düşünme eğitimi konusuna öncülük eden edward de bono'ya göre, bireyler genel olarak 6 tip düşünce biçimini kullanmaktadır. bunlar altı renk şapkayla ilişkilendirildiği için "altı şapkalı düşünme tekniği" denilmektedir, edward de bono'ya göre insanların yaygın kullandıkları düşünme biçimleri şöyledir. beyaz şapka; beyaz tarafsız ve objektiftir. bu şapka objektif olgular ve rakamlarla ilgilidir. kırmızı, öfke, tutku ve duyguyu çağrıştırır. kırmızı şapka; duygusal bir bakış açısı verir. siyah şapka; siyah karamsar, olumsuz ve kötümserdir. sarı şapka; sarı güneş gibi aydınlık ve olumludur. iyimser, umutlu ve olumlu düşünme ile ilgilidir. yeşil bereket ve verimli büyüme demektir. yeşil şapka; yaratıcılık ve yeni fikirler ile ilgilidir. mavi şapka; mavi serinkanlılığı temsil eder ve her şeyin üstündeki göğün rengidir. düşünme sürecinin düzenlenmesi ve kontrolü ile uğraşır. edward de bono, bu 6 renk şapkayı kullanarak düşünme biçimlerini ve becerilerini geliştirmeye, doğru düşünmeyi öğrenmeye dikkat çekmektedir.


düşünme teknikleri 6'ya ayrılır;
- beyin fırtınası
- scamper
- nitelik listeleme
- morfolojik sentez
- sinektik
- altı şapka düşünme
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

buna şahit olmanın, insanın midesini bulandırdığı, insan davranışı.
midemin bulantısı hala geçmemişken, bu insanların benim tahminimden fazla olduğunu düşünerek yazıyorum.
ucu da açık bir başlık gerçi. belki çok olumsuz olmayan örnekleri mevcuttur. ama, çok kolay yalan söyleyen ve yalanları ortaya çıkınca hiç utanmayan bir insanın, yalanın kötü bir şey olmasına dair ahkam kestiğini görmek yeterince mide bulandırıcı oldu benim için.
devamını gör...

fizyolojik ve psikolojik çeşitli açılardan irdelenebilecek güzel bir soru.

insan fizyolojisinde acı çekmek ve haz duymak birbiriyle ayrılmaz bir bütündür. olayın fizyolojisine çok girmeyeceğim ama kısaca şöyle diyebilirim: acı hissi, endorfin salgılanmasına neden olur. bu da mutluluk ve zindelik hissi ile karakterizedir. mesela, orgazm sırasında beyinde acı merkezi de uyarılır.

aynı zamanda acı çekmenin temelinde aşağılanma/aşağılatma olduğunu düşünürüm. aslında bir nevi, insan psikolojik ya da fiziksel acı çekerken aşağılanır. bu bağlamdan bakarsak eğer, insanlar, aşağılanmaktan/aşağılatmaktan haz duyarlar. aşağılanmanın temelinde de korku vardır bence. korku ise insanı yaşamda tutan en temel şeydir. ilginç.
devamını gör...

ülkenin iq seviyesini gözler önüne seren laf. milliyetçi tayfanın ortaya çıkardığı bu söz, akıl tutulmasının en üst seviyelerinde.

abi adam nazi, faşist, kendi ırkım hariç herkesi biçeceğim diyor seni niye sevsin *
devamını gör...

kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren psikoanalitik kuram'ın kurucusu olan sigmund freud’un kitaplarından alıntılar…
kavga etmek yerine küfretmeyi seçen ilk insan uygarlığın kurucusuydu.
henüz yanıtlanamamış ve kadın ruhuyla ilgili otuz yıl süren araştırmalarıma karşın benim de yanıtlamayı başaramadığım çok önemli bir soru var: kadın ne ister?
erkek çocuklarda saçma veya aptalca şeyler yapma eğilimi doğrudan doğruya anlamsızlıktan alınan hazdan kaynaklanmaktadır.
bilgi hazinelerine ulaşabilen insanların sayısı ne kadar artarsa, dini inançlardan kopuş da o kadar yaygınlaşır.
mutluluk, pantolona işemek gibidir. ıslaklığı herkes görür ama sıcaklığı yalnız sen hissedersin.
bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.
eğer öpecek bir şeyiniz yoksa, sigara içmeniz kaçınılmazdır.
tabu polenezya dilinde bir kelimedir. bizim için tercüme edilmesinin zorluğu, bu konseptin bizi artık etkileyemediğinden kaynaklanmaktadır.
hiçbir erkek birlikte olmak istemeyeceği bir kızla yakın arkadaş olmak istemez.
insanlar sizi eskisi gibi kullanamadığında, değiştiğinizi söylerler.
mutsuzluğu tatmadan, hep mutlu olmak istersin. oysa nelerin seni mutsuz ettiğini bilmeden, nelerle mutlu olacağını bilemezsin.
insanların çoğu özgürlüğü gerçekten istemezler; çünkü özgürlük sorumluluk gerektirir ve insanların çoğu da bundan korkar.
sinir hastalığı belirsizliğe tolerans gösterememektir.
bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz.
elde ettiğimiz başarıların peygamber veya tanrıların başarılarıyla boy ölçüşebileceğini zannetmiyorum. nitekim meryem ana'nın mucizelerine inanan insan sayısı, bilinçdışının varlığına inanan insan sayısından çok çok daha fazla.
yetişkin bir kadının cinsel hayatı, psikoloji bilimi için “karanlık bir kıta”dır.
insan mutlu olmak ister; bu yüzden berbat haldedir.
birine duyduğunuz sevgi ve sinir doğru orantılıdır. en çok sevdiğiniz insana herkesten çok sinirlenirsiniz.
aşk yoktur libido vardır.
din, toplumsal obsesyonlarımız; obsesyonlarımız ise bireysel dinimizdir.
erkek sevdiği zaman arzu yoktur; arzuladığı zaman ise, aşk yoktur.
kendini öldürme arzusu, daha derinde; başkalarını öldürme arzusunun projeksiyonudur.
dinler, kendilerini sevgi ve merhamet dini olarak tanımlasalar dahi, onlara inanmayan insanlara karşı sert ve acımasızdırlar.
sanat, çocukluk tecrübelerinin büyüklüğe aktarılmasıdır.
ismini unuttuğunuz kişi hakkında muhakkak olumsuz bir düşünceniz vardır.
eğer bir adam herhangi bir dini öğretinin öne sürdüğü tüm saçmalıkları sorgulamaksızın kabul ediyor ve hatta bunlar arasındaki çelişkileri görmezden geliyorsa, o zaman bu adamın zekasından şüphe edebiliriz.
her insan gördüğü rüyanın tabiridir.
hem psikolojik hem de biyolojik anlamda, insanlarda ne saf bir erkeksilik ne de saf bir kadınsılık vardır.
özgürlük medeniyetin insana bir armağanı değildir. hiç medeniyet yokken insanoğlu çok daha özgürdü.
dinlerin son zemini, insanın çocuksu çaresizliğidir.
kadınları çözmeye çalışmak, bir labirenti düz yola çevirmek gibidir.
zayıf noktalarınızdan güçlü taraflarınız doğacaktır.
bir puro, bazen sadece bir purodur. (gay olmakla alakası yoktur).
istediğin şeyi elde edemiyorsan, elde ettiğin şeyi isteyeceksin.
siz cevaplar bulmaya çalışıyorsunuz, biz ise daha çok soru sormak niyetindeyiz.
tüm kalbimle şuna inanmaktan kendimi alamıyorum: birkaç istisna dışında, sevgili insan kardeşlerim beş para etmez, değersiz varlıklardır.
insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. insanların “tecrübe” dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana “tecrübeli” denir.
evrendeki en büyük gösteri, sen aklını keşfettiğin an başlar.
köpekler arkadaşlarını sever, düşmanlarını ısırırlar. insanlar ise tamamen farklıdır: saf ve karşılıksız sevgiyi beceremezler. kişisel ilişkilerindeyse sevgi ve nefreti karıştırıp dururlar.
mutluluk dediğimiz şey, yoğun bir şekilde bastırılmış ve engellenmiş olan ihtiyaçların kısa süreliğine tatmin edilmesinden başka bir şey değildir.
ruhunun derinliklerine in ve ilk önce kendini tanımayı öğren. bunu yaptıktan sonra, bu hastalığa neden yakalandığını anlayacak ve belki de bir daha hastalanmayacaksın.
bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.
vicdan dediğimiz şey, içimizde alevlenen belli bir arzunun, dış dünya tarafından reddedildiğinin iç dünyamız tarafından algılanmasıdır.
“söz” ile “sihir” başlangıçta aynı şeylerdi. kelimelerin sihirli güçleri vardı.
beklemesini bilen bir insanın hiç bir şeyden taviz vermesine gerek yoktur.
sevildiğinden emin olunca, insan ne kadar da cüretkar oluyor.
özür dilemek, sizin haksız olduğunuz manasına gelmez. karşınızdaki insana verdiğiniz değerin, egonuzdan yüksek olduğunu gösterir.
devamını gör...

ve sıra geldi radyo yayınları arasında benim için "elitlik" akan yayına. portakal suyum bitmiş*, gazoz stoğum da bitmiş*, maden suyumla** katılıyorum bu gecelik.
şarkı listesinin yine efsane olacağına inancım tam. bu sebepleee kendim kendime 3. şarkıyı hediye ediyorum. bakalım ne çıkacak?
hem şarkımı hem yayını beklemedeyiz, maden suyumla. son 2 dakika, bakalım neler olacak?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir kasım sabahı uyusak sessizce,
uyusak ve uyanmasak kimsesizce.
devamını gör...

çin'de bebekler doğduklarında 1 yaşında sayılıyorlarmış.
devamını gör...

sözlüğümüzün afrika ve kızılderili uzmanı olan yazarı. bu hususlarda engin bilgi ve görüşlerinden faydalanmak isteyenlerin takip etmesi tavsiye olunur. sözlükte en sevdiğim arkadaşlardan biri, hakkında tanım yazmak da boynumun borcu oldu.
devamını gör...

"bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir. bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir. bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır." *
devamını gör...

(bkz: derdini seveyim)
devamını gör...

boş kağıt vermeye utandığım için hemen hemen her sınav yapıyordum. çünkü çalışmıyordum.
e: mod, başlığı düzeltebilir misin? ''aynısı'' yerine ''aynısını'' olacaktı.
e: hocam cömert davranıyordu, 5 puan veriyordu sağ olsun :)
devamını gör...

bazılarımız şiirlere tutunuyor, bazılarımız şarkılara… bazılarımız filmlere tutunuyor, bazılarımız kitaplara… sanırım artık insan, tutunamıyor insana… (bkz: tutunamayanlar)
devamını gör...

dede mezarı okunur.
devamını gör...

iki kelime yazıp kendini bestsellerli yazar zannedenlerin mekânı. olur da iyi birşeyler yapmak, yazdıklarınızı paylaşmak için yolunuz düşerse çok duramayıp kaçtığınız uygulamadır kendisi. malum ülkede yazar olmak, yazdıklarınızı kitap haline getirebilmek, birilerine okutmaya çalışmak zor iş. o zaman imdadınıza wattpad yetişiyor. hem de ne yetişme.

imla kurallarından, hikaye işlemenin inceliklerinden, betimlemelerden, etkileyici cümleler kurmaktan habersiz birçok ergen yazar(!) ile dolu. kesinlikle eleştiriyi, eleştirilmeyi kabul etmiyorlar. olur da wattpad'da veya başka bir mecrada uygulama kullanıcılarını, kitabını bastırmayı başarmışları eleştirirseniz vay halinize. savaş baltaları çekiliyor, william wallace gibi savaş boyaları sürülerek ''freedom'' naaraları ile üzerinize hücum ediliyor.

uygulamayı kullanan herkes kendini ahmet ümit, garange, king,doyle, poe ve diğer ustalar ile bir tutmak gibi bir gafletin içindeler. çok okunan, oylanan, yorumlanan yazılara bakıyorsunuz içerikleri ya çok saçma, ya günümüz türk dizilerinin kopyası. hikayeler, romanlar sadece yazmak için yazılmaz. hatta okumak için de okunmaz. bir ana fikri, anlatmak istedikleri, eleştirileri, yol gösterici yanları olmak zorundadır. okuyucu okuduğundan birşeyler öğrenmelidir. gel bunu anlat bu uygulamayı kullananlara.

itiraf edeyim ben de denedim. hatta okuyucu gruplarına girmek gibi bir hataya bile düştüm. eleştirdiğim için eleştirildim, yol göstermek, uyarmak istediğim, hataları belirttiğim için hakaretler işittim. bazı hikayeleri okurken resmen gözlerim kanadı. bazılarını okuyamadım bile.

okuyan bir toplum değiliz. eğitim sistemimiz ne yazık ki bizi okumaya teşvik etmiyor, nasıl yazılacağını ise hiç öğretmiyor.

fakat ne yazık ki bu uygulamadan çıkan kitaplar kitapçılarda en ön sıralarda yer alıyor, en çok okunanlar arasına giriyor.
devamını gör...

psikolojim çok bozuk,newyork sokaklarında gül desenli şalvar satasım var.
devamını gör...

ikisi aynı anda ölse de etkilenmeyeceğim olay.
devamını gör...

türk miyolojisi yakut mitolojisi ve altay mitolojisi olarak iki ana eksende incelenmiştir. türklerin dünyayı evreni doğayı ve kendisini nasıl kavradığını açıklar. yaratılış mitleri ağırlıktadır. destan masal efsane gibi sözlü kültür ürünleri içerisinde yansımalarını görebiliriz. ayrıca halk inanışları da bize türk mitolojisi hakkımda önemli bilgiler sunar. bahaeddin ögel, abdülkadir inan, yaşar çoruhlu, jean paul roux, mircea eliade, emel esin gibi araştırmacıların eserlerinden okunup öğrenilebilir. bu eserler başlangıç eserleri ve en sağlam kaynaklardır.
devamını gör...

zaten mutluluk istediğin şeylere ulaşma fikrinin seni canlı tutması, o ihtimaldir. ulaştıktan sonra artık bir anlamı kalmaz.
devamını gör...

onur kırıcı bir harekettir.

engelliler için yapılması gereken tek şey onlara diğer insanlardan farksız bir şekilde, eşit bir saygıyla davranmaktır. o insanlar "eksik yönlerinin" ziyadesiyle farkında zaten. herkesin birbirine karşı farklı üstünlükleri ve zaafları var. bu insanlar da bu kuralın bir istisnası değil. hatta birçok engelli birey engelini bir avantaja çevirmeyi başarıyor gerekli koşullar oluştuğunda. (kendimden örnek vermem gerekirse, bir şeyleri gözümle göremediğim için kendi hayal gücümle tamamlamak durumunda kaldım ve bu bana muazzam bir hayal ve tasarım gücü kazandırdı. elbette pratik yönünden eksik ve eğitimsizim ancak istendiğinde bir eksikliktem bile fayda sağlanabileceğinin kanıtı bu bence.)

şayet birinin yardıma ihtiyacı olursa bunu size söyler veya herhangi bir şekilde belirtir zaten. ha yalnız burada dikkatli olmak lazım. mesela ben köşe başında duran adama "abi bende görme problemi var şuraya nasıl giderim?" dediğimde adamın bana parmağıyla bir yeri göstermesi gibi trajikomik detaylar da var işin içinde. hatırlayınca gülmekten gözümden yaş geliyor. swh

son olarak, bütün bunları sıcak koltuktaki totonuzla kahvenizi yudumlayarak okurken sakın ola ki bir engelli adayı olduğunuzu unutmayın. bir hastane koridorunfa engelli bir adama acıyarak bakıp kapıdan çıktıktan sonra çarpan araba yüzünden o hastaneye gold premium engelli olarak dönebilirsiniz benden söylemesi.

imza: beyni ve kalbiyle gören bir tost.

not: insanlara özürlü diye seslenen ....a godumun lalesi, seni bulursam ıslak kalasla dövücem.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim