okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
başlık "shenanigans" tarafından 15.11.2020 12:53 tarihinde açılmıştır.
1181.
kendimizle savaşıp durduk, başkalarıyla savaştığımızı sanırken..
ayşe sarısayın/yorgun anılar zamanı
ayşe sarısayın/yorgun anılar zamanı
devamını gör...
1182.
1183.
ben dünyaya insanları güçlü yapmak için gelmedim, onların güçsüzlüklerini kullanmak için geldim./ adolf hitler kavgam
devamını gör...
1184.
4 sevgi sabırlıdır ve iyidir; sevgi kıskanmaz; sevgi övünmez, kibirlenmez.
5 kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca öfkelenmez, kötülüğü düşünmez.
6 haksızlığa sevinmez, fakat gerçekle sevinir.
7 her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyde umut eder, her şeye dayanır.
8 sevgi asla düşmez (asla sona ermez)…
5 kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca öfkelenmez, kötülüğü düşünmez.
6 haksızlığa sevinmez, fakat gerçekle sevinir.
7 her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyde umut eder, her şeye dayanır.
8 sevgi asla düşmez (asla sona ermez)…
devamını gör...
1185.
"tuğgeneral osman pamukoğlu kesin konuştu, analar evlatlarını askere leş toplamak için göndermedi. geberdikleri yerde kalırlar, askere leş toplatmam. biz imha eder, geçeriz. askerlerime bir kurşun atana beş kurşun atarım"
osman pamukoğlu - unutulanlar dışında yeni bir şey yok.
osman pamukoğlu - unutulanlar dışında yeni bir şey yok.
devamını gör...
1186.
kabul etmediğiniz sürece, yenilmez siniz.
bu yüzden kabul etmeyin.
(bkz: unutulanlar dışında yeni bir şey yok.)
bu yüzden kabul etmeyin.
(bkz: unutulanlar dışında yeni bir şey yok.)
devamını gör...
1187.
“tek tesellim, ölümden sonra hiçlik ümidiydi. ben ki henüz yaşadığım dünyaya bile alışamamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim?”
devamını gör...
1188.
şeb-i yeldayı müneccim ile muvakkıt ne bilir,
mübtela'yı gâm'a sor kimi geceler kaç saat.
(en uzun geceyi falcılık yapan kimse ile takvim düzenleyen kişiler ne bilir,
üzüntüye tutulmuş kişiye sor bazı geceler kaç saattir)babil'de ölüm, istanbul'da aşk kitabından.
mübtela'yı gâm'a sor kimi geceler kaç saat.
(en uzun geceyi falcılık yapan kimse ile takvim düzenleyen kişiler ne bilir,
üzüntüye tutulmuş kişiye sor bazı geceler kaç saattir)babil'de ölüm, istanbul'da aşk kitabından.
devamını gör...
1189.
tanrı belli belirsiz bir hüzünle, "eh, biliyorum," dedi. "işte cennetin en sakıncalı yanı budur: burada artık umut yoktur. neyse ki -gülümsedi- burada o kadar çok oyalanacak şey var ki, kimse bunun farkına varmıyor."
syf. 229
colombre
devamını gör...
1190.
1191.
ne var ki, insanoğlu karşısında duyduğu korkulu şaşkınlık, insanın bir dağın tepesinden, elleriyle yeryüzüne yıldırımlar yağdıran tanrısal bir yaratık karşısında duyacağı korkulu şaşkınlığa çok benziyordu.
beyaz diş, sayfa: 81, jack london.
beyaz diş, sayfa: 81, jack london.
devamını gör...
1192.
tanım: bitirilen veya hala okunan kitaptan ilgi çeken, akılda kalan kısım.
akılla bir konuşmam oldu dün gece;
sana soracaklarım var, dedim;
sen ki her bilginin temelisin,
bana yol göstermelisin.
yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
birkaç yıl daha katlan, dedi.
nedir; dedim bu yaşamak?
bir düş, dedi; birkaç görüntü.
evi barkı olmak nedir? dedim;
biraz keyfetmek için
yıllar yılı dert çekmek, dedi.
bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
"kurt, köpek, çakal makal, dedi."
ne dersin bu adamlara, dedim;
yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
benim bu deli gönlüm, dedim;
ne zaman akıllanacak?
biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
hayyam'ın bu sözlerine ne dersin, dedim;
dizmiş alt alta sözleri,
hoşbeş etmiş derim, dedi.
ömer hayyam - rubailer, 196. sayfa
(türkiye iş bankası kültür yayınları, hasan âli yücel klasikler dizisi. mart 2017 baskısı.)
akılla bir konuşmam oldu dün gece;
sana soracaklarım var, dedim;
sen ki her bilginin temelisin,
bana yol göstermelisin.
yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
birkaç yıl daha katlan, dedi.
nedir; dedim bu yaşamak?
bir düş, dedi; birkaç görüntü.
evi barkı olmak nedir? dedim;
biraz keyfetmek için
yıllar yılı dert çekmek, dedi.
bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
"kurt, köpek, çakal makal, dedi."
ne dersin bu adamlara, dedim;
yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
benim bu deli gönlüm, dedim;
ne zaman akıllanacak?
biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
hayyam'ın bu sözlerine ne dersin, dedim;
dizmiş alt alta sözleri,
hoşbeş etmiş derim, dedi.
ömer hayyam - rubailer, 196. sayfa
(türkiye iş bankası kültür yayınları, hasan âli yücel klasikler dizisi. mart 2017 baskısı.)
devamını gör...
1193.
gönle ya aşk vurur mührünü yada nefret.
(mühr-ü kalp)
(mühr-ü kalp)
devamını gör...
1194.
1195.
çamaşır makinenizin ekranında a1 kodunu görürseniz fişten çekip bir süre bekleyiniz
çok heyecanlıydı.
devamını gör...
1196.
1197.
“dünyanın bütün ordularının bütün üniformaları aynı kumaştan dikilir, asker. görünmezlik kumaşı. içine girdiğin anda kaybolursun. seni kimse bulamaz…”
hakan günday-ziyan syf. 133
hakan günday-ziyan syf. 133
devamını gör...
1198.
otake-san'ın hâlâ feda etmediği küçük bir lüksü vardı: o da ufacık bahçesiydi. savaşın sonlarına doğru oradaki çiçekleri de söküp yiyecek ekmek zorunda kaldı ama bunu bile kendi kişiliğine uygun biçimde yaptı. pancar, turp ve havuçları öyle bir biçimde ekti ki bitkiler büyüdüğü zaman yaprakları göze çiçek yatakları gibi güzel görünür oldu. otake. "gerçi bu durumda bunların otlarını ayıklayıp bakımlarını yapmak çok güç oluyor ama, hayat mücadelesi uğruna güzelliği feda edersek, barbarlar daha şimdiden bizi yenmiş sayılır" diyordu.
* trevanian - şibumi (s. 103)
* trevanian - şibumi (s. 103)
devamını gör...
1199.
iran ortadoğu’yla, önde gelen avrupa ülkeleriyle, rusya ve çin’le ilişkilerini normalleştirirken abd’yle zaten sorunlu olan ilişkisi daha da kötüleşti. sertlik yanlısı din adamları temas kurulmasına inatla karşı çıkarken, bazı hükümet yetkilileri ve iranlıların büyük kısmı yeniden diplomatik ilişki kurulmasından yanaydı. amerikan yönetimi de aynı şekilde ikiye bölünmüştü. rehine krizi, iran’ın terörizmi desteklemesi, israil karşıtı tutumu amerikan iç politikasında çok büyütülüyordu. buna rağmen clinton döneminin dışişleri bakanı madeline albright, abd’nin musaddık’ın devrilmesinde oynadığı rol yüzünden iran’dan özür dillenmesini önerdi. tahran “büyük şeytan” söyleminden vazgeçmesine ve başkan hatemi ilişkilerin değişmesine ışık yakmasına rağmen, sertlik yanlıları herhangi bir yakınlaşmayı önledi. tahranlılar 11 eylül saldırılarından sonra kendiliğinden ortaya çıkan bir sempati hareketiyle ölen amerikalılar için geceleri mum yaktılar. buna rağmen başkan george w. bush’un ocak 2002’de yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, iran’ı “şer ekseni” içinde yer alan üç ülkeden biri ilan etmesiyle birlikte abd’nin tutumu sertleşti ve daha düşmanca bir hal aldı. koalisyon güçlerinin 2003 baharında ırak’ı işgal edip saddam hüseyin’i devirmesi, bush yönetiminin atom silahlarının yapımına yol açabilecek atom enerjisi programını önlemek amacıyla dinci hükümeti devirip iran’ı işgal etmeyi düşünmesine neden oldu. monarşinin tekrar iktidara gelmesi söyleminin tahran veya washington’da ciddiye alınıp alınmadığı belli olmamakla birlikte; amerikan müdahalesi tehdidi, bu ülkeyle ilişkilerin normalleşmesini savunup hamaney ve sertlik yanlılarına karşı çıkan iranlıların elini zayıflattı. 2003’te düzenlenen ırak saldırısı, iran-abd ilişkilerini iyice çetrefilli hale getirdi; fakat aynı zamanda, bu iki ülke afganistan’da fiilen işbirliği yaptı.
birçok şey tekerrür ediyor; ama trump, bush'un aksine iran'la savaşa girince bu sefer israil muradına ermiş oldu.
keza iç siyasette de son süreçte reformcuların eli oldukça zayıfladı, özellikle abd-israil'in iki kez müzakereler sırasında saldırması sebebiyle. hatta bazı muhafazakar yorumcular reformcuları"ajanlıkla" suçlayacak noktaya geldi ki rejimin en tepesindeki adamların patır patır öldürülmesini göz önüne alınca bu gülünç ve ironik bir şey. hatta türkiyede sanırım mülteci olarak yaşayan iranlı gazeteci savaş porgham da hamaney'in ölümünden sonra "yıllarca her muhalefet edeni ajanlıkla suçladılar ama asıl kendi içleri ajan dolu" minvalinde bir şeyler yazmıştı.
bi de "afganistanda fiili işbirliği" konusunda, müteveffa haşimi rafsancani, doğal yollardan değil devrim muhafızları eliyle olduğu yönünde iran'da yaygın bir kanaatin hakim olduğu ölümünden bir iki sene önce, "ırak ve afganistan anayasalarını amerikalılarla birlikte yazdıklarını" söylemişti. abd bu iki savaşla iran'a büyük bir nüfuz alanı açtıktan sonra, suriye savaşında baas rejiminin de zayıflamasıyla bu ülke de iran'ın peyki haline gelmişti. bir sekiz on yıl kadar "iran'ı geriletme" konusu abd dış politika gündeminde bir şekilde yer aldı. 7 ekim saldırıları ve devamında gelişen olaylar neticesinde iran'ın "ileri savunması" önemli ölçüde geriletildi ve sıra kendi topraklarına geldi.
devamını gör...



