sözlük radyosu
özleyenleri için, sözlük radyosunun açılmasını heyecanla beklerken dinleyebileceğiniz podcastler bulunmakta.
(bkz: pame radyo yayını)
kafasozluk.com/entry/764606
kafasozluk.com/entry/801512
(bkz: pame radyo yayını)
kafasozluk.com/entry/764606
kafasozluk.com/entry/801512
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
sevgili küllük;
uzun zamandır, yani şöyle bir 4-5 seneden beri... , mektuplasmak istediğim biri var. ismi, cismi, cinsiyeti, mesleği, yasadıgı şehir... hiçbiri umrumda değil. sadece mektuplaşmak istiyorum. hatta diyebilirim ki bunları bilmemek bana daha çok mutluluk verir. ama onun kim olduğunu henüz bulamadım. hâlâ bir mektup arkadaşım yok. oysaki mektup yazın türleri arasında benim ilk gòz agrım. ilk sevgilim. ne kadar çok hasret kalmışım. ama ne yazık ki yazabileceğim biri yok...
mektup öyle bir tür ki, bir hikaye, deneme, makale gibi bir şey degil. içimden gelmediği sürece, daha doğrusu beni kendisi harekete geçirmediği sürece oturup yazamıyorum. bir hikayeyi yazmak için bir ilham kaynağı yeterli. bir denemeyi yazmak için söz söyleme isteği ya da bir makale yazmak için bir başkaldırı yeterli. ama mektup öyle mi ? degil. muhattabı tek ve biricik. ve de anlaşılmak şart. yarenlik ediyor sana çünkü. ay surda şunu yazayım, nasıl olsa biri anlamazsa bir diğeri anlar deme özgürlüğün yok. tamamiyle anlaşılmak zorundasın. her ne kadar kıyıda köşede kalmis, herkesçe yazılabilecek bir tür gibi dursa da, nitelikli bir mektubu herkes yazamaz küllükçüğüm, yani öyle herkesin harcı degil...
fakat bir şey itiraf etmem gerekir ki, mektuplasabilecegim naiflikte bir iç dünyaya sahip, en azından beni buna ikna etmiş bir yazara tesadüf ettim sözlükte. dedim ki, iste bu! keşke bu insanla mektuplasiyor olsaydık. ( yukarda yazdığım gibi, kim olduğu umrumda bile değil) bunu o denli çok isterdim ki...
mektupcugum, sen öyle naif, öyle zarif ve öyle birinciksin ki, muhatabını hala bulamadım. seni ne denli ozledigime inanamazsın. bir gün muhatabını bulmak dileği ile... beni affet.
uzun zamandır, yani şöyle bir 4-5 seneden beri... , mektuplasmak istediğim biri var. ismi, cismi, cinsiyeti, mesleği, yasadıgı şehir... hiçbiri umrumda değil. sadece mektuplaşmak istiyorum. hatta diyebilirim ki bunları bilmemek bana daha çok mutluluk verir. ama onun kim olduğunu henüz bulamadım. hâlâ bir mektup arkadaşım yok. oysaki mektup yazın türleri arasında benim ilk gòz agrım. ilk sevgilim. ne kadar çok hasret kalmışım. ama ne yazık ki yazabileceğim biri yok...
mektup öyle bir tür ki, bir hikaye, deneme, makale gibi bir şey degil. içimden gelmediği sürece, daha doğrusu beni kendisi harekete geçirmediği sürece oturup yazamıyorum. bir hikayeyi yazmak için bir ilham kaynağı yeterli. bir denemeyi yazmak için söz söyleme isteği ya da bir makale yazmak için bir başkaldırı yeterli. ama mektup öyle mi ? degil. muhattabı tek ve biricik. ve de anlaşılmak şart. yarenlik ediyor sana çünkü. ay surda şunu yazayım, nasıl olsa biri anlamazsa bir diğeri anlar deme özgürlüğün yok. tamamiyle anlaşılmak zorundasın. her ne kadar kıyıda köşede kalmis, herkesçe yazılabilecek bir tür gibi dursa da, nitelikli bir mektubu herkes yazamaz küllükçüğüm, yani öyle herkesin harcı degil...
fakat bir şey itiraf etmem gerekir ki, mektuplasabilecegim naiflikte bir iç dünyaya sahip, en azından beni buna ikna etmiş bir yazara tesadüf ettim sözlükte. dedim ki, iste bu! keşke bu insanla mektuplasiyor olsaydık. ( yukarda yazdığım gibi, kim olduğu umrumda bile değil) bunu o denli çok isterdim ki...
mektupcugum, sen öyle naif, öyle zarif ve öyle birinciksin ki, muhatabını hala bulamadım. seni ne denli ozledigime inanamazsın. bir gün muhatabını bulmak dileği ile... beni affet.
devamını gör...
sevmek vs sevilmek
sevmek der bir üstad. çünkü asla sevildiğinden emin olamazsın. benim bu konu zihnimde çarpıştı ve kazanan taraf olmadı. kaybeden benim
devamını gör...
kuru kuru gitmeyen şeyler
(bkz: adana dürüm)*
devamını gör...
yazarların en sevdiği türk sanat müziği eserleri
--- alıntı ---
"en" seçebilen kişi yeterince tsm dinlememiştir
--- alıntı ---
demiş bir arkadaşımız. belki bir nebze haklılık payı vardır.
lakin ne kadar çok dinleseniz dahi bir en seçebiliyorsunuz.
misal bu eseri hem severim hemde bende özel anıları vardır. rahmetli babamla birlikte hem dinler hemde söylerdik. yaşanmışlıklar, anılar herşeyi etkiler.
bu cihetle varsa insanların bır eni, mutlak vardır kendi içerisinde bir sebebi...
devamını gör...
da ve de ayrımı yapamayan insan cahildir
insanlar birilerini etiketleyip kendi bilgeliğinin, elitliğinin, vatanperverliğinin, duyarlılığının altını çizmek istiyor. ego ülkesinin kibirli insanları kendi pr çalışmalarını yapıyor. sadece görünüşünüz insan olmasın, özünüz de insan olsun.
devamını gör...
snatch
türkçe'ye çevrildiğinde komikliğini kaybedeceğini düşündüğüm şu diyaloğu, netflix'in köpek yerine küpek yazarak beni kahkahalara boğduğu filmdir.
mickey : good dags. d'ya like dags?
tommy : dags?
mickey : what?
mrs. o'neil : yeah, dags.
tommy : oh, dogs. sure, i like dags. i like caravans more.
mickey : good dags. d'ya like dags?
tommy : dags?
mickey : what?
mrs. o'neil : yeah, dags.
tommy : oh, dogs. sure, i like dags. i like caravans more.
devamını gör...
klaas-jan huntelaar diye bir ad varken murtaza olmak
coğrafya kaderdir. ne yapsın bizim murti o mu istedi sanki murtaza olmak.
devamını gör...
mutlu kal
sayesinde akış nickler imparatorluğuna döndü. herkes mutlu mu? ses veriiiin.
devamını gör...
ingilizcedeki en güzel kelime
gorgeous
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
yeni yazar benden yeni olmasın. saygın kişilik yazdıklarımı beğenir sever güzel tanımlar yapar.
devamını gör...
serseri erkek seven kadınlara tavsiyeler
bir insan niye serseri sever ya ben hep ana kuzusu seviyorum.
devamını gör...
dom za vesanje
şaheser.
emir kusturica tarafindan, tamamı çingenece çekilen ilk filmdir. orjinali 270 dakika ama internetten 140 dakikalik bi kısmı mevcut.
beni hüngür hüngür ağlatan aynı zamanda da en sevdiğim filmdir. oyunculuklar, müzikler (bkz: ederlezi)her şeyiyle harikadır.
goran bregoviç'i hala dinlerim hatta.
perhan karakterinin "kendime yalan söylemeye basladigimdan beri kimseye inanmiyorum" repliğiyle de karsınıza çıkma olasılığı yüksek olan filmdir aynı zamanda.
emir kusturica tarafindan, tamamı çingenece çekilen ilk filmdir. orjinali 270 dakika ama internetten 140 dakikalik bi kısmı mevcut.
beni hüngür hüngür ağlatan aynı zamanda da en sevdiğim filmdir. oyunculuklar, müzikler (bkz: ederlezi)her şeyiyle harikadır.
goran bregoviç'i hala dinlerim hatta.
perhan karakterinin "kendime yalan söylemeye basladigimdan beri kimseye inanmiyorum" repliğiyle de karsınıza çıkma olasılığı yüksek olan filmdir aynı zamanda.
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
kafa sözlük'te ilk bayramım. evde kalacağımız ve evde geçirilecek son bayram olmasını temenni ederim. bu bayramda da sağlık bizimle beraber olsun.
devamını gör...
türklerin öğrenemediği şeyler
sağa sola çöp atmamak, sokağa tükürmemek.
devamını gör...
çayı çay bardağında içen tip
o ne öyle. çay dediğin leğende içilir.
devamını gör...



