bir arkadaşımın, anneannesini kaybettiği günün ertesinde girdiğimiz sınava çalışamadığı için yanındaki arkadaşından kopya çekerken, ad-soyad kısmına da kopya çektiği kişinin adını-soyadını yazmasını hatırlatan başlık.
devamını gör...

mizahımın %67 sini gora replikleri oluşturuyor.
devamını gör...

"canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yar, öyle mest oldum ki gayrın merhabasın bilmedim.” (ahmed paşa)
ezel gününde sevgilinin gözü bana bir merhaba lûtfetti. o gün bugündür, o bakışın mestliğiyle başka birinin merhabasını hiç tanımadım.
beytin mecaz anlamı: eski bir zamanda bir güzel göz ucuyla bana bir işaret etti,
sanki o güzeller güzeli gözleriyle bana merhaba dedi.
ben halen o sevgilinin merhabasının sarhoşluğunu yaşamaktayım.
o günden bugüne başkasının bakışına, iltifatına hiç cevap vermedim.
çünkü buna ihtiyaç hissetmedim. onun merhabası ile her daim mutlu oldum.
beytin gerçek anlamında ise : ahmet paşa elest bezminde (ruhların yaratıldıktan sonra bir araya geldikleri yer) ruhunun allah teala’ya âşık olduğunu, insan olarak yaratılmasından sonra dünyadan hiçbir şeye karşı iltifat etmediğini, dünyevi güzellerin ve güzelliklerin cazibesine kapılmadığını anlatmaktadır.
devamını gör...

başka bir sözlükten: buffy de vampir sayılır

(bkz: buffy the vampire slayer)
devamını gör...

kitabı fiziki olarak okumak daha güzeldir. ancak yüzlerce, binlerce e-kitabı telefonumun içine sığdırabilirim. çalışırken, sıra beklerken vs her an çıkarıp okuyabilirim. öyle uygulamalar var ki sayfaya gitme, arama, seslendirme vs.. fiziki kitap okuma takıntım olsaydı şu ana kadar okuduklarımın ancak üçte birini okumuş olurdum.
devamını gör...

trump’ın twitter hesabının 12 saatlik askıya alınmasını bir nebze de olsa anlayabiliriz. protestocuları yönlendirip bilgilendirdiği platform olması sebebiyle twitter, bir söz sahibi olabilir ve abd menşeli olması da böyle bir hakkı doğurabilir. fakat daha sonrasında uygulanan sansür ve hesabın tamamiyle askıya alınmasının bir açıklaması yok benim nazarımda.

protestolar devam ederken açıklama yapan pence, göstericilerden için “her abd vatandaşının anayasal bir hakkı olduğu gibi trump yanlıları da anayasal bir hak olan protesto ve yürüyüş hakkını kullanıyorlar.” demesi ve bugün protestocuların yargılamalarla karşı karşıya kalması bir yana, trump’ın aktif kullandığı parler app’e bir ultimatom verilmesi sonucu mağazalardan kaldırılması bir yana, potus hesabından yaptığı açıklamalar bile sansüre uğradı.

özgürlüğün, daha doğrusu ifade özgürlüğünün artık veriyi toplayıp işleyebilen şirketlerin tekelinde olduğunu anlayabilmemiz için daha açık bir şekilde anlatamazlardı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şahsiyet dizisinde bu tablo ile harika bir replik geçer. yazıma başlamadan önce ilk olarak o sözü paylaşmak isterim sizlerle.
‘’aslında bu tablo diyor ki: eğer bir suç işlemek istiyorsan ama suçlanmak istemiyorsan, tek yapman gereken etrafına bir kalabalık toplamak. çünkü bir suçu yeterince büyük bir kalabalıkla birlikte işlersen o artık suç değildir.”

1872 yılında jerome tarafından çizilen bu tablo döneminin toplum yapısını harika bir şekilde aktarıyor bizlere. bilindiği üzere antik roma döneminde insanlar collesium'u doldurarak adeta kendilerinden geçerek gladyatör dövüşlerini izliyorlardı. dönemin en büyük eğlence organizyonu olan bu dövüşlerde insanlar birbirlerine karşı ya da vahşi hayvanlara karşı dövüştürülüyordu. gladyatörler genel olarak savaş esiri ve kölelerden oluşmaktaydı. ilerleyen zamanlarda ise kendi isteği ile gladyatör olan kişiler de olmuştur. bu gladyatörlerin seçim şansı yoktu. hayatta kalmak için yapması gereken şey dövüşü kazanmaktı. işte bu noktada gladyatörün hayatını tek bir parmak hareketi belirliyordu. dövüş sırasında imparator baş parmağını yukarı kaldırırsa, gladyatörün hayatı bağışlanıyordu. eğer baş parmağını aşağı indirirse bu gladyatör için ölüm demekti. tabii bu hareketi aynı zamanda seyirciler de yapmaktaydı. yani halk gün içinde onlarca insanın ölümüne karar verip daha sonra hiçbir şey yokmuş gibi evlerine dönmekteydi. yani kimin ölüp kimin yaşayacağına karar verecek bir toplum. eğlence için çok sıradan bir şekilde insanların hayatını sonlandıran bir toplum. kim bilir belki de modern dünyadan da izler bulabiliriz bu tabloda.
devamını gör...

türkçe ve ingilizce.
devamını gör...

9 kelimelik trajikomik hikaye.
devamını gör...

dolabımda hiç etek yoktur,toplumun dayatmasından mı yaşadığım çevreden mi bilmem,etek bana kendimi savunmasız hissettiriyor.
devamını gör...

takibe daha önce neden almadığımı anlayamadığım yazar kişisi .
devamını gör...

yer kabuğu
şiddetli darbeler vuruyor yüzünüze
sıcak kaynaklar toprakları aralıyor
kırmızı ve koyu

akşam haberlerinden çıkarılmış
çağrılar
kadınlar
artık konuşmayacaklar
örgütlenmiş sarsıntılarda
onlar
ah'rar
bilmezsiniz

sesler
ışık ışık gömülüyor karanlığa
toprak emiyor özünü çığlıkların
bilseniz

tüm renkleri astığınız
köküne uzayan bir dev gibi
zaman
geçmek bilmiyor

boğazı patlıyor gecenin
sarhoş yıkık bir kent
sızıyor koynunuza
yine de
bilmezsiniz

kırmızı kahkahalar ağarırken vagonlarda
el değmedik topraktır
z’aman
ve kırılgan
tükenmek bilmiyor

aşınmış ağrılı bir gülüş saplanıyor
ıslak, diri akşamlarınızın koynuna
erkenci naylon baharlar
ölgün hükümlerinize sürüyor mermilerini

tetikte, bereketli uyanışlar
tetikte, aklığı ellerinizin

ölü zamanlara dayanıyor
sesler
kaos
zehirli ok
ürkütülmüş karanlık

yine de bilmezsiniz
tüm kadınlar
ah'rar


yedinci dem *


(bkz: ahrar)
devamını gör...

ölmeden önceki son sözü ''ölümün tadı dilimin ucunda, bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum'' olmuştur.
devamını gör...

ben para karşılığı nickaltı yazıyorum arkadaşlar. beş lirasını veren herkesin nickaltını donatırım.
devamını gör...

yüksek gerilim direğinin altından geçmek.
birkaç kere altından geçmiştim de direklerden gelen o ses ismi gibi gerilim efekti oluşturuyor. korkutmuyor da değil hani. mazaallah tam geçerken " teli kopup üzerime düşerse, 10 bin voltluk akıma kapılıp küllerim etrafa saçılırsa" diye tedirgin olurum.
devamını gör...

uzak doğu karate filmleri. bir dönem abiyi kardeşe kırdıran, uçan tekme denemelerine sebebiyet veren filmler.
devamını gör...

ömür boyu iki yaka bir araya bile gelmeyebilir. almayın, etmeyin.
devamını gör...

hababam sınıfı'nın domdom' unu akla getiren kelime.
devamını gör...

içindeki özlemin saatler ve günler geçtikçe arttığını hissetmek.
devamını gör...

bir insanı sevmekle başlar her şey, der sait faik ama sonra şöyle devam eder o cümleler; burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor. şüphesiz denizdeki balığı öpecek kadar ince düşünceli bir adama bu cümleleri yazdıran senin benim yaşadığımız dünya. ardından bu havada ölünür mü hiç diye söylenilen 'durgun deniz bakışlı' öykücü. yky'den çıkma şimdi sevişme vakti ve diğer şiirleri'nde o ve ben isimli bir şiiri var ki durup düşündürüyor insanı dakikalarca, umulmadık kadar korkak olan en çirkin yanımı törpüleyip sevgiye inancımı baki kılıyor; çoğu zaman insanlar sevmekten pek bir şey anlamadığımı düşünse bile. şiirden bahsedip yazmamak olmaz hem zaten şüphesiz yazmasam deli olacaktım.*


sana koşuyorum bir vapurun içinden
ölmemek, delirmemek için.
yaşamak; bütün adetlerden uzak
yaşamak.

hayır değil, değil sıcak
dudaklarının hatırası
değil saçlarının kokusu
hiçbiri değil.
dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerde
ben onsuz edemem.
eli elimin içinde olmalı.
gözlerine bakmalıyım
sesini işitmeliyim

beraber yemek yemeliyiz
ara sıra gülmeliyiz.
yapamam, onsuz edemem
bana su, bana ekmek, bana zehir
bana tad, bana uyku
gibi gelen çirkin kızım
sensiz edemem.

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim