sözlük dergi yazılarını bekliyor
görünce beni çok çok mutlu eden bir etkinlik oldu, emeğinize sağlık.
devamını gör...
kaç yaşıma gelirsem geleyim
kaç yaşına gelirsem geleyim yaşımdan bağımsız hissedeceğim.
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
"kendiniz olmak yerine, başkalarının istediği bir bireye dönüşmektir."
devamını gör...
çiğköfte vs sushi
bu versusu asla kabul etmiyorum bir urfalı olarak. dört büyük kitaba diss mi attınız da allah böyle bir başlık açmayı düşürdü aklınıza yahu? *
çiğköfte, yanına limon ve de şalgam olursa size şirinler köyü'nü gösterir. suşi ile na şuradan şuraya gidemezsiniz. o da kültürdür, ses edemem ama mazur görün ki anadolu çocuğuyuz.
çiğköfte, yanına limon ve de şalgam olursa size şirinler köyü'nü gösterir. suşi ile na şuradan şuraya gidemezsiniz. o da kültürdür, ses edemem ama mazur görün ki anadolu çocuğuyuz.
devamını gör...
mahlassızım
cevher gibi mübarek.
devamını gör...
bir erkeğin bağımlılık yapabilecek özellikleri
nadir gördüğüm asaletidir..
sen bir konuya girmeden, asla senin sınırlarına yaklaşacak soru da sormayan, konu da açmayan..
konuşmaya can attığı konular olmayan, sanki kadın gerizekalıymış gibi, gökyüzünden geçen uçak sesi duysa, dili dışarda köpek gibi alakalı alakasız, lafı hep malum konuya getirmeyen, buralara kadar düşmeyen, tenezzül etmeyen, ihtiyaç duymayan o kadar az erkek varki...
kısaca önce insan gibi konuşabilen, karakterli biri olması...
sen bir konuya girmeden, asla senin sınırlarına yaklaşacak soru da sormayan, konu da açmayan..
konuşmaya can attığı konular olmayan, sanki kadın gerizekalıymış gibi, gökyüzünden geçen uçak sesi duysa, dili dışarda köpek gibi alakalı alakasız, lafı hep malum konuya getirmeyen, buralara kadar düşmeyen, tenezzül etmeyen, ihtiyaç duymayan o kadar az erkek varki...
kısaca önce insan gibi konuşabilen, karakterli biri olması...
devamını gör...
kötülüğü beslediler büyüttüler ve dediler ki
ekonomi çok iyi.
devamını gör...
yahudi kadının öz saygısı var mıdır sorunsalı
tamam kimsenin kendine özsaygısı yok. yeter ama dakka başı saçma başlık açılır mı?
(bkz: ateşe tapan kadının kendine özsaygısı var mı sorunsalı) başlığını da açın hocam. beklemedeyiz.
(bkz: ateşe tapan kadının kendine özsaygısı var mı sorunsalı) başlığını da açın hocam. beklemedeyiz.
devamını gör...
normal sözlük'teki erkeklerin sapık olması
katılmıyorum.
tüm sosyal mecralar arasında en rahatsız edilmediğim platform burası. şimdiye kadar taciz içerikli tek mesaj atan olmadı. saçmalayan, arada fazla laubali davranmaya çalışanlar oldu* tabiki bu her yerde olur ama ciddi ciddi rahatsız eden olmadı. insanları sapık diye etiketlemek bu kadar kolay olmamalı. bu önemli bir konu çünkü.
tabi bu benim görüşüm. belki başka bir kadın yazar daha farklı şeyler yaşamış olabilir.
tüm sosyal mecralar arasında en rahatsız edilmediğim platform burası. şimdiye kadar taciz içerikli tek mesaj atan olmadı. saçmalayan, arada fazla laubali davranmaya çalışanlar oldu* tabiki bu her yerde olur ama ciddi ciddi rahatsız eden olmadı. insanları sapık diye etiketlemek bu kadar kolay olmamalı. bu önemli bir konu çünkü.
tabi bu benim görüşüm. belki başka bir kadın yazar daha farklı şeyler yaşamış olabilir.
devamını gör...
yıllık izindeyken rüyada bölge müdürünü görmek
bir dönem yaşadığım trajikomik durum.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın diğerleri.
türkan'ın maması bitmiş, biriniz de hatırlatmıyor iyi mi? başımın etini yedi sabah sabah mivmivmiv diye. ortalık açılana kadar idare etsin diye tavuk sucuğu verdim, onu da keyfe keder yiyor hanımefendi, sabah sabah trip çekiyorum ya?
türkan'ın maması bitmiş, biriniz de hatırlatmıyor iyi mi? başımın etini yedi sabah sabah mivmivmiv diye. ortalık açılana kadar idare etsin diye tavuk sucuğu verdim, onu da keyfe keder yiyor hanımefendi, sabah sabah trip çekiyorum ya?
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
yeğenimle gta vice city oynuyoruz. klavyeyi ona veririm o da herkes gibi klasik şehir turu atarken polisi çiğner.
-naptın oğlum öldürdün ya polisi peşine düşecekler şimdi
+öldü mü? o şehit olmadı mı?
-(mavi ekran) :))
...
yeğenim biraz daha büyüdü artık okuma yazma biliyor gel spider man izleyelim ben çocukken çok severdim.
spider manin düşmanı: electro
ben:
-bak düşmanı elektriği kontrol edebiliyor elektrik üretebiliyor sence onu durdurmak için ne kullanmalı?
(beklediğim yanıt: elektriği iletmeyen yalıtkan cisimler kullanmalı)
cevap: + tahta
-tahta mı?
+ tahta tabi (zoruna mı gitti?)
zoruna mı gitti demedi ama aklıma bu replik gelmiş gülmüştüm.
-naptın oğlum öldürdün ya polisi peşine düşecekler şimdi
+öldü mü? o şehit olmadı mı?
-(mavi ekran) :))
...
yeğenim biraz daha büyüdü artık okuma yazma biliyor gel spider man izleyelim ben çocukken çok severdim.
spider manin düşmanı: electro
ben:
-bak düşmanı elektriği kontrol edebiliyor elektrik üretebiliyor sence onu durdurmak için ne kullanmalı?
(beklediğim yanıt: elektriği iletmeyen yalıtkan cisimler kullanmalı)
cevap: + tahta
-tahta mı?
+ tahta tabi (zoruna mı gitti?)
zoruna mı gitti demedi ama aklıma bu replik gelmiş gülmüştüm.
devamını gör...
melisho (yazar)
bir gece, bir sebepten kendisine mesaj atmıştım. o geceden beri gözümde "akıllı ve pıtırcık" sıfatını almıştır.
çok teşekkür ederim dostum. iyi ki varsın, klavyen sürçmesin hiç. *
edit: söylemeyi unuttum; aşırı gamsızdır. cevap vermez, verse geç verir, susmaz, sussa konuşmaz. *
çok teşekkür ederim dostum. iyi ki varsın, klavyen sürçmesin hiç. *
edit: söylemeyi unuttum; aşırı gamsızdır. cevap vermez, verse geç verir, susmaz, sussa konuşmaz. *
devamını gör...
ucuz ve pratik yemek tarifleri
makarna
devamını gör...
bilim bir gün tanrının varlığını somut olarak ispatlarsa olabilecek şeyler
olmayanı kanıtlamak olanı kanıtlamaktan daha mı zor ki bilim kesin tanrı yoktur diyemiyor. birisi hangi din doğru yol bilelim demiş. arkadaşım, dört kitabın manası "la ilahe illallah" gerisine eyvallah.
devamını gör...
ailenin suçu olan şeyler
çocuğunu sevgisiz büyütmek. sevgisiz büyüyen her çocuk hayatının her alanında bunun eksikliğini hissediyor ve çevresine de hissettiriyor.
devamını gör...
ellerin üşümesi
hayatımın büyük çoğunluğunda mevsim ve hava durumu fark etmeksizin yaşadığım ve elimin yüzüme dokundurmaya korkacağım kadar soğuk olması durumu.sebebi anemi(kansızlık),demir ve bazı vitamin eksiklikleri sanırım.
devamını gör...
kimliksiz hikayeler
radyoda "mutluluk reklamı" çalıyordu. kadının tam arkasından gelen güneş ışıkları aynadaki görüntüyü görmesine izin vermiyordu ama dudaklarını göremese de şarkıya eşlik ettiğini kulağına gelen minik fısıltıdan anlayabiliyordu. kadın aynaya doğru eğildi. ne yaptığını göremiyordu ama sanki derinlerde, içinde bir yere bakmaya çalışır gibi odaklanmıştı. ince boynuna, narin ancak kıvrımlı hatlarına baktı. artık aşina olduğu vücutta göz gezdirdi. üzerindeki siyah minik elbise ince belini daha da ortaya çıkarmıştı. tam o esnada geriye döndü kadın. elindeki küpeleri göstererek "hangisi sence?" diye sordu. sağdakini işaret etti adam. parlak ancak minicik bir taş olan küpeyi. çünkü biliyordu ki kadın da içten içe onu istiyor ama sallantılı, şatafatlı küpeyi de gösterişine aldanıp aldığı için kararsızlık yaşıyordu. hep böyle olurdu zaten. alışır, sever ve bırakmazdı kadın. yeni olan güzel gelse de eskinin aşinalığını tercih ederdi. ve şatafat ilgisini çekse de sonunda sadeliğe çekilirdi. küpeleri taktı. altındaki sandalyeyi sakarca itti, sallandı, dengesini topladı. ellerini beline koyup "nasılım?" dedi.
"nasılsın, sahi kadın? yüzündeki gülümseme çok güzel, koskocaman. gözlerinin etrafında biraz daha belirginleşen çizgiler olmuş. yıllarca ne olursa olsun dik durmaya çalıştığın için, acıyı kabullenmemek için sığınağın olan gülüşlerinin izi, derinliği artmış. iki kaşının tam ortasındaki minik çizgi de derinleşmiş. düşünme izin. problem saydığın anları çözmek için biraz şaşkın, biraz üzgün bir ruh halinde olduğun o kaşını çatıp çatmama arası hareketin izi.
büyüdün mü kadın? yolunu bulmak için sağa sola çok savruldun. kimi zaman kavşaklarda, kimi zaman engebeli yollarda çok yoruldun.
seçimler istemiyorum artık. hayatımda hiçbir şeyi seçmek istemiyorum. duvarın rengi umrumda değil, boyansın sadece bunu umursuyorum derken seni ittiğim tercihlere mi isyan ettin kadın?
anlattıklarımın canını çok yaktığı o gece; kederle ve şokla dinlerken yatağa kıvrılıp bir bebek gibi uykuya sığındığın an... sonraki günlerde öfkene yenik düşüp ilk kez bir şeyleri kırıp dağıtman... acın arttıkça zehre dönüşen kelimelerin... kaçmaya çalışman kendinden, benden... bir çocuğun annesinden tokat yedikten sonra ağlamaya başladığında gitmek istediği başka kimse olmadığından yine annesine sarılması gibi seninle kalışım, demen... dayanamıyorum, gidiyorum ben dediğin gün... sıkı sıkı sarıp bırakmadığım için alışman acıya, affetmen...
affettin mi kadın? gerçek mi yüzündeki gülüş? tüm hayata, kendine yaptığın bir rol mü bu? yine gerçeklere dayanamadığın için sığındığın alan mı?
beni gerçekten seviyor musun kadın? yoksa yılların verdiği büyük bir alışkanlık mıyım senin için kulağındaki minik küçük küpeler gibi?" diye düşündü adam.
şarkı çalmaya devam ediyordu, kadın gülümsemeye. ağzından ise şu kelimeler döküldü adamın "harika görünüyorsun güzel.".
"nasılsın, sahi kadın? yüzündeki gülümseme çok güzel, koskocaman. gözlerinin etrafında biraz daha belirginleşen çizgiler olmuş. yıllarca ne olursa olsun dik durmaya çalıştığın için, acıyı kabullenmemek için sığınağın olan gülüşlerinin izi, derinliği artmış. iki kaşının tam ortasındaki minik çizgi de derinleşmiş. düşünme izin. problem saydığın anları çözmek için biraz şaşkın, biraz üzgün bir ruh halinde olduğun o kaşını çatıp çatmama arası hareketin izi.
büyüdün mü kadın? yolunu bulmak için sağa sola çok savruldun. kimi zaman kavşaklarda, kimi zaman engebeli yollarda çok yoruldun.
seçimler istemiyorum artık. hayatımda hiçbir şeyi seçmek istemiyorum. duvarın rengi umrumda değil, boyansın sadece bunu umursuyorum derken seni ittiğim tercihlere mi isyan ettin kadın?
anlattıklarımın canını çok yaktığı o gece; kederle ve şokla dinlerken yatağa kıvrılıp bir bebek gibi uykuya sığındığın an... sonraki günlerde öfkene yenik düşüp ilk kez bir şeyleri kırıp dağıtman... acın arttıkça zehre dönüşen kelimelerin... kaçmaya çalışman kendinden, benden... bir çocuğun annesinden tokat yedikten sonra ağlamaya başladığında gitmek istediği başka kimse olmadığından yine annesine sarılması gibi seninle kalışım, demen... dayanamıyorum, gidiyorum ben dediğin gün... sıkı sıkı sarıp bırakmadığım için alışman acıya, affetmen...
affettin mi kadın? gerçek mi yüzündeki gülüş? tüm hayata, kendine yaptığın bir rol mü bu? yine gerçeklere dayanamadığın için sığındığın alan mı?
beni gerçekten seviyor musun kadın? yoksa yılların verdiği büyük bir alışkanlık mıyım senin için kulağındaki minik küçük küpeler gibi?" diye düşündü adam.
şarkı çalmaya devam ediyordu, kadın gülümsemeye. ağzından ise şu kelimeler döküldü adamın "harika görünüyorsun güzel.".
devamını gör...

