okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
başlık "shenanigans" tarafından 15.11.2020 12:53 tarihinde açılmıştır.
941.
arada bir kendi kendime çıldırdığım oldu, çıt çıkarmadan. kimseye duyurmadan.
ayfer tunç - suzan defter
ayfer tunç - suzan defter
devamını gör...
942.
devamını gör...
943.
ama yurt bulamadım hiçbir yerde: bütün kentlerde terdirginim ben ve bütün kapılarda ayrılış.
son zamanlarda yüreğimin beni kendilerine yönelttiği bu günün kişileri, yabancı ve alay gibi geliyor bana; bense sürülmüşüm ana yurtlarıyla baba yurtlarından.
onun için çocuklarımın ülkesini seviyorum yalnız, en uzak denizdeki, o daha bulunmamış ülkeyi: durmadan orayı aratıyorum yelkenlerime.
...
böyle buyurdu zerdüşt
son zamanlarda yüreğimin beni kendilerine yönelttiği bu günün kişileri, yabancı ve alay gibi geliyor bana; bense sürülmüşüm ana yurtlarıyla baba yurtlarından.
onun için çocuklarımın ülkesini seviyorum yalnız, en uzak denizdeki, o daha bulunmamış ülkeyi: durmadan orayı aratıyorum yelkenlerime.
...
böyle buyurdu zerdüşt
devamını gör...
944.
gündüz bir hiçim, gece kendim olurum.
fernando pessoa/ h.k.
fernando pessoa/ h.k.
devamını gör...
945.
mutlu olmaya karar verdim, bence mutlu olmayı başarabilirim. (bkz: iki şehrin hikayesi)
devamını gör...
946.
bizim sinemalarımız ve tiyatrolarımızın konularına bakıldığında, özellikle gençliğin muhtaç olduğu hususlara asla yer verilmediği görülür. #kavgam
devamını gör...
947.
"insanlar delidir!" dedim. "neyi niçin yaptıklarını bilmezler. beyinlerinde bir diktatör vardır, onları hormonları yönetir ama bunun farkında olmazlar, kendi iradeleriyle davrandıklarını sanırlar.
devamını gör...
948.
altı derste müziğin poetikası, ıgor stravinsky, pan yayıncılık s. 40
ağacı meyvelerine bakarak yargılarız. öyleyse meyvelere bakın, köklere burnunuzu sokmayın. bir organın işleyişini görülmeye alışkın olmayanlara o organ ne kadar acayip gözükse de, işlevi organı haklı çıkarır. snob çevreler, montesquieu’nün bir karakteri gibi, “insan nasıl iranlı olabilir” diye hayret eden kişilerle doludur. bunlar bana hep, hayvanat bahçesinde ilk kez bir hecin devesi gören köylüyü hatırlatır. köylü hayvanı uzun uzun incelemiş, hayretle kafasını sallayarak oradan ayrılırken, “gerçek değil bu” demiş.
ağacı meyvelerine bakarak yargılarız. öyleyse meyvelere bakın, köklere burnunuzu sokmayın. bir organın işleyişini görülmeye alışkın olmayanlara o organ ne kadar acayip gözükse de, işlevi organı haklı çıkarır. snob çevreler, montesquieu’nün bir karakteri gibi, “insan nasıl iranlı olabilir” diye hayret eden kişilerle doludur. bunlar bana hep, hayvanat bahçesinde ilk kez bir hecin devesi gören köylüyü hatırlatır. köylü hayvanı uzun uzun incelemiş, hayretle kafasını sallayarak oradan ayrılırken, “gerçek değil bu” demiş.
devamını gör...
949.
büyük yeşil bir odada bir telefon, kırmızı bir balon ve aydedenin üzerinde zıplayan bir ineğin resmi varmış... iyi geceler aydede, iyi geceler kırmızı balon, iyi geceler yıldızlar, size de iyi geceler yeryüzündeki tüm sesler.
(elveda haziran-sarah jio)
(elveda haziran-sarah jio)
devamını gör...
950.
dünya ne ise oydu; ben de ne isem o oldum. uyuşamadık. hepsi bu..." zilif
devamını gör...
951.
her insan kendi seçmediği bir ailede, seçmediği bir kaderle dünyaya gelir.
-zülfü livaneli--- kaplanın sırtında
-zülfü livaneli--- kaplanın sırtında
devamını gör...
952.
tespit edilen ve görülen hadiselerden çıkan sonuçlara karşı zihni kapalı kalmış bir adam, inancına kıyasla geri adam demektir. her devirde bu gibi gerizekalı adamlara, körlere tesadüf edilmiştir. bunlara daima rast gelinecektir. fakat bu körler, tarihin dönen tekerleğinin hızını kesse de, hiçbir zaman bu tekerleğin dönüşünü durduramayacaktır. #kavgam
devamını gör...
953.
"sevginle git yalnızlığına, kardeşim, yaratmanla git, doğruluk ancak daha sonra topallar ardın sıra senin.
benim gözyaşlarımla git yalnızlığna, kardeşim. kendinden öte yaratmak isteyeni severim ben ve böylece yok olanı.
böyle buyurdu zerdüşt."
benim gözyaşlarımla git yalnızlığna, kardeşim. kendinden öte yaratmak isteyeni severim ben ve böylece yok olanı.
böyle buyurdu zerdüşt."
devamını gör...
954.
sağ kalan tutsi kadınlarından biri olan berthe:
"eskiden bir erkeğin başka bir erkeği öldürebileceğini bilirdim çünkü bunlar hep olur. şimdiyse biliyorum ki birlikte yemek yediğiniz, birlikte yattığınız kişi bile hiç zorluk çekmeden sizi öldürebilir. ben soykırımdan bu yana şunu öğrendim: komşunuz sizi dişleriyle bile öldürebilir; bu yüzden dünyaya artık aynı gözle
bakmam imkânsız."
(bkz: ruanda soykırımı)
çoğumuz özel olduğumuza yönelik bir yanılgı yaratan benmerkezci yargıların ardına sığınırız. benliğe hizmet eden bu koruyucu kalkanlar sayesinde her birimiz özbütünlüğümüzü koruma konusunda ortalamanın üzerinde olduğumuza inanırız. sıklıkla gökteki yıldızlara kişisel yenilmezliğimizin kalın merceklerinden bakarken ayağımızın altındaki kaygan zemine göz atmayı unuturuz.
şeytan etkisi : kötülüğün psikolojisi - philip zimbardo
(bkz: zimbardo deneyi)
"eskiden bir erkeğin başka bir erkeği öldürebileceğini bilirdim çünkü bunlar hep olur. şimdiyse biliyorum ki birlikte yemek yediğiniz, birlikte yattığınız kişi bile hiç zorluk çekmeden sizi öldürebilir. ben soykırımdan bu yana şunu öğrendim: komşunuz sizi dişleriyle bile öldürebilir; bu yüzden dünyaya artık aynı gözle
bakmam imkânsız."
(bkz: ruanda soykırımı)
çoğumuz özel olduğumuza yönelik bir yanılgı yaratan benmerkezci yargıların ardına sığınırız. benliğe hizmet eden bu koruyucu kalkanlar sayesinde her birimiz özbütünlüğümüzü koruma konusunda ortalamanın üzerinde olduğumuza inanırız. sıklıkla gökteki yıldızlara kişisel yenilmezliğimizin kalın merceklerinden bakarken ayağımızın altındaki kaygan zemine göz atmayı unuturuz.
şeytan etkisi : kötülüğün psikolojisi - philip zimbardo
(bkz: zimbardo deneyi)
devamını gör...
955.
şu cümleyi geçen gün çizdim ama hâlâ etkisinden çıkamadım. kalbim sızladı.

kitap son mektup. sel yayıncılık.

kitap son mektup. sel yayıncılık.
devamını gör...
956.
bir anda vazgeçersin seni sen yapandan, bunca nesneden yalnızlığını çevreleyen.
en sonunda, gerçek bir savaşa gidercesine, cesur bir bakışla vedalaşırsın. her şeyle ve aynadaki yüzünle..
neden gittiğini bilmezsin. gidersin yalnızca. derin bir soluk alır, büyük, kocaman, görünmez kapıdan dışarı çıkarsın ve sanki dünya da seninle birlikte çıkar.
hiçbir şey çağırmamıştır seni, ne bir ses, ne de sessizlik. dönüp bakarsın, sıcacık yatağında uyuyan bir bebek gibi arkanda bıraktığın mutsuzluğuna... bir başlangıçtan diğerine, zamanda geriye kayar gider bakışın ve sanki o da sana bir daha dönmeyecektir..
aslı erdoğan hayatın sessizliğinde
en sonunda, gerçek bir savaşa gidercesine, cesur bir bakışla vedalaşırsın. her şeyle ve aynadaki yüzünle..
neden gittiğini bilmezsin. gidersin yalnızca. derin bir soluk alır, büyük, kocaman, görünmez kapıdan dışarı çıkarsın ve sanki dünya da seninle birlikte çıkar.
hiçbir şey çağırmamıştır seni, ne bir ses, ne de sessizlik. dönüp bakarsın, sıcacık yatağında uyuyan bir bebek gibi arkanda bıraktığın mutsuzluğuna... bir başlangıçtan diğerine, zamanda geriye kayar gider bakışın ve sanki o da sana bir daha dönmeyecektir..
aslı erdoğan hayatın sessizliğinde
devamını gör...
957.
-başka sefere daha mutlu olacağız frantz, dedi suzel.
-umalım ki öyle olsun suzel, diye cevap verdi frantz. sonra, yan yana yürüyerek, tek bir kelime etmeden, önlerinde uzanan gölgeleri kadar sessiz, evin yolunu tuttular. batan güneşin eğik ışınları altında, suzel kendini kocaman görüyordu; frantz ise, aynı elinde tuttuğu uzun olta gibi incecik duruyordu.
doktor ox'un deneyi/jules verne
-umalım ki öyle olsun suzel, diye cevap verdi frantz. sonra, yan yana yürüyerek, tek bir kelime etmeden, önlerinde uzanan gölgeleri kadar sessiz, evin yolunu tuttular. batan güneşin eğik ışınları altında, suzel kendini kocaman görüyordu; frantz ise, aynı elinde tuttuğu uzun olta gibi incecik duruyordu.
doktor ox'un deneyi/jules verne
devamını gör...
958.
bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. unutamamak. belleğin kaçınılmaz intikamı. herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.
yaşadığımız anları dondurup cümlelere dökme çabası, çiçekleri kurutup kitap yaprakları arasında ölümsüzleştirmeye benzer.
hepimizin çoktan öğrendiği gibi, bir öykü, gerçekten yaşanmış
da olsa, gerçekliği yansıtmaktan çok uzaktır, onun birkaç resmin-
den, simgesinden oluşmuştur.
az sonra başlayacağım, karayipler'de geçen o korkunç öyküyü yaşamış kişi benim.
oysa biliyorum ki, son noktayı koyduğumda, elimde bulacağım, gerçeğin tortusundan ibaret olacak. yaşadıklarım, o her biri elmas değerindeki anlar su damlaları gibi kayıp gitti avcumdan. gerçekliğin
sonsuz okyanusundan tek bir deniz kabuğu kaldı geriye...
aslı erdoğan/ kabuk adam/
yaşadığımız anları dondurup cümlelere dökme çabası, çiçekleri kurutup kitap yaprakları arasında ölümsüzleştirmeye benzer.
hepimizin çoktan öğrendiği gibi, bir öykü, gerçekten yaşanmış
da olsa, gerçekliği yansıtmaktan çok uzaktır, onun birkaç resmin-
den, simgesinden oluşmuştur.
az sonra başlayacağım, karayipler'de geçen o korkunç öyküyü yaşamış kişi benim.
oysa biliyorum ki, son noktayı koyduğumda, elimde bulacağım, gerçeğin tortusundan ibaret olacak. yaşadıklarım, o her biri elmas değerindeki anlar su damlaları gibi kayıp gitti avcumdan. gerçekliğin
sonsuz okyanusundan tek bir deniz kabuğu kaldı geriye...
aslı erdoğan/ kabuk adam/
devamını gör...
959.
şeytanın iki ismi vardır; birincisi şeytan, ikincisi yalan(v. hugo- sefiller).
devamını gör...
960.
" eğer bir şeyi gerçekten istersen, onu gerçekleştirmen için bütün evren iş birliği yapar"
devamını gör...