merdumgiriz_
varlığıyla gücüme güç katan dost.seni tanımak ne güzel.
devamını gör...
tarihteki muazzam ayarlar
devamını gör...
aile gelir gider hesabı
ailedeki harcamaların hangi yöntemle ve kim/kimler tarafından yapılacağını anlatır.
bu konuda bir kaç gündür düşünüyorum. çevremde bir kaç tane ev hanımı var. kocasının sabahları harçlık bırakmayı unuttuğunu söyleyenler, ne kadar birikimimiz olduğunu bilmiyorum diyenler, kocasının gümüldür'den arsa alıp sattığını komşunun kocasından öğrenenler, yaptığı alısveris için kocasından iki kat para alıp kalan miktarla soluğu kuaforde alanlar.... bir de çalışan (öğretmen) kadın arkadaşlarım var. bunların içinde de maaş kartını evlendikleri ay kocasına verip bir daha hiç görmeyenler, maaşının ne kadar olduğunu bilmediğini söyleyenler, evdeki tüm para hesabını kocasının yaptığını ama bundan memnun olduğunu söyleyenler var.
bunlari duyunca gerçekten şaşırıp kalıyorum. insan neden hayatını paylaştığı kadından parasını saklar ya da insan neden o kadar yıl emek verdiği mesleğinin maaşını bilmez ?
bunların yanında günümüzde boşanmaların altta yatan sebeplerinin başında çiftlerin para konusunda uyumsuzlukları geldiğini okuyorum.
taraflardan birinin bagimliliklari için yaptığı harcamalar, kendi ailesine yaptığı yardımlar, ülkenin ekonomik durumu vs gibi konuları saymıyorum bile.
annemin zamanını düşünüyorum.
annem ve arkadaşları ilkokul ya da en fazla orta okul mezunuydu. zaman zaman altin günlerinde bu konu açılırdı ve istisnasız herkes aynı şeyi söylerdi. para ortak bir yerde duruyor, ihtiyaci olan alıp kullanır. aramızda ayrı gayrı olmaz. teknoloji alanında ilerlerken kültür alanında ciddi oranda düşüşe geçtiğimizi düşünüyorum.
bence ailedeki gelir gider hesabı çiftlerin benlik algıları iletişim becerileri ile doğru orantılı. arkadaş, evlisin evli. karşında el açmak zorunda olduğun baban yok, o evin işlerini yapıyor o hayatı paylasiyorsan parayı da seninle paylaşmak zorunda.
karşında hizmetçin yok. sen dışarıda çalışıyorsun diye tüm gün evinin işini yapıp hayatın her anını seninle paylaşan kadına paranın hesabını vermek zorundasın.
daha parayı birlikte harcayamiyor bu konuda ortak karar alamiyorsan neden aynı yatağı paylasiyorsun ?
bizde ise herkesin kartı kendi cebinde durur, herkes istediğini alır,para ortaktır, harcamalardan herkesin haberi vardır. aynı mutluluk ve hüznün ortak olduğu gibi. elbette bu noktaya gelmek için bir miktar gerginlik, bir miktar acı tecrübe yaşanmıştır. yine de bu yazıyı okuyan genc hemcinslerime "paranızı eşinize karşı bir koz olarak kullanmayın ama maaş kartınızı da kimseye kaptırmayın. bakiye sıfır da olsa kart her zaman sizin cüzdanınızda kalmalı." önerisini verebilirim.
bu konuda bir kaç gündür düşünüyorum. çevremde bir kaç tane ev hanımı var. kocasının sabahları harçlık bırakmayı unuttuğunu söyleyenler, ne kadar birikimimiz olduğunu bilmiyorum diyenler, kocasının gümüldür'den arsa alıp sattığını komşunun kocasından öğrenenler, yaptığı alısveris için kocasından iki kat para alıp kalan miktarla soluğu kuaforde alanlar.... bir de çalışan (öğretmen) kadın arkadaşlarım var. bunların içinde de maaş kartını evlendikleri ay kocasına verip bir daha hiç görmeyenler, maaşının ne kadar olduğunu bilmediğini söyleyenler, evdeki tüm para hesabını kocasının yaptığını ama bundan memnun olduğunu söyleyenler var.
bunlari duyunca gerçekten şaşırıp kalıyorum. insan neden hayatını paylaştığı kadından parasını saklar ya da insan neden o kadar yıl emek verdiği mesleğinin maaşını bilmez ?
bunların yanında günümüzde boşanmaların altta yatan sebeplerinin başında çiftlerin para konusunda uyumsuzlukları geldiğini okuyorum.
taraflardan birinin bagimliliklari için yaptığı harcamalar, kendi ailesine yaptığı yardımlar, ülkenin ekonomik durumu vs gibi konuları saymıyorum bile.
annemin zamanını düşünüyorum.
annem ve arkadaşları ilkokul ya da en fazla orta okul mezunuydu. zaman zaman altin günlerinde bu konu açılırdı ve istisnasız herkes aynı şeyi söylerdi. para ortak bir yerde duruyor, ihtiyaci olan alıp kullanır. aramızda ayrı gayrı olmaz. teknoloji alanında ilerlerken kültür alanında ciddi oranda düşüşe geçtiğimizi düşünüyorum.
bence ailedeki gelir gider hesabı çiftlerin benlik algıları iletişim becerileri ile doğru orantılı. arkadaş, evlisin evli. karşında el açmak zorunda olduğun baban yok, o evin işlerini yapıyor o hayatı paylasiyorsan parayı da seninle paylaşmak zorunda.
karşında hizmetçin yok. sen dışarıda çalışıyorsun diye tüm gün evinin işini yapıp hayatın her anını seninle paylaşan kadına paranın hesabını vermek zorundasın.
daha parayı birlikte harcayamiyor bu konuda ortak karar alamiyorsan neden aynı yatağı paylasiyorsun ?
bizde ise herkesin kartı kendi cebinde durur, herkes istediğini alır,para ortaktır, harcamalardan herkesin haberi vardır. aynı mutluluk ve hüznün ortak olduğu gibi. elbette bu noktaya gelmek için bir miktar gerginlik, bir miktar acı tecrübe yaşanmıştır. yine de bu yazıyı okuyan genc hemcinslerime "paranızı eşinize karşı bir koz olarak kullanmayın ama maaş kartınızı da kimseye kaptırmayın. bakiye sıfır da olsa kart her zaman sizin cüzdanınızda kalmalı." önerisini verebilirim.
devamını gör...
spente le stelle
"yıldızlar parlaklığını yitirdiginde" anlamına gelen italyanca harikulade şarkı adı. emma shapplin tarafından ilk söylenmiş. ülkemizde de ajda pekkan kendi yorumuyla bir güzel mest etmiştir. bu şarkının çok farklı bir havası vardır, dinleyince bana hak verirsiniz.
devamını gör...
2021
hayatımın her anlamda değişim yılı olacak.harika başladın senden çok şey bekliyorum.
devamını gör...
çocuğun farazi düşüncesi
farazi, varsayımsal anlamına gelir. farazi düşünce ise varsayıma dayalı düşüncedir.
“yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecek idiyse, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de aynı yönde vermesi gereken karar; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınmalıdır” denir.
çocuğun üstün yararını gerektirdiği takdirde çocuğun isteklerinin aksine karar verilmesi mümkündür
son günlerde bir çok ebeveyn çocukları ile ilgili her şeyin fotoğrafını sosyal medyaya koyma eğiliminde. doğumundan itibaren her anını herkese açık olarak paylaşan ebeveynler çocuklarınız büyüdüğünde neler olabilir sizce?
bugün kendinize ait hangi görüntülerle karşılaşmaktan rahatsız olursanız yarın çocuklarınız da ondan rahatsız olacaklar.
sosyal medyada çocuk fotoğraflarının ve çocuklara ait özel bilgileri kontrolsüz paylaşmanın mahremiyet ihlali ve çocuk istismarı açısından oluşturabileceği riskler epey fazladır.
bezi değiştirilirken, mama yedirilirken, annesi emzirirken, banyo yaptırılırken, tuvaletlerini ilk defa kendileri yaparken çekilen görüntüleri, mahremiyet içeren özel anları sosyal medyaya koymak ne kadar doğru?
italya’da 16 yaşındaki bir erkek çocuğu kendi rızası olmadan sosyal medyada fotoğraflarını paylaşan annesine dava açmıştır. dava sonucunda annenin tüm fotoğrafları silmesine ve fotoğraf paylaştığı takdirde 10 bin euro para cezası ödemesi gerektiğine karar verilmiştir.
insanların geçmişteki fotoğraflarının herkes tarafından görülmesinden rahatsız oldukları yapılan araştırmalar sonucu ispatlanmıştır.
bazı çocukların ise küçükten beri ilgi odağı olduklarını düşünüp narsistik özellikler geliştirdikleri ve sosyal medya fenomeni olduklarını sandığı gözlemlenmiştir.
çocukları bir birey olarak yetiştirmek gereklidir. evliliklerde çıkan sorunların nedenlerinden biri de -videoda görüldüğü gibi- ebeveynlerin çocuk yetiştirirken yaptıkları hatalardan kaynaklanmaktadır. *
“yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecek idiyse, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de aynı yönde vermesi gereken karar; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınmalıdır” denir.
çocuğun üstün yararını gerektirdiği takdirde çocuğun isteklerinin aksine karar verilmesi mümkündür
son günlerde bir çok ebeveyn çocukları ile ilgili her şeyin fotoğrafını sosyal medyaya koyma eğiliminde. doğumundan itibaren her anını herkese açık olarak paylaşan ebeveynler çocuklarınız büyüdüğünde neler olabilir sizce?
bugün kendinize ait hangi görüntülerle karşılaşmaktan rahatsız olursanız yarın çocuklarınız da ondan rahatsız olacaklar.
sosyal medyada çocuk fotoğraflarının ve çocuklara ait özel bilgileri kontrolsüz paylaşmanın mahremiyet ihlali ve çocuk istismarı açısından oluşturabileceği riskler epey fazladır.
bezi değiştirilirken, mama yedirilirken, annesi emzirirken, banyo yaptırılırken, tuvaletlerini ilk defa kendileri yaparken çekilen görüntüleri, mahremiyet içeren özel anları sosyal medyaya koymak ne kadar doğru?
italya’da 16 yaşındaki bir erkek çocuğu kendi rızası olmadan sosyal medyada fotoğraflarını paylaşan annesine dava açmıştır. dava sonucunda annenin tüm fotoğrafları silmesine ve fotoğraf paylaştığı takdirde 10 bin euro para cezası ödemesi gerektiğine karar verilmiştir.
insanların geçmişteki fotoğraflarının herkes tarafından görülmesinden rahatsız oldukları yapılan araştırmalar sonucu ispatlanmıştır.
bazı çocukların ise küçükten beri ilgi odağı olduklarını düşünüp narsistik özellikler geliştirdikleri ve sosyal medya fenomeni olduklarını sandığı gözlemlenmiştir.
çocukları bir birey olarak yetiştirmek gereklidir. evliliklerde çıkan sorunların nedenlerinden biri de -videoda görüldüğü gibi- ebeveynlerin çocuk yetiştirirken yaptıkları hatalardan kaynaklanmaktadır. *
devamını gör...
babanın en iyi olduğu konu
çok güzel soğan doğrar
devamını gör...
baharat yolu
yemeklerinde baharat kullanmayan ve bilmeyen avrupa mutfağının, uzak doğu baharat çeşitlerine ilgi duyması ve bu sebepten dolayı da rönesans öncesi bunların ticaretinin büyümesine sebep olmuştur.
ticaret büyüyünce de çin'den başlayarak avrupa'nın bağırlarına kadar uzanan ve at, deve, kervan ile geçilen bu seyrüsefer hattının aldığı isim olmuştur.
ticaret büyüyünce de çin'den başlayarak avrupa'nın bağırlarına kadar uzanan ve at, deve, kervan ile geçilen bu seyrüsefer hattının aldığı isim olmuştur.
devamını gör...
iyi giden şeyleri batırmakta ne kadar iyisin sorusu
hiç iyi gittiğini görmedim ki...
devamını gör...
çıngar çıkarmak
istediği herhangi bir şeyi normal yollardan elde edemeyen insanları betimlemek için kullanılan bir deyim.
devamını gör...
perfume
netflixin 2018’de yayınladığı 6 bölümlük almanya yapımlı bir dizi.
senaryosu eva krenenburg tarafından yazılmış, yönetmeni ise phillipp kadelbach.
gelin şimdi bu diziyi biraz inceleyelim. dizide ne ararsanız var; gerilim, drama, polisiye, suç, cinsellik her türlü konuyu içeriyor.
parfum, ter bezlerinin olduğu bölgelerin yani; saç, koltuk altı ve genital bölgesinin derisinin alındığı bir kadının cesedinin bulunmasıyla başlıyor.
cinayete kurban giden kadın yani katharina, yatılı okulda tanışmış beş arkadaşın ortak bir tanıdığı. beş farklı karakter hepsi birer cinayet şüphelisi.
dizi bu beş karakterin cinayetle olan bağını çözmeye çalışan dedektiflerle şekilleniyor.
dizide en çok ilgi çeken karakter moritz de vries. moritz’in koku duyusu öyle güçlü ki bir insanları koklayarak sağlık durumlarını, ruh hallerini dahi anlayabiliyor. moritz’in bu gücü dedektiflerin ona karşı olan şüphesini daha çok arttırıyor.
dizi yayınlandığı dönem yoğun bir ilgi gördü, ikinci sezonun çıkacağı söyleniyordu fakat sonradan iptal edildi diye biliyorum. artı olarak dizi uyarlanmadan önce yine aynı konuyu içeren bir film çekilmiş ben dizi izlemeyi sevmem derseniz böyle bir seçenek de mevcut.
buradan
senaryosu eva krenenburg tarafından yazılmış, yönetmeni ise phillipp kadelbach.
gelin şimdi bu diziyi biraz inceleyelim. dizide ne ararsanız var; gerilim, drama, polisiye, suç, cinsellik her türlü konuyu içeriyor.
parfum, ter bezlerinin olduğu bölgelerin yani; saç, koltuk altı ve genital bölgesinin derisinin alındığı bir kadının cesedinin bulunmasıyla başlıyor.
cinayete kurban giden kadın yani katharina, yatılı okulda tanışmış beş arkadaşın ortak bir tanıdığı. beş farklı karakter hepsi birer cinayet şüphelisi.
dizi bu beş karakterin cinayetle olan bağını çözmeye çalışan dedektiflerle şekilleniyor.
dizide en çok ilgi çeken karakter moritz de vries. moritz’in koku duyusu öyle güçlü ki bir insanları koklayarak sağlık durumlarını, ruh hallerini dahi anlayabiliyor. moritz’in bu gücü dedektiflerin ona karşı olan şüphesini daha çok arttırıyor.
dizi yayınlandığı dönem yoğun bir ilgi gördü, ikinci sezonun çıkacağı söyleniyordu fakat sonradan iptal edildi diye biliyorum. artı olarak dizi uyarlanmadan önce yine aynı konuyu içeren bir film çekilmiş ben dizi izlemeyi sevmem derseniz böyle bir seçenek de mevcut.
buradan
devamını gör...
kafa sözlük
az biraz renklerinin cıvıl cıvıl olmasını da isterdim. sadece turuncu da az geldi. ne bileyim şöyle laciverttir, turkuazdır, fuşyadır, kırmızıdır, yeşildir… serpiştirin şöyle eccük. uyumlu bişeyler.
üç beş tema yapsanız da bizde dilediğimizi seçsek. gece modunda veya gündüz modunda. fena olmaz değil mi!*
üç beş tema yapsanız da bizde dilediğimizi seçsek. gece modunda veya gündüz modunda. fena olmaz değil mi!*
devamını gör...
(tematik)
diüretik
böbrekler tarafından idrar üretimini arttırmak,vücuttaki sıvı fazlalığını gidermek için kullanılan ilaçlardır.
devamını gör...
insan neden okumalı sorunsalı
cevabını bilmediğim soru. okuyan, araştıran, düşünen insanların hemen hemen tamamının mutsuz ve kaybolmuş, soyut sancılar yaşadığını görüyorum. eğer bizi mutlu etmeyecekse, okumak, düşünmek, sorgulamak neden gerekli?
devamını gör...
kendini üç kelime ile tanımla
nevi şahsına münhasır.
devamını gör...
karadut
ilk okuduğumda beni çok etkilemiş ve çok beğendiğim şiirlerden biridir. bu şiir hakkında başka bir tanımımda üzüntümü söylemiştim. keşke bedri rahmi eyüboğlu bu şiiri yasak aşkına değil de onu hep seven çocuğunun annesi eren hanıma yazmış olsaydı. ama işte ne olursa olsun şiir çok güzeldir. tamamı bırakılmamış şaşırdım doğrusu hemen şuracığa bırakıyorum. kesinlikle bilinmesi gereken bir şiir.
karadut
karadutum, çatal karam, çingenem
nar tanem, nur tanem, bir tanem
agaç isem dalımsın salkım saçak
petek isem balımsın a gülüm
günahımsın, vebalimsin.
dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
yoluna bir can koyduğum
gökte ararken yerde bulduğum
karadutum, çatal karam, çingenem
daha nem olacaktın bir tanem
gülen ayvam, ağlayan narımsın
kadınım, kısrağım, karımsın.
ıı
sigara paketlerine resmini çizdiğim
körpe fidanlara adını yazdığım
karam, karam
kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
sıla kokar, arzu tüter
ılgıt ılgıt buram buram.
ben beyzade, kişizade,
her türlü dertten topyekün azade
hani şu ekmeği elden suyu gölden.
durup dururken yorulan
kibrit çöpü gibi kırılan
yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan
artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum
n’etmiş, n’eylemiş, n’olmuşum
cömert ırmaklar gibi gürül gürül
bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
yunmuş, yıkanmış adam olmuşum.
karam, karam
kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
sensiz bana canım dünya haram olsun.
bu arada bedri rahmi eyüboğlu bu şiiri mari gerekmezyan'a yazmıştır.
karadut
karadutum, çatal karam, çingenem
nar tanem, nur tanem, bir tanem
agaç isem dalımsın salkım saçak
petek isem balımsın a gülüm
günahımsın, vebalimsin.
dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
yoluna bir can koyduğum
gökte ararken yerde bulduğum
karadutum, çatal karam, çingenem
daha nem olacaktın bir tanem
gülen ayvam, ağlayan narımsın
kadınım, kısrağım, karımsın.
ıı
sigara paketlerine resmini çizdiğim
körpe fidanlara adını yazdığım
karam, karam
kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
sıla kokar, arzu tüter
ılgıt ılgıt buram buram.
ben beyzade, kişizade,
her türlü dertten topyekün azade
hani şu ekmeği elden suyu gölden.
durup dururken yorulan
kibrit çöpü gibi kırılan
yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan
artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum
n’etmiş, n’eylemiş, n’olmuşum
cömert ırmaklar gibi gürül gürül
bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
yunmuş, yıkanmış adam olmuşum.
karam, karam
kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
sensiz bana canım dünya haram olsun.
bu arada bedri rahmi eyüboğlu bu şiiri mari gerekmezyan'a yazmıştır.
devamını gör...
hakaret olmayan ama hakaret olan cümleler
birtakım ifadeler.
tam bir cümle olmamakla beraber, bana göre "senin anlayacağın" sözcük grubu bir nevi hakarettir. "uzun yoldan söyleneni anlamayan bir beyinsiz olduğun için anlayacağın şekilde kısalttım" demek gibidir. her ne kadar kullananlar bu amaçla kullanmıyor olsa da bana hep böyle gelmiştir. sevemedim gitti.
bir de "anlamıyorsun" ya da "anladın mı?" kelimeleri var. ilkini söyleyenlere diyeceğim şey şu: belki sen anlatamıyorsundur? son günlerde iyice taktım bu kelimeye.
ikincisi de ayrı bir garabet. anladın mı diyeceğine anlatabildim mi demeli insan. çok sevdiğim ve ağız alışkanlığı nedeniyle, kesinlikle kötü niyetli olmaksızın bu kelimeyi sık sık kullanan insanlar tanıyorum ama niyetlerinin iyi olması bundan rahatsızlık duymamak için yeterli değil bence.
edit: imla
tam bir cümle olmamakla beraber, bana göre "senin anlayacağın" sözcük grubu bir nevi hakarettir. "uzun yoldan söyleneni anlamayan bir beyinsiz olduğun için anlayacağın şekilde kısalttım" demek gibidir. her ne kadar kullananlar bu amaçla kullanmıyor olsa da bana hep böyle gelmiştir. sevemedim gitti.
bir de "anlamıyorsun" ya da "anladın mı?" kelimeleri var. ilkini söyleyenlere diyeceğim şey şu: belki sen anlatamıyorsundur? son günlerde iyice taktım bu kelimeye.
ikincisi de ayrı bir garabet. anladın mı diyeceğine anlatabildim mi demeli insan. çok sevdiğim ve ağız alışkanlığı nedeniyle, kesinlikle kötü niyetli olmaksızın bu kelimeyi sık sık kullanan insanlar tanıyorum ama niyetlerinin iyi olması bundan rahatsızlık duymamak için yeterli değil bence.
edit: imla
devamını gör...
bir insanla ilişkiyi kesmek için yeterli sebepler
kıskanç olması. kıskanç insanlar bir süre sonra genelde her kötülüğü yapabilen çok tehlikeli birine dönüşüyorlar.
devamını gör...

