#504922
takımlar ve renkler ayrı olsa da, bizim renklerimiz ve frekansımız aynı. bunlar sonuçta bir teferruat. önemli olan gönüllerin bir olması.
ben de kendisine hoş geldin diyorum. güzel zamanlar ve tanımlarının olması dileğiyle.

not : çerkes olduğunu belirtmiş. çerkes olmamama rağmen, çerkesler'e büyük saygım, sonsuz sempatim vardır.
devamını gör...

seviyorum demek, sorumluluk gerektirir.
seviyorum demek, kefalet gerektirir.
gerektiği zaman, fedakarlık gerektirir.

bilinmelidir ki; kimi veya neyi çok seviyor iseniz; onunla imtihan olursunuz. belki de imtihan edilmemek için; bu cümleyi kolay kolay kurmak mümkün değildir.

bazı insanların ağzında sakız olmuştur; seni seviyorum cümlesi. cümlenin sakız olması; cümlenin değerini düşürmez. aksine cümlenin, her söyleyen kişinin ağzında değerli olduğuna delildir. asıl mesele ağızdan çıkan, o iki kelimelik cümleye sadık kalabilmektir. her insanın söyleyememesindeki zorluk, bu durumdan kaynaklıdır.
devamını gör...

chp genel başkanı kemal kılıçdaroğlu’nun avukatı celal çelik beyanı.
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın 39 dava açtığını bu açılan davaların 21 tanesinin 20'sinin müvekkili kılıçdaroğlu lehine sonuçlandığını aktardı.
avukat celal çelik'in bu konu hakkındaki açıklamaları şöyle :
--- alıntı ---

dönemin başbakanı recep tayyip erdoğan, kendisine ithafen, "dolmabahçe'de oturup, kadıköy'den gelen vapurlardaki kadınları dikizliyor" sözleri nedeniyle kılıçdaroğlu‘na 100 bin liralık manevi tazminat davası açmış ve kazanmıştı. bu karara itiraz ettik ve dosya şu an anayasa mahkemesinde

kılıçdaroğlu’nun itirazı üzerine geçtiğimiz aylarda yeniden görülen man adası davasında chp lideri kılıçdaroğlu'nun, cumhurbaşkanı erdoğan ve yakınlarına 197 bin lira tazminat ödemesine karar verilmişti.reddi hâkim talebine rağmen aynı hâkimler tarafından karar verildiğini ifade ederek, dosyayı yargıtay’a taşıdıklarını.olumsuz bir sonuç beklemiyoruz. bizim bütün eleştirilerimiz ve iddialarımızın dayanakları mevcut. dolayısıyla negatif bir karar beklemiyoruz.
chp lideri kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı erdoğan’ın hakaret davalarına karşı aihm’de açtığı ifade özgürlüğü davasını kazandı. bu davaların içeriğinde kılıçdaroğlu, erdoğan’a yönelik 'din tüccarlığı' yaptığı eleştirisinde bulunmuş, öte yandan deniz feneri davasına değindiği konuşmasında 'yolsuzluk' vurgusu yapmıştı. ama bu dosyalar aihm’den ifade özgürlüğü vurgusuyla geri döndü. dolayısıyla o davalarda açılan 5’er bin tl’lik tazminat mahkûmiyetimiz onların aleyhine sonuçlandı. yani ankara, kılıçdaroğlu'na tazminat ödemeye mahkûm edildi. herhangi bir hukuk devletinin olduğu bir ülkede hiçbir davanın genel başkanımızın aleyhine sonuçlanma ihtimali olamaz. çünkü kılıçdaroğlu, somut vakalara dayalı olarak eleştirilerde bulunuyor.

erdoğan inanılmaz bir şekilde davalar açmaya ve tazminat istemeye başladı. gerçekler ortaya çıktığı için genel başkanımız da eleştiri hakkını elbette kullanacaktı. işte bu eleştiri hakkının kullanılmaması için yargı bize karşı araç olarak kullanılmaya çalışıldı. sindirme politikaları ile davalar açılmaya başlandı. biz de sayın genel başkanımızın talimatı doğrultusunda sindirilmeyeceğimizi ifade ettik ve istedikleri kadar dava açsınlar, biz de açılan davalarda ispat hakkımızı kullanacağız dedik ve kullandık. her aşamada hodri meydan dedik ve sonuçta yargı yoğun bir baskı altında olmasına rağmen çoğu dosya lehimize sonuçlandı. bu süreçte kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı sürecinde aleyhe açılan yüzlerce davada kaybettiğimiz dosyalarda ödediğimiz tazminatlar, kazandığımız dosyalar özelinde aldığımız tazminatları geçmiyor.
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...

"elinin hamuruyla erkek işine karışma."

her iki cinsiyet de kendilerine biçilen rollerin dışına çıkıp istediği işi yapabilir.
devamını gör...

bir oscar coop-phane kitabıdır.

bu kitabın anlatıcısı nanou. o bir kaldırım fahişesi. eskort değil, telekız değil ya da bunlar gibi bir şey değil. tam olarak bir sokak fahişesi. başka bir isimle anılmaktan hoşlanmıyor, neyse o olmak istiyor. ve üzgünüm ama bu konuda çok ısrarcı.

benim ve muhtemelen okumaya başlayan çoğu insanın sandığı gibi kendi hayatını anlatmıyor anlatıcımız. bu işe nasıl ya da neden başladığını anlatmıyor. nasıl acılar çektiğini, bu yaşa gelene kadar başına neler geldiğini de anlatmıyor.

nanou bize, onunla sevişmek için para veren adamların hikayelerini anlatıyor. mobilet düşkünü olan ve 38 yaşında ailesinin bodrumunda yaşayan adamın hikayesinden, bir okulda denetmenlik yapan ve karısı şişman olmasına rağmen onu çok seven adamın hikayesine kadar. ölmek üzere olan köpeğinin acısını şimdiden duyan adamın hikayesinden, başarısız bir yazar ve büyük bir bonzai bahçesine sahip olan adamın hikayesine kadar.

hacimsiz ama çok güçlü bir kitap zenith oteli. bu pis ve bakımsız otelde, otelden çok daha kötü bir halde olan nanou’nun gözünden nanou’nun hikayesi.
devamını gör...

bir lokantada bir mağazada bir kuaförde vb. yerlerde hep kameraları tespit ederim. hırsızlık yapacağımdan da değil yani dhdhdgdhdh
tuhaf bir alışkanlık işte
devamını gör...

oldukça kaliteli tanımları olan ve beğenilerini eksik etmeyen yazar arkadaşımızdır.

takipteyiz.
devamını gör...

tarihte gelmiş geçmiş en yetenekli üç samuray'dan biri olarak gösterilen kılıç üstadıdır. hayatı boyunca 60'dan fazla savaşa girmiş ve hepsinde hayatta kalmıştır. nito riyu olarak adlandırılan, çift kılıçla dövüş tekniğinin mucididir. bu kılıçlardan birisi samurayların kullandığı geleneksel geniş kılıç iken, diğeri ise biraz daha küçük, kamayı andıran, ani saldırılarda kullanılmak için tasarlanmış bir kılıçtı.

efsaneler onun bu tekniği ile birlikte adete dans eder gibi savaştığından bahsederler. dev kertenkeleleri yok edişi, bu şekilde betimlenmektedir. tabi zaman içerisinde bununla ilgili pek çok illüstrasyonda yapılmıştır. o kadar büyük bir kılıç üstadıdır ki, namı yayıldıkça hakkındaki efsaneler de, almış başını yürümüştür. insanlar onun suyun üzerinde yürüyebildiğinden, havada süzülebildiğinden bahseder olmuşlardır. bu sebeple de kendisine ''kenseyi'' yani ''kılıç azizi'' lakabı takılmıştır.

hakkındaki tüm bu mistik söylentileri, aslında kendisi şu sözleri ile yerle yeksan eder; - ki bence asıl efsane hareketi budur-

''baştan kaybedeceğimi anladığım hiçbir düelloya girmedim.''

buradan da anlıyoruz ki, kendisi, buşido'nun en önemli ilkesi olan ''dürüstlük'' ilkesine sonuna kadar bağlı bir üstattır.

musashi kılıç üstatlığının yanı sıra, yetenekli bir yazar ve ressamdır. iki kitabı bulunmaktadır;

''kenjutsu'' bu kitabında geleneksel japon savaş sanatını anlatmaktadır.

diğer kitabı go rin no şo yani ''beş çember kitabı'' ise strateji ve felsefe üzerinedir.

kendisinden hayat dersi niteliğinde bir söz aktarmakta fayda var;

''bedenin ruhunu etkilemesin, ruhun da bedenini. ne cansız ol, ne de aşırı canlı. coşkulara kapılmış bir ruh da güçsüzdür, bitkin bir ruh da. düşmanın senin ruhunu okumasına asla fırsat verme.''

ayrıca miyatomo musashi ile ilgili mhiroshi inogaki tarafından aynı isimle çekilmiş, 1954 yapımı bir sinema filmi de mevcuttur. üçleme olarak çekilmiştir. fazla ipucu vermeden söylenebilecek tek şey ise; üçüncü filmi muhakkak izleyiniz olacaktır. ben işin gerisine karışmıyorum.
devamını gör...

sevgili kafa sözlük yazarları, bugün dergimizi şereflendiren yazarımız cevizvaryersen ve yazısı bir garip hayal. kendisine bu güzel yazısı için teşekkür ediyoruz. bir solukta okunacak diğer güzel yazılara buradan ulaşabilirsiniz. umuyorum ki yazıları beğenir ve keyifle okursunuz.

siz de yazılarınızı [email protected] adresine göndererek yazınızı sözlük dergisinde yayınlayabilir ve sözlük dergisine katkı sağlayabilirisiniz.
devamını gör...

iclal aydın'ın paslı makas şiirini ihtiva eden şarkı.

gittin, sen bana gitmek için gelmiştin.
geride yavaş yavaş eriyen bir kurşun bıraktın.
bıraktığın şekilden çok daha başkasına bürünen
ve bir daha asla eskisi gibi olamayacak bir kurşun.
gerçekten bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

bir gün beni paslı bir makasla
nasıl derinden budayıp gittiğini farkettim.
yeni bir filiz veremeyecek kadar derindi kesip attıkların.
sensizlikle oluşmuş hastalığıma
senin bile çare olamayacağını,
benim için çok gecikildiğini anladım…

devamını gör...

dc evreninin animasyonlarını izleyenlerin kulakları bu sese aşinadır. batman karakterinin seslendirmesini yapan ,muhteşem bir sese sahip usta seslendirmen.

devamını gör...

bu şarkı sanıldığı gibi kadın ile erkeğin ayrılığının anlatıldığı aşk şarkısı değildir. güney azerbeycan ve kuzey azerbeycan' ın ayrılmasıyla yazılan siyasi bir şarkıdır. orjinal hali yasaklanınca sözlerin sahibi ferhat ibrahimi şu an dinlediğimiz haline getirmiştir. bestekârı ise; ali selimi'dir.

ınsanın sevdiklerinden, vatanından ayrı düşmesi ancak bu kadar hisli icra edilebilirdi. azerilerin kendine has o gırtlak ve ses tınısıyla birleşince, içinize daha çok işliyor. bir daha selda bağcan'dan dinleyeceğinizi sanmam.
devamını gör...

evin/ bulunduğum odanın aşırı düzenli olmasından çok rahatsız oluyorum. yani öyle çok dağınık da olmaz ama bir yeri mutlaka hafif dağıtır öyle otururum.

annem temizlik hastasıydı ben çocukken. ev hep çamaşır suyu falan kokardı eşyaları 1 cm oynatamazdık yerinden, yere bir damla su damlatmazdık kıyamet kopardı yoksa. o günlerin acısını şimdi çıkarıyorum gibi bişi. ters tepti bende nefret ederim çok düzenli olmaktan.
devamını gör...


beşikler vermişim nuh'a
salıncaklar, hamaklar,
havva ana'n dünkü çocuk sayılır,
anadoluyum ben,
tanıyor musun ?

utanırım,
utanırım fıkaralıktan,
ele, güne karşı çıplak...
üşür fidelerim,
harmanım kesat.
kardeşliğin, çalışmanın,
beraberliğin,
atom güllerinin katmer açtığı,
şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
kalmışım bir başıma,
bir başıma ve uzak.
biliyor musun ?

binlerce yıl sağılmışım,
korkunç atlılarıyla parçalamışlar
nazlı, seher-sabah uykularımı
hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
haraç salmışlar üstüme.
ne iskender takmışım,
ne şah ne sultan
göçüp gitmişler, gölgesiz!
selam etmişim dostuma
ve dayatmışım...
görüyor musun ?

nasıl severim bir bilsen.
köroğlu'yu,
karayılanı,
meçhul askeri...
sonra pir sultanı ve bedrettini.
sonra kalem yazmaz,
bir nice sevda...
bir bilsen,
onlar beni nasıl severdi.
bir bilsen, urfa'da kurşun atanı
minareden, barikattan,
selvi dalından,
ölüme nasıl gülerdi.
bilmeni mutlak isterim,
duyuyor musun ?

öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne - üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.

gör, nasıl yeniden yaratılırım,
namuslu, genç ellerinle.
kızlarım,
oğullarım var gelecekte,
herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
kaç bin yıllık hasretimin koncası,
gözlerinden,
gözlerinden öperim,
bir umudum sende,
anlıyor musun ?

muhteşem dizelerinin yazarıdır.
devamını gör...

derniere danse ve s.o.s dışında

- tourner dans le vide
- comme un bateau
- mini world
- ego

gibi parçalarının da keşfedilmesi gereken güzel sesli sanatçı. parçalarında ağırlıklı olarak bir hüzün var. gripin'in fransız muadili gibi.
devamını gör...

bu bir gerçek. ne yazık ki seven kişi ilgisini azalttırğında, kabalaştığında çirkinleşme de kaçınılmazdır. o yüzden seviyorsanız ve de seviliyorsanız kıymetini bilin. üzmeyin.
devamını gör...

doğum gününde trafik kazası geçirmiş 5 gün sonra yani 4 temmuzda hayatını kaybetmiştir.

abimle beraber üzülmüştük kaza günü 'ne yazık gencecik' demiştik. diğer abimin eşinin akrabası olması da ayrı bir yas havasına sokmuştu evi o kaza yapınca. durumu çok ağır demişlerdi çünkü.

1 temmuz bizim asıl yasımız olmuştu. barış'a üzülürken abimi kaybetmiştik. barış akarsu' yu her gördüğümde yüreğim ayrı sızlar. onu da çok severdim tabi ama ben de mazisi böyledir bu yüzden çok daha hüzün verir.

özlemle anıyoruz seni...
devamını gör...

başlıklara uygun tanım girmek. mümkünse karikatürlü olanından. *
akışta gördüğüm başlıkları okuyunca aklıma ister istemez onunla ilgili bir karikatür geliyor kendimi tutamayıp yüklüyorum. "hazır bunu yuklemisken bunun bir de şöyle bir versiyonu vardı" deyip baska başlığa ya da tanıma koşuyorum, aslında tempolu yürümek lazım.*
devamını gör...

dünyaya fatura ödemek için geldiğimiz kendisine daha önceden söylenseydi gelmeyecek olan , süper marketlere karşı direnen , patavatsız ve bir o kadar da paragöz olan şimbilli.
devamını gör...

ayran
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim