801.
802.
kitleler hiçbir zaman gerçeğe susamamıştır. hoşlarına gitmeyen açık gerçekler karşısında, sahte olan eğer kendilerini cezbederse sahte olanı ilahlaştırarak açık gerçeklere yüz çevirmeyi daha uygun bulurlar. / gustavo le bon
devamını gör...
803.
"kendi geleneksel tapınaklarında gözleri kapalı secde edenler, başkalarının ayinlerine ince eleyip sık dokuyarak ve küçümseyerek yaklaşırlar."
joseph campbell- ilkel mitoloji
joseph campbell- ilkel mitoloji
devamını gör...
804.
ağanın biri 40 yıl sonra intikam almış acele etttim demiş , intikam aldığı kişi 40 yıl diken üstünde yaşamış.
devamını gör...
805.
insanın en büyük hatası, bir başkasının onu mutlu etmesini beklemesidir.
kürk mantolu madonna/ sabahattin ali
devamını gör...
806.
“belki de her şeyi kabullenip hayatı akışına bırakmak lazım. zorlamak bazen çözüm değildir. ve zorla olan hiçbir şey güzel değildir.”
–lev nikolayeviç tolstoy
–lev nikolayeviç tolstoy
devamını gör...
807.
gitmeni de istemedim kalmanı da.
gitmen de tüketti yüreğimi kalman da.
varlığında yokluğuna; yokluğunda varlığına ağlattın.
hiç ortası olmadı bu aşkın.
gitmen de tüketti yüreğimi kalman da.
varlığında yokluğuna; yokluğunda varlığına ağlattın.
hiç ortası olmadı bu aşkın.
devamını gör...
808.
809.
dümeni bozuk bir vapurun ağırlığına benziyor ağırlığım. vapur dalgalara şöyle diyor: "kendimi taşıyamayacak kadar ağırım ama sizler için tüy gibi sayılırım." yine de pek öyle değil, benzetmeler anlatamaz durumları.
milana'ya mektuplar, sayfa:169-170, franz kafka.
milana'ya mektuplar, sayfa:169-170, franz kafka.
devamını gör...
810.
temmuz güneşisin sen aralıkta,
bir sana tutkunum bir sana düşman.
bir sana tutkunum bir sana düşman.
devamını gör...
811.
satrançta kendi kendine karşı oynamak istemek, kendi gölgesinin üstünden atlamak gibi bir paradoks demektir.
satranç, sayfa:65, stefan zweig.
satranç, sayfa:65, stefan zweig.
devamını gör...
812.
"sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun.”
devamını gör...
813.
"seni görmek gibi bir kaygım var. görsem sevginden öleceğim,
görmesem hasretinden..."
görmesem hasretinden..."
devamını gör...
814.
"senin için her zaman özgür kalmak istiyordum."
bilinmeyen bir kadının mektubu, stefan zweig.
bilinmeyen bir kadının mektubu, stefan zweig.
devamını gör...
815.
"bakabiliyorsan, gör. görebiliyorsan, fark et."
(bkz: jose saramago)
(bkz: jose saramago)
devamını gör...
816.
"considering the close association of a healthy sexuality with other domains of life, protection of sexual health and improvement of sexual life in the old age gain importance with regard to physical health, psychological well-being and life satisfaction of the elderly."
sözlüğe uyarlarsak, çocuğun yaşındakilere şebeklik yapacağına diyor git diyor durumları düzelt beybisi diyor*
sözlüğe uyarlarsak, çocuğun yaşındakilere şebeklik yapacağına diyor git diyor durumları düzelt beybisi diyor*
devamını gör...
817.
“sanat, rahatsız olanları rahatlatmalı ve rahat olanları rahatsız etmelidir.”
-cesar a. cruz-
-cesar a. cruz-
devamını gör...
818.
“uçmanın ağırlaşmayla, sürünmeyle başladığını unutmamalı: ağırlığının ağırlığını yaşayabilen uçmayı hak ediyor! zerdüşt bunu söylüyor. çağımız zerdüşt'ün çağı değil! belki hâlâ gelmedi zerdüşt'ün çağı. belki hiç gelmeyecek. insan uçamadığı için ancak teknolojiyle uçabiliyor. insan uçamadığı için ilaçlarla, cinsellikle, esriklikle uçabiliyor. insan uçamadığı için, düşlerinde uçuyor. yine, insan uçamadığı için şamanca, mistik yönelimlerle gözlerini kapatıp, düşüncelerinde uçuyor!”
- ahmet inam
devamını gör...
819.
ta en başından beri biliyordum bu hayalin gerçek olmayacağını. o kadar çok anlattırdı ki bana , ben de belki bir gün gerçekleştiririz hayalimizi diye umut etmeye başladım…
fareler ve insanlar - john steinbeck
devamını gör...
820.
ağla
doya doya ağla bu gece
sonra dur, bir düşün
gitti mi?
yar rüzgarlara binip gitti mi?
yari götüren rüzgar
sana yalnızlığı getirdi mi?
yalnızlığın peşine takılan acı
damarlarındaki kana girdi mi?
hasret atıyor mu damarlarında?
aşk kokuyormu sokaklarında?
günahlar.
isyanlara binip yükseliyor mu semaya
o zaman hiç durma.
sende bin o rüzgara
önce çık bulutlara
sonra yağmur ol
düş yarın toprağına
doya doya ağla bu gece
sonra dur, bir düşün
gitti mi?
yar rüzgarlara binip gitti mi?
yari götüren rüzgar
sana yalnızlığı getirdi mi?
yalnızlığın peşine takılan acı
damarlarındaki kana girdi mi?
hasret atıyor mu damarlarında?
aşk kokuyormu sokaklarında?
günahlar.
isyanlara binip yükseliyor mu semaya
o zaman hiç durma.
sende bin o rüzgara
önce çık bulutlara
sonra yağmur ol
düş yarın toprağına
devamını gör...

