insanı mutlu eden ucuz şeyler
ekmek.. pardon artık o da ucuz değil..
devamını gör...
cinsellik
ilginçtir ki, 1990'daki doğu ve batı almanya birleşiminden sonra yapılan çalışmalarda, doğulu kadınların batılı kadınlardan iki kat daha fazla orgazma ulaştıkları ve daha fazla seks yaptıkları gösterilmiş.
yani, bir tuvalet kağıdı sırasında sıra bekleyen bir kadın, kapitalist ekonomide büyüyen ve çalışan bir kadından daha fazla cinsel haz alıyor. çok ilginç! neden acaba?
yani, bir tuvalet kağıdı sırasında sıra bekleyen bir kadın, kapitalist ekonomide büyüyen ve çalışan bir kadından daha fazla cinsel haz alıyor. çok ilginç! neden acaba?
devamını gör...
parçacık fiziği
yüksek enerji fiziği olarak da bilinir, maddeyi ve ışınımı oluşturan parçacıkların doğasını araştıran bir fizik dalıdır. parçacık kelimesi birçok küçük nesneyi andırsa da, örn. protonlar, gaz molekülleri ve hatta evlerimizdeki toz, parçacık fiziği genellikle gözlemlenebilen, indirgenemez en küçük parçacıkları ve onların davranışlarını anlamak için gerekli temel etkileşimleri araştırır.
devamını gör...
alyuvar
zarındaki proteinlerin varlığı ile kan grubumuzu belirleyen hücre. hücre zarında;
a proteini varsa kan grubun a,
b proteini varsa kan grubun b,
a ve b proteinleri beraber varsa ab,
a ve b proteinleri yoksa kan grubun sıfır oluyor.
rh faktörü de yine alyuvar hücre zarında bulunan başka bir proteinin varlığına göre ortaya çıkıyor.
o protein varsa rh pozitif, yoksa rh negatif kan gruplu oluyorsun.
kırmızı kemik iliğinde üretilip kan dolaşımına geçen alyuvar hücrelerinin çekirdekleri bulunmuyor. (memelilerde) hatta organelleri bile yok. bu sayede daha çok hemoglobin içeriyorlar. daha çok oksijen taşıyabiliyorlar. mitokondrileri olmadığı için enerjilerini glikoliz tepkimeleri ile üretiyorlar. (bkz: glikoliz)
alyuvarlar küçük kan dolaşımında kalp ile akciğer arasında dolaşıyor, akciğerlerden geçerken oksijen alıyor.
büyük kan dolaşımında ise kalp ile vücut arasında dolaşıp oksijeni bırakıyorlar.
sayıları diğer kan hücrelerine göre oldukça fazla. 1 milimetre küp kanda yaklaşık olarak:
10 bin akyuvar (savunma hücreleri)
300 bin platelet=kan pulcuğu=trombosit (pıhtılaşmadan sorumlu)
5 milyon alyuvar bulunuyor. (solunum gazlarının taşınmasından sorumlu) erkeklerde biraz daha fazla.
kalıtsal veya çevresel faktörler ile sayısı değişebiliyor.
örneğin, böbreklerde üretilen eritropoietin hormonu kırmızı kemik iliğini uyarır ve buradaki yetişkin kök hücreri alyuvar sayısını artırır.
ayrıca uzun süre yüksek rakımlı bölgelerde yaşarsak, bu bölgelerde deniz seviyesine göre çözünmüş oksijen daha az olduğundan alyuvar sayımız artmaya başlar.
a proteini varsa kan grubun a,
b proteini varsa kan grubun b,
a ve b proteinleri beraber varsa ab,
a ve b proteinleri yoksa kan grubun sıfır oluyor.
rh faktörü de yine alyuvar hücre zarında bulunan başka bir proteinin varlığına göre ortaya çıkıyor.
o protein varsa rh pozitif, yoksa rh negatif kan gruplu oluyorsun.
kırmızı kemik iliğinde üretilip kan dolaşımına geçen alyuvar hücrelerinin çekirdekleri bulunmuyor. (memelilerde) hatta organelleri bile yok. bu sayede daha çok hemoglobin içeriyorlar. daha çok oksijen taşıyabiliyorlar. mitokondrileri olmadığı için enerjilerini glikoliz tepkimeleri ile üretiyorlar. (bkz: glikoliz)
alyuvarlar küçük kan dolaşımında kalp ile akciğer arasında dolaşıyor, akciğerlerden geçerken oksijen alıyor.
büyük kan dolaşımında ise kalp ile vücut arasında dolaşıp oksijeni bırakıyorlar.
sayıları diğer kan hücrelerine göre oldukça fazla. 1 milimetre küp kanda yaklaşık olarak:
10 bin akyuvar (savunma hücreleri)
300 bin platelet=kan pulcuğu=trombosit (pıhtılaşmadan sorumlu)
5 milyon alyuvar bulunuyor. (solunum gazlarının taşınmasından sorumlu) erkeklerde biraz daha fazla.
kalıtsal veya çevresel faktörler ile sayısı değişebiliyor.
örneğin, böbreklerde üretilen eritropoietin hormonu kırmızı kemik iliğini uyarır ve buradaki yetişkin kök hücreri alyuvar sayısını artırır.
ayrıca uzun süre yüksek rakımlı bölgelerde yaşarsak, bu bölgelerde deniz seviyesine göre çözünmüş oksijen daha az olduğundan alyuvar sayımız artmaya başlar.
devamını gör...
sigmund freud
insan denilen yaratığın basitliğini açıkladığından sevilmeyen deha.
devamını gör...
tüm sözlüğün arayışta olması
kimi arıyorsanız söyleyin yardım edek beraber bulak kapansın bu mesele.
tüm sözlük denmiş ben ne arıyorum acep bir zahmet ne aradığımı bilen varsa söylesin çünkü ben ne aradığımı bilmiyorum.
bir şeyler aramak şart oldu. gidip bir başlık maşlık bir şey arayayım bari.
tüm sözlük denmiş ben ne arıyorum acep bir zahmet ne aradığımı bilen varsa söylesin çünkü ben ne aradığımı bilmiyorum.
bir şeyler aramak şart oldu. gidip bir başlık maşlık bir şey arayayım bari.
devamını gör...
dünyanın gelmiş geçmiş en iyi dizisi
bir dizi gurmesi olarak kesinlikle diyebilirimki;
1-game of thrones.
2-sherlock holmes.
3-spartacus.
1-game of thrones.
2-sherlock holmes.
3-spartacus.
devamını gör...
22 mart 2021 hes kodu için uyaran kişiyi bıçaklayan yolcu
nasıl bir toplumda yaşıyoruz aklım almıyor. ruh hastası dolu her yer.
devamını gör...
introsunu geçemediğiniz diziler
biriniz de çıkıp sherlock demedi mi be? ayıptır.
devamını gör...
devlet müzelerimizden kaybolan eserler
şaşırtmayan olay.
4 yıl boyunca bölümümden dolayı neler gördüm neler duydum. el altından eserleri yurt dışına satıp,kopyasını sergileyeni mi dersin, zamanin x kültür bakanının "ya ne var yapının merdivenine isim kazidilarsa kalp böcek çizdilerse zaten 100 yıl sonra kendi kendine geçer" diyeni mi, söz de sergileme adı altında b*k ve gider borularının hemen altına x arsiv malzemelerini koyup gelişi güzel fırlatanı mı, eserin belgeleme formuna "ne işe yarayacak koy üst üste dursun çok yer kaplamasın" diyeni mi...
her konu da 100 yıl geri gitsek her seyde daha başarılı oluruz.
bunlar yine kaf dağının görünen tarafi. ya bilinmeyen tarafı? kaç eser gitti öyle pisi pisine. sadece bekci mi suçlu? muze muduru,koruma uzmanı diger personeller ? müze müdürü olmadan, envanter kayıtları, belgelemeler, uygun depo koşulları,sergileme, haftalik ve aylık denetimler, koruma uzmanı tarafından eserin kayıt altına alındığı defterler, fotoğraflar? nasil olabiliyor da onca şeye rağmen 404 eser kayıp, 42 eser sahte çıkmış, devlet resim ve heykel müzesinde 302 tarihi tablo kayboluyor. tablolar 250 milyon dolar değerinde. tek suçlu güvenlik oluyor.nasil?
çok açık değil mi ?
ne var ya 100 sene sonra yerine konur hepsi. 100 sene bekleyin nahh konur.
4 yıl boyunca bölümümden dolayı neler gördüm neler duydum. el altından eserleri yurt dışına satıp,kopyasını sergileyeni mi dersin, zamanin x kültür bakanının "ya ne var yapının merdivenine isim kazidilarsa kalp böcek çizdilerse zaten 100 yıl sonra kendi kendine geçer" diyeni mi, söz de sergileme adı altında b*k ve gider borularının hemen altına x arsiv malzemelerini koyup gelişi güzel fırlatanı mı, eserin belgeleme formuna "ne işe yarayacak koy üst üste dursun çok yer kaplamasın" diyeni mi...
her konu da 100 yıl geri gitsek her seyde daha başarılı oluruz.
bunlar yine kaf dağının görünen tarafi. ya bilinmeyen tarafı? kaç eser gitti öyle pisi pisine. sadece bekci mi suçlu? muze muduru,koruma uzmanı diger personeller ? müze müdürü olmadan, envanter kayıtları, belgelemeler, uygun depo koşulları,sergileme, haftalik ve aylık denetimler, koruma uzmanı tarafından eserin kayıt altına alındığı defterler, fotoğraflar? nasil olabiliyor da onca şeye rağmen 404 eser kayıp, 42 eser sahte çıkmış, devlet resim ve heykel müzesinde 302 tarihi tablo kayboluyor. tablolar 250 milyon dolar değerinde. tek suçlu güvenlik oluyor.nasil?
çok açık değil mi ?
ne var ya 100 sene sonra yerine konur hepsi. 100 sene bekleyin nahh konur.
devamını gör...
19 ocak 2021 hukuk sınavında torpil iddiası
--- alıntı ---
ceza hukukçusu prof. dr. izzet özgenç, ismini vermediği ve hukukçu olduğunu belirttiği bir milletvekilinin bir öğrenciye hukuk sınavında yardımcı olması için danışmanına talimat verdiğini öne sürdü. özgenç "ilgili milletvekilinin, bu görevinden istifa etmesi veya etmesinin sağlanması gerekir" dedi.akp'li cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'a yakınlığıyla bilinen ceza hukukçusu prof. dr. izzet özgenç, bir üniversitenin hukuk fakültesinde yapılan sınavda bir öğrenciyle milletvekili talimatıyla torpil yapıldığını öne sürdü.
atılan twitte şu ifadeler yer aldı:"hukukçu olan "başörtülü" bir milletvekili, bugün saat 10.30'da çıkacağı uçak yolculuğu sırasında bir hukuk fakültesinde online yapılacak olan idare hukuku sınavı sorularının cevaplandırılmasında ismini verdiği bir öğrenciye "yardımcı" olması için danışmanına talimat verdi."
'başörtülü bir milletvekili' vurgusu yapmasına eleştiriler gelmesi üzerine özgenç, yeni bir açıklama daha yaptı:"bu hesap sahibi, malum "28 şubat süreci"nde basılıp yayımlanan "başörtüsü yasağının hukuki açıdan değerlendirilmesi" adlı kitapçığın yazarıdır.
yazar, bugünkü paylaşımıyla, başörtüsünden değil, başörtüsünün kirletilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir."
prof. özgenç, son olarak da "dünkü sınav olayı ile ilgili temel sorun, öğrencinin bir milletvekiline ulaşarak, gireceği sınavla ilgili “yardım” talebinde bulunma cesareti göstermesidir. bu cesaretin kaynağı, gayrimeşruluğuna rağmen, vaki talebe milletvekilinin icabet etmesidir. bu nedenle, ilgili milletvekilinin, bu görevinden istifa etmesi veya etmesinin sağlanması gerekir" çağrısı yaptı.
--- alıntı --- buradan
ceza hukukçusu prof. dr. izzet özgenç, ismini vermediği ve hukukçu olduğunu belirttiği bir milletvekilinin bir öğrenciye hukuk sınavında yardımcı olması için danışmanına talimat verdiğini öne sürdü. özgenç "ilgili milletvekilinin, bu görevinden istifa etmesi veya etmesinin sağlanması gerekir" dedi.akp'li cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'a yakınlığıyla bilinen ceza hukukçusu prof. dr. izzet özgenç, bir üniversitenin hukuk fakültesinde yapılan sınavda bir öğrenciyle milletvekili talimatıyla torpil yapıldığını öne sürdü.
atılan twitte şu ifadeler yer aldı:"hukukçu olan "başörtülü" bir milletvekili, bugün saat 10.30'da çıkacağı uçak yolculuğu sırasında bir hukuk fakültesinde online yapılacak olan idare hukuku sınavı sorularının cevaplandırılmasında ismini verdiği bir öğrenciye "yardımcı" olması için danışmanına talimat verdi."
'başörtülü bir milletvekili' vurgusu yapmasına eleştiriler gelmesi üzerine özgenç, yeni bir açıklama daha yaptı:"bu hesap sahibi, malum "28 şubat süreci"nde basılıp yayımlanan "başörtüsü yasağının hukuki açıdan değerlendirilmesi" adlı kitapçığın yazarıdır.
yazar, bugünkü paylaşımıyla, başörtüsünden değil, başörtüsünün kirletilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir."
prof. özgenç, son olarak da "dünkü sınav olayı ile ilgili temel sorun, öğrencinin bir milletvekiline ulaşarak, gireceği sınavla ilgili “yardım” talebinde bulunma cesareti göstermesidir. bu cesaretin kaynağı, gayrimeşruluğuna rağmen, vaki talebe milletvekilinin icabet etmesidir. bu nedenle, ilgili milletvekilinin, bu görevinden istifa etmesi veya etmesinin sağlanması gerekir" çağrısı yaptı.
--- alıntı --- buradan
devamını gör...
sigara böreği
her yaptığımda geriye bir tane bile kalmayan börek.
taze yufkadan olanına dayanabileni tanımıyorum.
tarif için internete bakın, yaparken sevgi dolu bakın.
taze yufkadan olanına dayanabileni tanımıyorum.
tarif için internete bakın, yaparken sevgi dolu bakın.
devamını gör...
yazarları iğrendiren hareketler
durup dururken başkalarını yargılamak ve dedikodusunu yapmak.
insanların ellerinde olmayan sebepler dolayısı ile ayrıştırmak.
insanların ellerinde olmayan sebepler dolayısı ile ayrıştırmak.
devamını gör...
nilgün marmara
zamanında zelda hakkında bir şeyler karalamıştım ama kendi yorumumdan daha çok nilgün'ü şahsen tanıyan değerli insanların yorumunu buraya betimlemek isterim.
’nilgün marmara’nın ‘’kırmızı kahverengi defter’’ adlı kitabındaki biyografisi şöyle yazılmıştı:
1958’de doğdu; yirmi dokuz yıl sonra yeryüzünü terk etmeye karar verdi. aslında bundan sonra vereceğim çoğu bilgi onun kim olduğuyla alakalı değil bu dünyada geçici taşıdığı sıfatlar ve yüklerden ibaret.’’
cemal süreya nilgün marmara’nın ölümünün ardından: ‘’nilgün ölmüş, beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağıya atarak canına kıymış. ece ayhan söyledi. çok değişik bir insandı zelda. akşamları belli saatten sonra kişilik, hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. yüzü alarır, bakışlarına çok güzel ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi, çok da gençti sanırım otuzuna değmemişti… ece ile gergedan için yaptığımız aylık söyleşide ondan şöyle söz etti: bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. dönüp baktığımda bir acıda buluyorum nilgün’ün yüzünde, o zamanlar görmemişim. bugün ortaya çıkıyor.’’ cemal süreya’nın bu satırları aslında nilgün marmara’nın intiharının anlık bir karar olmadığı, uzun zamandır süregelen bir mücadelenin yaşama isteğinin kaybolmasıyla sonuçlandığını anlıyoruz. ki marmara veda mektubunun henüz başında ‘’her gün kötücü bir düşü kurmak ve taşımak artık kılgıyı gerektiriyor.’’ diyerek bu yükü uzun zamandır taşıdığını ve taşımaktan kurtulamayacağına kanaat getirdiğini ifade etmek istiyor aslında. bir bakımı bu seçiminin bir vazgeçiş olduğunu anlatıyor.
nilgün' ün yeri çok ayrıdır bende o yerkürenin bütün arka bahçelerini görmüştür, hem de 20'lerinde. öyle güzeldin ki kuş koyduk yoluna cancağazım.
’nilgün marmara’nın ‘’kırmızı kahverengi defter’’ adlı kitabındaki biyografisi şöyle yazılmıştı:
1958’de doğdu; yirmi dokuz yıl sonra yeryüzünü terk etmeye karar verdi. aslında bundan sonra vereceğim çoğu bilgi onun kim olduğuyla alakalı değil bu dünyada geçici taşıdığı sıfatlar ve yüklerden ibaret.’’
cemal süreya nilgün marmara’nın ölümünün ardından: ‘’nilgün ölmüş, beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağıya atarak canına kıymış. ece ayhan söyledi. çok değişik bir insandı zelda. akşamları belli saatten sonra kişilik, hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. yüzü alarır, bakışlarına çok güzel ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi, çok da gençti sanırım otuzuna değmemişti… ece ile gergedan için yaptığımız aylık söyleşide ondan şöyle söz etti: bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. dönüp baktığımda bir acıda buluyorum nilgün’ün yüzünde, o zamanlar görmemişim. bugün ortaya çıkıyor.’’ cemal süreya’nın bu satırları aslında nilgün marmara’nın intiharının anlık bir karar olmadığı, uzun zamandır süregelen bir mücadelenin yaşama isteğinin kaybolmasıyla sonuçlandığını anlıyoruz. ki marmara veda mektubunun henüz başında ‘’her gün kötücü bir düşü kurmak ve taşımak artık kılgıyı gerektiriyor.’’ diyerek bu yükü uzun zamandır taşıdığını ve taşımaktan kurtulamayacağına kanaat getirdiğini ifade etmek istiyor aslında. bir bakımı bu seçiminin bir vazgeçiş olduğunu anlatıyor.
nilgün' ün yeri çok ayrıdır bende o yerkürenin bütün arka bahçelerini görmüştür, hem de 20'lerinde. öyle güzeldin ki kuş koyduk yoluna cancağazım.
devamını gör...
köşe yastığı (yazar)
nick altıma yazılmasından hoşlanmadığımı bilmenizi isterim.
devamını gör...
2021 hayvan hakları yasası
makul, uygulanabilir ve caydırıcı bir yasanın çıkması dileğiyle. doğrudan öldürmeye yönelik de bir maddenin olması gerektiğini düşünüyorum.
ayrıca evcil olmayan hayvanlar ile ilgili maddeler olacak mı merak etmekteyim. konu netleştikçe başlığı açan yazarın editleri bizi aydınlatacaktır.
son olarak, avcılık nah spordur. kendini bilmezlerin yaptığı bir eylemdir.
ayrıca evcil olmayan hayvanlar ile ilgili maddeler olacak mı merak etmekteyim. konu netleştikçe başlığı açan yazarın editleri bizi aydınlatacaktır.
son olarak, avcılık nah spordur. kendini bilmezlerin yaptığı bir eylemdir.
devamını gör...
bir oturuşta bitirilen kitaplar
satranç isimli kitaptır. kısaydı ve hikaye kitabı gibiydi. sürükleyiciydi. zorluk çıkarmadı.
devamını gör...


