ak parti ve mhp oylarıyla reddedildi
bu haftanin ak parti ve mhp oylarıyla reddedilen araştırma önergeleri
belediyeler eliyle insan kaçakçılığı buradan
0-6 yaş grubu çocuğu olan yoksul ailelere yardım yapılması buradan
eskilerden
çıplak arama
15 temmuz
uygur türklerinin sorunları
deprem araştırma önergeleri
maden kazaları
çiftlik bank
çocuk istismarı
terör saldırıları
şüpheli aselsan mühendisleri
man adaları
ısid faliyetleri
ışkence
sakarya'daki patlama
türkiye varlık fonu'nun işlemleri
borsa istanbul'un yüzde 10'unun katar'a devredilmesinin araştırılması
ve diğer bir çok araştırma önergesi akp oyları ile reddedildi .
belediyeler eliyle insan kaçakçılığı buradan
0-6 yaş grubu çocuğu olan yoksul ailelere yardım yapılması buradan
eskilerden
çıplak arama
15 temmuz
uygur türklerinin sorunları
deprem araştırma önergeleri
maden kazaları
çiftlik bank
çocuk istismarı
terör saldırıları
şüpheli aselsan mühendisleri
man adaları
ısid faliyetleri
ışkence
sakarya'daki patlama
türkiye varlık fonu'nun işlemleri
borsa istanbul'un yüzde 10'unun katar'a devredilmesinin araştırılması
ve diğer bir çok araştırma önergesi akp oyları ile reddedildi .
devamını gör...
yıl biterken dilek tut
umarım bu son olur.
devamını gör...
sözlük bostan olsa alınabilecek nick
aldım ya, daha ne yapayım dedirten başlık.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
balkonda kulaklıkla müzik dinlemeye niyetlenmiştim ama karşı balkonda bağıra bağıra gıybet yapıyorlar dinlicem mecbur.
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
türk'ün babası.
devamını gör...
roaccutane
ortancamın uzun süre kullandığı, göz ağız burun da dahil tüm salgıları kurutan, can yakan, yazdırması çileli ilaç. ben oğlumun yerinde olsam o çileye katlanmazdım.
süslü gençlerin merağı.
süslü gençlerin merağı.
devamını gör...
evrim hakkında hiçbir şey bilmeden evrim vardır diyen tip
evrim teorisi karşıtı dincilerden daha tehlikelidir.**
bunların en güzel örneği şu, dezavantajlı ve azınlık gruplar hakkında* evrimsel olarak şöyleler, genetik olarak bu konuda başarısızlar, doğaları böyle* bik bik diye öten, kaynağı göt olan iddiaları ortaya atan tiplerdir.
hatta geçenlerde sözlükte bence evrimsel olarak kadınlar rererö diyen bir pekin ördeği vardı yanlış hatırlamıyorsam.
şu cümleye iyi bakın: "bence evrimsel olarak", "bence" ve "evrimsel olarak"...
bu ikisini akademik bir ortamda dile getirse t...k oğlanı olacak halbuki haberi yok.*
şunu iyi idrak etmek gerekiyor: evrim dediğiniz şey öyle, tanrı gibi her şeye kılıf ve kaynak olarak gösterebileceğiniz belirsiz, ucu açık bir kavram değil. evrim bilimsel bir olgu ve kaynaklık ettiği iddialar da en az kendisi kadar bilimsel olmak zorunda.
bu konuda hatırı sayılır bir eğitim almamış hiç kimse bu konu hakkında kıçından tespit uydurmamalı ve uyduramaz da zaten; her şeyden önce etik değil bu.
"bence" diye söze başlayıp milyonlarca yıllık biyolojik süreçler hakkında yardıran arkadaşın da odtü'de profesör olmadığı herkesin tahmin edebileceği bir şey.*
(küçük bir not: burada bahsettiğim şey, yorum yapmamak değil. elbette ki insan okuduğu, gördüğü şeyler hakkında yorum yapacak ama önemli olan bunu uzman olmadığı konularda işin gurusuymuş gibi yapmaması. hele ki ayrımcı fikirlerle.)*
yalnız o değil de, dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bu, evrimsel süreci kendi saçma inanç ve düşüncelerini meşrulaştırmak için kullanan güruh yüzünden evrim ve genetik yeni bir din olmak üzere ki bunun ucu çok pis yerlere çıkabilir. zamanında bilim adı altında kafa tası ölçümlerinden veya beyin büyüklüğünden üstün ırk, cins, millet bilmem ne tespiti gibi akla ziyan uygulamalar vasıtasıyla ne boklar yendiği hepimizin malumu.
son olarak şunu belirteyim: eğer gerçek bir uzmanın bu tür mecralardaki kahvehane teorisyenlerinden ne kadar farklı olduğunu merak ediyorsanız gidip iyi bir üniversitenin ilgili bölümlerinden birinde bir derse konuk olabilirsiniz. *
bunların en güzel örneği şu, dezavantajlı ve azınlık gruplar hakkında* evrimsel olarak şöyleler, genetik olarak bu konuda başarısızlar, doğaları böyle* bik bik diye öten, kaynağı göt olan iddiaları ortaya atan tiplerdir.
hatta geçenlerde sözlükte bence evrimsel olarak kadınlar rererö diyen bir pekin ördeği vardı yanlış hatırlamıyorsam.
şu cümleye iyi bakın: "bence evrimsel olarak", "bence" ve "evrimsel olarak"...
bu ikisini akademik bir ortamda dile getirse t...k oğlanı olacak halbuki haberi yok.*
şunu iyi idrak etmek gerekiyor: evrim dediğiniz şey öyle, tanrı gibi her şeye kılıf ve kaynak olarak gösterebileceğiniz belirsiz, ucu açık bir kavram değil. evrim bilimsel bir olgu ve kaynaklık ettiği iddialar da en az kendisi kadar bilimsel olmak zorunda.
bu konuda hatırı sayılır bir eğitim almamış hiç kimse bu konu hakkında kıçından tespit uydurmamalı ve uyduramaz da zaten; her şeyden önce etik değil bu.
"bence" diye söze başlayıp milyonlarca yıllık biyolojik süreçler hakkında yardıran arkadaşın da odtü'de profesör olmadığı herkesin tahmin edebileceği bir şey.*
(küçük bir not: burada bahsettiğim şey, yorum yapmamak değil. elbette ki insan okuduğu, gördüğü şeyler hakkında yorum yapacak ama önemli olan bunu uzman olmadığı konularda işin gurusuymuş gibi yapmaması. hele ki ayrımcı fikirlerle.)*
yalnız o değil de, dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bu, evrimsel süreci kendi saçma inanç ve düşüncelerini meşrulaştırmak için kullanan güruh yüzünden evrim ve genetik yeni bir din olmak üzere ki bunun ucu çok pis yerlere çıkabilir. zamanında bilim adı altında kafa tası ölçümlerinden veya beyin büyüklüğünden üstün ırk, cins, millet bilmem ne tespiti gibi akla ziyan uygulamalar vasıtasıyla ne boklar yendiği hepimizin malumu.
son olarak şunu belirteyim: eğer gerçek bir uzmanın bu tür mecralardaki kahvehane teorisyenlerinden ne kadar farklı olduğunu merak ediyorsanız gidip iyi bir üniversitenin ilgili bölümlerinden birinde bir derse konuk olabilirsiniz. *
devamını gör...
alevler arasından gelen hayvan çığlıkları
"can kaybımız yok" diyen bakanımsı şahsa başa sara sara defalarca izletilmesi gereken görüntüleridir. sorumlusu, ihmali olanı, çıkarı olanı kim var kim yok bağıra bağıra can çekişmesi dileğiyle.
buradan
buradan
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
mutluluk
hani böyle sıkışırsınız ya çişiniz gelir dışarda bir anda ama öyle böyle değil sanki bi adım atsanız hemen oracıkta altınıza kaçıracaksınızdır eğilir büzülürsünüz gözlerinizle bi wc ararsınız ter içinde kalmışsınızdır. içinizde kendini dışarı atmak için inat eden sabırsız bir sıvı vardır kasıklarınıza ağrı girer o lanet wc yoktur durmazssınız, bilirsiniz ki adım atmadığınız an altınıza kaçırırsınız ve o wc karşınıza çıkar can havli ile içeriye dalar ve işersiniz. hah mutluluk o rahatlama anıdır işte, yüzdeki gülümseme vücuttaki rahatlamadır. hadi geçmiş olsun.
devamını gör...
aşırı empati sendromu
aşırı empati yapanların yani empatların narsistlerle karşılaşma ihtimali yüksektir zira her fazla duygunun dengelenmesi gerekir. maalesef ki bir empatı ancak bir narsist dengeler. narsistin empati yoksunluğuna kafayı takıp kendini kaybetme noktasına gelmeden, kendi merkezinde kalmayı, odak noktasını kendisine çevirmeyi ve enerjisini korumayı öğrenirse, bu özelliğini avantaja çevirir. narsiste kızmak yerine, özüyle buluşmasına vesile olduğu için ona teşekkür bile etmelidir ama bu aşamaya gelene kadar duygusal mesafeyi korumayı ve sınırlarını netleştirmeyi de öğrenmelidir ki kendi merkezinde kalabilsin ve duygusal açıdan güçlenebilsin...
devamını gör...
normal sözlük büyük seçim anketi
akp deyince sanki düşmandan bahseder gibi bahsederseniz ve kendi düşünceniz dışındakine hakaretvari konuşursanız. bu ülke bir gıdım nedir bir gıdım ilerlemez. sen bugünkü haline bakıp kendi menfaatine uymadığı için konuşursun ben genele bakıp olumlu sonuç görürüm. hakaret etmiyorum bak. bundan önce zaten çok oy kullanmadım ama kötü günlerimin bir nebze iyi olmasına bir sebep varsa onu unutursam ben büyük bir karaktersizim demektir. sizin o savunduğunuz eski sistem de ben bir tane deneme sınavının ücretini vermedim diye tüm sınıf önünde dayak manyağı yapılıp sonra da bana bana küfretti onun için dövdüm diyen öğretmenler yaratmasa belki bu sığ düşünceli insanlar bu eski zihniyet uyanır diye korkan insanlar olmazdı. ne yaptıysak biz kendimize yaptık. bu ülke de bizim memleketi adam yerine koyup hastahane yapacak başka bir hükümet gelir miydi sanmıyorum. bu kadar şey anlattım ben ama bunu okumadan direk yargılarsınız bunu bilerek konuşuyorum.
bundan sonra oy verir miyim onu da bu kalan 1. 5 yıl gösterecek. eğer ülkem diyorsanız önce hakaret etmeden iki kelam etmeyi öğrenin. sizden olmayanı tü kaka dememeyi öğrenin. ben hakaret görünce hükümete karşı eski zihniyeti görüyorum o zamanlar çocuktum ama etkisini çok iyi hatırlıyorum. benim amcam basit bir hastalıktan hastahane bulamadı diye öldü. gel şimdi bana anlat o eski düzenin iyi olduğunu.
bundan sonra oy verir miyim onu da bu kalan 1. 5 yıl gösterecek. eğer ülkem diyorsanız önce hakaret etmeden iki kelam etmeyi öğrenin. sizden olmayanı tü kaka dememeyi öğrenin. ben hakaret görünce hükümete karşı eski zihniyeti görüyorum o zamanlar çocuktum ama etkisini çok iyi hatırlıyorum. benim amcam basit bir hastalıktan hastahane bulamadı diye öldü. gel şimdi bana anlat o eski düzenin iyi olduğunu.
devamını gör...
1984
sürükleyici bir distopya, politik korku romanı da denilebilinir aslında. geçmişin silindiği yaşanılan zamanın tamamen kontrol altında alınarak kişinin kendi geleceğininde yok edildiği bir dünya'yı anlatıyor. mesajları çok net ve ağır. düşünce suçu kavramının ön plana çıktığı bu kitap ruhunuzu daraltabilir fakat baş karakterin içinde kalanları kendi içinizde haykırmadan da duramazsınız.
henüz yasaklanmadan düşünmeye devam.
henüz yasaklanmadan düşünmeye devam.
devamını gör...
ağlayan dulun evi
yer: ukrayna
kiev şehrinde mimari bir dönüm noktası olan lyuteranska caddesi 23 numarada bulunan bir yapıt. 1907 yılında zengin bir tüccar olan serhiy arshavskyi tarafından yaptırıldı. ama mimari yapısı sebebiyle sahibini bile unutturdu. “ağlayan dulun evi” adını bu eski evin cephesini süsleyen kadın yüzü şeklindeki taş kabartmadan alıyor. yağmur yağdığında bu taş kabartmadan sular akıyor. yağmurun tesiriyle taş kabartma ağlayan bir kadının yüzüne dönüşüyor.
kiev şehrinde mimari bir dönüm noktası olan lyuteranska caddesi 23 numarada bulunan bir yapıt. 1907 yılında zengin bir tüccar olan serhiy arshavskyi tarafından yaptırıldı. ama mimari yapısı sebebiyle sahibini bile unutturdu. “ağlayan dulun evi” adını bu eski evin cephesini süsleyen kadın yüzü şeklindeki taş kabartmadan alıyor. yağmur yağdığında bu taş kabartmadan sular akıyor. yağmurun tesiriyle taş kabartma ağlayan bir kadının yüzüne dönüşüyor.
devamını gör...
ilişkide yapılan yanlışlar
kendin doğurmuşçasına fazla ilgi ve alaka göstermek..sakın yapmayın bunu.sonunda üzülen siz olursunuz.her şey kararında güzel.
devamını gör...
akrabalarını sevmeyen insan
akraba denilen insanların sevilecek hiçbir yanları olmadığı ve insanlarda sadece üzüntü ya da stres yarattıkları için baştan tamamen ilişkinin kesilmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü benim akrabam dediğim insanların bana hiçbir faydası olmadığı gibi aramak sormak gibi davranışları da yok, sadece zarardan ve üzüntüden ibaretler benim için. o yüzden de gayet hak verdiğim insandır.
devamını gör...
uğurlama
domestic hıyar ukdesidir.
bu kente yalnızlık düştüğü zaman olarak bilinen sözleri ibrahim karaca'ya ait grup yorum şarkısıdır.
bu kente yalnızlık çöktüğü zaman
uykusunda bir kuş ölür ecelsiz
alıp da başını gitmek istersin
karanlık sokaklar kör sağır dilsiz
ey sevda kuşanıp yollara düşen
bilesin bu yollar dağlar dolanır
yare ulaşmadan düşersen eğer
yarına sesinin yankısı kalır
gecenin içinde gün aralanır
yar sevdası ile yürek bilenir
sızılı bir ırmak uğurlar seni
su olup akarsın kır çiçeklenir
bu kente yalnızlık düştüğü zaman olarak bilinen sözleri ibrahim karaca'ya ait grup yorum şarkısıdır.
bu kente yalnızlık çöktüğü zaman
uykusunda bir kuş ölür ecelsiz
alıp da başını gitmek istersin
karanlık sokaklar kör sağır dilsiz
ey sevda kuşanıp yollara düşen
bilesin bu yollar dağlar dolanır
yare ulaşmadan düşersen eğer
yarına sesinin yankısı kalır
gecenin içinde gün aralanır
yar sevdası ile yürek bilenir
sızılı bir ırmak uğurlar seni
su olup akarsın kır çiçeklenir
devamını gör...
satranç
son zamanlarda oldukça gönül verdiğim, vermişken işim gereği bazı hastalarıma da önerdiğim, bu doğrultuda da hakkında araştırma yaptığım bir dikkat, kompleks düşünsel süreç oyunu.
özellikle dikkatimi çekenlerden biri de şu oldu, bazı eğitim gören kişilerin veya sınavlara hazırlanan belli bir insan grubunun uyarıcı ilaçlara gereksinim duyduğunu, bunları biz psikiyatristlerden talep ettiğini görüyorum. bununla ilgili literatürü biraz taradığımda satrançla ilgili olarak yapılmış zihinsel süreç çalışmalarına baktım.
2017'de yapılan bir çalışmada ayrı ayrı metilfenidat(ritalin, concerta), modafinil(modiwake), kafein alan ve hiçbir ilaç almayan sağlıklı kişiler satranç performansları açısından nöropsikolojik olarak kontrol edilmiş. ortaya çıkan sonuç aslında ilginç, çünkü satranç zaman kısıtlı bir oyun, yani çoğunlukla "rapid, bullet, ultrabullet" gibi turnuvalar yoğunlukta son zamanlarda gördüğüm üzere, haliyle bu zaman kısıtlı turnuvalarda bu uyarıcı maddeleri kullanmanın satranç performansında olumsuz yaratabildiği görülmüş.
satrançta hamle başına olan düşünme sayısı artmış ve kişilerin buna bağlı zaman kısalığı nedeniyle performansları düşmüş.
zamansız yapılan oyunlardaysa performans her 3 uyarıcı madde verilen grupta da artış göstermiş. yani burada aslında işler iyi, doğru düşünme kısmında geliştirme sağlamış demek ki. ama yine de zaman önemli.
burdan da şuna geleceğim, sınavlar gibi yine zaman odaklı hadiselerde düşünme süresinin artması nedeniyle aslında bu uyarıcı maddeler zamanı doğru kullanamamaya sebebiyet verip kişide başarıya giden yolda zorluk oluşturabilir, hemen bu maddelere sarılmamak lazım.
satrancı seviyorum, kognitif geliştirmeler için yapılacak çalışmalarını zevkle takip ediyorum. çoğu çalışmada demansiyel sürecin de belirgin önüne geçtiği gösterilmiş. yani bunama için ya da zihinsel tembellik için de birebir.
umarım hamle kayıplarına, uyumalara rastlamadan güzelce oyunu oynayabiliriz.
saygılarımla, sağlıklı günler.
özellikle dikkatimi çekenlerden biri de şu oldu, bazı eğitim gören kişilerin veya sınavlara hazırlanan belli bir insan grubunun uyarıcı ilaçlara gereksinim duyduğunu, bunları biz psikiyatristlerden talep ettiğini görüyorum. bununla ilgili literatürü biraz taradığımda satrançla ilgili olarak yapılmış zihinsel süreç çalışmalarına baktım.
2017'de yapılan bir çalışmada ayrı ayrı metilfenidat(ritalin, concerta), modafinil(modiwake), kafein alan ve hiçbir ilaç almayan sağlıklı kişiler satranç performansları açısından nöropsikolojik olarak kontrol edilmiş. ortaya çıkan sonuç aslında ilginç, çünkü satranç zaman kısıtlı bir oyun, yani çoğunlukla "rapid, bullet, ultrabullet" gibi turnuvalar yoğunlukta son zamanlarda gördüğüm üzere, haliyle bu zaman kısıtlı turnuvalarda bu uyarıcı maddeleri kullanmanın satranç performansında olumsuz yaratabildiği görülmüş.
satrançta hamle başına olan düşünme sayısı artmış ve kişilerin buna bağlı zaman kısalığı nedeniyle performansları düşmüş.
zamansız yapılan oyunlardaysa performans her 3 uyarıcı madde verilen grupta da artış göstermiş. yani burada aslında işler iyi, doğru düşünme kısmında geliştirme sağlamış demek ki. ama yine de zaman önemli.
burdan da şuna geleceğim, sınavlar gibi yine zaman odaklı hadiselerde düşünme süresinin artması nedeniyle aslında bu uyarıcı maddeler zamanı doğru kullanamamaya sebebiyet verip kişide başarıya giden yolda zorluk oluşturabilir, hemen bu maddelere sarılmamak lazım.
satrancı seviyorum, kognitif geliştirmeler için yapılacak çalışmalarını zevkle takip ediyorum. çoğu çalışmada demansiyel sürecin de belirgin önüne geçtiği gösterilmiş. yani bunama için ya da zihinsel tembellik için de birebir.
umarım hamle kayıplarına, uyumalara rastlamadan güzelce oyunu oynayabiliriz.
saygılarımla, sağlıklı günler.
devamını gör...
annenin en iyi olduğu konu
arkadaşlarım hakkındaki fikirleri, her zaman en iyi olduğu konudur, ne kadar ilk başlarda itiraz etsem de anneler bu konuda hep haklıdır.
devamını gör...
prusya mavisi
diğer adıyla berlin mavisi.
alman boya imalatçısı johan jacob diesbach yeni bir kırmızı renk bulmak üzere çalıştığı esnada malzemelerde kullandığı kalya taşı hayvan kanına bulaşıyor. sonuç olarak daha kırmızı değil, daha mavi renk ortaya çıktı. siyaha yakın mavi renk diyebiliriz.
alman boya imalatçısı johan jacob diesbach yeni bir kırmızı renk bulmak üzere çalıştığı esnada malzemelerde kullandığı kalya taşı hayvan kanına bulaşıyor. sonuç olarak daha kırmızı değil, daha mavi renk ortaya çıktı. siyaha yakın mavi renk diyebiliriz.
devamını gör...
