141.
... insan, bastırdığı duygunun esiri olur.
cahit zarifoğlu
devamını gör...
142.
"mesafeler... mesafeler aşka engel olmaz, aksine sevgiyi fazlalaştırır. yan yana dizilen rakamlardan korkacaksak aşka ne gerek var?"

3391 kilometre
devamını gör...
143.
en çokta yağmur yağdığında seviyorum bu şehri herkesin yüzü ıslak başı öne eğik sanki herkes suçunu kabullenmiş gibi
sefiller - victor hugo
devamını gör...
144.
balıkçıya seslendi, “satılık neyin var?”
“sana ruhumu satayım,” diye cevap verdi. “yalvarırım al ruhumu, ben artık ondan bıktım!”
devamını gör...
145.
umutsuz menfaatler için umutsuz oyunların döndüğü umutsuz bir zaman bu.
devamını gör...
146.
iskender.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
147.
hava o kadar sisli ve karanlık, insanlar o kadar yoğun kinle dolu ve değişken
devamını gör...
148.
bu bir mektup olsaydı
seni güldürürdüm mutlaka
fakat bu bir şiir, bağışla...

haydar ergülen
devamını gör...
149.
"burada hep böyle olur. bir gün bir şey olur ve ertesi gün hayat sanki hiçbir şey olmamış gibi devam eder."

(bkz: gallagher lawson)
devamını gör...
150.
nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir.
kierkegaard
devamını gör...
151.
"italya’da bugün faşist parti üyesi olmak ne anlama gelmektedir? üyelerin bazıları siyasi bakımdan etkindirler, makam işgal etmektedirler; siyasî bir işlev görürler. fakat üyelerin çoğunluğunu göz önüne alırsanız, geniş bir çoğunluğunun siyasî bakımdan pasif olduklarını görürsünüz. oysa partiye aittirler. neden? çünkü bir dizi kısıtlamalar nedeniyle partiye üye olmak zorunda kalmışlardır. bu kısıtlamalar doğrudan ve dolaylı almak üzere iki yönlü niteliğe sahiptir. dolaylı kısıtlamalar, örneğin faşist parti üyeliğinin kamu görevlisi olabilmenin, kamu görevleri için açılan sınavlara girebilmenin önkoşulu olması; bugünün italyasın'da parti üyesi olmaksızın memur öğretmen ya da üniversite profesörü olunmaması gerçeğiyle kendini gösteriyor. kısıtlamanın kapsamı, kısıtlamanın tüm serbest mesleklere, avukatlık, gazetecilik, vb. ne kadar yayıldığını, bu kişilerin de parti üyesi olmaları gerektiğini düşünürseniz, iyice genişlemektedir. geçmişte en özgür kesimi oluşturan doktorlar bile bu kısıtlamayla karşı karşıya kalmışlardır. zira, faşist parti‘ye üye olmadan kamu sağlığı doktoru olamazsınız.
böylelikle, çalıştıkları, yaşamak zorunda oldukları; ve yaşamak için çalışmak zorunda oldukları için ne kadar geniş bir küçük ve orta burjuva katmanının faşist parti’ e katıldıklarını anlayabilirsiniz.
diğer kısıtlama biçimi, fabrikalarda işçilere yöneltilen açık baskıdır. çalışmaya devam etmek istiyorsanız
üye olmanız gerektiği kuralı henüz konulmamıştır; ama örneğin iki işsiz kişiden biri işe alınacaksa faşist parti üyesi olana öncelik tanınmaktadır. böylece işçiler arasında da eski geleneksel ilişkilerde bazı değişiklikler olmuştur. işgücünün satılması, patronlar tarafından satın alınması bakımından ortak bir unsur olduğu doğrudur; ama siyasal örgütlerin unsurları bugün bu geleneksel ilişkilere de sızmaktadır.
bu tür kısıtlamayı ele alarak faşist üyeleriyle ilgilenirseniz, onların sadece siyasal bakamdan etkin olmadıklarını politikadan uzak olduklarını değil, aynı zamanda bu bireylerin faşizme nasıl zayıf bağlarla bağlı olduklarını da görebilirsiniz. bir bölgesel (ikp) lideri raporlarından birinde, büyük bir kooperatif tipi ticari birlikte memurun birinin ağladığını gördüğünü anlatıyordu. bu olay, büyük bir sanayi kentinde oldu. ne oldu, diye sormuş yoldaşımız. adam, kırk liret vererek faşist partiye üye olmak zorunda bırakıldığını söyleyerek cevaplamış, peki niçin girdin diye sorulduğunda ise ilk personel çıkarılması sırasında işten atılmamak için girdiğini söylemiş. ama sonra faşist değil misiniz? diye sormuş. faşist mi?! faşistleri allah kahretsin!"

faşizm üzerine dersler, palmiro togliatti
devamını gör...
152.
+ forrest sen büyüyünce ne olacaksın?
- nasıl yani? ben büyüyünce ben olmayacak mıyım?
devamını gör...
153.
"beni yakan kelimeler nasıl oluyor da kağıtları yakmıyorlar?"

- cemil meriç
devamını gör...
154.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
155.
memleketin birinde zaruri ihtiyaçlara yüzde 10 zam yapılınca, vatandaş sokaklara dökülüp protestolara başlamış. durumu padişaha iletmişler,
‘zammı yüzde 50’ye çıkarın’
talimatını vermiş. zam yüzde 50’ye çıkınca protestolar daha da artmış. gelip padişaha durumu arz etmişler. padişah,
‘şimdi gidin halka padişahımız yüzde 50 zammı, yüzde 20’ye indirdi açıklamasını yapın’
demiş.
bu açıklama üzerine protestocular,
‘padişahım çok yaşa’
diye bağırıp alkışlamaya başlamışlar.

aziz nesin
devamını gör...
156.
zavallı mum! acaba ben de senin gibi yana yana tükenip gidecek miyim?
devamını gör...
157.
zorla sevdirtmeyin kendinizi...
yok olursunuz.
kalmak isteyeni kucaklayın,
gitmek isteyene kapıyı sonuna kadar açın.
sevmeyi bilmeyene değer vermeyin,
anlamaya meyilli olmayana dil dökmeyin.
bazı şeylerin özlemi onun geçici olduğunu gösterir
bırakın herkes kendi yerini zamanla belli etsin.
siz gülümseyin,
bir kuşa, bir kediye günaydın deyin.
böyle çok güzelsiniz.…

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
158.

annem beni dünyanın selim bir yer olduğuna ve beni dünyaya getirmekte haklı olduğuna inandırmak için hiçbir fırsatı kaçırmazdı.

louis ferdinand celine - gecenin sonuna yolculuk
devamını gör...
159.
-"ne alırdınız?"
-"biraz yalnızlık ve birazda sessizlik alayım. getirirken dökmeyin, mutsuzluğum eksilir" diyorum içimden.
-"sade bir kahve lütfen!"
devamını gör...
160.

"bahar, baharda doğar
bahar, yazın büyür
bahar, sonbaharda hasat edilir
ve bahara kışın değer verilir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir alıntı bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim