261.
arapça sıkıştırandan en ufak bir farkı yok. eskiden ticaret, bilim, yaygın edebiyat dili arappça ve fasrçaydı, bunları araya soka soka hibrit* bir dil türedi.

şimdiki ingilizceli plaza diliyle aynı mantıktır. türkçe dil yapısına uygun olmayan eylemleri alır sonuna sürekli "yapmak- etmek- olmak" takarsın.

miting set etmek, leyof olmak, heppıning yapmak... vs. zelil etmek, berhudar olmak, efgan yapmak gibi.
devamını gör...
262.
bilerek yapanlar itici duruyor ama gerçekten ingilizce bilen ve bu işle uğraşan insanlar istese de istemese de ağızlarından çıkıyor. ingilizceyle uğraştıkları için bazı kelimelerin türkçesinden önce ingilizcesi geliyor akıllarına. olağan olduğunu düşünüyorum. globalleşen günümüz dünyasında eskisi kadar sırıtmasa gerek ayrıca.
devamını gör...
263.
türkçemiz den yoksun havalı veya modern görünmeye çalışan tip
devamını gör...
264.
benimdir. keyif almıyorum bu durumdan, bilerek de yapmıyorum. son altı senedir ingilizce eğitim alıyorum. bazı kelimelerin aklıma önce ingilizcesi geliyor. konuşurken de duraksayarak konuşmak istemediğim için söylüyorum. plazada çalışmıyorum, entelektüel hissetmiyorum hayır.
devamını gör...
265.
bazı insanlarda abes ve itici durmuyo ama bazıları gerçekten cinnet gecirtcek derecede rahatsız edici
devamını gör...
266.
ay y evet çok gıcık oluyor o pöpıllar :)
ben bir de ay em ef diyen insanlardan hiç hoşlanmazdım. üniversitedeyiz, anarşikiz o zamanlar. ödevimiz parasal işler. öğretim üyesi ödev konumuzu ayrıntılandırırken ikide bir ay em ef diyor ben inadına imefe diyerek konuşuyorum...
başta da dediğim gibi, bence gıcık oluyor öyle konuşan pöpıllar
devamını gör...
267.
bence bu kategoride 2 tür insan vardır. ilki normal yaşantısında veya iş hayatında bu tarz kelimelere çok fazla maruz kalan ve farkında olmadan bunu kendisi de kullanan insanlar. ki ben bu kategoridekileri haklı buluyorum sonuçta tüm gün böyle konuşuyorsun bu işin temel sözcükleri vs hepsi yabancıysa normal konuşma sırasında adaptasyon zor oluyor. ikinci kategori ise bu başlığın altında yazılan herkesin ortak fikri olan insanlar.
devamını gör...
268.
bundan seneler önce (2014-2015 arasında),
bir öğrenci evinde batak oynarken açık olan ntvspor kanalında konuşan güntekin onay isimli sunucu, uzun boylu oyuncular için "size'lı oyuncular" demişti. bende nasıl bir travma yaratmışsa artık, aklımdan çıkmıyor bir türlü. başlığı görünce zınk diye geldi yine...
devamını gör...
269.
bunu ben de yapıyorum. özellikle derste. çocuklar da şey diyor. hocam türkçe öğretmenisiniz neden ingilizce kelimeler kullanıyorsunuz? diye soruyorlar. ben de kullandıkları cümlede bile farsça arapça kelimeler kullandıklarını söylüyorum. kısacası türkçe maalesef karma bir dil. öyle yüz iki yüz değil çok fazla yabancı kelime var. o yüzden hayır yerine no demişiz, evet yerine yes, selam yerine hello. ne fark eder?
devamını gör...
270.
nasıl diyim you know , genel kültür taşar bazan,
devamını gör...
271.
çünkü
you understood.
devamını gör...
272.
because of you.
devamını gör...
273.
şimdilerde herkesin dilinde -arada bir- ingilizce kelimeler olsa da bunu abartıp sözde entellektüel(?) ya da havalı görünmek için her iki kelimesinden birini ingilizce söyleyen insan.
devamını gör...
274.
(bkz: odtü'lu tayfa bunu beğendi)
devamını gör...
275.
aşırı tilt oluyorum yani tamam o kelime aklına gelmiyor olabilir okey ama biraz özen gösterelim lütfen.
devamını gör...
276.
derdini anlatamayan eşegin onde gidenidir.
senin o kelimeleri bilmen, karşindakinin bildigi manasina gelmiyor ve bu durumda sen bagirarak "100 metreeee sonra sola, sol, sag degil tamam mı? sol." diye adres tarif eden birine donuyorsun
devamını gör...
277.
benim.

türkçem de burada "türkçe bilmez, artisttir, derdini anlatamaz" diyen arkadaşların çoğunun türkçesini cebinden çıkartıp kağıt gibi yedi kat katlar.

alanım gereği yıllardır ne okuyup ne yazıyorsam bunu ekseriya ingiliz diliyle yapıyorum. hal böyleyken istemsizce olsa da ingilizce düşündüğüm ya da bir kelimenin ingilizcesini türkçesinden daha çabuk anımsadığım anlar oluyor. eh, sevdiğim o atasözünde dendiği gibi de 'dilin kemiği yok', laf ağızdan çıkıveriyor.

arz ederim. *
devamını gör...
278.
türkçeyi katleden şımarık kesimden birileri. yani eski türkçe kelimeleri hatırlayıp, kullanmak daha iddalı olurken elin adamının kökeni bile olmayan dili atalarımızın mükemmelliği ile yaptığı, övünülecek dile karıştırarak mahaf etmesi kadar gülünç davranıştır.
devamını gör...
279.
dil bilgisi demişken, burada neden büyük harfler, yorum paylaşıldıktan sonra küçük harfe dönüşüyor? can sıkıcı, salt bu sebepten soğudum siteden. ıngilizce ya da başka bi dilden kelime kullanmak da aynı ölçüde rahatsız ediyor. kendini ifade edemiyor musun kelime bilginin yetersizliğinden yoksa o dili bildiğini mi göstermeye çalışıyorsun, anlam veremiyorum.
devamını gör...
280.
belki özünde iyidir, çok da iyi anlaşırız belli olmaz ama dışarıdan bakınca içime soğukluk verir bu kişi.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"konuşurken araya ingilizce kelimeler sıkıştıran insan" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim