(bkz: so what)
devamını gör...

hafta sonu çift çarşı izninin olması.
devamını gör...

demet evgar başarılı bir oyuncu,onu, aile arasında filmiyle bir assolisti (solmaz) canlandırdığında güçlü sesiyle de tanıdık.bu film, oyuncu kadrosu ve onların çizmiş olduğu sağlam karakterlerle tekrar tekrar izledikçe daha bir sevdiklerimden.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir kadın bir erkek bence evgar’ın performansını sergilemek açısından yeterli değil; 39 basamak oyununu izlerken karar verdim buna.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
onu oyunun dur durak dinlemeyen hızına yetişmiş karakterden karaktere girerken bir yandan da diğer oyuncularla birlikte seyircinin gözü önünde dekoru değiştirirken görebilirsiniz.diğer oyunlarını da mutlaka takip etmek isterim.
*kocaman gözlerini devire devire cips yemesi bile reklamı izlettiriyor, öyle değil mi :) .
devamını gör...

kaynak mühendisliği.
türkiyede böyle bir bölüm yok henüz.
odtü gibi bir kaç kurumun dönem dönem açtığı süresi ve ücreti belirli kurslara katılıp, 'kaynak mühendisi ' sertifikası alıyor ve metal imalat sektöründe, çalışmaya başlıyorsun.

belli bir tecrübe ve deneyimden, ayrıca bunun yanına katacağın tahribatsız muayene ( ndt ) uzmanlığı sertifikalarından sonra , bugün türkiyede hiç kimsenin kazanamadığı ücretler karşılığında yurt dışı, özellikle de türki cumhuriyetler ve rusya yolculuğuna başlıyorsun.
devamını gör...

aşure varken diğerlerine bakmam bile...
devamını gör...

"beni bulamazsan üzülme,
eşyalarımı bulacaksın.
kestiğim taşları, açtığım yolları,
işlediğim heykelleri bulacaksın.
ve göreceksin ki binlerce yıl öteden,
parmak izlerimiz değecek birbirine..."

şiirin kesinlikle aşk yönünden yazıldığına inanmıyorum, gelecek nesillere ithafen yazılmıştır . şiir okuduğum en iyi şiir olabilir çünkü geçmiş ve gelecek arasında bir bağ oluşturuyor, eskiden yaşayan insanların onların yaptığı eserleri yada yaşayış tarzını öğrenip arada bir iletişim yolu kurmuş oluyoruz ve (bkz: parmak izlerimiz dokunacak birbirine)
devamını gör...

kedileri ilk kez evcil hayvan olarak tutanların antik mısırlılar ( milattan önce 3000 kadar geriye) olduğunu söyleniyor. mısırlılar, onların tatlı doğasına aşık olarak, kendilerini yılanlardan ve sıçanlardan koruma yeteneklerine hayran kalmışlar. diğer birçok hayvanda olduğu gibi kedilere de tapmaya başlamışlar.
antik mısırlılar, kedileri öldüğü zaman firavunların ölümünü anmak için düzenledikleri törene benzeyen, devlet cenazeleri bile düzenlemişler.
devamını gör...

şebnem ferah'ın mükemmel şarkılarından biridir. nakaratını her seferinde bir şeyler sorgulatır, insanı garip duygulara sokar.
şarkının sözleri;

benim çakıl taşlarım var
irili ufaklı
kaybolduğumda
yere yayıp yol yaptığım
çakıl taşlarım var
her yerden topladığım
boşluğa düştüğümde
oyunlar yaratıp oynadığım
benim bir sözlüğüm var
unutulmuş bir dil
oysaki içinde
her şeyin anlamı gizli
benim bir gözlüğüm var
sol camı kırıldı
taktığım zamanlarda
içini gösteren adeta
sen hiç, hiç oldun mu?
birden duruldun mu?
bulanıkmış, berrakmış
her suyu içtin mi?
altında ağ olmadan
yerden yükseldin mi?
tam zevkine varmışken
birden yere düştün mü sen?

düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?
benim hiç boyanmamış
dört duvarım var
çatlaklarından sızıp
içinden geçtiğim
benim hiç yıkılmamış
duvarlarım var
dikkatle baktığımda
ardını gördüğüm adeta
sen hiç, hiç oldun mu?
birden duruldun mu?
bulanıkmış, berrakmış
her suyu içtin mi?
altında ağ olmadan
yerden yükseldin mi?
tam zevkine varmışken
birden yere düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?
benim bir hikâyem var
sonunu yazmadığım
benim bir sevgilim var
henüz tanışmadığım
benim umudum var
benim umudum
benim umudum var
benim umudum
sen hiç, hiç oldun mu?
birden duruldun mu?
bulanıkmış, berrakmış
her suyu içtin mi?
altında ağ olmadan
yerden yükseldin mi?
tam zevkine varmışken
birden yere düştün mü sen?
hiç oldun mu?
birden duruldun mu?
bulanıkmış, berrakmış
her suyu içtin mi?
altında ağ olmadan
yerden yükseldin mi?
tam zevkine varmışken
birden yere düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?

devamını gör...

3 buçuk senedir kullandığım emektar telefonum. 2 defa tamire gitti. bir sefer asus yetkili bayiden bir sefer de normal telefoncudan. çok para harcadım. 1700 küsür liraya almıştım, 600 küsür lira da tamirine harcadım. açık konuşayım pek iyi bir telefon değildi. kamerası 1buçuk senedir arızalı, bulanık çekiyor. oysa ki ben fotoğraf çekmeyi çok severim. neyse sonuçta koca 3buçuk sene,hatta yaza kadar 4 seneyi geçecek.

edit: maalesef birçok telefonun yaşadığı gibi bu telefon da kullanılamaz duruma geldi.

en son yine ekranı kırıldı, neden kırıldı diye soracak olursanız söyleyeyim: elektrikli motor sürerken cebim açık kalmış, oradan düştü ve defalarca takla atarak paramparça oldu. üzüldüm tabii ki bu duruma ama yapacak bir şey yoktu, bir daha masraf yapamazdım o telefonun tamiri için, 400 küsür lira para istediler çünkü.

bunu duyan çok sevdiğim bir babamın arkadaşı da bana bir iphone 5 verdi, eski telefonuymuş. sağ olsun bir süredir o telefonu kullanıyorum, memnun muyum hayır değilim çünkü ios 10.3.4 sürümüne sahip yani ne youtube'u ne de instagram'ı indiriyor ama olsun idare edeceğiz, mecbur.

zaten yaz sonuna bir telefon almayı planlıyorum nasipse, yks sınavı geçtikten sonra biraz para kazanmaya başlayacağım.
devamını gör...

ingilizce'de içinden çıkılamayan çelişkili durumları ifade etmek için kullanılan catch 22 deyiminin kısaltılmış kullanımı. catch 22 yerine sadece 22 olarak kullanabilirsiniz; yani 22'lik bir durum gibi bir cümle ile karşılaşırsanız muhtemelen kastedilen bu durumdur. deyimin kökeni joseph heller'ın aynı isimli romanına dayanıyor.
devamını gör...

hoşnut olmadığını belli edecek tarzda soğuk davranmak, yüz vermemek anlamına gelen arspça sözcüktür. türkçesi kovumsamadır.
devamını gör...

makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacak başlıktır.
cumartesiyi pazara bağlayan gece saat 00:00 da sözlük radyosunda. radyo.kafasozluk.com/

olduğun insana kadar yaşadın hayatını. tanıdın, maceralar, sevgiler, üzüntüler, umutlar, hayaller ve hayal kırıklıkları geldi geçti birbirinin ardına.
ama buradasın, hala ve her şeye rağmen buradasın, burada olmaya da devam ediyorsun, varlığını sürdürmek için verdiğin amansız çaba istesen de son bulmuyor, istemesen de.
her yeni gün, bir öncekinin aynısını yaşıyorsun. bunun için çabalıyorsun. bunun için erteliyorsun.
bu dünyaya bir amaç için geldiğini biliyorsun fakat bu amacın ne olduğundan emin değilsin. ama öğrenmek için harekete geçmiyorsun, çabalamıyorsun.
sadece bir önceki günün aynısını veya ufak farklılıklar ile benzer bir versiyonunu yaşamaya çalışıyorsun.
döngüler, aynı döngüler, daha büyük döngüler, ama sadece döngüler.
ne zaman kırılacak bu döngüler, bahaneler ne zaman bitecek, ilk adım ne zaman atılacak.
şimdi değil ise ne zaman?
devamını gör...

düşünün. çünkü henüz yasaklanmadı.*

geç kaldık bu öğüt için, çok geç kaldık...
devamını gör...

"geçmiş yabancı bir ülkedir: orada her şey farklı yapılır. geçmişin insanlığını anlamak için zaman dedektifliği yapmak gereklidir." der ıvor noël hume. arkeologlar ve antropologlar işte o dedektiflerdir. fakat aynı zamanda iyi de birer hayalperest olmak gerekir zamanda yolculuk için. en azından 21.yüzyılda.
devamını gör...

bir yıl değil kendimi bildim bileli böyle. yüzüm boya tutmuyor. şaka değil öyle cidden. ayrıca yüzümde gereksiz bi ağırlık hissetmeme de neden oluyor. rahat rahat gözünü kaşıyamazsın, endişe anında dudağını ısıramazsın. bırak onu su içmek bile eziyete dönüşür şimdi bardakta ruj izi kalacak mı diye. fondöten faşistliğine* hiç girmek istemiyorum. bırak benim cildim sivilce lekeleriyle, çukurlarıyla, çilleriyle öylece kalsın. ben dert etmiyorum ama insanlar ıyy şuran buran diye sürekli gösteriyorlar. o sivilceleri kapatmak için insanlar üstüne kimyasalı boşaltıyor. sonrası daha kötü oluyor tabi. insanları rahat bırakın abi. sanki sirkteyiz. herkes podyum mankeni olmak zorunda mı?

edit: ama yine de bazen yapıyorum. *
devamını gör...

benden önce kaç sevgilin oldu? en uzun ilişkin ne kadardı?

bunlara cevap vermesen ayrı bir dert,cevap versen ayrı ayrı dert,yalan söylesen ilişkinin ilerleyen evrelerinde pot kırma ihtimalin var.

kaç sevgilin oldu sorusuna sadece ciddi birkaç ilişkim oldu deyip ucu çok açık olmayan şekilde cevap verilebilir. en uzun ilişki içinde 1 seneyse 6 ay, 2 yıl ise 1 yıl, daha fazla ise hatırlamıyorum şeklinde kestirip atılabilir. ilişkinin hakimi gibi.

1 kere sorulur bu sorular zaten. karşı tarafı verilen cevaplarla tatmin edersen güzel. tatmin etmez ise deştikçe deşer.

ama en güzeli "senden öncesi seni ilgilendirmez"dir. kalkarsın masadan, alırsın tesbihi eline, arkada kurtlar vadisi cendere çalar. manita arkandan bakar adını feriha koydum dizisindeki koray'ın bok borusuna baktığı gibi.
devamını gör...

feminizmin ne olduğunu bilmeyen yazar beyanı. yine feminizmin ne olduğunu bilmeyen kadınlar tarafından bu hale getirilmiştir.
devamını gör...

bir insanın ağzından değil, ancak açık kalmış bir lağım çukurundan çıkabilecek türden bir cümle.

hepimiz adalete ve sisteme bilendik değil mi yıllardır? "neden tutuklanmıyor? neden serbest kalıyorlar sürekli? hakimler neden işini doğru yapmıyor?"

sanırım tam da istenen kıvama geldik. yakında başlar "bakın hukuk sistemi yetersiz, değiştirelim ki harika olsun memleket" çığırtkanlığı.

adaletin sadece a'sını dahi uygulayan bir toplum, yönetim şekli ne olursa olsun bu hale gelmez. bakmayın siz dindar olduğunu iddia eden "dini dar"lara. şeriat falan bahane... bunların sıkıntısı, cendereyi daha da sıkıştırmak, insanları canlarından daha fazla bezdirip kontrol altına almak.

sinirimden ağladım şurada iki dakikada. o annenin durumunu hiç düşünemiyorum şu an. allah yardımcıları olsun. hak edilen ceza da hak eden kişiye bir an önce dibine kadar uygulansın inşallah.
devamını gör...

bayram namazı sırasında hocanın bana fake atmasi ve tüm gün boyunca abimlarin benimle dalga geçmesi.

bir keresinde ayakkabılarım çalındığını sandığım için uzun bir süre egilik şekilde kaldım. oradan ayakkabıların calinmadigini görünce geri kalktım birde ne göreyim? şöyle bi 2-3 kişi de beni taklit ettiği için hemen benden sonra kalktılar.

şu ana kadar yaşadığım en sansasyonel anı bu olabilir. birde geçen sene namaza yetisemedigimiz halde eve gelince herkese namaza yetiştik demiştik. bizden biraz sonra babam gelince yalanimiz ortaya çıkmıştı. baya bı utanmıştım.

elini kesen kasap ve firar eden danalar.
devamını gör...

allah'ım lütfen şu pandemi bitsin. arkadaşlarımı çok özledim, kocaman tereddütsüzce sarılmayı o kadar çok istiyorum ki anlatamam. maske ismini, bu virüsten ölenleri, olmayan eğitim sisteminde hayallerimizin yok oluşunu görmek istemiyorum lütfen...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim