921.
"sen beni yalnızlığa sebep mi seviyosun" diyenlere sebep kadınlarımız zamsalaklıklarını gizler oldular... çoğu da ona sebep seviyor. eminim !
devamını gör...
922.
rekorum ilk bosandıgımda dort sene yalnız kaldım.
bi de ilk uzun ilişkimden sonra iki sene yalnız kalmıstım.
simdi uc bes sene yalnız kalmak istiyorum.
bi de ilk uzun ilişkimden sonra iki sene yalnız kalmıstım.
simdi uc bes sene yalnız kalmak istiyorum.
devamını gör...
923.
ama bu hangisi,dedirten başlıktır. gercekten yapayalnizlik mi yoksa kalabalıklar icindeki yalnizlik mi,diye.
devamını gör...
924.
galiba kaderim bu benim birisini kendimle sürüklemekten korkuyorum.
devamını gör...
925.
yalnızlık çok ağır bir duygu ve insanı her türlü olumsuz duruma götürebilir. çağımızın salgını "yalnızlık". ben de uzun yıllardır yalnızım, sizin en azından eşiniz var. ben de hiçbiri yok, çok sosyal biriyim fakat uzun zamandır tanıdığım arkdaşlarım, arkadaş diyorum ama o da tartışılması gereken bir konu, var fakat iletişimim yok yıllardır. erkeklerin durumu çok daha kötü, erkeklerin çoğusu daha çocukken baskıya uğrayarak büyüyor ve içinde bulunduğu yalnızlığı ve birçok duyguyu kimseye anlatmıyor, çünkü toplum onu küçük görecek, aşağılayacak. son zamanlarda artık erkekler de kendi duygularını daha çok anlatır oldu bu harika bir gelişme. yalnızlık ile insanın başına her türlü ağır hastalık gelebiliyor. iletişim gücümüz arttıkça, kendimizi daha çok ifade ettikçe daha huzurlu daha mutlu toplumlar olabiliriz. yani erkekler çok yalnız şu sıralar toplumda, çoğunlukla derdi, tasası dinlenmiyor, fakat kadınlar da da çok sayıda yalnız insan var. kapitalist düzen insanların birbirini birer şüpheli gibi görmesini birbirine yaklaşmamasını ve düşman olmasını istiyor ve bunda da başarılı oluyor. fakat her geçen zaman daha da bilinçli insanlar sayesinde erkek ve kadın olarak birbirimizi daha iyi anlayacak daha mutlu toplumlar oluşturacağız.
devamını gör...
926.
yalnızlık, bireyin sosyal ilişkilerden uzak kalması ya da kendini çevresinden kopuk hissetmesi durumudur. çoğu zaman fiziksel olarak tek başına olmayı ifade etse de, kalabalık içinde bile hissedilebilen bir ruh hâlidir. insanlarda içsel sorgulamalara, duygusal boşluklara ve bazen de yaratıcılığa zemin hazırlayabilir.
devamını gör...
927.
bağışıklık kazanılmasında fayda olan bir illet gibi düşünmek faydalıdır. kimi zaman yalnız kalmak, kendinize verebileceğiniz bir ödül, kimi zaman bir ceza. o yüzden, hayatınızın bir bölümünde muhakkak kendi başınıza yaşamayı, ve hayattan keyif almayı öğrenmeniz sizin faydanızadır.
çünkü hayat er ya da geç bir süre sizi yalnız bırakacak. hazırlıklı olursanız sizin faydanıza.
çünkü hayat er ya da geç bir süre sizi yalnız bırakacak. hazırlıklı olursanız sizin faydanıza.
devamını gör...
928.
realite seçmek
devamını gör...
929.
bütün bir karpuz alıp yiyememektir.
devamını gör...
930.
kırk, rakamla 40 çeşidi bulunan hâl ahvali. rabbulalemin yalnızca 1 olan hâl ile imtihan etsin, 39 çeşidinden muhafaza eylesin. evet, 1'den 40'a uzun atlama oluyor.
devamını gör...
931.
"eğer kendi yalnızlığımızı kucaklayamazsak, inzivaya karşı kalkan olarak başka birini kullanırız."
devamını gör...
932.
kendimi biledim bileli ultra mega plus düzeyde hissettiğim hislerden sadece biri.
bu konuda çevremdeki insanları falan da suçlayamam hiç, her zaman insanlardan kaçan bir tip oldum.
büyüdükçe daha da kaçtım falan derken bi bakmışım ki şu yaşıma kadar yalnızlığa daha da bir bağımlılık geliştirmişim kendi içimde.
bu hissin bana zarar verdiğinin farkındayım.
bir zamanlar bilinçli olarak tercih ettiğim, kendimi insanlardan ve birçok şeyden soyutlamak için seçtiğim bu yol gittikçe hayatımı daha da mahvediyor.
mahvetmesine rağmen yine de kopamıyorum çünkü bağımlılık gibi bir şey işte.
başka bir şey olarak adlandıramıyorum.
bazen kendimi kandırıyorum yalnızlığın bana iyi geldiği konusunda.
iyi geldiği zamanlar da olmuyor değil fakat insan nadiren de olsa bir insan evladına yakın hissedebilmek istiyor sanırım.
bu düşüncenin farkına vardığımda da kendimle bir tartışma içerisine giriyoruz.
ulan diyorum sen kendi kendine yetebilecek düzeyde bir insansın yani, noluyoruz..
'kendi kendine yetemediğin süreçte kediler var hani, ne bileyim ağlayarak günlüğüne anlattığın anlar bile yeterdi' diyorum kendi kendime.
sonra biraz daha düşünüyorum, düşünüyorummm.
ve yetmiyor işte. genel olarak yalnızlığı sevmeme düşüncesini kabullenemiyorum.
bu yalnızlık hissine alıştım da aslında, hiçbir sıkıntı yok.
bütün sosyal aktivitelere tek başıma katılıp ekstra sosyal insan rolüne bürünebilirim, bundan da fazlasıyla keyif alırım fakat konu buradaki yalnızlık değil.
bir zamanlar o yalnızlık da sorundu fakat şu an sorun olan yalnızlık tamamen benden kaynaklanan bazı saçmalıklardan ötürüydü.
kendimi bir kere insanlardan soyutladıktan sonra bir daha geri dönemedim, bunun üzerine sosyal fobi gibi bazı saçmalıklar da eklenince tamamen koptum her şeyden diye düşünüyorum.
bazen bu durum hoşuma bile gidiyor hâlâ, ama en başta bahsettiğim bağımlılık faktöründen dolayı.
hoşuma gidiyor olması hayatımın içinden de geçtiği gerçeğini pek değiştirmiyor.
bunu da halledeceğim.
sana güveniyorum milkcikim *.
bu konuda çevremdeki insanları falan da suçlayamam hiç, her zaman insanlardan kaçan bir tip oldum.
büyüdükçe daha da kaçtım falan derken bi bakmışım ki şu yaşıma kadar yalnızlığa daha da bir bağımlılık geliştirmişim kendi içimde.
bu hissin bana zarar verdiğinin farkındayım.
bir zamanlar bilinçli olarak tercih ettiğim, kendimi insanlardan ve birçok şeyden soyutlamak için seçtiğim bu yol gittikçe hayatımı daha da mahvediyor.
mahvetmesine rağmen yine de kopamıyorum çünkü bağımlılık gibi bir şey işte.
başka bir şey olarak adlandıramıyorum.
bazen kendimi kandırıyorum yalnızlığın bana iyi geldiği konusunda.
iyi geldiği zamanlar da olmuyor değil fakat insan nadiren de olsa bir insan evladına yakın hissedebilmek istiyor sanırım.
bu düşüncenin farkına vardığımda da kendimle bir tartışma içerisine giriyoruz.
ulan diyorum sen kendi kendine yetebilecek düzeyde bir insansın yani, noluyoruz..
'kendi kendine yetemediğin süreçte kediler var hani, ne bileyim ağlayarak günlüğüne anlattığın anlar bile yeterdi' diyorum kendi kendime.
sonra biraz daha düşünüyorum, düşünüyorummm.
ve yetmiyor işte. genel olarak yalnızlığı sevmeme düşüncesini kabullenemiyorum.
bu yalnızlık hissine alıştım da aslında, hiçbir sıkıntı yok.
bütün sosyal aktivitelere tek başıma katılıp ekstra sosyal insan rolüne bürünebilirim, bundan da fazlasıyla keyif alırım fakat konu buradaki yalnızlık değil.
bir zamanlar o yalnızlık da sorundu fakat şu an sorun olan yalnızlık tamamen benden kaynaklanan bazı saçmalıklardan ötürüydü.
kendimi bir kere insanlardan soyutladıktan sonra bir daha geri dönemedim, bunun üzerine sosyal fobi gibi bazı saçmalıklar da eklenince tamamen koptum her şeyden diye düşünüyorum.
bazen bu durum hoşuma bile gidiyor hâlâ, ama en başta bahsettiğim bağımlılık faktöründen dolayı.
hoşuma gidiyor olması hayatımın içinden de geçtiği gerçeğini pek değiştirmiyor.
bunu da halledeceğim.
sana güveniyorum milkcikim *.
devamını gör...
933.
1- çok sevindiğin bir anın içinde patlamasıdır.
2- çok heyecanlandığın bir anın içinde tuzla buz olmasıdır.
3- çok huzurlu olduğun bir anı kimseyle paylaşamamaktır.
4- çok mutlu olduğun bir anda mutluluğunu içinde bastırmaktır.
5- çok korktuğun bir anda korkunla yüzleşmek zorunda kalmaktır.
6- çok neşeli olduğun bir anda neşenin sana geri sekmesidir.
7- çok sevdiğin bir yemeği, tek başına yemek zorunda kalmandır.
8- çok tedirgin olduğunda tedirginliğin suratına tokat gibi vurmasıdır.
9- çok yalnız olduğunda yalnızlığın yumruğunu afiyetle yemendir.
10- öldüğünde, cesedinin leş gibi kokmasıdır ve mezarının bile olmamasıdır.
11- yıllar sonra seni iyi olarak hatırlamayacak tek bir insanın bile olmamasıdır.
12- çok şefkat beklediğin bir anda, o şefkati asla göremeyeceğin gerçeğidir.
bu tanımları sana anan, baban yapmaz lan. kıymetimi bilin.
2- çok heyecanlandığın bir anın içinde tuzla buz olmasıdır.
3- çok huzurlu olduğun bir anı kimseyle paylaşamamaktır.
4- çok mutlu olduğun bir anda mutluluğunu içinde bastırmaktır.
5- çok korktuğun bir anda korkunla yüzleşmek zorunda kalmaktır.
6- çok neşeli olduğun bir anda neşenin sana geri sekmesidir.
7- çok sevdiğin bir yemeği, tek başına yemek zorunda kalmandır.
8- çok tedirgin olduğunda tedirginliğin suratına tokat gibi vurmasıdır.
9- çok yalnız olduğunda yalnızlığın yumruğunu afiyetle yemendir.
10- öldüğünde, cesedinin leş gibi kokmasıdır ve mezarının bile olmamasıdır.
11- yıllar sonra seni iyi olarak hatırlamayacak tek bir insanın bile olmamasıdır.
12- çok şefkat beklediğin bir anda, o şefkati asla göremeyeceğin gerçeğidir.
bu tanımları sana anan, baban yapmaz lan. kıymetimi bilin.
devamını gör...
934.
yalnızlık, salt fiziki yanlızlıktan ziyade bir şeydir. herkesten ırak ola.
devamını gör...
935.
yapılan araştırmalar özellikle 30 yaşından sonra erkeklerin kadınlara oranla 2 kat daha fazla yalnız hissettiğini gösteriyor.
devamını gör...
936.
sanırım bazen bu kader oluyor. ne olursa olsun parçalar birleşmiyor. bu mevzuyla inatlaştıkça daha çok yakınlaşıyor insan. öyle işte.
devamını gör...
937.
sağnak yağmurda, sessiz bir motosiklet yolculuğu kadar uzakmış
devamını gör...