1913 doğumlu, dünya güzeli seçilen ilk türk kadınıdır.

varlıklı bir aileden dünyaya gelmiştir. anne ve babası çerkesdi. babası ,hızır adı verilen yangın söndürme aletlerinin mümessiliydi. eğitime önem veren aile, onun iyi bir eğitim almasını sağladılar. keriman halis, belki de amcası olan tanınmış operet bestecisi muhlis sabahaddin ezgi ve bestekar halası neveser kökteş’in etkisinde kaldığından sanata eğilim göstermiş ve piyano çalmayı öğrenmiştir. dikiş de dikiyor, iyi derecede de fransızca konuşabiliyordu.

o dönem cumhuriyet gazetesi güzellik yarışması ilanı verdi. arkadaşları onun katılması yönünde teşvik etse de babası razı olmadı. o sene güzel olarak naşide saffet seçildi. bu arada gazetede verilen ilan da şu şekildeydi:


16 - 25 yaşlarında evlenmemiş, namuslu kızlar 'hafif ve balo kıyafetiyle' yapılacak bu seçime katılabilecek. kazanamayanların izzet-i nefislerinin rencide edilmemesi için adları açıklanmayacaktır


sonraki sene babasının edebiyatçı arkadaşlarının ısrarı üzerine keriman halis yarışmaya katıldı ve birinci seçildi. yarışmanın jürileri arasında tanınmış isimler vardı: abdülhak hamid, cenap şahabettin, vasfi rıza, yunus nadi ve peyami safa. kazandıktan sonra belçika’da olan şu anki ismi ‘kainat güzellik yarışması’olan ınternational pageant of pulchritude yarışmasına katıldı ve 1932 yılı birinci güzeli seçildi. seçildi seçilmesine ama balkon selamı vereceği sırada salonda türk bayrağı olmadığını farketti ve meşhur selam gösterisini yapmayı reddetti. bunun üzerine metrelerce atlas kumaş bulunmuş ve babasının yardımıyla türk bayrağı oracıkta yapışmıştır. bayrağın balkonda sallandırılmasıyla, keriman halis balkona çıkmış, kendisine yapılan tezahüratlara selam vermiştir.

bu başarının ardından atatürk şu açıklamayı yapmıştır:

türk ırkının necip (soylu) güzelliğinin daima mahfuz olduğunu (korunduğunu) gösteren dünya hakemlerinin bu türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. fakat keriman ece, hepimiz işittiğimiz gibi söylemiştir ki, o, bütün türk kızlarının en güzeli olduğu iddiasında değildir. bu güzel türk kızımız, ırkının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya, dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekte haklıdır. türk milleti, bu güzel çocuğunu şüphesiz samimiyetle tebrik eder. cumhuriyet gazetesi bu meselede türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz (seçkin) olan asil güzelliğini göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvaffakiyetle (başarıyla) intaç eylemiştir (sonuçlandırmıştır). ondan dolayı bittabi bu vesile ile de takdir ve tebriklerimize hak kazanmıştır. arzusunu da ilave edeyim ki, türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için, türk kızlarından birinin dünya güzeli intihap edilmiş (seçilmiş) olmasını çok tabii buldum. fakat türk gençlerine bu münasebetle şunu da tahattür ettirmeyi (hatırlatmayı) lüzumlu görürüm: münferit olduğumuz (iftihar ettiğimiz) tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık bir tekamülün (olgunlaşmanın) mütemadi tahakkukunu (gerçekleşmesini / yerine gelmesini) ihmal etmeyiniz. bununla beraber asıl uğraşmaya mecbur olduğunuz şey analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi yüksek kültürde, yüksek fazilette birinciliği tutmaktır."

o zaman keriman halis’in soyadı yoktu. soyadı kanununun 1934 yılında çıkmasıyla atatürk tarafından kendisine ‘kraliçe’ anlamına gelen ece soyadı verilmiştir. keriman hanımı oldukça duygulandıran bu iltifat sonrası atatürk’e şu telgrafı çekmiştir:


on beş günden beri memleketimden hiçbir haber alamamıştım. bugün paris sefaretimizde (büyükelçiliğinde) layık olmadığım kıymettar iltifatınızı gazetelerde gördüm. meserretimden ağladım. bu muvaffakıyyetim sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir. tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim. ihtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.


batı , osmanlı’yı gözlerinde bağnaz ve kadın düşmanı olarak canlanırken ve yeni cumhuriyetin bu bağnazlıktan kolay kurtulamayacağı şeklinde düşünülürken; keriman halis,modern, eğitimli, kültürlü ve zarif bir türk kadını olarak karşılarında boy göstermiş ve hayranlık uyandırmıştır. onun başarısı öyle etkili olmuştur ki tüm dünyada adını duyurmuş ve hatta japonya’da bile ‘keriman halis olayı’ olarak ders kitaplarında yerini bulmuştur. konusu ise; türk kadınının uzun süreçten sonra türk erkeği egemenliğinden ayrılıp, özgürleşmesidir.

yarışmayla ilgili başarısına gölge düşüren bir açıklama ise, sonradan hatıralarını kaleme alan halit turhan bey’den gelmiştir. kendisi yarışmayı izlemek için oradaydı ve jüri başkanının sahneye geçip şu konuşmayı yaptığını yazmıştır:


sayın jüri üyeleri, bugün avrupa'nın, hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 600 senedir dünya üzerinde hakimiyetini sürdüren osmanlı artık bitmiştir. onu avrupa hristiyanları bitirmiştir. elbette abd’nin ve rusya’nın hakkını inkar edemeyiz. neticede bu hristiyanlığın zaferidir. müslüman kadınların temsilcisi, türk güzeli keriman, mayoyla aramızdadır. bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. ondan daha güzeli varmış, yokmuş bu önemli değil. bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. bu sene hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. avrupa'nın zaferini kutluyoruz. bir zamanlar fransa’da oynanan dansa müdahale eden kanuni sultan süleyman'ın torunu işte mayo ve sütyenle önümüzdedir. kendini bizlere beğendirmek istemektedir. biz de, bize uyan bu kızı beğendik, müslümanların geleceğinin böyle olması temennisiyle, türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz. fakat kadehlerimizi avrupa'nın zaferi için kaldıracağız.'


keriman halis ece ,ilk evliliğini dr.orhan sanus ile ikinci evliliğini ise hasip tamer bey ile yapmıştır.

keriman hanım, 2012 yılında 98 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

görsel kaynak: ataturkansiklopedisi.gov.tr...
devamını gör...

(bkz: diyerek noktalıyorum)

sözlük için en uygun mahlas bence.

bonus olarak tabi ki ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü.
devamını gör...

dünden beri tavana vurmuş olan karşıtlıktır. dindar kızlara olmadık benzetmeler zina iftiraları. dindar erkeklerin kul hakkı yediği iftiraları. bunları yapan insanlar zaten dindar değildir. çünkü dinen haram şeyler. tamam siz ateistler en ahlaklı en namuslu insanlarsınız.
devamını gör...

herkes özenir bazen böyle şeylere, ama bunları gerçek hayata aktarmak sakıncalı sanki..
devamını gör...

şahsımı artılara boğmuştur. teşekkür ediyoruz elleri dert görmesin.
devamını gör...

tiktok, twitch gibi uygulamalar. ha bir de survivor gibi yarışmalarda oy kullanılması. ıssız bir adada biri yan yattı çamura battı diye sms atıyorsunuz, hepiniz hesabıma 1 tl atın borcumu ödeyeyim desem atmazsınız. yazıklar olsun.
devamını gör...

hangi tanrı'dan bahsedildiği merak uyandıran konu.

eğer üç beş ilerici filozofun(!) bahsettiği, tapınakların hizmetkarı olan tanrı kastediliyor ise; diyecek sözümüz yoktur.

ancak kastedilen mutlak güç ve hikmet sahibi yüce yaratan ise; bir kaç kelam etmeye dilimiz döndüğünce değinelim.

allah (cc) göğü ve yeri yarattı. insanı ise bu göğe ve yere hakimiyet kurması için gönderdi. melekler itiraz etti; "yeryüzünde azgınlık ve fesatlık çıkaracak" insanın kendisine isyan edeceğini dile getirerek bu durumun önceden denenmiş bir yol olduğunu ve başarısız olacağını dile getirdi. allah(cc) cevaben; "siz bilmezsiniz ben bilirim!" buyurdu.

insan yeryüzüne gönderildi. yeryüzü onun hakimiyetine bahşedildi. bu hakimiyet, insana yaratıcıyı unutturdu. boyundan büyük laflar etmeye, kısıtlı aklıyla sonsuz bir gücü sınırlamaya çalıştı. allah tarafından, bu amacını yitiren canlıya, peygamberler aracılığı ile asıl amacı hatırlatıldı.

bu akıllanmaz canlı(!) yığını, gönderilen elçileri işkencelere tuttu. onları öldürdü. öğretilerini unuttu, unutturdu.

küçücük aklıyla anlamlandıramadığı bunca şey varken; anlamlandırmaya çalışacağı yerde, anlam kazanması için ona yardım edecek dayanağı, kaynağı ve başlangıç noktasını reddetti.

bu reddedişe kendini öyle kaptırdı ki; yaratıcıyı yaşadığı 50 60 yıllık bir sürece sıkıştırdı. kendine "konuşan hayvan" dedi. "isyan eden hayvan" dedi. "başkaldıran hayvan" dedi. ancak "insan" diyemedi. o ilk iddiaya konu olan canlıyı; at ve eşek ile kıyaslayıp durdu.

buradan bilemediği bir ihtimale doğru göçüp gidince at ve eşek olmak isteyecektir mutlaka.
devamını gör...

celtic angels-edge of night

"home is behind, the world ahead,
and there are many paths to tread
through shadows to the edge of night,
until the stars are all alight."
devamını gör...

biri şu aşk'ın gece tarifesini kapatsın. geceleri daha fazla can yakıyor. *
devamını gör...

aşırı keyif alarak izliyorum ve videolarını yakından takip ediyorum. size hitap etmiyorsa izlemeyebilirsiniz gayet basit.
devamını gör...

körlük kitabında , oluşan ‘körlük’ * sonucu oluşan kaos; görmek kitabında , ‘görmeye’ *başlayınca oluşan düzen anlatılır. yani dünyada körlük varsa kaos vardır; düzene de ancak görerek ulaşabiliriz.
devamını gör...

bu konuda mükemmel bir istatistiğe sahibim. ne zaman ağlamak ihtiyacı hissetsem girip tanım girilmeyen başlıklarıma şöyle bakıyorum, sonra bir cigara, uzağa dalan gözler, o gözlerden damlayan birkaç yaş.
devamını gör...

ben asansörle sınanmak istemiyorum
devamını gör...

kitapta stephen king diğer kitaplarına göndermelerde bulunur. king evreni içinde geçmektedir olay. benim denk geldiğim “paskalya yumurtaları (easter eggs)” şunlar:
jud crandall, louis’e kuduz olmuş bir saint bernard cinsi köpekle ilgili bir şeyler anlatır*. bu, king’in diğer kitabı (ve uyarlanan filmi) cujo’ya bir göndermedir.
ikincisi, rachel kiraladığı araçla ludlow’a, evine dönmeye çalışırken bir yol tabelasını okur; jerusalem’s lot. bir yerleşim yeri için rahatsız edici bir isim olduğunu düşünür. orada huzursuzluk verici bir şeylerin var olduğunu hisseder. bu da yine king evreni’ndeki salem’s lot’a bir göndermedir.
bir diğeri de, çok emin olmamakla birlikte, the shining’e gönderme olabilir. yirmi dördüncü bölümde steve telefonda louis’e “all work and no play makes jack a dull boy, you know” diyor. evet, king kubrick’in the shining’ini çok da sevmiyor, doğru. ancak yine de bir gönderme yapmış olabilir mi? kitapta (the shining - medyum) bunun geçtiğini hatırlamıyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(bkz: stephen king)
(bkz: salem’s lot)
(bkz: cujo)
(bkz: the shining)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insana çok güzel hissettiren bir eylem. bıçağı sokacaksın kapakla cam arasına bir puffff sesi yükselecek sonra kendinden emin bir şekilde çevireceksin kapağı... anlatırken yükseldim gidip kapak açayım ben.

minnoş bünyeler için edit: güçle alakası yok merak etmeyin. bıçakla havasını alıp çevireceksiniz bu kadar. siz kimselere muhtaç olmayım diye diyorum ben bunları...
devamını gör...

ayrı yazılacak olan de, ayrı yazılmamış ise takılmak gerekir. bunun ruh hastalığı olduğunu nickname'ime sığınarak reddediyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: celebrant)
devamını gör...

burçlara inanmıyorum diyeceğim ama bütün yengeçler mi duygusal olur arkadaş!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim