abi bir kitap istiyorum ama ismini hatırlamıyorum. bir adada geçiyor. cinlerle savaşan bir polis var.

o kitabı bana verebilir misin? dediydi herifin biri ciddi ciddi.

ben de olur dedim ciddi ciddi.
devamını gör...

sedye ebatlarında olup, baş kısmı yükseltilebilen bezden gerilmiş şekilde uzun seyyar bir koltuk. plajlarda, havuz başlarında çokça bulunur.
devamını gör...

turgut özal'ın söylediği ''benim memurum işini bilir'' sözünden sonra sayıları daha da artan büyük bir kitledir. en azından büyüklerimden duyduğum, okuduğum ve anlamaya çalıştığım kadarıyla daha öncesinde bu tür bir yan gelip yatma mevzusu bu kadar sık görülen bir şey değilmiş.
devamını gör...

sağ ayakla gireceğim. sanırım geçen sefer sol ayakla girdim, bir aksiliktir aldı başını gitti.
devamını gör...

bu cümlenin önüne ya da arkasına "seni doğuracağıma taş doğursaydım" da derse, üzerine bir bardak su içilmesi gerekir.
(bkz: küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler)
devamını gör...

çok da şaşılmayacak bir durumdur. iyi insanların etik kuralları vardir cunku ve de vicdani. bel alti vurmak, turlu oyunlarla is cevirmek cok da tercih ettikleri bir yol degildir ki. hal boyle olunca cok da kazanamazlar*. saka saka, esasinda kaybetmis gibi gorunurler ama kazanirlar. insanin onurunu, vicdanini dahasi karakterini kaybettigi noktada kazandigi ne olabilir ki?
devamını gör...

bilim kurgu deyip burun kıvıran çok şeyi göz ardı ediyordur. müziği de güzeldi. kadın erkek ilişkileri eşitliği konularında acayip bir konumu da vardı.
devamını gör...

üç genel bölgeye ayırmak mantıklı olur burayi, 1. tren/gar bölgesi, 2. tarihi şehir merkezi, 3. ise şehir dışı.

bu üç bölgeden nerede kalırsanız kalın, aralarındaki seyahati yürüyerek gerçekleştirebilirsiniz. şehir uluslararası bir hub olduğundan otel doludur, ve otel fiyatları avrupa'nın önde gelen şehirlerine kıyasla son derece uygundur. bu sebepten dolayı comfort inn tarzı şehir dışında kalan otelleri rahatlıkla tercih edebilirsiniz.

asıl şehrin kalbi denebilecek tarihi bölgeyi de ben 3'e ayırdım. le petite france (eski dokunun korunduğu, turistik bölge), katerdral (strazburg notre dame katedrali ve nehir bölgesi. bu üç bölge arasındaki ulaşım yine yürüyerek sağlanabilir, tramvay da bir opsiyon.

gezilmesi şart olan müzeleri tarih müzesi, modern sanat müzesi ve alsacien. tabii katedralin tepesine tırmanmak da gerek (yaklaşık 350 basamak).

bunun dışında meşhur alsacien bölgesinin beyaz şarapları sürekli, her gidilen yerde tadılmalı. ayrıca bir de lahmacuna benzeyen yemekleri var, her yerde var bundan kaçırmanız imkansız. merkezi dahil istediğiniz yerde yiyebilirsiniz, tüm mekanların kapıda fiyat listesi var ve turist kazıklama peşinde bir mekana rastlamadım.

otomobil kiralama şansı olanlar enfes alsacien şaraplarının üretildiği köylere mutlaka gitmeli, şehre 1 saat uzaklıkta olan bu köyler masal gibi. hangi mevsimde gidilesi derseniz, kışın çetin geçtiği strazburg'a kışın gitmenin keyfi ayrıdır. en keyifli noel pazarlarından biri kurulur ve kar altında çok güzeldir.
devamını gör...

dün katıldığım düğünde davulculara 150 lira bahşiş vermişim. niye böyle bir şey yaptığım konusunda hicbir fikrim yok.
devamını gör...

bir tom tykwer filmidir.

hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

keyifle kahvemi içerken yazdığım bu tanım içerisinde söyleyebilirim ki muhteşem bir filmdir. lola’nın sevgilisini kurtarmak için 20 dakikada bulması gereken 100.000 marka ulaşma çabasını anlatır...

hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu tanımı yazarken her zamanki dikkatsizliğin sonucu üst paragrafta bahsettiğim kahveden sadece bir yudum içebildim. kahveyi boylu boyunca masaya boca etmeyi başardığım için kendime kızmakla meşgulüm şu an. filme gelirsek filmde lola isimli bir kızın torbacı erkek arkadaşını kurtarmak için saçmasapan aksiyonlara girip yirmi dakika içinde 100.000 alman markın bulmak için girdiği amansız ve gereksiz mücadele anlatılmakta. daha iyi örneklerini izleyebileceğiniz bir film olduğunu söyleyebilirim...

hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok sevimli bir garson kız gelip döktüğüm kahveyi temizledi. bence yüzünde içten ve tatlı bir gülümseme de vardı. ayrıca kitabım kahveye bulaşmadığı için de çok şanslı olduğumu düşünüyorum. filmimizle ilgili ise şunu söyleyebilirim: konu oldukça ilgi çekici, ayrıca renk kullanımı ve müzik filmi bambaşka bir boyuta taşımış. hikayemiz ise lola isimli bir kızın 20 dakika içinde 100.000 mark bularak erkek arkadaşını kurtarma çabasını merkeze almış...

her neyse, izlenmeye değer.
devamını gör...

olmuşla ölmüşe çare yok derdi babam. değiştiremeyeceğimiz geçmişi kabullenmeyi öğütledi hep. fakat geleceği değiştirebiliriz demedi hiç nedense.
devamını gör...

mevcut hükümet ile bu tür adımlar atılınca içimde sürekli özelleştirip satılacakmış korkusu oluşuyor. hayırlısı.
devamını gör...

ev arkadaşımın köpeğinin üstüne ben kusmuştum, suçu da alkolden leyla olmuş erasmuslu kıza atmıştım.
devamını gör...

bunda şaşılacak ne var anlamadım. türkiye'de seçmen kitlesinin %65'i sağ seçmendir. bilimsel araştırmalara göre biliyoruz ki seçmen kitleleri sağdan sola ya da soldan sağa kaymaz, ancak kendi içinde kayabilir. yani sıradan bir sağ seçmen oy verdiği partiden bıkınca oy verebileceği başka bir sağ parti arar, sola gitmez. tersi de aynen geçerlidir. sağ ve sol arasındaki geçişken oylar birkaç puandan ibarettir.

türkiye'nin önde gelen sağ partileri dp, ap ve anap'tı. bunlar aslında birbirinin ardılı olan partiler yani aynı parti. ülkeyi 77'deki kısa bir chp koalisyonu hariç hep bunlar yönetti. 2002'de hem akp hem de gp yüzünden diğer sağ partiler %10 barajını geçemedi ve 45 puanlık seçmen meclise bile giremedi. daha sonra çoğunluğu sağ olan bu seçmen akp çatısı altında konsolide oldu.

iyi parti kurulurken yaşananları iyi hatırlayın. bu yeni kurulan partinin bu kadar üzerine gidilmesinin sebebi sağdaki oyları bölme potansiyelinin olmasıydı, nitekim böldü de. türkiye'de demografik yapı değişmeden, şehirleşme ve eğitim seviyesi artmadan %65'lik sağ kitle küçülmez. 2023 seçimlerinde belki tablonun biraz değiştiğini göreceğiz zira 20 yıl kabaca bir nesil eder.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

manzara resimleri ile bilinen norveçli ressam (1847 - 1906).
resimlerinde genelde ön planda bir akarsu, ırmak, dere olmalı. su üzerinde dalgalanma ve gölgeler olmalı. ressamın böyle bir takıntısı var. mümkün olduğu kadar ağaç ve evlerde bu tasvire eşlik etmeli. böylelikle ortaya baktıkça huzur veren, pastoral resimler ortaya çıkar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

öğrenciyken başıma gelen olaydır. tabi dayak yiyen de atan da ben değildim. gazi üniversitesinde bir masada oturan reis elindeki kibrit kutusunu öpüşen çiftin dudaklarının arasından geçirmişti. akabinde çıkan kavgada öpüşen erkeğin burnunu kırmışlardı. bu eylemi yapan kişiyi bir konserde öpüşürken yakaladığımı da söylemem gerekir.
devamını gör...

belirsizlik, gelecek kaygısı, boşluk koca bir boşluk... özgüven yitimi, kendin için uygun şartları yaratamama. uygun insanlarla paylaşımda bulunamama. zamanını verimsizlikle geçirme. her gün aynı güne uyanma sınırsız özgürlük içinde hapsolma.
gözüme bir şey kaçtı ama halledeceğim.
devamını gör...


"o, kalabalıktan ürken ve kalabalığı kendilerinden iki üç asker kordonu uzak tutan diktatörlerin aksine, nefesine nefesi karışan kalabalıkta kuvvet bulurdu. bütün ömrünce halktan hiçbir tecavüz beklememiştir. shakespeare'in kralı, başvekilini tacını bırakıp vatandaş olmakla tehdit ettiği gibi, mustafa kemal de kızdıkça '-millete giderim.'derdi. mustafa kemal' in inkılap iradesinin kaynağı, halkın kendisine inanışıdır. " f. r. a.



atatürk'ü doğumundan ölümüne anlatan eserdir.
atatürk'ün anıları, falih rıfkı'nın anıları... yakın tarihe ışık olur, başka bir pencereden bakmanızı sağlar. ha biraz da yanlıdır. ancak kendisinin de dediği gibi o devri anlatırken kendi anladığını anlatmıştır. okumak gerek, bir yazarın gözünden bir lideri, yeni bir ülkenin kuruluşunu dinlemek gerek.



"ya ben kimim? ben haddini bilen bir yazın adamıyım.
...
kırk, bir olgunluk yaşıdır. daha genç olanları bırakınız, bu yaştakilere bile geçen devre ait hangi hatıramı anlatsam, şaştıklarını görüyorum. hemen hepsi:
-ne olur bunları yazsanız... diyor.

ben de onları yanıma alıp, 1881'den 1938'e doğru geçmişi dolaştırmak istiyorum. bu dolaşmada benim dinlediklerimi işitecekler, gördüklerimi seyredecekler. atatürk'ü ve onun devrini ben nasıl anladımsa öyle anlatmak istiyorum. basit de bir metodum var: fıkralar ve hatıralar içinde sindire sindire anlatmak! gerçi bu bir dağıtmadır. toplamayı okuyanlara bırakıyorum. " f. r. a.
devamını gör...

ben pek nickaltı giren bi insan değilim ama, kendisinin mesaj kutusu kapalı olduğu için buraya yazayım.

yeri geliyor bunalıyorum depresyonumu atıyorum kamyonla buraya, yeri geliyor çok gülerek onbinlerce karakterlik yazı duvarları salıyorum ve bir takım güzel insanlar ilginç ve hâlâ çok şaşırdığım bir şekilde bunları atlamadan, kolaya kaçmadan okuyor. ice da okuyor ve fark ediyorum ki -ben dışında, genel tabirle- bu arkadaşımız gerçekten "okuyor" ve bu çok önemli bir eklenti insana, keşke her insanda varsayılan olarak bulunsa. buna rağmen kısa, net ve konstantre yazıyor. arada huysuz, bazen çıkıntı gibi gelse de çoğunlukla haklı bu genç dostum. enerjisi özgün, bana genç ve sivri zamanlarımı anımsatıyor.

önce benim klavye ishallerime katlandığı (ehehe tabii ki önce ben öalşsd), sonrasında da genel olarak tarzından tavrından dolayı teşekkürlerimi bırakayım buraya. yolu açık olsun.

arkadaş nickaltı bile uzun oldu ya...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim