kızılötesi
ya üzgünüm ama benim aklıma hep serdar ortaç'ın poşet şarkısı geliyor.
aşk bu kızıl ötesi, yaralı müzesi, hareket edemem.
aşk bu kızıl ötesi, yaralı müzesi, hareket edemem.
devamını gör...
quo fata ferunt
çok basit ve nasıl tanımlayabileceğimi bilmediğim bir kelimeyi bile o kadar etkili ve güzel tanımlıyor ki bu yazar, profilinden bir süre çıkamaz oldum. gerçekten güzel tanımları var. sevdiğim ve yeni keşfettiğim bu yazarı sizlere de heyecanla duyurmak istedim. teşekkürler..*
devamını gör...
kokain
nöronal uptake-1 inhibitörüdür. böylelikle adrenerjik hormonların yıkılmasını engeller ve etkinin uzamasını sağlar.
ayriyeten vazokonstrüksiyon yaptığı için burun septasinin silinmesine neden olur, dış görünüşle rahatça anlaşılabilir.
ayriyeten vazokonstrüksiyon yaptığı için burun septasinin silinmesine neden olur, dış görünüşle rahatça anlaşılabilir.
devamını gör...
psikiyatristin bu olay beni biraz aşıyor demesi
eğitimini almadım ama birine böyle bir şeyin denmemesi gerekir .bunu da en iyi psikiyatristlerin bilmesi lazım .bu kişiyi daha fazla umutsuzluğa ve yalnızlığa iter. ıntihara bile sürükleyebilir . her şeyin bir çözümü vardır.
devamını gör...
bir erkeğin bağımlılık yapabilecek özellikleri
gülüşü. ama öyle sahteden değil, gözlerinin içi parlamalı olandan.
devamını gör...
eğitim hayatı boyunca en sevilen ders
kesinlikle beden eğitimi.
devamını gör...
gereksiz yere para verilen tatlılar
adım atmanın 50 liraya denk geldiği ülkede tarçınlı havuçlu kekin dilimine 15 lira vermek başı çeker.
devamını gör...
sınavdan 98 aldığı için ağlayan öğrenci
ismini yazmayı unutmuş olabilir.
t: hayatı boyunca başarının kölesi olması muhtemel öğrencidir. ilkokulda kağıdını 360° kapatma ile serüvenini, profesyonel iş hayatına geçtiğinde çok çalışmanın başarılı olmak için yeterli tek unsur olmadığını anlayarak rakiplerinin ayağını kaydırma, aynı statüdeki veya altındakilere mobbing uygulama vb. türlü uygulamalar ile destekleyerek biznıs life'ta hayatta kalma mücadelesini sürdürecektir.
t: hayatı boyunca başarının kölesi olması muhtemel öğrencidir. ilkokulda kağıdını 360° kapatma ile serüvenini, profesyonel iş hayatına geçtiğinde çok çalışmanın başarılı olmak için yeterli tek unsur olmadığını anlayarak rakiplerinin ayağını kaydırma, aynı statüdeki veya altındakilere mobbing uygulama vb. türlü uygulamalar ile destekleyerek biznıs life'ta hayatta kalma mücadelesini sürdürecektir.
devamını gör...
sevilen türkünün en vurucu sözleri
"alaydım elin elime
varaydım baban evine
kurbanım dudu diline
hayranın olam yâr senin"
varaydım baban evine
kurbanım dudu diline
hayranın olam yâr senin"
devamını gör...
son günlerde sözlüğe katılan yazarlar
arkadaşlar son günlerde fark ettiğim bir durum var. ben de sözlükte çok eski sayılmam ama yaklaşık bir haftadır entrylerimi artılayan yazarların birçoğunu ilk kez görüyorum. ne var bunda? diyebilirsiniz. açıklayayım: bazılarının sözlüğe kayıt tarihi bir kaç ay öncesi olduğu halde profillerinde tüm puanları sıfır. ne başlık açmış, ne entry girmiş, ne kimseyi takip etmiş. hesabı açmış, aylarca hiç bir şey yapmamış, sonra gelmiş benim enrtymi beğenmiş. işin ilginci bunların sayısı dikkat çekecek kadar çok ve hep belli başlıklar atındaki entryleri beğeniyorlar. bilemedim, belki de uyduruyorum ama sizlerle paylaşmak istedim.
edit: altta benim türkçe bilmediğimi iddia eden bir yazar, "benim bahsettiğim hesapların sözlük yönetiminin hesapları olduğunu iddia ettiğimi" yazmış. dostum seni bilmem ama ben türkçeyi okuyarak öğrendim. sen daha okumayı bile bilmiyorsan nasıl başkasına ders vereceksin. ben bu başlıkta bir tespit yaptım. kalender isimli bir başka yazar benim tespitime ilişkin olarak benim de mantıklı bulduğum bir açıklama yapmış. daha kimin ne yazdığından haberin yok. gelmiş yorum yapıyorsun. haddini bilmemek diye bir başlık açılırsa ilk tanımı sen yap.
edit 2: yoldaş burada yazdığı entry'yi bana da mesaj olarak göndermiş. şu an da tespit ettiğim hepsi aynı günde ve 1 saat içinde kayıt yaptırmış 4 ayrı yazarın ismini gönderdim. bakalım açıklaması neymiş?
edit 3: yoldaş bu konuyu araştırıp hepimize bilgi vereceğini vadetti. ben de bu arada biraz daha inceleme yaptım ve gördüm ki tanımladığıma benzer profili olan yazar sayısı çok daha fazla. şu an da kaç kişi tespit ettiğimi yazmayayım. bakalım yoldaş gereğini yapacak mı? belki de böyle bir şey hiç yoktur.
edit son: yoldaş kafa store’un açılışına ilişkin açıklamanın sonunda, başlık konusu yazarların tespit edilip uçurulduğunu yazmış. sözlüğün bu ilgili ve etkili yönetimi karşısında, bizim de sözlüğe daha çok ilgi göstermemiz gerektiğini düşünüyorum.
edit: altta benim türkçe bilmediğimi iddia eden bir yazar, "benim bahsettiğim hesapların sözlük yönetiminin hesapları olduğunu iddia ettiğimi" yazmış. dostum seni bilmem ama ben türkçeyi okuyarak öğrendim. sen daha okumayı bile bilmiyorsan nasıl başkasına ders vereceksin. ben bu başlıkta bir tespit yaptım. kalender isimli bir başka yazar benim tespitime ilişkin olarak benim de mantıklı bulduğum bir açıklama yapmış. daha kimin ne yazdığından haberin yok. gelmiş yorum yapıyorsun. haddini bilmemek diye bir başlık açılırsa ilk tanımı sen yap.
edit 2: yoldaş burada yazdığı entry'yi bana da mesaj olarak göndermiş. şu an da tespit ettiğim hepsi aynı günde ve 1 saat içinde kayıt yaptırmış 4 ayrı yazarın ismini gönderdim. bakalım açıklaması neymiş?
edit 3: yoldaş bu konuyu araştırıp hepimize bilgi vereceğini vadetti. ben de bu arada biraz daha inceleme yaptım ve gördüm ki tanımladığıma benzer profili olan yazar sayısı çok daha fazla. şu an da kaç kişi tespit ettiğimi yazmayayım. bakalım yoldaş gereğini yapacak mı? belki de böyle bir şey hiç yoktur.
edit son: yoldaş kafa store’un açılışına ilişkin açıklamanın sonunda, başlık konusu yazarların tespit edilip uçurulduğunu yazmış. sözlüğün bu ilgili ve etkili yönetimi karşısında, bizim de sözlüğe daha çok ilgi göstermemiz gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
almanya denince akla gelenler
berlin duvarı.
devamını gör...
the fisher king
aslı kral arthur efsanelerine ve chrétien de troyes'un perceval'ına dayanan 1991 yapımı terry gilliam filmi. filmden bahsetmeden önce filmin iskeletini oluşturan efsaneye biraz göz atmakta fayda var. pek çok varyasyonu bulunan efsanenin en bilineni film ile pek bağdaşmaz. troyes'un fisher king anlatısı perceval'ın gölde balık tutan yaşlı ve hasta kral ile tanışması ve kralın onu kalesine davet etmesi ile başlar. geceyi geçirmek için kaleye giden perceval yapılan küçük şölende oldukça sıradışı bir ritüelin ortasında bulur kendisini ve ne kadar merak ederse etsin bu konu hakkında kimseye bir şey sormaya cesaret edemez. sabah uyandığında kalenin boş olduğunu gören perceval kaleden ayrılır ve daha sonra aslında ritüel hakkında doğru soruları sormuş olsaydı kaledeki kralın kurtulabileceğini öğrenir. kimi anlatılarda perceval sorması gereken soruyu sorar ve kralı kurtarır kimi hikayelerde ise perceval ne yazık ki soruyu krala sormayı akıl edemez. filmde ise efsanenin başka bir versiyonunu dinleriz; henüz oldukça küçük bir yaşta olan kral cesaretini kanıtlamak için ormana gider ve burada ona koruması için kutsal kase sunulur fakat küçük çocuk ona sunulan bu gücün karşısında kutsal kaseyi korumak değil kullanmak niyetiyle elini ona uzatır fakat eli yanar. zamanla bu yara vücuduna yayılır. tamamen acı içinde, sevmeden sevilmeden hasta bir biçimde hayatını geçirir ve neredeyse ölmek üzeredir. bir gün kaleye gelen bir soytarı bu hasta ve yaşlı adam ile karşılaşır ve onun kral olduğunu anlayamaz. susadığını söyleyen krala oradaki sıradan bir kase ile suyu uzatır ve kral suyu içince iyileşir. daha detaylı bir anlatım için filmdeki anlatıyı da eklerim. t.s. eliot'ın the waste land'inde de kendine dönemin buhranını simgelemek için yer bulan oldukça geniş çaplı bir anlatıdır balıkçı kral ve aslında bir bakıma gilliam da modern bir uyarlama yaratır filminde.
"begins with the king as a boy having to sleep alone in the forrest to prove his courage so he can become king. while he's spending the night alone he's visited by a sacred vision. out of the fire appears the holy grail, symbol of god's divine grace. a voice said to him, 'you shall be the keeper of the grail so that it may heal the hearts of men.' but the boy was blinded by greater visions of a life filled with power and glory and beauty. and in this state of radical amazement, he felt for a brief moment, not like a boy. but invincible. like god. so he reached in the fire to take the grail and the grail vanished leaving him with his hand in the fire to be terribly wounded. now, as this boy grew older his wound grew deeper. until one day life for him lost its reason. he had no faith in any men, not even himself. he couldn't love or feel loved. he was sick with experience. he began to die. one day, a fool wandered into the castle and found the king alone. and being a fool, he was simple-minded. he didn't see a king. he only saw a man alone and in pain. and he asked the king, 'what ails you, friend?' and the king replied: ' i'm thirsty and i need some water to cool my throat.' so the fool took a cup from beside his bed, filled it with water and handed it to the king. and as the king began to drink he realized his wound was healed. he looked and there was the holy grail that which he sought all of his life. he turned to the fool and said: 'how could you find that which my brightest and bravest could not?' the fool replied: 'i don't know. i only know that you were thirsty."
klişeler ile dolu bir finale sahip olsa bile ve zaman zaman verilmek istenen mesaj sığ kalsa da gerek oyunculuk performansları gerek ise atmosferi ile vasatın üstünde bir film. işin güzel kısmı nereden bakarsak bakalım soytarı ve balıkçı kral sembolizmi her iki ana karaktere de uyuyor yani parry ve jack hem soytarı hem balıkçı kral olarak değerlendirilebiliyorlar. parry hikayeyi anlattığında kendisi fisher king olarak görünüyor ve hatta zaten hastanedeki kutsal kase göndermesinde film de açıkça fisher king olarak parry'i sunuyor bize ama hikayenin gidişatına ve parry'nin jack üzerindeki etkisine baktığımız zaman bir noktada bunun çift taraflı bir gösteri olduğunu söylemek işten bile değil. iyileşmesi gereken balıkçı kral aynı zamanda jack'in kendisi de. robin williams'ın şahane oyunculuğu ve michael jeter'ın dans sahnesi için bile izlenilesi güzel bir film. yine de çocuk yaşta çıplak bir robin williams ile karşılaşmak benim için travmatikti. * ayrıca mercedes ruehl'in filmdeki görünümü de son derece ikonik ve güzeldir.
jack: where would king arthur be without guinevere?
parry: happily married, probably.
“ı told you about these people, they only mate with their own kind, it's called yuppie inbreeding. that's why so many of them are retarded and wear the same clothes. they're not human, they don't feel love, they only negotiate love moments. they're evil, they're repulsed by imperfection, horrified by the banal, everything that america stands for, everything that you and ı fight for! they must be stopped before it's too late! ıt's us or them.”
“- anne: didn't you say that what you liked about our relationship is that we didn't have to think? we could just be there for each other.
- jack: suicidal paranoiacs'll say anything to get laid.”
"begins with the king as a boy having to sleep alone in the forrest to prove his courage so he can become king. while he's spending the night alone he's visited by a sacred vision. out of the fire appears the holy grail, symbol of god's divine grace. a voice said to him, 'you shall be the keeper of the grail so that it may heal the hearts of men.' but the boy was blinded by greater visions of a life filled with power and glory and beauty. and in this state of radical amazement, he felt for a brief moment, not like a boy. but invincible. like god. so he reached in the fire to take the grail and the grail vanished leaving him with his hand in the fire to be terribly wounded. now, as this boy grew older his wound grew deeper. until one day life for him lost its reason. he had no faith in any men, not even himself. he couldn't love or feel loved. he was sick with experience. he began to die. one day, a fool wandered into the castle and found the king alone. and being a fool, he was simple-minded. he didn't see a king. he only saw a man alone and in pain. and he asked the king, 'what ails you, friend?' and the king replied: ' i'm thirsty and i need some water to cool my throat.' so the fool took a cup from beside his bed, filled it with water and handed it to the king. and as the king began to drink he realized his wound was healed. he looked and there was the holy grail that which he sought all of his life. he turned to the fool and said: 'how could you find that which my brightest and bravest could not?' the fool replied: 'i don't know. i only know that you were thirsty."
klişeler ile dolu bir finale sahip olsa bile ve zaman zaman verilmek istenen mesaj sığ kalsa da gerek oyunculuk performansları gerek ise atmosferi ile vasatın üstünde bir film. işin güzel kısmı nereden bakarsak bakalım soytarı ve balıkçı kral sembolizmi her iki ana karaktere de uyuyor yani parry ve jack hem soytarı hem balıkçı kral olarak değerlendirilebiliyorlar. parry hikayeyi anlattığında kendisi fisher king olarak görünüyor ve hatta zaten hastanedeki kutsal kase göndermesinde film de açıkça fisher king olarak parry'i sunuyor bize ama hikayenin gidişatına ve parry'nin jack üzerindeki etkisine baktığımız zaman bir noktada bunun çift taraflı bir gösteri olduğunu söylemek işten bile değil. iyileşmesi gereken balıkçı kral aynı zamanda jack'in kendisi de. robin williams'ın şahane oyunculuğu ve michael jeter'ın dans sahnesi için bile izlenilesi güzel bir film. yine de çocuk yaşta çıplak bir robin williams ile karşılaşmak benim için travmatikti. * ayrıca mercedes ruehl'in filmdeki görünümü de son derece ikonik ve güzeldir.
jack: where would king arthur be without guinevere?
parry: happily married, probably.
“ı told you about these people, they only mate with their own kind, it's called yuppie inbreeding. that's why so many of them are retarded and wear the same clothes. they're not human, they don't feel love, they only negotiate love moments. they're evil, they're repulsed by imperfection, horrified by the banal, everything that america stands for, everything that you and ı fight for! they must be stopped before it's too late! ıt's us or them.”
“- anne: didn't you say that what you liked about our relationship is that we didn't have to think? we could just be there for each other.
- jack: suicidal paranoiacs'll say anything to get laid.”
devamını gör...
estonya
yeni seçilen başbakanı ile, dünyada hem cumhurbaşkanı hem başbakanı kadın olan tek ülke olmuştur.
dip: kabinenin yarısı da kadınmış. hadi görüşürüz beyler.
dip: kabinenin yarısı da kadınmış. hadi görüşürüz beyler.
devamını gör...
ekim düşü
başrollerini jake gyllenhaal, laura dern ve chris cooper'ın paylaştığı gerçek hayattan alınmış bir kesitin işlendiği 1999 yapımı amerikan filmi.
konusu kısaca şöyle:
john hickam adlı madenci, oğullarının hemen hemen tüm kasaba erkekleri gibi maden kontrolörü olmasını istemektedir. ancak oğullarının bambaşka hedefleri vardır.
nedendir bilmem, en sevdiğim filmlerden biridir bu. belki de bilimle ilgisi olduğundandır, kim bilir...
fragman:
konusu kısaca şöyle:
john hickam adlı madenci, oğullarının hemen hemen tüm kasaba erkekleri gibi maden kontrolörü olmasını istemektedir. ancak oğullarının bambaşka hedefleri vardır.
nedendir bilmem, en sevdiğim filmlerden biridir bu. belki de bilimle ilgisi olduğundandır, kim bilir...
fragman:
devamını gör...
devlet bahçeli bir tutarlılık örneğidir
"erdoğan, yasama organı meclis’in kendi kontrolüne sokulduğu, denge, denetim ve fren sistemi olmayan, tek adam diktatörlüğü, tahtsız ve taçsız sultanlık peşinde koşmaktadır"
"recep tayyip erdoğan tipi başkanlık sistemi türkiye'nin bölünme reçetesidir"
"milliyetçiliği ayaklar altına alan inkarcıdan cumhurbaşkanı olmayacaktır"
"bizi en çok rahatsız eden ise erdoğan'ın yeminin sayısız çiğnemesidir. tekrar hatırlatıyorum. tbmm'de yaptığı tarafsızlık yeminini namus ve şerefi üzerine etmişti. şu sorunun cevabını bilen söylesin. namus ve şeref üzerine yemin ederken namus ve şereften ne anlamaktadır? şeref gibi derdi olmayanın türkiye'nin şerefini savunması beyhudedir."
"bugün adaletsiz, ahlaksız ve maneviyatsız yönetim işsizliği çözmek için en ufak çaba göstermemektedir. başbakan için varsın türk gençliği kahvehaneleri doldursun. bunlar önemsizdir. önemli olan bakan çocuklarının çalıntı paralarla geleceklerinin garantiye alınmasıdır. bilal'in karun kadar zenginleşmesi, soygunlarla küpünü taşırması ve bilo ağa seviyesine terfi etmesidir"
bahçeli bunların hepsini cumhurbaşkanı'na söylemiştir zamanında. şimdilerde cumhurbaşkanı'nın neresine gireceğini şaşırmış durumda. eğer bahçeli tutarlıysa, ben de amerika başkanıyım.
"recep tayyip erdoğan tipi başkanlık sistemi türkiye'nin bölünme reçetesidir"
"milliyetçiliği ayaklar altına alan inkarcıdan cumhurbaşkanı olmayacaktır"
"bizi en çok rahatsız eden ise erdoğan'ın yeminin sayısız çiğnemesidir. tekrar hatırlatıyorum. tbmm'de yaptığı tarafsızlık yeminini namus ve şerefi üzerine etmişti. şu sorunun cevabını bilen söylesin. namus ve şeref üzerine yemin ederken namus ve şereften ne anlamaktadır? şeref gibi derdi olmayanın türkiye'nin şerefini savunması beyhudedir."
"bugün adaletsiz, ahlaksız ve maneviyatsız yönetim işsizliği çözmek için en ufak çaba göstermemektedir. başbakan için varsın türk gençliği kahvehaneleri doldursun. bunlar önemsizdir. önemli olan bakan çocuklarının çalıntı paralarla geleceklerinin garantiye alınmasıdır. bilal'in karun kadar zenginleşmesi, soygunlarla küpünü taşırması ve bilo ağa seviyesine terfi etmesidir"
bahçeli bunların hepsini cumhurbaşkanı'na söylemiştir zamanında. şimdilerde cumhurbaşkanı'nın neresine gireceğini şaşırmış durumda. eğer bahçeli tutarlıysa, ben de amerika başkanıyım.
devamını gör...
kişisel gelişim kitapları zırvalığı
zırvalık değil, ruh dinlendiricidir. sadece seçici olmak gerek.
devamını gör...
japon bahçesi
japonlar'ın bahçe kültürü oldukça etkileyici. ruhun huzura ermesini amaç edinerek tabiatın küçük bir minyatürü olarak tasarladıkları bahçeler, istanbul, konya, eskişehir gibi vilayetlerde bulunmaktadır.
devamını gör...
13 ocak 2021 fahrettin koca'nın aşı olması
o çin aşısı falan değildir diye düşünüyorum. yine kandırıyorlar insanları. bir milleti kobay olarak kullanmak istiyorlar. artık bi züttürün gidin şu ülkenin başından da hepimiz bir rahat edelim ya.
devamını gör...
erdoğan değil intihar eden vatandaşlar suçludur
artık intihar edenler de mi vatan haini olacak?
devamını gör...



