willie dixon'ın, moody waters'ın söylemesi için yazdığı blues tarihinin en değerli şarkılarından birisidir. adam resmen terzi inceliğinde çalışmış, kıyafeti waters'in üzerine cuk diye oturtmuştur. ayrıca şarkı chess records tarafından piyasaya 45'lik olarak sürüldüğünde, plak şirketinin o güne kadar ki, en büyük satış rakamına ulaşmasına sebep olmuştur.

moody waters yorumu ile orjinal şarkı

jimi hendrix yorumu

eric clapton yorumu

jeff healey band yorumu (waters'ı bir kenara koyarsak bence en iyisi)
devamını gör...

üzerimdeki kıyafet bile beni sıkıyor, rahatsız oluyorum. hep pamuklu, tam pamuklu şeyler giymeye çalışıyorum. naylon karışımı ürünler asla kullanamıyorum. ufunet bastı gene. fındık kabuğunun içindeyim arkadaşlar...


son cümle babannemden yadigâr bir cümledir.
devamını gör...

artık akıl kaybı yaşamamak elde değil. anlatılamayacak kadar öfkem var. bu ülkede adaletin esamesi okunmadığı için ben de cezaevi adaletinin tecellisini sabırsızlıkla bekliyorum.
devamını gör...

az önce bir arkadaşımla mesajlaşırken bir yandan da buraya tanım gireyim diye sözlüğü açıp tanım gireceğim başlığı açtım.
arkadaşımla gayet güzel konuşurken yazdığı mesaja şu şekilde cevap yazdım "aaaafffeeerrrriiiiiin sanaaa şapşiiiik" ardından da gönder tuşuna bastım. sonra ne oldu bilin bakalım?
tanım gireceğim başlığın aynısını sol akışta gördüm ve o saniyede aydınlanarak "hayır bengaripsengüzeldünyaumutlu * bu kadar gerizekalı olamazsın, sen adeta mükemmelsin, mesaj atacağın cümleyi sözlüğe tanım olarak girdin." diyerek yaklaşık 3 salise içinde tanımı imha ettim. ancak az önce sol akıştaki bir başlıkta tarafımca yazılmış "aaafffeeeerrriiin sanaaaa şapşiiiiik" şeklinde bir tanım gördüyseniz bilin ki zeka problemi yaşamıyorum sevgili yazarlar, küçük bir dalgınlık, hepsi bu.
(bkz: salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk ya)
devamını gör...

asla anlayamayacağım insandır. ben telefonumun titreşimine bile kalkarım. odamın kapısının açılmasına, üzerime yorgan örtülmesine, televizyon sesine, kalem sesine bile... bazı tanıdıklarım var 949394 kere arıyorsun anca kalkıyor ya da kapıya geliyosun, çalışıyorsun çalışıyorsun, tık yok. ben de istiyorum böyle deliksiz bir uyyku...
devamını gör...

yazma motivasyonumu arttıran en öenmli faktörlerden biri.

ee olmuş bir öabt kitabısı 130 lira. ınsanın başka bir şey almaya parasını bırakmıyor kpss.

tanımlarımı okuyup beğendiklerinizi oylasanızda şu ilk 10a girsem keşke yayın suserlar.
devamını gör...

olmayan gerekliliktir.
çocuğu ölsün diye çatıdan atlayan hamile kadın gibi haberleri, düşük çayı diye satılıp insanları zehirleyen karışımları, sokağa bırakılan bebekler ve merdivenaltı işletmlerde çocuğunu aldıran kadınların ölüm haberlerini her gün görmek istemiyorsak yasaklanmamalıdır.
insanların bedenleri, doğuracakları yada tutacakları bebek için karar verme yetkisini kim verdi size? #1088220 söylediği gibi bu kararlar size düşmez. haddinizi bilin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok kibar fakat bir o kadar da kendini savunmasını bilen genç bir kardeşimizdir ama hangimiz böyle değiliz ki hele aynı sözlükte kendisi gibi pırıl pırıl ışık saçan 2 kardeşi de varken. şimdi bu yazar kardeşimizi öyle tek başına takip edemezsiniz uyarayım. kardeşlerini arkada bırakmaz tam bir "kuyucaklı yusuf" gibidir.

takip etmeniz gereken mahlasları ekliyorum. zioland.00 zilan_47. üçü de birbirinden sevimli gencecik yazarlar. her kardeş birbirinden farklı konularda tanımlar için emek ve çaba sarf ediyor. bir beğeniyi çok görmemek lazım yeni yazarlarımız için.

niye bu görseli seçtim ? bu üç kardeşin böyle ışıl ışıl ve tatlı olmaları kafamda ilk bu görselin canlanmasına neden oldu ve bu görsel gün boyunca hiç gitmedi gözümün önünden. aynı sözlükte üç tatlı kardeş ne kadar güzel bir şey keşke benimde kardeşlerim olsaydı da burada yazıyor olsalardı dedirttiler bana.

biz kuyucaklı yusuf'a dönelim. aklında ve yüreğinde güzel şeyler olduğu tanımlarından belli ve bunu zamanla göstereceğine eminim. sakin olduğu sürece çok güzel yazıları olacaktır. yakar bak bütün sözlüğü, benimde iki kardeşim burada olsaydı bende yakardım sözlüğü diyorum ve eline yüreğine sağlık diyorum sevgili genç yazarımız.
devamını gör...

yüz mimikleri el ve kol hareketleri ile belli bir temanın anlatılmaya çalışıldığı sözsüz tiyatro oyunu
devamını gör...

şahane bir aşk , çoğu zaman harcanmış bir hayat demektir.
devamını gör...

türkiye koşullarına pek de uygun düşebilen bir teori değildir. zira level 1'i tamamlamadan diğer basamaklara geçilmek durumunda kalınmış ve her basamakta eksiklerle karşılaşılmıştır. ihtiyaçların önceliğe göre sıralandığı müphem piramit.
devamını gör...

dışarda deli gibi yağmur yağıyor. buraya da sel gelecek diye korkmuyor değilim. doğanın insana verebileceği korku ne müthiş..
öte yandan bu kadar şiddetli de olsa, yağmurun sesinin ve görüntüsünün ayrı bir huzuru var. sanki o kara kara bulutlar aklıyor dünyayı biraz olsun.
bertuğ cemil'in şarkısındaki gibi:
yağmur,yağmur,yağmur,yağmur
geri verecek buharlaşan sevgimizi.
yağmur,yağmur,yağmur,yağmur
sessizce silecek kibirimizi..
devamını gör...

umursamamak...
devamını gör...

günaydın sözlük...

ama öyle, ikamet etmekte olduğunuz sokakların üstünün, en az 10 cm. kalınlığında, 90'lı yılların meşhur ayşe teyzesi' nin çarşafları gibi, bembeyaz bir kar tabakası ile örtüldüğü, dondurmak üzere olmakla arasında çoook ince bir çizgi olan buz gibi bir kış sabahında, işe gitmek üzere lahana gibi kat kat giyindikten sonra, bağlaması 7893287 saat süren botlarınızı ayağınıza geçirmiş ve bağcıklarınızı bağlayarak evden çıkmak üzereyken, ilkokulda öğretmeninizden yediğiniz ilk tokadın acısı gibi suratınıza çarpan, telefonunuzu ve cüzdanınızı salondaki masanın üzerinde unuttuğunuz gerçeğini fark etmeniz üzerine, kendi coğrafyasından çooook uzakta bir ülkeye demokrasi götürmek üzere orduya katılan hollywood konseptli kahraman bir asker gibi, o allahın belası botları ayağınızdan çıkarmaya üşendiğiniz için sürüne sürüne salona gitmişsiniz de; güne 'ay akşamdan ışıktır, yaylalar yaylalar!' minvalinde başlamak zorunda kalmışsınız gibi bir günaydın değil elbet...

bataryası cehennemlerde yanası, o olmaz olası cep telefonunuzun, varlığınıza sunturlu bir küfür edermiş gibi çalan o kulak tırmalayıcı alarm sesine ihtiyaç duymayacağınız, şehrin çığ gibi büyüyen kalabalığından çok uzak bir ormanlık alanda, sadece ve sadece biyolojik saatinizin alarmı ile, hatta belki de yanınızda sevdiceğiniz ile birlikte, abuk subuk ama kendi istediğiniz renklerle boyadığınız harikulade bir karavan içinde, yakınınzdaki göle düşen yağmur damlalarının sesiyle uyanmışsınız gibi bir günaydın...

akşamında çıtırdayan ateşin sesiyle kulaklarınızı,
başında içeceğiniz şarapla midenizi besleyeceğiniz bir günaydın...

of ulan, yok böyle bir günaydın ama olsun'lu böyle bir günaydın...
devamını gör...

önceleri tek kişilik gösterileri, şiirleri, tiyatro oyunları ile türkçe'nin eğlenceli ve sihirli yollarında gezen kaliteli ve belli bir seviyeyi koruyan eserler uretirdi. zamanla genç kesimin düşünmekten ve sorgulamaktan ziyade eğlenmek ve eziklemeyi sevdiğini farketti ve direksiyonu bu yana kırdı diye düşünüyorum. her ne kadar kelebeğin rüyası, ekşi elmalar hatta ve hatta vizontele gibi filmleri ile bir siyasi ve ideolojik duruş sergiliyor, ahlakı ve dürüstlüğü övüyor gibi görünse de, hatta genç oyuncuları desteklemek için çok güzel hareketler bunlar gibi yayınlara ciddi para emek ve zaman ayırıyor olsa da; bu tür yayınlarla küfür, türkiye için gerçekçi olmayan kadın erkek rolleri, aile üyelerine ve aile büyüklerine saygısızlık, toplumun bazı alt kültürlerini aşağılamak gibi yollara giriyor ki, bir nuri bilge ceylan filminde oynamış,bana bir şeyhler oluyor ya da sen hiç ateşböceği gördün mü? gibi oyunlar yazmış bir santaçıya tüm bunlar hiç yakışmıyor. kendim izlerken zaman zaman kahkahalar ile güldüğüm çok güzel hareketler bunlar programının çocuklarıma, çocuklarımıza nasıl bir rol model çizdiği ve ilk bölümleri ile son bir yıl içindeki küfür ve cinsellik övücü hali arasindaki farkı görmek gerçekten üzücü. sonra bir bakıyorsun trt2 de öğrence programı ile gayretli bir öğretmen profili çiziyor. bir dönem siyaset meydanlarında (bence terör yanlısı ve pkk sempatizanı), kendince tutarlı tavır izlerken bugün apolitik ve ılımlı tavır sergileyeceğim diye kendini parçalarken sanatçılığı sevimli gelemiyor bana. oyunculuğu için lafım yok açıkçası. bence hiç bir karakterinde tekrara düşmüyor ve kendi icinde inandırıcı kişilikler olusturabiliyor. en sevdiğim karakteri ise bir zamanlar anadolu'da filmindeki komiser naci.
devamını gör...

ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde
körler onları görmese de, yıldızlar vardır.
devamını gör...

yukarıdaki yazar kendi sebebi ile destek vermediğini kendince haklı sebebe dayandırarak açıklamış. sen hükümetin bırak 100 çocuğu binlerce çocuğu kurtaracak parayı yutmasına rağmen bu açıklamayı yapabiliyorsan, zihniyetin yerin dibine girsin. bir kaç defa okudum acaba yanlış mı anlıyorum diye. ama bariz saçmalamış.
az önce haberleri izlerken yine küçücük bedenleriyle hayata tutunmaya çalışan bebekleri görünce içim sızladı. bu çocukları böyle bilip, duyup, görüp kılını kıpırdatmayan ve hatta yardım kampanyası yürüten ailelere hakaret eden hükümet yetkilileri, her ne hakkım varsa haram olsun. dilerim ki tez zamanda bin beterini yaşarsınız ve inşallah bizede görmek nasip olur.*
t: vicdanı sızlayan gönlü güzel insanların, bu lanet hastalıkla mücadele eden yavrularımıza destek olmak için çabası.
devamını gör...

canım köyüm, güzel köyüm.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

alınan koku insanı hızlıca duyumlara götürdüğünden, kişide birçok duygu geçişine sebebiyet veren hafıza.

yukarıda cenk'in arka bahçesi'nin de dediği gibi; bazı kokular insanı rahatlatırken, aynı koku bir başka kişiyi korkutabilir, üzülebilir, kızdırabilir. genetik olarak da gelebilir, mümkündür. daha önce burada korku koşullanması deneyi ile de bahsetmiştim aynı durumdan. başlığına gitmeye üşenenler için ucundan özetleyeyim;
••
denek faresine bir şey koklatılıyor ve koklatılır koklatılmaz ayağına elektrik veriliyor. aynı şey defalarca kez tekrarlanıyor, bir süre sonra farenin elektrik verilmediği zaman da o kokuyu alınca elektriğe uğramış gibi tepki verdiği gözlemleniyor. daha sonra fare başka bir laboratuvardan getirilen fareyle çiftleştiriyor. doğan yavrulara aynı koku koklatılıyor; yavruların çoğu kokuya karşı korkmuş bir tepki veriyor.
••
böylece kokulara verilen tepkinin genetik olarak da insan beynine yerleşebileceği görülüyor.

koku hafızasının sanırım en kötü yanı, hatta bana göre tek kötü yani bu. duyguları tetiklemesi. üstüne o kokunun nereden gelip de hafızanıza yerleştiği bilemeyince iş daha da çıldırmalık oluyor. *
devamını gör...

oh oh ne güzel. hep böyle 30-35 lik gençlerle dolsun sözlük, dediğim durumdur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim