161.
kız kardeşimle, beraber öğretmenimize yaptığımız nisan 1 şakası.
kardeşimin yüzünü ve ellerini kırmızıya boyadık.
elleri ile yüzüne kapatıp koşmaya başladı, ardından ben koşmaya başladım.
birden o sınıfa daldı, yüzü kapalı bir şekilde.
ben peşinden koştum.
sırasına oturdu, başını elleriyle kapattı.
ben de başına gittim.
o yalandan ağlıyor ben telaşlı numarası yapıyordum.
hoca başımıza geldi, ne oluyor kızlar, neyiniz var, diye sordu.
elimizdeki kırmızı boyalara baktı ve çok korktu.
kardeşimin yüzünü açmaya çalıştı.
tüm sınıf korkmuş bir şekilde bizi izliyordu.
adam nerdeyse yalvaracak ,kardeşime ne olduğunu anlamak için.
birden kardeşim yüzünü açıp 1 nisan dedi.
adam neredeyse bayılacaktı.
bir daha sağlıklı ilgili şaka yapmayın dedi.
on dakika kendine gelemedi.
devamını gör...
162.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
163.
lisede erkekler çok garipti. biri birine yan baktı diye onlarcası toplanır birbirine girerdi. bizde izlerdik. şimdi baksan birbirlerine günahını vermeyen insanlar o zaman kardeşti.
devamını gör...
164.
milleti gizli numaradan arayıp trollüyorduk ta ki salladığımız bir numara ile canlı radyo yayınına denk gelene kadar. şöyle ki: biz her zaman ki gibi bir numara salladık ve krem reklamı yaptık karşıdaki kişi bilmem ne radyosunun canlı yayınındasınız şu an neden böyle bir reklam yaptığınızı sorabilir miyim dedi. tabi biz öyle kaldık ve telefonu kapattık. acaba biz onları trollerken onlar mı bizi trolledi diye düşündük araştırdık ve gerçekten de canlı yayında olduğumuzu fark ettik . numara sallarken canlı radyo yayınına denk gelmek her kula nasip olmaz.*
devamını gör...
165.
seks hikayesi anlatılacak sandığım başlık.
devamını gör...
166.
okul birinciliğine oynadığım sene müdür sabah 1500 kişinin önüne çıkarıp tebrik etmişti. (okul bitimine 1-2 hafta kala) bir de konuşma yaptı "arkadaşlar lennie gibi derslerinize odaklanın, kurduğunuz arkadaşlıkların bir geleceği yok önemli olan başarınız" 3 gün sonra manitle koridorda el ele gördü ama yüzü nasıl düştü görmeniz lazımdı. odasına çağırdı o yaştaki adama bunun normal olduğunu anlatmaya çalıştım. neyse sonra birinciliği de maniti de aldık. engel değilmiş demek ki ne alakası varsa
devamını gör...
167.
uzun eşek oynarken bacakları fazlaca ayirmamdan ötürü pantolonum 2ye ayrılmıştı, ceketi belime bağlayıp tüm gün öyle dolaştım koca okulda.
devamını gör...
168.
hamile bir felsefe öğretmeni gelmişti derse
saf bir arkadaş vardı. yanımda oturuyordu .
hocam evli misiniz dedi.
bir diğer arkadaşta . oğlum o çocuğu tek başına mı yaptı dedi.
güldük.
devamını gör...
169.
bir kimyacı kadın gelmişti sosyete bekardi . çok makyaj yapardı aşırı. 40 yaşında vardı iri yarı bir şeydi. mini elbise giyiyordu çiçekli desenli.
hep bizi eziklerdi. köylüler derdi.
hele bu erkekler. pizza ismarliyor yanına bir kola almıyor krolar derdi. erkeklerle ilgili anılarını anlatırdı.

birgün bu karışımlara örnek verin dedi.
arkada bir arkadaş kuru fasulye pilav dedi.
biz de güldük.
kadın dellendi. iyy krolar. bu mu komik. köylüsünüz işte krolar dedi.

bence komikti hala anlatılır okul anılarında .
devamını gör...
170.
lisede adeta birinci sınıfa giden çocuk görünümünde bir edebiyat hocamız vardı. sinirlendiğinde "oğluumm sirserii gell bureyee" diye bağırması ünlüydü. öğrencilerin vatkalı lacivert ceketlerine benzer ceket giyerdi.

lise hayatım boyunca kavga gürültü veya hayvanlık barındıran şakaların uzağında olan, özellikle şaka adı altında birbirinin üstüne zıplamak gibi kertenkeleliklerden hazetmeyen biriydim. fakat şartlar sizi her zaman stabil bırakmıyor.

sıradan bir lise gününde, koridorda çelme takıp kaçan ultra kısa arkadaşın peşine düşmüştüm. bu akıl barındırmayan şakaları artık canıma tak etmişti ve onu yakaladığım gibi duvara çalmaya kararlıydım bu sefer. fakat densiz arkadaş ufak boyuyla keskin manevra yeteneğine sahipti ve koridor kalabalığını bir avantaja çevirerek sürekli gözden kayboluyordu. neyse ki bu kovalamacayı bitiren hamlem daha fazla gecikmedi. onu gözden kaybettiğimi düşünerek bir duvar kenarında arkası dönük duruyordu. kararlılığımı hafife almıştı. hatasını affetmedim ve ensesinden yakaladığım gibi karşı duvara fırlattım şerefsizi. bunu hak etmişti. hiç acımadım ve tereddüt etmedim. ta ki duvara çarpıp sendeleyerek yere yığılan ufaklık: "oğluuum sirseriii gel bureyeee" diye bağırana dek...

sonrası: depar+saklanma+korku+gerilim+dua.
devamını gör...
171.
okulun hoparlöründen okul müdürü tarafından “anarşist hemen idareye” diye çağırılmam sayılır mı? üzerime alınmayınca da pencereye mikrofonla çıkıp gözüme baka baka “sana diyorum” demişti. bir hafta sonrasında da il genelindeki derecem için plaket vermişlerdi okulda törenle.
devamını gör...
172.
lise 1, ilk edebiyat dersi. en arka sıranın bir önünde oturuyorum, arkadaki sırada emre özçelik isimli arkadaş var. bütün ders saçma sapan ergen şakaları yapıyor, konuşuyor güldürüyor beni. sınıfta ses yok bizim taraftan sürekli bir ses uğultu. neyse artık öğretmen dayanamadı hedefi yanlış saptayarak benim yanıma geldi. lise 1 ilk gün, ilk ders saati yahu. neyse kadıncağız beyaz önlük ve elinde cetveliyle geldi 'niye gürültü yapıyorsun, ne gülüyorsun' vs. ben de hocam ben değil bu huzur bozuyor diyeceğime (ilk günden satmayayım arkadaşı) gürültü yapmak istemiyorum ama kendimi tutamıyorum demeyeyim mi? salaklık işte. o gül yüzlü öğretmen bir anda canavara dönüştü. tırnak, cetvel beni nasıl dövüyor ama. üstüme çıktı oturdu, ağzıma yüzüme çakıyor gelişine. bir 5 dk kadar baya bi dayak yedim. arkadaki piç de gülüyor hala. neyse elimde kalem vardı fırlamış gitmiş gömlek falan yırtıldı öyle bir efsane dayak yiyorum. hoca yorulup bıraktı beni. ders falan kalmadı tabi. herkes bana bakıyor. sonra döndü geri geldi, ulen dedim hırsını alamadı yine dalacak bana. bundan sonra hiç bir dersime girme dedi tekrar gitti. ulen daha ilk ders ilk saatten edebiyattan kaldık bile.

neyse ağzım burnum şiş, zil çaldıktan sonra öğretmenler odasına gittim.
öğretmenim aslında ben gürültü yapmıyordum arkadaş yapıyordu, beni de güldürüyordu, ispiyonlamamak için bir şey demedim diye açıkladım. kadın tir tir titriyor hala sinirden, gününü de mahvettik kadıncağızın, neyse bana baktı baktı ve hayat dersi niteliğinde şu cümleyi söyledi. oğlum sen gerizekalı mısın?

siniri de geçtiği için öbür arkadaşı dövmedi. herif kurtardı paçayı.

okulda salakça bir popülerliğim olmuştu o efsane dayak yüzünden.

öğretmenim affetti sağolsun. seni seviyorum öğretmenim :)
devamını gör...
173.
lisede efendi adamdım, örnek öğrenci belgem var. çok okuduğumdan mütevellit öğretmenlerle bazen fikir tartışmaları yapabiliyordum. ama bir tanesinde neredeyse millli kahraman ilan edilmiştim.
3. derste milli güvenlik dersiydi. yarbayımız yunanların megalo idea ve enosis hedeflerinden bahsetmişti. kitap da önümde duruyordu.
4. ders ise psikoloji dersiydi. hoca önyargı konusunu anlatıyordu. "türklerin yunanlara, yunanların türklere karşı önyargıları var. isterseniz bunu kırmak adına (bkz: dido sotiriyu)'nun (bkz: benden selam söyle anadolu'ya) adlı kitabını okuyun" dedi.

parmak kaldırdım ve söz aldım.
-hocam, yunanların ülkemizde halen hedefleri ve kirli planları var. vakti zamanında kıbrıs'ta türklere karşı zulümleri var. bunları önyargıyla basitleştirmek ne kadar mantıklı??

psikoloji hocası:
-sen önce bir kitabı oku, bak göreceksin. önyargıların değişecek.

bende milli güvenlik dersinin kitabını hocanın yüzüne sallayarak:
-hocam siz de bu kitabı okuyun sizin de önyargılarınız değişecek"
dedim.

sonrası mı? bütün sınıf dediğimden etkilendi, hoobaarey oldu. bir arkadaşım ayağa kalkıp beni omuzuna aldı. alkışladılar. o gün kendimi bir (bkz: rauf denktaş) gibi hissetmiştim.

eve geldiğimde akşam yemeğinde bunu aileme gururla anlatıyordum. babam, "oğlum ne gerek vardı, vatan mı kurtardığını sanıyorsun, yalnızca fikirlerinize katılmıyorum hocam desen yeterli olmaz mı? hocaya kitap sallamak ne demek? ukala mısın sen ?" diye serzenişlerde bulundu.

annem ise "aferin oğlum, bazen o kitabı sallamak gerekiyor. olsun iyi yapmışsın, bazen bunlara böyle muamele etmek gerekir" dedi.

bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...
174.
yıl 2005 lise 1 bitmiş. fizik dersinden büte kalmışım. canım sıkkın, yaz günü memleket yanıyor. küfrede küfrede okula geldim. bizim fizikçide hırtın teki hiç sevmiyordum.

ben ve büte kalan diğer zeki* arkadaşlarımla sınav saatini bekliyoruz.

o zaman renault clio yeni çıkmış ve bizim fizikçide almıştı geldi park etti önümüze ve pis bir gülüşle bize bakıp girdi okula.

bende arabalara meraklıyım camdan baktım içeri fizikçi el frenini çekmemiş. lan dedim mal unutmuş el frenini çekmeyi ben ve iki arkadaş aracı aldık okulun bir başından diğer başına kadar ite ite götürdük. gülme krizine girdik hocanın yüz halini çok merak ediyordum.

sınava girdik iki hoca var bizim fizikçi camdan dışarı baktı rengi attı araba yerinde yok. bir hışımla bahçeye koştu. biz tabi koptuk. gitti arabayı park etti geldi. suratı kıpkırmızı nasıl sinirli kim itti lan arabamı dedi. kimsede çıt yok görürsünüz dedi çıktı.

bizi gören ispiyoncu bir çip kapıdan beni gösterdi bu itti diye. fizikçi geldi kulağıma yaklaştı. çöz çöz iyi çöz sen bu dersten nah geçersin dedi. müdüre şikayet etti sınavdan sonra da müdürümüz odasına çağırıp 5 tane farklı sopa gösterdi özellikle istediğiniz bir sopa var mı dedi farketmez dedik. bir güzel dayak yedik.

sonuç olarak dersten yine kaldık. sonra ki sene tayini çıktı gitti. öyle geçebildik. bu da böyle bir anım.
devamını gör...
175.
dört yıl boyunca dışlanmak.
devamını gör...
176.
merdivenin başında durup her 10 dklık teneffüste bana bakan o çocuk. hiç gelip konuşmadı ama.
devamını gör...
177.
okulumuz 3 4 tane daha okulun ortak hazırladığı bir 19 mayıs programına katılmıştı. hocanın beni zorla seçtiği yetmiyormuş gibi sabah akşam gösterinin provasını yapıyoruz haftalarca sürdü böyle. genelde 400 kişi falan gemi şeklinde dizilip bizi çalıştıran hocayı bekliyorduk. bi arkadaşımla geç kalmıştım üstümüzü değiştirirken tabi yüzlerce insandan sıra zor geldi. herkes kendi yerine geçip sıra olmuşken biz görünmeden yerimize geçmeye çalışıyoruz ama sahanın diğer ucu. git git bitmiyo. böylee ilerlerken hoca bi elinde mikrofon diğer kolunu yana açmış "oooo hoşgeldiniz, biz de sizi bekliyorduk, çay kahve içer misiniz..." falan diyo gerisini duymadım utançtan bilincim durdu galiba. bütün millet de bok var gibi bakıyo salaklar sanki keyfimizden geç geldik. hoca da bu lafları şaka maiyetinde değil, bilerek azarlar gibi söyledi, hiç şaka yanı yok. şu an olsa hiç utanmam tabi 16 yaşındayım bebeyim daha napiyim usul usul yerimize geçtik
devamını gör...
178.
sınıf öğretmenimiz rehberlik derslerinde bir gün baklava bir gün kısır, bi gün börek, sağ olsun sürekli gün havasında geçiyordu. hatta bir gün yiyecek bi şeyimiz yoktu ve ahmeti yakındaki manava gönderip salatalık aldırmıştı bütün sınıf o derste hıyarı tuzlayıp yemiştik
devamını gör...
179.
bir gün hoca bir şeyler anlattı ve bunu açıklayan bir tane atasözü söyleyin dedi, o ara çok kafam dalgındı ve "keskin sirke küpüne zarar" diyeceğime "keskin kürpe s***ne zarar" dedim. ve bunu anlamam 1-2 dakikayı buldu. sonra çok utanmıştım
devamını gör...
180.
lisenin son haftası müdür yardımcısının odasına girip şarkı açmak. güzeeel günler mazide kalmışşşş
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"unutulmayan lise anıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim