birini kaybetmekten korkmak
halihazırda kaybettim.*
üstelik o hiç ölmez gibi gelirdi. maviş gözlerine son kez baktığımı bilmeden vedalaşmışız.
şimdi içimde en kuytuda bir yerlerde ,gözleri gökyüzü gibi maviş, akça pakça pamuk elleri, elma gibi al al yanaklari ,bembeyaz kıvırcık saçları olan yetmiş yaşında bir yörük kadını yaşıyor. hiç bilmezdim anneannem seninle son kez sarıldığımızı...
öfken baldan tatlı, sitemin naz gibi gelirdi. bilirdim sen bende, ben de senin yüreğindeydim .
seni yerlerde göklerde bulamazlarken
bende gizli olduğunu sezenler olmuş
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
"aramızda dağlar yollar yıllar var iken
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına"
sezenler olmuş mavişim
üstelik o hiç ölmez gibi gelirdi. maviş gözlerine son kez baktığımı bilmeden vedalaşmışız.
şimdi içimde en kuytuda bir yerlerde ,gözleri gökyüzü gibi maviş, akça pakça pamuk elleri, elma gibi al al yanaklari ,bembeyaz kıvırcık saçları olan yetmiş yaşında bir yörük kadını yaşıyor. hiç bilmezdim anneannem seninle son kez sarıldığımızı...
öfken baldan tatlı, sitemin naz gibi gelirdi. bilirdim sen bende, ben de senin yüreğindeydim .
seni yerlerde göklerde bulamazlarken
bende gizli olduğunu sezenler olmuş
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
"aramızda dağlar yollar yıllar var iken
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına"
sezenler olmuş mavişim
devamını gör...
intihar girişiminde bulunan sözlük yazarı
o kadar çok ki intiharla, ölümle ilgili başlıklar insan ister istemez etkileniyor. burada intihar notu bile paylaştılar yani.
kötü bir şeyin fazla dillendirilmesi iyi değildir. eşeğin aklına karpuz kabuğu sokmak denir buna.
kötü bir şeyin fazla dillendirilmesi iyi değildir. eşeğin aklına karpuz kabuğu sokmak denir buna.
devamını gör...
bir köpeğin öğrenmesi gereken şeyler
ilk öğrettiğim şey, sakın komşunun tavuklarına saldırma. sonra yüzgöz oluyoruz insanlarla.
devamını gör...
kürk mantolu madonna
ince ve bir solukta okunabiliyor. gayet akıcı, anlaşılır bir anlatımı var. içindeki osmanlıca ifadelerin anlamları sayfa sonlarında belirtilmiş.
büyük ölçüde aile yetiştirmesinden dolayı içe kapanık, çekingen ve kendini dünyada gereksiz biri olarak hisseden raif efendi'nin bu kişilik özelliğinden dolayı ilişkinin pasif tarafında kalarak yaşayacağı aşkı gayet güzel anlatmış. ve tabiidir ki hayatın anlamını ansızın rastladığı "o kadın" da bulmuş, tüm mutluluğunu onun üzerine kurmuş, biraz 1920'lerin haberleşme olanaklarının kısıtlı ama çokça da kendisi yeterince atak davranamadığından dolayı, sevgilisi ile aniden kesilen haberleşme nedenini araştıramamış. olayı kovalayamamış, bu cesareti bulamayıp, yıllarca kendisini aniden terk ettiği sevgilisine olayı aslını astarını bilmeksizin içerleyip durmuş. sonrasında kimselere güvenemeyip hayatını kendi tutumu ile mahvetmiş.
raif efendi, insanlar arası ilişkilerin fazla sıkı fıkı olmadığı, üstelik kadın cinsinin günümüze göre çok daha "ulaşılmaz" gösterildiği o dönemde böyle saplantı derecesine varacak tutkuda bir aşk yaşamış. peki günümüzde kimse yaşamıyor mu? pekala yaşanıyor ve en mantıklı, en "cool" görünenlerimizin arasında bile hiç olmazsa hayatının kısa bir dönemi bu tip bir ilişkiyle geçebiliyor.
büyük ölçüde aile yetiştirmesinden dolayı içe kapanık, çekingen ve kendini dünyada gereksiz biri olarak hisseden raif efendi'nin bu kişilik özelliğinden dolayı ilişkinin pasif tarafında kalarak yaşayacağı aşkı gayet güzel anlatmış. ve tabiidir ki hayatın anlamını ansızın rastladığı "o kadın" da bulmuş, tüm mutluluğunu onun üzerine kurmuş, biraz 1920'lerin haberleşme olanaklarının kısıtlı ama çokça da kendisi yeterince atak davranamadığından dolayı, sevgilisi ile aniden kesilen haberleşme nedenini araştıramamış. olayı kovalayamamış, bu cesareti bulamayıp, yıllarca kendisini aniden terk ettiği sevgilisine olayı aslını astarını bilmeksizin içerleyip durmuş. sonrasında kimselere güvenemeyip hayatını kendi tutumu ile mahvetmiş.
raif efendi, insanlar arası ilişkilerin fazla sıkı fıkı olmadığı, üstelik kadın cinsinin günümüze göre çok daha "ulaşılmaz" gösterildiği o dönemde böyle saplantı derecesine varacak tutkuda bir aşk yaşamış. peki günümüzde kimse yaşamıyor mu? pekala yaşanıyor ve en mantıklı, en "cool" görünenlerimizin arasında bile hiç olmazsa hayatının kısa bir dönemi bu tip bir ilişkiyle geçebiliyor.
devamını gör...
çaylaklara nickaltı girmek
çaylakların sevgisini kazanarak kendine bir örgüt kurmak isteyen insandır. çok tehlikelidir. tatlı yüz gösterip kendini sağlama almaktadır.
devamını gör...
muhsin yazıcıoğlu
1993 sivas katliamındaki can'lar üzerinde ahı olan zat.
devamını gör...
ihanetin beş yüzü
harlan coban'ın kitabından uyarlanan 5 bölümlük mini netflix dizisi. bugün gördüm dikkatimi çekti. orjinal adı 'gone for good'
dün gece bitirdiğim dizi hakkındaki yorumlarım: mükemmel bir mini dizi olmuş. yetişkinlerin hayatlarında görünenden farklı, gizledikleri bir çok şeyin olduğunu, yalanlarla kaplı hayatları yani aslında yetişkinlerin karanlık tarafları olan gölgeleri çok iyi işlemiş bir fransız dizisi.
ana karakterimiz guillaume her şeyden habersiz, (dizide abisinin ve kız arkadaşının sık sık dile getirdiği gibi) içinde hiç bir kötülük olmayan biri. ancak etrafındaki herkesin bir görünmeyen tarafı var. abisi, eski sevgilisi, yeni sevgilisi, iş ortağı, abisinin arkadaşları hatta babası... hepsinin bir şekilde insanlardan gizledikleri büyük ihanetleri var.
dizi bu konuları anlatırken flashbacklerle geçmişe gidip geliyor. günümüz ve 10 yıl öncesi ve diğer tarihlere giderek karakterlerin geçmişini ve geçmişte yaptıkları ve gizlediklerini aktarıyor. günümüzü ve geçmişi çok iyi vermişler hiç sıkmıyor.
guillaume'nin eski sevgilisi ölü bulunuyor ilk bölümde günümüzden 10 yıl önce. dizinin sonunda öğreniyoruz ki eski sevgilisi abisiyle uyuşturucu işine girmiş ve aslında eski sevgilisini (sonia) abisi öldürmüş. (2 ihanet)
şimdiki sevgilisi birden ortadan kayboluyor. sonradan öğreniyoruz ki aslında o da abisiyle iş yapmış. abisi nora'yı ölümden kurtarmış ve sırf çok iyi olduğu için guillaume'nin yanına yollamış. ancak bundan asla bahsetmiyor çünkü herkes 10 yıl önce abisinin öldüğünü sanıyor. (ihanet 3)
iş ortağı kendisine çok yardımcı olan ve göçmen bürosunda çalıştığı arkadaşı. ancak 15 yıl önce onun da bir faşist nazi olduğunu ve göçmenlere şiddet uyguladığını öğreniyor. (ihanet 4)
abisinin çocukluğunda bir cinayete karıştığını ve babasının bu cinayeti nasıl ört bas ettiğini görüyoruz (ihanet 5)
aslında daha neler var. insanlar neler neler gizliyorlar ve masum olan kişiler nasıl ihanete uğradıklarını görüyor yada görmüyor.
çok iyi dizi.
edit: izleme sonrası yorum.
dün gece bitirdiğim dizi hakkındaki yorumlarım: mükemmel bir mini dizi olmuş. yetişkinlerin hayatlarında görünenden farklı, gizledikleri bir çok şeyin olduğunu, yalanlarla kaplı hayatları yani aslında yetişkinlerin karanlık tarafları olan gölgeleri çok iyi işlemiş bir fransız dizisi.
ana karakterimiz guillaume her şeyden habersiz, (dizide abisinin ve kız arkadaşının sık sık dile getirdiği gibi) içinde hiç bir kötülük olmayan biri. ancak etrafındaki herkesin bir görünmeyen tarafı var. abisi, eski sevgilisi, yeni sevgilisi, iş ortağı, abisinin arkadaşları hatta babası... hepsinin bir şekilde insanlardan gizledikleri büyük ihanetleri var.
dizi bu konuları anlatırken flashbacklerle geçmişe gidip geliyor. günümüz ve 10 yıl öncesi ve diğer tarihlere giderek karakterlerin geçmişini ve geçmişte yaptıkları ve gizlediklerini aktarıyor. günümüzü ve geçmişi çok iyi vermişler hiç sıkmıyor.
guillaume'nin eski sevgilisi ölü bulunuyor ilk bölümde günümüzden 10 yıl önce. dizinin sonunda öğreniyoruz ki eski sevgilisi abisiyle uyuşturucu işine girmiş ve aslında eski sevgilisini (sonia) abisi öldürmüş. (2 ihanet)
şimdiki sevgilisi birden ortadan kayboluyor. sonradan öğreniyoruz ki aslında o da abisiyle iş yapmış. abisi nora'yı ölümden kurtarmış ve sırf çok iyi olduğu için guillaume'nin yanına yollamış. ancak bundan asla bahsetmiyor çünkü herkes 10 yıl önce abisinin öldüğünü sanıyor. (ihanet 3)
iş ortağı kendisine çok yardımcı olan ve göçmen bürosunda çalıştığı arkadaşı. ancak 15 yıl önce onun da bir faşist nazi olduğunu ve göçmenlere şiddet uyguladığını öğreniyor. (ihanet 4)
abisinin çocukluğunda bir cinayete karıştığını ve babasının bu cinayeti nasıl ört bas ettiğini görüyoruz (ihanet 5)
aslında daha neler var. insanlar neler neler gizliyorlar ve masum olan kişiler nasıl ihanete uğradıklarını görüyor yada görmüyor.
çok iyi dizi.
edit: izleme sonrası yorum.
devamını gör...
yazarların asla yapmam dediği bir şey
asla kelimesini kullanmak.
devamını gör...
en korkulan ölüm şekli
boğulmak ya da yanmak. ikisi de çok acı verici.
devamını gör...
hz. muhammed
tarihin en önemli insanı
devamını gör...
ezilenler
içimi karartan bir dostoyevski kitabı daha. bu adamın hiç normal, akışkan bir kitabı yok.
yazı biraz sürprizbozan içerebilir ama o kadar da içermeyecektir gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz.
hikayemiz zamanının rusya’sında bir pastahane (ya da cafe)’de bilinmeyen yaşlı bir adamın ölümüyle başlıyor. bu ölüme paralel ilerleyen olay örgüsü bir yerde birleşiyor( sabrın sonu selamettir). sıkıcı bir şekilde başlayan kitap dönemin toplumsal kişilerinin üzerinden mesaj vermeye başladığı anda sıkıcılıktan çıkıyor. esas karakterler anlatıcı olan ( ki muhtemelen dostoyevski’nin kendisi bu) kişinin üzerinden anlatılıyor yani onların duyguları ve düşünceleri gözlemlenerek aktarılıyor okuyucuya. ben şöyle bir şey hissettim (bilmiyorum okuyan diğer kişiler paylaşır mı bu düşüncelerimi); olaylarda ve diyaloglarda biraz tiyatro abartılıcılığı var. yani sanki bir sahne kurulmuş ve o tiyatro sahnesini betimliyor yazar bizlere. mimiklerini, tepkilerini abartılı şekilde kullandırıp bize o duyguyu vermeye çalışıyor. bu da biraz zorlama gibi geliyor okuyucuya. konu üzerinden bir şeyler söylemek istemiyorum drama tadında bir olay mevcut. beni bir kitapta genel olarak edebi kısmı ilgilendirdiği için bunlara çok takılmadım.
genel olarak beğendiğim bir kitap diyebilirim. günümüz dünyasından artık sıyrılıyor bu klasikler. bu gözle de okumakta fayda var. döneminin çok iyisi olabilir ancak bir yüz yıl sonra o kadar da değerli olmayabiliyor.
yazı biraz sürprizbozan içerebilir ama o kadar da içermeyecektir gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz.
hikayemiz zamanının rusya’sında bir pastahane (ya da cafe)’de bilinmeyen yaşlı bir adamın ölümüyle başlıyor. bu ölüme paralel ilerleyen olay örgüsü bir yerde birleşiyor( sabrın sonu selamettir). sıkıcı bir şekilde başlayan kitap dönemin toplumsal kişilerinin üzerinden mesaj vermeye başladığı anda sıkıcılıktan çıkıyor. esas karakterler anlatıcı olan ( ki muhtemelen dostoyevski’nin kendisi bu) kişinin üzerinden anlatılıyor yani onların duyguları ve düşünceleri gözlemlenerek aktarılıyor okuyucuya. ben şöyle bir şey hissettim (bilmiyorum okuyan diğer kişiler paylaşır mı bu düşüncelerimi); olaylarda ve diyaloglarda biraz tiyatro abartılıcılığı var. yani sanki bir sahne kurulmuş ve o tiyatro sahnesini betimliyor yazar bizlere. mimiklerini, tepkilerini abartılı şekilde kullandırıp bize o duyguyu vermeye çalışıyor. bu da biraz zorlama gibi geliyor okuyucuya. konu üzerinden bir şeyler söylemek istemiyorum drama tadında bir olay mevcut. beni bir kitapta genel olarak edebi kısmı ilgilendirdiği için bunlara çok takılmadım.
genel olarak beğendiğim bir kitap diyebilirim. günümüz dünyasından artık sıyrılıyor bu klasikler. bu gözle de okumakta fayda var. döneminin çok iyisi olabilir ancak bir yüz yıl sonra o kadar da değerli olmayabiliyor.
devamını gör...
kyk borcu
çok değil arkadaşlar daha iki gün önce iyi parti'nin "kyk borçları silinsin." önerisi;
ak parti'den bir vekilin "herkes borcuna sadık olmalı, yoksa borcunu ödeyenler ahmak yerine konulur." gerekçesiyle reddedildi.
geçtiğimiz günlerde kalyon holding'in 9.5 milyar (katrilyon) vergi borcu affedildi.
gecikme faizini silseler, ana parayı yine bir şekilde ödeyecek öğrenciler ama hükümet resmen tefeci olmuş. kendi ülkesinin öğrencinin gözünün yaşına bakmıyor.
ak parti'den bir vekilin "herkes borcuna sadık olmalı, yoksa borcunu ödeyenler ahmak yerine konulur." gerekçesiyle reddedildi.
geçtiğimiz günlerde kalyon holding'in 9.5 milyar (katrilyon) vergi borcu affedildi.
gecikme faizini silseler, ana parayı yine bir şekilde ödeyecek öğrenciler ama hükümet resmen tefeci olmuş. kendi ülkesinin öğrencinin gözünün yaşına bakmıyor.
devamını gör...
yaz mevsimini sevmemek
yalnız insana serin hava gider, yalnız olmayana da sıcak hava.
evde durmak çok koymaz hava kapalı/soğukken, dışarı çıksan senin gibi onlarca yalnız görürsün, paltonu çeker yürürsün yolda. ama bahar öyle mi? dışarıya adım attığın an binlerce insan cıvıl cıvıl, el ele, kol kola.
bir de "ulan herkes çift bir ben mi tekim şu dünyada" eşiği var ki o kötü işte :) yine de yalnız olunsa da sevmek lazım baharı, yeni insanlarla tanışmak, ya da en azından bir bankta, bir ağaç altında veya bir ağacın tepesinde oturup kitap okumak...güzel bahar aktiviteleridir.
evde durmak çok koymaz hava kapalı/soğukken, dışarı çıksan senin gibi onlarca yalnız görürsün, paltonu çeker yürürsün yolda. ama bahar öyle mi? dışarıya adım attığın an binlerce insan cıvıl cıvıl, el ele, kol kola.
bir de "ulan herkes çift bir ben mi tekim şu dünyada" eşiği var ki o kötü işte :) yine de yalnız olunsa da sevmek lazım baharı, yeni insanlarla tanışmak, ya da en azından bir bankta, bir ağaç altında veya bir ağacın tepesinde oturup kitap okumak...güzel bahar aktiviteleridir.
devamını gör...
normal sözlük'ü diğer sözlüklerle kıyaslamak
aradan en az 2 yıl geçmeden hiçbir değeri olmayacak olan kıyaslamadır. daha şunun şurasında kaç gün oldu ki?
devamını gör...
nicki f harfiyle başlayan yazarların kaliteli olmaları
nickimi fotobandaki yalnız duşakabin olarak düzenlemeye gidiyorum. bakın yalnız kelimesini de düzelttim. kaliteli olmak bunu gerektirir çünkü.
devamını gör...
kütle çekimsel sapan
uzun zaman gerektiren uzay görevlerinde, uzay araçlarının hız ve yönünün, yakıt ve enerji tasarrufu yapabilmek için başka gök cisimlerinin etkisiyle değiştirilmesi için kullanılan, ilk kez michael minovitch tarafından önerilen yöntem.
işin özeti kısaca şöyle: uzayda yol alırken bir gezegenin kütle çekim alanına giren aracın, güneş'e göre hızı değişir. araç gezegene yaklaşırken hızı artar, gezegenden uzaklaşırken hızı azalır. sapan olarak seçilen gezegen, aracı çekim etkisi ile yakalar, yarım tur döndürür ve hızlandırmış şekilde fırlatır. bugün juno gibi uzay araçlarının çoğu bu yöntemi kullanarak göreve gönderilmiştir.
işin özeti kısaca şöyle: uzayda yol alırken bir gezegenin kütle çekim alanına giren aracın, güneş'e göre hızı değişir. araç gezegene yaklaşırken hızı artar, gezegenden uzaklaşırken hızı azalır. sapan olarak seçilen gezegen, aracı çekim etkisi ile yakalar, yarım tur döndürür ve hızlandırmış şekilde fırlatır. bugün juno gibi uzay araçlarının çoğu bu yöntemi kullanarak göreve gönderilmiştir.
devamını gör...
boran
genellikle sibirya ortalarında ve güney rusya'da yaşanan, kuvvetli yağışın eşlik ettiği fırtınadır.
devamını gör...
17 yaşındaki mülteci trans kızın yüzüne kezzap atılması
nefretin, vahşetin, insandışı gösterilerin eksik olmadığı topraklarımda yaşanan olay.
kendisine bunu hak görenler artmadan bir önlem alınmazsa ülkece ruh hastalarının katliamına gideceğiz.
kaynak
buradan
genç kızın görüntüleri
kendisine bunu hak görenler artmadan bir önlem alınmazsa ülkece ruh hastalarının katliamına gideceğiz.
kaynak
buradan
genç kızın görüntüleri
devamını gör...

