481.


hamlet okurken aklım hep leyla ile mecnun'a kaydı zaten. bir de ezel'e.
devamını gör...
482.

kader;
iç içe geçmiş binlerce nedenin sonsuz, aralıksız zincirine bu adı veririz.

borges
alçaklığın evrensel tarihi
devamını gör...
483.
"evet, çiçeği saklıyorum," dedi kelsier. "neden olduğundan emin değilim. ama... sadece o sana ihanet etti diye birisini sevmeyi bırakır mısın? ben sanmıyorum. ihanetin bu kadar çok acıtmasının sebebi de bu; acı, hüsran, öfke... ben onu yine de seviyordum. hala seviyorum."

sissoylu
buradan
devamını gör...
484.
"dünya kuruldu kurulalı bilinir; aşk, derinliğinin farkına ancak ayrılık saati gelip çattığında varır."

(bkz: halil cibran)

tüm kayıplar ve ardında bıraktığı boşluklar gibi.
devamını gör...
485.
emin olma dugusunu çok özledim.
nereye elimi atsam şüphe..
şeker portakalı
devamını gör...
486.
benim şair orhan veli olduğumu da herhalde öğrenmemeliydi. gözünden fena düşerdim yoksa. hatta aleyhimde atıp tuttuğunu bile duysam kendimi tanıtmamalıydım. varsın o rahat konuşsun. desin ki orhan veli mi? onlar da mı şair? bırak şu hopstilleri allahaşkına! bu türlü maskaralıklar avrupa'da çoktan geçti. yazsalar ya vezinli, kâfiyeli, doğru dürüst şiir. yazsalar ya! sıkı mı? yazamayınca ne yapacaklar? tabii böyle bin bir şaklabanlıkla nazarı dikkati celbetmeye çalışacaklar. kolay iş bunlar, kardeşim, kolay iş. hâlbuki sanat o kadar kolay değil.”**
devamını gör...
487.

karşılaştığımızda benden geriye ne kalmış olacak hiç bilmiyorum.

aylin balboa
ateş sönene kadar
devamını gör...
488.
günün birinde hepimiz kendi yıldızımızı bulalım diye mi hepsi birbirinden uzak.
devamını gör...
489.
“kendine kötü davranıyorsun ruhum, kendine kötü davranıyorsun!”
marcus aurelius
devamını gör...
490.
"bazen virgül gibi yavaşlayıp duruyorsun bir yerde, çağını bekliyorsun."

aytuğ akdoğan
devamını gör...
491.
elmayı daldan kızı merzifondan ~ bilge kagan
devamını gör...
492.
“kendimizi bir binanın tepesinden hep beraber boşluğa bırakmayışımızın tek nedeni yarındı! lotonun çıkma ihtimalini, aşık olunacak insanla tanışma ihtimalini, sonsuz mutluluk ihtimalini içinde barındıran o sihirli sözcük, yarın.”
(bkz: hakan günday)
devamını gör...
493.
mahallede beyaz tenli, dalgalı saçlı tek veledim. tipim amerikan filmlerinde uyuşturu satan mahalleye yerleştirilmiş beyaz çocuk gibi.
yaşım 12, 13 falan.
hiç unutmam okullar kapanmış, temmuz ortaları gibi. bizim üst mahalleye yelda diye bi kız geldi. sap sarı saçlar, yem yeşil gözler..
mahalle maçında yelda izliyor diye ibo diye bir çocuk, bayramlık takım elbisesinle kalecilik yapmıştı. babası görüp sopayla dövdü. saklambaç oynuyoruz, yelda'yı bulan, herkesi söbeliyor yelda nerde, biz orda. yelda'yı söbeledi diye bebeklik arkadaşını döven bile oldu.
tam bir eve düşen yıldırım sendromu yaşıyoruz mahallenin erkekleri olarak. neyse mahallenin 13 yaş grubu erkeklerinin azmanlığını ve mahalleye gelen sarışın "ah ulan yelda" nın yaşattığı etkiyi anlamışsınızdır.
şimdi gelelim benim durumuma. evdeyim, hastayım. ama böyle yatmalı, matmalı değil. üzerinize afiyet motoru bozmuşum. evde tuvalete çadır kurdum, nefes alsam sıçıyorum, allah hiç bir delikanlıyı böyle sınamasın.
annem mutfakta yemek yapıyor, kapı çaldı. topladım donu koştum açtım, bi baktım yelda.
yelda bütün tasolarını çingen aykut'a kaybetmiş, gelip tasolarımı tekrar kazanır mısın diye soruyor. dedim yelda mahalleyi yakarım. ama önce içerde bana şans getirecek bir şey yapmam lazım.
yaaa çok tatlısın napıcaksın dedi. kız zannediyor ki dedemden kalma yadigar bir kolye falan takıcam.
gidip 1 posta daha yaptım. götün bağı çözülmüş diye kendimle kavga ediyorum.. neyse çıktım, elimi yüzümü yıkadım, giyindim.. anne dedim ben çıkıyorum.
ne sokağa çıkması hayvan, koltuklara sıçma diye banyoya soktum seni, dışarı çıkcam diyosun. anne dedim sus, yelda kapıda.
annem de sinirlendi mi kimseyi takmaz. sen sıç bak ben sana napcağımı çok iyi bilirim.. çıktım evden, gittik aykut'un yanına. tasolar üstüste dizildi, önce atmak için açık-kapalı yapıldı. ben hak kazandım. dedim hadi oğlum yap şu işi..
yelda yanımdan eğildi, pat öptü yanağımdan. o ana kadar popomu kollayarak yoluna devam eden ben, ishal misal her şeyi unuttum, tasolara yüklendim. abanmanın aksi şiddetine oranla oracıkta altıma bir sıçtım breh breh....
bunu size anlatamam. sanki sıçmak değil de özgürlüğünü kazanmış bir mahkumun gökyüzüne mutluluğu haykırması gibi bi şey... göt bi yana, millet bi yana, yelda bi yana, taso bi yana, ben bi yana gidiyoruz. mahallelede, sıçan bir çocuğun yarattığı kaos hakim....
bakın allah kimseye sevdiğinin yanında altına sıçma acısı vermesin. gerisi hallolur. acımı bi hayal edin. komşular falan camda. yengemin camdan ay, ay, ay paçasından akıyor ay, bulaşmasın üstünüze çığlıklarıyla irkildim, kendime geldim..
bi koluma çingen aykut, bi koluma yelda girdi, ben ağlıyorum, götte bok, beni eve getirdiler. zile basacaklar. dedim zile basmayın, annem ağzıma sıçar. aman sıçarsa sıçsın, sen mahalleye sıçıyorsun dedi yelda...
annem beni bi gördü, sinir krizi geçirdi kadın. beni neyle döveceğine karar veremiyor. neyle vursa yetinemeyecek gibi.
dedim ey ümmeti muhammed kıyamet bu gündür. hem hâlâ altıma sıçıyorum, hem ağlıyorum, önünü alamıyorum, kayış koptu.
gitti içeri fırçayla, hortumla geri geldi. dedim anne insan evladını bunlarla döver mi?
ne dövmesi, yıkıcam seni. giremezsin böyle içeri dedi. aykut da bi yandan kıza yürüyor. sen kaybettiğin tasoları neden benden istemiyorsun, bu lavuğu çağırıyorsun diyor, fırsatçı pezevenk.
hala unutmam, içimde hep yaradır; annem beni soydu, yelda hortum tuttu, aykut'da bi güzel fırçayla yıkadı.. bütün mahalle beni izliyor, az önce sevdası için dışarı çıkan bu yiğit çocuk, şimdi sokakta dal daş.....
o günden beri aşka küstüm, kendime küstüm. ve ne kadınlara inandım, ne de ishal olan g.tüme
alıntıdır..
devamını gör...
494.
son sürat sana doğru koşarken beni vurdular.
sen vurdun demiyorum ama beni vurdular.
devamını gör...
495.
"aile fertleri tek tek kara toprağa girerek eksiliyor. ben satranç tahtasındaki boyu devrilesi şah misali orada öylece dikiliyorum."
devamını gör...
496.
497.

i never asked for a miracle i'll get things done myself.


-guts
devamını gör...
498.
duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa, kendimi parçalayacak değilim elbette. ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabullenemem.

(bkz: fyodor dostoyevski)*
devamını gör...
499.

iki kişi olunca dünyanın üstesinden gelinebilir.

-clarissa, zweig
devamını gör...
500.
adam 200 gramlık cihaz yapmış... cebimize koymuş...
hem radyo, hem televizyon, hem takvim, hem saat, hem telefon, hem müzik kutusu, hem pusula, hem fotoğraf makinesi, hem film oynatıcısı, hem navigasyon aleti vb...
hangi gün saat kaçta yağmur yağacak, sıcaklık kaç derece olacak, rüzgarlar hangi yönden esecek, ülke ülke, şehir şehir, ilçe ilçe bildiriyor.
sokağa çıktın diyelim, adımlarını sayıyor... geçen hafta şu kadar adım attın, bu hafta bu kadar, geçen ay şu kadar, hepsini söylüyor... iyi duyuyor musun, diye kulak muayenesi bile yapıyor.
borsa'yı dövizi, altını, gümüşü saniye saniye bildiriyor...
bankaya uğramadan para trafiğini yönetiyorsun.
binlerce sayfalık ansiklopediyi karıştırma zahmetine girmeden istediğin bilgiyi sana bir saniyede çıkarıp veriyor...
hepimizin cebinde birer tane var.
artık yolumuzu yönümüzü, bugünümüzü yarınımızı onunla buluyoruz...
sağlığımızı asrın mucizesi olan cihazlar ve ilaçlarla sürdürüyoruz
ne var ki bunların hepsi batı dünyasında keşfediliyor, orada geliştiriliyor.
ne biz, ne islam dünyası asrın keşiflerine katkıda bulunabiliyoruz...
çünkü biz bambaşka konularla meşgulüz...
göz damlası orucu bozar mı, şarkı dinlemek günah mıdır, deniz ürünü mekruh mudur?
telefonu icat eden adam cennete mi gider cehenneme mi?
seccade boyu halı kutsal mıdır, ayakkabı ile basan günaha girer mi?
biz ve alimlerimiz bu çetin sorunları çözmekle uğraştık bin yıldır.
ve hala oralardayız...
alıntı
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir alıntı bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim