndeyken o geçmek bilmeyen zaman sanki hızlı bir sarıma geçer.
işte ben de bugün o dalıp gittiğim anlarda bu paradoksu hissettim kendimde.
3 ay normalde kısa bir süre olmasa da sonraki tedavim için zaman ne çabuk akmış dedim.
zamanın bu kadar hızlı akması yine o sıkıntılı sürece maruz kalacağımı yüzüme çarpıyordu sanki.
doktorun odasına girdim.
tahlillerime ve en son patoloji raporuma baktı , okudu ve '' bence bağışıklık sistemin bu koruyucu tedaviyle uyum içinde çalışıyor bu yüzden 3 ayda bir yaptığımız biyopsilere aynen devam edelim. ancak kasımda yapacağımız ilaç tedavisini ocak sonuna erteleyebiliriz.'' dedi.
o anda ayağa kalkıp doktoruma sarılasım geldi.
2.5 aylık bu öteleme bütün günlük hayatıma etki edecek bir zaman yarattı benim yaşam döngümde.
uzun gözüken o 3 aylar ( mübarek olanlar değil.askslslsls) o kadar sık yakınlaşıyordu ki birbirine, arayı sanki 5 sene açmış gibi bir sevince soktu beni.
daha sonra başka bir işlem için tekrar başka bir uzmanı beklemem gerekiyordu. onkolog tarafında sırada beklerken dalıp gittiğim o uzaklardan dönmüştüm artık ve ne mi yaptım?
hahaha açtım uygulamayı , bir parti king attım anasını satim. bildiğin '' son iki, rıfkı '' oynamaya başladım hastane sırasında. sabah moralsiz ve bıkkın olan ben, öğlene satmışım anasını bu dünyanın moduna evrildim.

akşama fenerin maçı var. açarım bir bira. hakettim dimi?
sevgiler.
bugün benim kontrol günümdü. sabah 8.00' de çıktım ve saat 14.30' a kadar hastanedeydim.
normal şartlar altında genel bir değerlendirmenin ardından yeni 3 aylık ilaç tedavimin takvimini belirleyecekti doktorum.
bu 3 ayda bir yaptırdığım ilaç uygulaması yan etkileri olan biraz sıkıntılı bir süreç oluyor açıkçası.
ben nefret söylemini pek dilime dolamam ama bu ilaç periyodu gerçekten nefret ettiğim bir şey.
neden mi nefret? detaya girmesem daha iyi.
doktorumu beklerken daldım gittim evet bunu fark ettim yani dalıp gittiğimi ta uzaklara ve derinlere.
şöyle ifade edeyim , hani tuttuğun takım 1-0 öndeyken o maç bir türlü bitmez,
o 90 dakika 90 saat gibi gelir ya,
işte bir de bunun tersi var hani, 1-0 yeniksindir 1 gole ihtiyaç vardır zaman bir anda tükenir.
öndeyken o geçmek bilmeyen zaman sanki hızlı bir sarıma geçer.
işte ben de bugün o dalıp gittiğim anlarda bu paradoksu hissettim kendimde.
3 ay normalde kısa bir süre olmasa da sonraki tedavim için zaman ne çabuk akmış dedim.
zamanın bu kadar hızlı akması yine o sıkıntılı sürece maruz kalacağımı yüzüme çarpıyordu sanki.
doktorun odasına girdim.
tahlillerime ve en son patoloji raporuma baktı , okudu ve '' bence bağışıklık sistemin bu koruyucu tedaviyle uyum içinde çalışıyor bu yüzden 3 ayda bir yaptığımız biyopsilere aynen devam edelim. ancak kasımda yapacağımız ilaç tedavisini ocak sonuna erteleyebiliriz.'' dedi.
o anda ayağa kalkıp doktoruma sarılasım geldi.
2.5 aylık bu öteleme bütün günlük hayatıma etki edecek bir zaman yarattı benim yaşam döngümde.
uzun gözüken o 3 aylar ( mübarek olanlar değil.askslslsls) o kadar sık yakınlaşıyordu ki birbirine, arayı sanki 5 sene açmış gibi bir sevince soktu beni.
daha sonra başka bir işlem için tekrar başka bir uzmanı beklemem gerekiyordu. onkolog tarafında sırada beklerken dalıp gittiğim o uzaklardan dönmüştüm artık ve ne mi yaptım?
hahaha açtım uygulamayı , bir parti king attım anasını satim. bildiğin '' son iki, rıfkı '' oynamaya başladım hastane sırasında. sabah moralsiz ve bıkkın olan ben, öğlene satmışım anasını bu dünyanın moduna evrildim.

akşama fenerin maçı var. açarım bir bira. hakettim dimi?
sevgiler.
devamını gör...
469.
yorgun hissediyorum. çok yorgun...
devamını gör...
470.
hasta olacak gibi.
devamını gör...
471.
bazen gelip yapışıyor bu mutsuzluk hissi. ne yapsan olmuyor. deniz deva olur mu dedim, gittim oturdum karşısına uzattım ayaklarımı derin bir nefes aldım, kapattım gözlerimi...sesi, kokusu yeniledi beni, bir saat ben, ben değildim.*sonra ayağa kalktım, saçımı savurdum** kızımmm dedim silkelen, kendine gel, seni sevmeyen ölsün. canım kendim...iş beni bekler , gittik el mahkum.*
devamını gör...
472.
sol elim ve ozellikle serce parmagim fena agriyor.
devamını gör...
473.
mazeretim vaaaaaaaaar asabiyiiiiiim beeeeeen
devamını gör...
474.
wow, i feel nice,
like sugar and spice.
like sugar and spice.
devamını gör...
475.
yıkılmış bir haldeyim. sabahın erken saatlerinde öz ablamdan ayırmadığım kıymetli bir ablamın vefat haberini aldım. gencecik yaşında öğretmenliğine doyamamış arkasında 2 çocuk bırakan bir ölüm haberi. hem içimiz hem gözümüz kan ağlıyor artık.
devamını gör...
476.
içime sağlı sollu öküz oturmuş gibi hissediyorum. nefes alamıyorum, ruhum daralıyor. özellikle kafamın içinde hiç susmayan düşünceler daha da yoruyor beni. hapsoluyorum yatağıma. çıkasım gelmiyor içinden. "hiç mi bi insanın hayatında yolunda gitmez işler?" diyerek önce kendime kızıyorum, sonra halimi görüpte yardım eli uzatmayan insanlara ve sonra da tanrıya. gittikçe daha kötüye gidiyorum. zamanında önceliğim hep kendim olsaydı diyorum. bencil biri olsaydım keşke diyorum. hep ben ben deseydim. bak şimdi sen diye bir şey kalmadı içinde whis diyorum. ne aşktan yüzün güldü, ne dosttan, ne kariyerden ne de seni yalnızlaştıran ailenden. omzuna her biri dert üstüne dert ekledi. şimdi bir başına üstesinden gelmeye çalıştıkça daha da dibi boyluyorsun. hiç bu kadar dibi görmemiştim belki de ondan bu kadar ağır geliyor her şey. ne güçlü olmak istiyorum artık ne de üstesinden gelmek için çaba sarf etmek istiyorum. put gibi duracağım hayat karşısında. varsın daha dibi göreyim. en dibi görmüşüz zaten.
devamını gör...
477.
önünü alamadığım bir varoluşsal krize girdim bugün, hazırlıksız yakalandım ama. geleceğini bilseydim kek falan yapardım. etkileri biraz sürecek ve çözmem gerekecek. bu hayatın başka kanalı yok mu ya. hep yaşayıp bir şeyleri çözmemiz gereken bir dünya var.
devamını gör...
478.
35 senedir arkadaşım ve dostum zannettiğim lavuğun, bugünde gerçek yüzünü gördüm
üzülmek yerine içimde bir huzur, bir mutluluk, allaha şükür ettim böyle bir işte
gerçek yüzünü gördüğüm için, ya daha büyük bir sorunum olsa, kim bilir başıma neler getirirdi
düşünmek dahi istemedim... bu 5 vakit namaz kılan biri aynı zamanda...
şükürler olsun gerçek yüzünü gösterene.
menfaatı bilmemneyi için dost görünen kahpenin tekiymiş...........
önce çok az üzüldüm, sonra içime öyle bir huzur doldu ki,
bu memleketin insanı çok bozulmuş. bunun dinle minle alakası yok
bu memlekette ahlak sorunu var, dindarının bile g*tü başı ayrı oynuyor,
insanların ahlakı bozulmuş.....................................................................
kötü.
üzülmek yerine içimde bir huzur, bir mutluluk, allaha şükür ettim böyle bir işte
gerçek yüzünü gördüğüm için, ya daha büyük bir sorunum olsa, kim bilir başıma neler getirirdi
düşünmek dahi istemedim... bu 5 vakit namaz kılan biri aynı zamanda...
şükürler olsun gerçek yüzünü gösterene.
menfaatı bilmemneyi için dost görünen kahpenin tekiymiş...........
önce çok az üzüldüm, sonra içime öyle bir huzur doldu ki,
bu memleketin insanı çok bozulmuş. bunun dinle minle alakası yok
bu memlekette ahlak sorunu var, dindarının bile g*tü başı ayrı oynuyor,
insanların ahlakı bozulmuş.....................................................................
kötü.
devamını gör...
479.
düşecek yer arıyorum, dişim ağrıyor ama ağrıması için bir sebep yok. gece yatarken çok sıkmış olmalıyım, acısı dinsin diye yine sıkıyorum.
devamını gör...
480.
bugün en çok yapmamam gereken şeyi yaparak kendimle başbaşa kaldım.
kafamın içindeki düşüncelerle anlaşamayarak küçük çaplı bir smackdown savaşı yaptık, kaybeden ben oldum.
uzun sürmedi savaş. sadece etkisi uzun sürdü, sürüyor, bir süre daha sürecek gibi.
kafamın içinde yaptığım hiçbir savaşta galip gelememenin kırılganlığını hissediyorum kısacası.
işin kötüsü o kafamın içindeki düşünceleri yaratan da benim, zamanla üstesinden gelemedim sadece.
başkasına yenilsem o kadar kırılıp gururum incinmez ama kendime her seferinde yenildiğim zaman daha da kırıcı oluyor.
kendimi düzeltmeye çalışan da, kendime asıl zararı veren de, kendimin asıl düşmanı da, o düşmanı yok etmek isteyen de benim. işin içinden çık çıkabilirsen.
kafamın içindeki düşüncelerle anlaşamayarak küçük çaplı bir smackdown savaşı yaptık, kaybeden ben oldum.
uzun sürmedi savaş. sadece etkisi uzun sürdü, sürüyor, bir süre daha sürecek gibi.
kafamın içinde yaptığım hiçbir savaşta galip gelememenin kırılganlığını hissediyorum kısacası.
işin kötüsü o kafamın içindeki düşünceleri yaratan da benim, zamanla üstesinden gelemedim sadece.
başkasına yenilsem o kadar kırılıp gururum incinmez ama kendime her seferinde yenildiğim zaman daha da kırıcı oluyor.
kendimi düzeltmeye çalışan da, kendime asıl zararı veren de, kendimin asıl düşmanı da, o düşmanı yok etmek isteyen de benim. işin içinden çık çıkabilirsen.
devamını gör...