801.
bir program izliyordum ve yalnızlık hakkında şöyle bir cümle kurdu “olayların akış sırasına göre bilen uzun süreli biri olmalıydı olayı anlatabilmek için yalnızlığı en çok öyle birine anlatamadığımda hissettim “ gibi bir cümleydi benim yalnızlık seviyesi de bu seviyeye doğru ilerliyor sanırım.
devamını gör...
802.
(bkz: huzur)
devamını gör...
803.
zorunluluktan veya bir kayıptan kaynaklanmıyorsa, bazı yalnızlıklar çoğaltır insanı.. kendini bulur insan,
ne güzel bir farkediştir...
ne güzel bir farkediştir...
devamını gör...
804.
bir sure beni aramayın dostlar.
ben yalnızlıgımda mutluyum. orada hayal kırıklıgına yer yok:)
ben yalnızlıgımda mutluyum. orada hayal kırıklıgına yer yok:)
devamını gör...
805.
kalabaligin fikirleridir.
devamını gör...
806.
gulmekicinyaratilmis gene yeni sevgili yapmaya gitti kesin.
devamını gör...
807.
“yalnızlık, her kimliğe doğuştan yazılı tek uğraşıdır insanın bir yaşama sırasında..
tek sermayesi, sahip olduğu tek şeydir. kıymetini bilmelidir, dedi.
yalnızdır insan, hep kalabalıklara karışma telaşı bundandır.kalabalık yalnızlıklar, yalnız kalabalıklar oluşur şehir şehir, ülke ülke.
kalabalık arttıkça, artmaktadır yalnızlıklar.
insan bir ölümü istemez, bir de ondan beter bir yalnızlığı. ama ikisi de muhakkak gelir başına bir yalnız yaşama sırasında.
devamını gör...
808.
bende sakli cikmaz bir an disari.
devamını gör...
809.
oha!
''yalnızlığın dezavantajlarından birisi vardır ki, bilincine varılması ötekiler kadar kolay olmaz. bu dezavantaj; sürekli evde kalmak yüzünden, dış etkilere karşı çok duyarlılaşan bedenimizin en küçük bir hava akımında bile hasta olmasıdır. sürekli köşeye çekilmişlik yüzünden ruhsal durumumuz öyle duyarlı olur ki, en önemsiz olaylar, sözcükler ve hatta salt tavırlar yüzünden huzursuz olur, hastalanır ya da inciniriz. oysa sürekli kalabalığın içinde kalan biri, bunları dikkate almaz bile.''
arthur schopenhauer.
''yalnızlığın dezavantajlarından birisi vardır ki, bilincine varılması ötekiler kadar kolay olmaz. bu dezavantaj; sürekli evde kalmak yüzünden, dış etkilere karşı çok duyarlılaşan bedenimizin en küçük bir hava akımında bile hasta olmasıdır. sürekli köşeye çekilmişlik yüzünden ruhsal durumumuz öyle duyarlı olur ki, en önemsiz olaylar, sözcükler ve hatta salt tavırlar yüzünden huzursuz olur, hastalanır ya da inciniriz. oysa sürekli kalabalığın içinde kalan biri, bunları dikkate almaz bile.''
arthur schopenhauer.
devamını gör...
810.
bilmezler yalnız yaşamayanlar nasıl korku verir sessizlik insana
insan nasıl konuşur kendisiyle
insan nasıl konuşur kendisiyle
devamını gör...
811.
nasıl koşar aynalara,
bir cana hasret,
bilmezler.
bir cana hasret,
bilmezler.
devamını gör...
812.
kaliteli bir yalnızlık hepsinden herşeyden iyi.
devamını gör...
813.
benim en az 10 tane yalnız müşterim var.
hepsi kafayı yemiş.
allah kimseyi yalnız komasın. kafayı yersin. ben bazan diyorum, çekip gideceğim, direğe çıkacağım diyorum, o kadar inziva yani.
kafayı yerim.
yalnızlık, gerçekten de allah'a mahsus.
hepsi kafayı yemiş.
allah kimseyi yalnız komasın. kafayı yersin. ben bazan diyorum, çekip gideceğim, direğe çıkacağım diyorum, o kadar inziva yani.
kafayı yerim.
yalnızlık, gerçekten de allah'a mahsus.
devamını gör...
814.
genelde yalnız kalmayı seviyorum ama ille birileriyle laflarım da. yani reelde de, site sakinleriyle falan. sanaldan da konuştuğum kişiler var.
bunun "havasını atmak" da bana biraz tuhaf geliyor. yani arzunuz yalnız kalmaksa ve böyle doyum alarak yaşayabiliyorsanız ne mutlu size de bu neden sizi sosyal birinden üstün yapsın?
hep bu filozofların falan suçu bence bu. kendilerinin yalnızlığa övgüleri yüzyıllardır yankılanmaya devam ediyor. (bkz: yüzyıllık yalnızlık) *
tanım: bu denli "ayrıcalıklı" bir şeymiş gibi lanse edilmesini tuhaf bulduğum şey.
bunun "havasını atmak" da bana biraz tuhaf geliyor. yani arzunuz yalnız kalmaksa ve böyle doyum alarak yaşayabiliyorsanız ne mutlu size de bu neden sizi sosyal birinden üstün yapsın?
hep bu filozofların falan suçu bence bu. kendilerinin yalnızlığa övgüleri yüzyıllardır yankılanmaya devam ediyor. (bkz: yüzyıllık yalnızlık) *
tanım: bu denli "ayrıcalıklı" bir şeymiş gibi lanse edilmesini tuhaf bulduğum şey.
devamını gör...
815.
bir hastalık. hem hastasıyım hem doktoru.
devamını gör...
816.
856 tanım girilmiş. buna rağmen yalnızım. artık anlaşılamama hali olmaktan çıktı bu yalnızlık. kalabalıklar ortasında atılan tiz bir çığlık olmaktan çıktı. felçli bir hastaya döndü
devamını gör...
817.
yalnızlık çağımızın bir gerçeği.
zira insanlar artık insanlara değer vermiyor çıkarlar bitene kadar sadece birbirlerini pohpohluyor.
toplum değil, yığınız ve yığın içinde yalnızız.
zira insanlar artık insanlara değer vermiyor çıkarlar bitene kadar sadece birbirlerini pohpohluyor.
toplum değil, yığınız ve yığın içinde yalnızız.
devamını gör...
818.
"i've never been lonely. i've been in a room -- i've felt suicidal. i've been depressed. i've felt awful -- awful beyond all -- but i never felt that one other person could enter that room and cure what was bothering me...or that any number of people could enter that room. in other words, loneliness is something i've never been bothered with because i've always had this terrible itch for solitude. it's being at a party, or at a stadium full of people cheering for something, that i might feel loneliness. i'll quote ibsen, 'the strongest men are the most alone.' i've never thought, 'well, some beautiful blonde will come in here and give me a fuck-job, rub my balls, and i'll feel good.' no, that won't help. you know the typical crowd, 'wow, it's friday night, what are you going to do? just sit there?' well, yeah. because there's nothing out there. it's stupidity. stupid people mingling with stupid people. let them stupidify themselves. i've never been bothered with the need to rush out into the night. i hid in bars, because i didn't want to hide in factories. that's all. sorry for all the millions, but i've never been lonely. i like myself. i'm the best form of entertainment i have."
devamını gör...
819.
ömür boyu...
devamını gör...
820.
insanı hep en kalabalık tarafından vuran şey.*
devamını gör...