insanların kafalarına atılan çayları umarsızca havada yakalayıp sevinerek evlerine götürmeleri zoruma gidiyor.
devamını gör...

her insanı, çok inandığı, koruyan-kollayan biri kandırmalı, diye düşündüğüm için açtığım başlık.
çocukluğumdan beri, beni kandıran kişi babam olmuştur.
her sorduğumuz soruya cevap verirdi. benim için baba demek, her şeyi bilen demekti.
sonradan bazı şeyleri kendinden uydurduğunu anladım. ama alıştım o güzel uyduruşlara, hala tav oluyorum.
babamla iyi geçinemem ama ona çok inanırım.
doktor olduğu için sağlıkla, psikolojiyle hatta siyasetle, ilişkiler ile ilgili her alanda ne derse inanırım.
-baba midem ağrıyor
-şu ilacı iç geçer
-baba belim ağrıyor
-şu ilacı iç geçer
-baba zayıfladım, bu kötü mü
-hayır gayet iyi, keşke ben de zayıflasam
bla bla bla.
bu gün bile beni kandırdı. kendimi iyi hissetmeye başladım.
devamını gör...

öncelikle tatava nedir?
tdk tanımı: çok fazla söz.
argoda ise boş lakırdı, saçma sapan sözler kalabalığı.
bazı insanlara bunu ağız dolusu söylemek istiyorum ama işte kibar ve minnoş bir kız olduğum için söyleyemiyorum ama söylerim he beni sinir etmeyin.*
devamını gör...

yokluktur o, aşk olsa duramazdın.
devamını gör...

nerden biliyorsun tanımadığını? isteyen istediğini yapar. kimse seni nickaltında pohpohlamadı diye başkalarınınkine laf atmak da ne bileyim. işiniz gücünüz millete sallamak zaten.
devamını gör...

aksesuarları daha güzel gösteren şahane kadın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir yere, bir şeye ait olmadan sessizliklere yönelmişcesine, içimizden kopan fırtına olur...
bazen gurbet gibidir,
bazen hasret...
devamını gör...

zaten öyle.
sizler zihnimin yarattığı yanılgılardan ibaretsiniz.
devamını gör...

zeka bir silahtır, akıl ise tetiği ne zaman çekeceğini bilmektir.
devamını gör...

insan olsun yeter; gerisi önemli değil dediğim başlıktır.
devamını gör...

tarihte 3 kez yıkılıp tekrardan inşa edilmiş, yapımında 10.000 işçi ile 5 yılda tamamlanmış günümüzdeki yani 3. ayasfoyanın 537 yılında yapıldığı ı. justinyanin ''seni geçtim süleyman'' tabirleriyle hikayeleşmiş ,yer altında sayısız dehlize sahip bunlar ile mucizelerin bağdaştırıldığı 7 kutsal emanetten birinin burda olduğu inanışının günümüzde de devam ettiği mimar sinan zamanında sofianın kubbe çökme sorunun payandalarla desteklendiği ve kubbenin pencere açıklıkları ile zayıflatıldığı bilinse de kimi kaynaklara göre payandaların yapı statiğine hiçbir katkısı olmadığı incelenmektedir. ayasofya ,istanbulun fethi sonrasında sembolik olarak cami tipolojine en yakın yapılardan biri olması sebebiyle camileştirilen ,bu süreçte yapının ''kıble'' yönüne göre tasarlanmadığı için içerisine girdiğinizde bir camiden farklı olarak açılı bir imam makamı konumunun yer aldığı , içerisindeki akustik düzenin islam inancındaki ibadet biçimiyle olan uyuşmazlığı sonucunda müezzin mahvelini sayısınında bu sebeple cemaat kavramında işitilebilme sorununun önüne geçmek amacı ile çoğlatığını görürüz .içerisinde ve çevresinde bir çok eğitim sağlık vb kurumlara ev sahipliği yapmış ayasofya zamanında ücretli olması ve o ücreti karşılayamıyacak bir çok türk gencimiz tarafından ziyaret edilememiş kültürel bir değerimizdir .
devamını gör...

80 yaşını aşmış, hafıza ve bunama sorunları yaşayan epeydir görmediğim mükremin amca'nın kafa sözlük yazarı olduğunu görmem. burada hayranlık uyandıran yazıları meğersem gizli gizli bunama sorunu yaşayan mükremin amca yazıyormuş, ömrüm olursa böyle çok absürtlük göreceğim inşallah.
devamını gör...

eski kitapların ve dergilerin alınıp satıldığı bir dönem içinde kendimi kaybetmekten alamadığım şimdi gördüğümde ise içimde dört yanlışın bir doğruyu götürdüğü mekanlardır.

eskiden sahaflar çarşısı denilince içimde tatlı bir kıpırdanma olurdu. çünkü sahaflar çarşısı benim için ikinci el bir cenneti. yazımı okuyan bazı yazarların kelimelere yüklenen anlamlar konusunda hassas olduklarını bildiğim için açıklama gereği duyuyorum: ikinci el sözünü olumsuz bir anlam yükleyerek kullanmadım. aksine çok olumlu bir yönden yaklaşarak içinde bir yaşanmışlık barındıran kitapları ve benden önce kitabı okuyup kendi yaralarının altını çizmiş olan insanları kast ettim.

bir sahafın kokusu hiçbir şeye benzemezdi o zamanlar. eski kitapların tozlu kokusu olurdu sadece. ve kitapların üzerinde çıkmaz izler bırakan çay ve kahvenin kokusu, bazı sayfalarda okuyanın parmaklarına bulaşmış tütünün kokusu.

şimdi sahaflar çarşısı ösym tarafından fonlanan soğuk ve rahatsız edici kokusu poşetler içine hapsedilmiş test kitaplarının satıldığı bürokratik bir engel gibi uzanıyorlar önümde.

artık sahaflar çarşısına gitmiyorum, teknoloji bir nostaljiyi daha alt ederken bir yarış atı çaresizliğine düşmüş öğrenci milletini de yanına aldı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son zamanlarda içinde bulunduğum durumdur.

siyaset, meslek, iş, insan hayatı, sosyolojik değerlendirmeler, psikolojik değerlendirmeler, ekonomi...

hepsi sıktı. duygularıma yol verip felekten bir hayat yaşamak ister duruma geldim.

eğitim hayatım, meslek hayatım, başarılarım, ailem ve daha nicesi beni bu sıkıcı hayata bağlıyor. sanırım hiçbir zaman o istediğim düzensiz, duygu yoğunluklu hayatı yaşayamayacağım.
devamını gör...

dağ gibi bulaşık.
hayal edin pliz.
hiç çekipte onları ölümsüz yapamayacam.
devamını gör...

bir çocuğun gözlerinin içine bakıp konuştunuz mu hiç demek isterdim bu insan müsveddesi varlıklara. gözlerinde hayata karşı bir masumiyet barındıran, oyun oynayan, asi çıkışlar yapsa bile aslında çok korkak olan bu çocukların göz bebeklerine baktınız mı. bir çocuğu şehvet ile kadın görmek nasıl bir insanlık, nasıl bir şerefsizlik. pedofili yani çocuk istismarı sadece eylem üzerinden değil, ifadeler üzerinden de suç olmalı ki bu insan görünümlü yaratıklar ağızlarından çıkanlar ile kirletmesinler zihinleri.
devamını gör...

bu güzel entryler için ve bu başlığı açtığınız için çok teşekkür ederim.aşırı mutlu oldum sayenizde :)
not* evet, vaad ettiğimi ve daha birçok çeşidini başarabilen bir arıyım. iyi sözlükler hepinize.
devamını gör...

yemek yiyeceğim bir yerde alternatif çıkışlara bakıyorum yoksa da kafamda canlandırıp ona göre oturma düzeni yapıp oturuyorum.
insanların elindeki telefondan ayakkabısına kadar elleri tırnakları yüzleri saçları hepsi benim için birer kitap gibi,okuyorum ve kişilik analizi yapıyorum hiç yanılmadım analizlerimde.
bir de herşeyi sayıyorum gördüğüm herşeyi hatta tv açıksa o an kaç kişi ya da kaç hayvan var kaç ağaç var gibi.
var bi kaç tane daha.
devamını gör...

büyük şanstır.
kalk çay koy diyen biriyle, sizinle kitaplar hakkında sohbet eden biri aynı olabilir mi hiç?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim