941.
''yalnızlığım benim'' der şair can yücel ''sidikli kontesim. ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.''
devamını gör...
942.
övüldüğü kadar matah olduğunu düşünmediğim durum.
devamını gör...
943.
jason vhoorees'in canlandırdığı karakter. o bir savaşçı.
devamını gör...
944.
insan ruhu için bazen gereklidir ancak fazlası zarardır.
devamını gör...
945.
yalnızlık, çoğu zaman olumsuz bir kavram gibi görülse de, aslında insan ruhunun sığınağı olabilir. gürültüden ve kalabalıktan uzak, kendi iç dünyamızla baş başa kaldığımızda, ruhumuz sessiz bir şekilde nefes alır ve derinleşir. bu sığınakta, insan içine yönelme fırsatı bulur; kendini, düşüncelerini ve duygularını tanır.
bazen yalnızlık, insanlardan korunma aracıdır. dünyanın karmaşası, ilişkilerin karmaşası ve beklentilerin yükü arasında, bir mola vermek gerekir. işte o anlarda yalnızlık, konforlu bir alan sunar; herhangi bir yargı, herhangi bir baskı yoktur. sadece biz ve içimizdeki sessizlik vardır. bu sessiz ortamda ruh, adeta demlenir; geçmiş deneyimler, hatalar, umutlar ve kaygılar bir araya gelir ve olgunlaşır.
ancak yalnızlığın olumsuz yönleri de göz ardı edilemez. uzun süreli yalnızlık, insanın ruhunu daraltabilir, kaygı ve depresyonu besleyebilir. sosyal bağlardan uzak kalmak, izolasyon hissi yaratır ve bazen kişinin kendine olan güvenini sarsar. içine yönelme fırsatı, aşırıya kaçtığında, kişinin kendisini sürekli eleştirmesine ve olumsuz düşüncelerle boğuşmasına yol açabilir. konforlu alan, bazen tuhaf bir hapsoluş hissine dönüşür.
sonuçta yalnızlık, hem bir lütuf hem de bir sınavdır. insan ruhunun sığınağı ve demlenme alanı olabilir, ama ölçüsüz kaldığında ruhu yoran, izolasyona sürükleyen bir güç haline gelebilir. onu dengeli kucaklayan kişi, hem içsel huzuru hem de sosyal bağların değerini kavrar.
bazen yalnızlık, insanlardan korunma aracıdır. dünyanın karmaşası, ilişkilerin karmaşası ve beklentilerin yükü arasında, bir mola vermek gerekir. işte o anlarda yalnızlık, konforlu bir alan sunar; herhangi bir yargı, herhangi bir baskı yoktur. sadece biz ve içimizdeki sessizlik vardır. bu sessiz ortamda ruh, adeta demlenir; geçmiş deneyimler, hatalar, umutlar ve kaygılar bir araya gelir ve olgunlaşır.
ancak yalnızlığın olumsuz yönleri de göz ardı edilemez. uzun süreli yalnızlık, insanın ruhunu daraltabilir, kaygı ve depresyonu besleyebilir. sosyal bağlardan uzak kalmak, izolasyon hissi yaratır ve bazen kişinin kendine olan güvenini sarsar. içine yönelme fırsatı, aşırıya kaçtığında, kişinin kendisini sürekli eleştirmesine ve olumsuz düşüncelerle boğuşmasına yol açabilir. konforlu alan, bazen tuhaf bir hapsoluş hissine dönüşür.
sonuçta yalnızlık, hem bir lütuf hem de bir sınavdır. insan ruhunun sığınağı ve demlenme alanı olabilir, ama ölçüsüz kaldığında ruhu yoran, izolasyona sürükleyen bir güç haline gelebilir. onu dengeli kucaklayan kişi, hem içsel huzuru hem de sosyal bağların değerini kavrar.
devamını gör...
946.
bazen tercihtir
devamını gör...
947.
dünyadaki diğer canlılardan uzaklaşma durumu. en sevdiğim.
her canlı bu dünyaya yalnız gelir ve yalnız gidermiş. o giriş ve çıkış arasındaki ise bir yolculuktur. yolculuğu tek başınıza mı yoksa başkalarıyla mı yapacağınız ise size kalmıştır.
her canlı bu dünyaya yalnız gelir ve yalnız gidermiş. o giriş ve çıkış arasındaki ise bir yolculuktur. yolculuğu tek başınıza mı yoksa başkalarıyla mı yapacağınız ise size kalmıştır.
devamını gör...
948.
sevdiyim insanları bir bir kaybediyorum hiç umudum kalmadı artık ben de ölüp gidecem yeter artık
devamını gör...
949.
dm'den yazarlar sana şimdi yahu.
devamını gör...
950.
öyle yumuşak bir yatak ki çıkmak istemiyorsunuz. eskiden bana çok dramatik gelirdi. şimdi anladım ki hayattaki en büyük konfor yalnızlıkmış. benim beynim bu asırdan çok farklı çalışıyor. üstüne sorunlar eklendikçe kimsenin yükünü taşımak istemiyorsunuz. el uzattıkça boşluğa çarpınca başka bir nefese değil sadece kendinize yaslanmayı öğreniyorsunuz. işte o aşamadan sonra herhangi bir sohbet, sorumluluk, insan fazla geliyor.
devamını gör...
951.
kendimle vakit geçirmeyi, bazen insanlardan uzaklaşmayı hep sevdim, ihtiyaç duydum ama her şeyin bir dozu, dengesi var. yalnızlık seçtiğin bir şey değil de itildiğin bir şey olunca kötü oluyor. değersizlik hissini de getiriyor. artık hiç kimse beni sevmez, değer vermez gibi hissediyorum.
devamını gör...
952.
artık o bana değil! ben ona hükmediyorum. *
devamını gör...
953.
çağımızın hastalığı.
kişinin kendi tercihi değilse, bu sinsi hastalık insanı zamanla içten içe çürütür. tek tük karşılaşılan insanlarla olan etkileşimler de yalnız kalınca zihinde tekerlek gibi döner. zamanla kusur ararsınız ve bulursunuz. sonra daha da yalnızlaşırsınız.
"durgun su bulanıktır" diye bir söz var ve bir durum daha iyi anlatılamaz. yalnızlığı her anlamda yenmek için hayatı akıtmak gereklidir. işte o zaman yalnız olmadığınızı anlayacaksınız.
kişinin kendi tercihi değilse, bu sinsi hastalık insanı zamanla içten içe çürütür. tek tük karşılaşılan insanlarla olan etkileşimler de yalnız kalınca zihinde tekerlek gibi döner. zamanla kusur ararsınız ve bulursunuz. sonra daha da yalnızlaşırsınız.
"durgun su bulanıktır" diye bir söz var ve bir durum daha iyi anlatılamaz. yalnızlığı her anlamda yenmek için hayatı akıtmak gereklidir. işte o zaman yalnız olmadığınızı anlayacaksınız.
devamını gör...
954.
tercih edilen değilse yorar.
devamını gör...
955.
kuzene atlamayla son bulur anadoluda zordur evet.
devamını gör...
956.
karpuz…
yalnızlık kötü bir mefhum değil ama ne zaman karpuz görsem yalnızlık hüznü sarıyor beni. belki bu hissiyatım başka insanlara saçma gelebilir.
yalnızlık kötü bir mefhum değil ama ne zaman karpuz görsem yalnızlık hüznü sarıyor beni. belki bu hissiyatım başka insanlara saçma gelebilir.
devamını gör...
957.
bu öyle bir illettir ki vücuda girmiş kurşun gibidir, kurşunu çıkarsan acı veriyor, çıkarmazsan vücudu zehirliyor.
yalnızlık ne onunla ne onsuz yapılan bir şeydir.
yalnızlık ne onunla ne onsuz yapılan bir şeydir.
devamını gör...
958.
insan bir yalnız kalamıyor. hep ben giriyorum araya. bir bıraksam da kendimle başbaşa kalsam.
devamını gör...
959.
kendimi bildim bileli içine girdiğim her ortamda yabancılık çektim, insanlar çok yabancı, uzak geldi genel olarak. çok az insanla gerçekten bağ kurabildiğimi hissettim ama insanlarla hep bağ kurmak istedim. iletişime açık oldum.
hayatımın aşkını, en yakın dostlarımı buldum sandım ama bunlar da zamanla silinen biten şeylermiş.
hayatımın aşkını, en yakın dostlarımı buldum sandım ama bunlar da zamanla silinen biten şeylermiş.
devamını gör...
960.
ben biliyorum ne olduğunu ama söylemem.
devamını gör...