sözlük yazarlarının bugün hissettikleri
başlık "sekülerlesen çılgın hafız" tarafından 29.03.2021 22:29 tarihinde açılmıştır.
541.
bilmiyorum ya. bende zaten sorun vardı, bende mi sorun var demeyeceğim ama bilmiyorum cidden.
9 aydır gizli saklı, hiç kimseye çaktırmadan yürüttüğüm, yazısını kağıdını küreğini yazdığım proje çöp oldu. gecemi gündüzümü almıştı lan. bayağı hayatımın işiydi.
bir dakikada eridi olm.
tanıyan bilir, mesleğin her ne kadar silk silk yanları olsa da severek yaparım, masa başında deliririm keyiften falan.
bitti olm, alakası bile olmayan bir ekstra işinde çalışıyorum şu an. gocunduğumdan da değil, okulu bitircez diye kafayı taktık, okulla çakışıyo falan.
zaten büyük ihtimalle okul yüzünden reddedildi proje.
duygusal olarak da çok parlak bi dönemde değildim zaten, hepten güzel darbe oldu.
yarın kalkar hayatı düzene sokma girişimine başlarım yine, halledicez mecbur.
ama bugün içicem babuş.
böyle dünyayı da tersten silkeyim.
bi de doğrusunu bildiğim yalanları göz göre göre söyleyen tipler var ki, onu da ayrıca işleriz.
bana müsaade, benim parça biter.
9 aydır gizli saklı, hiç kimseye çaktırmadan yürüttüğüm, yazısını kağıdını küreğini yazdığım proje çöp oldu. gecemi gündüzümü almıştı lan. bayağı hayatımın işiydi.
bir dakikada eridi olm.
tanıyan bilir, mesleğin her ne kadar silk silk yanları olsa da severek yaparım, masa başında deliririm keyiften falan.
bitti olm, alakası bile olmayan bir ekstra işinde çalışıyorum şu an. gocunduğumdan da değil, okulu bitircez diye kafayı taktık, okulla çakışıyo falan.
zaten büyük ihtimalle okul yüzünden reddedildi proje.
duygusal olarak da çok parlak bi dönemde değildim zaten, hepten güzel darbe oldu.
yarın kalkar hayatı düzene sokma girişimine başlarım yine, halledicez mecbur.
ama bugün içicem babuş.
böyle dünyayı da tersten silkeyim.
bi de doğrusunu bildiğim yalanları göz göre göre söyleyen tipler var ki, onu da ayrıca işleriz.
bana müsaade, benim parça biter.
devamını gör...
542.
pes ettim.
bazı konularda pes ettim gerçekten. olmayınca olmuyor, gerçekten.
oyun bazı mevzularda bitti benim için.
çünkü bazı şeyleri hak etmen gerek bu hayatta.
karakterinden ödün vererek karaktersiz olacaksın ki, sevilesin.
narsist olacaksın ki, sevileceksin.
öküz ve zerafetten yoksun olacaksın ki, sevileceksin.
vefa ve kıymet bilmez olacaksın ki, değer göreceksin.
180 derece fırıldak gibi döner bir kaypak olacaksın ki, kıymetin bilinsin.
ben bunları yapamadığım için uzun vadede ne sevildim, ne şefkat gördüm, ne de kıymetim bilindi. arkadaşlıkta da böyle oldu, dostlukta da, flört ve sevgili geçmişimde de böyle oldu.
o yüzden pes ettim. salın beni. yapayalnız doğdum, yapayalanız defolup gideyim şu dünyadan.
arada iki dinlerim, öğrendikçe öğrenirim, biraz yer, içer, gezerim. biraz da sevişirim, tamam işte.
sonra da gelsin canım kara toprak. cennetin olmasa, gerçekten ne bu dünya çekilecek çile, ne de yarattığın 2 ayaklı hayvanlar.
sevmeyin beni artık, istemiyorum.
hoş, hanginiz sevmeyi beceriyorsunuz ki anasını satayım. herkese gelince sevmeye bahaneniz oluyor. bana gelince "sevmemeye" bahaneniz oluyor.
yeter artık, gerçekten yeter. salın beni ve yapayalnız yaşayıp, şu hayatın hakkını verdikten sonra toprağıma kavuşup huzurla geberip gideyim!
bazı konularda pes ettim gerçekten. olmayınca olmuyor, gerçekten.
oyun bazı mevzularda bitti benim için.
çünkü bazı şeyleri hak etmen gerek bu hayatta.
karakterinden ödün vererek karaktersiz olacaksın ki, sevilesin.
narsist olacaksın ki, sevileceksin.
öküz ve zerafetten yoksun olacaksın ki, sevileceksin.
vefa ve kıymet bilmez olacaksın ki, değer göreceksin.
180 derece fırıldak gibi döner bir kaypak olacaksın ki, kıymetin bilinsin.
ben bunları yapamadığım için uzun vadede ne sevildim, ne şefkat gördüm, ne de kıymetim bilindi. arkadaşlıkta da böyle oldu, dostlukta da, flört ve sevgili geçmişimde de böyle oldu.
o yüzden pes ettim. salın beni. yapayalnız doğdum, yapayalanız defolup gideyim şu dünyadan.
arada iki dinlerim, öğrendikçe öğrenirim, biraz yer, içer, gezerim. biraz da sevişirim, tamam işte.
sonra da gelsin canım kara toprak. cennetin olmasa, gerçekten ne bu dünya çekilecek çile, ne de yarattığın 2 ayaklı hayvanlar.
sevmeyin beni artık, istemiyorum.
hoş, hanginiz sevmeyi beceriyorsunuz ki anasını satayım. herkese gelince sevmeye bahaneniz oluyor. bana gelince "sevmemeye" bahaneniz oluyor.
yeter artık, gerçekten yeter. salın beni ve yapayalnız yaşayıp, şu hayatın hakkını verdikten sonra toprağıma kavuşup huzurla geberip gideyim!
devamını gör...
543.
bugün değil her gün bok gibi hissediyorum
daha da ne soruyorsunuz!
daha da ne soruyorsunuz!
devamını gör...
544.
uzandığım yatakta başım hafiften sızlıyor, bir yerden soğuk bir esinti geliyor bulamıyorum. yatağım her zamankinden daha küçük, her zamankinden daha dolu ama üşüyorum.
devamını gör...
545.
bugün de kendimi "sen neden oynamıyorsun?" sorusuna "siz oynayın" deyip mekandan üzüntüyle koşarak uzaklaşan flash tv'nin sevilen oyuncusu sarı bıyık gibi hissediyorum.
devamını gör...
546.
bugün bütün gün dışarıdaydım daha yarım saat önce eve girdim. bahçeyle uğraştım, sahilde yürüyüş yaptım, iftara davetliydim, süper muhabbet ettik falan.
bugün gayet iyiydi ve mutlu hissediyorum.
bugün gayet iyiydi ve mutlu hissediyorum.
devamını gör...
547.
ben hasta oldum herhalde ya yine. burnum akıyor ama tıkalı da, sesim değişik, başım ağrıyor.
ne zaman oruç tutsam bir şey oluyor bana. sanırım oruç bana yaramıyor.. inşallah hasta olmam..
ne zaman oruç tutsam bir şey oluyor bana. sanırım oruç bana yaramıyor.. inşallah hasta olmam..
devamını gör...
548.
549.
kızımız olacaktı
kızımsız yollardayım
ayrılık ölümden beter
küçüğüm
kızımsız yollardayım
ayrılık ölümden beter
küçüğüm
devamını gör...
550.
deliricem olum ya. cidden deliricem lan.
zaten bütün gün duvarlar üstüme üstüme geldi, yerime sığamadım, yine silk gibi gün geçti falan derken bi de ekstra* iptal oldu.
abicim nedir bu iş iptal etme fetişi ya. nereden esti olum böyle şeyler. konser yapıyorum, iptal oluyo. işler yolunda gitmiyo diye saçma sapan işlerde çalışıyorum, o da iptal oluyo awk.
yeter artık olm bu nasıl iş ya. deliriyorum sinirden awk.
silkeyim böyle işi.
zaten bütün gün duvarlar üstüme üstüme geldi, yerime sığamadım, yine silk gibi gün geçti falan derken bi de ekstra* iptal oldu.
abicim nedir bu iş iptal etme fetişi ya. nereden esti olum böyle şeyler. konser yapıyorum, iptal oluyo. işler yolunda gitmiyo diye saçma sapan işlerde çalışıyorum, o da iptal oluyo awk.
yeter artık olm bu nasıl iş ya. deliriyorum sinirden awk.
silkeyim böyle işi.
devamını gör...
551.
tuhaf gelgitler yaşadım ama bir yerde durdu sonra.
devamını gör...
552.
aklımda bin tane tilki dolaşıyor. kimi korkutuyor, kimi heyecanlandırıyor, kimisi mutlu ediyor. bir çıkış yolu vardır diyor. ben de bilmiyorum ne hissettiğimi, hissetmediğimi...
devamını gör...
553.
ben yalnız bir adamım. bu cümleyi söyleyince bazıları üzülmem gerektiğini düşünüyor. halbuki ben yalnızlıktan memnunum. insan dediğin şey sonuçta yürüyen bir sorun paketidir. birine “günaydın” dersin, üç dakika sonra sana çocukluk travmasını anlatır. o yüzden ben uzun süredir insanlarla değil, evimin duvarlarıyla muhatabım.
özellikle de hasan’la.
hasan dediğim, salonun kuzey duvarı.
tanışıklığımız üç yıldır sürüyor. ilk başta sıradan bir duvardı. sonra fark ettim ki bakışları var. insan bakışı gibi değil tabii, daha çok ben burada bin yıldır duruyorum, sen de gelip bana hayatını anlatıyorsun bakışı.
bir gün dayanamadım, dedim ki:
hasan, sen bana tepeden bakıyorsun.
sessiz kaldı.
ama o sessizlik var ya… işte o sessizlik insanın damarına basıyor. çünkü insanlar susunca drama yapar, hasan susunca beton yapıyor.
sonra kavga çıktı.
sen ne biliyorsun yalnızlıktan hasan? dedim. ben insanlarla konuşmayı bıraktım, sen doğuştan konuşamıyorsun. kolay tabii!
hasan yine sustu.
ama ben gördüm. alçıpanın bir yerinde hafif bir çatlak vardı. o çatlak bana meydan okuyor gibiydi. sanki diyordu ki:
sen yalnız değilsin kardeşim, sen sadece insanlardan kaçıyorsun.
bak şimdi…
eleştiri yapacak en son varlık duvardır. ama modern çağ böyle bir yer. insanlar konuşmuyor, duvarlar yorum yapıyor.
dışarıdaki insanlar da farklı değil zaten. birine iki dakika tahammül etsen sana üç öneri verir:
abi sosyalleş.
abi dating uygulaması indir.
abi enerjini yükselt.”
benim enerjim zaten yüksek. geçen gün hasan’la üç saat tartıştım. bu enerji değil de nedir?
insanlarla konuşunca kavga büyüyor. duvarla konuşunca en fazla boya dökülüyor. bu yüzden yalnızlık gayet medeni bir çözüm aslında.
hem yalnızlık öyle anlatıldığı gibi trajik bir şey değil. yalnızlık dediğin şey, kimsenin sana niye böylesin diye sormamasıdır. kimsenin seni düzeltmeye çalışmamasıdır. kimsenin hayatını planlamamasıdır.
yalnızlık…
insanın kendi saçmalığını özgürce yaşayabilmesidir.
mesela geçen gün hasan’a çay teklif ettim.
ister misin hasan? dedim.
cevap vermedi.
işte bu yüzden hasan’ı seviyorum.
çünkü insanlar çay içmeye gelir, hayatına karışır. hasan ise çay içmez, hayatıma da karışmaz. sadece arada çatlar, o kadar.
ama dün gece kavga biraz büyüdü.
ben bağırdım:
hasan! senin yüzünden insanlardan soğudum!
hasan yine sustu.
sonra fark ettim…
belki de hasan haklıydı.
çünkü insanlarla kavga edince insan kaybediyorsun.
duvarla kavga edince en fazla sıva dökülüyor.
bu yüzden ben kararımı verdim.
insanlara mesafeli, hasan’a ise saygılı olacağım.
ama hasan da biraz dikkat etsin.
bir daha o çatlak bakışı atarsa, vallahi boya badana çağırırım.
özellikle de hasan’la.
hasan dediğim, salonun kuzey duvarı.
tanışıklığımız üç yıldır sürüyor. ilk başta sıradan bir duvardı. sonra fark ettim ki bakışları var. insan bakışı gibi değil tabii, daha çok ben burada bin yıldır duruyorum, sen de gelip bana hayatını anlatıyorsun bakışı.
bir gün dayanamadım, dedim ki:
hasan, sen bana tepeden bakıyorsun.
sessiz kaldı.
ama o sessizlik var ya… işte o sessizlik insanın damarına basıyor. çünkü insanlar susunca drama yapar, hasan susunca beton yapıyor.
sonra kavga çıktı.
sen ne biliyorsun yalnızlıktan hasan? dedim. ben insanlarla konuşmayı bıraktım, sen doğuştan konuşamıyorsun. kolay tabii!
hasan yine sustu.
ama ben gördüm. alçıpanın bir yerinde hafif bir çatlak vardı. o çatlak bana meydan okuyor gibiydi. sanki diyordu ki:
sen yalnız değilsin kardeşim, sen sadece insanlardan kaçıyorsun.
bak şimdi…
eleştiri yapacak en son varlık duvardır. ama modern çağ böyle bir yer. insanlar konuşmuyor, duvarlar yorum yapıyor.
dışarıdaki insanlar da farklı değil zaten. birine iki dakika tahammül etsen sana üç öneri verir:
abi sosyalleş.
abi dating uygulaması indir.
abi enerjini yükselt.”
benim enerjim zaten yüksek. geçen gün hasan’la üç saat tartıştım. bu enerji değil de nedir?
insanlarla konuşunca kavga büyüyor. duvarla konuşunca en fazla boya dökülüyor. bu yüzden yalnızlık gayet medeni bir çözüm aslında.
hem yalnızlık öyle anlatıldığı gibi trajik bir şey değil. yalnızlık dediğin şey, kimsenin sana niye böylesin diye sormamasıdır. kimsenin seni düzeltmeye çalışmamasıdır. kimsenin hayatını planlamamasıdır.
yalnızlık…
insanın kendi saçmalığını özgürce yaşayabilmesidir.
mesela geçen gün hasan’a çay teklif ettim.
ister misin hasan? dedim.
cevap vermedi.
işte bu yüzden hasan’ı seviyorum.
çünkü insanlar çay içmeye gelir, hayatına karışır. hasan ise çay içmez, hayatıma da karışmaz. sadece arada çatlar, o kadar.
ama dün gece kavga biraz büyüdü.
ben bağırdım:
hasan! senin yüzünden insanlardan soğudum!
hasan yine sustu.
sonra fark ettim…
belki de hasan haklıydı.
çünkü insanlarla kavga edince insan kaybediyorsun.
duvarla kavga edince en fazla sıva dökülüyor.
bu yüzden ben kararımı verdim.
insanlara mesafeli, hasan’a ise saygılı olacağım.
ama hasan da biraz dikkat etsin.
bir daha o çatlak bakışı atarsa, vallahi boya badana çağırırım.
devamını gör...
554.
alışveriş yapmak bir nevi ruh terapisi sanırım, en azından kadınlar için.. para harcayınca resmen hafifliyoruz, cüzdan boşalırken ruh doluyor. kadınların bu para gidince deşarj olma halleri bilimsel olarak incelenmeli bence.
ben de bugün oğluma ayakkabı ve kıyafet aldım. ergen olunca iki ayda bir ayak numarası büyüyor, eskitemeden yenilemek zorunda kalıyoruz. şimdiden kocaayak oldu sıpa. alışveriş yaparken kendimi hem ebeveyn hem lojistik müdür gibi hissediyorum.
kendime aldığım ayakkabıyı da kızıma hediye ettim. çünkü ayak numaralarımız aynı. böylece bir taşla iki kuş.. hem stil hem aile birliği sağlandı.
özetle bugün modumuz hafif cüzdan, büyüyen çocuklar ve gizli bir ebeveyn gururu karışımı sözlükcüm..
ben de bugün oğluma ayakkabı ve kıyafet aldım. ergen olunca iki ayda bir ayak numarası büyüyor, eskitemeden yenilemek zorunda kalıyoruz. şimdiden kocaayak oldu sıpa. alışveriş yaparken kendimi hem ebeveyn hem lojistik müdür gibi hissediyorum.
kendime aldığım ayakkabıyı da kızıma hediye ettim. çünkü ayak numaralarımız aynı. böylece bir taşla iki kuş.. hem stil hem aile birliği sağlandı.
özetle bugün modumuz hafif cüzdan, büyüyen çocuklar ve gizli bir ebeveyn gururu karışımı sözlükcüm..
devamını gör...
555.
çok savruk bir durumdayım, boşlukta hissediyorum.
üstüne üstlük bugün gereksiz insanların saçma fikirlerine, muhabbetlerine maruz kaldım iyice tuz biber oldu.
üstüne üstlük bugün gereksiz insanların saçma fikirlerine, muhabbetlerine maruz kaldım iyice tuz biber oldu.
devamını gör...
556.
mutluyum.
en azından hikaye başlığımdan entry silindi sadece.
seks başlığı açıp başıboşlara uçmadım... kafama yazık derdim o durumda.
en azından hikaye başlığımdan entry silindi sadece.
seks başlığı açıp başıboşlara uçmadım... kafama yazık derdim o durumda.
devamını gör...
557.
weirdooo
devamını gör...
558.
yarın iş var ve erken kalkılacak. nasipse...
devamını gör...
559.
𝘓𝘪𝘧𝘦 𝘪𝘴 𝘴𝘪𝘮𝘱𝘭𝘦 𝘋𝘰𝘯'𝘵 𝘮𝘢𝘬𝘦 𝘪𝘵 𝘵𝘰𝘰 𝘤𝘰𝘮𝘱𝘭𝘪𝘤𝘢𝘵𝘦𝘥. 𝘐 𝘸𝘪𝘴𝘩 𝘵𝘩𝘦 𝘴𝘵𝘢𝘳𝘴 𝘸𝘦𝘳𝘦 𝘰𝘶𝘵 𝘵𝘰𝘯𝘪𝘨𝘩𝘵 𝘪𝘯𝘴𝘵𝘦𝘢𝘥 𝘰𝘧 𝘢𝘭𝘭 𝘵𝘩𝘦𝘴𝘦 𝘤𝘭𝘰𝘶𝘥𝘴.
anlamı; "hayat basit, onu fazla karmaşıklaştırma
keşke bu gece bulutlar değil de yıldızlar olsaydı."
ne zaman çıkmaza girdiğimi hisettsem istemsiz bu sözü söylüyorum.. bugünümu de bu sözle kapatayım')
anlamı; "hayat basit, onu fazla karmaşıklaştırma
keşke bu gece bulutlar değil de yıldızlar olsaydı."
ne zaman çıkmaza girdiğimi hisettsem istemsiz bu sözü söylüyorum.. bugünümu de bu sözle kapatayım')
devamını gör...
560.
çok güzelim. dünya da çok güzel.
çok şanslıyım. detaylandırmak da isterdim ama kem gözden sana sığınıyorum tanrım.
çok şanslıyım. detaylandırmak da isterdim ama kem gözden sana sığınıyorum tanrım.
devamını gör...
