alevilikte cem erkânı
cem erkanının sistemli ve mütemadiyen icra edilişi şah ismail dönemine denk gelir. zaten cem'de okunan gülbankların, tevhitlerin, naatların bir çoğunun da şah ismail tarafından yazıldığını görürsünüz. beşiktaşlı_bektaşi'nin dile getirdiği gibi temeli kırklar cemi söylencesine dayanır. onunla ilgili şu anda parmaklarımı yormak istemediğim için tuncel kurtiz'in ve ayla algan'ın kırklar cemi söylencesini o güzel türkçeleri ve diksiyonları ile seslendirdikleri videoyu şuraya iliştireyim. *
cem erkanı günümüzde cem evlerinde icra edilir lakin cem evi kavramı çok sonraları ortaya çıkmış bir kavramdır. özellikle 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında bu tabirin kullanıldığını ve sonrasında yerleştiğini görüyoruz. daha önceleri kızılbaş türkmenler ''kırklar meydanı'' ''horasan meydanı'' ''hak divanı'' ''er bacı meydanı'' gibi ifadelerle cem erkanının icrasını isimlendirmişlerdir. *
edebi erkanı burada öğrenirsiniz. musahibinizi yoldaşınızı burada gözetir erlere bacılara ikrar edersiniz. gerçeğin meydanıdır ve bu erkanda yalnızca ''gerçeğe hü'' denir.
derken aklıma tevhid geldi onu da şuraya iliştireyim;
bonus olarak da ladik semahını iliştireyim; *
hayırlar feth ola, şerler def ola, gönüller handan ola deyip canlara selam eder usul usul bu başlıktan çıkarım *
cem erkanı günümüzde cem evlerinde icra edilir lakin cem evi kavramı çok sonraları ortaya çıkmış bir kavramdır. özellikle 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında bu tabirin kullanıldığını ve sonrasında yerleştiğini görüyoruz. daha önceleri kızılbaş türkmenler ''kırklar meydanı'' ''horasan meydanı'' ''hak divanı'' ''er bacı meydanı'' gibi ifadelerle cem erkanının icrasını isimlendirmişlerdir. *
edebi erkanı burada öğrenirsiniz. musahibinizi yoldaşınızı burada gözetir erlere bacılara ikrar edersiniz. gerçeğin meydanıdır ve bu erkanda yalnızca ''gerçeğe hü'' denir.
derken aklıma tevhid geldi onu da şuraya iliştireyim;
bonus olarak da ladik semahını iliştireyim; *
hayırlar feth ola, şerler def ola, gönüller handan ola deyip canlara selam eder usul usul bu başlıktan çıkarım *
devamını gör...
galiba kayboldum hissi
yolda olursa iyi illa tanıdık bir yol çıkar diyerek dümdüz devam ediyorum. ama bir binanın içinde kaybolmak hastane vs. en büyük fobilerimden olabilir.
devamını gör...
aldatmayan erkeğin olmaması
yapmayın bak şöyle başlıklar açıp beni paranoyak ediyorsunuz. var aldatmayan erkek siz denk gelmemişsinizdir. yani vardır umarım. var ya.
var mı ki?
var mı ki?
devamını gör...
sözlük dergisi
"kölelik eğitim ve teknik" isimli yazımın yayınlandığı dergidir. kaynak
bir de tavsiye verelim, derginin ismi konusu; çevreme anlatırken dahi sıkıntı oldu, kafa dergi yapılamaz biliyorum. fakat daha akılda kalıcı ve kafa sözlük dergi isminden ayrı bir şey seçilirse daha güzel olabilir.
bir de tavsiye verelim, derginin ismi konusu; çevreme anlatırken dahi sıkıntı oldu, kafa dergi yapılamaz biliyorum. fakat daha akılda kalıcı ve kafa sözlük dergi isminden ayrı bir şey seçilirse daha güzel olabilir.
devamını gör...
mandela etkisi
tarkan filminde "+babanı kim öldürdü kurt?
-hav hav
+hain kostok!" diye bir replik yok.
ayrıca: (bkz: hugo'da küfreden çocuk)
-hav hav
+hain kostok!" diye bir replik yok.
ayrıca: (bkz: hugo'da küfreden çocuk)
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
lisede bir konserimiz vardı bende orada şarkı söylüyordüm.mikrofonun sesi kısıkmış ilk bir dakika sesim duyulmamış.o mikrofonu ayarlayan arkadaş garezin bana mıydı?
devamını gör...
makyajını sil tecavüzden kurtul
böylelerini gördükçe hindistan'daki gibi toplaşıp linçleyesim geliyor. sen uçkuruna sahip çık diye insanlar istediklerini yapamayacak mı? yine buraya destan yazasım geliyor da anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az. o yüzden yormayacağım kendimi.
devamını gör...
kadın filozof olmaması
sanrısal bozukluk içeren önermedir.
buraya boşu boşuna çeşitli dönemlerden isimler veren veya dönemin koşullarından bahseden bir yazı yazmayacağım. zira gerçekliği kendi algısıyla değiştirebileceğini sanan bir insana sizin mantıklı önermeleriniz işlemez. burada amaç ortaya bir önerme atıp tartışmak da değil zaten. amaç belli fikirleri empoze ederek kendine sahte bir egemenlik alanı yaratıp kişisel pay çıkarmak.
bu noktada asıl değinilmesi gereken kadın filozofların yokluğu değil, geçtiğimiz yüzyıllarda erkekler tarafından icra edilen tarih yazıcılığının ne kadar çarpık ve yalanlarla dolu olduğudur. aa pardon, size göre yalan garı uğraşıydı di mi beyler? asfhfjxhfjdhd
buraya boşu boşuna çeşitli dönemlerden isimler veren veya dönemin koşullarından bahseden bir yazı yazmayacağım. zira gerçekliği kendi algısıyla değiştirebileceğini sanan bir insana sizin mantıklı önermeleriniz işlemez. burada amaç ortaya bir önerme atıp tartışmak da değil zaten. amaç belli fikirleri empoze ederek kendine sahte bir egemenlik alanı yaratıp kişisel pay çıkarmak.
bu noktada asıl değinilmesi gereken kadın filozofların yokluğu değil, geçtiğimiz yüzyıllarda erkekler tarafından icra edilen tarih yazıcılığının ne kadar çarpık ve yalanlarla dolu olduğudur. aa pardon, size göre yalan garı uğraşıydı di mi beyler? asfhfjxhfjdhd
devamını gör...
demokrasi
büyük sioux rezervasyonuna çok fazla toprak bıraktıklarını düşünen beyaz adamlar, kızılderililerle yeniden toplantılar yaparlar ve yeni bir antlaşma yapıp, topraklarının bir kısmını daha bırakmalarını isterler.
bütün sioux reisleri oradaydı ama sadece herkesin saygı duyduğu oturan boğa, "zaten ülkelerinin çoğunu beyazların aldığını, artık verecek bir çakıl taşı dahi olmadığını" söyledi ve kalkıp gitti. oturan boğa'nın toplantıyı terketmesi üzerine bütün reisler onu takip etti.
beyazlar farkına vardı ki, kızılderililerin oturan boğaya olan saygısı devam ettikçe, tek vücut gibi hareket edecekler ve toprak satışı olmayacaktı. tek tek reislere gidilerek, kendilerinin bir birey olduğu, kendi seçimlerini yapabilecekleri, bir başkasının sözüyle hareket etmemeleri gazı verildi. oturan boğa'nın ön planda olmasını, herkesin ona saygı duymasını kıskanan reisler, bunu fırsat bildiler. bütün bunlara rağmen hâla gaza gelmeyenler, sürgünle, ölümle... tehdit edildiler.
sonunda toplantı günü gelmişti. oturan boğa geçen seferki gibi verilecek toprakları olmadığını sert bir şekilde söyledi ve toplantıyı terkedecekken, eskiden beri oturan boğayı kıskandığı bilinen bir reis, ben satışa razıyım dedi. oturan boğa şaşkın ve kızgındı, o reisin kıskançlığını biliyordu ama gözünün önünde bütün reisler toprak verilmesini kabul ediyordu. beyazların planı tutmuştu, büyük sioux toprakları daha da küçülecekti.
bir gazeteci, oturan boğa'ya "topraklarının satılması hakkında kızılderililer ne düşünüyor" diye sordu. oturan boğa dediki, "ne kızılderilisi ? buradaki tek kızılderili benim."
bütün sioux reisleri oradaydı ama sadece herkesin saygı duyduğu oturan boğa, "zaten ülkelerinin çoğunu beyazların aldığını, artık verecek bir çakıl taşı dahi olmadığını" söyledi ve kalkıp gitti. oturan boğa'nın toplantıyı terketmesi üzerine bütün reisler onu takip etti.
beyazlar farkına vardı ki, kızılderililerin oturan boğaya olan saygısı devam ettikçe, tek vücut gibi hareket edecekler ve toprak satışı olmayacaktı. tek tek reislere gidilerek, kendilerinin bir birey olduğu, kendi seçimlerini yapabilecekleri, bir başkasının sözüyle hareket etmemeleri gazı verildi. oturan boğa'nın ön planda olmasını, herkesin ona saygı duymasını kıskanan reisler, bunu fırsat bildiler. bütün bunlara rağmen hâla gaza gelmeyenler, sürgünle, ölümle... tehdit edildiler.
sonunda toplantı günü gelmişti. oturan boğa geçen seferki gibi verilecek toprakları olmadığını sert bir şekilde söyledi ve toplantıyı terkedecekken, eskiden beri oturan boğayı kıskandığı bilinen bir reis, ben satışa razıyım dedi. oturan boğa şaşkın ve kızgındı, o reisin kıskançlığını biliyordu ama gözünün önünde bütün reisler toprak verilmesini kabul ediyordu. beyazların planı tutmuştu, büyük sioux toprakları daha da küçülecekti.
bir gazeteci, oturan boğa'ya "topraklarının satılması hakkında kızılderililer ne düşünüyor" diye sordu. oturan boğa dediki, "ne kızılderilisi ? buradaki tek kızılderili benim."
devamını gör...
normal sözlük'ün ön yargısız olması
tamamen ön yargısız olduğunu düşünmüyorum. etiketlemelere, farklılıklardan rahatsız olanlara rastladığım olmuştu. etiketlemenin olduğu yerde ön yargı yok denilemez. zamanla azalarak bitebilirler ya da diğer platformlardan farkı kalmaz. bekleyip görcez.
devamını gör...
sevgiliden canını acıtmadan ayrılmanın yolları
ne yaparsanız yapın acıtır.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
incesaz - kalbimdeki deniz
eğer öksüz kalırsa bu ölümüne sevda
sussun rüzgâr, solsun güneş, bitsin bu rüyâ
....
dünya bölündü, ortasında ikimiz
sevdamı saklıyor kalbimdeki deniz
eğer öksüz kalırsa bu ölümüne sevda
sussun rüzgâr, solsun güneş, bitsin bu rüyâ
....
dünya bölündü, ortasında ikimiz
sevdamı saklıyor kalbimdeki deniz
devamını gör...
müslüman kibri
varolan ve hayrete düşüren kibirdir. islam dininin muhteşemliğinden bahsedip çağa ayak uydurmasına dayanamazlar, sabah akşam israf yerip tüketim toplumlarının en önde gidenidirler. geçmişte yaşayıp tüm dini ritüelleri putlaştırırlar(örn: ezan, pide, mahya)
hurma diğer meyvelerden başka olabilir mi ya, hurma bu, ama tabi ki başkadır, bir kere kutsal topraklardan gelmedir. çay demlerken 35 kere tövbe est., bişeyler bişeyler denir, n'alaka aq 100 yıl önce çay yoktu memlekette demez kimse, ama bu sefer de çay üzerinden din pornosu yaşanır.
ezan okununca müzik kapatır, bacak bacak üstünde atamazlar, belki bunlar zararlı şeyler değildir, ancak yapmayanları uyarırlar, fırsatını bulsalar zorla ayak uydurturlar. otobüste, yolda, her yerde namaz kılmaya çalışırlar, kendi ritüellerine saygıları yoktur, aklı başında müslümanlar bile ses çıkaramaz bu duruma.
cumalar ve bayramlar sadece mübarek olabilir, kutlanamaz. kitap sadece arapça okunur, anlanmaz, "türkçe kuran" diyemezsin "kuran meali" olabilir sadece. çünkü asla tam anlamıyla çevrilemez. hasbelkader ağzından çeviri çıkarsa, düzeltilirsin. meal kelimesinin anlamını bilmeden meal kullanan yığınlar yaratır.
barış dinine mensup olduklarını zannedip içlerinde sürekli savaş duygusu ile yetişirler. gerçekten bu kafayla islamiyetin her yere erişebileceğini düşünürler, gözleri gerçekten kördür, kulakları sağırdır, kuran’da bahsedilen münafıklara dönüşmüşlerdir bile.
ancak size rağmen sizi bağnazlığınızdan kurtarıp sizleri gerçek islama ulaştıracağız. ben ve benim gibilerin neden böyle çabaya girdiğini anlamayanlar için (bkz: too big for fail)
not: kimseyi kırma niyetim yok, olabildiğince kırmadan yazmaya çalıştım, alınanlar beni haklı çıkarır, alınmayanlar islamı kurtarmaya çalışanlardır.
hurma diğer meyvelerden başka olabilir mi ya, hurma bu, ama tabi ki başkadır, bir kere kutsal topraklardan gelmedir. çay demlerken 35 kere tövbe est., bişeyler bişeyler denir, n'alaka aq 100 yıl önce çay yoktu memlekette demez kimse, ama bu sefer de çay üzerinden din pornosu yaşanır.
ezan okununca müzik kapatır, bacak bacak üstünde atamazlar, belki bunlar zararlı şeyler değildir, ancak yapmayanları uyarırlar, fırsatını bulsalar zorla ayak uydurturlar. otobüste, yolda, her yerde namaz kılmaya çalışırlar, kendi ritüellerine saygıları yoktur, aklı başında müslümanlar bile ses çıkaramaz bu duruma.
cumalar ve bayramlar sadece mübarek olabilir, kutlanamaz. kitap sadece arapça okunur, anlanmaz, "türkçe kuran" diyemezsin "kuran meali" olabilir sadece. çünkü asla tam anlamıyla çevrilemez. hasbelkader ağzından çeviri çıkarsa, düzeltilirsin. meal kelimesinin anlamını bilmeden meal kullanan yığınlar yaratır.
barış dinine mensup olduklarını zannedip içlerinde sürekli savaş duygusu ile yetişirler. gerçekten bu kafayla islamiyetin her yere erişebileceğini düşünürler, gözleri gerçekten kördür, kulakları sağırdır, kuran’da bahsedilen münafıklara dönüşmüşlerdir bile.
ancak size rağmen sizi bağnazlığınızdan kurtarıp sizleri gerçek islama ulaştıracağız. ben ve benim gibilerin neden böyle çabaya girdiğini anlamayanlar için (bkz: too big for fail)
not: kimseyi kırma niyetim yok, olabildiğince kırmadan yazmaya çalıştım, alınanlar beni haklı çıkarır, alınmayanlar islamı kurtarmaya çalışanlardır.
devamını gör...
üniversiteyi şehir dışında okumak
eve döndükten sonra kabusu yaşamaktır. çünkü şehir dışında yaşarken evdeki özgürlük alanın aile evinde ne yazık ki sağlanamaz.
devamını gör...
dılemın
kürtçede oldukça popüler ve sevilen sözcük.
türkçe anlamı gönlüm demektir.
bir iki kalıp cümle paylaşmak gerekirse,
dilemin were ba mın : yanıma gelmen gerek gönlüm
evina dilemîn : gönlümün tek aşkı
türkçe anlamı gönlüm demektir.
bir iki kalıp cümle paylaşmak gerekirse,
dilemin were ba mın : yanıma gelmen gerek gönlüm
evina dilemîn : gönlümün tek aşkı
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının içini ısıtan şeyler
sevgi
devamını gör...
normal sözlük’ün hayatınızda yarattığı değişiklikler
sosyal mecralardan çok burada vakit geçirir oldum. yeni arkadaşlar edindim, genel olarak güzel de insanları barındırdığı hissi oluştu bende. dış dünyanın kötülüğü burada yokmuş gibi sanki. umarım hep böyle kalır. oyun kulübüne sevgilerle..
devamını gör...
misafir olduğun evde ev sahibinden erken uyanmak
tam da sabah yaşayacağım durumdur. kalkıp kahvaltı hazırlayacağım, napalım kaderim bu herhalde. genelde yakın akrabalar harici kimsede kalmadığım için uyanıp yatağı toplayıp, kahvaltı hazırlıyorum. yakın olmadığım ya da iyice tanımadığım kimsenin evinde kalmadığım için aksi durumda ne yaparım bilmem.. gerçi ben kalkar yine parmak ucunda iş yaparım, vay kaderin böylesine.. bana düşeb hep iş..
devamını gör...
espri yapamayıp çok iyi yaptığını zannetmek
o bunu yaparken suratına bakın bir kaç dakika seyredin sonra gözlerinizi devirip sağa doğru bakın ve gülün o arada elinizi de hey allahım der gibi kaldırın. yeterli olacaktır.
devamını gör...
