yerli lityumun testi başarıyla geçmesi
oo lityumlar borlar havada uçuştuğuna göre seçim mi yaklaşıyor diye düşündüren, kaynak olarak ak trt haber verilmiş haber.
yakında yerli uçağımız gökten inip, milli tankımızla birlikte gövde gösterisi de yapar bu hızla...
yakında yerli uçağımız gökten inip, milli tankımızla birlikte gövde gösterisi de yapar bu hızla...
devamını gör...
ankara'da yaşayan normal sözlük yazarları buluşması
(bkz: kafa'da tanıştığı 100 erkeğe aynı gün, aynı saat ve aynı yerde randevu veren yazar)
ve muhtemel fotoğraf:
ve muhtemel fotoğraf:

devamını gör...
her sabah akasya durağı izlemek
kahvaltıda olmazsa olmaz, asla vazgeçemediğim aktivite...ayrıca başlığa baktığınız an arkada ali kefalin müziği çalmaya başlıyor.
devamını gör...
fatih yeşil
hacettepe üniversitesi tarih bölümünün en genç profesörü (43 yaşında profesör olmuştu) ve bölüm başkan yardımcısı.
genç yaşında hızlıca yükselen fatih hoca, askeri tarih konusunda uzmandır. lisans birinci sınıflara metodoloji, üçüncü sınıflara osmanlı tarihi derslerini verir. derslerini dinlemesi keyiflidir, zira not alınacak kadar yavaş konuşur, ama mehmet ali birand gibi de değil. ayrıca dersi keyifle dinletir, aralarda sık sık kendi öğrencilik anılarını, ahmet yaşar ocak ve ercüment kuran gibi hocaları, akademideki bazı olan biteni de aktarır. sınavları da görece kolay gibi görülür, gelgelelim notu kıt mı kıttır. halen neye göre puan verdiğini çözebilmiş değilim, çünkü notları aynen de yazsanız, farklı atıflar da yapsanız yine bir şekilde fazla da yüksek gelmez o not. ayrıca sınav soruları bazen beklenmedik ölçüde kazık gelebilir, bunu da "sınav sabahına kadar sorulara karar vermiyorum, o sabah tersimden kalkarım, hanımla tartışırız, trafik canımı sıkar falan, o anki ruh halimle soruları sorarım" diye açıklamış galiba (ama benim hafıza işine geldiğinde d...ı gibi olduğundan karıştırıyor da olabilirim).
erhan afyoncu ile olan yakınlığı sayesinde sivilleştirilen harp okullarında da ders vermektedir. zaten kho'nun elveym dekanı da arkadaşı gültekin yıldız.
son olarak, çanakkale turunda fatih hocayla rehberimiz arasındaki olası diyaloglar epey eğlenceli olabilirdi. zira rehber abi, kim olduğumuzu bildiği halde hoşaf ekmek masalını anlatmıştı bize, fatih hocaysa "o martavallar en başta canla başla çalışan ikmal sınıfına büyük hakarettir" demişti.
genç yaşında hızlıca yükselen fatih hoca, askeri tarih konusunda uzmandır. lisans birinci sınıflara metodoloji, üçüncü sınıflara osmanlı tarihi derslerini verir. derslerini dinlemesi keyiflidir, zira not alınacak kadar yavaş konuşur, ama mehmet ali birand gibi de değil. ayrıca dersi keyifle dinletir, aralarda sık sık kendi öğrencilik anılarını, ahmet yaşar ocak ve ercüment kuran gibi hocaları, akademideki bazı olan biteni de aktarır. sınavları da görece kolay gibi görülür, gelgelelim notu kıt mı kıttır. halen neye göre puan verdiğini çözebilmiş değilim, çünkü notları aynen de yazsanız, farklı atıflar da yapsanız yine bir şekilde fazla da yüksek gelmez o not. ayrıca sınav soruları bazen beklenmedik ölçüde kazık gelebilir, bunu da "sınav sabahına kadar sorulara karar vermiyorum, o sabah tersimden kalkarım, hanımla tartışırız, trafik canımı sıkar falan, o anki ruh halimle soruları sorarım" diye açıklamış galiba (ama benim hafıza işine geldiğinde d...ı gibi olduğundan karıştırıyor da olabilirim).
erhan afyoncu ile olan yakınlığı sayesinde sivilleştirilen harp okullarında da ders vermektedir. zaten kho'nun elveym dekanı da arkadaşı gültekin yıldız.
son olarak, çanakkale turunda fatih hocayla rehberimiz arasındaki olası diyaloglar epey eğlenceli olabilirdi. zira rehber abi, kim olduğumuzu bildiği halde hoşaf ekmek masalını anlatmıştı bize, fatih hocaysa "o martavallar en başta canla başla çalışan ikmal sınıfına büyük hakarettir" demişti.
devamını gör...
gereksiz yere para harcanan şeyler
sabun. gereğinden fazla sabun. bir sürü sabun. rengarenkler, kokuları da değişik değişik. çok güzel. sabun alma bağımlısıyım.
devamını gör...
the godfather
adaleti tesis edemeyen toplumlarda ne mafya, ne de babalar biter. böylesine yüce bir kavramın hakkını verememek ve şartlarının yerine getirilmemesi, alternatif çareler aramaya mecbur eder. işte bu noktada, olayın usül ve boyutu değişir. allah kimseyi adalet isteyecek kadar mecbûr bırakmasın diyorum.
filme gelecek olursak efsanedir. marlon brando, al pacino, robert de niro gibi isimler baba film serisine hayat vermiş mükemmel ötesi oyunculardır. bunu tartışmaya gerek bile yok. bugün bile havalı kornalı arabalarda bazen film müziği melodilerini duyuyorsam insanlarda baya bi iz bırakmış demek ki.
filme gelecek olursak efsanedir. marlon brando, al pacino, robert de niro gibi isimler baba film serisine hayat vermiş mükemmel ötesi oyunculardır. bunu tartışmaya gerek bile yok. bugün bile havalı kornalı arabalarda bazen film müziği melodilerini duyuyorsam insanlarda baya bi iz bırakmış demek ki.
devamını gör...
siddhartha
gerçeği, bilgeyi, tanrıyı arayan bir genç siddharta. ama aslında kitapta gerçeği bulmak isteyenin onu amansız aramasına gerek olmadığına bir nehrin bile insana rehberlik edebileceğine dikkat çekiyor. insanın içinde var olan iyilik ve kötülükten bahsediyor. işte siddharta gerçeği o kadar yıl arıyor ve bir nehirde buluyor.
devamını gör...
ice (yazar)
gayet güzel ve keyifle okuduğum tanımları olan yazar arkadaşımızdır kendileri.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
çocuktum, güçlüsün dediler.
düştüm, ağlama güçlüsün.
yaralandım, oluk oluk kan aktı içime, ağlama dediler.
güçlü olduğumu düşüne düşüne buna inana inana geldim bugüne.
güçlü müydüm gerçekten, yoksa buna mı inandırıldım bilmem.
büyüdüm. ilk düşüşüm, ilk güçlü olduğumun söylenilmediği düşüş. güçlü müyüm gerçekten? sahi güçlü olduğunu zannedenler de güçlü müdür?
düştüm, ağlama güçlüsün.
yaralandım, oluk oluk kan aktı içime, ağlama dediler.
güçlü olduğumu düşüne düşüne buna inana inana geldim bugüne.
güçlü müydüm gerçekten, yoksa buna mı inandırıldım bilmem.
büyüdüm. ilk düşüşüm, ilk güçlü olduğumun söylenilmediği düşüş. güçlü müyüm gerçekten? sahi güçlü olduğunu zannedenler de güçlü müdür?
devamını gör...
mu'tekitler uçurur ta bekamer
bir kişiyi gözlerinde çok fazla büyütenler için kullanılan bir ifadedir.
şeyh uçmazsa kerametle eğer, mu'tekitler uçurur tâ bekamer (yenişehirli avni)
şeyh doğa üstü olaylar gösterip uçmazsa, müridleri onu ta ay'a kadar uçururlar.
din tüccarları, cahil halkı şeyh görüntüsünde kandırır. hatta u.k. isimli bir sapık, müritlerine ‘cennet vaat ederek’ kadın, erkek demeden cinsel ilişkiye girmişti. hapis cezası alan badeci şeyh olarak bilinen bu şahsın “sırlar odası” sırasında karı koca kavgaları yaşanmıştı. “ilk önce şeyhi ben mutlu sona götüreceğim” diye… bu müritlerin o sapığa bedenlerinin her yerini değil mallarını mülklerini bile vermeleri kamuoyunun tepkisini çekmişti.
işin enteresan tarafı sözde sır odasına gelen kadın ve erkeklerin çoğunun kendilerine yapılan istismarı normal şeymiş gibi gayet sakin biçimde anlatmaları idi. hele “biz bunun ilim aktarma şekli olduğunu sandık” demeleri. bir şeyler aktarıldığı muhakkak…
şeriatta bu tip sahte şeyhlerin hapse atılmasına gerek duyulmaz, kellesi anında vurulur.
son senelerde sırtına cüppeyi, başına sarığı ya da fesi geçirip, bir karış sakal bırakanlar çıktılar piyasaya. saçma sapan laflar etmekte mahir olanların çevrelerine müritler kendiliğinden toplandı.
kendilerini mürit olarak isimlendiren bu cahil kişiler inandıkları kişiyi çok üstün görürler, onda olağanüstü değerler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler. şeyhin uçmaya ihtiyacının olmasından çok, onun ardından gidenlerin şeyhin uçmasına ihtiyaçları vardır. körlüğe dönüşen bu bağlılık her alanda, yaygın olarak siyasette de sıkça görülür.
bir siyasi liderin arkasından gidenlerin bir kısmı onun mucizeler, kerametler göstermesini ister, beklerler. lider de giderek bu bağlılığın sihrine kapılır, kendisini öyle görmeye başlar, aynı körlük ona da bulaşır, badeci sahte şeyhlerden daha tehlikeli olur. "şeyh uçmaz, müridi uçurur misali" bu tür siyasi liderler gün gelir yandaşlarını da uçurur ama uçurumdan aşağıya.
şeyh uçmazsa kerametle eğer, mu'tekitler uçurur tâ bekamer (yenişehirli avni)
şeyh doğa üstü olaylar gösterip uçmazsa, müridleri onu ta ay'a kadar uçururlar.
din tüccarları, cahil halkı şeyh görüntüsünde kandırır. hatta u.k. isimli bir sapık, müritlerine ‘cennet vaat ederek’ kadın, erkek demeden cinsel ilişkiye girmişti. hapis cezası alan badeci şeyh olarak bilinen bu şahsın “sırlar odası” sırasında karı koca kavgaları yaşanmıştı. “ilk önce şeyhi ben mutlu sona götüreceğim” diye… bu müritlerin o sapığa bedenlerinin her yerini değil mallarını mülklerini bile vermeleri kamuoyunun tepkisini çekmişti.
işin enteresan tarafı sözde sır odasına gelen kadın ve erkeklerin çoğunun kendilerine yapılan istismarı normal şeymiş gibi gayet sakin biçimde anlatmaları idi. hele “biz bunun ilim aktarma şekli olduğunu sandık” demeleri. bir şeyler aktarıldığı muhakkak…
şeriatta bu tip sahte şeyhlerin hapse atılmasına gerek duyulmaz, kellesi anında vurulur.
son senelerde sırtına cüppeyi, başına sarığı ya da fesi geçirip, bir karış sakal bırakanlar çıktılar piyasaya. saçma sapan laflar etmekte mahir olanların çevrelerine müritler kendiliğinden toplandı.
kendilerini mürit olarak isimlendiren bu cahil kişiler inandıkları kişiyi çok üstün görürler, onda olağanüstü değerler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler. şeyhin uçmaya ihtiyacının olmasından çok, onun ardından gidenlerin şeyhin uçmasına ihtiyaçları vardır. körlüğe dönüşen bu bağlılık her alanda, yaygın olarak siyasette de sıkça görülür.
bir siyasi liderin arkasından gidenlerin bir kısmı onun mucizeler, kerametler göstermesini ister, beklerler. lider de giderek bu bağlılığın sihrine kapılır, kendisini öyle görmeye başlar, aynı körlük ona da bulaşır, badeci sahte şeyhlerden daha tehlikeli olur. "şeyh uçmaz, müridi uçurur misali" bu tür siyasi liderler gün gelir yandaşlarını da uçurur ama uçurumdan aşağıya.
devamını gör...
kendisinden 7 yaş küçük kadınla çıkan kart eşek
kocamın kart bir eşek olduğunu öğrendim bugün.
her gün yeni birşey olduğumu öğreniyorum.
her gün yeni birşey olduğumu öğreniyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
“modern dünya, insanın yüksek melekelerine ihtiyaç duyan her şey hakkında şüpheci olmaya eğilimlidir. ama herhangi bir şeye ihtiyaç duymayan şüphecilik hakkında hiç şüpheci değildir. “ diyen alman iktisatçı ve düşünce adamı ernst friedrich schumacher‘ ın, bahsini çok duyduğum fakat henüz okumaya başladığım,
“aklı karışıklar için kılavuz ” kitabı.
“aklı karışıklar için kılavuz ” kitabı.
devamını gör...
içinde gitme kelimesi geçen şarkı
devamını gör...
yeni gelen yazarların sözlüğü sahiplenmesi
on numara ortam bulduklarından olağandır.
devamını gör...
anadolu efes
türkiye’de yapılmış, en iyi reklam filmine sahip basketbol takımı. o kadro, o süprizi ve daha fazlasını sonuna kadar hak etmişti.
(bkz: dream team)
(bkz: dream team)
devamını gör...
doğru insanı bulma olasılığı
doğru insan derken ne manada doğru?her buluttan nem kapan bir insansanız sizin için çok zor zaten.ama güzel bakmayı biliyorsanız şansınız yüksek...
devamını gör...
kuzguncuktaki vişne
uzun yorumlarını ve analizlerini çok sevdiğim niki gibi tatlı mı tatlı bi yazar.
devamını gör...
türkiye'nin en güzel kadını
aşık olduğu kadındır.
devamını gör...