301.
"dünya herkesi kırar; ve sonra, bazıları işte o kırık yerlerinden güçlenir." hemingway
devamını gör...
302.
"insanlara olan saygımı korumak için onlardan uzak durmaya çalışıyorum."
gördüğüm yer dostoyevski demiş ama asıl kaynağı bende bilmiyorum. kaynak çok güvenilir olmadığı için yazayım dedim o detayı da.
gördüğüm yer dostoyevski demiş ama asıl kaynağı bende bilmiyorum. kaynak çok güvenilir olmadığı için yazayım dedim o detayı da.
devamını gör...
303.
henüz ikimizi çeken şeyin ne olduğunu anlamış değilim.
aslında seksten de bir bok anlamam
aşk da acıklıdır, hükümdür çoğu zaman..
ne yaptığımı bilmiyorum
inan bilmiyorum.
yanına uzanmak istiyorum
yanına uzanayım, geçsin artık.
aslında seksten de bir bok anlamam
aşk da acıklıdır, hükümdür çoğu zaman..
ne yaptığımı bilmiyorum
inan bilmiyorum.
yanına uzanmak istiyorum
yanına uzanayım, geçsin artık.
devamını gör...
304.
"insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi,
sevmemeyi
ve
kronik şüpheci olmayı öğrenir.
bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir.
insanların 'tecrübe' dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana 'tecrübeli' denir."
#sigmund freud
sevmemeyi
ve
kronik şüpheci olmayı öğrenir.
bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir.
insanların 'tecrübe' dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana 'tecrübeli' denir."
#sigmund freud
devamını gör...
305.
306.
geçmiş bir derstir... müebbet hapis değil. kendini affet ve geleceğe odaklan.
mel robbins
mel robbins
devamını gör...
307.
"onun karşıma çıkmasının ilahi bir güç tarafından özenle tasarlandığına, ondan öğreneceğim milyonlarca şey olduğuna, bir gün yollarımız ayrılsa bile bana kattıklarının bir yerlerde sıçramalar yapmama yarayacağına, tam olarak ne şekilde olacağını henüz bilmediğime fakat onun olduğu bir kaderin ve büyük resmin beni güzel bir yerlere taşıyacağına inanıyordum."
devamını gör...
308.
vesikalı yarim filminden alıntılayalım.
"çok güzel bir şey bulursun, sonra bulduğuna pişman olursun. koyacak yer bulamazsın çünkü."
koyacak yer bulamayınca aldığınız yere bırakmayin, saklayın belki sizi sarıp sarmalayacak pamuktur ve bir cam kenarında filizlenmenize sebep olacaktır.
*
"çok güzel bir şey bulursun, sonra bulduğuna pişman olursun. koyacak yer bulamazsın çünkü."
koyacak yer bulamayınca aldığınız yere bırakmayin, saklayın belki sizi sarıp sarmalayacak pamuktur ve bir cam kenarında filizlenmenize sebep olacaktır.
*
devamını gör...
309.
"her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. göz ise mâneviyatta kördür."
bediüzzaman
bediüzzaman
devamını gör...
310.
kalbim etten bir organ sadece.
kalbim yüreğim olur
sen gelince.
yılmaz erdoğan
kalbim yüreğim olur
sen gelince.
yılmaz erdoğan
devamını gör...
311.
"iç dünyası zengin insan tamamen yalnızken, kendi düşünceleriyle ve hayalleriyle eşsiz bir eğlence bulur; öte yandan, ruhsuz biri sürekli yemekten yermeğe, oyundan oyuna, yolculuktan yolculuğa ve şenlikten şenliğe koşsa bile, can sıkıntısından kurtulamaz. iyi, ılımlı, yumuşak bir karakter kısıtlı koşullarda hoşnut olabilir; öte yandan, hırslı, kıskanç biri tüm zenginliğe karşın hoşnut değildir. ama ancak, sürekli sıradışı, zihinsel açıdan olağanüstü bir bireyselliğin tadına varan bir kimse için, genel olarak ulaşılmaya çalışılan hazlar bütünüyle gereksizdirler, hatta sadece rahatsızlık verici ve usandırıcıdırlar."
schopenhauer - aforizmalar
schopenhauer - aforizmalar
devamını gör...
312.
“mutluluğa giden tek bir yol var ki, o da gücümüzün ötesinde olan şeylerle ilgili endişelenmeyi bırakmak.”
epictetus
epictetus
devamını gör...
313.
"uğruna bir şeyler yaptığınız için pişman etmeyecek insanlar için çabalayın, sizin verdiğiniz bütün emekleri görmezden gelen insanlar için değil. çünkü bir şeye boşa emek verdiğinin farkına varmak kadar kırıcı bir şey yok hayatta. "
sabahattin ali-kürk mantolu madonna
sabahattin ali-kürk mantolu madonna
devamını gör...
314.
şüphesiz ki insan israf içindedir...
devamını gör...
315.
susmanın kalesine sığınıyorum
önümde karanlıktan duvarlar
sırtımda insan yüklü bir gök var.
*
önümde karanlıktan duvarlar
sırtımda insan yüklü bir gök var.
*
devamını gör...
316.
ne kibar şarkılarımız vardı, sizli bizli.
"bir bahar akşamı rastladım size."
sonra "allah belanı versin" konulu şarkıları dayattılar bizlere. şimdi biliyoruz ki. "olmaz ilaç sine-i sad pareme."
elinden tutardık dostluğun, istanbul''un bütün meyhanelerinde dolaştırırdık.
"kadehinde zehir olsa" vız gelir. agora meyhane''miz vardı. dertlerin en şahanesi.
şimdi bakıyorum da, ne "eski dostlar" var artık, ne eski fasıllar.
zaman; dilimizden sadece şarkıları koparmadı, bizi de birbirimize düşürdü.
iki kaşın arasına bile silah çatar oldu insanlar.
"niçin baktın bana öyle" şarkısında, aşka bakardık.
yeşil gözlerinden muhabbet kaparken başka bakardık.
doğuştan karanfilliydi yakalarımız.
"enginde yavaş yavaş günün minesi solarken", galiba biz de solduk.
çocuklarımızı aldı zalim düzen.
20 yaşındaki aslan gibi delikanlıları.
"ham meyveyi kopardılar dalından"
kim başlattı bu savaşı, kim sürdürüyor? ve niye bitmiyor?
sahibi ölünce, kapının önüne konan terliklere döndük.
göze mi geldik, biz mi unuttuk?
aynaların eski olması, yeni gerçekleri gizlemeye yetmiyor.
yanarak geçtik yılları, harcanarak.
amele eller yağmacı oldu.
hayatın girdabı içine çekti bizleri.
bizim de suçumuz var elbet. "kimseye etmem şikayet..."
şimdi, "ben küskünüm feleğe", siz, biz, hepimiz küskünüz.
"derdimi ummana döksem", kimse dinlemez.
peki durdurabilir miyiz bu gidişi?
eski bütünlüğümüze kavuşabilir miyiz?
hiç sanmıyorum. çünkü,
dönülmez akşamın ufkundayız artık, vakit çok geç...
"bir bahar akşamı rastladım size."
sonra "allah belanı versin" konulu şarkıları dayattılar bizlere. şimdi biliyoruz ki. "olmaz ilaç sine-i sad pareme."
elinden tutardık dostluğun, istanbul''un bütün meyhanelerinde dolaştırırdık.
"kadehinde zehir olsa" vız gelir. agora meyhane''miz vardı. dertlerin en şahanesi.
şimdi bakıyorum da, ne "eski dostlar" var artık, ne eski fasıllar.
zaman; dilimizden sadece şarkıları koparmadı, bizi de birbirimize düşürdü.
iki kaşın arasına bile silah çatar oldu insanlar.
"niçin baktın bana öyle" şarkısında, aşka bakardık.
yeşil gözlerinden muhabbet kaparken başka bakardık.
doğuştan karanfilliydi yakalarımız.
"enginde yavaş yavaş günün minesi solarken", galiba biz de solduk.
çocuklarımızı aldı zalim düzen.
20 yaşındaki aslan gibi delikanlıları.
"ham meyveyi kopardılar dalından"
kim başlattı bu savaşı, kim sürdürüyor? ve niye bitmiyor?
sahibi ölünce, kapının önüne konan terliklere döndük.
göze mi geldik, biz mi unuttuk?
aynaların eski olması, yeni gerçekleri gizlemeye yetmiyor.
yanarak geçtik yılları, harcanarak.
amele eller yağmacı oldu.
hayatın girdabı içine çekti bizleri.
bizim de suçumuz var elbet. "kimseye etmem şikayet..."
şimdi, "ben küskünüm feleğe", siz, biz, hepimiz küskünüz.
"derdimi ummana döksem", kimse dinlemez.
peki durdurabilir miyiz bu gidişi?
eski bütünlüğümüze kavuşabilir miyiz?
hiç sanmıyorum. çünkü,
dönülmez akşamın ufkundayız artık, vakit çok geç...
devamını gör...
317.
"artık hiç bir şey eskisi gibi değil.
ben de öyle.
çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.
kılığıma kıyafetime…
çorapsız da basıyorum artık yere.
eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.
nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de.
takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime.
çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene.
olur biter
geçer gider.
ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
olup bitmeyen,
geçip gitmeyen.
zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama…
çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna,
uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana…"
(bkz: cahit sıtkı tarancı)
ben de öyle.
çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.
kılığıma kıyafetime…
çorapsız da basıyorum artık yere.
eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.
nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de.
takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime.
çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene.
olur biter
geçer gider.
ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
olup bitmeyen,
geçip gitmeyen.
zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama…
çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna,
uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana…"
(bkz: cahit sıtkı tarancı)
devamını gör...
318.
.... "sana söyleyeceklerimi yapmadıkça beni asla öldüremezsin" dedi. kral: "nedir onlar?" dedi. çocuk: "halkı açık bir arazide topla, beni de bir kütüğe as. arkasından sadağımdan bir ok al, oku yaya koy ve: "bu çocuğun rabb'i olan allah adına" de ve oku at. eğer böyle yaparsan beni öldürebilirsin dedi.
kral hemen insanları açık bir arazide topladı. çocuğu bir kütüğe astı, arkasından çocuğun sadağından bir ok aldı, oku yaya koydu ve: "bu çocuğun rabb'i olan allah adına" dedi ve oku attı. ok, çocuğun şakağına saplandı. çocuk elini okun saplandığı yere, şakağına koydu ve arkasından ruhunu teslim etti. bunu gören halk: "bu çocuğun rabb'ine iman ettik." dedi.
hemen kralın yanına varıldı ve: "gördün mü? vallahi sakındığın şey başına geldi! halk (çocuğun rabb'ine) iman etti." denildi.
....
*
kral hemen insanları açık bir arazide topladı. çocuğu bir kütüğe astı, arkasından çocuğun sadağından bir ok aldı, oku yaya koydu ve: "bu çocuğun rabb'i olan allah adına" dedi ve oku attı. ok, çocuğun şakağına saplandı. çocuk elini okun saplandığı yere, şakağına koydu ve arkasından ruhunu teslim etti. bunu gören halk: "bu çocuğun rabb'ine iman ettik." dedi.
hemen kralın yanına varıldı ve: "gördün mü? vallahi sakındığın şey başına geldi! halk (çocuğun rabb'ine) iman etti." denildi.
....
*
devamını gör...
319.
320.
zamanların en iyisiydi,zamanların en kötüsüydü
devamını gör...

