görmek istediğim yerlerden biri.dibek kahvesi de içmeli.
devamını gör...

öldüğünü hatırlayınca daha da ağır oluyor...
devamını gör...

sözlüğü bir kent olarak düşünürseniz şayet bu değerli yazar arkadaşımızın, kentin her sokağını usulca dolaştığını, adımlarını sessizce atmasına rağmen geçtiği her sokakta iz bıraktığını görürsünüz.

ne sokaklarla kavgalıdır, ne de o sokakların müdavimleriyle. okunası tanımlarını yapar, okunmaya değer bulduğu yazıları okur ve ortadan kaybolur.

çizgisini hiç bozmamasını temenni ederim...
devamını gör...

romalılar siz delirdiniz mi? ali babacan'a elit diyorsunuz. ekşi sözlükteki gibi 'en azından diploması var' seviyesine ineceksiniz nerdeyse.

sabah gazetesi yazarı dilek güngör istanbul borsasındaki taze kuru gıda (bkz: tkuru) şirketindeki vurgunu anlatıyor.

ali babacan'nın kayınçosu nusret yurter 2009 yılında taze-kuru gıda şirketini kuruyor. yaş ve kuru sebze-meyve ihracatı yapan şirketin hisseleri 1.40 ve 1.68'den ülker grubuna satılıyor. şirketin içi boşaltıldıktan sonra 1 yıl içinde hisse fiyatı 707 lira oluyor. tam 140 kat değerleniyor hisse. nasıl elitler nasıl elitler şaştık kaldık valla.

biz de elitiz ama

ilber ortaylı'nın dediği gibi "biz paranın eliti değiliz."

işi ehline teslim ederseniz ülkeyi soyar giderler, ruhunuz duymaz. (bkz: cem uzan)

25 eylül 2020 tarihli dilek güngör'ün "borsada taze kuru bir hikaye!" başlıklı köşe yazısı,

borsayla biraz haşır neşir olan herkes son dönemde öz sermayesi ekside olan ama hisseleri tavan yapıp duran bir şirketi konuşuyor:
taze kuru gıda... düşünsenize, aktif büyüklüğü 6 milyon tl, piyasa değeri 707 milyon tl... son 1 yılda hisseleri 5 tl'den 707 liraya kadar çıktı. tavan tavan yapıp duruyor. kimdir bu şirket, ne iş yapar! biraz araştırınca ilginç bir hikâye karşınıza çıkıyor.
taze kuru gıda ankara kızılcahamam'da 2009'da kuruluyor. sahibi ali babacan'ın kayınbiraderi... hani bir dönem meşhur 'kayınço nusret' diye babacan'ın yatırım ajansı'na ballı maaşla danışman yaptığı nusret yurter... sebze-meyvede kuru gıda ihracatı yapan şirket 21 mayıs 2020'de el değiştiriyor. nusret yurter ve nazire erinç yurter hisselerini ülker'in a takımı'ndaki hüseyin avni metinkale'ye satıyor.
a grubu paylarını hisse başına 1.68 tl'ye, b grubu paylarını ise 1.40 tl'ye...
b grubu paylar borsada işlem gören hisseler...
borsada hisse değeri o tarihte satış fiyatının neredeyse 20 katı!
sonra hisselerini satsa da taze kuru net diye bir şirkette yurter'e yüzde 25 hisse veriliyor. üstelik, taze kuru gıda içindeki bütün iş bu şirkete devrediliyor.
bugün kayınço patronun 1.40 liradan sattığı hisseler 707 tl...
neresinden tutarsan tuhaf!
borsada 20 tl'yken 1.40 liradan hisselerini satıyorsun, taze kuru gıda'nın içindekileri bir başka kurulan şirkete devrediyorsun (bir nevi içini boşaltmak gibi), o şirketten pay alıyorsun, borsada işlem gören şirketin hisseleri ortada bir şey yokken rekor üzerine rekor kırıyor!
nasıl hikâye?
anlayan varsa bana da anlatsın.

***

tüpraş'a birkaç soru...
geçen gün yazdığım 'akaryakıtta indirim oyunu' yazısı üzerine tüpraş açıklama yaptı. epeyce içerlemişler. o kısımları geçiyorum. açıklamayı baştan sona okursanız içinde itiraflara rastlarsınız.
ne diyorlar?
kasım-aralıkta dağıtım şirketlerinden talepleri topladıklarını, zamdan önce 5-10 katı talep geldiğini, üretim ve stoklarının yetersiz kaldığı durumlarda günlük baz talepleri dikkate aldıklarını anlatıyorlar. üstelik ben 'falanca dağıtıcıya ayrımcılık yaptınız' diye tek bir cümle etmediğim halde sürekli 'herkese eşit mesafedeyiz' diye vurgulama gereği duymuşlar. sanırım, opet'ten dolayı... yaraları mı var anlamadım!
neyse...
kendilerine birkaç soru sormak istiyorum.
dağıtım şirketleri kasım-aralıkta senelik talep miktarlarını size bildirmiyor mu?
tüpraş üretim planlamasını o miktarlara göre yapmıyor mu?
hal böyleyken üretiminiz nasıl yetersiz kalabiliyor ya da stokunuzda ürün bulunamıyor?

dip not: dilek güngör ekonomi alanında güvenilir bir kaynak olmamakla birlikte yazdıkları yalan değildir. nitekim bu haberin yayınlanmasından sonra spk şirketin bedelli sermaye artırımı kararını onaylamamıştır. ancak soruşturma da başlatmamıştır. kaynak

09.01.2022 tarihli edit:
youtube kanalı flutv'nin olmaz öyle saçma ekonomi serisinin 16. bölümünde ali babacan yeniden konuk oldu. buradan izleyebilirsiniz: flutv - ekonomi nasıl düzelir

daha önce albayrak ailesinin sahibi olduğu sabah gazetesinde ekonomi köşe yazarı dilek güngör'ün ali babacanı'n borsa vurgununu ifşa ederek taze kuru gıda şirketinin içinin kimler tarafından boşaltıldığını yazmıştım. ali babacan ve akrabası hala dilek güngör'e bir yanıt vermiş değil. ancak tkuru hissesi son bir yıldır düşen trend içerisinde. malı yavaş yavaş boşaltıyorlar anlayacağınız.

flu tv'deki programın analizini yapalım;

soru1: kemal derviş'in ekonomi programını mı devam ettirdiniz?
ali babacan: "aklın yolu bir. istişare ile ortak akılla bilim temelinde bir plan yaparsanız , program yaparsanız ve bunu uygulayabilirseniz iyi sonuçlar alırsınız. yani, iki kere iki dört eder kadar basit konular. ya da ben en azından ben on üç yıldır bu konularla ilgilendiğim için bana basit geliyor. öyle ki türkiye'nin asıl son yirmi yılının en önemli reform süreci 1999'da helsinki süreciyle başlıyor. bu program kısa bir süre sonra patlıyor. dediğiniz gibi sayın derviş geliyor türkiye'ye. o da iyi şeyler yapmaya çalışıyor fakat uygulama konusunda sıkıntı çıkıyor. sayın derviş 2002 yılında erken seçim lazım diyor, çünkü biz bu programı uygulayamıyoruz. ekonomi programını kağıt üzerinde yazmaktan kolay bişey yok. asıl onu uygulamak çok zor. uygulayabilmek için türkiye'yi çok iyi tanımak gerekiyor, türkiye'nin ekonomik kodlarını iyi anlamak gerekiyor, türkiye'deki toplumsal davranış patternlerini -kalıplarını- iyi bilmek gerekiyor.esnafımızın çiftçimizin neye göre nasıl karar verdiğini, vatandaşlarımızın ekonomiden ne anladığını çok iyi bilmek gerekiyor. dolayısıyla, türkiye'de uygulanabilir bir ekonomik program gerekiyor öncelikle. biz onu yaptık. 2001'de siyasete girdim ve biz bir ekonomik program hazırladık. bu programı londra'da, new york'ta, boston'da dünya'nın önemli finans merkezlerinde seçimlerden önce gittik anlattık. biz (şimdi) yeni parti kurduk, eğer seçilirsek bu programı uygulayacağız. bu ekonomi programında kemal derviş döneminde uygulanmaya çalışılan ekonomi programındaki iyi unsurları aldık, yanlış kısımları kenarda bıraktık. şunu yaptık çok şükür, o dönemde ne dediysek uygulayabildik. 2002-2007 arası türkiye'nin olağan üstü hızlı kalkınma dönemi oldu. türkiye tarihindeki en başarılı dönem bu dönem oldu. "

yani şöyle diyor: biz kemal derviş'in ekonomi programını türkiye coğrafyasında ve toplumunda uygulanabilir bulmadık, yeni bir ekonomik program yaptık. bunu da batı'daki büyük finans kuruluşlarıyla konuştuk.

ali babacan 2002 - 2008 yıllarını kapsayan dolar kuru ve ihracat grafiği gösteriyor. dolar kuru 1.51 tl'den 1.29 tl'ye gerilerken ihracat 36 milyar dolar'dan 132 milyar dolara çıkmış. pardon da bu sizin başarınız değil ali babacan. bakın çin, kendi para birimi olan yuan'ın değerini düşürmek için çin merkez bankası 81 milyar dolar alım yapmış. 2003 yılında çin merkez bankasının dolar rezervi 206.7 milyar dolar iken, 2004`te 610 milyar dolara yükseldi. bigpara haber. ihracat konusuna gelirsek: (gbkz: çin
, türkiye`nin bir yılda yaptığı toplam ihracata sadece 25 günde ulaşıyordu. 2009 yılında ise çin merkez bankasının döviz rezervi 2 trilyon doları geçti bigpara haber.

2001 krizinin ardından akp'nin iktidara geldiği 2002 yılında tcmb'nin doviz rezervi 27,6 milyar dolardı. 2008 yılına 71.6 milyar dolar rezervle girdi. yani ali babacan döneminde ihracat artarken türk lirasının değeri de arttı. ama çin, yuan'ın değerini korumak için piyasadan dolar toplarken ali babacan yönetimindeki devlet ekonomisi türkiye cumhuriyeti'ni ekonomik krizlere karşı savunmasız bıraktı. ali babacan döneminde enflasyon %13.2'dir. berat albayrak'tan sonra 2000 yılından sonraki en yüksek enflasyon ali babacan dönemindedir.
yani ali babacan döneminde dolar kuru düşüktü çünkü halka enflasyon üzerinde faiz veriyordu. halk dolar almak yerine mevduata para yatırıyordu. ali babacan sayesinde yüz binlerce milyoner türedi. çevremdeki herkes parasını mevduata koyup faizini yiyordu. herkes mutluydu. ihracat yapabildiğimiz için ithalat da oluyordu. cep telefonu, bilgisayar, parfüm gibi lüks tüketim mallarını ithal ediyorduk karşılığında dünya'ya ne satıyorduk peki? ham maddesini ithal ettiğimiz yarı mamul çelik, alüminyum, petrokimya ürünleri, tekstil ürünleri, çimento, buğday, saman vb. yani katma değeri düşük üretimli mallar. ali babacan ihracat grafiğine bir de katma değer grafiği eklerse façası çizilir.

alın bu da hazine'nin borçlanma faizi tablosu; borçlanma faizi verisi
ali babacan döneminde hazine yüksek faizle borçlanmış. kime borçlandı ?? "dünyanın en büyük finans şirketlerine" öve öve bitiremediği londra borsasına, new york wall street'e, boston'a

ali babacan hiç kusura bakmasın övülecek tarafı yok. çin bile ekonomik krizi görüp merkez bankasında 2 trilyon dolar rezerv biriktirmiş, 200 tonun üzerinde altın rezervi biriktirmiş. ali babacan napmış? gelen parayı fazile halka dağıtmış. akp'nin bu kadar sevilmesinin sebebi budur işte. herkesi faize alıştırdılar sonra gemi batınca nas var nas diyerek faize savaş açtılar.

ali babacan, recep tayyip erdoğan'ın tahtının altına saatli bomba koydu. 2008-2012 ekonomik krizi teğet geçti ama merkez bankası rezervlerini artırmak yerine halkı faize alıştırdıkları için pandemi döneminde kazığı yedik.

ekonomide altın kuraldır: halkını asla kolay paraya alıştırma.
devamını gör...

hemen her kadına yakıştığını düşünüyorum.favori modelim şudur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

panikle üzerime kapaklanan karanlığının ağırlığında
eski bir aşk acısının akla gelmişliğinin koyu sancısında
mavinin her tonunu gördüğünün gözünde bir ağıt yakılır
beni senden başka kim tutar kendi içimde
eşleri ihale alacak kadınlar kabataş meydanında takılır

beni al yanına zaten her köşen benim
isyan etmez dizleri üzerinde efendiler başları önde
renkleri birbirine karışmış senden zaten ıslaktır terim

pervanene dolandım tüm kanatlarımı kırdın biliyorsun
oyunlaştırılmış bir çocukluğumdur kucağında uykuya hasret
gecesinde sertleşmiş bir on sekizdir şimdi tüm ölçü birimleri
adımın dilinden dökülmesidir onun anlamı işte o zaman masumdur
çıplak işte odanın duvarları bile, onlar bile bize rahmet
artık temizlenmez bu çocukluk büyümeyen bir piçtir içimdeki
yolum yol değil benim olduğum yerde ne köyler kasaba
ıssız bırakılmış renklerine cümbüş bir hayal gücü mesafesi
masumiyetimi kaybettiğim avuçlarının içinden aktım bu hayata
devamını gör...

bırakalım anam dediğim başlık.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir insanın ağzından değil, ancak açık kalmış bir lağım çukurundan çıkabilecek türden bir cümle.

hepimiz adalete ve sisteme bilendik değil mi yıllardır? "neden tutuklanmıyor? neden serbest kalıyorlar sürekli? hakimler neden işini doğru yapmıyor?"

sanırım tam da istenen kıvama geldik. yakında başlar "bakın hukuk sistemi yetersiz, değiştirelim ki harika olsun memleket" çığırtkanlığı.

adaletin sadece a'sını dahi uygulayan bir toplum, yönetim şekli ne olursa olsun bu hale gelmez. bakmayın siz dindar olduğunu iddia eden "dini dar"lara. şeriat falan bahane... bunların sıkıntısı, cendereyi daha da sıkıştırmak, insanları canlarından daha fazla bezdirip kontrol altına almak.

sinirimden ağladım şurada iki dakikada. o annenin durumunu hiç düşünemiyorum şu an. allah yardımcıları olsun. hak edilen ceza da hak eden kişiye bir an önce dibine kadar uygulansın inşallah.
devamını gör...

adamlar. aksini iddia eden bu gruptan habersizdir.
devamını gör...

güzel ülkemde kapalı oyuncu yok ya da olmaması gerekiyor. çünkü kapalı olmak oyuncu olmak gibi kadının vücudu ile para kazanacağı mesleği yapmasınin mantığına terstir. hem insanların ilgisini çekmemek, arzu nesnesi olmamak için kapanıp hem de oyuncu olmak saçma olur. bu yazdıklarım kapalı olmayan insanları kötülemek ya da onların arzu nesnesi olmasi anlamına gelmiyor. aynı durum bir ses yarışmasina katılan ismini hatırlamadığım şarkıcı için de geçerlidir.arap kültürüne yakınlaşan iktidar ideolojisi, modernizmin ve kapitalizmin karanlık sularına kapilan dindar ve ya muhafazakar kesim ne yazık ki (ister tesettur deyin ister türban ister kapalılık) nefsini ıslah etmek ve kendisini na mahremden sakınma konusunda giderek savrulmakta sınıfta kalmaktadır. tv de reklam ya da dizilerde yer alan kapalı genç kadınlara bakınca şal eşarbını sımsıkı bağlamış, dar pantolonunu ve kısa giysisini giyip makyajı ile göz dolduran kadindir. buna en bariz örneklerden birisi geçtiğimiz aylarda yayımlanan koton reklamidir. herkesin hayatına hiç kimse karisamaz ideolojisi ile kapalı kadın imajı da kapalı kadın algısı da hızla değişmektedir. günümüzde kapalı kadın rollerinin yer alacağı ya da aldigi dizi ve filmler de gerçek kapalı kadının sorunlarini anlatmayacak, topluma "bakın biz her kesimi kucaklıyoruz." mesaji verirken diğer yandan kapalı kadının toplumda zaten giderek kaybolan değerini iyice sıradan hale getirecektir.
devamını gör...

ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş'ın savcılığa verdiği yolsuzluk dosyasıdır. link

sadece ankara'da 3 katrilyon ise varın siz geri kalanını düşünün. bu ülke ne zaman gerçekleri görecek diye düşünmeden edemiyorum.
paraları sıfırla bilal

özelden mesaj atanlar olmuş, çemkirmeyin bana, kalbinizi kırarım.
çocuklarımıza tecavüz edenleri bir kereden bir şey olmaz deyip biz ensar vakfını biliriz, iyidirler diyen bakanların olduğu yerde,
eğitim sistemi yükseldikçe oylarımız düşüyor diye bu ülkede milyonlarca genci hayattan bıktıran, onları intiharlara sürükleyen bakanların ve sistemin olduğu yerde gelip haber yalan vs deyip hakaret etmeyin. bir sefer olsun beyninizi çalıştırın.
devamını gör...

kesinlikle sevmektir. en çıkarsız en masum ve en samimi sevgidir bu. her zaman güvenirim.
devamını gör...

aylar sonra sözlüğe girmek. özlemişim okumayı, buralar çok değişmiş ama olsun kemik tayfa taş gibi.
devamını gör...

tabikine başak
yükselenim de tabikine aslan.
titizliği ve egosu dozunda olanından. *
devamını gör...

bu 3'ünü koyardım:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

güneş kral ii. ramses'in eşidir. antik mısır tarihine tıpkı nefertiti gibi güzelliği ile geçmiştir. ramses ile birlikte mısır'ın birçok yerinde heykel ve büstleri vardır. aralarındaki ilişkinin de iyi olduğu yazılır.
devamını gör...

evrenin bir simülasyondan ibaret olduğunu ve içinde yaşayanların bunun farkına varamayacağını iddia eden görüş.

felsefi kökenleri de olan ve son yıllarda da özellikle bilim kurgunun tetiklemesiyle gündeme sıkça gelen bu argümanın doğru olamayacağı, bilim insanları tarafından ilginç bir şekilde kanıtlandı.

oxford üniversitesi'nden bir grup teorik fizikçi (zohar ringel ve dmitry kovrizhi adlı 2 bilim insanının önderliğinde) bir araştırma yaptı ve çalışma sonuçları da scientific advances adlı dergide yayımlandı.

ekip, kütle çekimsel anomali denilen bir olayı, bilgisayar bilimlerindeki bir teori ile ilişkilendirmeyi başardı. sonuçlar şaşırtıcı şekilde açıktı: en azından gözlemleyebildiğimiz evrende, evren boyutlarında bir simülasyon için gereken bilgi işlem gücünü sürdürmeye yetecek kadar fazla parçacık yok.

türkçesi: birkaç yüz elektron hakkında bilgi depolamak bile, evrende mevcut olandan daha fazla atom gerektiren bir bilgisayar belleğine sahip olmanızı gerektiriyor.
devamını gör...

ingiltere liginin kurucu ekiplerinden birisidir. tabiri caizse geçmişin efendisidir. kulüp kurulduğu ilk zamanlarda bugün hepimizin yakından tanıdığı arsenal ve liverpool gibi takımlara babalık yapmıştır. giyecek forma dahi bulamayan rakiplerine formalar göndermiş, bulunduğu bölgenin şanına yakışır şekilde robin hood'luğa soyunmuştur. her iki takımın forma rengi de bu yüzden kırmızı beyazdır. babaları forest'a saygıda kusur etmemişler, gereken saygıyı göstermişlerdir. nottingham forest ismini sherwood ormanları'ndan alır. o yüzden takımın maskotu da, robin hood'dur.

maskot kardeşi şuraya iliştirelim;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ezeli rakipleri notts county ve derby county takımlarıdır. ancak bu rekabetlerde forest başarı ve tanınırlık anlamında açık ara öndedir. kaderin cilvesine bakınız ki; forest efsanesi brian clough ile başlar. clough ise derby'nin eski hocasıdır ve onlarla lig şampiyonluğu kazanmıştır. clough'un gelişi ile birlikte robin hood ayağa kalkar ve zenginden alıp, fakire vermeye yeniden başlar. öyle böyle bir başarı hikayesi değildir bu. tabiri caizse forest kasırga gibi eser ingiltere'de. herkesin yanağından makas alır. 1977-1978 yılları arasında 42 maçlık yenilmezlik serisi yakalar. bu tarihi başarıyı ancak 2002-2003 yıllları arasında, zamanında babalık yaptığı arsenal tekrarlayabilecektir. ama işin üzücü kısmı şu ki; diğer evlat hain çıkmıştır ve forest'ın bu serisi liverpool tarafından bozulmuştur.* forest kasırgası ingiltere ile sınırlı kalmaz. bugün, adı şampiyonlar ligi olan kupa 1'ide kazanırlar. hem de üst üste iki sene bu başarıyı tekrar ederek tüm avrupa'ya nanik yaparlar.

o robin hood parçalarını da şuraya iliştirelim;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bakın orada peter shilton var. adam 47 yaşında futbolu bıraktı. viv anderson var, bu adam ırkçılığı büküp, ingiliz milli takımına çağrılan ilk çikolata renkli futbolcu olmuştu. o kadroda daha kimler yoktu ki, futbolla ilgilenen herkesin kulak aşinalığı bulunan adamlar bunlar; orta sahanın maestrosu martin o'neill, forvette trevor francis gibi bir leblebici, kanatta uçanı kaçanı yakalayan adam john robertson. orta saha sigorta acentesi üyeleri archie gemmill ve kenny burns...

ve tabi pis pis sırıtan büyük hocamız brian clough! tabi onun adını zikredince yardımcısı peter taylor'ın adını zikretmezsek olmaz. çünkü clough demek peter taylor demektir. efsaneyi kafa kafaya verip yaratan bu ikilidir. heykeli dikilecek adamlardır ki, zaten heykelleri dikilmiştir! ama orada da enteresan bir durum oluşmuştur. heykellerini derby county dikmiştir *

efsane ikilinin meşhur fotoğrafını da şöyle iliştirelim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

the city ground stadı'dan gelen sese kulak verelim;

far have we travelled
and much have we seen
goodison, anfield are places we've been
maine road, old trafford still echo to the sounds
of the boys in the red shirts from city ground
city ground,
oh mist rolling in from the trent
my desire is always to be there
on city ground...


we are the best; nottingham forest! kırmızı formalı çocukların sesleri, yeniden premier ligde yankılanacak! mekanın sahibinin hasretle mekanını geri almasını bekliyoruz...
devamını gör...

kişinin davranış veya görünümüne, toplumun gerçekte olduğundan daha fazla dikkat ettiğini sanmasına verilen isimdir. kişinin burada düştüğü yanılgının aynısı, yaptığımız hataların ne kadar çok insan tarafından fark edildiği konusunda da geçerlidir. aslında toplum önünde bir hata yaptığımızda, bizim sandığımız gibi herkes bizi izlememektedir.

cornell üniversitesi'nde bu konuda bir araştırma yapılmıştır. araştırmada, o dönemde pek de sevilmeyen amerikalı müzisyen barry manilow'un fotoğrafının bulunduğu bir tişört ile kalabalık bir ortama giren öğrencilerin aldığı tepkiler ölçülmek istenmiştir. kalabalık grupta bir süre vakit geçiren öğrenciler, dışarı çıktıklarında insanların en az yarısının tişörtü fark edip yorumda bulunduklarını söylemişlerdir. oysaki kalabalığın dörtte biri bile öğrencilere ve giydikleri tişörte ilgi göstermemiştir.
devamını gör...

niyeyse yazanların çoğunun erkek olduğu ve sanki erkeklere çekici gelen meslekler başlığı altında yazılıyormuş gibi kadınlara ithaf edilen başlık.

ya erkekler kadınların ne istediğini onlardan daha iyi biliyor ya da ben çok farklı bir yerdeyim, bilemiyorum altan.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim