21.
biatçı cahil çoğunluğun ütopik mutluluğu.
devamını gör...
22.
şu an yaşanan (bkz: covid-19) salgınında gördüğümüz gibi (bkz: kapitalizim) çökmüyor ama sallanıyor ve bu büyük sallantıyı yapan virüsün ölüm oranı %3.4.
ama bizi ilerleyen 10 yıl içerisinde çok daha büyük bir tehdit olan (bkz: küresel ısınma) bekliyor. genel bir kıtlık olmamasına rağmen (bkz: 10 nisan 2020 insanların marketlere akın etmesi) olayı ile insanların ne kadar tepkisel, korumacı ve saldırgan davrandığını gördük.
küresel ısınma etkisiyle yavaş yavaş daralan tarım arazileri,su kıtlığı ve bu ikisine bağlı olan hayvancılık sektörünün de çok fazla daralması ile dünya'da genel bir kıtlık olacak ve kapitalizm çökecek veya çökme noktasına gelecek paranın bir anlamı kalmayacak,ticaret duracak insanlar mallarını stok yapıp ellerinde tutmaya çalışacak.
ve küresel ısınmaya göre çok basit kalan covid-19 olayında bile tamamen dürtüsel hareket eden kitleler sizce küresel ısınma kendini her geçen gün daha da hissettirdiğinde nasıl davranacak? evet tahmin ettiğiniz gibi tamamen dürtüsel davranan yığınlar olacaklar ve doğal olarak mantıklı olmayan tercihler yapacaklar.
(bkz: aristoteles)'in (bkz: retorik)te insanların iknası için öne sürdüğü bir üçlemesi vardır. (bkz: logos)(mantık)- (bkz: pathos)(duygu) - (bkz: ethos)(kişilik) buna aristo'nun retorik üçlemesi de denir.
siz küresel ısınma yaklaştıkça bu dürtüsel kitleleri logosla ikna edemeyeceksiniz.
bu günümüzde de böyle zaten milletimizin genel söylemlerine baktığınızda
onun liderlik vasfı var(ethos) ve tek bayrak, tek devlet, tek millet(pathos) gibi ifadelerle karşılaşıyorsunuz ama o zamanlar yaklaştığında insanlar logosu artık hiç görmeyecek hale gelecekler.
dünya geneline baktığınızda zaten bunun fragmanlarını görüyorsunuz (bkz: geert wilders) (bkz: donald trump) gibi liderler seçiliyor. bu liderlerin yarattıkları tehditleri ve genel olarak izledikleri politikaları belirtmeme gerek yok ve bu durum ülkemizde de aynı şekilde işliyor şu anki iktidarın genel görüşleri belli. yani böyle giderse küresel ısınmadan değil de global bir savaştan ölmemiz daha muhtemel olacak.
bahsettiğim tamamen duyguları ile hareket eden pathos ve ethos'la ikna olan kitlelerin, tamamen baskıcı,akıldan uzak haraket eden, savaş çığırtkanı (bkz: totoliter) rejimleri dünyanın başına bela etmeden seçme özgürlükleri önümüzdeki 20 yıllık süreçte alınmalıdır.
bunun yerine logosla ikna olan ve akılcı hareket eden azınlık kitle seçim yapmalıdır
ve yönetime gelen akılcı kişiler kriz anında duygularından sıyrılıp tamamen akılcı davranmalıdır. bununla beraber totoliter bir rejim olmaması için (bkz: kuvvetler ayrılığı) ilkesi ile yasama-yargı ve yürütme birbirlerini sürekli olarak denetlemeli akabinde eşit ve birbirlerinden bağımsız olmalıdır.
(bkz: platon)'un demokrasi kaygısında belirttiği gibi:
-demokrasinin esas prensibi,halkın egemenliğidir. ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır.
-eğer bu sağlanmazsa demokrasi otokrasiye geçebilir; çünkü halk övülmeyi sevdiği için güzel sözlü ama kötü demagoglar, idarenin başına geçebilir.
-oy toplamasını bilen herkesin, devlet idare edebileceği zannedilir; ama demokrasi ile eğitim ikiz kardeşitir.
o nedenle; eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse , o idare oligarşi olur.
(bkz: nazi almanyası) propaganda bakanı (bkz: joseph goebbels)'in bazı sözleri:
-halkı her zaman ateşleyin asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin.
-yalan atın mutlaka inanan çıkacaktır.
-amacımız doğruları söylemek değil, insanları etkilemek.
-bir yalanı yeteri sıklıkta tekrar edersen halk, eninde sonunda ona inanır.
-insanların beyin tembelliğini gördükçe her istediğimizi yapabileceğimizi anladık.
ama bizi ilerleyen 10 yıl içerisinde çok daha büyük bir tehdit olan (bkz: küresel ısınma) bekliyor. genel bir kıtlık olmamasına rağmen (bkz: 10 nisan 2020 insanların marketlere akın etmesi) olayı ile insanların ne kadar tepkisel, korumacı ve saldırgan davrandığını gördük.
küresel ısınma etkisiyle yavaş yavaş daralan tarım arazileri,su kıtlığı ve bu ikisine bağlı olan hayvancılık sektörünün de çok fazla daralması ile dünya'da genel bir kıtlık olacak ve kapitalizm çökecek veya çökme noktasına gelecek paranın bir anlamı kalmayacak,ticaret duracak insanlar mallarını stok yapıp ellerinde tutmaya çalışacak.
ve küresel ısınmaya göre çok basit kalan covid-19 olayında bile tamamen dürtüsel hareket eden kitleler sizce küresel ısınma kendini her geçen gün daha da hissettirdiğinde nasıl davranacak? evet tahmin ettiğiniz gibi tamamen dürtüsel davranan yığınlar olacaklar ve doğal olarak mantıklı olmayan tercihler yapacaklar.
(bkz: aristoteles)'in (bkz: retorik)te insanların iknası için öne sürdüğü bir üçlemesi vardır. (bkz: logos)(mantık)- (bkz: pathos)(duygu) - (bkz: ethos)(kişilik) buna aristo'nun retorik üçlemesi de denir.
siz küresel ısınma yaklaştıkça bu dürtüsel kitleleri logosla ikna edemeyeceksiniz.
bu günümüzde de böyle zaten milletimizin genel söylemlerine baktığınızda
onun liderlik vasfı var(ethos) ve tek bayrak, tek devlet, tek millet(pathos) gibi ifadelerle karşılaşıyorsunuz ama o zamanlar yaklaştığında insanlar logosu artık hiç görmeyecek hale gelecekler.
dünya geneline baktığınızda zaten bunun fragmanlarını görüyorsunuz (bkz: geert wilders) (bkz: donald trump) gibi liderler seçiliyor. bu liderlerin yarattıkları tehditleri ve genel olarak izledikleri politikaları belirtmeme gerek yok ve bu durum ülkemizde de aynı şekilde işliyor şu anki iktidarın genel görüşleri belli. yani böyle giderse küresel ısınmadan değil de global bir savaştan ölmemiz daha muhtemel olacak.
bahsettiğim tamamen duyguları ile hareket eden pathos ve ethos'la ikna olan kitlelerin, tamamen baskıcı,akıldan uzak haraket eden, savaş çığırtkanı (bkz: totoliter) rejimleri dünyanın başına bela etmeden seçme özgürlükleri önümüzdeki 20 yıllık süreçte alınmalıdır.
bunun yerine logosla ikna olan ve akılcı hareket eden azınlık kitle seçim yapmalıdır
ve yönetime gelen akılcı kişiler kriz anında duygularından sıyrılıp tamamen akılcı davranmalıdır. bununla beraber totoliter bir rejim olmaması için (bkz: kuvvetler ayrılığı) ilkesi ile yasama-yargı ve yürütme birbirlerini sürekli olarak denetlemeli akabinde eşit ve birbirlerinden bağımsız olmalıdır.
(bkz: platon)'un demokrasi kaygısında belirttiği gibi:
-demokrasinin esas prensibi,halkın egemenliğidir. ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır.
-eğer bu sağlanmazsa demokrasi otokrasiye geçebilir; çünkü halk övülmeyi sevdiği için güzel sözlü ama kötü demagoglar, idarenin başına geçebilir.
-oy toplamasını bilen herkesin, devlet idare edebileceği zannedilir; ama demokrasi ile eğitim ikiz kardeşitir.
o nedenle; eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse , o idare oligarşi olur.
(bkz: nazi almanyası) propaganda bakanı (bkz: joseph goebbels)'in bazı sözleri:
-halkı her zaman ateşleyin asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin.
-yalan atın mutlaka inanan çıkacaktır.
-amacımız doğruları söylemek değil, insanları etkilemek.
-bir yalanı yeteri sıklıkta tekrar edersen halk, eninde sonunda ona inanır.
-insanların beyin tembelliğini gördükçe her istediğimizi yapabileceğimizi anladık.
devamını gör...
23.
yunanca halk anlamına gelen dimos ve iktidarın karşılığı olan kratos sözcüklerinden türemiş kavramdır. basit olarak, halkın halk tarafından çeşitli yollarla yönetilmesidir. eski yunan'da site adı verilen kent tabanlı yapılarda ilk örneklerine rastladığımız demokrasi kavramı, doğrudan demokrasi, temsili demokrasi ve yarı doğrudan demokrasi olmak üzere üçe ayrılır. hedefe giden yolda bir bütünü ifade eden, uzlaşma kültürünü insana getirmiş olan bu kavramı içi boş şeylerle yıllarca heba ettiğimizi söyleyebilirim.
devamını gör...
24.
bir gemiyle yolculuğa çıkacağınızı düşünün, mürettebatın kimlerden oluşmasını tercih ederdiniz? gereken yeterliliklere sahip ve işini bilen profesyonellerden mi, yoksa hayatında daha önce hiç gemiye adımını dahi atmamış kişilerden mi? tabii ki, profesyonelleri seçerdiniz değil mi?
sokrates'in demokrasinin açmazları için kullandığı, ve duyduğum andan itibaren hayran kaldığım analojisidir. yani kısacası, devletleri de tüm insanların yolcusu olduğu bir gemi olarak düşünürsek, tıpkı mürettebatın bu gemiyi idame ettirebilmek için gerekli eğitimleri almış kişilerden oluşması gerektiği gibi, devlet de gerekli yeterliliklere sahip kişiler tarafından yönetilmelidir. ve elbette, herkes bu yeterliliklere sahip değil, o halde neden bu kişilerin devletin kaderini etkileyecek kararlarda söz sahibi olmasına izin verilmeli?
sokrates'in demokrasinin açmazları için kullandığı, ve duyduğum andan itibaren hayran kaldığım analojisidir. yani kısacası, devletleri de tüm insanların yolcusu olduğu bir gemi olarak düşünürsek, tıpkı mürettebatın bu gemiyi idame ettirebilmek için gerekli eğitimleri almış kişilerden oluşması gerektiği gibi, devlet de gerekli yeterliliklere sahip kişiler tarafından yönetilmelidir. ve elbette, herkes bu yeterliliklere sahip değil, o halde neden bu kişilerin devletin kaderini etkileyecek kararlarda söz sahibi olmasına izin verilmeli?
devamını gör...
25.
büyük bir yalan.
devamını gör...
26.
insanların yaşamında ekmek su kadar değil, ekmek sudan bile daha değerli bir olgudur. zira bugün 5 şirket tarafından devletin varı yoğu, ekmeği suyu sömürülüp hortumlanırken, ve hatta bu tamamen hukuki olarak yapılırken, çalınan ekmeğinin suyunun hesabını adaletle soramıyorsan bu demokrasi olmadığı içindir.
ekmeksiz, susuz günlerce yaşayabilirsin. fakat demokrasi olmadan daha uzun yıllar her şeyin kirli eller tarafından çalınacaktır ve sen de hesap soramayacak bir andaval haline geleceksindir. aç kalmak bir andaval olmaktan yeğdir.
bugün artık orta sınıf diye bir şey kalmadı. dünya lisetelerine her gün daha üst sıralardan giren dolar milyarderlerimiz var. bir de açlık sınırında yaşayan bir sıradan vatandaşlar. karl marks'tan bir alıntıyla daha net anlatmak isterim bu durumun vahametini. toplumun bir kutbunda ne kadar aşırı servet birikirse, diğer kutbunda sefaletin, acının, cehaletin ve zihinsel bozulmanın o kadar biriktiğini söyler marks.
demokrasi olmadan insanlar her gün daha fazla açlığa ve sosyolojik olarak da aptallığa mahkum edilmekte.
ekmeksiz, susuz günlerce yaşayabilirsin. fakat demokrasi olmadan daha uzun yıllar her şeyin kirli eller tarafından çalınacaktır ve sen de hesap soramayacak bir andaval haline geleceksindir. aç kalmak bir andaval olmaktan yeğdir.
bugün artık orta sınıf diye bir şey kalmadı. dünya lisetelerine her gün daha üst sıralardan giren dolar milyarderlerimiz var. bir de açlık sınırında yaşayan bir sıradan vatandaşlar. karl marks'tan bir alıntıyla daha net anlatmak isterim bu durumun vahametini. toplumun bir kutbunda ne kadar aşırı servet birikirse, diğer kutbunda sefaletin, acının, cehaletin ve zihinsel bozulmanın o kadar biriktiğini söyler marks.
demokrasi olmadan insanlar her gün daha fazla açlığa ve sosyolojik olarak da aptallığa mahkum edilmekte.
devamını gör...
27.
suça suç, hakarete hakaret diyemeyenlerin asla ama asla layık olmadığı medeniyet göstergesidir.
siz önce sizden olmayanların hakkını savunmayı öğrenin ondan sonra,
bu ülke neden böyle,
neden hala hukuksuz bir ülkeyiz,
neden adalet yok dersiniz.
sakinleşince gelen edit: ama dostlar siz de suça suç hakarete hakaret deyin. hakkaniyetinizi kaybetmeyin. demokrasiye hepimizin ihtiyacı var.
siz önce sizden olmayanların hakkını savunmayı öğrenin ondan sonra,
bu ülke neden böyle,
neden hala hukuksuz bir ülkeyiz,
neden adalet yok dersiniz.
sakinleşince gelen edit: ama dostlar siz de suça suç hakarete hakaret deyin. hakkaniyetinizi kaybetmeyin. demokrasiye hepimizin ihtiyacı var.
devamını gör...
28.
burada ki yanlış, bizim herşeyi biribirine katmamızda.
evet gemi olayını anlatan arkadaş kısmen haklı.
ancak biz ekonomi bakanını veya merkez bankası başkanını seçmiyoruz
biz adalet bakanını veya savcıları da seçmiyoruz
biz sağlık bakanını veya kimin sağlık çalışanı olması gerektiğini de seçmiyoruz
biz sadece derdimizi anlatabileceğimiz, derdimizi anlattığımız kişilerinde bizleri dinlemesini istediğimiz kişileri seçiyoruz
ben bir hrisiyanım, bizlerin unutulduğunu veya hakklarımızın verilmediğini hissedersem bir hristiyana , veya tenisin gündemde olmasını istersem bir tenisçiye oyumu veririm
peki problem ne, neden yürümüyor sistem,
problem fırıncının araba yapmaya çalışmasında.
herkes kendi işini yapsa olucak ama bizim kültür allak bullak.
kimse kendi işine bakmaz , senin işine karışır.
bu yüzden diyoruz ya kuvvetler ayrılığı diye
hak eden hakettiği yerde olmalı, ve siyasilerde çok az güç olmalı, tıpkı romada ki gibi
romadada seçilen bir başkan vardı ama savaş kararı dahil birçok kararı alamazdı
kararı devlet alır, hükümet halkın isteklerini dile getirir, şayet devlet göremezse halkını unutursa , bir aracı olsun diye
türkiyede herşeyy herrrşeyyy allak bullak
varmı bir çözüm, mansur yavaşa güveniyorum, inşallah halka gerçekleri ve olması gerekeni anlatır.
burası padişahlık değil, ki padişah bile böyle kurumlara karışan biri değildi, hak eden hakettiği yere hakederek gelirdi ki, sistem yürüsün
zaten az daha yürüyemezse kendi kendimizi çökerteceğiz.
evet gemi olayını anlatan arkadaş kısmen haklı.
ancak biz ekonomi bakanını veya merkez bankası başkanını seçmiyoruz
biz adalet bakanını veya savcıları da seçmiyoruz
biz sağlık bakanını veya kimin sağlık çalışanı olması gerektiğini de seçmiyoruz
biz sadece derdimizi anlatabileceğimiz, derdimizi anlattığımız kişilerinde bizleri dinlemesini istediğimiz kişileri seçiyoruz
ben bir hrisiyanım, bizlerin unutulduğunu veya hakklarımızın verilmediğini hissedersem bir hristiyana , veya tenisin gündemde olmasını istersem bir tenisçiye oyumu veririm
peki problem ne, neden yürümüyor sistem,
problem fırıncının araba yapmaya çalışmasında.
herkes kendi işini yapsa olucak ama bizim kültür allak bullak.
kimse kendi işine bakmaz , senin işine karışır.
bu yüzden diyoruz ya kuvvetler ayrılığı diye
hak eden hakettiği yerde olmalı, ve siyasilerde çok az güç olmalı, tıpkı romada ki gibi
romadada seçilen bir başkan vardı ama savaş kararı dahil birçok kararı alamazdı
kararı devlet alır, hükümet halkın isteklerini dile getirir, şayet devlet göremezse halkını unutursa , bir aracı olsun diye
türkiyede herşeyy herrrşeyyy allak bullak
varmı bir çözüm, mansur yavaşa güveniyorum, inşallah halka gerçekleri ve olması gerekeni anlatır.
burası padişahlık değil, ki padişah bile böyle kurumlara karışan biri değildi, hak eden hakettiği yere hakederek gelirdi ki, sistem yürüsün
zaten az daha yürüyemezse kendi kendimizi çökerteceğiz.
devamını gör...
29.
murder king grubuna ait bir parça. dilime dolanan ve tekrar tekrar dinlediğim kaliteli bir şarkı.
devamını gör...
30.
demokrasi birkaç uzun boylu beyaz içindir, ne müslümana ne de siyahiye demokrasi vardır, avrupalı demokrasi yaşar ve demokrasi götürür, oysaki hiç umursamaz demokrasi götürürken ne kadar kan döktüğüne, aynı şekilde farklı giyinirse, sözde özgürlükçüler, hicabına karışır, sakalına karışır, ışidli, pis ışidli derler.
devamını gör...
31.
demokrasi, kapalı giyinenin, sakalını uzatanların, dinini “kendince” yaşayanların tek güvencesi;
aksi şekilde, başkasının inancına karışanların, başkasının giyimine karışanların, başkasının özgürlüğüne müdahale etmeyi sırf inancından ötürü kendine hak görenlerin korkulu rüyasıdır.
maalesef dökülen kanlar da, tıpkı türkiye cumhuriyetinin kurulmasında döktüğümüz kanlar gibi, bu özgürlüğü istemeyenlerin, sahip oldukları tiranlığı yıkılmasını istemeyenlerin, ellerindeki gücü kaybetmek istemeyenlerin, hakimiyeti kayıtşız şartsız iki dudağının arasında tutmak için her türlü zulmü yapanların karşı koymasından dolayı dökülmüştür.
aksi şekilde, başkasının inancına karışanların, başkasının giyimine karışanların, başkasının özgürlüğüne müdahale etmeyi sırf inancından ötürü kendine hak görenlerin korkulu rüyasıdır.
maalesef dökülen kanlar da, tıpkı türkiye cumhuriyetinin kurulmasında döktüğümüz kanlar gibi, bu özgürlüğü istemeyenlerin, sahip oldukları tiranlığı yıkılmasını istemeyenlerin, ellerindeki gücü kaybetmek istemeyenlerin, hakimiyeti kayıtşız şartsız iki dudağının arasında tutmak için her türlü zulmü yapanların karşı koymasından dolayı dökülmüştür.
devamını gör...
32.
ortadoğu için kocaman bir aldatmaca. iktidar/muktedir sana bir oyun sahası çiziyor, sen de o çizgilerin dışında olmadığın sürece istediğini yapabiliyorsun, o kadar. 2002'den önce demokrasi mi vardı burda? erdoğan gittikten sonra demokrasi mi inşa edilecek? 2002 öncesi namaz kılanlar öcüydü, şimdi namaz kılmayan dışında herkes öcü. erdoğan sonrası da öyle olacak. kimse demuhraaasi naraları atmasın bu ülkede.
bıktım lan sürekli bir ideolojinin esiri olmaktan. mustafa kemal in askeri de değilim, dindar da değilim yeter. demokrasiymiş hadi ordan.
bıktım lan sürekli bir ideolojinin esiri olmaktan. mustafa kemal in askeri de değilim, dindar da değilim yeter. demokrasiymiş hadi ordan.
devamını gör...
33.
edirneden içeri giremeyen soğuk hava dalgası. "demokrasi"
devamını gör...
34.
demokrasi genellikle çoğunluğun iktidarı zannedilir. seçimde çoğunluğun desteğini alan kişi veya kişilerin halk desteği olduğu sürece istediğini yapabileceği, bunun demokratik olduğu zannedilir ancak bu yanlıştır. demokrasi bir değerler bütünüdür. isterse halkın %99’u kadın ile erkeğin eşit olmadığını savunsun eğer yasalar kadın ile erkeği eşit tutmazsa o ülke demokrasi ile yönetilmiş olmaz. barışçıl eylemler militarist müdahaleler ile sindiriliyorsa o ülke demokrasi ile yönetiliyor olamaz. demokrasi sadece bir seçim mekanizması değil insanlığa tanınmış haklar bütünüdür.
kitleler bilinçlendirilmeden demokrasiye geçilirse halk demokratik haklarını savunmaz, savunamaz. böyle ülkelerde iktidar genellikle kukla olur. amerika’nın ortadoğu projesinin temel mantığı da budur. demokrasi dağıtıyorum iddiasıyla kuklanı meydana çıkart. türlü manipülasyonlar ve fonlamalar ile kuklanı başta tut ve 21. yüzyıl tarzı sömürgen olsun.
işte avrupa’daki demokrasi ile türkiye’deki demokrasinin işlev bakımından bu kadar ayrılmasının nedeni budur. halk belirli bir bilinç düzeyine geldikten sonra kendi gücüyle demokrasiyi elde ederse ona sahip çıkar. türkiye’deki gibi halkın desteği olmadan bir kahraman ve onun silah arkadaşları demokrasi getirirse neler olduğunu görüyoruz zaten.
kitleler bilinçlendirilmeden demokrasiye geçilirse halk demokratik haklarını savunmaz, savunamaz. böyle ülkelerde iktidar genellikle kukla olur. amerika’nın ortadoğu projesinin temel mantığı da budur. demokrasi dağıtıyorum iddiasıyla kuklanı meydana çıkart. türlü manipülasyonlar ve fonlamalar ile kuklanı başta tut ve 21. yüzyıl tarzı sömürgen olsun.
işte avrupa’daki demokrasi ile türkiye’deki demokrasinin işlev bakımından bu kadar ayrılmasının nedeni budur. halk belirli bir bilinç düzeyine geldikten sonra kendi gücüyle demokrasiyi elde ederse ona sahip çıkar. türkiye’deki gibi halkın desteği olmadan bir kahraman ve onun silah arkadaşları demokrasi getirirse neler olduğunu görüyoruz zaten.
devamını gör...
35.
gerçek demokrasi eski yunan devletlerinde kullanıldı. bir karar verilecekse halk amfitiyatrolarda toplanır ve karar verirdi.
ülkemizde kullanilan temsili demokrasidir.
sen birini secersin o senin yerine karar verir.
ülkemizde kullanilan temsili demokrasidir.
sen birini secersin o senin yerine karar verir.
devamını gör...
36.
(tematik)
halkın egemenliği.
devamını gör...
37.
güçler ayrılığının olmadığı, güçlerin denk silahlarla birbirini denetleyemediği üstelik yargının da işlevini kaybettiği toplumlarda anlamına ulaşamayan yönetim biçimi.
devamını gör...
38.
atlarin, seyislerini seçme biçimidir. bir toplumda çoğunlukta aptallar bulunurken, zekiler azınlıktadır, peki bu azınlık olan zeki insanlar, neden aptal olan çoğunluğun seçimine eyvallah çeksin? bu yüzden demokrasiye pek sıcak değilim.
devamını gör...
39.
demokrasi ; tüm yurttaşların ekonomik ve toplumsal durumlarına bakılmaksızın eşit olma durumudur. dur bakalım bizde var mı? yıllardır adı var kendi yok.
devamını gör...
40.
halkının çoğunluğunun ıq seviyesi oda sıcaklığında olan ülkelerde uygulanması durumunda felakete yol açar ve zamanla devlet rejiminin oligarşi ya da teokrasiye dönmesine sebep olur
devamını gör...