ouroboros
“her şey gider, her şey geri gelir, sonrasızca döner varlık çarkı. her şey ölür, her şey yine çiçeklenir; sonrasızca sürer varlık yılı.” – böyle buyurdu zerdüşt | friedrich nietzsche
kuyruğunu yiyen yılan; yeniden doğuş, sonsuz döngü.
kuyruğunu yiyen yılan; yeniden doğuş, sonsuz döngü.
devamını gör...
anaksimandros
muhtemelen thales'in öğrencisidir. dünyanın en büyük insanlarından birisidir. thales'le aralarında çok önemli bir konuşma geçmiş, olanlar olmuştur.
thales mısır'a gittiğinde kadastrocuların tarla sınırlarını çizmek için geometri kullandığını görmüştür. işte efendim o zaman üçgenler, benzer üçgenler, belki de pisagor falan filan... söz gelimi thales bunları gördükten sonra bir sorgulayıvermiştir: ''fırtına oluyor, zeus'a kurban veriyoruz ama fırtına olmaya devam ediyor; deprem oluyor, poseidon'a kurban veriyoruz e depremler de olmaya devam ediyor? bu işin böyle olmaması lazım.'' sonra da diyor ki: ''ben... geometri bilgisine tanrının yardımı olmadan ulaştım. ve bu bilgi... dünyanın her yerinde geçerli olmak zorundadır.'' koşa koşa milet'e gidiyor, yanında tarkullu hipotezi'ndeki dünya ile hemencecik anaksimandros'a gidip öğrendiklerini anlatıyor. ''biz, bilgilere tanrıların yardımı olmadan ulaşabiliriz!'' sonra tarkullu hipotezi'ni gösteriyor anaksimandros'a: ''bak şöyle olsun, etrafımız okyanus ve bu okyanusta kocaman bir fırtına olduğunda okyanus sallansın; al sana deprem, demek ki deprem böyle oluyor. hatırlarsan anaksimandros, milet'e gelen denizciler hep ilerilerinde kocaman bir okyanus olduğunu söylüyorlar; demek ki etrafımız okyanuslarla çevrili bana bu tarkullu çok mantıklı geldi! sen ne düşünüyorsun anaksimandros? eleştir bakalım, daha iyi bir fikrin var mı?.''
bunun üzerine anaksimandros da diyor ki: ''yahu thales, bu benim aklıma yatmadı. dünya taştan bak; eline taşı al, denize at, batacaktır. dünya'nın altında başka bir şey var, bu dünya'yı yüzdürüyor da diyebilirsin tamam; hadi bunu kabul ettik. dünya'yı tutan su madem diyorsun madem, o zaman suyu ne tutuyor? hadi suyu da başka bir şey tutuyor diyelim, onu ne tutuyor? hadi onu da bir şey tutuyor diyelim, o zaman o şeyi ne tutuyor? o zaman thales, senin hipotezin bu sorunu çözmüyor.''
sonra thales de diyor ki: ''sen ne düşünüyorsun anaksimandros?''
anaksimandros da o efsanevi cevabı veriyor: ''kanaatimce thales... dünya boşlukta.'' işte bu uzaydır dostlarım. (celal şengör yayınından bir şeyler)
thales mısır'a gittiğinde kadastrocuların tarla sınırlarını çizmek için geometri kullandığını görmüştür. işte efendim o zaman üçgenler, benzer üçgenler, belki de pisagor falan filan... söz gelimi thales bunları gördükten sonra bir sorgulayıvermiştir: ''fırtına oluyor, zeus'a kurban veriyoruz ama fırtına olmaya devam ediyor; deprem oluyor, poseidon'a kurban veriyoruz e depremler de olmaya devam ediyor? bu işin böyle olmaması lazım.'' sonra da diyor ki: ''ben... geometri bilgisine tanrının yardımı olmadan ulaştım. ve bu bilgi... dünyanın her yerinde geçerli olmak zorundadır.'' koşa koşa milet'e gidiyor, yanında tarkullu hipotezi'ndeki dünya ile hemencecik anaksimandros'a gidip öğrendiklerini anlatıyor. ''biz, bilgilere tanrıların yardımı olmadan ulaşabiliriz!'' sonra tarkullu hipotezi'ni gösteriyor anaksimandros'a: ''bak şöyle olsun, etrafımız okyanus ve bu okyanusta kocaman bir fırtına olduğunda okyanus sallansın; al sana deprem, demek ki deprem böyle oluyor. hatırlarsan anaksimandros, milet'e gelen denizciler hep ilerilerinde kocaman bir okyanus olduğunu söylüyorlar; demek ki etrafımız okyanuslarla çevrili bana bu tarkullu çok mantıklı geldi! sen ne düşünüyorsun anaksimandros? eleştir bakalım, daha iyi bir fikrin var mı?.''
bunun üzerine anaksimandros da diyor ki: ''yahu thales, bu benim aklıma yatmadı. dünya taştan bak; eline taşı al, denize at, batacaktır. dünya'nın altında başka bir şey var, bu dünya'yı yüzdürüyor da diyebilirsin tamam; hadi bunu kabul ettik. dünya'yı tutan su madem diyorsun madem, o zaman suyu ne tutuyor? hadi suyu da başka bir şey tutuyor diyelim, onu ne tutuyor? hadi onu da bir şey tutuyor diyelim, o zaman o şeyi ne tutuyor? o zaman thales, senin hipotezin bu sorunu çözmüyor.''
sonra thales de diyor ki: ''sen ne düşünüyorsun anaksimandros?''
anaksimandros da o efsanevi cevabı veriyor: ''kanaatimce thales... dünya boşlukta.'' işte bu uzaydır dostlarım. (celal şengör yayınından bir şeyler)
devamını gör...
kazakistan cumhurbaşkanı tokayev'in vur emri vermesi
üzülerek takip ettiğim haberlerden biridir. olaylar başladığından beri kazakistan'da yaşayan arkadaşıma ulaşmaya çalışıyordum, mesaj günlerce iletilmedi. iletilmedikçe daha çok merak ettim başına bir şey mi geldi acaba diye, sonra geri dönüş yaptı şükür. bizim medyada o kadar farklı anlatımlar oluyordu ki neyin doğru neyin yanlış olduğunu bir türlü anlayamıyordum. sizin de kafanızda bir şeylerin netleşmesi için orda olayı yaşayan kişinin cümlelerini aktaracağım.
"kazakistan'da her şey fiyat, gaz, yiyecek ve diğer şeylerde arttı. halk bundan rahatsız oldu. ülke hükümeti halkı terörist olarak adlandırdı ve vurdu. kazakları öldürmek için ülkemize 5 ülkeden oluşan bir ordu getirildi. 5 ülkenin ordusu! türk dünyası kazakları kaybetti. kazaklar sosyal ağlarda turan'a destek istedi. ama bütün türk ülkeleri sessiz kaldı. turan'da hayal kırıklığına uğradım. bunlar sadece kelimeler. kazaklar yalnız kaldı. destek yoktu."
"şimdi benim şehrimde sessiz. askerler her yerde kazaklar 5 ülkeyi aramak için ateş etmeye geldi. kırgızistan bile asker gönderdi. 5 ülkeden askerler kazakları vurmaya gitti. kazaklar, türklerin ve azerilerin destek vereceğini umdular. ama hepsi sessizce oturuyor. sadece ukrayna ve belarus, kazak halkını taklit etti ve destekle ilgili video gönderildi. diğerleri sessiz. kazaklar türk dünyasına mesafe aldı. şimdi yalnızız ve sadece kendimize güveniyoruz. kimse bize destek olmadı. bankaları ve silah dükkanlarını soyarlar. şimdi yok ediliyorlar. barışçıl insanlar sadece her şey için fiyatları düşürmek isterler. kazaklar savaş istemiyor. kazaklar ülkelerinde barış ve saygınlık istiyorlar. ama şimdi kimsenin bize ihtiyacı yok. cumhurbaşkanı teröristleri gösteren kazakları aradı."
mesajlar bu şekilde. çeviri kullanarak yazdığı için cümlelerde anlamsız yerler var, ben de değiştirmek istemedim. tanıştığımız günden beri ülkesindeki haksızlıklardan ve pahalılıktan yakınıyordu. hatta benim iyi bir insan olarak tanıdığım nazarbayev hakkında öyle şeyler söyledi ki bildiğim her şeyi tekrardan sorguladım. kısacası çok çalışıp bu çalışmalarının karşılığında da insanca bir yaşam istiyorlar. klavye başında milliyetçilik taslayan insanlar da "gerekirse asker gönderelim" yazmışlar twittera. daha fazla kazak türk'ünün öldürülmesi için yani. benzetmek ne kadar doğru bilmiyorum ama (bkz: basmacı hareketi) ile övünüp bu olaydakileri terörist diye yaftalamak da üzerinde ayrıca düşünülmesi gereken bir konu.
"kazakistan'da her şey fiyat, gaz, yiyecek ve diğer şeylerde arttı. halk bundan rahatsız oldu. ülke hükümeti halkı terörist olarak adlandırdı ve vurdu. kazakları öldürmek için ülkemize 5 ülkeden oluşan bir ordu getirildi. 5 ülkenin ordusu! türk dünyası kazakları kaybetti. kazaklar sosyal ağlarda turan'a destek istedi. ama bütün türk ülkeleri sessiz kaldı. turan'da hayal kırıklığına uğradım. bunlar sadece kelimeler. kazaklar yalnız kaldı. destek yoktu."
"şimdi benim şehrimde sessiz. askerler her yerde kazaklar 5 ülkeyi aramak için ateş etmeye geldi. kırgızistan bile asker gönderdi. 5 ülkeden askerler kazakları vurmaya gitti. kazaklar, türklerin ve azerilerin destek vereceğini umdular. ama hepsi sessizce oturuyor. sadece ukrayna ve belarus, kazak halkını taklit etti ve destekle ilgili video gönderildi. diğerleri sessiz. kazaklar türk dünyasına mesafe aldı. şimdi yalnızız ve sadece kendimize güveniyoruz. kimse bize destek olmadı. bankaları ve silah dükkanlarını soyarlar. şimdi yok ediliyorlar. barışçıl insanlar sadece her şey için fiyatları düşürmek isterler. kazaklar savaş istemiyor. kazaklar ülkelerinde barış ve saygınlık istiyorlar. ama şimdi kimsenin bize ihtiyacı yok. cumhurbaşkanı teröristleri gösteren kazakları aradı."
mesajlar bu şekilde. çeviri kullanarak yazdığı için cümlelerde anlamsız yerler var, ben de değiştirmek istemedim. tanıştığımız günden beri ülkesindeki haksızlıklardan ve pahalılıktan yakınıyordu. hatta benim iyi bir insan olarak tanıdığım nazarbayev hakkında öyle şeyler söyledi ki bildiğim her şeyi tekrardan sorguladım. kısacası çok çalışıp bu çalışmalarının karşılığında da insanca bir yaşam istiyorlar. klavye başında milliyetçilik taslayan insanlar da "gerekirse asker gönderelim" yazmışlar twittera. daha fazla kazak türk'ünün öldürülmesi için yani. benzetmek ne kadar doğru bilmiyorum ama (bkz: basmacı hareketi) ile övünüp bu olaydakileri terörist diye yaftalamak da üzerinde ayrıca düşünülmesi gereken bir konu.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
hüngür hüngür ağlamak.
devamını gör...
şarkı isimlerini 128 milyar dolar ile değiştiriyoruz
beni benden alırsan 128 milyar doları sana bırakmam
devamını gör...
18 ocak 2021 istanbul taksiciler esnaf odası'nın yargıtay'a uber başvurusu
hem bu kadar utanmaz bu kadar aymaz bu kadar lanet bir topluluk dünya üzerinde var mı soruyorum? hem kısa mesafe almazlar, hem kabadayılık yaparlar hem trafik magandalığı birde üste çıkarlar daima. üst mahkeme kararı bozdu über geri dönecek istesenizde istemesenizde. buna alışsanız iyi edersiniz. o çok sevgili cımhırbıskınınızda kurtaramayacak sizi.
devamını gör...
mükemmel bir kadınla bir erkek bir araya gelir mi sorunsalı
"iyi bir kadınla iyi bir erkek birlikte değildir. çünkü kadınlar, kötü erkeklere aşık olup iyi erkeklerle dertleşir."
victor hugo böyle söylemiş. sadece kadınlar için değil erkekler için de bu böyle genelde. iyi insanlar iyi insanlarla dertleşip kötü insanlara aşık oluyorlar. o kötü insanla yaşadıkları acıları iyi insanlara dert yanıyorlar. ben mükemmel kelimesini doğru bulmadığımdan bunu iyi olarak görüp öyle cevap verdim.
tabii unutmamak gerekir ki bu sadece bir düşünce. bu düşünceyi çürütüp beraber olan insanlar da vardır. iki iyi can. güzel bir ilişki...
her şeyin bir istisnası vardır ya. o güzel insanlar da o güzel birliktelikleri ile işte o istisnalardan olurlar.
victor hugo böyle söylemiş. sadece kadınlar için değil erkekler için de bu böyle genelde. iyi insanlar iyi insanlarla dertleşip kötü insanlara aşık oluyorlar. o kötü insanla yaşadıkları acıları iyi insanlara dert yanıyorlar. ben mükemmel kelimesini doğru bulmadığımdan bunu iyi olarak görüp öyle cevap verdim.
tabii unutmamak gerekir ki bu sadece bir düşünce. bu düşünceyi çürütüp beraber olan insanlar da vardır. iki iyi can. güzel bir ilişki...
her şeyin bir istisnası vardır ya. o güzel insanlar da o güzel birliktelikleri ile işte o istisnalardan olurlar.
devamını gör...
awsuuu22
bu güzel yorumlarınız için hepinize teker teker teşekkür ederim.. bugünümü tek güzelleştiren sizin bu güzel yorumlarınız oldu..
nickimin anlamını da bu kadar kurcalamayın bee.. önemsiz birşey..
nickimin anlamını da bu kadar kurcalamayın bee.. önemsiz birşey..
devamını gör...
2021'in son itirafı
aslında psikologum, burada sohbet ettiklerimle yaşamları üzerinde fikir sahibi olmuş oldum. şu anda da atanmış bulunmaktayım, tebrikler yağsın bakalım :).
devamını gör...
melancholia
bir lars von trier harikası film.
film, bilinç dışı (din, mistisizm) ve bilim arasındaki o amansız ama bir o kadar da birbirinden ayrı olmayan ilişkiyi konu alıyor. bunu çeşitli metaforlar kullanarak anlatıyor. aslında anlatmaya çalışmıyor da ben öyle anladım. bir sci-fi asla değil.
kimileri bu film için, von trier'in o depresif, çalkantılı ruh halinde bir gezintiyi anlatıyor derler. bu film, lars'ın kendisidir, derler. aynı zamanda burjuva toplumuna eleştiri de içerir.*
ben var yaa, saatlerce konuşabilirim bu film hakkında. puanım 10 üzerinden 9.
film, bilinç dışı (din, mistisizm) ve bilim arasındaki o amansız ama bir o kadar da birbirinden ayrı olmayan ilişkiyi konu alıyor. bunu çeşitli metaforlar kullanarak anlatıyor. aslında anlatmaya çalışmıyor da ben öyle anladım. bir sci-fi asla değil.
kimileri bu film için, von trier'in o depresif, çalkantılı ruh halinde bir gezintiyi anlatıyor derler. bu film, lars'ın kendisidir, derler. aynı zamanda burjuva toplumuna eleştiri de içerir.*
ben var yaa, saatlerce konuşabilirim bu film hakkında. puanım 10 üzerinden 9.
devamını gör...
venüs'ün doğuşu
kıbrıslı güzeller güzel aphrodite veya venüs'ün doğuşu mitosunun görsel sanatlardaki en ünlü betimlemesi olan tablo.
bugün bile kıbrıs'ta venüs'ün denizden doğduğu rivayet edilen kayalıklara aphrodite kayalıkları deniyor. peki biz bunları nereden biliyoruz. hesiodos'un theogonia adlı eserinden. kitapta venüs'ün doğuşu ile ilgili kısım şöyledir:
oradan da denizle çevrili kıbrıs'a gitti, orada karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu narin ayaklarının bastığı yerden. aphrodite dediler ona tanrılar ve insanlar, bir köpükten doğmuş olduğu için’’
aphros yunanca köpük anlamına geliyor. hesiodos da bu noktaya dikkat çekmek için tanrıçaya aphrodite ismi verildiğini söylüyor. ancak aphrodite isminin kökenini sadece buraya bağlamak için elbette daha fazla kanıt gerekiyor.
bu tablodan bahsederken bir de joel peter witkin'in yerin ve göğün tanrıları isimli fotoğrafından da bahsetmek gerek. zira bu fotoğrafta, trans bireylerle venüs'ün doğuşu sahnesi yeniden canlandırılmış.
witkin'in tarzı, alışılmışın dışında görüntülere sahip kişiler ve ölüler ile beraber çeşitli nesneleri de kullanarak bir yeniden anlam üretme çabası taşır.
elbette bahsi geçen fotoğrafta da bu yeniden anlam üretme çabasını görebiliriz. rönesansın güzellik anlayışının tablodaki yansımalarına karşın witkin'in fotoğrafında trans bedeni ve çıplaklık ile eleştirel bir üslup görülür.
konu ile ilgili yazılmış bir makaleyi de bırakalım şuraya
bugün bile kıbrıs'ta venüs'ün denizden doğduğu rivayet edilen kayalıklara aphrodite kayalıkları deniyor. peki biz bunları nereden biliyoruz. hesiodos'un theogonia adlı eserinden. kitapta venüs'ün doğuşu ile ilgili kısım şöyledir:
oradan da denizle çevrili kıbrıs'a gitti, orada karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu narin ayaklarının bastığı yerden. aphrodite dediler ona tanrılar ve insanlar, bir köpükten doğmuş olduğu için’’
aphros yunanca köpük anlamına geliyor. hesiodos da bu noktaya dikkat çekmek için tanrıçaya aphrodite ismi verildiğini söylüyor. ancak aphrodite isminin kökenini sadece buraya bağlamak için elbette daha fazla kanıt gerekiyor.
bu tablodan bahsederken bir de joel peter witkin'in yerin ve göğün tanrıları isimli fotoğrafından da bahsetmek gerek. zira bu fotoğrafta, trans bireylerle venüs'ün doğuşu sahnesi yeniden canlandırılmış.
witkin'in tarzı, alışılmışın dışında görüntülere sahip kişiler ve ölüler ile beraber çeşitli nesneleri de kullanarak bir yeniden anlam üretme çabası taşır.
elbette bahsi geçen fotoğrafta da bu yeniden anlam üretme çabasını görebiliriz. rönesansın güzellik anlayışının tablodaki yansımalarına karşın witkin'in fotoğrafında trans bedeni ve çıplaklık ile eleştirel bir üslup görülür.
konu ile ilgili yazılmış bir makaleyi de bırakalım şuraya
devamını gör...
torpille işe giren insan
tam olarak şöyle olan durum. yani bir eksiği değil buyrun;
devamını gör...
#heskodunusiliyoruz
geri zekalı twitter ahalisinin başlattıği bir halta yaramayacak, muhtemelen tweet atanların bile silmeyeceği, silse bile, sile sile tekrar yükleyeceği eylem.
neymiş efendim avm'lere hes kodu ile değil selam ile girerlermiş falan filan.
çoğusu genç ve bunlar muhtemelen hes kodunun ne işe yaradıģından habersiz.
neymiş efendim avm'lere hes kodu ile değil selam ile girerlermiş falan filan.
çoğusu genç ve bunlar muhtemelen hes kodunun ne işe yaradıģından habersiz.
devamını gör...
müslümanların en büyük hataları
okumamak , düşünmemek , üretmemek.
devamını gör...
ekseriya
“çoğu kez, çoğunlukla, sık olarak vb.” anlamlarına sahip olan kelimedir.
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
şöyle yapsaydım şöyle olurdu.
olmazdı gülüm. bazı şeylerde senlik bir şey yok, kabullen istersen.
olmazdı gülüm. bazı şeylerde senlik bir şey yok, kabullen istersen.
devamını gör...



