921.
kırk, rakamla 40 çeşidi bulunan hâl ahvali. rabbulalemin yalnızca 1 olan hâl ile imtihan etsin, 39 çeşidinden muhafaza eylesin. evet, 1'den 40'a uzun atlama oluyor.
devamını gör...
922.

"eğer kendi yalnızlığımızı kucaklayamazsak, inzivaya karşı kalkan olarak başka birini kullanırız."
devamını gör...
923.
kendimi biledim bileli ultra mega plus düzeyde hissettiğim hislerden sadece biri.
bu konuda çevremdeki insanları falan da suçlayamam hiç, her zaman insanlardan kaçan bir tip oldum.
büyüdükçe daha da kaçtım falan derken bi bakmışım ki şu yaşıma kadar yalnızlığa daha da bir bağımlılık geliştirmişim kendi içimde.

bu hissin bana zarar verdiğinin farkındayım.
bir zamanlar bilinçli olarak tercih ettiğim, kendimi insanlardan ve birçok şeyden soyutlamak için seçtiğim bu yol gittikçe hayatımı daha da mahvediyor.
mahvetmesine rağmen yine de kopamıyorum çünkü bağımlılık gibi bir şey işte.
başka bir şey olarak adlandıramıyorum.

bazen kendimi kandırıyorum yalnızlığın bana iyi geldiği konusunda.
iyi geldiği zamanlar da olmuyor değil fakat insan nadiren de olsa bir insan evladına yakın hissedebilmek istiyor sanırım.
bu düşüncenin farkına vardığımda da kendimle bir tartışma içerisine giriyoruz.
ulan diyorum sen kendi kendine yetebilecek düzeyde bir insansın yani, noluyoruz..
'kendi kendine yetemediğin süreçte kediler var hani, ne bileyim ağlayarak günlüğüne anlattığın anlar bile yeterdi' diyorum kendi kendime.
sonra biraz daha düşünüyorum, düşünüyorummm.
ve yetmiyor işte. genel olarak yalnızlığı sevmeme düşüncesini kabullenemiyorum.

bu yalnızlık hissine alıştım da aslında, hiçbir sıkıntı yok.
bütün sosyal aktivitelere tek başıma katılıp ekstra sosyal insan rolüne bürünebilirim, bundan da fazlasıyla keyif alırım fakat konu buradaki yalnızlık değil.
bir zamanlar o yalnızlık da sorundu fakat şu an sorun olan yalnızlık tamamen benden kaynaklanan bazı saçmalıklardan ötürüydü.
kendimi bir kere insanlardan soyutladıktan sonra bir daha geri dönemedim, bunun üzerine sosyal fobi gibi bazı saçmalıklar da eklenince tamamen koptum her şeyden diye düşünüyorum.

bazen bu durum hoşuma bile gidiyor hâlâ, ama en başta bahsettiğim bağımlılık faktöründen dolayı.
hoşuma gidiyor olması hayatımın içinden de geçtiği gerçeğini pek değiştirmiyor.

bunu da halledeceğim.
sana güveniyorum milkcikim *.
devamını gör...
924.
1- çok sevindiğin bir anın içinde patlamasıdır.
2- çok heyecanlandığın bir anın içinde tuzla buz olmasıdır.
3- çok huzurlu olduğun bir anı kimseyle paylaşamamaktır.
4- çok mutlu olduğun bir anda mutluluğunu içinde bastırmaktır.
5- çok korktuğun bir anda korkunla yüzleşmek zorunda kalmaktır.
6- çok neşeli olduğun bir anda neşenin sana geri sekmesidir.
7- çok sevdiğin bir yemeği, tek başına yemek zorunda kalmandır.
8- çok tedirgin olduğunda tedirginliğin suratına tokat gibi vurmasıdır.
9- çok yalnız olduğunda yalnızlığın yumruğunu afiyetle yemendir.
10- öldüğünde, cesedinin leş gibi kokmasıdır ve mezarının bile olmamasıdır.
11- yıllar sonra seni iyi olarak hatırlamayacak tek bir insanın bile olmamasıdır.
12- çok şefkat beklediğin bir anda, o şefkati asla göremeyeceğin gerçeğidir.

bu tanımları sana anan, baban yapmaz lan. kıymetimi bilin.
devamını gör...
925.
yalnızlık, salt fiziki yanlızlıktan ziyade bir şeydir. herkesten ırak ola.
devamını gör...
926.
yapılan araştırmalar özellikle 30 yaşından sonra erkeklerin kadınlara oranla 2 kat daha fazla yalnız hissettiğini gösteriyor.
devamını gör...
927.
sanırım bazen bu kader oluyor. ne olursa olsun parçalar birleşmiyor. bu mevzuyla inatlaştıkça daha çok yakınlaşıyor insan. öyle işte.
devamını gör...
928.
sağnak yağmurda, sessiz bir motosiklet yolculuğu kadar uzakmış
devamını gör...
929.
evde kafana göre yemek yapıp film izlediğiniz dönem yalnızlık olsa da muazzam kriz yönetimiyle bu durumun gayette üstesinden gelip yetmez haz alırsınız.
bahsedilen durum aslında yalnızlık değildir.
has yalnızlığı otogara tek gidince, hastanede refakatçin olmayınca, bir şeyi başarınca mutluluğunu paylaşacak kimse olmayınca, rehberinde yüzlerce insan olup arayacak kimsen olmayınca, arama kaydında annen ve baban yoksa anlıyorsunuz.
(bkz: allah kimseye yaşatmasın)
devamını gör...
930.
birisi şahit olmayınca hayatı yaşadığınızı bile anlamıyorsunuz sanki, anı biriktiremiyor insan tek başına.
devamını gör...
931.
johnson, yalnızlığı dört tür olarak tanımlamıştır: varoluşsal (kozmik), sosyal, kültürel ve kişilerarası. bu dört yalnızlık türü, bilim insanlarına göre, bir kişinin iç dünyasını oluşturan bağlantıların ve ilişkilerin gerçek anlamda koptuğu deneyim alanlarına karşılık gelir.

yalnızlığın faydaları nelerdir?
eğer yalnızlık korku ve kaygıyla ilişkilendirilmiyorsa, bu durum: diğer insanların dikkat dağıtıcı etkilerinden uzak, düşüncelerinize odaklanmanıza ve onları düzenlemenize olanak tanır; şu anda yaptığınız şeyin değerini daha iyi anlamanıza ve enerjinizi gelecek için korumanıza yardımcı olur.

pozitif yalnızlık
artık başkalarına değil, kendimize duygusal olarak zaman ayırmanın zamanı geldi. bu şekilde yalnız zaman geçirmek fayda sağlıyor: dinlenmiş ve tazelenmiş hissediyoruz, zihinsel berraklık ve duygusal denge kazanıyoruz ve daha özgür ve daha tatmin olmuş hissediyoruz.

negatif yalnızlık
yalnız bir insan kendini diğerlerinden izole hisseder, benmerkezcidir ve genellikle kendini herkesten farklı, kimsenin sevmediği veya saygı duymadığı çekici olmayan bir birey olarak görür. genellikle karamsardır, kendine çok acır ve başkalarından sadece sorun, gelecekten ise sadece en kötüsünü bekler.
devamını gör...
932.
yenir yutulur cinsten bir şey olmadığı kesin.
devamını gör...
933.
kimsenin olmamasıdır.
devamını gör...
934.
devamını gör...
935.
lükstür
devamını gör...
936.
''yalnızlığım benim'' der şair can yücel ''sidikli kontesim. ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.''
devamını gör...
937.
övüldüğü kadar matah olduğunu düşünmediğim durum.
devamını gör...
938.
jason vhoorees'in canlandırdığı karakter. o bir savaşçı.
devamını gör...
939.
insan ruhu için bazen gereklidir ancak fazlası zarardır.
devamını gör...
940.
yalnızlık, çoğu zaman olumsuz bir kavram gibi görülse de, aslında insan ruhunun sığınağı olabilir. gürültüden ve kalabalıktan uzak, kendi iç dünyamızla baş başa kaldığımızda, ruhumuz sessiz bir şekilde nefes alır ve derinleşir. bu sığınakta, insan içine yönelme fırsatı bulur; kendini, düşüncelerini ve duygularını tanır.

bazen yalnızlık, insanlardan korunma aracıdır. dünyanın karmaşası, ilişkilerin karmaşası ve beklentilerin yükü arasında, bir mola vermek gerekir. işte o anlarda yalnızlık, konforlu bir alan sunar; herhangi bir yargı, herhangi bir baskı yoktur. sadece biz ve içimizdeki sessizlik vardır. bu sessiz ortamda ruh, adeta demlenir; geçmiş deneyimler, hatalar, umutlar ve kaygılar bir araya gelir ve olgunlaşır.

ancak yalnızlığın olumsuz yönleri de göz ardı edilemez. uzun süreli yalnızlık, insanın ruhunu daraltabilir, kaygı ve depresyonu besleyebilir. sosyal bağlardan uzak kalmak, izolasyon hissi yaratır ve bazen kişinin kendine olan güvenini sarsar. içine yönelme fırsatı, aşırıya kaçtığında, kişinin kendisini sürekli eleştirmesine ve olumsuz düşüncelerle boğuşmasına yol açabilir. konforlu alan, bazen tuhaf bir hapsoluş hissine dönüşür.

sonuçta yalnızlık, hem bir lütuf hem de bir sınavdır. insan ruhunun sığınağı ve demlenme alanı olabilir, ama ölçüsüz kaldığında ruhu yoran, izolasyona sürükleyen bir güç haline gelebilir. onu dengeli kucaklayan kişi, hem içsel huzuru hem de sosyal bağların değerini kavrar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yalnızlık" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim