adım atmanın 50 liraya denk geldiği ülkede tarçınlı havuçlu kekin dilimine 15 lira vermek başı çeker.
devamını gör...

kargadan başka kuş tanımayan müzisyen, gezgin, televizyon programcısı ve iş adamı. hastasıyız.
devamını gör...

"etliye sütlüye karışmayan, kendi halinde, sessiz sakin." bu tam anlamıyla benim dünyadaki varlığım olabilir.
devamını gör...

açtığım başlığın sansürlenmesi ve tamamen engellenmesi, sonrasında sözlükten uzaklaştırma yemem. engelimin açılması ve reklam yapmak ile muamele görmem. herhangi bir art niyet göremiyorum-öyle düşünmek istiyorum- ancak moderasyon ekibi arasında ciddi bir iletişim kopukluğu var.

ilgili yetkili kadrosu ve gerçekten "kafa" yazarlara sahip bir platform, ancak gördüğüm muamele karşısında biraz örselendim. bir süre aranızda olmayacağım. iyi bakın kendinize, hoşçakalın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olmuyorsa zorlamayın. istekleriniz her zaman gerçekleşmeyebilir , üstünde fazla düşünmeyin.

bu hayatta kimin getirdiği değil kimin götürdüğü önemlidir.
boş boş insanları da salın iplerini de bırakın gitsinler.
devamını gör...

şahsımdır. hiç es geçmem inciğine cıncığına her şeyine bakarım. hatta e devlet şifresini verirse soy ağacından tut e-nabızdaki tahlil ve röntgen sonuçlarını bile incelerim.

beni oylayanlar bunu bilsin, sonra sapık mapık sözlerini asla kabul etmem.*.
devamını gör...

en iyisini sen bilirsin padişahım diyerek ne derse onaylamak.
devamını gör...

75 kuruş farkla instagram influencerı olmanıza olanak tanıyan itemlerdir.
devamını gör...

7 aralık 2020 günün ünlüsü yazarımız topuksuz 177 cm sena oldu.
instagram postumuz
devamını gör...

benim için ilk,sonsuza dek ve mutlak şartla akraba denen kan emicilerdir,net.
sürekli negatif enerjili insanlar da aynı şekilde.cebinde akrep olan tipleri de ekleyeyim.
devamını gör...

dijital teknolojiler kullanarak oluşturulan sanat türü.
sanatın teknolojiyle buluşması aslında. her türden teknolojik ürünlerin kullanılmasıyla üretilen sanat eserleri, dijital sanatın kapsamına giriyor.
yakın zamanda gerçekleşen, refik anadol'un ''machine memoirs: space''* sergisi buna güzel bir örnek. teleskopların kaydettiği veriler, iki milyondan fazla görüntü yapay zeka sayesinde sanat eserlerine dönüştürülmüş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yine bizden bir örnek, ''parallel universe'' sergisi. 4 ana temadan oluşan sergide yapay zeka kullanılarak van gogh ve osman hamdi bey'in eserleri dijitale aktarılmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yine van gogh alive sergisi de örnek verilebilir. hızlanan çağa ayak artık sanat da ayak uydurmaya başladı, bu sebeple dijital sanat örneklerinin günümüzde arttığını görmek güzel.

machine memoirs: space sergisiyle ilgili bilgi ve görsel için kaynak
parallel universe sergisiyle ilgili bilgi edinmek için kaynak
van gogh alive sergisiyle ilgili bilgi için kaynak
devamını gör...

bireyin vücudunda herhangi bir bölümünü beğenmemesi ve bununla sürekli ve aşırı uğraşması, bu durumun kişinin duygularını aşırı derecede etkilemesi, kişiyi depresyona sürüklemesi durumuna dismorfofobi adı verilir. kişinin normal görünmesine rağmen çirkin olduğunu düşünmesidir.halk arasında "ayna hastalığı" olarak bilinir.

dismorfofobi için daha sık kullanılan terim beden dismorfik bozukluktur. bu hastalık daha çok ergenlik döneminde başlasa da, her yaştaki insanda görülebilir ve başlayabilir. ayrıca hem erkek hem kadınları etkiler. ancak dismorfofobi kadınlarda daha sık görülür.
devamını gör...

cenazelerde pide ve ayran dağıtılmasıdır. cenaze sahipleri onca üzüntü kederin içinde bir de yemekle mi uğraşsın? millet orda ağlarken ritim tutup ayran çalkalayıp höpürte höpürte içen, daha önündeki bitmeden "ben bir tane daha pide alabilir miyim?" diyen ya da "benim pidem arttı bunu paket yapıp eve götürebilir miyim? "diyen, başsağlığına değil de acik büfeye gelmiş gibi davranan birine cenaze de yemek ikram edilmesi son derece saçmadır. zaten çoğu boğazı için, karnını doyurmak için gelir.
devamını gör...

hem evimi veriyorum hem dayak yiyorum.
devamını gör...

dün de demiştim, bu ülkenin ekonomisini ipleyen yok. böyle giderse venezuela'ya döneceğiz.
devamını gör...

babamın bayramın ilk günü vermeyi unuttuğu bayram harçlığı için;” aa rapunzel, ben sana harçlık vermeyi unuttum. cüzdanımdan …. al” demesi. elbette bu yaşta hala bayram harçlığı alıyorum. oh mis gibi. en yakın zamanda kendimi alışverişe atayım dur ben. maksat modum değişsin.
devamını gör...

tamam biz tam kapanalım sorun yok ama yaşadığım minimal mahalle şartlarında bile sokakta yüzlerce insan var diğer semtleri düşünemiyorum. belli bir kesim evde oturuyor geri kalanlar sapıtmış durumda. küçük bir mahalle için en az 4 ekip arabası ve 20 üzeri bekçi dolaşıyor ancak sokağı görseniz kutlama var gibi, anlam veremiyorum. kapanma adı altında normal şartlar altında sokağa çıkan kişi sayısından çok daha fazlası an itibariyle sokakta... ben nerde yaşıyorum sorusunu kendimize sorduğumuz o güzel noktadayız. bu tam kapanma mevzusunun artık bir işe yaramadığını gözlerimle görmüş olarak, saat aralıkları belli olan dilimde emin olun daha az insan sokağa koşuyor. bedenen tam kapanmışım akıl sağlığım şu an benden çok uzakta onu ne yapıyoruz mesela yardımcı olacak varsa? şu süreçte şunu anladım ankara tam kapanmalık bir memleket değilmiş yok mu bir yeşillik bir deniz kenarı tam kapanacak.
devamını gör...

harp okulu marşı'nın güfte ve bestesi 1928 yılında, harp okulu birinci sınıf öğrencisi olan cevdet şakir çetinel tarafından yapılmıştır. gerek sözleri gerekse bestesi ile milli duyguları kabartan, tüyleri diken diken eden bir marştır.

devamını gör...

''bak bu tek başına yeter ilkkan. karanlık, kadim, kötücül bir güç uyanır da bize zarar verirse diye gofret aldık...'' repliğiyle beni dakikalarca güldürmüş dizidir.

en harika bölümleri bence (bkz: atın bulunuşu) ve (bkz: erasmusla gelen yamyam) bölümleri idi...

2. sezonu da güzel olacaktır, eminim.

ayrıca exxen isimli tam bir şark kurnazlığının dijitale dökülmüş hali olan platformda ziyan olmuştur.
devamını gör...

evet gramsci, büyük bir teorisyendir. yeni bir yol açmış ve geçmişin düşünce kalıplarını (özellikle marx) kırarak, onları yaşadığı döneme uyarlama yolunu seçmiştir. ama bana göre gramsci bundan çok çok daha fazlasıdır. evet elinize onun kitaplarını alıp, düşünceleri ile nutuklar atabilir, literatüre kazandırdığı yeni kavramlar üzerinden derin analizler kasabilir ve tüm bu derinliğin arasında kaybolabilirsiniz. veyahut tam tersi şekilde onu revizyonistlikle suçlayıp, kendisine karşı devrimci sıfatı yapıştırıp, eskinin ezber cümleleri ile fikirlerine ve durduğu yere saldırabilirsiniz. ama tüm bunlar en nihayetinde, sonuç alamayacağınız, yaşama ve yaşamın içindeki sömürüye karşı fiilen kullanamayacağınız tutumlardır. bunlarla sadece fikirsel mastürbasyon yapmış olursunuz. kimilerinin zamanında yaptıkları gibi (!)

oysa gramsci bunların hepsinden ötedir; bir kere yaptıklarının ve mücadelesinin yaşamda karşılığı vardır. özellikle ''fabrika konseyleri hareketi'' gramsci'nin hayata ve insanlara dokunduğu bir gerçekliktir. eskinin süslü sloganları arasında sıkışıp kalmış sosyalist yöneticilere ve kalıplaşmış bir politik tutumun esiri olmuş zavallılara verilen bir derstir. gramsci sadece teori üretip, nutuk atmamıştır. bunların altını doldurmuş ve bu yüzden de ciddi tepkiler almış sonrasında da bedeller ödemiştir. işçi sınıfını direkt mücadele evresine katabilmek adına arkadaşlarıyla birlikte, gezmedik fabrika ve neredeyse konuşmadık işçi bırakmamıştır. bu çabaları da olumlu sonuçlar doğurmuştur. seçimlere direkt olarak etki etmiştir. alınan %32'lik oy oranı büyük oranda gramsci ve arkadaşlarının eseridir.

halkı gütmeyi, onların yerine düşünmeyi, popülist söylemlerle halkın gözünü boyamayı seçmiş olan sözde devrim neferleri (!) ve aymaz aydınlarla arasındaki keskin çizgi halkla birlikte yürümeyi ve onları mücadele evresine katmayı seçmiş olmasıdır. zaten bununla ilgili hapishane defterleri adlı yapıtında sıkça göndermeleri bulunur. aydın (!) olmanın verdiği yetkiye dayanarak, kendilerini halktan farklı bir noktada konumlandıranları ve böylece fikirsel dünya ile mücadele alanı arasındaki bağların kopmasına sebep olanları sağlam argümanlarla yerin dibine sokar. hani bizde de vardır ya bazı meşhur söz kalıpları; halka inememek, halkla buluşamamak, halkın dilinden anlayamamak vesaire, işte bunlara ilişkin tüm somut çözümler gramsci'nin yaşam hikâyesinde ve eserlerinde açıkça görülmektedir. lakin bu husus kimsenin umurunda değildir.

bu mevzu ile ilgili, en zihin açıcı saptamalarından birisi şudur; ''sistemin gerçek gücü yönetici sınıfın şiddetinde veya devlet örgütünün zorlayıcı kuvvetinde değil, yöneticilere ait ‘dünya kavramının yönetilenler tarafından kabul edilişindedir. yönetici sınıfın felsefesi ''ortak duyu'' durumuna gelene kadar karmaşık basitleşme süreçlerinden geçer. ortak duyu, yığınların felsefesidir; yaşadıkları toplumun ahlâk, gelenek ve kurumlarını böylelikle benimserler.''

siz ne kadar bu düşünce dünyasının çarpıklığını da anlatsanız, siz ne kadar kalkıp bu yanlışlarla ilgili nutuklarda atsanız, sahada o insanlarla birlikte bir şeylerin üzerine taş koymadıkça, onlara dokunmadıkça ve tepeden bakmaya devam ettikçe aynı hüsranı yaşamaya devam edersiniz. zira oturmuş olan bu düşünce tarzının arkasında yüzyılların birikimi vardır. bunları aydın aymazlığı ve eski moda süslü sloganlarla yıkamazsınız. neyse çok uzamasın, gramsci fikir dünyasına kattıklarıyla birlikte mücadele dünyasına kattıkları sebebiyle ayrı ve özel bir yerdedir. okunması ve anlaşılması özellikle hayata soldan bakanlar için elzem olduğu kadar aslında her kesimden insan için önemlidir. sonrasında benzer eleştiriler anlamında, tamamlayıcı olması açısından togliatti okuması da yapmak gerekir diye düşünürüm.

özetle kavram analizinden ziyade pratiğin analizini yapmak gramsci konusunda daha önemlidir. kavramlar zaten okunur anlaşılır gramsci'nin sırrı pratiğinde ve onun geliştirilmesinde saklı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim