ahmet çalık
1994 doğumlu stoperdir.

gençlerbirliği altyapısında başladığı futbol hayatına 2016 yılına kadar benim için ankara’nın e güzel takımı olan gençlerbirliğinde devam edip daha sonra galatasaray’a transfer olmuştur.
galatasaray’da oynadığı dönem boyunca çok fazla ilk onbir şansı bulamasa da çok da kötü bir performans sergilememiş ancak yetersiz bulunduğu için konyaspor’a gönderilmiştir.
sekiz kez milli takım forması da giyen ahmet çalık sahada stoperlerin genel özelliklerinden biri olan hırçın ve saldırgan tavırdan çok uzak bir duruş sergilemiştir futbol hayatı boyunca.
henüz yirmi sekiz yaşında olan genç stoper 11 ocak 2022 tarihinde ankara niğde karayolunda geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. aracıyla şarampole yuvarlanan ünlü futbolcunun sağlık görevlileri tarafından yapılan incelemede olay yerinde hayatını kaybettiği öğrenilmiştir.
yaklaşık iki buçuk sene sırtında galatasaray forması taşımış ahmet çalık’ın ölümü beni gerçekten çok üzdü. önemli olan elbette galatasaray forması giymiş olması değildir. ancak bir şekilde yolu galatasaray’dan geçen insanları kardeşim sayma eğiliminde olduğum için gerçekten çok üzdü beni bu ölüm.
toprağı bol olsun.

gençlerbirliği altyapısında başladığı futbol hayatına 2016 yılına kadar benim için ankara’nın e güzel takımı olan gençlerbirliğinde devam edip daha sonra galatasaray’a transfer olmuştur.
galatasaray’da oynadığı dönem boyunca çok fazla ilk onbir şansı bulamasa da çok da kötü bir performans sergilememiş ancak yetersiz bulunduğu için konyaspor’a gönderilmiştir.
sekiz kez milli takım forması da giyen ahmet çalık sahada stoperlerin genel özelliklerinden biri olan hırçın ve saldırgan tavırdan çok uzak bir duruş sergilemiştir futbol hayatı boyunca.
henüz yirmi sekiz yaşında olan genç stoper 11 ocak 2022 tarihinde ankara niğde karayolunda geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. aracıyla şarampole yuvarlanan ünlü futbolcunun sağlık görevlileri tarafından yapılan incelemede olay yerinde hayatını kaybettiği öğrenilmiştir.
yaklaşık iki buçuk sene sırtında galatasaray forması taşımış ahmet çalık’ın ölümü beni gerçekten çok üzdü. önemli olan elbette galatasaray forması giymiş olması değildir. ancak bir şekilde yolu galatasaray’dan geçen insanları kardeşim sayma eğiliminde olduğum için gerçekten çok üzdü beni bu ölüm.
toprağı bol olsun.
devamını gör...
fantastik edebiyat
istisnalar dışında, bilimsel olayları masalsı ve hayali bir şekilde açıklama işlevine sahiptir.
bunu açıklamadan evvel fantazya ve sihirli gerçeklik arasındaki farka değinmek isterim. sebebi ise türkiye'de bu konudaki algı yanılmasıdır. fantastik edebiyat her anlamda farklı evrenleri, farklı isimleri ve farklı bir sürü unsuru içinde barındırır. sihirli gerçeklik ise gerçek olan bir dünyada yaşanan spiritüel ve mistik olayları konu alır. fakat ülkemizde bu eserler fantazya tarzı altında okura sunulmaktadır.
buradaki sorun ülkemizde fantazyanın ne kadar şeffaf ve geniş bir tür olduğunun perdelenmesinden kaynaklanıyor. tamam... sihirli gerçeklik gerçekten çok güzel bir tür, benimde sevdiğim eserleri olmuştur ama yayınevleri ülkemizde büyük bir yanlışa doğru koşuyor... edebiyatı endüstriyelleştiriyoruz.
bu endüstriyel edebiyatın yegane ürünleri ise illüstrasyonlu, renkli ve soyut çizgilerle çizilmiş kitapları bir köşeye kaldırıp, fotoğraf kapaklı kitaplara yönelmiş olmamız. kaslı erkekler, büyük memeli kadınlar... bütün bunlar bizi o hayal aleminden alıp, modern dünyanın aslında bize dayattığı güzellik, çirkinlik anlayışına itmiyor mu?
fakat esasında fantazya da böyle değildir. endüstriyelleşme ülkemizde fantazyanın üzerinde bir perde. belli başlı fantazya eserlerinin en önemli karakterlerinin bazılarını ele alalım.
tolkien'ın yarattığı evrendeki tom bombadil, radagast, gimli gibi karakterler pek çekici değildir. asoiaf serisinde tyrion gibi çirkin bir cüce, brandon gibi sakat bir çocuk ana karakter olabilmektedir. zaman çarkı -ki en sevdiğim fantazya eseridir- gibi bir eserde ana karakterin eli kesik olabilir, bir diğer ana karakterin gözü kör olabilir. yani imajinasyon aslında çok önemli olsa da kişilere ve benliklere olan değil. dünya ve barındırdığı düşüncelere karşı bir imajinasyon vardır. bizi roman boyunca karanlık düşüncelere düşürür, yeri geldiğinde güldürür, yeri geldiğinde bir ozan ile, bir hanın sandalyesinde şarkı söyler, şarap içeriz. ama roman boyunca karanlık düşünceler içerisinde, bir aydınlığa doğru yol alma çabasında oluruz hep.
hayatta böyledir, fantazya dünyasının bu konuda neden bu kadar elverişli olduğunu bir türlü anlatamayız ama ben dilimin döndüğünce anlatmaya çalışmak istiyorum.
ilk cümlede dediğim gibi aslında fantazya dünyası tamamen hayal gücü ve düşünceler üzerine kurulur. sihirli gerçekliğin barındırdığı, "a sokağının, 567 numaralı evinin, 5.dairesi"ne bağımlı değiliz. dünya düzenini değiştiremeyebiliriz, bizim anlatacağımız fikir o kadar büyük olabilir ki, bu insanlığın dünya üzerindeki doğasına tamamen aykırı olabilir.
işte burada fantazyanın bir diğer en önemli unsuru ortaya çıkıyor; şehadet unsuru... daha açık bir dille amaç. ama sıradan bir amaç değil, ilahi ve sonu belirleyen esas amaç. bir romansın, bir polisiyenin ve bir kişinin hayatını anlatan küçük bir novellanın yapamayacağı bir tarzda. bireye yönelik değil, topluma, hatta evrene yönelik. bu yeri geldiğinde melkor'a, yeri geldiğinde sauron'a, yeri geldiğinde karanlık varlık "shai'tan" a karşı verilen savaş oldu...
...ve imajine edilebilecek her şey, bu şehadet unsuru doğrultusunda, onlara uyumlu, o unsuru güçlendirecek ve daha fazla hissettirecek bir şekilde tasarlandı. işte fantazya budur. dünyadaki her unsurun eriyip, sadece sizin görüşlerinize ve anlatmak istediğiniz, yegane, "tek" amaç doğrultusunda tekrar oluşup, canlanması. kimi zamanda bilimin anlatılamayan, anlaşılamayan ve keşfedilmemiş, varsayımlarda kalmış yönü sihirli ve masalsı bir şekilde fantazyalarda anlatılır.
işte bu nedenle fantazya diğer edebiyat türlerinden farklı bir yolda ilerlemekte. birden fazla görüşün bir şekilde girift bir örgüyü oluşturabilme gücünü barındırdığı belki de yegane ortam olmakta.
tek cümlelik özeti; anlatmak ve öğretmek arasındaki farkı gösteren bir edinim, bir nimet…
bunu açıklamadan evvel fantazya ve sihirli gerçeklik arasındaki farka değinmek isterim. sebebi ise türkiye'de bu konudaki algı yanılmasıdır. fantastik edebiyat her anlamda farklı evrenleri, farklı isimleri ve farklı bir sürü unsuru içinde barındırır. sihirli gerçeklik ise gerçek olan bir dünyada yaşanan spiritüel ve mistik olayları konu alır. fakat ülkemizde bu eserler fantazya tarzı altında okura sunulmaktadır.
buradaki sorun ülkemizde fantazyanın ne kadar şeffaf ve geniş bir tür olduğunun perdelenmesinden kaynaklanıyor. tamam... sihirli gerçeklik gerçekten çok güzel bir tür, benimde sevdiğim eserleri olmuştur ama yayınevleri ülkemizde büyük bir yanlışa doğru koşuyor... edebiyatı endüstriyelleştiriyoruz.
bu endüstriyel edebiyatın yegane ürünleri ise illüstrasyonlu, renkli ve soyut çizgilerle çizilmiş kitapları bir köşeye kaldırıp, fotoğraf kapaklı kitaplara yönelmiş olmamız. kaslı erkekler, büyük memeli kadınlar... bütün bunlar bizi o hayal aleminden alıp, modern dünyanın aslında bize dayattığı güzellik, çirkinlik anlayışına itmiyor mu?
fakat esasında fantazya da böyle değildir. endüstriyelleşme ülkemizde fantazyanın üzerinde bir perde. belli başlı fantazya eserlerinin en önemli karakterlerinin bazılarını ele alalım.
tolkien'ın yarattığı evrendeki tom bombadil, radagast, gimli gibi karakterler pek çekici değildir. asoiaf serisinde tyrion gibi çirkin bir cüce, brandon gibi sakat bir çocuk ana karakter olabilmektedir. zaman çarkı -ki en sevdiğim fantazya eseridir- gibi bir eserde ana karakterin eli kesik olabilir, bir diğer ana karakterin gözü kör olabilir. yani imajinasyon aslında çok önemli olsa da kişilere ve benliklere olan değil. dünya ve barındırdığı düşüncelere karşı bir imajinasyon vardır. bizi roman boyunca karanlık düşüncelere düşürür, yeri geldiğinde güldürür, yeri geldiğinde bir ozan ile, bir hanın sandalyesinde şarkı söyler, şarap içeriz. ama roman boyunca karanlık düşünceler içerisinde, bir aydınlığa doğru yol alma çabasında oluruz hep.
hayatta böyledir, fantazya dünyasının bu konuda neden bu kadar elverişli olduğunu bir türlü anlatamayız ama ben dilimin döndüğünce anlatmaya çalışmak istiyorum.
ilk cümlede dediğim gibi aslında fantazya dünyası tamamen hayal gücü ve düşünceler üzerine kurulur. sihirli gerçekliğin barındırdığı, "a sokağının, 567 numaralı evinin, 5.dairesi"ne bağımlı değiliz. dünya düzenini değiştiremeyebiliriz, bizim anlatacağımız fikir o kadar büyük olabilir ki, bu insanlığın dünya üzerindeki doğasına tamamen aykırı olabilir.
işte burada fantazyanın bir diğer en önemli unsuru ortaya çıkıyor; şehadet unsuru... daha açık bir dille amaç. ama sıradan bir amaç değil, ilahi ve sonu belirleyen esas amaç. bir romansın, bir polisiyenin ve bir kişinin hayatını anlatan küçük bir novellanın yapamayacağı bir tarzda. bireye yönelik değil, topluma, hatta evrene yönelik. bu yeri geldiğinde melkor'a, yeri geldiğinde sauron'a, yeri geldiğinde karanlık varlık "shai'tan" a karşı verilen savaş oldu...
...ve imajine edilebilecek her şey, bu şehadet unsuru doğrultusunda, onlara uyumlu, o unsuru güçlendirecek ve daha fazla hissettirecek bir şekilde tasarlandı. işte fantazya budur. dünyadaki her unsurun eriyip, sadece sizin görüşlerinize ve anlatmak istediğiniz, yegane, "tek" amaç doğrultusunda tekrar oluşup, canlanması. kimi zamanda bilimin anlatılamayan, anlaşılamayan ve keşfedilmemiş, varsayımlarda kalmış yönü sihirli ve masalsı bir şekilde fantazyalarda anlatılır.
işte bu nedenle fantazya diğer edebiyat türlerinden farklı bir yolda ilerlemekte. birden fazla görüşün bir şekilde girift bir örgüyü oluşturabilme gücünü barındırdığı belki de yegane ortam olmakta.
tek cümlelik özeti; anlatmak ve öğretmek arasındaki farkı gösteren bir edinim, bir nimet…
devamını gör...
ev işi yapan erkek
yıl olmuş 2021 hala böyle başlıklar var, çünkü hala bunun normal olmadığını ve ev işi yapan erkeklerin olması gerekenden farklı
mükemmel bir iş yaptığını düşünen insanlar var.
kadının çalışma hayatına girmesiyle beraber erkeklerden daha az bir iş yükü olmadığını, en az erkekler kadar yorulduğunu ve yıprandığını göz önüne alırsak, ha bir de buna ev işinin sadece kadının görevi olmadığını eklersek bence çok normal olan erkektir.
mükemmel bir iş yaptığını düşünen insanlar var.
kadının çalışma hayatına girmesiyle beraber erkeklerden daha az bir iş yükü olmadığını, en az erkekler kadar yorulduğunu ve yıprandığını göz önüne alırsak, ha bir de buna ev işinin sadece kadının görevi olmadığını eklersek bence çok normal olan erkektir.
devamını gör...
muhafazakar bağnaz vs seküler bağnaz
devamını gör...
kağıt ev
arjantinli kısa öykü ve roman yazarı carlos maria dominguez tarafından kaleme alınan ve türkçe'ye çevrilen tek kitabı olan kağıt ev kitabında saplantılı olabilecek kadar kitap aşığı bir insandan bahsediliyor. aslında kitaptaki diğer karakterler de ondan geri kalmayacak şekilde saplantılı tavırlara sahip.
kitaplarından kağıt bir ev yapan brauer ve üniversitede görev yapan profesör bluma arasındaki ilişki, sonrasında ortaya çıkan gizemli bir kitap ve gelişen olaylar..
oldukça kısa olan bu öykü kitabında, ilginç karakterler tanıyor, onların tutku ve çöküşlerine şahit oluyorsunuz. kitap veya herhangi bir şeyi bu kadar çok sevmek, saplantı düzeyinde anlam yüklemek ve sonra tüm bu anlamlardan, değerlerden mahrum kalmak acı verici olsa gerek.
özgün adı la casa da papel olan kağıt ev kitabı kolayca anlaşılan ve çabucak bitirilebilecek akıcılıkta bir eser.
kitaplarından kağıt bir ev yapan brauer ve üniversitede görev yapan profesör bluma arasındaki ilişki, sonrasında ortaya çıkan gizemli bir kitap ve gelişen olaylar..
oldukça kısa olan bu öykü kitabında, ilginç karakterler tanıyor, onların tutku ve çöküşlerine şahit oluyorsunuz. kitap veya herhangi bir şeyi bu kadar çok sevmek, saplantı düzeyinde anlam yüklemek ve sonra tüm bu anlamlardan, değerlerden mahrum kalmak acı verici olsa gerek.
özgün adı la casa da papel olan kağıt ev kitabı kolayca anlaşılan ve çabucak bitirilebilecek akıcılıkta bir eser.
devamını gör...
nubar terziyan
yeşilçam emektarlarından değerli bir isim. kendi hayat hikayesini ve yeşilçam anılarını kaleme aldığı kitabı "ne idim ne oldum" okunası bir çalışmadır.
devamını gör...
türk kadınlarının paragöz olması
(bkz: bak bunu burdan alın)
devamını gör...
napim diyenlere verilebilecek efektif cevaplar
amuda kalk demek mantıklı olabilir seviyeye seviye ile cevap verilir.
devamını gör...
güneş (yazar)
az evvel beğenisini görmem akabinde aa bir de güneşimiz vardı deyip, koşup, takip edip, nickaltısını işgal ettiğim sarı sıcak yazar.*
devamını gör...
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
artık beni de uçurabilirsiniz dediğim başlık.. iyi ama o zaman kim cimcimelik yapacak bu sözlükte.
not: cimcimeliğin yaşı yoktur, alındım gücendim.*
t: biraz incitici bulduğum başlık.
not: cimcimeliğin yaşı yoktur, alındım gücendim.*
t: biraz incitici bulduğum başlık.
devamını gör...
melihi
t: alkolik bir divan edebiyatı şairi. doğum yılı tam olarak bilinmemekle birlikte vefatının 1494 veya 95 yılında olduğu kayıtlara geçmiştir.
birçok tezkirede, fatih sultan mehmet'in, melihi'nin olmadığı sohbetlerden tat almadığı belirtilir. genel olarak dostları arasında da nüktedanlığı ve hazırcevaplığı ile övülürmüş. fatih, melihi'ye içkiyi yasaklamış, ona yemin ettirtmiş ama bu sefer de melihi boza ve esrara başlamış. bir gün fatih'in huzuruna sarhoş bir vaziyette getirilmiş, sarhoş olmadığını iddia etmiş, doğal olarak inanmamışlar ve ağzını koklamışlar, herhangi bir koku yok imiş fakat bir yandan da ayakta duramaz vaziyetteymiş. bunun üzerine en sonunda "şarabı damardan şırıngıyla" enjekte ettiğini söylemiş.* fatih de bakmış olacağı yok, kendi haline bırakıp affetmiş.
içkiye o kadar düşkünmüş ki parasının suyun çekildiği zamanlar her gün kadeh başına bir kıyafetini rehin bıraktığı söylenir. birçok yere baston yardımıyla gidermiş* fakat iş meyhanelere gelince bastonsuz gidermiş.
üstattan bir beyit:
"mey iç hoş geç gönül yıkma cihanda
kayırma ki kerîm işi keremdür"
kendisi hakkında daha fazla okumak için latifi tezkire 490. sayfada
birçok tezkirede, fatih sultan mehmet'in, melihi'nin olmadığı sohbetlerden tat almadığı belirtilir. genel olarak dostları arasında da nüktedanlığı ve hazırcevaplığı ile övülürmüş. fatih, melihi'ye içkiyi yasaklamış, ona yemin ettirtmiş ama bu sefer de melihi boza ve esrara başlamış. bir gün fatih'in huzuruna sarhoş bir vaziyette getirilmiş, sarhoş olmadığını iddia etmiş, doğal olarak inanmamışlar ve ağzını koklamışlar, herhangi bir koku yok imiş fakat bir yandan da ayakta duramaz vaziyetteymiş. bunun üzerine en sonunda "şarabı damardan şırıngıyla" enjekte ettiğini söylemiş.* fatih de bakmış olacağı yok, kendi haline bırakıp affetmiş.
içkiye o kadar düşkünmüş ki parasının suyun çekildiği zamanlar her gün kadeh başına bir kıyafetini rehin bıraktığı söylenir. birçok yere baston yardımıyla gidermiş* fakat iş meyhanelere gelince bastonsuz gidermiş.
üstattan bir beyit:
"mey iç hoş geç gönül yıkma cihanda
kayırma ki kerîm işi keremdür"
kendisi hakkında daha fazla okumak için latifi tezkire 490. sayfada
devamını gör...
ankara rüzgarı
devamını gör...
köşe yazarının meral akşener'i genelev patronuna benzetmesi
kadın ya. hemen beden üzerinden siyaset yap. başka ne yapabilirsin ki erkek olarak. kapasite bu kadar.
devamını gör...
türkiye'de vasfı olmayanların bile ünlü olması
diğer vasıfsızların bunlara prim vermesi nedeniyle gerçekleşen olay.
bana ne trafikte giderken camdan dışarı çıkardığı ayağıyla hulahop çeviren kadından? trafik canavarı olduğu için polise şikayet edilmesi gereken kişiler, eğlenceli bulunup bilmem kaç milyon kez izlenip orada burada paylaşılıp meşhur oluyorsa, bunun öncelikli sorumlusu izleyenler ve paylaşanlardır bence.
bu sadece hayali bir örnek. saçma sapan herhangi bir şeyle meşhur olan ve bunları meşhur eden herkes aynı derecede sorumlu bu işlerden.
andy warhol der ki:
"bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacaktır."
bana ne trafikte giderken camdan dışarı çıkardığı ayağıyla hulahop çeviren kadından? trafik canavarı olduğu için polise şikayet edilmesi gereken kişiler, eğlenceli bulunup bilmem kaç milyon kez izlenip orada burada paylaşılıp meşhur oluyorsa, bunun öncelikli sorumlusu izleyenler ve paylaşanlardır bence.
bu sadece hayali bir örnek. saçma sapan herhangi bir şeyle meşhur olan ve bunları meşhur eden herkes aynı derecede sorumlu bu işlerden.
andy warhol der ki:
"bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacaktır."
devamını gör...
aslan burcu
aynanın karşısına geçip allah kahretmesin yine çok güzelim demektir.
devamını gör...
solcuların her şeyi mahvetmesi
bu ülkeye akp'den daha çok zarar veren insan türü "ağzımıza sıçsalar aman ses çıkarmayın oyları artar" diyen insanlar.
azalarak yok oluyorlar.
azalarak yok oluyorlar.
devamını gör...


