61.
devamını gör...
62.
“bir yılda hiçbir şeyin yapılamayacağı iki gün vardır. birine dün deriz, diğeri de yarındır. bu yüzden bugün sevmek, inanmak ve özellikle de yaşamak için doğru gündür.”
dalai lama
dalai lama
devamını gör...
63.
unutmuş gibi yaptığım her şeyi hatırlıyorum. bilmiyorum hangi acımın hangi yarama denk düştüğünü ve sırf bu yüzden lorianna, aynaya bakarken gözlerimi gözlerimden kaçırıyorum. ne olur kimseye söyleme ama... çok yoruldum.*
devamını gör...
64.
”bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim. sevdim ben onu, o da beni sevdi bi' ara.”
• en hüzünlü şiir | pablo neruda
• en hüzünlü şiir | pablo neruda
devamını gör...
65.
66.
zaman yaşamın kendisiydi. ve yaşamın yeri yürekti.
momo
momo
devamını gör...
67.
olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.
fernando pessoa.
fernando pessoa.
devamını gör...
68.
her olumsuzluğa rağmen kendime ayırabildiğim tüm dakikaları hayatımın en kıymetli ânı olarak adlandırıyorum bir senedir. bedenen içinde kaldığım tüm olumsuz olayları kendim adına avantaja çevirip zihin yolculuğu yapmanın bu kadar geç olmamasını isterdim. bazen gitmek istediğim ülkelerde dağ bayır koşuyor zihnim , bazen sevdiklerimi çekiyorum fotoğraf makinamla, kimi zamanda yazıyorum bu karanlık gökyüzü, sabah mavi olacaksa şayet bende mavi olacağım!
devamını gör...
69.
“kitap bir limandı benim için. kitaplarda yaşadım. ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.”
cemil meriç
cemil meriç
devamını gör...
70.
la sonsuzluk hecesi : "biz ettik kendi kendimize edeceğimizi. bize kimse etmedi eylediğimizi.
her ne var ki sende, ödünçtür, senin sanma. şımarma. yarı kısmın topraktır. toprağı horlama. dünyadan, yerine koyduğundan daha fazlasını alma. onun dengesini bozma. uyumuna musallat olma. gülün rengiyle, sütün tavıyla oynama karıncanın yolunu kapama, kırlangıcın yuvasını bozma, yılanın dişini kanatma. pınarların, nehirlerin, ince suların kurumaması için çaba sarf et. göz kulak ol emanete. bozma kıvamını, aldıgın gibi iade et."
tabii burada bahsedilen sadece gülün rengi,sütün tavı, kırlangıcın yuvası, yılının dişi, pınarlar, denihler, denizler, gemiler.... den öte, her şey. severim nazan bekiroğlu'nu.
her ne var ki sende, ödünçtür, senin sanma. şımarma. yarı kısmın topraktır. toprağı horlama. dünyadan, yerine koyduğundan daha fazlasını alma. onun dengesini bozma. uyumuna musallat olma. gülün rengiyle, sütün tavıyla oynama karıncanın yolunu kapama, kırlangıcın yuvasını bozma, yılanın dişini kanatma. pınarların, nehirlerin, ince suların kurumaması için çaba sarf et. göz kulak ol emanete. bozma kıvamını, aldıgın gibi iade et."
tabii burada bahsedilen sadece gülün rengi,sütün tavı, kırlangıcın yuvası, yılının dişi, pınarlar, denihler, denizler, gemiler.... den öte, her şey. severim nazan bekiroğlu'nu.
devamını gör...
71.
devamını gör...
72.
"muhtaç bırakıp yardım etmek planlanmış cinayettir."
-che guevara
-che guevara
devamını gör...
73.
74.
yaşam geçiştirdiğin bir şey olacak
- içinden geçtiğin
geçtikçe geciktirdiğin
sonra da geçip
gitmesine izin verdiğin
bir şey…
de ki işte, oruç aruoba
- içinden geçtiğin
geçtikçe geciktirdiğin
sonra da geçip
gitmesine izin verdiğin
bir şey…
de ki işte, oruç aruoba
devamını gör...
75.
-devlet sanatçısı" teklifi almadınız mı?
-devlet benim ödülümü sıkıyönetim dönemlerinde tırnaklarımı çekerek verdi!
-kaç yıl yattınız?
-peyder pey beş yılın üstünde.
-çok işkence gördünüz mü peki?
-çook. benim mesela gördüğüm iskenceden
dolayı on tırnağımın onu da düştü.
-çektiler mi?
-falakalardan tabanlarıma vurdukları o sert
cisimle tümden uldu!
-uldu’mu?
-uldu tabir ederiz.
-çürüdü tırnaklarım, çekmek zorunda kaldılar.
-başka?
-ayağımdan asılmalar, cereyan vermeler, gözü bağlı olarak her türlü hakaretlere maruz kaldım. ama bir gün ben kalkıp o sopadan bahsetmedim.
-neden?
-çünkü o bahsetmem gereken sopa devletin kendi sistemiydi.
-daha sonra türkülerinizden etkilenip özür dileyen işkenceci oldu mu?
-hayır. aksine o kadar işkence çekmeme rağmen özür dilemesi gerekenler benim devletten özür dilemem gerektiğini söylediler!
-pişmanlık duydunuz mu hiç?
-eğer pişmanlık duysaydım aşık mahzuni şerif olmazdım.
-ne soruyorlardı..?
-en çok alevilerin hangi örgüte bağlı olduklarını soruyorlardı. alevi oluşum suçumu daha çok arttırıyordu benim. bir de deniz gezmiş’lerin dönemindeki yürüyüşlere sazımla katılmama bozuluyorlardı.
-peki bunca acı, işkence, dışlanma korkusu sizi "uslandırma" dı mı?
-aksine daha da bileyledi. çünkü eğer gerçekten halk ozanıysanız yasadığınız toplumsal gerçeklere dikkat çekmek ve o acıları paylaşmak zorundasınız.
aşık mahzuni şerif
yaşadığımız çağın pir sultan'ı aşık mahzuni şerif'in anısı önünde saygıyla eğiliyorum ..
-devlet benim ödülümü sıkıyönetim dönemlerinde tırnaklarımı çekerek verdi!
-kaç yıl yattınız?
-peyder pey beş yılın üstünde.
-çok işkence gördünüz mü peki?
-çook. benim mesela gördüğüm iskenceden
dolayı on tırnağımın onu da düştü.
-çektiler mi?
-falakalardan tabanlarıma vurdukları o sert
cisimle tümden uldu!
-uldu’mu?
-uldu tabir ederiz.
-çürüdü tırnaklarım, çekmek zorunda kaldılar.
-başka?
-ayağımdan asılmalar, cereyan vermeler, gözü bağlı olarak her türlü hakaretlere maruz kaldım. ama bir gün ben kalkıp o sopadan bahsetmedim.
-neden?
-çünkü o bahsetmem gereken sopa devletin kendi sistemiydi.
-daha sonra türkülerinizden etkilenip özür dileyen işkenceci oldu mu?
-hayır. aksine o kadar işkence çekmeme rağmen özür dilemesi gerekenler benim devletten özür dilemem gerektiğini söylediler!
-pişmanlık duydunuz mu hiç?
-eğer pişmanlık duysaydım aşık mahzuni şerif olmazdım.
-ne soruyorlardı..?
-en çok alevilerin hangi örgüte bağlı olduklarını soruyorlardı. alevi oluşum suçumu daha çok arttırıyordu benim. bir de deniz gezmiş’lerin dönemindeki yürüyüşlere sazımla katılmama bozuluyorlardı.
-peki bunca acı, işkence, dışlanma korkusu sizi "uslandırma" dı mı?
-aksine daha da bileyledi. çünkü eğer gerçekten halk ozanıysanız yasadığınız toplumsal gerçeklere dikkat çekmek ve o acıları paylaşmak zorundasınız.
aşık mahzuni şerif
yaşadığımız çağın pir sultan'ı aşık mahzuni şerif'in anısı önünde saygıyla eğiliyorum ..
devamını gör...
76.
kentlerin lezzetli dilimleri vardır, gerisi azap ve tezektir.
-celine,gecenin sonuna yolculuk.
-celine,gecenin sonuna yolculuk.
devamını gör...
77.
her insanın bir başkası için sonsuz bir muamma oluşu, üzerinde düşünülmesi gereken muazzam bir hakikattir.
iki şehrin hikayesi - charles dickens
iki şehrin hikayesi - charles dickens
devamını gör...
78.
"milyon kere ölmüşüm ben inanıp bekleyerek. odanın birinde tavandaki çatlaklara bakarak, telefon bekleyerek, bir mektup, bir kapı çalışı, bir ses, bir nefes…"
charles bukowski
charles bukowski
devamını gör...
79.
ışıkları söndürdü, ben seni ne zaman karanlıkta bıraktım?
- her zaman, bir insanı dinlememek de onu karanlıkta bırakmaktır...
30 şubat gecesi
alone writer
- her zaman, bir insanı dinlememek de onu karanlıkta bırakmaktır...
30 şubat gecesi
alone writer
devamını gör...
80.
yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. yalan doğruyu söyler " bugün hava çok güzel"der. gerçek etrafına bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır. gün gerçekten çok güzeldir. bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte çok zaman geçirirler. yalan doğru söyler."su,çok güzel birlikte banyo yapalım." gerçek bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur, su gerçekten çok güzeldir. soyunur ve yüzmeye başlarlar. yalan, bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kayıplara karışır. kızgın gerçek kuyudan çıkar yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için heryerde yalanı arar.
bu sırada dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfke ile bakmaktadırlar.zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur. o zamandan beri yalan , dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır.dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.herkesin vicdanı rahatsa bu kadar kalbi kim kırdı.
kristin hannah- gerçek renkler
bu sırada dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfke ile bakmaktadırlar.zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur. o zamandan beri yalan , dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır.dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.herkesin vicdanı rahatsa bu kadar kalbi kim kırdı.
kristin hannah- gerçek renkler
devamını gör...

