isteyenim çoktu diye devam edilebilir.
devamını gör...

ders çalışıp sınavdan sonra dönecektim güya. çok geçmedem özledim sözlüğü, şöyle bir bakayım ne olmuş dedim ve en sevdiğim yazarlardan birinin kanatlanmış gittiğini görüyorum.
yolun açık olsun güzel yazar. günümü güzelleştirdiğin, güldürdüğün, neşelendirdiğin zamanlar olmuştu. karşına hep seni güldüren, mutlu eden insanların çıkmasını dilerim. özlersen kafa burada zaten, bir yere gittiği yok. sen iyi ol, mutlu ol*.
devamını gör...

deniz kabuğu. konum ağrı. koleksiyonun ne kadar değerli olduğunu siz düşünün işte.
devamını gör...

paolo veronese'nin 1562-63 yıllarında tamamladığı cana'da düğün tablosu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tablo incil'de geçen, hz. isa'nın suyu şaraba çevirmek suretiyle gerçekleştirdiği ilk mucizeyi anlatıyor.
isa, meryem ve havarilerin cana'da konuk olduğu bir düğünde şarapların bitmesi üzerine, isa hizmetçilere şarap küplerini su ile doldurmasını söyler. küpten alınan bir bardak suyu şölen yöneticisi tattıktan sonra damada dönerek ''herkes önce iyi şarabı, çok içildikten sonra da kötü şarabı sunar ama sen şimdiye kadar en iyi şarabı saklamışsın'' demesiyle, isa'nın ilk mucizesinin gerçekleştirdiği görülür. bahsedilen şarap küplerini tablonun sağ ön kısmında görüyoruz.
hem tablonun hem masanın ortasında isa ve meryem figürleri bulunuyor. tanıdık bir yüz de var burada: kanuni sultan süleyman. gelin ve damadın da bulunduğu masanın sol ucunda, soldan 6. sırada görebilirsiniz. işte burada:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sadece osmanlı imparatorunu değil, fransa kralı ı. francois, ingiltere kraliçesi ı. mary, avusturya kraliçesi eleanor, kutsal roma imparatoru v. karl gibi dönemin önemli kişilerini de tabloda görüyoruz. masanın tam orta kısmındaki dört müzisyen de dönemin ressamları (soldan sağa veronese, bassano, tintoretto ve tiziano). en soldaki figür kendisi zaten.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
6,6m x 9,9m boylarında ve yaklaşık 66 metrekarelik bir alanı kaplayan kocaman bir tablo. louvre müzesi'nde, mona lisa'nın bulunduğu odada, tam karşısındaki duvarda sergileniyor ve müzenin en büyük tablosu. mona lisa'yı görebilmek için bir süre uğraştıktan sonra, o kalabalıktan çıkıp arkanızı döndüğünüzde tüm duvarı kaplayan bu tabloyu detaylı olarak inceleyebilirsiniz. bu eserin mona lisa'nın tam karşısında bulunması da ayrıca ilginç. mona lisa'yı inceleyen kalabalığı bu tablonun önünde görememiştim ben.

eserle ilgili çok daha ayrıntılı bir yazı okumak için kaynak
devamını gör...

emel mathlouthi= naci en palestina.
devamını gör...

o bir ukde doldurucu, kimsesiz başlıkların kimsesi, umutsuz kelimelerin umudu. hem hassas, hem geleneksel hem yenilikçi. okunası yazar.
devamını gör...

ön açıklama: ders adı olarak açılan bir başlık mevcut. (bkz: elektromanyetik alan teorisi) fakat ben teorinin kendisini anlatacağım için başlığı bu şekilde açtım.

fizik ve matematik alanlarındaki çalışmalarıyla ünlü olan bilim insanı james clerk maxwell'in elektrik ve manyetizma arasındaki ilişkiye dair ispatı sonucu ortaya çıkan teori. bu sayede ışıkla ilgili önemli bilgilere de ulaşıldı.

yine upuzun bir yazı olacak. uyarmadı demeyin.

bu arkadaşlar meşhur maxwell denklemleri:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu denklemler bize ne anlatıyor? tek tek bakalım.

***

resimdeki ilk eşitlik gauss yasası olarak bilinir. çeşitli kaynaklarda farklı şekillerde yazıldığına şahit olabilirsiniz.

cisimler, elektrik yükü dediğimiz bir özelliğe sahip olabilirler. elektrik yükleri pozitif ya da negatif yük olmak üzere 2 türdür. bir de nötr olmak dediğimiz yüksüzlük durumu var ki, burada onunla ilgilenmeyeceğiz.

bu yasa bize, elektrik yüklerinin nasıl elektrik alan oluşturduğunu anlatır. bir başka deyişle, elektrik yüklerinin, yarattıkları elektrik alandaki dağılımını anlatır.

***

ikinci formül de bir gauss yasasıdır. ancak bu sefer manyetizma ile ilgilidir. bir yüzeyden elektrik akımı geçiyorsa, orada bir elektrik alandan bahsedebiliriz. bu alan, hayali çizgilerle temsil edilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

çizgilerin ne kadar sık ya da seyrek olduğu, yani çizgi yoğunluğu, yüzeyden geçen elektrik alanın kuvveti hakkında bilgi verir. elektrik akısı olarak da adlandırabileceğimiz bu yoğunluk, manyetik alan için de benzer şekilde ifade edilir.

manyetizma için gauss yasası şunu söyler: eğer elimizde kapalı bir yüzey varsa, bu yüzey içerisinden geçen net manyetik akı sıfırdır çünkü bu yüzeyde manyetik alan çizgilerinin başlangıç ve bitiş noktaları belirli değildir. bu çizgiler, kapalı ilmekler oluşturur. kapalı bir yüzeyden çıkan manyetik alan çizgileri ile o yüzeye giren manyetik alan çizgileri sayıca birbirine eşittir.

yukarıdaki resimde gördüğünüz elektrik alan çizgileri, bu bakımdan farklıdır. onlar her zaman pozitiften negatife doğrudur ve kapalı ilmek oluşturmazlar. bunun altında yatan temel neden çift kutuplulukla ilgilidir. doğada hiçbir zaman tek kutuplu bir mıknatıs bulamazsınız.

***

3. formül faraday yasasıdır. zaman içerisinde değişen bir manyetik alanın elektrik akımı oluşturabileceğinden bahseder.

***

4. formül amper yasasıdır. eğer hareketli bir elektrik yükünüz varsa, bir manyetik alan üretirsiniz. üretilen bu manyetik alan, onu üreten elektrik akımıyla orantılıdır. bu yasa daha çok, elektrik alan üreten kapalı ilmekler (ya da teller diyebiliriz) ile ilgilidir. *

***

ilk yasa olan gauss yasası mesela şu formda yazılabilir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

burada paydada ε0 olarak gördüğümüz nicelik, boş uzayın elektriksel geçirgenliğidir.

son yasa olan amper yasası da şu şekilde yazılabilir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

burada gördüğünüz μ0 da boş uzayın manyetik geçirgenliğidir.

yani bu ikisini uzayın, elektrik ya da manyetik akıya gösterdiği direnç olarak da düşünebilirsiniz.

***

şimdiii... diyelim ki bir elektrik yükünü aldınız ve aşağı yukarı ya da sağa sola doğru hareket ettirmeye başladınız. tüm bu anlattığım formülleri ve bize söylediklerini de göz önüne alırsanız ne olur? hareketli yükünüz, ona dik bir manyetik alan oluşturur. oluşan bu manyetik alan da hareket nedeniyle zamanla değişeceğinden, yeni bir elektrik alan oluşturur. yeni oluşan elektrik alanı, yine bir manyetik alan oluşturur ve bu olay bu şekilde sürüp gider.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

tam da bu görselde olduğu gibi; sağa sola doğru değişen elektrik alanlar ve ona dik yönde, yukarı aşağı şekilde oluşan manyetik alanlar.

maxwell bunu fark ettikten sonra, elde ettiği şeyin bir tür dalga olduğunu anladı. fakat ne tür bir dalga olduğunu bir süre düşünmesi gerekti. ε0 ve μ0 değerlerini de kullanarak (çünkü bunlar doğanın kendine ait değerleri. bunları biz uydurmadık.) bu dalgaların hızını hesaplamayı başardı: saniyede 299,792 kilometre! bilenlere tanıdık geldi bile...

18. yüzyılda ışığın hızı yaklaşık olarak hesaplanmıştı. maxwell işte bu sayıyı gördüğü anda, ışığın bir elektromanyetik dalga olduğunu anladı.

işte, maxwell'in başarısının bu kadar önemli olmasının nedeni, tüm bu formülleri harmanlayıp bugün birçok elektronik eşyanın temelini oluşturan taşları yerine oturtacak şekilde yorumlayabilmesidir.
devamını gör...

her masaya 1 garson düşecek sayıda garsona sahip olmasıdır.
devamını gör...

eminem'in the marshall mathers lp albümünden bir parça.
buyrunuz uzun versiyonu

şarkının hikayesi: stan eminem'in manyaklık derecesinde bir hayranıdır. bir konserinde eminem ile tanışma şansı yakalar ve onunla mektuplaşma sözü alır.
stan eminem'e mektuplar gönderir ancak hiçbirinde cevap alamaz. şarkıda geçen ilk kıtadaki stan'ın üçüncü mektubudur. bu mektubunda kız arkadaşının hamile olduğundan bahseder, bebeğin adını bonnie koyacağını söyler. ayrıca eminem'in amcası için başsağlığı diler.

ikinci kıtada geçen mektupta hala cevap alamamış olmaktan dolayı kızgınlığını dile getirir ve eminem ile beraber olma isteiğini dile getirir. hala mektuplarına cevap alamamaktadır.

üçüncü kıtada artık stan iyice zıvanadan çıkmış, mektubunu kayda almıştır. kasette kadın çığlığı duyulur, eminem'e içkili olduğunu ve hamile kız arkadaşını bağlayarak arabanın bagajına koyduğunu ve köprüden aşağı süreceğini söyler. kasedin sonunda kazanın sesi duyulur.

son kıtada ise eminem artık mektuplara cevap vermektedir, mektupları okuduğunu ancak cevap veremeyecek kadar meşgul olduğunu, kız arkadaşıyla birbirlerine sahip çıkmaları gerektiğini vs söyler. birkaç tavsiye.. kaydın sonunda stan'a kendine gelmesi gerektiğini söyler, geçenlerde bir adamın kız arkadaşını bagaja koyup arabayı köprüden aşağı sürdüğünü ve ikisinin de öldüğünü duyduğunu söyler ve farkeder.. "kahretsin o sendin.."

güzel kurgu. dünya saf beyinler için cehennem arkadaşlar. uzun bir zaman bunun gerçekten eminem ve stan'in başına geldiğine inanmıştım.
neyse olur öyle. şarkı hoş. klip de.

devamını gör...

süt, insan yaşamına genel bir besin maddesi olarak henüz 20. yy başlarında katılmıştır. insan varlığıyla karşılaştırdığımızda bunun çok erken bir tarih olduğunu söyleyebiliriz. günde 1 litre süt içmek kemiklerdeki kalsiyum yoğunluğunu azaltıp kemik kırıklarına davetiye çıkarabilir. dikkat etmek gerek, 1 litre az bir miktar değil.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kitap okumak için vakit yaratılır.
devamını gör...

allah onları bildiği gibi yapsın*
sanki kanguru ailesi de evde zıplayarak gidiyorlar,gecenin körü koşuyorlar,sanki mabel matiz de konser veriyor.

o yetmiyor şimdi de alt komşu giriyor kadraja.tam uyuyacağım apartman içinde hönkürmeler, bağırışlar.araba,ev kapıları pat küt.gecenin ikisinde de misafir almazsın ve gardaş!

ne dolmuşum* hayır ev bizim bir yere gidemeyiz.ev bulun da gidin başımdan tez vakıtta.(her beğeni bir amin)
devamını gör...

hangimiz düşmedik kara sevdaya
hangimiz sevmedik çılgınlar gibi
hangimiz bir kuytu köşe başında
bir vefasız için yol gözlemedik mi(link: https://
)
devamını gör...

''güzel bayan, parmağınıza taktığınız o pırlanta, dünyadaki bütün imparatorlukların kuruluşunu ve yıkılışını, bütün dinlerin oluşumunu ve evrimini, dinazorların yer kürede yürüyüp yokoluşunu, bütün güzel aşk hikayelerinin başını ve sonunu, bütün dramları ve trajedileri görmüş ve yine de ışıltısından hiç bir şey kaybetmemiştir''
italya'daki arezzo fuarında kullandığım bu cümle karşımdaki insanı yeterince etkilemiş olacak ki hanımefendi çok fazla düşünmeden siparişini onaylamıştı.
bu havalı gibi görünen, biraz da ııııııyhhhhhhhhhh dedirtecek cümlenin altyapısı nedir peki?
elmas dediğimiz arkadaş karbon temellidir ve oluşabilmesi için sistematik ve çok yüksek düzeylerde basınca ihtiyaç duyar.
karbon elementinin yüksek basınç altında kalarak oluşturduğu en güzel formdur.
hani derler ya pressure can make you either coal or diamond diye o vıcık vıcık kişisel gelişim kitaplarında.
fiziksel olarak doğrudur.
şöyle ki, doğal yollardan elmas oluşabilmesi için milyonlarca yıl gerekir.
eğer yeterince basınç alamazsa grafit-kömür'e döner.
doğru ve tatlı basıncı milyonlarca yıl yerse ışıl ışıl parlayıp ağzınızı açık baktırır.
yani patronum bana mobbing uyguluyor, iş arkadaşlarımın hepsi üstüme geliyor, bütün işler bana bakıyor hepsini halletmem lazım zaten az para alıyorum ama dur! basınç elmas oluşturur.
aynen, nurtopu gibi bir kömür oldun kardeşim, iyi yanmalar, ozon tabakasını delmeyi unutma.
hepimizin bildiği gibi kanlı elmas muhabbetlerine girmeyeceğim. çoğu insanın-ben de dahil- eleştirmekte ve sinirlenmekte haklı olduğu bir konudur.
keşke böyle bir şeye hiç bir zaman gerek kalmasaydı, keşke insanların açgözlülüğü insanı insan yapan değerlerden uzaklaştırmasaydı.
neyse.
elmas aynı zamanda endüstrilerde de kullanılan bir arkadaşımızdır. mohs skalası dediğimiz sertlik skalasında elmas 10 mohs ölçeğine sahip olup, doğada bulunan en sert arkadaştır. öyle ki, bir elması sadece başka bir elmas kesebilir( yani çivi çiviyi sökmez zaten kerpetenle çıkartırsın ama elması ancak elmasla kesebilirsin)
altın sektöründe altının üzerindeki yüzey işlemlerini diamond cut dediğimiz ucunda sivri bir elmas bulunan kalemlerle uygular ustalar.
aynı şekilde bir elmasa şekil vermek istediğiniz zaman ancak başka bir elmasın olduğu bir kalemle yapabilirsiniz.
pırlanta formuna dönersek.
elmasın işlenmiş şekil verilmiş halinde pırlanta denir.
pırlanta dediğiniz anda direkt gözünüzün önüne gelen görüntüdeki kesim'e yuvarlak kesim denir.
aynı zamanda farklı kesin şekilleri vardır, yastık, prenses,damla,zümrüt gibi.
en bilindiği sanıyorum baget kesimdir(yuvarlak kesim haricinde)
hepsinde farklı yüzey sayısı vardır.
yukarıdaki arkadaşın bahsettiği 57 yüzey yuvarlak kesim dediğimiz klasik kesimde bulunur.
her yüzeye faset denilir.
üst kısıma taç denir ve 33 faset vardır.
alt kısıma külaha benzediği için külah denilir ve 24 faseti vardır.
pırlantalar derecelendirilirken 4 adet kritere bakılır
cut, clarity, color ve carat.
yani kesim, berraklık, renk ve karat(ağırlık)
kesim bahsettiğim fasetlerin ne kadar doğru orantılı kesildiğine göre derecelendirilir. excellent, fair ve good olarak 3 kategoride incelenir.
pırlanta uzmanları pırlantaları lup dediğimiz mini büyüteçlerle inceleyip simetrilerini puanlarlar.
berraklık dediğimiz kısım ise adı üstündedir. bir pırlantanın içerisinde ne kadar az inklüzyon dediğimiz siyah noktalar varsa o kadar berraktır.
peki o siyah noktalar nedir?
yep, grafit.
yani bazen bu pırlantalar yedikleri basınç orantısız olduğunda iç kısmında sıkıştırılırken karbon elementi kömüre dönebiliyor.
berraklık derecelendirmeleri şu şekildedir:
lc( loupe clean): hiç bir şekilde içerisinde siyah nokta veya başka kusur yok.
vvs( very very small inclusion) : lup ile bakıldığında çok zor görülebilen ve yüzey kısmında olmayan kusurlar.
vs(very small inclusion): lup ile bakıldığında zor görünen ve yüzeye yakın olan kusurlar.
sı( small ınclusion):lup ile bakıldığında kolay görünen ve genelde yüzeyde olan kusurlar.
pike: çıplak gözle bakıldığında görülebilen kusurlar.
renk kısmı biraz daha basit. d rengi derecelendirilmesinden başlayıp z'ye kadar gider. a b c niye yoktur derseniz ilk pırlanta inceleme enstütüsü kurulduğunda ya daha beyaz bir renkli taş bulunursa diye a b c boş bırakılmıştır)
ne kadar ''beyaz'' ise renk skalasında o kadar iyidir.
carat ise ağırlık birimidir 1 karat: 0,2 grama denk gelir. karat büyüdükçe fiyatlar artar.
pırlantalar genellikle uzmanları tarafından sertifika verilerek değeri tescillenen güzelliklerdir. o yüzden pırlanta alacağınız zaman kesinlikle sertifikası olup olmadığını sorunuz.
2 tane büyük ve dünya çapında geçerliliği olan sertifika enstütüleri vardır. google'a yazarsanız bulabilirsiniz. sözlükte yeni olduğum için reklam veriyor görüntüsü vermek istemem.
dünya ne kadar kötüye giderse gitsin, hayat sizin üzerinizde ne kadar kötü etkiler bırakırsa bıraksın siz hiç bir zaman ışıltınızı kaybetmeyin.
sevgiler.
devamını gör...

zeki müren - ah, bu şarkıların gözü kör olsun




öyle dudak büküp hor gözle bakma
birak küçük dağlar yerinde dursun
çoktan unuturdum ben seni çoktan
ah bu şarkıların gözü kör olsun
çoktan unuturdum ben seni çoktan
ah bu şarkıların gözü kör olsun
güzelsen güzelsin yok mu benzerin
goncadır ilk hali bütün güllerin

aklımda kalmazdı yüzün ellerin
ah bu şarkıların gözü kör olsun
aklımda kalmazdı yüzün ellerin
ah bu şarkıların gözü kör olsun
bir gülüşün var ki kaş çatar gibi
en sıcak sözlerin azarlar gibi

hiç bağırır mıydım çocuklar gibi
ah bu şarkıların gözü kör olsun
hiç bağırır mıydım çocuklar gibi
ah bu şarkıların gözü kör olsun
devamını gör...

zamanların en iyisinde ve en kötüsünde, hem akıllılık hem de aptallık çağında, inanç ve kuşku devrinde, hem aydınlık hem karanlık mevsimde , varlığın ve yokluğun bir arada olduğu bir dönemde diye cevap verilmesi gereken durum.
(bkz: charles dickens)
devamını gör...

minimalizm içerikli videolar izlerken videodaki kişinin çantasını çok beğenip almaya kalkmıştım. minimalizmden maksimalizme geçiş ..
devamını gör...

eşref üren-ankara'da kış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim