ama siz arkadakiler görüyorum sizi, oturmaya mı geldiniz?
devamını gör...

günaydın

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fırtınadan sonra
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu güzel heykel resmimiz sarah bernhardt tarafından 1876 gibi bir zamanda yapılmış.
hikayesi; bir balıkçının ağlarına giren torununun cesedini kucaklayan köylü kadın. kadın çocuğun giysisini sağ eliyle tutması ise çocuğun acısız öldüğünü düşündürüyor. ayrıca bu eser gerçek hayatta görülmüş ve resmedilmiş.
devamını gör...

biliyorum nickaltı okumayı sevmiyosun ama artık tutamayacağım kendimi be kadın!

o nasıl müthiş bir sestir ya

nasıl bir ses allahım yarabbi? seninki ses ise biz boşuna yaşıyoruz. bugün bir kez daha hayran kaldım sana kadın. bayılıyorum. efsolar efsosusun!

tanımlarını, zekanı övmeyeceğim, zaten biliyosun hayranınım. bugün aklım sesinde kaldı.

o nasıl destansı bir ses ya *
devamını gör...

cumhurbaşkanlığı kararı ile yüzde 7,5 olan verginin yüzde 10'a yükseltilmesi hadisesi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

17 ağustos 1999 marmara depremi sonunda mağdur vatandaşlara yardım için getirilen deprem vergisi olarak bilinen özel iletişim vergisi geçici olmaktan ziyade zamlanarak durmadan yoluna devam ediyor.
devamını gör...

george ritzer tarafından yazılan kitaptır.

ritzer bu kitapta hesaplanabilirlik ve öngörülebilirlik , denetim , akılcılığın akıldışılığı gibi kavramlarla mcdonalds şirketinin neler yaptığını ve amerikan toplumunun nasıl değiştiğini anlatıyor.
tüketim çılgınlığı özellikle çok güzel anlatılıyor. toplumların nasıl değiştiği inceleniyor. acayip güzel detaylarla ve çok güzel bilgilerle basitçe anlatılmış hoş bir eserdi tavsiye ederim.

toplum yaşamımızın değiştiğini mcdonalds üzerinden anlatmak bana çok şaşırtıcı ve garip geldi o yüzden çok başarılı bulduğum bir kitap oldu. bunu tavsiye eden öğretmenime buradan kucak dolusu saygılar ulan.

babacım ne anlatıyorsun sen benim vaktim yok okuyamam kitap falan diyen yazarlar için ritzer kısaca şöyle anlatır.


toplumun mcdonaldlaştırılması kavramının temsil ettiği akılcılaşma süreci, modern yaşamın ihtiyaçlarına hızlı ve etkili yanıtlar sağlayan dört temel unsura dayanır : verimlilik, hesaplanabilirlilik, öngörülebilirlilik ve denetim. akılcılaşma tüm yaşamlarına hakim olmakla kalmaz, yaşamın öncesine ve sonrasına da el atar : mcdoğumlar ve mccenazeler hep bu elden çıkmadır. ancak akılcılaşma ister istemez kendi içinde akıldışılığı barındırmaktadır ve bu da beraberinde insansızlaşmayı, insanlıktan çıkmayı getirir : standart büyüklük ve lezzetteki patateslerin ardında korkunç bir çevre tahribatı; parlak renklerle döşenmiş bol ışıklı ekonomik, pratik, öngörülemezliğin tehliklerinden uzak sofralarında "benliğin sınırlandığı, duyguların denetlendiği, ruhun boyun eğdiği" bir dünya vardır.

bu kavramları teker teker inceleyecek olursak basit şekilde

verimlilik: az ürünle çok ürün elde etme. mesela mcdonalds sınırlı bir menüye sahip seçenekler kısıtlı hamburger patates kola lan işte. mesela patatesler hileli uzun kesim kıvrımlı oluyor sebebi daha fazla görünmesi. ( vaay bütün sırrı çözdün demeyin )

hesaplanabilirlik: mesela mcdonaldslarda hız çok önemlidir gittiğiniz zaman 5 dakikada yemeğinizin geleceğini bilirsiniz. veya tadını bilirsiniz tadı kötü veya iyi değildir hep aynıdır. istanbul da yediğin big mac ile uganda da yediğin big mac aynıdır bunu bilirsin.

öngörülebilirlik: ne olacağını bilirsiniz gittiğiniz zaman robot gibi size aynı kelimeleri söylerler. hee kardeşim büyüt benim menüyü dersiniz. mcdonaldsa gittiğiniz zaman hemen karar vermek zorunda gibi hissedersiniz bunun sebebi onların öyle istemesidir. fiyatlar klasik ve öngörülebilir dünyanın her yerinde hemen hemen aynıdır.

denetim: mesela mcdonaldsa gittiğimiz zaman sandalyeler serttir ve rahatsızdır bunun sebebi orada daha fazla oturmaman içindir. orada bulunma süren denetlenmiştir. mcdonaldlaşmada hem müşteriler hem çalışanlar için denetim çok önemli bir olaydır. menüleri kaç dakikada sipariş verebileceğimize kadar her şey denetlenmiştir. sistem çok güzel kurulmuştur. patateslerin köftelerin kızardıktan sonra öteceğine kadar denetlenmiş bir sistemdir bu denetim meselesi.


akılcılığın akıldışılığı: ritzer bu konuyu sezaryen doğumu örneği üzerinden anlatıyor. normal doğum yerine sezaryen doğumun tercih edilme sebebinin bu bahsedilen kavramlar olduğunu savunuyor. hesaplanabilirlik , denetim ve öngörülebilirlik.


not: karnım acıktı. okunması gereken başarılı bir eser herkese tavsiye ederim. kitabın tek sıkıntısı bir süre sonra aynı olayları farklı farklı anlatmaya çalışmasıydı. okurken sürekli lan bunu biliyorum öğrendim işte tepkisi verdim. onun dışında gayet iyiydi.
devamını gör...

az önce flörtümle poker oynarken gerçekleşen durumdur.

"evdekiler sen böyle poker oynarken kızmıyor mu :))" diye sordum.
"kumarın ayıbı olmaz hüseyin kardeş. herkes kendi parasıyla (oyun parası) oynuyor hayırdır?" dedi.
"tamam hayatım oynayalım da yeni başladık... bari zardan düşseydik" dedim.
"sana mı soracağım bebeğim oynayıp oynamayacağımı?" dedi.
buradan sonra uzatmadım konuyu.

böyle maço kızlardan hoşlaşmıyorum biraz soğudum kendisinden bu cümle üzerine bir parça. ilişkimizin bir geleceği olur mu bilmiyorum.
devamını gör...

allahını seven başlık engelleme getirsin.
akış şu an:
profiline kendi fotoğrafını koyan yazar iticiliği
kafa sözlük’te güzel kadın olmaması
30 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası
regl ağrısının abartılması
kocası olduğu halde sözlükte takılan kadın
devamını gör...

6 tane uluslararası saygın be yüksek impact factor lü bilimsel dergilerde makalelerim yayımlandı.
diğeri de 19 ocak’ta sigarayı bıraktım ve şuan sigarayı bırakmamdan önceki kilomdayım
devamını gör...

televizyon'da veda videolarını gördüm, hepside genç delikanlı çocuklar. başlarına ne geldi, niye böyle bir şey yaptılar bilmiyorum ama normal bir şey yapıyormuş gibi konuşuyorlardı.
dünya gerçekten çok garip. kimileri dünyanın en kötü yerlerinde doğuyor, büyüyor ama kurtulmak için mücadele ediyor, uğraşıyor, çabalıyor. kimileri ise en ufak bir şeyde kurtuluşu ölümde görüyor.
devamını gör...

atilla ilhan'ın biraz paris şiirinde şu şekilde yer alır;


telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hayli dargın sesi kalın ve titrek
umutsuzluğuma geldi oysa yorgundum
üstelik incittim de istemeyerek

akşamdı samanyolu patlamıştı
bütün sacre coeur silme akordeon
mulhouse'lu muydu neydi işte unuttum
ilk yudumda ağlamaya başlamıştı
şakakları ter içinde gece saat on
kibrit aranıyor göğüs geçirerek
bütün sevgilerinde yanılmıştı

bir omzuna almış sanki gökyüzünü
dudakları masmavi alsace lorrain
yüzü cermenlerin en eski hüznü
hölderlin bakıyor sisli gözlerinden
ellerini şöyle okşayacak oldum
duydum nabzının gök gürültüsünü

adı yağmur mu akşamüstü mü
uzak bir panayırda ip atlayan çocuklar
dalgalar vurdukça sarsılan mendirek
gecesi kaydı mı nedense beni arar
dilinde özürler bilerek bilmeyerek
zenciler çaldı mı cazın hali başka
oturduğu yerde içtikçe eksilerek
barın camlarına orospular çiziliyor
özlem büyük korku epeyce şaka

telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hanidir içimden bir başkası geçiyor
gözlerim hanidir ondan uzakta
hölderlin'i bırakmıştım artık sevmiyordum
devamını gör...

' unutmak olmazsa insanoğlu nasıl yaşardı bunca acı ortasında.'
-mavi kuş, mustafa kutlu
devamını gör...


"kurtlar vadisi'nin polat alemdar'ı necati şaşmaz kendisini mehdi olarak görüyor, 8 yaşındaki oğlunu da kadiri tarikatının gelecekteki lideri"

eski eşi boşanma davasında necati şaşmaz'ın tarikat görüntülerini sundu: benim oğlum bu tarikatın veliahtı.kurtlar vadisi'nin polat alemdar'ı necati şaşmaz'ın eşi negahan kaşıkçı, açtığı boşama davasına, kendini mehdi olarak gören şaşmaz'ın kadiri tarikatındaki bir zikir videosunu sundu. 8 yaşındaki oğlunun bu tarikatın velihattı olarak görüldüğünü ifade eden kaşıkçı, "ben insanlık dışı birçok uygulamasını gördüğüm bu tarikata oğullarımın bulaşmasını asla istemiyorum" dedi. mahkeme, şaşmaz ile kaşıkçı'nın boşanmasına karar verirken, annenin 8 yaşındaki a.n.'nin tarikat merkezine götürülmemesi yönündeki talebini reddetti.

boşanma davasının dosyasında a.n.'nin de, “babasının kendisini büyük insanların bulunduğu kapalı bir yere götürdüğünü, orada çevresinde büyük insanların toplandığını, insanların birtakım hareketlerde bulunduğunu, bu hareketlere anlam veremediğini, ortama kendi isteği dışında gittiğini, uzun süre kaldığını, çok sıkıldığını ve yorulduğunu, ancak durumu babasına söylemekten korktuğunu, babasının kendisini her aldığında bu ortama yine götürdüğü" yönünde ifadeleri yer aldı.

şaşmaz'ın avukatı ise zikir görüntüsünü kabul ederken, “tarikat iddiası doğru değildir. müvekkilin babası kanaat önderidir. zararlı eylemi yoktur. islam diniyle ilgili faaliyette bulunmak ve iyi bir insan yetiştirmek ne zamandan beri suç olmuştur?” şeklinde konuştu.

buradan
devamını gör...

bence insan hayatı boyunca birden çok defa aşık olabilir, ama kimi insan olayın cılkını çıkartıp aylık maaşını alır gibi her ay başka birine aşık oluyor. ya da öyle zannediyor. tabi bu benim etrafımda gördüğüm. bence birçok sebebin arasinda en belirgin sebebin, televizyon veya dizi gibi zımbırtıların gereğinden fazla izlenmesi ve etkisinde kalınması olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

çok kez ateistliğin kıyısından geçmiş biri olarak kendi adıma yazacak olursam etrafımdaki dindarların(!) aşırı yobaz olması ve tecavüzcü hocalardan, toplumda saygı görmek için hacca gidenlere dine sığınarak insanların özel hayatına karışanlar beni çok etkilemişti ve malum diyanete verilen bütçenin eğitimin ve sağlığın çok üstte olması devlet adamlarının sürekli dini kullanması da beni dinden soğutan etkenler arasındaydı.
.
not: ateist değilim.
devamını gör...

gözlerim dolu bir şekilde izledim videoyu. ülkenin bu içler acısı gündemi üzerine çok anlamlı bir video olmuş, emeğine sağlık. ama benim asıl teşekkür etmek istediğim nokta, bize vermiş olduğunuz destek. keşke herkes aynı bilince ve duyara sahip olsa; umarım seneye böyle bir video hazırlamaya hiç ihtiyaç duymazsın. tekrardan kendi adıma teşekkür ederim.
devamını gör...

insanları çok önemli, pek mühim, en değerli canlı sanmak.

acı ama gerçek olan ise, kozmik büyüklük içerisinde bir hiç olamayacak kadar minik yaşam süresi, bir toz tanesi olamayacak kadar küçük boyutu ile, evrenin mikrobu bile olamayacak kadar değersiz olduğumuz.
devamını gör...

kesinlikle 29 ekim 1923 tarihine gider , mustafa kemal paşa'yı bulur, ülkenin bugünkü durumunu genel hatlarıyla özetlerdim. alınması gereken daha radikal önlemleri ve az içmesini isterdim. erken ölümü bugün yaşadığımız çoğu kronik sorunun sebebidir.
devamını gör...

hayata dayanamadığımız için espri yapıyoruz.

oğuz atay

tutunamayanlar
devamını gör...

(bkz: tereyağda karides)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim