941.
bazen tercihtir
devamını gör...
942.
dünyadaki diğer canlılardan uzaklaşma durumu. en sevdiğim.
her canlı bu dünyaya yalnız gelir ve yalnız gidermiş. o giriş ve çıkış arasındaki ise bir yolculuktur. yolculuğu tek başınıza mı yoksa başkalarıyla mı yapacağınız ise size kalmıştır.
her canlı bu dünyaya yalnız gelir ve yalnız gidermiş. o giriş ve çıkış arasındaki ise bir yolculuktur. yolculuğu tek başınıza mı yoksa başkalarıyla mı yapacağınız ise size kalmıştır.
devamını gör...
943.
sevdiyim insanları bir bir kaybediyorum hiç umudum kalmadı artık ben de ölüp gidecem yeter artık
devamını gör...
944.
dm'den yazarlar sana şimdi yahu.
devamını gör...
945.
öyle yumuşak bir yatak ki çıkmak istemiyorsunuz. eskiden bana çok dramatik gelirdi. şimdi anladım ki hayattaki en büyük konfor yalnızlıkmış. benim beynim bu asırdan çok farklı çalışıyor. üstüne sorunlar eklendikçe kimsenin yükünü taşımak istemiyorsunuz. el uzattıkça boşluğa çarpınca başka bir nefese değil sadece kendinize yaslanmayı öğreniyorsunuz. işte o aşamadan sonra herhangi bir sohbet, sorumluluk, insan fazla geliyor.
devamını gör...
946.
kendimle vakit geçirmeyi, bazen insanlardan uzaklaşmayı hep sevdim, ihtiyaç duydum ama her şeyin bir dozu, dengesi var. yalnızlık seçtiğin bir şey değil de itildiğin bir şey olunca kötü oluyor. değersizlik hissini de getiriyor. artık hiç kimse beni sevmez, değer vermez gibi hissediyorum.
devamını gör...
947.
artık o bana değil! ben ona hükmediyorum. *
devamını gör...
948.
çağımızın hastalığı.
kişinin kendi tercihi değilse, bu sinsi hastalık insanı zamanla içten içe çürütür. tek tük karşılaşılan insanlarla olan etkileşimler de yalnız kalınca zihinde tekerlek gibi döner. zamanla kusur ararsınız ve bulursunuz. sonra daha da yalnızlaşırsınız.
"durgun su bulanıktır" diye bir söz var ve bir durum daha iyi anlatılamaz. yalnızlığı her anlamda yenmek için hayatı akıtmak gereklidir. işte o zaman yalnız olmadığınızı anlayacaksınız.
kişinin kendi tercihi değilse, bu sinsi hastalık insanı zamanla içten içe çürütür. tek tük karşılaşılan insanlarla olan etkileşimler de yalnız kalınca zihinde tekerlek gibi döner. zamanla kusur ararsınız ve bulursunuz. sonra daha da yalnızlaşırsınız.
"durgun su bulanıktır" diye bir söz var ve bir durum daha iyi anlatılamaz. yalnızlığı her anlamda yenmek için hayatı akıtmak gereklidir. işte o zaman yalnız olmadığınızı anlayacaksınız.
devamını gör...
949.
kuzene atlamayla son bulur anadoluda zordur evet.
devamını gör...
950.
karpuz…
yalnızlık kötü bir mefhum değil ama ne zaman karpuz görsem yalnızlık hüznü sarıyor beni. belki bu hissiyatım başka insanlara saçma gelebilir.
yalnızlık kötü bir mefhum değil ama ne zaman karpuz görsem yalnızlık hüznü sarıyor beni. belki bu hissiyatım başka insanlara saçma gelebilir.
devamını gör...
951.
bu öyle bir illettir ki vücuda girmiş kurşun gibidir, kurşunu çıkarsan acı veriyor, çıkarmazsan vücudu zehirliyor.
yalnızlık ne onunla ne onsuz yapılan bir şeydir.
yalnızlık ne onunla ne onsuz yapılan bir şeydir.
devamını gör...
952.
insan bir yalnız kalamıyor. hep ben giriyorum araya. bir bıraksam da kendimle başbaşa kalsam.
devamını gör...
953.
kendimi bildim bileli içine girdiğim her ortamda yabancılık çektim, insanlar çok yabancı, uzak geldi genel olarak. çok az insanla gerçekten bağ kurabildiğimi hissettim ama insanlarla hep bağ kurmak istedim. iletişime açık oldum.
hayatımın aşkını, en yakın dostlarımı buldum sandım ama bunlar da zamanla silinen biten şeylermiş.
hayatımın aşkını, en yakın dostlarımı buldum sandım ama bunlar da zamanla silinen biten şeylermiş.
devamını gör...
954.
ben biliyorum ne olduğunu ama söylemem.
devamını gör...
955.
al yalnızlığını çal başına, umudu alıp götürdünse...
gelme! git benimle!
gelme! git benimle!
devamını gör...
956.
kadim dost, büyük üstat, adil bir öğretmen.
tercih etmek ve inzivaya çekilmek bilgelik arayışında olan insanın en büyük dayanağıdır.
bilge her şeyi bilen değil bilge bilmediğini bilendir.
tüm bölgeler inzivaya çekilir, yalnızlık gelir yanlarına sohbetler edilir, fikirler verilir.
varsın olmasın yanında biri, varsın bilmesin kimse ismini.
hayat denilen oyunda yenmelisin kendini
bunun için çabala ve koş
gelmeyecek bir daha geri
tercih etmek ve inzivaya çekilmek bilgelik arayışında olan insanın en büyük dayanağıdır.
bilge her şeyi bilen değil bilge bilmediğini bilendir.
tüm bölgeler inzivaya çekilir, yalnızlık gelir yanlarına sohbetler edilir, fikirler verilir.
varsın olmasın yanında biri, varsın bilmesin kimse ismini.
hayat denilen oyunda yenmelisin kendini
bunun için çabala ve koş
gelmeyecek bir daha geri
devamını gör...
957.
çözümler gerektirir. 505 tane kuş türünü doğru eksik var mı diye kontrol etmek amelelik olacağından, kitaptan birisinin söylemesi benimde kontrol etmem lazımdı.
bende yalnız olduğum için uygulamaya seslendirme getirdim, grubun yanındaki butona basınca grubu sırayla okuyor, arada ne kadar bekleyeceğini ayarlayan yapıda kurdum. şu ana kadar 300 küsürü bitti, kesinlikle çok daha hızlı oluyor.

şimdi neden ben böyle uğraşıyorum çünkü kitabın güncel pdf yok, eski pdf var. siteleride tam olarak uyumlu değil. bu nedenle bende son baskı kitabı baz alıp yapıyorum. uygulama aslında quiz uygulaması şu an içindeki verinin güvenirliği için tüm türleri barındıran yapı kurdum ki quiz e girmeden hızlıca bulabilelim diye. bunuda test ettirdiğim ve fikirlerini aldığım, sorduğum
4. insan mı ne söyledi. onu yaparken aynı zamanda verinin güvenliğinide doğrulanmış oluyor. bu nedenle insanlara test ettirmek çok önemli işte.
bende yalnız olduğum için uygulamaya seslendirme getirdim, grubun yanındaki butona basınca grubu sırayla okuyor, arada ne kadar bekleyeceğini ayarlayan yapıda kurdum. şu ana kadar 300 küsürü bitti, kesinlikle çok daha hızlı oluyor.

şimdi neden ben böyle uğraşıyorum çünkü kitabın güncel pdf yok, eski pdf var. siteleride tam olarak uyumlu değil. bu nedenle bende son baskı kitabı baz alıp yapıyorum. uygulama aslında quiz uygulaması şu an içindeki verinin güvenirliği için tüm türleri barındıran yapı kurdum ki quiz e girmeden hızlıca bulabilelim diye. bunuda test ettirdiğim ve fikirlerini aldığım, sorduğum
4. insan mı ne söyledi. onu yaparken aynı zamanda verinin güvenliğinide doğrulanmış oluyor. bu nedenle insanlara test ettirmek çok önemli işte.
devamını gör...
958.
çift kişilik yatağın karşısındaki kanepede sızıp kalmaktır. *
devamını gör...
959.
hayatım boyunca hiç kimsenin bana herhangi bir konuda destek olduğunu, arkamda durduğunu hatırlamıyorum. buna bazen şaşırırım, bazen sebebini sorgularım ama anlam veremem. burada destekten kastım maddi değil, tamamen iletişimsel bir destekten bahsediyorum. hiçbir davamda çıkıp da;
"tonyukuk haklı !"
diyen bir insan olmadı. ne ailem, ne arkadaşlarım, ne en güvendiklerim. beni sırtımdan bıçaklamayan tek bir yakınım bile kalmadı. sonsuza kadar haklı olsam da kusurlu olsam da görünen tablo hep aynıydı. girdiğim her ortamda ve mecrada yalnızlaştırıldım, yalnızlaşmak zorunda kaldım. hep kendi başıma mücadele ettim, ayakta durdum. oysa kavgacı, geçimsiz bir insan asla değildim. aksine, kargaşadan oldum olası nefret etmiş ve karşılıklı saygının esas olduğuna inanmışımdır. bunları kendimi övmek için söylemiyorum. lakin başka türlü de derdimi anlatamıyorum, ne olur anlayın. çocukluğumda, lisede, üniversitede... en son bu böyle olmayacak dedim ve kimseyle muhatap olmak zorunda kalmayacağım bir iş seçtim.
belki tanrı, bir ders çıkarayım diye bu zorlu yaşam şeklini bana sundu belki de ben çocukluktan beri bir şeyleri çok yanlış yapıyorum. bunu henüz anlamaya vakıf olamadım. lakin tek bildiğim, şiddetli bir acı çektiğimdir. zira ben adaletsizlikten nefret eden ve haksızlığa uğrayanlara arka olan biri olarak, bana karşı yapılan haksızlıklarda en şerefli geçinen kişilerin bile seyirci kalmasına tahammül edemedim.
"tonyukuk haklı !"
diyen bir insan olmadı. ne ailem, ne arkadaşlarım, ne en güvendiklerim. beni sırtımdan bıçaklamayan tek bir yakınım bile kalmadı. sonsuza kadar haklı olsam da kusurlu olsam da görünen tablo hep aynıydı. girdiğim her ortamda ve mecrada yalnızlaştırıldım, yalnızlaşmak zorunda kaldım. hep kendi başıma mücadele ettim, ayakta durdum. oysa kavgacı, geçimsiz bir insan asla değildim. aksine, kargaşadan oldum olası nefret etmiş ve karşılıklı saygının esas olduğuna inanmışımdır. bunları kendimi övmek için söylemiyorum. lakin başka türlü de derdimi anlatamıyorum, ne olur anlayın. çocukluğumda, lisede, üniversitede... en son bu böyle olmayacak dedim ve kimseyle muhatap olmak zorunda kalmayacağım bir iş seçtim.
belki tanrı, bir ders çıkarayım diye bu zorlu yaşam şeklini bana sundu belki de ben çocukluktan beri bir şeyleri çok yanlış yapıyorum. bunu henüz anlamaya vakıf olamadım. lakin tek bildiğim, şiddetli bir acı çektiğimdir. zira ben adaletsizlikten nefret eden ve haksızlığa uğrayanlara arka olan biri olarak, bana karşı yapılan haksızlıklarda en şerefli geçinen kişilerin bile seyirci kalmasına tahammül edemedim.
devamını gör...
960.
insanların gerçek yüzünü öğretir.
devamını gör...