321.
son 1 yılı şiddetli olmak üzere, son 3 yılda peşimi bırakmayan ve insanın hareket anını kısıtlayan illet.
devamını gör...
322.
sanırım pençesindeyim bu aralar.

sürekli negatif moddayım, suratım asık, sabah yorgun ve isteksiz uyanıyorum. arkadaşlar bir yere davet ettiğinde bir bahane uydurup gitmiyorum, trafikte ufak tefek şeylere bile deli gibi sinirlenip küfür ediyorum, telefon çaldığında "yine ne var aw ya" diye triplenip geç açıyorum falan.

bugün bir üst level'a da geçtim hatta, ağzımda tuzlu bir tat var (chatgpt'ye göre depresyonun en baba belirtilerindenmiş). en kötü kısmı kendinde çıkış yolunu arayacak motivasyonu bile bulamamak. terapi merapi de benlik değil zaten.

bunu da aşacağız bir şekilde ama insanın ömründen çalıyor bu.
devamını gör...
323.
doktorumun iddiasına göre uzun süredir dibini gördüğüm ve ağır bir şekilde yaşadığım durum

bu sefer artık patladım: "hocam iyi hoş da siz depresyondasın deyip bir de üstüne dayıyorsunuz ilacı ben kendimi daha çok dipte hissediyorum aynı yerde dönüp duruyoruz?"

yaklaşık 3 senedir falan takibimi yapan minnoş bir doktorum var lakin son 4-5 aydır onunla da aram iyi değil. bazı diğer psikolojik sorunlarımın yanı sıra en çok depresyon üzerinde duruyor. çıkış yolu: düzenli ilaç ve zaten halihazırda yapmaktan çok hoşlanmadığım günlük sosyal aktiviteleri kendimi zorlayarak yapmam. yalan yok o an içimden "zorla ilaçları kullanıp yine zorlayarak bir şeyler yaparak ben bu illetten kurtulacaksam sen ne s*kime doktor oldun" deyiverdim. belki bakışlarımdan falan anlamış da olabilir zeki kadın.

işin şakası bir yana ilaçların dozunu artırması ve hocanın yüzüme yüzüme "dediklerimi yapmadan bu durumun içinden çıkamazsın" demesi daha çok negatif etkilemeye başladı. zaten her gün lanet ilaçları içerken "ben bunlara bağımlı mı oldum, devamlı kullanmaya devam mı edeceğim, kendim bir anda bıraksam ne olur" çatışması yaşıyorum. sakin kafayla düşününce tedavi adı altındaki sürecin beni daha çok dibe çektiğini düşünmeye başladım.

ama tabi hoca söylese de söylemese de zaten depresyon başta, diğer problemlerin günden güne ağırlaştığının da farkındayım. daha önce yaşamadım mı? yaşadım. ama bu sefer ağır ve uzun süreli olması finalin ne şekilde olacağı konusunda biraz içimi ürpertiyor. hadi zaten saç sakal birbirine karıştı da düzensiz yemeye bağlı olduğunu düşündüğüm zamansız kusmalar, midemin adeta delinecek kadar ağrıması, ergenlikte 1 tane bile çıkmayan sivilcelerin vücudun belli noktalarında patlak vermesi, saçta ve sakalda artış gösteren beyazlıklar, az ve sancılı uykunun getirisi olan göz altı morlukları durumumu fiziksel olarak da bana gösteriyor.
devamını gör...
324.
türkiye'deki insanlarin %98'inin yaşadığı durum.
devamını gör...
325.
ruh hali standardım.
devamını gör...
326.
var biraz. neyse ki barış manço var.
devamını gör...
327.
bireyin uzun süreli olarak üzgün, umutsuz ve enerjisiz hissettiği, günlük yaşamdan zevk alamadığı ciddi bir ruh sağlığı bozukluğudur.
devamını gör...
328.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
329.
majör mü, minör mü bilmem ama çok sağlam bir şey geliyor galiba.
devamını gör...
330.
cok uzun yillardir depresyondayiz lan.
ben cok biktim artik.
ben temiz 20 senedir depresyondayim mesela. donem donem sonuclari degisiyor. bazen ev temizleyemiyorum, bazen evden cikmiyorum, bazen eve giremiyorum, bazen cok bakimsiz takiliyorum, bazen okula ise odaklanamiyorum, bazen hep uyuyorum, bazen hic uyuyamiyorum. gibi gibi.
benim depresyonum bitmiyor. hep depresyondayim. disardan cok anlasilmiyor, herkes bana hep hayatimda gordugum en neseli kadinsin der ama ben biliyorum, hala yolunda gitmeyen seyler var.
devamını gör...
331.
insanların kölesi olmaktansa bu acı çekilir.
devamını gör...
332.
geçmiyor be kardeşim
devamını gör...
333.
birlikte depresyona girelim mi aşkım?
devamını gör...
334.
luayikçi kemalist rejimin yöettiği vatandaşlarda bıraktığı ruh hali.

sunni dininin desteğine rağmen durum bu?

yalan mı la?
devamını gör...
335.
bu konu yukarıda yazılmış gerçi ama birkaç şey de ben eklemek istiyorum.

çocukluğumdan beri ailem de dahil birçok kişi benim depresyonda olduğumu düşünürdü genelde.
bir şeylerden keyif almakta zorlanırım, depresif bir ruh halim var, gereğinden fazla melankolik biriyim baktığımız zaman. sosyal aktivitelerde bulunmam, bir konuda fikir belirtme ihtiyacında bile bulunmam, yalnız olmayı tercih ederim ve dahası.
bu konuda tedavi görmeye başladığımda bile yine de doktora güvenmeyerek depresyonda olduğumu düşünmeye devam ettiler uzun süre.
depresyon bu tarz bir şey değil, bundan çok daha ötesi.
insanı dünyadan uzaklaştıracak, evden hatta yataktan bile çıkamayacak hale getiren türden bir şey.
depresyon olmayan şeylerin depresyon olarak adlandırılması gerçekten depresyonda olan insanlara da zarar verebilecek bir durum.
çünkü insanlar her konuda fikir belirtme ihtiyacı duyabiliyorlar, özellikle de bu tarz psikolojik rahatsızlıklarda bunun çok daha fazla sıkıntı yaratacağını düşünüyorum.
bir insanın en ufak bir 'takma kafana yaa' demesi bile karşımızdaki insana düşündüğümüzden çok daha farklı şeyler hissettirebilir, bunun hiçbir zaman farkında olamayız.

bu tarz durumlarda tedavi görmek dışında başka bir şeyin iyi gelebileceğini sanmıyorum.
depresyon konusunda bilinçli bir toplum olduğumuzu da düşünmüyorum, eğer öyle olsaydı belki tedavi yerine başka yöntemlerin de iyi gelebileceğini düşünebilirdim.
devamını gör...
336.
şanışer şarkısı.



"en iyi şiiri yenilen yazar."

yok, çıkış yok.
devamını gör...
337.
insanın enerjisini bitiren rahatsızlıktır. insan sınava gireceği varsa giremiyor okula gideceği varsa gidemiyor
devamını gör...
338.
uzun bir süredir mücadele ettiğim hastalık.

4 yıl önce üniversiteye başladığımdan beri hayatımdan ziyade ben çok değiştim.
daha panik, daha gergin, kaygılı ve tahammülsüz bir insana dönüştüm.
hobilerimden, arkadaşlarımla vakit geçirmekten zevk almamaya başladım.
en sonunda da yaşamak çok zor gelmeye başladı.
her gün kendimi nasıl öldürebilirim diye düşündüm. ölüm, yaşamdan daha cazipti.
hep içime attım dertlerimi. paylaşamadım kimseyle düşüncelerimi.
herkes için fazlalık olduğumu düşündum.
bunlar da halihazırda yaşadığım yalnızlık hissini iyice arttırdı.
içime, ardından da eve kapandım. ağladım her gün kendi başıma, düşüncelerimde boğuldum.
son 3 yılım böyle geçti.

bu değişim hemen olmadı, yavaş yavaş ele geçirdi beni depresyon.
hep kendimi sadece kötü bir zamandan geçiyorsun diye kandırdım.

bir gün kabullendim depresyonda olduğumu. ilaç kullandım.
hissizleşmek güzeldi, ama sürdürülebilir olmadığını biliyordum.
ben hayattaki güzel duyguları yoğun bir şekilde hissetmeyi özlemiştim, o yüzden bunu yapabilmeyi istiyordum.

3 hafta önce bir psikologla görüşmeye başladım. 9 seans yaptık şu 3 haftada.
geleceğe dair hayallerim, umudum, yaşama isteğim yeniden yeşerdi.
yaptığım aktivitelerden zevk almaya başladım.
aklıma gelen düşüncelerle baş etmeyi öğrendim.

iyileşmek bir süreç, hemen gerçekleşecek bir şey değil. tıpkı depresyonun beni ele geçirmesi gibi.
sabırlı olmayı ve emek sarf etmeyi gerektiren bir süreç. o yüzden elimden geleni yapacağım.

eğer siz de depresyonla baş ediyorsanız lütfen biriyle konuşun; eşiniz, dostunuz, komşunuz, herhangi veya profesyonel biri. acılarınızın, olumsuz duygularınızın sizi ele geçirmesine izin vermeyin.

unutmayın, yalnız değilsiniz.
devamını gör...
339.
hayatı gri görmek, hiçbir şey yapmak istememek, bazen neden böyle hissettiğini bile bilmemek. dışarıdan üzgün görünür ama içte fırtına kopar. küçük adımlar, bazen de profesyonel yardım gerekiyor.
devamını gör...
340.
major olanıyla uğraşmaktayım şu sıralar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"depresyon" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim