1901.
yazamadım ,her ne kadar yazmak istesem bile özgüvenim izin vermedi.gülüşüne aşık olduğum nur yüzlü serçe. *
devamını gör...
1902.
-aa okuması varmış dedirtir.
devamını gör...
1903.
bir şey talepten fazla arz ediyorsa kendini değeri düşüktür.
insan da öyle.

değersiziz kabul edin bunu.
çok fazlayız ve çok kalitesiziz.
devamını gör...
1904.
benim için değerlisin, özelsin.
devamını gör...
1905.

“pollyanna,
sana göre insan
profiterol yer gibi yaşamalı
bir çamur deryasının içinde
küçük beyaz mutluluk topları yakalamalı.
bense vücuduma şiirler saplıyorum durmadan
sen de bilirsin ya allah
dayanabileceği kadar acı verirmiş insana.”
devamını gör...
1906.
yat emenike. zıbar.
devamını gör...
1907.
geçen ikimizinde çok sevdiği bir şarkıyı dinledim. biliyor musun ilk defa hiç ağlamadım hatta gözüm bile dolmadı. birazcık hüzünlendim ama kendi adıma çok sevindim. ben senin sevgini aşmışım. hayatımın en büyük dönüm noktası oldu bu an ben artık seni unutmaya başlamışım , unutmamak için defalarca kere zihnimden geçirdiğim gülüşünü unutuyorum. yazık oldu bize.
devamını gör...
1908.
okuma yazması yok ki, o daha adını soyadını yazmayı bilmiyor. 4 kere hacca gitti geldi aha dayıya sordum ama okuma yazması yok!
::
devamını gör...
1909.
dünya kendi kendine dönerken ben sadece olduğum yerde duruyordum; olduğum yerden hiç ayrılmadım ve önceden yaşadığım o duyguları bir daha hiç hissedemem sandım ama insan bazı konularda yanılabiliyormuş ve ben bu konuda yanıldığıma çok mutluyum.

seni tanımadan önce yaşadığım hayattan zevk aldığımı düşünürdüm çünkü ben bu hayattan hep zevk almaya baktım ve kendimi buna çok zorladım ama oğuz atay gibiymişim, ben de seni tanımadan önce ağaçların çiçek açtığı ve yaprak döktüğü mevsimleri hep kaçırırmışım. şimdi her şeyi daha içten hissediyorum, kaybetmeye meyilli olduğum o duygularla daha da barışığım üstelik birini sevmeyi sevebiliyorum çünkü bu sevginin bana zarar vermeyeceğine inanmak istiyorum. belki her konuda yanıldım ama bu konuda yanılmamayı o kadar isterim ki... yanılsamalarla dolu bu dünyada sana hiç yanılmamayı isterim; sana hiç doymamayı ve sevgimden bir kez olsun şüphe ettirmemeyi... içinde sen olacaksan her şeyin güzelini isterim ya, neyse.
devamını gör...
1910.
iyi halt ettin gerçekten ne vardı sanki de ortada olan.sen benim acı çektiğimi görmek yerine kısa yoldan bana yol vermeyi tercih ettin.daha kaç tane insanın yanında kendimi yalnız hissedip ortamı terk etmek zorunda kalıcam.hissiyat benim için bu kadar önemli işte neyini kavrayamadın da herkesin içinde yalnızlaştirdin.
devamını gör...
1911.
bazen hayat öyle zorluyor ki insanı, kendine ait hayatı kalmıyor, yaşamak için yaşıyor. mutlu olduğu tek anlar düşüncelerle sınırlı kalıyor, yapmak istedikleri, planları, öğrenmek istedikleri... tüm o heyecanı düşüncelerinde yaşıyor, hayata yansıtamıyor, yansıttırmıyor hayat. ben tüm bunları en şiddetli haliyle yaşarken içimdeki o imdat çığlığı dünyanın en harika insanın kulaklarına kadar gitmiş. nerden bilebilirdim ki hayatın bir yandan ezerken diğer yandan göz kırpabileceğini.

öyle bir zamandayız ki, tüm gün, her an, hatta uyurken dahi görünmeyen zırhlarımız giyinik halde yaşıyoruz hayatı. bazen kendimizle kaldığımıza emin olduğumuzda, o kısıtlı küçücük zamanımızda zırhımızdan arınıyoruz, çocuklaşıyoruz, kendimizi güldürüp, heyecanla yeni bilgilere, keşfedilmeyi bekleyen onlarca şeye yelken açıyoruz. bu duyguları zor zamanlarında dahi yaşayabilen insanlar hayata tutunmak için ellerinden geleni yapıyorlar, çaresizce teselli ediyorlar kendilerini. oysa demir kazık çakmak lazım, kancalarla, çapalarla tutunmak lazım, bunun için de zırhlarınızı yanında çıkarabileceğiniz, en zayıf halinizle, korunmasız bir şekilde kalabileceğiniz biri olmalı. hep olmalı...
devamını gör...
1912.
"bir zamanlar hataylı biri vardı. öldü mü, kaldı mı, yaşıyor mu" diye merak ettin mi dünden beri?
devamını gör...
1913.
keser döner sap döner horoz döner tavuk gömer.... eee beştepedeki vatan haini bu deprem senin sonun oldu sonun. başka da bir şey demek istemiyorum.
devamını gör...
1914.
3 gündür toplam 5 saat uykuyla duruyorum.
yoruldum.
he eğer bu yorgunluğum deprem bölgesindeki 1 kişiye bile fayda sağlayacaksa feda olsun tüm ağrılarım.
bir çocuk ısınacaksa mesela, feda olsun tüm saatlerim.
bütün bu süreçte yakın çevrem beni çok yordu.
tek istediğim biraz sakinlik, biraz nefes alabilmekti.
belki biraz gülmek...
inan bana "dize yatırıp saç okşama salonu" diye bir şey olsa ilk iş oraya giderdim.
öyle ihtiyacım var ki...
devamını gör...
1915.
haram saltanatı yıkılır elbet....
devamını gör...
1916.
umarım larktwain bunu okuyordur.. iyi ol kardeşim iyi ol..inşaallah..
devamını gör...
1917.
allah sana sadece boy vermiş.
vicdan yok sende. bu kadar insan öleceğine keşke sen ölseydin yıllar önce.
devamını gör...
1918.
gram insanlık yokmuş. twitterda yatıp kalkan haberleri takip eden birisin hiç mi aklına gelmedim? iyi ki seni hayatımdan çıkarmışım. insan bir nasıl oldun ailen nasıl diye sorar. 4 ay numaramı silmeyen ve 4 ay sonra yazan insan böyle günde yazmaması insanlık fışı cidden. belki de nunaramı silmişsindir bilmem ama silmediysen hayatımdan ne denli bir çöp attığımı çok iyi anladım.
devamını gör...
1919.
bazen deprem konusunda umutsuzluğa kapılıyorum. özellikle kahramanmaraş'tan gelen ihbarlarda falan elim ayağım titriyor bazen, ya sağ çıkamazlarsa, ya onca saat içeride sağken dışarı çıkınca bir şey olursa... kayıplar, acabalar, neredeler... sonra duruyorum. tanıdık çünkü bu kaygı yığını. biliyorum kendimi, içimde büyüdükçe büyür o.

derin bir nefes alıp çıkan onca insanı düşünüyorum. korkan ama çıkmayı başaran. çoğuna sarıldığımı hayal ediyorum. onları teselli etmeye çalıştığımı, birlikte yeni bir hayatın geleceğine olan inancımıza sevinişimizi hayal ediyorum. hastaneye kaldırılan, sadece ufak sıyrıklar, eziklerle kurtulan çocuklarla oyunlar oynadığımızı düşünüyorum. aslında kendi kendimi teselli ettiğimi bile bile iyi geliyor bu bana. bu hiç yaşanmamış anılardan güç alıp geri dönüyorum birileri için ne yapabilirim diye çırpınmaya. belki hiçbir işe yaramaz ama elim kolum bağlı oturmayacak kadar huzursuz hissediyorum bunu yapmayınca.

yaşamaya devam edecek olanlar, iyi ki bizimle kaldınız. biliyorum, kendinizi asla tahmin edemeyeceğim kadar üzgün, yorgun, suçlu ve kaybolmuş hissediyorsunuz. ama bu böyle devam etmeyecek. birlikte birbirimize sargı bezi olacağız. sizi çok seviyoruz. iyi ki varsınız. hiçbirinizi tanımasak bile sizinle aynı dünyayı, ülkeyi, tarihi paylaşmak çok güzel.
devamını gör...
1920.
''iman etmeyen insanların en iyi yaptığı şey; birilerini ya da bir şeyleri hedef gösterip, sürekli mutsuzluk ve huzursuzluk yaratmak.'' demişsin. bak sana bilal'e anlatır gibi anlatayım.
eskiden gerçek müslümanların kur'an ahlakı vardı. bunlardan biri de etraflarındaki olaylara karşı duyarlı olmaları, ilgisiz kalmamalarıydı. ama zamanla dindarlık dinciliğe evrildi.menfaatleri inançlarının önüne geçti böylelikle duyarlılık ve hassasiyetlerini yitirerek etraflarındaki olaylara karşı ilgisiz bir hale geldiler.oysa müslüman hassas ve duyarlı kimsedir. müslüman haksızlık ve zulmün karşısında susmaz çünkü inandığı dinin peygamberi "haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." demiştir.
sen daha sakin, daha akil, daha akılcı, daha hoşgörülü ve daha huzurlu olabiliyorsan bu durumda devam et. biz herkes mutlu olana kadar mücadelemize devam edeceğiz.
bilmem anlatabildim mi?
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"diyelim ki o bunu okuyor" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim